Oturum açOturum aç / Parola hatırlat Üye olÜye ol

  
Editörler : hamzakck
24 Haziran 2011 22:16  


öyp de senet imzalatılmaması ve atılma olmaması konusunda sayın bakanlarımıza gönderilecek dilekçe

Değerli arkadaşlarım,

Konu hem mevcut öyp araştırma görevlilerimizi hemde öyp adaylarımızı ilgilendirmektedir.

Akademik Personel forumunda senenin başından beri yazıldı.öyp kadrosu açılacak mı?Kontenjan ne kadar olacak vs.

İşte zamanı geldi ve kadrolar açıklandı.Bu forum altında yazan yada sadece okuyan arkadaşlarımız eminim ki araştırma görevlisi olmak,

devamında ise doçentlik ve profesörlüğe ulaşmak emelindeler.

Devletimiz sağolsun 3500 öyp kadrosuna bu yıl atama yapacak yaklaşık 2500 kişilik kadro için tercihler başladı.

2500 tane arkadaşımızı profesörlüğe giden yola uğurlayacağız.Fakat bazı çekincelerimiz var.Bu yüzden aşağıdaki

dilekçeyi hemen altta vereceğim mail adreslerine yollarsanız çok sevinirim.

**Konu kesinlikle siyasi değildir.Tamemen Türk bilim dünyasının temel taşı olan akademisyenleri korumak gayelidir.

Bu güne kadar devletimiz taleplerimizi yanıtsız bırakmadı .Bu sefer de bizleri yalnız bırakmayacaklarını düşünüyorum.

Öğretmenlerimiz defalarca kez seslerini duyurdular.Hakimlik ve kpss a kadrolarına hazırlanan kardeşlerimiz seslerini duyurdular ve yaş şartı 35 e çıkarıldı.

Sözleşmeli arkadaşlarımızında sesini duydu devletimiz,onbinlerce sözleşmeli kadrolu personel bir genelge ile kadroya alındı.

Biz neden duyuramayalım?

öğretim görevlilerinin ve üyelerinin onlarca sorunu var fakat biz kademe kademe taleplerde bulunmalıyız.aksi halde ciddiye alınmayacak ve hiç bir adım atılmayacak listeler yollamış oluruz.

Bildiğiniz gibi öyp de atanabilmeniz için diğer adaylara nazaran daha iyi bir ortalamaya sahip olmanız ayrıca hem ales hemde yabancı dil sınavlarında iyi bir başarı göstermeniz gerekmektedir.

Daha az başarı kıstası içeren kpss b kadroları kadrolu olurken üç elemeden başarıyla çıkan öyp araştırma görevlilerine senetler ve taahütler dayatılmakta,kaderi sübjektif kıstaslara bırakılmaktadır.

Başta en önemli sorun kişiye astronomik miktarlarla senetler,kefaletnameler imzalatılmasıdır.

diğer sorun ise başarısızlık durumunda programdan atılmanız ve senet bedelinin dava açılarak üniversite avukatları tarafından sizden tazmin yoluna gidilmesidir.

Kimse başarısız olmak istemez zaten öyp programını kazanan arkadaşlarımızda genel itibariyle diğer adaylara nazaran daha başarılı arkadaşlardır.

Fakat biliyorsunuz ki ülkemizde herkesin yüksek lisans ve doktora koşulları bir değil.Akademik kaderiniz objektif kıstaslardan çok size yakın hocaların elinde.

O yüzden talebimiz şu an için senetlerin yeni öyp adaylarına imzalatılmaması imzalatılsa dahi bunun sadece 6 aylık maaşla sınırlandırılması,daha evvel senet imzalayan arkadaşlarımız içinse senetlerinin iptali yada bahsettiğimiz orandan yeni senet imzalanması ve başarısızlık durumunda

arkadaşlarımızın atılmamasıdır.

Şu bir gerçek bu programa katılmak isteyen gidebileceği en son noktaya gitmek ister istisnalar dışında başarısız oluyorsa bu kendisinden çok çevresinin koşullarından ötürüdür.Senet konusunda ise temennimiz hiç imzalatılmaması bildiğiniz gibi kpss sınavında belli bi başarı yaptıysanız kpss b kadrolarının çoğunda senet vb.imzalamadan

görevinizi yürütebiliyorsunuz.Peki not ortalaması,ales ve yabancı dil olmak üzere 3 farklı kıstasla giren öyp lilere bunların imzalatılması ne kadar adildir?

mantıklı düşünelim lütfen 32 yaşında keyfi kıstasları yerine getirememiş ve başarısız sayılarak atılmış bir kişinin 150.000 tl yi ödemesi mümkün müdür?

Ülkemiz şartlarında kişilerin ekonomik durumları gelirleri tasarrufları hemen hemen belli.Bir terslik çıktığında kişi sizce bu parayı nasıl ödeyebilir?

Peki siz kadroya girdiğinizde her sene bunun korkusuyla yaşayabilecek misiniz?

Ben ülkemde artık bir şeylerin değiştiğine inanıyor ve yöneticilerimize güveniyorum.Aşağıda hazırlayacağım dilekçeyi yine aşağıda verilen adreslere göndereceğim.

Dilerim sizde destekte bulunursunuz.Eğer önerimiz kabul görürse ne mutlu bize binlerce arkadaşımız faydalanacak ve belki de diğer sorunların çözümünde de bir yol açmış olacağız.

Dilekçeyi şahsen hazırladım dilerseniz yolarken görüşleriniz doğrultusunda düzeltmeler yapabilir sayın bakanlarımızın isimlerini sayın ibaresi ile dilekçenin başına ekleyebilirsiniz.

Dilekçeyi gönderebileceğiniz adresler

--------------------------------------------------------

mail adresleri

--------------------------

bulent.arinc@tbmm.gov.tr

faruk.celik@tbmm.gov.tr

egemen.bagis@tbmm.gov.tr

webadmin@yok.gov.tr

twitter hesapları

------------------------

http://twitter.com/#!/bulent_arinc

http://twitter.com/#!/yusufziyaozcan

http://twitter.com/#!/Egemen_Bagis

24 Haziran 2011 22:17

embrace

Bizler ülkemizin geleceğini şekillendiren,ülkemizi çağın ötesine Bizler ülkemizin geleceğini şekillendiren,ülkemizi çağın ötesine taşıyacak bilim kurumları olan üniversitelerimizde akademik personel olarak yer almak isteyen öyp araştırma görevlileri ve araştırma görevlisi adaylarıyız.

Kişinin bir bilim adamı olarak verimli olabilmesi için öncelikle zihnini rahat bir şekilde bilimsel konulara odaklayabilmesi gerekir.Fakat öyp programında hem başvuruda hem de devamında bazı büyük olumsuzluklar söz konusudur.

Bunların başında arkadaşlarımızı endişelendiren,onların mevcut çalışmaları içindeyken sıkıntıya sokan senet imzalatılmış olması veya imzalatılacak olmasıdır.

Öncelikle öyp araştırma görevlileri bilim üreticileridir.Nasıl ki kamu görevlileri mal satmayıp hizmet üretmekte ise,araştırma görevlileri de ülkemizi ileri taşıyacak çalışmalar üretmektedirler.

Nice nitelikli gencimiz kendisini ve kefil olarak yakınlarını ağır bir yükün altına sokmaya cesaret edemediği için akademik hayata adım atmaktan vazgeçmektedir.Adım atan gençlerimiz ise senet,taahhüt gibi ağır yükümlüler söz konusu olduğunda programdan çıkmaktadırlar.Tüm bu şartları kabul eden araştırma görevlilerimiz ise soru işaretleri ve kaygıyla görevlerine devam etmektedirler.

Nitelikli gençlerimizi değerlendirememiz yahut bu gençlerin başka ülkeler tarafından değerlendirilmesi ise kesinlikle ülkemizin zararınadır.

A- ÖYP PROGRAMINDA ARAŞTIRMA GÖREVLİLERİNE SENET YADA TAAHHÜTNAME İMZALATILMASI SORUNU

Sorun:

Öyp sisteminin temel amacı yeni açılan üniversitelerimizin akademik kadro ihtiyacının giderilmesidir.Nitelikli yüzlerce gencimiz öyp kadrolarına başvurmakta

fakat yerleştikten sonra astronomik rakamlarla kendilerine senet taahhütname vb.bağlayıcı belgeler imzalatılmak istenmekte (ki ilgili rakam genellikle 100.000 tl ve üzeridir)

bu durumda arkadaşlarımız ya öyp programına başvurmaktan vazgeçme yada yerleştiklerinde senet mevzu bahis olduğunda programdan ayrılmaktadırlar.

Yine kefil bulma durumu da bir çok araştırma görevlisini zor durumda bırakmaktadır.

Taahhüt imzalayan araştırma görevlileri ise her an meydana gelebilecek olumsuz durumların sıkıntısını yaşamaktadırlar.Bu durum ise onların motivasyonunu bozmakta ve çalışma şevklerini kırmaktadır.

Çözüm:

Bu sistem kaldırılmalı öyp araştırma görevlilerinden senet alınmamalıdır.Nitekim kadrolu devlet memurlarından herhangi bir taahhüt alınmamakta senet imzalatılmamaktadır.

Eğer bir cezai şart kararlaştırılacaksa da bu araştırma görevlisinin 6 aylık maaş toplamını geçmemelidir.Nitekim başarısızlık sebebiyle işsiz kalan bir araştırma görevlisinin

yada başka bir sebepten ötürü programı yarıda kesmek zorunda kalan bir araştırma görevlisinin ilgili astronomik meblağları ödemesi zaten imkansızdır.

Senet ve taahhüt sisteminin kaldırılması üzerine öyp programına mensup araştırma görevlilerinin üzerinden ağır bir yük kalkacak bu onların bilimsel çalışma üretmedeki

motivasyonlarını artıracaktır.

B-Programa yerleşen araştırma görevlisinin 657 sayılı kanunun disiplin hükümleri saklı kalmak kaydıyla,BAŞARISIZLIK NEDENİYLE PROGRAMDAN ÇIKARILMAMASI

GEREĞİ

Sorun:

Yüksek Lisans yada Doktora eğitimi döneminde ek sürelerle beraber,gereken süre içinde eğitimini tamamlayamayan araştırma görevlileri programdan çıkarılmakta sadece bununla kalmayıp kendisine ödenen maaş ve yan ödenekler yüzde elli faiziyle geri alınmaktadır.

Bu ise 30 yaşını aşmış nitelikli bireylerin hem maddi hem manevi olarak çökmesine yol açaçak bir uygulamadır.Böyle bir durumda hem ilgili şahıs,hem ailesi,hemde

kefil sıfatıyla kendisine destek vereceklerin mağdur olacağı muhakkaktır.Kişinin o zamana kadarki tüm çalışmaları yok sayılmaktadır.Bu da hakkaniyete aykırıdır.

ÇÖZÜM:

Akademik hayata öyp sistemi ile seçilen bütün araştırma görevlileri benzer mezunlara oranla ilgili konularda üstün başarıya sahip ve akademik hayata gönül vermiş kişilerdir.

Özelikle ülkemiz koşullarında başarı kavramı oldukça görecelidir.Kimi öğretim görevlileri rahat bir yüksek lisans ve doktora dönemi geçirirken kimileri ise

çok daha ağır şartlar altında çalışmalarına devam etmerine rağmen başarısız sayılmaktadırlar.

Başarısız olduğu için bir araştırma görevlisini programdan çıkarmak ve astronomik senet bedelini tahsil etmeye çalışmak 30 küsür yaşına gelmiş geçmişi ve geleceği parlak

bir bireyi sadece ümitsizliğe ve çaresizliğe iterek adeta yok etmektir.Şu çok önemlidir ki başarısız akademisyen için en büyük ceza meslektaşları akademik olarak ilerleyip doçent profesör gibi ünvanlar kazanırken kendilerinin geride kalmasıdır.Doğal olarak hem maddi hem manevi meslektaşlarının gerisinde kalan bu arkadaşlara sistem gerekli cezayı

dolaylı olarak vermektedir.Başarısız olan araştırma görevlisi ise çalışmalarınanormal bir araştırma görevlisi olarak katkıda bulunmaya devam edecektir.

Bu sebeplerden ötürü;

1)Mevcut ÖYP araştırma görevlilerine imzalatılan senetlerin iptal edilmesi yada iade edilmesi ve programa yeni başlayacak kişilere senet imzalatılmaması eğer imzalatılacaksa da taahhüt miktarının 6 aylık maaş toplamını geçmemesi.

2)Programa başlayan birinin yüksek lisans yada doktora eğitimini kendisine verilen ek sürelerde tamamlayamasa dahi programdan atılmaması ve kendisinden tazminat istenmemesini talep eder.

Gereğinin yapılmasını saygıyla arz ederiz.

25 Haziran 2011 00:20

Trabzonbook

arkadaşlar iyi güzel kadro alalım sırtımızda sağlam olsun diyorsunuz da sizden önceki tüm akademisyenlere haksızlık ediyorsunuz. o insanların tamamı sözleşmeli çalıştı. 50/dli olupta atılan insanlara ne diyeceksiniz? biz sizin gibi mülakata filanda girmedik kadro garantimizde var sadece bir senet onuda imzalamak istemiyoruz mu diyeceksiniz? forumda açın 50/d başlığını okuyun. biraz kendinizden başkasını düşünün. burada o başlık aylardır var. hangi birinizde aa haklısınız size yardımcı olalım diye başlık açıp da mail attınız? şimdi işiniz düşüncemi aklınıza geldi sistem hataları?

25 Haziran 2011 07:26

freedom47

embrace hocam çok iyi olmuş dilekçen ellerine sağlık

.

25 Haziran 2011 09:32

angel1987

ellerine sağlık hocam muhteşem olmuş.

@trabzonlokk

hocam bu 50 d değil 33-a.Kadro garantisi diyorsunuz ama kadronuz ipin ucunda bi bakıma.ben zorunlu hizmet için demiyorum onun için bi senet yapılabilir.Ama başarısızlık durumunda bu meblanın ödenmesi kötü bişey.

http://www.tccb.gov.tr/sayfa/iletisim/cumhurbaskanina_yazin/

http://www.basbakanlik.gov.tr/Forms/Bimer/pApplicationEntry.aspx

twitterdan ulaşmak daha mantıklı orayı daha iyi takip edip cvp veriyorlar.Sözleşmelilerin kadroyu öyle aldı:)

25 Haziran 2011 11:35

xnax

Trabzonbook hocam, kusura bakmayın ama normal yoldar ar. gör. olanların çoğu torpille oraya giriyor. Torpil olayının diğer adaylar üzerinde yarattığı pskolojik durum ne olacak? "Fakültede istenmiyorum" diye düşünmek kolay bir şey mi?

Yeter artık yaaa!!! Hem adaleti şaibeli bir şekilde oraya girmiş vatandaş, hem de sağlam kdaro istiyor. İsteyebilir gerçi, herkes kendi menfaatine uygun olanı isteyebilir, ona bir şey demiyorum ama kalkıp burada bizim menfaatimize olan şeyi niye kıskanıyorsunuz? Biz sizin gibi diğer adaylar içerisinden, bilmiş üniversite hocaları tarafından keyfi bir şekilde "seçilerek" ar gör olmuyoruz. Kendi emeğimizle, çalışarak, elenmenin verdiği acıya rağmen yılmadan, ÖYP ile ilgili bütün olumsuzluklara rağmen araştırma görevlisi olmak istiyoruz. Talep ettiğimiz koşullar gerçekleşmese bile hepimiz ÖYP'ye başvuracağız. Bu ne demek? Ben söyliyeyim: Araştıma görevlisi olabilmek için, seneti de, kefili de, doğu himetini de göze alacağız demek! Normal araştırma görevlileri bunlardan hangisini göze aldı?!

Buraya çıkıp, ÖYPlileri küçümseye ve onların taleplerine dil uzatmaya kimsenin hakkı yoktur!!!

Asıl, söz konusu edilecekse normal yoldan ar gör olanların fakülteye adaleti şaibeli bir şekilde girişleri söz konusu edilmelidir!

25 Haziran 2011 11:42

xnax

Bu arada Embrace hocam, dilekçe örneğiniz için çok teşekkür ederiz. Belli ki epey emek harcamışsınız. Ama ben kendi duygularımla ifade etmek için, dilekçeyi kendim yazdım. Gerçi taleplerim seninkilerle aynı, sadece ifadelerimde biraz farkılılık var.

Dilekçemi de,

bimer@basbakanlik.gov.tr?.

bulent.arinc@tbmm.gov.tr

ozcan@metu.edu.tr

Adreslerine gönderdim. Bir kaç tane daha göndereceğim inşallah...Allah yardımcımız olsun...

25 Haziran 2011 11:46

Trabzonbook

*iftira attığın araştırma görevlileri alınırken ordamıydın?

*sen hiç evraklarını noterde 100tl vererek onaylatıp bizzat sınav yerine götürüp sonrada mülakata girdin mi?

*50/dlilerinde senet imzaladığını biliyor musun?

*o insanlar senelerdir okulda iken sizin damdan düşme yar. doç.luk istiyoruz demenizin çok saçma olduğunu biliyor musun?

*kaç öypli bu sene makale yazdı?

*seçiliyor diye aşağıladığın insanların bile bilime bir hevesi varken öypden gelenlerin okullarda uzaylı gibi dolaştığını da biliyor musun?

*50/dli olupta atılan insanla hiç konuştun mu? doktorası bitti diye kapı dışarı konulan bir insanla hiç dertleştin mi? o zaman sesin neden bu kadar çıkmıyordu? Şimdi hoşunuza gitti dimi oturduğun yerden kadro. Ne güzel dünya!

*sen kaçtane insanı gördün burada normal araştırma görevlisi sınavına giricem diye parası nekadar diyen?

*birinizin yazdığını şeye bak ya. en kolay yoldan prof olmanın öypden geçtiğini gördüm bende başvurucam!

*öyp seçiminde de adalet istiyorsanız ozaman haydi lisansla yüksek lisansı ve doktorayı ayıralım. 1000'er ilan çıksın ayrı ayrı. yüksek lisans ortalaması hesaplansın normalde olduğu gibi! ama size bunu diyince yok diyorsunuz çünkü işinize gelmiyor! neymiş eşit şartlarmış! lisans mezunyla yüksek lisans mezunu adamın eşit şartımı kalmış? derecesi bile farklı!

*işin özeti yeter artık demek için geç kaldınız. sizden önce girenlere destek olmadınız. şimdi çabasız bir sistem geldi istedikçe istiyorsunuz.

25 Haziran 2011 11:53

alpertunga84

Mülakatta haksız bir şekilde elenen biri olarak, normal alımların hiç de sağlıklı olmadığını rahatlıkla söyleyebiliirm...

25 Haziran 2011 12:11

xnax

Peki, trabzonbook, sen hiç, taa birinci sınıfta akdemsiyen olmaya karar veren ve,

1. Fakülte birinci sınıftan itibaren dil kurslarına aylarca giderek fakülte döneminde dil puanını 70in üzerine çıkaran,

2. Okul ortalamasını yükseltmek için elinden gelen gayreti gösteren ve onu 90ların üstüne çıkarmayı başaran,

3. Fakülte sonrası öğretmnelikle birlikte yüksek lisansını yürütmek için 3 yıl boyunca dünya kadar para ve emek harcayan,

4. Bu kadar emekten sonra ise, puanların sanki hiç bir önemi yokmuş gibi hocaların siyasi, keyfi kararlarıyla elenen,

5. Psikolojisi bozulan, hocayla arası açılan, belki günlerce üzülüp ağlayan kişilerin yerine kendini koydun mu?

Ben daha önce 3 kez normal yoldan araştırma görevliliğine başvurdum ve bu başvuruların ikisinde puanları benden düşük olan kişileri aldılar. Kendi fakültemde bile açıklamasız bi şekiilde, keyfi olarak elendim. Çünkü hocayla siyasi ve dünya görüşüm uyuşmuyordu.

Yaşadığım duyguları ve üzüntüleri asla bilemezsin. Çünkü yaşamamışsın. Beni, bütün bu duyguları yaşamış olanlar anlayabilir.

ÖYP, herkesi bilmem ama, bana ucuza gelen bir nimet olmayacak. Allah biliyor çünkü ne kadar çaba gösterdğimi. ÖYP olmasa, ben belki akademisyenlikle ilgili bütün ümitlerimi yitirecektim.

Burada kavga etmenin hiç bir anlamı yok. Siz iyi niyetli iseniz, siz de gidin kendi haklarınız için dilekçe yazın. Kendi haklarınız için mücadele edin. Kimsenin sizi engellediği yok.

Buraya gelip başkalarının hak taleplerine dil uzatarak bir yere varamazsınız. Başkasını engelleyerek yükselemezsiniz.

25 Haziran 2011 12:12

mrtbrcgl

Trabzonbook hocama sonuna kadar katılıyorum. bu senet işi sadece öyp değil 50/d ile çalışan araştırma görevlilerinde, yurt dışına gönderilen y.l. ve doktora öğrencilerinde, normal araştırma görevlisi olup başka bir üniversitede doktoraya gönderilen araştırma görevlilerinde de imzalatılan bir şey. yıllardır bir çok zorluğa göğüs germiş, doktorasını bitirince işsiz kalmış bir sürü doktor var onların sesini ne yök duydu ne de başkası.

tamam senet imzalatılmasın olayını sadece öyp için değil herkes için olduğu zaman mantıklı ve haklı bulabiliriz ama atılma olmasın ne demek ya başarısız olmuşsan atılacaksın. biz nasıl y.l. doktora da başarılı olmak için deli gibi çalışıp geçiyoruz bi zahmet öypli arkadaşta zamanında bitirsin.

25 Haziran 2011 12:18

Trabzonbook

boşver arkadaş bende mail atıyorum şimdi. öyplileri direk prof yapsınlar. onlar baştacımız. bilimsiz bilimselin ilk örnekleri.

25 Haziran 2011 12:42

freedom47

arkadaşlar böyle tartışmayla olmaz bu işler.evet doğrudur 50/d lilerin durumu da kötü.

onlar da kendilerine göre dilekçe yazıp duyurablir seslerini.

bu arada ben de dilekçeyi ilgili yerlere gönderdim.

25 Haziran 2011 13:39

donau

bende 4 üniversitenin arastirma görevliligi sinavina katildim ikisinde listeye birinci siradan girmistim ancak son siradakiler kazandi ne hikmetse.

bundan öncekiler haklarini aramadi diye bizde elimiz kolumuz bagli oturacak degiliz.

25 Haziran 2011 14:16

hakant16
Kapalı

Evet ben de katılıyorum.ÖYP yoluyla araştırma görevlisi olmak isteyenler neden senet stresini yaşamak zorundalar? Ben akademisyen olmak için Türkiye'nin her yerinde görev almaya hazırım.Ama neden senet imzalamak zorundayım?

Ayrıca normal başvurularda dilden 50 puan istenirken bir yıl içinde dilden 65 istenmesini de doğru bulmuyorum.Cünkü bu puan Doçentlik için istenen bir puan ve akademisyenler bu puanı almakta zorlandığı için üniversitelerimizde en çok yığılma yardımcı doçent kadrolarında var.ÖYP'yi kazananlar hemen yüksek lisans ve doktora eğitimlerine gönderilecekse dil puanı ,doktora için de istenen, 55 puan olsa daha doğru olmaz mı?

Eğer ÖYP'yi kazanırsam ama dilim yeterli değilse bana bir yıl süre verilsin kendi imkanlarımla o puanı aldığımda araştırma görevlisi olayım.Eğer alamazsam kaydım silinsin.Ben YÖK'ten bana senet karşılığında hemen maaş bağlamasını yada beni dil kursuna göndermesini istemiyorum ki.

25 Haziran 2011 15:09

mrtbrcgl

öyp dil puanı ile ilgili yazan hocam, normal alımlarda da öyp alımlarında da dil puanı kendi barajını kendi belirlemiş durumda yani herhangi bir ön değerlendirmede 60'ın altında bir dil puanı ben çok göremiyorum.

neden senet, neden dil puanı şartı var süresi var diye çok kızmamak gerekiyor. geçen yıl öyp ile atanıp, senet imzalamayan ve bir sürü insan gittikleri yeri beğenmeyip tekrar tercih yapacak. senet imzalamanın mantığını bir nebze anlamısınızdır inş.

dil puanına gelince bu gün dünyada bilim ile ilgili yazılan ne varsa hepsi ingilizce ve bunları anlayıp yorumlamak için, dil puanı barajının da 65 olması çok normal, tabiki üds kpds çok iyi bir kıstas değil ama gerçekten ölçtüğü çok iyi şeyler var.

zaten öyp de de bir yıl içinde 65 alamaz ve 50 nin üstünde alırsanız normal araş gör. kadrosuna geçiyorsunuz. sonra 55 doktora barajı ile doktora vs yapabilirsiniz.

ister öyp li ol ister normal araş.gör. ol yar. doç içinde doç. içinde sadece doktora yapmak yeterli değildir. bilimsel yayın şartlarının hepsini yerine getirmeniz gerekiyor. öyle ben öypliyim doktoram bitti hanimiş benim yrd.doç. diyemezsiniz.

25 Haziran 2011 15:25

hakant16
Kapalı

mrtbrcgl

Ben tezli yuksek lisans mezunu oldugum icin akademik bir calismada dilin ne kadar onemli oldugunu biliyorum zaten.

Ama bu konuda biraz gercekci olalım lutfen.Docentlik icin istenen dil puanı ilk once 70'ti.Bu neden daha sonra 65'e cekildi?

Sence,üniversitelerimizde en çok yığılma neden yardımcı doçent kadrolarında var?

25 Haziran 2011 22:09

mrtbrcgl

bu yığılmanın tek nedeni dil değil elbette, bir sürü bilimsel yayın yapmanız, bilmem kaç tane tez yürütüp tamamlamanız, uluslar arası taranan dergilerde makalelerinizin yayınlanması vs bir sürü şartı var.

dil puanını almış bir sürü yardımcı doçent bu gereklilikleri yerine getirmek için yıllarca çalışıyorlar. doçentliğin ilk şartı dil değil yani.

hem öyp'ye başvuracak insanların çoğu yeni mezun insanlar, çalışarak her seyin üstesinden gelebilirler, çalışıp yapamayacağını düşünen başvurmasın zaten.

öyp yapısı itibariyle seçiciliği olmayan bir sistem. bir de kalkıp şu da olmasın bu da olmasın falan demek bana doğru gelmiyor.

12 Temmuz 2011 21:07

hozelek44

Trabzonbook arkadaşımızın kesin ÖYPlilerden yana bir yarası var. arkadaşım git sen de hakkını ara. nedir bu saldırganlık ?

28 Ağustos 2012 15:37

zephyros

gncl

Toplam 19 mesaj
ANKET
Sizce Cumhurbaşkanı kim olmalı?











Grup Vizyon