Oturum açOturum aç / Parola hatırlat Üye olÜye ol

  
Editörler : mustaffa
23 Aralık 2010 14:50  


Vakıf Medeniyeti - Osmanlı Hanımlarının İnce Ruhu..

Vakıf Medeniyeti - Osmanlı Hanımlarının İnce Ruhu..

Öncelikle ele aldığımız konunun özünü yakalaya bilmek adına vakıf müessesesinin ne olduğu, ne işe yaradığı gibi küçük bir girizgah ile başlayalım..

Vakıf, bir kişinin, belirli bir hizmetin yerine getirilmesi ya da başkalarının yararlanması için malını ya da parasını bağışlayarak oluşturduğu müessesedir.

Vakfın kuruluş belgesine 'vakfiye' ya da 'vakıfnâme', vakıf yapan kimseye 'vâkıf', vakfedilen, mal veya müesseselere 'hayrat', vakfedilen gelir kaynaklarına 'akar' deniliyor. Osmanlı insanı 'Her şey insan içindir' düsturu ile eğitildiği için din, dil, ırk farkı gözetmeksizin insanlara hizmeti kendilerine ibadet bilmiştir. Ayrıca 'İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olan, malın en hayırlısı Allah yolunda harcanan, Allah yolunda harcananın da en hayırlısı halkın en çok ihtiyaç duyduğu şeyi karşılayandır..' düşüncesi ile de hayırda yarışmış ve bu yarışın semeresi olarak da devasa 'vakıf devleti' meydana getirmişlerdir..

Osmanlı'da başta ülkenin padişahı olmak üzere, sultan hanımlar (padişah eşleri, valideleri, kızları...), vezirler, büyük servet sahipleri, devlet erkanı, orta halli vatandaşlar dahi geliri daha az olan insanlar için vakıf yoluyla mektep, imaret, medrese, şifahane, cami, mescid, aşhane, kervansaray, namazgâh, kütüphane, bedesten, çeşme, köprü, hamam, yollar, sebiller, deniz fenerleri, kaleler, dul ve yetim evleri, sokak hayvanlarının beslemesi, kuş evleri, misafirhaneler, kimsesiz çocuk evleri, kimsesiz çocuklar için meyve ve sebze temini ayrıca onların giyindirilip gezdirilmesi, borçluların borçlarının ödenmesi, genç kızlara çeyiz yapılması, hizmetkarların kırıp döktükleri eşyaların teminin yapılması, esirleri esaretten kurtarılması, çocuk emzirme ve büyütme yuvaları için ve bunlara benzer bir çok vakıf kurmuşlardır..

Osmanlı?da devlet anlayışı ?Devlet-i Ebed Müddet? şeklinde olduğu için vakıflara da ebedilik şartı konmuş, devlet yetkilileri de vakfın hizmetinin devam edebilmesi için her türlü gayreti sarfetmişlerdir.

Osmanlı'da ilk vakıf Orhan Gazi tarafından oluşturulmuştur. İlmi çalışmaların yapılabilmesi için İznik'te ilk Osmanlı Medresesini kurarken bu medresenin bağımsız olarak varlığını sürdürebilmesi içinde bazı mülkleri ona vakıf olarak tahsis etmiştir. Orhan Gazi?nin Adapazarı, Kandıra ve Bursa?da inşa ettirerek vakfettiği cami, medrese, zaviye, imaret, aşevi, misafirhaneler ilk Osmanlı vakıfları olarak bilinmektedir. Ve böylece Osmanlı'da vakıflaşma süreci başlamıştır..

Osmanlı döneminde kurulduğu tespit edilebilmiş 26.300 vakfın, 1.400 kadarının hanımlar tarafından tesis edilmiş olması çok önemli bir noktaya dikkat çekmektedir.. Osmanlı'da vakıf müesseselerinin kurucuları arasında hanımlarında bulunması ekonomik alanda söz sahibi olduklarının ve özel mülkiyet haklarının var olduğunu göstermesi açısından önem taşımaktadır. Genel kanı itibari ile Osmanlı'da kadının siyasî, ekonomik, kültürel haklarının olmadığını belirtmek mümkün değildir. Bugüne kadar incelenen Osmanlı kaynaklarına dayanarak Osmanlı kadınının işlevsiz bir yapıya sahip olmadığını söylemenin yanında mükemmel olduğunu da iddia etmemek gerekir tabiki. Ancak, Osmanlı kadınının Türk-İslam kültürünün temel taşlarının bugünlere taşınmasındaki önemli rolle sahip olduğunu asla unutmamalıyız..

23 Aralık 2010 14:51

ayn-ı safa

Osmanlı sarayında hanımların bizlere yansıtıldığı gibi sadece entrika, hırs, kişisel çıkarlar, iktidar mücadeleleri ile hemdem olmadıkları, ülke toprakları ve hatta kutsal şehirlere kadar uzanan hayır ve hasenatta yarıştıkları şüphesiz bir gerçektir. Özellikle kadınların bu konuda en az erkekler kadar istekli olmaları da ayrı bir önem taşımaktadır. Vakıf müessesesinin dini ve ictimai boyutunu idrak etmiş ve hayatlarına bunu mal etmiş hanım sultanlar ve hatta ekonomik olarak sıkıntı çekmeyen hayırsever Osmanlı kadınlarının ince ruhlarının bir göstergesi olarak meydana getirdikleri mimari eserleri gözler önünü seriyoruz..

Nilüfer Hatun

(Orhan Gazi'nin eşi, Muradı-Hüdevandigar'ın annesi)

Bursa ve İznik yöresinde yaptırdığı camilerle ve hayır işleriyle çok sevilmiştir. Nilüfer Hatun, Nilüfer Çayı üzerinde bir köprü, Bursa'da kaplıca kapısında büyük tekke ve Darül Darp mahallesinde büyük bir mescit yaptırmıştır. Bursa'da bir ilçeye ismi verilmiştir.

Kabri Söğüt'teki Orhan Gazi türbesindedir.

Gülbahar Hatun

(Fatih Sultan Mehmed'in eşi, Sultan II.Bayezıd'ın manevi annesi)

Gülbahar Hatun Edirne?de kendi adına cami, külliye ve çeşmeler yaptırmıştır.

Kabri Fatih Camii'nde Gülbahar Hatun Türbesi'ndedir.

Ayşe Hafsa (Hâfize) Valide Sultan

(Yavuz Sultan Selim'in eşi, Kanuni Sultan Süleyman'ın annesi)

Manisa'da 1522 yılında tamamlanan bimaristanı ile ünlü külliyesinin yanı sıra, gelirlerini bu külliyeye vakfettiği Urla'da bir mescid yaptırmıştır.

Kabri İstanbul'daki Yavuz Sultan Selim Camii'ndeki türbededir.

Hürrem Haseki Sultan

(Kanuni Sultan Süleyman'ın eşi, Sultan II. Selim ve Mihrimah Sultan'ın annesi)

İstanbul'da kendi adıyla adılan Haseki semtinde , Mimar Sinan'a Haseki Külliyesini yaptırmıştır. 1538-1550 yılları arasında inşaatı tamamlanan külliye cami, medrese, sübyan mektebi, imaret, darüşşifa ve çeşme yapılarından oluşmaktadır.. Günümüzde T.C. Sağlık Bakanlığı Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi olarak tanınan bu hastane Türkiye'de kesintisiz hizmet vermekte olan en eski hastane olma özelliğini taşır.

Vakfiyesinde şöyle buyurulmaktadır;

?Doktorların her biri temiz kalpli, iyi ahlâklı, güzel huylu, endişeden uzak, iyi iş yapar, ince kalpli, uysal, akraba ve yabancılar hakkında hayır diler, nasihati tatlı dilli, hoş sözlü, güler yüzlü, makbul huylu olmalıdır. Hastalardan her birine candan dost gibi lütuf ve merhamet ile nazar eder. Onları asık suratla karşılamaz, hastalara az da olsa nefret uyandıracak söz söylemez. Zira, sözde bulunan sert bir kelime bazen hastaya en büyük dertten daha ağır gelir. Belki hastalara en latif ibarelerle söz söyler. Onlara en güzel şekilde hitap eder. Soru ve cevapta en şefkatli yolu tutar. Hastanın tatlı söze ihtiyacı daha çoktur.?

Hürrem Sultan ayrıca Ayasofya Camii civarında yardıma muhtaç ve fakirlerin karnını doyurmak için bir mutfak yaptırtmıştır.

Mekke ve Medine-i münevverede birer imaret yaptırmıştır. Edirne'ye su getirtmiş ve bunların muhtelif çeşmelerden akıtıtmasını sağlamıştır. Cisri Mustafa Paşada kervansaray, cami ve imaret yaptırmıştır.

(Haseki Sultan Osmanlı padişahıyla nikâhla evlenmiş ilk kadın olma ayrıcalığını taşır.)

Kabri Süleymaniye Camii haziresindeki Hürrem Sultan Türbesi'ndedir.

Mihr-î-Mâh Sultân

(Kanuni Sultan Süleyman'ın kızı)

Hanım Sultan Mimar Sinan'a İstanbul'un Üsküdar semtinde cami Üsküdar İskele Camii, medrese, ilkokul ve hastaneden oluşan büyük bir külliye yaptırmıştır. Ayrıca da gene Mimar Sinan'a İstanbul'un Edirnekapı semtinde camii, çeşme, türbe, hamam, tabhane, imarethane ve medreseden oluşan Mihrimah Sultan Camii ve külliyesini yaptırmıştır.

Kabri Kanuni Sultan Süleyman'ın Süleymaniye Camii'ndeki türbesindedir.

Afife Nûr-Banû Vâlide Sultân

(Sultan II. Selim'in eşi, Sultan III. Murad'ın annesi)

İstanbul'un Üsküdar semtinde külliye, cami, medrese, tekke, sıbyan mektebi, kervansaray, çifte hamam, darülkurra ve darüşşifa'dan oluşan Nûr-Banû Sultân Vâlide-î Atik Camii ve Külliyesi'ni Mimar Sinan'a yaptırmıştır. . Nurbanu Sultan İstanbul?da su yollarını yaptırmış ve bu tesislerle İstanbul?da su birkaç semte de çeşmelerden verilmiştir.

Kabri Ayasofya Camii'nde bulunan II. Selim Türbesi'ndedir.

Safiye Valide Sultan

(Sultan III.Murad'ın eşi, Sultan III.Mehmed'in annesi)

İstanbul Eminönü'ndeki Yeni Camii'nin temelleri Safiye Sultan'ın sağlığında atılmıştır ancak camiinin tamamlanması Turhan Valide Sultan'a nasib olmuştur. Safiye Sultan Mısır'daki emlakını Mekke, Medine ve Kudüs'te Kur'an okuyacak hafızlar ile Mekke'deki sebil, mescid ve kuyulara bakacak hizmetlilere vakfetmiştir.

Kabri İstanbul Ayasofya Camii'nde III. Murat Türbesi'ndedir..

Mâh-Peyker Kösem Valide Sultan

(Sultan I. Ahmet'in eşi, Sultan IV. Murad ve Sultan I. İbrahim'in anneleri)

Üsküdar Çinili Camii ve yanına da mektep, çeşme, dâru?l-hadîs, çifte hamam ve sebil yaptırmıştır. Anadolu Kavağı?nda camii inşâ ettirmiştir. Ayrıca yetim ve fakir kızları evlendirmek için kurmuş olduğu vakıf da meşhurdur. Çarşamba?daki Vâlide medresesi mescidinin de bânîsidir. Çakmakçılar yokuşunda büyük Vâlide Han?ı ile içindeki mescid de onun esiridir. Çanakkale hisarlarının yapım çalışmalarını başlatmıştır.

Ayrıca her yıl Kabe yollarında bulunan fakirlere Surre Alayı ile gönderilmek üzere para vakıfları tahsis etmiştir.

Kabri Sultan Ahmet Camii'ndeki I. Ahmet Türbesi'ndedir.

Turhan Hatice Valide Sultan

(Sultan I. İbrahim'in eşi, Sultan IV. Mehmed'in annesi)

Valide Safiye Sultan'ın emriyle yapımına başlanan fakat yarım kalan İstanbul Yeni Camii'ni kendi parasıyla tamamlattırmıştır. Çanakkale'de Kösem Sultanın başlattığı ancak yarım kalan Kale-i Sultaniyye ve Seddül Bahr adlarıyla anılan ve içerisinde camii, mektep, kale muhafızları için tesis edilen evler, sığınaklar bulunan iki kaleyi vakfetmiştir. Yeni Camii vakfiyesinde dikkati çeken bir husus da, kandil ve Ramazan gecelerinde bazı çeşmelerden bal şerbeti akıtılması ve namazdan çıkan cemaate ikrâm edilmesidir. Balın kalitesi dahî vakfiyeye tescîl edilmiştir. Vakfiyede ne kadar pahalı olursa olsun dâima bu balın kullanılması, başka balın kullanılmaması şart koşulmuştur. Bunun yanında Hatice Turhan Sultan'ın vakfettiği mektep, medrese, imâret, kütüphâne ve çeşme hayratları da vardır. Vakıflarının devamını sağlamak için çok zengin gelir kaynakları bırakmış ve bu vakıfların idâresi için maaşlı 116 memur vazifelendirmiştir.

Kabri Yeni Camii'nin avlusundaki Turhan Sultan Türbesi'ndedir.

Mâh-Pâre Ümmetullah (Emetullah) Râbi'a Gül-Nûş Valide Sultan

(Sultan IV. Mehmed'in eşi, Sultan II. Mustafa ve Sultan III. Ahmed'in annesi)

Üsküdar'daki Yeni Valide Camii'ni yaptırmıştır. Külliyede camii, hünkâr mahli, çeşme, sebil, türbe, muvakkithane, mektep, imaret, şadırvan, havuz, su deposu, çarşı, bedesten ve meşruta evlerinden oluşmaktadır. ?Sultan Suyu? adıyla anılan su yollarını yaptırmış ve bununla Yeni Cami?ye ve Ahmediye Camii?ne su getirilmiştir. Hac yolunda çeşmeler, sebiller yaptırmıştır.

Kabri Üsküdar'daki Yeni Valide Camii'nin yanındaki üstü açık türbesindedir.

Saliha Sebkati Valide Sultan

(Sultan II.Mustafa'nın eşi, Sultan I.Mahmud'un annesi)

Tophane civarında Kâdirî dergâhının avlu kapısı bitişiğinde kesme taştan bir çeşmesi vardır. Galata Azapkapı?sında kıymetli bir sebil ile sağda ve solda birer çeşmesi bulunmaktadır.

Kabri İstanbul Eminönü'nde Yeni Camii Turhan Hatice Valide Sultan Türbesi'ndedir.

Mihr-î-Şah Valide Sultan

(Sultan III. Mustafa Han'ın eşi, III. Selim'in annesi)

İstanbul'un Eyüp semtindeki Mihr-î-Şah Valide Sultan Okulu ve Külliyesi 'ni, Bahçeköy'deki Arabacı Mandırası Deresi üzerindeki Valide Bendi 'ni, Yeniköy'deki Mihr-î-Şah Valide Sultan Çeşmesi 'ni yaptırmıştır. Eyüp'te imaret ve sebil, çok sayıda çeşme ve hayır eseri yaptırmıştır. Eyüp semtinde inşa ettirdiği imaret ise bugün de yapılış amacına uygun olarak günlük 500 fakir aileye sıcak yemek dağıtılmaktadır.

Kabri Eyüp'teki kendi yaptırdığı türbesindedir.

Nakş-î-Dil Haseki Valide Sultan

(Sultan I. Abdülhamid'in eşi, Sultan II. Mahmud'un annesi) Fatih Camisi?nin mihraba yönelik avlusunda yer alan Nakşidil Valide Sultan Türbesi'ni sağlığında yaptırmıştır. Nakşidil Valide Sultan Sultanahmed?de Nakşi Kadın Çeşmesi'ni, Üsküdar?da Alemdağı civarında Sarıkadı köyünde Nakşidil Valide Sultan Çeşmesi'ni, Fatih?te Nakşidil Valide Sebili, türbe, sıbyan mektebi, imaret ve imaret çeşmesini yaptırdı.

Kabri Fatih Camii bahçesindeki türbesindedir.

Bezm-î-Âlem Valide Sultan

(Sultan II. Mahmud'un eşi, Sultan Abdülmecid'in annesi)

Valide Sultan, hayırseverlik için yaptığı çalışmalardan dolayı sevilen ve saygı duyulan bir Valide sultan olarak tarihe geçmiştir. Yıldız Sarayı'ndaki Dilkuşa Kasrı, Maçka, Topkapı ve Yıldız'da üç değişik Bezmiâlem Valide Sultan Çeşmesi, günümüzde Cağaloğlu Anadolu Lisesi'nin binası olarak kullanılan Mekteb-i Maarif ve Valide Mektebi, Haliç üzerinde yapılan ilk ahşap Galata Köprüsü ve sağlığında yapımına başlanılan fakat vefatından sonra oğlu Sultan Abdülmecid tarafından bitirtilen Bezmialem Valide Sultan Camii (Dolmabahçe Camii) Valide Sultan tarafından yaptırılmışlardır. Mekke-i Mükerremede bir dergâh yaptırmıştır.

Bezm-î-Âlem Valide Sultan Vakıf Gureba Hastanesi en önemli eserlerindendir. 100 yataklı olan hastahanenin vakfiyesinde;

?Şayet bir hastanın iyileşmesi için limon gerekse ve limonun değeri bir altın lira olsa dahi alına? ifadesi vardır.

Vâlide Sultan?ın Şam?a kurduğu bir vakıf da çok mühimdir. Vakıf şartı olarak ise şöyle buyurmuştur;

''-Şam?ın tatlı suyunu hacılara ulaştırmak,

-Hizmetkârların kırdığı veya ziyan verdiği eşyaları, onların haysiyet ve şahsiyetleri rencide olmasın diye tazmin etmektir.''

Kabri Divanyolu'ndaki Sultan II. Mahmud Türbesi'ndedir.

Pertav-Nihâl (Pertevniyal) Valide Sultan

(Sultan II. Mahmud'un eşi, Sultan Abdülaziz'in annesi)

Valide Sultan hayır hasenata çok önem vermiştir. Pertevniyal Valide Sultan'ın en önemli eserlerinden birisi kurmuş olduğu Pertevniyal Vakfı'dır. Vakıf halâ başarılı bir şekilde Pertevniyal Eğitim Vakfı olarak çalışmalarına devam etmektedir. ?Yâ Vedûd Mescidi?ni inşâ ettirmiş, ayrıca kütüphâne (Petvevniyal Kütüphanesi), çeşme ve mektep yaptırarak onları vakfetmiştir. Pertevniyal Lisesi ( Mahmudiye Merkez Rüştüye Mektebi) 'ni, Sarıyer?de ve Bandırma?da birer ilkokul yaptırmıştır. Ayrıca Yusufpaşa'da bulunan Aksaray Mahmudiye İlk Öğretim Okulunu'nu eşi II. Mahmut'un anısına yaptırmıştır. Pertevniyal Valide Sultan Camii'ni yaptırmıştır. Valide Sultan'ın Hicaz'da da bir vakıf kurduğu bilinmektedir.

Kabri Pertevniyal Valide Sultan Camii'ndeki Pertevniyal Sultan Türbesi'ndedir.

Adile Sultan

(Sultan Abdülaziz?in kızkardeşidir)

Adile Sultan?ın kızı Hayriye Sultan tüberküloz hastalığına yakalanmış olduğundan Validebağ Sanataryumu?nu yaptırmıştır. Divan ve tekke edebiyatını iyi bilen ve Osmanlı hanedanı içinde Divan?ı olan tek kadın şair Adile Sultan?dır. Ayrıca Adile Sultan adıyla bilinen kız mektebini yaptırmıştır.

Rahîme Piristû Valide Sultan

(Sultan Abdülmecid'in eşi, Sultan II.Abdülhamid'in manevi annesi)

Valide Sultan Topçubaşı Bali Süleyman Ağa'nın hatırasına İstanbul'un Silivrikapı semtinde bulunan Bala Tekkesi Çeşmesini yaptırmıştır. Sapanca Uzunkum'da da bir cami yaptırmıştır.

Kabri Eyüp'te Mihrişah Valide Sultan Türbesi'ndedir.

***Piristû Kadın Efendi Osmanlı tarihindeki son Valide Sultandır.

27 Aralık 2010 16:55

ayn-ı safa

***VAKIF KAYITLAR ARŞİVİ

Günümüze kadar vücut bulmuş olan vakıfların (Selçuklu, Beylikler, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemine ait) hukuki dayanağını teşkil eden belgelerin toplandığı en büyük arşiv Vakıflar Genel Müdürlüğü Vakıf Kayıtlar Arşivi'dir.

Vakıflarla ilgili belgelerin çoğu bugün Vakıf Kayıtlar Arşivi'nde bulunmakla beraber, bazı vakfiye ve benzeri belgeler, tarihi seyir içerisinde çeşitli sebeplerle ya başka kuruluşlara intikal etmiş (Başbakanlık Osmanlı Arşivi Dairesi Başkanlığı, Tapu Ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Topkapı Sarayı Müzesi ve Süleymaniye Kütüphanesi v.b.) ya da çeşitli şahısların elinde kalmış ve hatta bazıları çeşitli ülkelerdeki şahsi koleksiyonlara veya müzelere taşınmıştır.

Vakıf Kayıtlar Arşivi; vakıf gayri menkullerin tapusu, yapılacak hizmetlerin nicelik ve niteliklerini içeren vakfiye, ferman, hüccet, berat gibi vakıfla ilgili belgelerin bulunduğu arşivdir. Bu arşivdeki defter ve belgelerde kaydı bulunmayan bir vakıf, hukuki dayanaktan mahrumdur.

Vakıf Kayıtlar Arşivi'nde halen 2370 adet vakfiye ve kütük defteri bulunmakta olup, bu defterlerde 27.021 adet vakfiye ve benzeri belgenin yanında, çeşitli işlemlere ait belgeler bulunmaktadır.

İhtiva Ettikleri Belge ve Bilgilerin Mahiyetlerine Göre Defter Türleri;

Vakfiye defterleri: En kısasından en uzununa kadar muhtelif vakfiyelerin kayıtlı olduğu defterlerdir.

Esas defterleri: (1300/1882 M.) tarihinden sonra tutulmağa başlanmış ve vakıfların şahsiyet kayıtları ile hizmetlilerinin tayin ve tedavül kayıtları gibi işlemleri ihtiva ederler.

Hazine defterleri: Bu defterler de H. 1300 den evvelki tarihlerden itibaren tutulmuş kayıtların şahsiyet kayıtları mevcuttur. H. 1300 den sonra esas defterlerine nakledilmemiş olan kayıtlar bunlarda bulunmaktadır.

Fihrist defterleri: Yukarıda zikredilen defterlerin fihristleridir.

Tafsil defterleri: H. 1300 tarihinden sonra vakıfların zabıt işlemlerinin, tevliyetle ilgili kayıtların ve hayır hizmetlerini yapan görevlilerin tayin, azil ve buna benzer muamelelerinin tafsilâtlı olarak kaydedildiği defterlerdir.

Ferman tafsilleri defterleri: Bunlarda padişah fermanları yazılıdır.

Ahkâm defterleri: Vakıflarla ilgili, Padişahlar tarafından verilmiş olan hüküm ve emirlerin yazılı bulunduğu defterlerdir. Bu defterlerde atama, bakım-onarım, müdahalelerin men'i, gelir-gider, keşif, tahsis ve benzeri konuları içeren, bir üst makamı bilgilendirme ve saltanat makamından ferman çıkarılması için yazılan karar ve tezkire gibi belgeler bulunmaktadır.

İlmühaber defterleri: Vakıf yetkilileri ile vekillerinin verdiği vesikalara dair kayıtları ihtiva eder.

Hurufat defterleri: Bu defterlere, alfabetik esasa göre sıralanmış vakıf teşkilâtlarının her ne konuda olursa olsun her günkü muameleleri yazılmıştır.

Ferman Fihristleri defterleri: Fermanlardan aramayı kolaylaştırmak için düzenlenmiş rehberlerdir.

Nizâmât defterleri: Bunlar yalnız İstanbul Vakıf Teşkilâtına ait işlemleri tafsilâtlı şekilde ihtiva eder.

Maaş defterleri: 2762 sayılı Vakıflar Kanununun neşrinden evvel vakıftan intifa hakkı alanlarla muhtaç aylığı alanları gösterirler.

Mühür tatbik defterleri: Vakıflar Teşkilâtı idarî yetkililerinin şahsî ve resmî mühürlerinin bulunduğu defterlerdir.

Hüccet defterleri: Vakıf alâkalıları ve hizmetlileri arasındaki ihtilâflarla vakıf olan köylerin sınır ihtilâfları mevzuunda vakıf mahkemeleri veya diğer mahkemelerce verilmiş yazılı hükümleri ihtiva ederler.

Şurut defterleri: Bazı tevcih muamelelerinin kayıtlı olduğu defterlerdir.

Hülâsa defterleri: Daha çoğu İstanbul olmak üzere Anadolu teşkilâtında mütevelliler ve diğer vakıf hayır hizmetlerini ifa eden vazifelerin tayin ve azillerine dair kayıdları gösterir defterleridir.

İntifa hakkı defterleri: 2762 sayılı Vakıflar Kanununun neşrinden sonra zaptedilen vakıfların alâkalılarına tahsis edilmiş intifa hakkı miktarıyla vakıftan intifa edenleri gösterir.

Köye devir defterleri: Hayrat ve mevkufatı aynı köy sınırları içinde bulunan vakıfların o köyün ihtiyar hey'etine devrine dair muamelelerin kayıtlı olduğu defterlerdir.

Şart tebdili defteri: Kanunen veya fiilen bugün için yerine getirilmesi mümkün olmayan vakıf şartlarının zamanın şartlarına uygun olarak değiştirilmesi hakkındaki kararların tesciline ait defterlerdir.

Tevzin defterleri: Vakıf gelirinin artması veya eksilmesi halinde tahsislerin vakıf gelirine nispetle düzenlenmesine dair karar ve cetvellerin tesciline dair defterlerdir.

Tercüme defterleri: Arapça vakfiyelerin Türkçe tercümelerinin yazılı olduğu defterler.

Tesis defterleri: 2762 sayılı Vakıflar Kanunun neşrinden sonra yapılan tesislerin kaydına mahsus defterlerdir.

Arşivde kayıtlı bulunan vakfiye ve benzeri belgeler tarihî devir itibariyle başlıca dört grupta toplanabilir;

Selçuklular devrine ait belgeler,

Beylikler devrine ait belgeler,

Osmanlı devrine ait belgeler,

Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti ve Türkiye Cumhuriyeti devrine ait belgeler,

Teşekkülü asırları bulmuş olan Vakıf Kayıtlar Arşivinde dil olarak, büyük ölçüde Arapça, Farsça bilmeyi gerektiren her devir Osmanlıca'sı veya Arapça kullanılmıştır.

Yazı türü olarak Selçuklulardan harf inkılâbına kadar geçen zaman içindeki yazı türlerinin her çeşidi kullanılmış, fevkalade hatt değerine sahip güzel yazı örnekleri yanında, arşiv materyalinin büyük bir kısmı herkesin kolaylıkla okuyamayacağı, ihtisas gerektiren müşkil kırma yazılar ile siyakat türü yazılardan oluşmuştur.

Vakıf Kayıtlar Arşivi, Osmanlı lisanı, üslubu, yazı tarzları, cilt ve tezhip sanatları ile kağıt cinslerini tetkik yönünden de önemli bir kaynaktır.

Osmanlı Devleti zamanında, tüm ülkedeki dini hizmetler, şehir ve kasabaların suları, köprüler, mezarlıklar, yollar, sağlık hizmetleri, eğitim ve öğretim hizmetleri, sosyal yardımla ilgili hizmetler gibi bugün çeşitli bakanlık, belediye ve özel idarelerin faaliyet alanına giren birçok hizmetler yüzyıllar boyu vakıflar tarafından yürütülmüştür.

Bu nedenle, arşiv belgeleri vakıf hukuku yönünden olduğu kadar, Osmanlı tarihi, kültürü ve sosyal yaşantısı yönünden de emsalsiz bir hazine hüviyetindedir.

Merhum Prof. Fuad Köprülünün ifadesiyle;

"Vakıf müessesesi, orta ve yeni çağlar Türk ve İslam dünyasını tetkik için birinci derecede mühim bir kaynaktır. İlim dünyasının kolayca erişebileceği vakıf vesikaları, yalnız vakıf müessesesini hukuki ve tarihi bakımlardan aydınlatmakla kalmayacak; tarihimizin her şubesini aydınlatabilecek yeni vesikalar elde edilmiş olacaktır.

Bu vesikalar birinci derecede mühim tarihi kaynaklar olarak yalnız milli tarihimize değil, bütün dünya tarihine büyük bir hizmette bulunmuş olacaktır."

Vakfiye ve benzeri belgelerin tamamına yakın kısmı Latin harflerine aktarılmış olup, kalan kısım ile ilgili faaliyetler devam etmektedir.

Asırlarca günlük işlemler dahi orijinal belgeler üzerinden yürütüldüğünden, Arşiv materyalinin daha fazla yıpranmasını önlemek amacıyla 1965 yılında ilk Mikrofilm Ünitesi kurulmuşsa da, 1991 yılında komple bir mikrofilm ünitesi tesis edilerek, belgelerin mikrofilmleri çekilip günlük kullanıma alınmış, orijinal materyal kullanımdan kaldırılarak, kompac, çelik, raylı arşiv sisteminde muhafazaya alınmışlardır.

Arşiv belgelerinin yangın felaketine karşı korunabilmesi için 2001 yılı başında insan sağlığına zarar vermeyen inergen gazlı otomatik yangın söndürme sistemi kurulmuştur.

Vakıflar Genel Müdürlüğü Otomasyon Projesi kapsamında ve Vakıf Kayıtlar Arşivi için hazırlanan modüle 2000 yılı başında bilgi girişine başlanılmış olup, bilgi girişi devam etmektedir.

Her ülkeden çok sayıda araştırmacının faydalandığı Vakıf Kayıtlar Arşivi giriş işlemlerinin tamamlanmasını takiben internet aracılığı ile tüm dünya ülkelerinin hizmetine açılacaktır.

27 Aralık 2010 16:59

ayn-ı safa

***(T.C Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü)

03 Ocak 2011 00:20

dede ali
Kapalı

paylaşım için teşekkürler ayn-ı safa...

31 Ocak 2011 20:48

ayn-ı safa

Atatürk ve Vakıflar

1 Mart 1922'de T.B.M.M.'ni Açış Nutkundan

(Orijinal Metin)

Evkaf mesailine gelince: Malumdur ki evkaf, memleketimizin mühim bir servetini teşkil eder. Bu servetten millet ve memleketi hakkiyle müstefit edebilmek için Şer'iye Vekâletiyle beraber bütün Heyeti Vekile'nin ve hatta Meclisi âlinin bu hususu ehemmiyetle tetkik ile bu büyük müessesenin harabiden vikayesini ve memlekete - semerebahş bir hale vaz'ını temenni eylerim.

Efendiler;

Evkafın hikmet-i mevzuu nazar-ı dikkate alınınca; bunun müessesat-ı diniye ile beraber hizmet ve muavenet-i içtimâiyeyi istihdaf eylediği tahakkuk eder.

Vakıfların; imarethaneler, bîmarhaneler, hastahaneler, misafirhaneler, kütüphaneler, kervansaraylar, hamamlar, çeşmeler, mektepler, medreseler vesair irfan müesseselerine şamil bulunmuş olması evkaf meselesinin hallinde riayeti elzem olan esasatı göstermektedir.

K. ATATÜRK

.

(Metin)

"Vakıflarla ilgili konulara gelince; bilinmektedir ki vakıflar memleketimizin mühim bir servetini teşkil eder. Bu servetten millet ve memleketin gerektiği şekilde istifade edebilmesi için Şer'iyye Vekâletiyle beraber bütün Bakanlar Kurulunun ve hatta Yüce Meclisin bu hususu ehemmiyetle tetkik ile bu büyük müessesenin haraplıktan korunmasını ve memlekete faydalı bir hale konulmasını temenni eylerim.

Efendiler;

Vakıfların varoluş esprisi göz önüne alınınca; bunun dinî müesseseler ile beraber hizmet ve sosyal dayanışmayı hedeflediği ortaya çıkar.

Vakıfların imarethaneler, bîmarhâneler, hastahaneler, kütüphaneler, kervansaraylar, hamamlar, çeşmeler, mektepler, medreseler, ve diğer irfan müesseselerini kapsamış olması, vakıflara ait konuların çözümünde uyulması zorunlu olan esasları göstermektedir."

K. ATATÜRK

02 Ağustos 2014 18:31

Radikall ve Serrt
Yasaklı

.

05 Ağustos 2014 10:15

RadikaI ve Sert

.

10 Ağustos 2014 22:12

lRadikal ve Sert
Yasaklı

.

13 Ağustos 2014 10:07

lRadikal ve Sert
Yasaklı

.

16 Ağustos 2014 08:24

Radikall ve Serrt
Yasaklı

.

30 Ağustos 2014 16:42

RadikalI ve Sert

.

31 Ağustos 2014 21:45

RadikaI ve Sert

.

Toplam 12 mesaj