Yandex.Metrica
Oturum açOturum aç / Parola hatırlat Üye olÜye ol

  
Editörler : _neden_
05 Temmuz 2011 21:09  


Suçu toplum hazırlar, işleyen suçlanır.

Esasen sözün orijinali "Suçu toplum hazırlar, suçlu işler." şeklinde.

Buckle'ye ait olan sözü başlıktaki gibi kullanmayı tercih ediyorum.

Bu söz üzerine düşüncelerinizi paylaşırsanız sevinirim.

05 Temmuz 2011 21:18

h-akar

Aslında başlıktaki hali,sözü daha anlaşılır kılıyor.Toplum dediğimiz insan topluluğu, kendisini oluşturan tuğlalardan biri olan bireyi çeşitli sebeplerle yolundan saptırıyor sonra da aslında kendisinin neden olduğu bir suçu işleyen insanı suçlama işini üstleniyor.Gibi...

06 Temmuz 2011 15:37

seyhunsertan

Sevgili h_akar, yorumunuz için teşekkürler. Bakış açınız benimkiyle birebir örtüşüyor. Ancak birçok tartışma veya paylaşım ortamlarında gözlemlediğim kadarıyla bu söze katılmayıp, bireyin düşünme ve karar verme yetisine sahip olduğunu, bu nedenle suçun tamamen bireyin sorumluluğunda olduğu düşüncesini savunanlar da hiç az değil. Şimdi Kohlberg ve onun bir hikayesinden bahsetmek istiyorum:

Bireyin ahlak gelişiminin geçirdiği aşamaları ve bu aşamaların birbirleriyle ilişkilerini ve ahlak gelişimini belirleyen temel prensiplerini en geniş şekilde Kohlberg incelemiştir. 1950lerin sonundan itibaren araştırmaya başlayan Kohlberg, ömrünün yaklaşık 30 yılını bu çalışmalara adamış dikkat çekici bir bilim adamıdır. Özellikle bireylerdeki ahlak gelişimini altı aşamada tanımladığı teorisinden bu yana kendisini destekleyen ve eleştiren pek çok araştırmaya konu olmuştur. Kohlberg'e göre her birey, sosyal ve kültürel çevresine bağımlı olarak kendi koşulları içerisinde ahlak gelişmesini sürdürür.

Kohlberg?in ünlü hikayelerinden olan ?Heinz?in İkilemi?nde; Avrupa?da bir kadın yakalandığı özel bir kanser türünden dolayı ölüme çok yaklaşmıştır. Doktorlar, şehirdeki bir eczanenin yeni keşfettiği radium bileşimli bir ilacın yarlı olabileceğini, kadının kocası Heinz?e bildirirler. İlaç çok pahalıdır ve bir dozu için yaklaşık 200 dolara mal olmaktadır. Fakat eczacı ilacın bir dozu için yaklaşık 2000 dolar istemektedir. Heinz bütün gayretleriyle 1000 dolar toplayabilmiştir. Heinz eczacıya karısının çok hasta olduğunu ve paranın kalan yarısını da sonra vereceğini söyler. Eczacı Heinz?in teklifini kabul etmez ve ilaç için paranın tamamını ister. Şimdi Heinz ilacı çalmalı mıdır? Niçin?

06 Temmuz 2011 22:25

h-akar

Mutlaka bu alanda çalışmalar yapmak için 30 yılını vermiş Kohlberg'in emeğine saygımız var ama onu anlayabilmek için kpssde benim 3 yılım kayboldu( o hikayeyi ezberledim:),kimlerin kaç yılları kimbilir.Gördük ki öğrendiklerimizden çok farklı hayat.Bu nedenle suç ve suçlu konusunda paylaştığınız söz ile ilgili naçizane ben kendi anladığımı yazdım.Bu konuda herkesin kendi deneyimlerine göre düşündükleri vardır elbette.Saygılar

06 Temmuz 2011 23:04

kroniköğrenci
Kapalı

toplum'un pasını insan'ın gol yapması şeklinde de tercüme edebiliriz..

07 Temmuz 2011 00:45

seyhunsertan

h-akar, maalesef ki dediğiniz gibi öğrendiklerimizden çok farklı hayat. Bunu önceden öğrenmek mümkün olmuyor ne yazık ki, yalnızca yaşayarak öğrenebiliyoruz. Sizin aksinize Heinz İkilemi'ni ben yeni öğrendim. Üç yıl kaybınıza üzüldüm, sanırım branşınız sosyoloji, psikoloji veya felsefe grubu. Ancak karşılığını da almış olmanızı diliyorum.

Sevgili kroniköğrenci, şimdiye kadar gerek sohbet ortamlarında, gerekse internet ortamında duyduğum en güzel benzetmeydi :) Paylaşımınız için teşekkür ederim.

Bu konu başlığına gözatanlardan ricam, konu ile alakalı buldukları olay ve eserleri paylaşmaları. Bu edebi bir eser olabileceği gibi, sinema veya diğer sanat dallarından bir eser de olabilir, bir gazete haberi veya çevremizde gerçekleşen bir olay da olabilir. Doğrudan konuyla alakalı olması da gerekmiyor, bunu size hissettirmiş olması yeterli.

İlk örneği kendim vermek istiyorum, Türkan Şoray, Dönüş(1972) filmi. Filmin teması daha başka olsa da, filmdeki Gülcan karakterinin Reşit Ağa'yı vurması bana bunu hissettirmiştir her zaman.

07 Temmuz 2011 23:08

kroniköğrenci
Kapalı

İnsan aç kalmaya görsün, inançlarını bile yer(Albert Camus)

bazı suçlarda toplumsal normların etkili olduğu yadsınamaz fakat suçlu psikolojisiyle mütemadiyen ''tüm suç toplumun aslında...vs'' cümleler kurarsak mantığa bürümekten başka şey yapmamış oluruz

09 Temmuz 2011 23:09

seyhunsertan

Yeryüzünde vuku bulmuş ne kadar tatsız, ne kadar can acıtıcı, ne kadar yürek yakıcı hadise varsa meğerse hepsi yemek yüzünden çıkmış. Her türlü savaşın, her türlü kavganın temelinde "ekmek davası" yatar çünkü. Toprağın bu kadar kutsal bir şey olması, hatta insanoğlunun üzerinde yaşadığı tapulu mülküne "vatan" adını vermesinin temelinde de bu "karın doyurma" dürtüsü yatar. Toprak besin verir, besin karın doyurur, doymuş insan mutludur, açlık ise beladır. Ondan olsa gerek Albert Camus, "İnsan aç kalmaya görsün, inançlarını bile yer," demiş.

[Açlığın Sofrasında-Muhsin Kızılkaya]

11 Temmuz 2011 08:25

darılmaca yok

başlığa katılıyorum. bu şike soruşturmasına verilen tepkilerin az da olsa haklı taraflarından biri olabilir bu gerekçe.

11 Temmuz 2011 10:50

seyhunsertan

sana katılıyorum, eğer ortada bir suç varsa bunu savunmanın anlamı yok, ama fenerbahçeli taraftar ısrarla savunmaya geçiyor, bu durumda şikeye ortam hazırlıyorlar...

11 Temmuz 2011 11:12

darılmaca yok

öncelikle fb li değilim yani duygusal hareket etmiyorum.

malesef gerçeklerimiz bunlar bizim.

malum bir atasözümüz var " kapını kilitli tut komşunu hırsız tutma" yani suça zemin hazırlama, insan zayıftır nefse uyar şeytana kanar meyl eder. tedbirini al ki karşı tarafta kendine yenilip suça meyletmesin.

şimdi futbolda yıllardır bu iş böyle yürümüş karışan eden olmamış yetkililer susmuş hatta destek çıkmış ortak olmuş. aziz bey namusuyla bu işleri yapmaya kalksa ne mümkün.önündeki en büyük engel de yine toplum bürokrasi vs. olurdu. gün dönmüş devran değişmiş kanunlar akla gelmiş ve bizimki de kıskıvrak ele geçmiş.

tabii diyeceksiniz hırsızın hiç mi suçu yok olmaz olur mu? ama yanlız değil onu söylüyorum.

namuslu kalmak zor. kalanda kalıyor olduğu yerde o da ayrı. onunda allah ecrini öbür dünyada versin inşallah.

şener şen in filmleri geliyor akla namuslu adama deli, enayi muamelesi yapar; haklı olduğu yerde haksız çıkarır her alanda namussuza ezdirir mağdur ederseniz o da akıllanır elbet birgün. sonra da cezasını çeker.

şimdi vergide de aynı şey var. devlet vergisini vereni mağdur edip cezalandırıyor. hem parasını alıyor hem kaçağı engellemeyerek rekabet gücünü kırıyor.vs...

11 Temmuz 2011 11:56

seyhunsertan

Şener Şen dedin de, başlığa örnek filmlerden biri de, Banker Bilo :) Bu arada sana bir şey sormak istiyorum, yazdığımız foruma cevap gelip gelmediğini öğrenmenin pratik bir yolu var mı, yoksa illa forumu açıp bakmak zorunda mıyız?

11 Temmuz 2011 12:03

darılmaca yok

forumu açmadan olmaz da ekranın sol üst köşesinde rumuzunuzun altındaki başlıklarda yazıştığınız konular ifadesi var. oraya tıkladığınızda en güncel başlıklar yukarıdan aşağı sıralanır.

11 Temmuz 2011 12:10

seyhunsertan

Teşekkürler bilgi için, soldaki o bölümü biliyordum ama başlıkların güncelliğe göre sıralandığını bilmiyordum. Bu arada sayende bir film daha geldi aklıma, yine Şener Şen ve Namuslu Namussuz.

11 Temmuz 2011 12:14

gülefşan
Yasaklı

suçu yalnızca topluma atmak kolaycılık

ancak onun etkisini göz ardı etmekte saflık olur

Toplam 14 mesaj
ANKET
Sizce mülakatla, daha liyakatli okul müdürleri mi atanıyor?