Yandex.Metrica
Oturum açOturum aç / Parola hatırlat Üye olÜye ol

  
Editörler : vatandaş-27bilgecee10
21 Temmuz 2011 10:11  


Maliyede denetimin birleşmesi hk. (Tek başlık)

Başlık teknik bir sıkıntı yüzünden yazmaya kapatıldı, tekrar geri getirme işlemi yapılana kadar paylaşımlara buradan devam edilsin..

21 Temmuz 2011 10:17

khant

Milletimize arz-ı ağlama

Yahu biz cumhuriyet çocuğuyuz ama Osmanlıca ilan verdik, kusura bakma aziz milletimiz...

Biz aslında o kadar Osmanlı'yız ki, bizi taa 1879 yılında Abdülhamid kurmuştu. (Bürokrasimiz köklüdür efendim.)

İlanda "Abdülhamid Han" dedik, denge sağlamak için lafın burasında Atatürk'ü de işin içine katmazsak herkes kıl kapabilir: Atatürk de bizim için "maliyeyi onlar bilir" demişti... Vallahi...

Maliyecinin zeki, çevik ve ahlaklısını severdi.

Şimdi, göbeğini kaşıyan cahil ayıların oy verdiği bir Kasımpaşalı gelmiş bizi kapatıyor, bu ne rezalettir aziz milletimiz?

Sivil iktidar maliye bürokrasisini düzene sokuyor, cumhuriyet tarihinde böyle bir skandal görülmüş müdür aziz milletimiz? Kim oluyor bunlar?

Sayın Tansel Çölaşan'ın deyimiyle "iktidarın gerçek sahiplerine" yani bize devredileceği günü hasretle bekliyoruz.

Fakat ordudan da tık yok aziz milletimiz! Maalesef...

Yani bir devredilse iktidar gerçek sahiplerine, 1960, 1971, 1980 yıllarında olduğu gibi, güzelce...

Biz cumhuriyeti halk iktidara gelsin diye mi kurmuştuk yani aziz milletimiz?

Bu iktidar bizi kapattı aziz milletimiz.

Artık "Maliye Teftiş Kurulu" yok.

Yahu biz bunu böyle öngörmemiştik, seçimi CHP kazanacaktı, Deniz Baykal başbakan, Mustafa Özyürek maliye bakanı olacaktı, biz de abad olacaktık...

Pardon, gene Osmanlıca bir kelime kullandık aziz milletimiz. Arada dil sürçüyor ister istemez.

Zaten biz de birbirimize "üstad" deriz.

Mason locası gibi bir şey! Aramızda çoğumuz da mason değil midir yani?

Bunlar bizi "alt tarafı vergi müfettişi" yaptılar aziz milletimiz....

Yani biz koskoca Mülkiye Mektebi'ni bunun için mi okuduk bitirdik aziz milletimiz?

Biz vergi müfettişi miyiz aziz milletimiz? Biz maliye müfettişiyiz.

İkisinin arasındaki farkı biz de anlayamadık ama üstünde durmayınız...

Galiba ikincisi düşük kalite, alt sınıf.

Bizi "downgrade" ettiler.

Eskiden olsaydı bunun Fransızca'sını söylerdik ama şimdi geçer akça o değil.

Bizi attan indirip eşeğe bindirdiler, bu yüzden vergiler toplanamayacak aziz milletimiz... Tehlikenin farkında mısınız, merhum İlhan Selçuk'un dediği gibi?

Çünkü biz görevimizi yapmayacağız vergi müfettişleri olarak, havyar keseceğiz, o yüzden de vergi toplanamayacak.

Eee, koskoca maliye müfettişine vergi toplatırsan çöp toplatır gibi, olacağı budur!

Zaten ekonomi batsın ama bu hükümet gitsin, öyle değil mi aziz milletimiz?

Oysa, 1971 yılında Nihat Erim sayesinde iktidara tutunup bir ucundan sebeplendiğimizde (Allah o Memduh Tağmaç paşadan razı olsun, nur içinde yatsın), bütün vergi dairelerinin kapısına kelek plastik harflerle "vergilendirilmiş kazanç kutsaldır" yazmıştık, bunu okuyan her mükellef koşa koşa vergi ödemeye gelmişti!...

Vallahi bunlar bize bundan böyle mühür ve Vinylex çanta da vermezler!

Bütün havamız o mühürde ve o dandik çantada saklıydı aziz milletimiz...

Artık aramızdan bir Erhan Bener çıkıp anılarını da yazamaz. Artık taşrada, evde kalmış öğretmen hanımlarla aşk serüvenleri de yaşanamaz. Artık fakülte bitiren bazı zavallı abazanlar da "bu işin ucunda karı kız var abi" diye müfettişlik sınavına girmezler.

İşin kötüsü şu Engin Ardıç denilen herif de izinden dönmüş, yazılarına kaldığı yerden başlamış aziz milletimiz. Yokluğunda ilan verdik, ayağının tozuyla Türkçe'ye tercüme etti.

Engin Ardıç 21.07.2011 tarihli yazısı

21 Temmuz 2011 10:20

keynesa58

Teknik sıkıntı nedeniyle geçmişte kalan sayfalar inş. silinmiş olur:) Devletin en güzide memurları ve takipçileri de birbirilerine hakaret etmek yerine beyaz bir sayfada konuyu doğru düzgün objektif tartışır, bilgi alışverişinde bulunur belki...

21 Temmuz 2011 10:30

brc82

Maliye Teftiş Kurulu

MAHFİ EĞİLMEZ

12/07/2011

İnsanın bazı gruplarla aidiyetleri vardır. Bu aidiyetlerin bir bölümü kendi seçimi dışındadır: Erkek olmak, Türk olmak,İstanbullu olmak gibi. Bir bölümü de kendi seçimidir:Fenerbahçeli olmak, Mülkiyeli olmak, Maliye Müfettişi olmakgibi. Bence asıl önemli olanları kendi seçimini oluşturanlardır.Ben kendimi tanımlarken kendi seçimime göre yarattığımaidiyetlerden hareketle Fenerbahçeliyim, Mülkiyeliyim, Maliye müfettişiyim diye tanımlayabilirim. Sonradan yeminli malimüşavirlik, yazarlık gibi başka aidiyetler edinmiş olsam da öne çıkanlar bunlar.

Pazar günü bu aidiyetlerimin en önemli gördüklerimden birisiortadan kalktı, bir başkası da ağır yara aldı. 1879?da kurulmuş olan Maliye Teftiş Kurulu bir KHK ile kaldırıldı ve yeni kurulanVergi Denetim Kurulu?na devredildi. Vergi Denetim Kurulu?nunkurulması ve vergi inceleme elemanlarının bu kurulda bir arayagetirilmesini doğru buluyorum, hatta savunuyorum da. Amabu düzenlemede çok önemli yanlışlar var: (1) Maliye Teftiş Kurulu?nun kaldırılması büyük bir hatadır. Bu hata iki yönlüdür: (a) Türkiye?nin, kuruluşu, 1879?a kadar gidenkurum sayısı bir elin parmaklarıyla gösterilecek kadar azkenbunların en köklülerinden birisini kaldırmak hatadır. MaliyeTeftiş Kurulu, Osmanlı enderun sisteminin cumhuriyet döneminde de devam etmiş tek örneğidir. (b) Her bakanlıktabir teftiş kurulu bulunması gereklidir. Maliye Bakanı, bakanlığında ortaya çıkabilecek soruşturma ve teftiş ihtiyacınınasıl karşılayacaktır? Bir süre sonra yeniden bir teftiş kurulukurmak zorunluluğu doğmayacak mıdır? Eğer öyle ise mevcut teftiş kurulu niçin kaldırılmıştır? Bu soruların yanıtı yok. (2) Vergi Denetim Kurulu bağımsız olmalı, siyasettenarındırılmalıydı. Ne yazık ki böyle olmamış bakana bağlı olarakkurulmuştur. Bu durumda vergi incelemeleri siyasal etkidenarındırılma şansına sahip değildir. Önerim şudur: Maliye Teftiş Kurulu?nun kapatılması düzenlemesi geri alınmalı ve mevcutMaliye müfettiş ve yardımcılarına kuruluşta bir kereye özgü olmak üzere Vergi Denetim Kurulu?na geçme hakkı verilmelidir. Bu hakkı kullanmak istemeyenler Maliye müfettişiolarak devam etmelidir. 130 yılı aşan şerefli bir geçmişe sahipMaliye Teftiş Kurulu?nu niçin kaldırdığımızı ne kendimize ne debaşkalarına anlatabiliriz. Vergi Denetim Kurulu bağımsız hale getirilmeli, siyasal otoriteyle ilişkileri açısından Maliye Bakanlığı?yla dolaylı bir ilgi bağı içinde olmalıdır. Zamangeçirilmeden KHK?da bu düzeltmeler yapılmalıdır.

21 Temmuz 2011 10:31

alikamaci

arkadaşlar yeni durumda vergi müfettişlerinin maaş ve özlük haklarında ne gibi düzenlemeler olabilir? bilgisi olan varmı veya yorum yapmak isteyen?

21 Temmuz 2011 10:33

brc82

Bu kurullar ağaçtan toplanmadı

Asırlık Maliye Teftiş Kurulu bir vergi inceleme kurulu değildir. Devlet maliyesinin her noktasında görev ifa ederler. Görevleri esnasında da gerekirse vergi incelemesi yaparlar. Vergi Usul Kanunu da vergi inceleme yetkisini bu şekilde vermiştir. Bu bakımdan yeni kurulan vergi denetim kurulu sayıları üç beş bin den fazla olacaktır içinde eritilmesi çok vahim bir hatadır. Gelir idaresi başkanlığı kısmen bağımsızlaştırılmışken mükellefler hesaplarını denetleyecek olan vergi müfettişlerinin bakana bağlı olmasından murat nedir? Denetimin bağımsızlığı ise KHK bunu temin etmemiştir. Pekala Asli görevi vergi incalemesi olan ve bu konuda gerçekten yetkin görev yapan üyelerden oluşan övgüyü hak eden yetişmiş bir kurul Hesap Uzmanları Kurulu varken neden bu kurulun üst kurul olarak değerlendirilmesi yoluyla onun patronajında yürüyecek bir düzenleme yapılmadı? Vergi denetimi gelir idaresi başkanlığına bırakılmayacak idiyse GİB den bağımsız Hes. Uzm. Kur. pekala bu işi yürütebilirdi. Bu arada 40 yılı aşkın fiili geçmişi ile kurul vasfını kazanmış gelenek ve mesleki duruşunu oluşturmuş Maliye Bakanlığının temel direklerinden biri Gelirler Kontrolörleri de yok edilmişlerdir. Üzücüdür. Bu kurullar kolay ortaya çıkmadı...

21 Temmuz 2011 10:42

Zülmün sınırı yok
Yasaklı

DENETİMDEN HOŞLANMAYAN BİR İKTİDAR (Gözlem Gazetesi 15.07.2011)

Dr.Burhan ÖZFATURA-Eski İzmir Büyükşehir Belediye Bşk.-Eski Hesap Uzmanı

Yeni hükümetin ilk icraatı, 646 Sayılı Kanun Hükmündeki kararname ile, -yangından mal kaçırır gibi- 66 yıllık Maliye Bakanlığı Hesap Uzmanları Kurulu? nu; 1879 yılından bu yana hizmet veren Maliye Teftiş Kurulu? nu, 40 yıldır, devamlı olarak kendini geliştiren, güzel hizmetler veren Gelirler Kontrolörlüğü Teşkilatını; lağvetmek olmuştur.

Bunların yerine, (vergi denetimlerinin de dahil edildiği) ?Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı? kurulmuştur.

-Bu duruma göre; 163 Maliye Müfettişi, 335 Hesap Uzmanı, 363 Gelirler Kontrolörü, 3.939 vergi denetmeni ( toplam 4.800 inceleme elemanı) ? Vergi müfettişi? ünvanı ile, aynı çatı altında görev yapacaklardır.

-Bir başkan ile dört yardımcısının altında; Büyük Ölçekli İşletmeler, Grup Başkanlığı, Organize Vergi kaçakçılığı ile mücadele Grup Başkanlığı, Küçük ve orta ölçekli mükellefler grup başkanlığı, Örtülü Sermaye- Transfer Fiyatlandırması ve Yurt dışı kazançlar Grup Başkanlığı olacaktır.

(Bu gruplandırma tamamen anlamsızdır.) Zira, vergi incelemelerinde hepsi birbirinin içine girmektedir. Belli ki kararname vergi konularına yabancı, Bakanlık Teşkilatının ruhunu hiç bilmeyenler tarafından hazırlanmıştır. Kimseye danışılmamıştır. Sn. Başbakan Maliye Bakanına talimat vermiş, gereği yapılmış, bu değerli kurallar kıyıma tabi tutulmuşlardır.)

-Zaten çok yeterli olmayan vergi denetimi iyice zayıflayacaktır. (Muhtemelen iktidarın ve ona destek veren özel sektör kesiminin, amacı da budur.) Çok sayıda inceleme elemanı devletten ayrılacaktır. (Bir Hesap Uzmanı, Maliye Müfettişi ve kontrolör için iş bulma sıkıntısı söz konusu değildir. Biraz gayret gösteren, devletten aldığı ile kıyas kabul edilemez gelir düzeyine ulaşabilir.)

-Bu kurallar, sadece Maliye Bakanlı? nda üst düzey görevler için eleman yetiştirmiyor, tüm Devlet birimlerinde ve özel sektörde (kalitesi, eğitim düzeyi, dürüstlüğü, çalışma disiplini ile) temayüz eden kişileri de sağlıyordu. Ne yazık ki, yılların birikimi hiçe sayılmış, keyfi bir uygulama yapılmıştır. Belli ki, iktidarın bu tür vasıflı elemanlara ihtiyacı yoktur. Her işi yüzlerine gözlerine bulaştıran, emir kulu yandaşlar kafi gelmektedir.

-Gelecekte, Sn. Maliye Bakanı için Türk Maliye tarihinde güzel şeyler yazılmayacaktır. Gerçi kendisini pek de suçlayamıyorum. Zira, iktidar olduğu ilk günden bu yana, Teftiş Heyetine ve Hesap Uzmanları Kurulu?na kafayı takmıştır. (Bunda, belediye başkanlığı döneminde yaşadıklarının etkisi var mıdır bilemiyorum.) Seçim döneminde Sn. Kılıçdaroğlu ile yaptığı ?Hesap Uzmanlığı? konulu polemiklerin etkisi de nedir, onu da zaman gösterecektir.

-Maliye Bakanı?nın dediği tarzda ?çok başlılık ve dağınıklık? gerekçesi de uydurmadır. Elbette kurallar arasında (bazen abartılsa da) bir rekabet vardı; ama bunun göreve hiç etkisi olmamıştır. Kaldı ki yıllar boyunca bir ihtisaslaşma ve görev dağılımı da sağlanmıştır. Dürüst, şahsiyetli ve dirayetli bir yapı kurulmuştur..( Elbette, taviz vermeyen, politikacı sözü ile hareket etmeyen inceleme elemanları bazılarının işine gelmeyebilir. Hiçbir milletvekili ?hatta bakan- bunlara baskı yapamaz, yön veremez ve karışamazdı. Şimdi arzulanan şey bu şahsiyetli duruşa son vermek midir? Palas pandıras yıkılan bu güçlü yapıların yerine yenisini koymak mümkün olmayacaktır.

-Neymiş? Güçlü bir bir kurumsal kimlik oluşturulmuşmuş. Vergi denetiminde ilk defa uzmanlaşma ve amaca odaklanmış bir örgüt tasarımı sağlanmışmış. Değişimin arkasında ? kararlı ve güçlü siyasi irade? varmışmış.

Gerçekle ilgisi olmayan bir sürü içi boş süslü laf. Bunların hiçbiri Maliye Bakanlığı? na verilen bu büyük zarara gerekçe olamaz.

-Üzülerek görüyorum ki seçim zaferi AKP yi ( bilhassa Sn. Başbakanı) daha pervasız hale getirmiştir. Devlet yapısı ile istediği gibi oynama cesareti vermiştir.

-Şimdi bürokrasi üzerindeki politik baskıyı arttıracak ?Bakan Yardımcısı? uygulamasını merak ve endişe ile bekliyorum zira şahsiyet sahibi hiçbir müsteşar politik torpil ile gelmiş bir bakan yardımcısının baskı ve müdahalesine tahammül edemez. Görevler şahsiyetsiz ve yalaka tiplere kalır.

21 Temmuz 2011 10:52

Zülmün sınırı yok
Yasaklı

Söz konusu "Kurul'sa " gerisi teferruattır. Diye düşünen iktidara yakın çevreler bile iktidara cephe alacaktır.(Örnek; yazılar)AKP nin 2 genel başkan yardımcısı Maliye Müfettişi kökenli ayrıca çok sayıda milletvekili hesap uzmanı ve maliye müfettişi var, CHP de ise keza aynı şekilde Genel Başkan Hesap Uzmanı , yardımcısı Maliye Müfettişi, milletvekilleri var. Çok sayıda eski bakan milletvekili, bürokrat, holding CEO su vs. var.Bunlar günlerdir KHK nin iptali için yoğun kulis yapıyorlar, bakalım ne olacak.

21 Temmuz 2011 10:52

khant

Bakalım Birleşme Kimseyi Mutlu Edecek Mi?

Atilla DÖLARSLAN

Tarih : 2011.07.15 14:08:22

Oldu oluyor derken Maliye Bakanlığı?nın denetim birimleri bir gecede birleştiriliverdi.

Dört ayrı köklü kurum tek çatı altına alındı.

Maliye Teftiş Kurulu, Hesap Uzmanları Kurulu Kapatıldı. Gelirler Kontrolörlüğü, Vergi Denetmenliği ünvanları kaldırıldı, tüm denetim elemanları artık Vergi Denetim Kuruluna bağlı olarak çalışmak üzere ?Vergi Müfettişi? oldu.

Bu birleşmeyi isteyenler vardı, istemeyenler vardı.

Birleşmeyi en çok isteyenler vergi denetmenleriydi. Çünkü yapılanmada ve işleyişte onlar açısından haksızlıklar vardı.

Vergi Denetmenleri de yetkilerini aynı diğer vergi inceleme elemanları gibi doğrudan kanundan almalarına rağmen, Bakanlığın merkez teşkilatı dışında örgütlenmiş olmaları dolayısıyla sanki daha az yetkiyle çalışıyor gibi haksız bir izlenim oluşmuştu.

Görüntüde merkez denetim elemanları daha büyük kurumları, vergi denetmenleri daha küçük mükellefleri inceler gibi bir algı da vardı ama işleyiş böyle de değildi.

Vergi Denetmenleri de çok büyük kurumlarda incelemeler yapabildiği gibi merkez denetim elemanları da küçük mükellefler nezdinde vergi incelemesi yapabiliyorlardı.

Üstelik merkez denetim elemanlarından olan Hesap Uzmanlarının memur soruşturma yetkisi bulunmazken Vergi Denetmenleri bu yetkiye sahipti.

Merkez denetim elemanları arasında da bazı gereksiz çekişmeler vardı.

Maliye Müfettişleri ve Hesap Uzmanlarının doğrudan Maliye Bakanına; Gelirler Kontrolörleri ise Gelir İdaresi Başkanına bağlı birimler olması da başka bir sancı nedeniydi.

Bu bağlı olunan merci farklılığı bu birimler arasında statü farkı gibi yorumlandığı oluyordu zaman zaman.

İşte özellikle Maliye Müfettişleri ve Hesap Uzmanları da olduğunu savundukları bu statü farklılığından dolayı birleşmeye karşıydılar.

Ancak her kurumunda kendine özgü kültürleri vardı. Birimler arasındaki bu rekabet dolayısıyla her birim daha iyi olmak için kendine özgü eğitim ve terbiye sistemi geliştirmişti.

Farklı kültürler olması dışında bu rekabet kurumlar arasında kaçınılmaz bir soğuklukta yaratmıştı.

Şimdi bir anda bu dört birimin birbirine kabul ve hazmetmesi kolay olmayacak elbette. Üstelik birleşme içerisinde yine Vergi Denetmenlerini kızdıracak ayrımcı bir düzenleme de var.

Birleşme sonrasında küçük ve orta ölçekli mükellefler grup başkanlığı, büyük ölçekli mükellefler grup başkanlığı, organize vergi kaçakçılığı ile mücadele grup başkanlığı ve örtülü sermaye, transfer fiyatlandırması ve yurtdışı kazançlar grup başkanlığı olmak üzere dört birim oluşturuldu.

Eski merkez denetim birimleri arasında böyle bir ayrım gözetilmezken vergi denetmenleri küçük ve orta ölçekli mükellefler grup başkanlığına bağlandı.

Böylece birleşmeyi en çok isteyen grup nezdinde de gereksiz bir burukluk yaratılmış oldu.

Yaşayıp göreceğiz, bakalım birleşme kimseyi mutlu edecek mi?

21 Temmuz 2011 10:53

brc82

sen umarım denetmen değlsindir zira bu mesleği icra ednelre saygım var ama senin gibi farklı görüşlere bu terbiyesizlkle mukabele ednelri Allaha havale ediyorum umarım hakkımda ne düşünüyosan Allah sana ıkı katını versin

sayın editör acıktan bana hakaret eden u arkadas ahakkında gereğinin yapımasını rica ederim

21 Temmuz 2011 10:54

keynesa58

sayın brc82, maliye içerisindeki 3 gruptan övgüyle bahsederken vergi denetmenlerininde maliye içerisindeki öneminden ve verdiği hizmetlerden bahsetmediğinize göre taraflı bir şekilde yorum yaptığınızı düşünüyorum. maliye teşkilatını bilen biri olarak şunu ifade etmek isterim ki vergi dairelerinin ihtilafta olduğu, çözüm getiremediği, önüne gelen sorunla baş edemediği her konuda topu atarak vergi denetmenleri tarafından çözülmesi için talepte bulunduğu, yıllarca mağdur edilen, bekletilen mükellefin vergi denetmenine gittiğinde hem devlet hem mükellef menfeaatlerini gözterek en adaletli şekilde işleri sonuçlandırdığı, bu durumda mükelleflerin vergi ve cezalarını dahi ben bunu hak etmişim, benim için adaletli bir karar verildi diyerek devletine kin tutmadan ödemelerini yaptığını görmek lazım. devlet memurunun köklülüğü değil verdiği hizmetin kalitesi, verimi ve toplumda adalet duygusunu tesis etmiş olması mühimdir bence. dolayısıyla tarihe karışan vergi denetmenleride bugüne kadar üstlendiği görevleri en iyi şekilde yerine getirmiştir...

21 Temmuz 2011 10:58

caeteristacentibus

Maliye Bakanlığının yeni bir döneme başlaması açısından vergi inceleme birimlerinin birleştirilmesini önemli bulmaktayım ve bu girişimin vergi incelemelerinde etkinliği artıracağından hiç şüphe duymamaktayım.

Lakin Bakanlığın yeni bir vizyona kavuşturulabilmesi için tek başına bu girişim yeterli olmayacaktır. Kanımca bugüne kadar yapılan en büyük yanlışlardan bir tanesi; denetim elemanlarının vergi incelemelerinde etkin bir şekilde kullanılması yerine onları merkez teşkilatında idari görevlere gelişi güzel atamak olmuştur. Denetim elemanları kıdemlerine, konu bazında uzmanlıklarına ve bilgi düzeylerine bakılmaksızın Bakanlığın her biriminde daire başkanlığı, genel müdür yardımcılığı veya genel müdürlük makamlarına atanmışlardır. Üstelik bu görevlerde yapıya uyum sağlayacakları kadar süre geçirmeleri beklenmeden tekrar başka görevlere atanmışlar, yurt dışına gönderilmişler ya da denetim alanında görevlendirilmişlerdir. Bu uygulama Bakanlık birimlerinde sürekliliğin ve istikrarın bozulmasına yol açmış diğer taraftan da o kurumlarda yıllardır çalışan ancak bir türlü terfi edemeyen uzman kadroların motivasyonunu kırmış, kurumsal hafızanın oluşmasına engel olmuş, pek çok birim sahipsiz kalmıştır. Maliye Bakanlığı bir çok kalifiye elemanını kaybetmiştir.

Maliye Bakanlığı gibi ülkemizin en büyük teşkilatlarından bir tanesini, Uzman insan kaynağına yatırım yapmadan sadece 50-100 merkezi denetim elemanını yetiştirerek yönetmeye çalışmak Bakanlık açısından geçmiş yüzyılın en büyük stratejik hatası olmuştur. Yurt dışı eğitimi, yurt içinde akademik kariyer, yönetime katılım, resen YMM belgesi alınması gibi pek çok imkan sadece bu belli sayıdaki denetim elemanına üstelik de herhangi bir performans kriterine uymaları da beklenmeksizin sunulmuştur. Bu imkanlardan faydalanan pek çok denetim elemanı ise bunun kamuya geri dönüşümünü sağlamadan özel sektöre geçmiştir. Gerek özel sektördeki eski denetim elemanları gerekse de Bakanlık içinde idari görevde bulunan denetim elemanları göz önüne alındığında bu merkezi denetim birimlerinin, denetleyen mi denetlenen mi olduğunun belli olmadığı sakat bir yapı ortaya çıkmıştır. Merkezi denetim elemanlarının icraatları ve performansları ise denetim bağımsızlığı ilkesi üst başlığının gölgesinde hiçbir zaman etraflıca sorgulanamamıştır. Geçmişte Maliye Bakanlığının bünyesinden kopan pek çok kurum, bugün modern çağın getirdiklerine ayak uydurarak, kalifiye personelini yetiştirmiştir. Bugün bu kurumlar, Bakanlık ile kıyaslandığında aradaki olumsuz fark herkesçe görülebilir hale gelmiştir. Pekiyi son elli yıldır Bakanlığı merkezi denetim birimlerinin yetiştirdiği personel yönettiğine göre, bu gün Bakanlığın içinde bulunduğu ağır aksak durumun sorumlusu kimdir? Bu soru hiçbir zaman gür sesle sorulamamıştır. Bugün böylesine kökten bir değişikliğe gidilirken bu soruyu sormanın tam zamanı olduğunu düşünmekteyim.

Bugüne kadar merkezi denetim birimlerinin tekelci güç odağı zihniyetiyle hareket etmesi nedeniyle Bakanlığın diğer birimleri, işlevlerini yerine getirmek için ihtiyaç duyduğu yetkiden, inisiyatif alanından mahrum kalmıştır. İşin asıl sahipleri olması gereken uygulayıcı kadrolar yönetim süreçlerine dahil edilmemiş, sorunlarına duyarsız kalınmıştır. Bu kadroların talepleri her zaman denetim birimlerine alternatif oluşturma çabaları ya da denetim birimlerinin sahip olduklarının kıskanılması gibi görülmüştür. Uygulayıcı kadrolara saygı gösterilmemiştir. Bunun kaçınılmaz sonucu olarak Bakanlık birimleri ortak bir kurum kültürü oluşturamamıştır. Motivasyonunu kaybeden Uzman kadrolar, esasen her birisi kendi dalında yeterli derecede önemli işlerle uğraşıyor olmalarına rağmen ?biz daha iyiyiz? ?biz daha kalifiyeyiz? yarışına girmişler, Bakanlık yönetimi ise Uzman kadroların içerisinde bulunduğu bu durumdan adeta istifade etmiş ancak bu aksaklıkları düzeltmek yoluna gitmemiştir. Sonuçta Bakanlık, öz güven sahibi olabilmek için fırsatları elinden alınmış, bilgi ve tecrübelerini üretime aktaramadığı için motivasyonunu kaybetmiş teknokratlar ordusu ile dolmuştur. Çekirdek hücrelerdeki bu rahatsızlık görmezden gelinerek, sırf birilerinin kazandığı mevzileri bırakmaması adına günü kurtaran görünürde reformlar yapmak kanserli hastaya aspirin vermekle aynı şeydir. Ki üzülerek söylemeliyim ki bugüne kadar hep bu yapılmıştır.

Bu nedenledir ki bundan sonraki süreçte Maliye Bakanlığı modern bir yapıya kavuşturulmak ve etkin çalıştırılmak isteniyorsa;

? Bakanlık birimlerinin ilave yetki, kaynak, ekipman gibi ihtiyaçlarının Bakanlık üst yönetimi tarafından sıhhatli gerçekleri yansıtır bir şekilde tespit edilerek gerekli yetki devirlerinin kaynak aktarımlarının yapılması,

? İnisiyatif ve gücün Bakanlık tabanına yayılması,

? Bakanlık içerisinde yeni bir özlük hakları düzenlemesi yapılarak çalışma barışının ve personel motivasyonunun yeniden sağlanması,

? Modern bir yönetim anlayışına geçilerek uzman kadroların kariyer imkanlarının genişletilmesi ve uzmanların da yönetim süreçlerine dahil edilmesi,

? Yurt dışı eğitim, bilgi görgü artırmak için yurt dışına gönderilme gibi imkanların, yarışma sınavı ile alınan tüm uzmanlar ve müfettişler içerisinden en fazla puana sahip olanlara adaletli bir şekilde sağlanması,

Gibi tedbirlerin alınması bizce büyük önemdedir.

21 Temmuz 2011 10:59

brc82

eleştirinizi anlıyorum keynes bey

benım cok sayoda denetmen arkadasım var bır cok denetmen kardeşimöizn derdi birleşme değildi

boyle bır yapıyı bıraskın merkezdekiler denetmenler bıle düşünmüyordu buna itiraz olan kımse ypok zaten

denetmenlerin sorunu özluk ve rotaysyondu

özluk 3600 oldu artık denetmenın emeklı maası 2300 cıvarı yaklasık tabıkı

dolayısyla artık emeklı olanubaılecek bır rakam bunu bende ıstyrum

inşallah rotasyon sacmalığıda son bulur

ama rica edrim sınavla girilmeyen bir yere kararname ile gelinmesini ben adaletle izah edemem ve kendimede boyle bir yerde olmayı yakıstıramam

21 Temmuz 2011 11:04

alikamaci

vergi müfettişliği unvanı kanımca yeni ihdas edilen kurulun yerini tam olarak ifade etmiyor.vergi denetim kurulu doğrudan bakanlığa bağlanmış teftiş soruşturma ve inceleme yetkileriyle donatılmış bir kuruldur.yeni durumda bakanlık bünyesinde bulunan tüm birimlerin denetimini de yapabilecek statüye sahip olmuştur. dolayısıyla unvanda yer alan ve bana göre görev tanımını kısıtlayan vergi ibaresi yerine maliye ibaresi olsa daha iyi olurdu.yani ''maliye denetim kurulu'' ...bu kurul yıllardır olması gereken ama bir türlü gerçekleştirilemeyen muhteşem üçlüyü barındırmalı ve merkezi denetim elemanları arasındaki birliği sağlamalı, bunun yanında vergi denetmenleri için ise olması mutlaka gerekli olan merkezi denetim elemanı statüsüne geçme yolu açılmalıydı.merkezi denetim elemanlarının özlük haklarının iyileştirilmesi ve maaşlarının artırılması özel sektöre geçişi de azaltacaktır. bu durumda yüzde 2 lerde seyreden inceleme oranının artırılması ve çok uzun ve zorlu eğitim süreçlerinden geçirilerek yetiştirilen çok kalifiye elemanın da kurum bünyesinde tutulabilmesi sağlanabilecekti.merkezi denetim elemanlarına yapılacak özlük hakkı iyileştirmesi kadar olmasa bile vergi denetmenlerinin özlük haklarının iyileştirilmesi de gerekmektedir..nihayetinde onların da çalışma şartları da çok da iyi değildi.ancak bundan böyle performans uygulamasının getirilmesinin de faydalı olacağı kanaatindeyim. çünkü vergi denetiminde işlerin uzun süre bekletilmesi denetçinin serbest çalışması işini bazen savsaklayıp gereği gibi yapmaması olaylarını da beraberinde getirmekteydi. nitekim soruşturma dosyalarının önemli bir bölümü de zamanaşımlı işlerin sekteye uğratılarak kamu alacağını tahsil edilememesi sebebini teşkil etmektedir...

21 Temmuz 2011 11:04

mırmırcı

brc82

Birader iyice psikiyatrik bir vaka olmuşsun.Senin geceleride uyumadığına eminim.Forum boyunca yapmadığın saldırganlık,etmediğin hakaret,aşağılama kalmadı.Kardeşim git bir psikoloğa ,düzelttir kendini rahatla.Biz seni burada sanal ortamda ne yazık ki düzeltemiyoruz.

Ne kadar çok koymuş bu khk.sana .Dertli yapmış seni.Yazıktır,gençsin daha.Biraz çık dolaş,denize falan gir. Serinlersin,kızgınlığın gider.Bu arada Türkçe durumunda çok berbat.Kafa durumun klavyenide etkiliyor sanırım.

Artık insanda acıma,şefkat duygusu uyandırıyorsun.Biraz ruh sağlığına önem ver efendi.Yardımcı olacak kimsen yoksa ,biz yardımcı olalım.insanlık ölmedi.

21 Temmuz 2011 11:06

Zülmün sınırı yok
Yasaklı

brc82 adlı yorumcu kardeşim, kardeşim diyorum çünkü uzmanlık sınavlarına hazırlandığını yazmıştın.Kendi 27 yıl önceki halimi hatırladım.Daha sınavlarına girip kazanmadan meslek şovenizmi içine girmişin, birde mesleğe girsen 3 yıl muavinlikte alacağın eğitim ve stres ile iyice psikolojin bozulacak.Bu kurullar içinde yer alan bazı dengesiz insanlar zıvanadan çıktıkları için (haklı olarak) kaldırılmak isteniyor.Bu kadar kraldan çok kralcı olursan, hem kendine, gençliğine, hem ailene, hem mesleğine yazık edersin, bu kurullardaki bir çoğu gibi psikolojik tedavi gerektiren bir insan olursun.Girdiğine gireceğine pişman olursun.Benden söylemesi.

21 Temmuz 2011 11:12

keynesa58

sayın caetaristacentibus, bugüne kadar okuduğum en bilimsel, objektif ve saygın yorumu sizin yaptığınızı gördüm. Kaleminize sağlık, süper...

21 Temmuz 2011 11:14

Mefhumun Muhalifi

brc82; her fırsatta benim çok sayıda denetmen arkadaşım var diyorsun,acaba o arkadaşların senin bu forumda sürekli yazan brc82 olduğunu biliyorlar mı? İçinde bir gram olsun erkeklik varsa o arkadaşlarına kim olduğunu söyleyebilecek misin?

21 Temmuz 2011 11:15

alikamaci

unvanın vergi olarak konulmasında ve kurulun doğrudan bakana bağlanmasında sebep olarak bir ihtimal daha olabileceği kanısındayım. o da gib in bağımsız hale getirilmesi veya başka bir bakanlık bünyesine alınması halinde denetiminin (vergi) teftişinin ve soruşturmasının bu kurula yaptırılarak kontrol yetkisinin maliye bakanlığında tutulması olasılığıdır.

21 Temmuz 2011 11:16

brc82

ya kardedim siznbu mesleğe gelmişssinzi hala bir fikir ortaya atamıyosunuz bir düşünce yapınız yok başbakn ne ders o sizin düşünceniz menfaatınız ne yondeyse oraya gıdysunuz

bu kadar kafasının içi boş olnlar mekezdekş adamlarla otturup cay bıle içemez

21 Temmuz 2011 11:18

brc82

ayrıca konu denetimin birleşmesi sahıslarla değil bu olayla ılgılenın hadi bakalım

Toplam 1329 mesaj
12345678910111213»
ANKET
MEB'in politika üretebilmesi için, öğretmen atamalarının taşraya devredilmesini ister misiniz?