Oturum açOturum aç / Parola hatırlat Üye olÜye ol

  
Editörler : *dr_Türkyılmaz*
23 Temmuz 2011 09:55  


Tıp mı Yoksa Diş hekimliği mi?(Yardımlarınıza acil ihtiyacım var)

Arkadaşlar belki de bir çoğunuz için bu soru oldukça saçma gelmiş olabilir.

Bu yıl LYS den kardeşim ilk 8000 de,Kendisi Tıp okumayı istiyor fakat ilk hedefi Ankara-istanbul-konya-bursa gibi illerdi ama sıralaması yetersiz kalacak.Durum böyle olunca sıralaması 10000 ler de olan hacettepe diş hekimiğini mi yazsak acaba çelişkisine düştük...

Diş hekimi bir tanıdığım "sakın diş hekimliğini yazma rezillik" diyor..

çapa mezunu pratisyen doktor bir akrabam ise tıp ta TUS u kazanmazsan bi anlamı yok diyor.

Yani dışardan bakılınca elit kesimin yer aldığı,yoğunlukları haricinde bir sıkıntılarının olmadığı düşünüldüğü sağlık çalışanlarının gerek özlük hakları gerekse çalışma koşullarından son derece sıkıntılı olmaları şaşırttı bizi...

Siz değerli hekimlerden bu hususta yardım bekliyorum,bu husus başarılı bir öğrencinin geleceğini şekillendirecek,biraz önemseyip fikirlerinizi belirtirseniz çok sevinirim..

Ne yazık ki hekim olan dost ve akrabalarımıza her soruyu soramıyoruz:)

1- Sıralamada 8000 için yaklaşık 20 tıp seçneği var( fakat il olarak istediklerimiz değil) sizce bunun yerine en yüksek puana sahip fakat sıralamada 10000 lerde olan hacettepe diş hekimliğini mi yazmalıyız?

2- Pratisyen mi yoksa diş hekimi mi? şeklinde bir soru yöneltsem çok mu ayıp etmiş olurum:)

3- Atanma koşulları ne şekilde inanın hiç bilgim yok..

Tıp mezunları her yıl tek aylar kendi tercihlerine,çift aylar devlet atıyor

diye duydum ne kadar doğru bu konuyu açabilirmisiniz biraz?

diş hekimlerinin devlete atanması tıp mezunlarından farklı mıdır?

4-Okuma koşulları anlamında diş hekimliği mi yoksa tıp mı daha zor?

5- Üniversite masrafı anlamında halk arasında söylendiği gibi her ay 1 milyarı bulan masraflar gerçek mi?(o zaman işimiz çok zor çünkü:)

6- Çok abes kaçmazsa diş hekimi maaşımı yüksek yoksa devlette çalışan bi doktorunmu diye sorayım?

7- Atanma anlamında hangi bölüm daha şanslı?

8- Tıp tercih edilirse hangi üniversiteyi (akdeniz ve iç anadolu ağırlıklı) tavsiye edersiniz?

9- Sizce neden tıp ı tercih etmeli ya da etmemeli? aynı şekilde diş hekimliği için ??

Cevaplarınız bizim için çok önemli inanın şu an kız kardeşimle yazacağınız cevapları heyecanla bekliyoruz..Çok teşekkür ederim....

23 Temmuz 2011 16:36

' ' dt.32 ' '

Yarayı deştiniz konuşmak zorundayım, suçum yok masumum :)) Vakti zamanında bahsedilen şartlarla aynı durumu yaşamış biri olarak konuşmalıyım. Bu iki fakülteye de dışarıdan bakılınca, sağlık sektörünün kollarıdır ve toz pembe hayallerle başlanır. İlk 8000'deydik ama gel gör ki idealistiz dedik, maniplasyon(el yeteneği) özelliğimiz de var gidelim diş hekimliğine, tıpları da itelim bir kenara. Diş hekimliği oldukça yorucu, masraflı, yaşam tarzından bile ödün verilmesi gereken (ki bu uğurda iki dönem arkadaşımızı beyin tümöründen kaybettik) ilginç bir branştır. Tıp için TUS'u göze alacaksın ama iki mecburi hizmet göreceksin uzmanlık yolunda. Yaş 35 olmuş senin daha eline hayal meyal geçecek 4000-5000. Derken diş hekimliği serüveni başladı. Gel gör ki onca sene kafa patlat, saçlarına aklar düşe. Belki muayenehane açarım düşüncesine gir ama şartlar kötüleşmiş, gereksiz yerlerde gereksiz fakülte çoğaltmaları, gereğinden fazla mezun. Bu sağlık bakanlığında kim bilir ki diş hekimi maaşının 1200-1300 lira olduğunu. Dönerden ek ödeme desen, hangi hastanede ne kadar alacağın belli değildir. Kısacası yaptığın tahsil, verdiğin onca emek Türkiye'de yaşam standardı sağlamıyor. Gün geçtikçe durumlar daha da vahimleşiyor. Diş hekimini açıktan kurayla sözleşmeli almak diye bir saçmalık uydurdular ki ona da sesini çıkaran bir meslek örgütü yok. Dahası şu maaşların komikliğine müdahale edecek bir sağlık bakanı da yok ortada. ''Siz şartları bilerek geldiniz devlet görevine'' deyip işin içinden çıkması bedava. Daha neler neler var bu işin içinde ama açıklamaya kalksan hepsi biranda akla gelmez. Bu alanları seçerken 100 defa 1000 defa düşünün derim ama 'uzaktan davulun sesi' misali bu işler...

23 Temmuz 2011 21:42

nicksizprens

Dt.32 hocam ;

Öncelikle cevap verdiğiniz için teşekkür ederim,sabahtan beri yanıt gelmesini bekliyoruz ama hekimlerimiz ya dinlendikleri için ya da mevzuyu pek önemsemedikleri için yanıt yazmamışlar.

Hocam yazdıklarınızdan durumun sanıldığı gibi toz pembe olmadığı ortada fakat çok karamsar bir tablo çizmediniz mi?Yani çevremizde ki sağlık çalışanları biraz da şahsi durumlarından kaynaklıdır belki ama maddi anlamda son derece rahatlar sadece işin yoğunluğundan şikayetçiler..Biraz da hasta tutumlarından...

Ben hacettepe mezunu matematik öğretmeniyim maaşım ek dersle birlikte 2000 lirayı buluyor..diş hekimlerininin 1200-1300 alması şaka gibi geldi bana...Lütfen bunun bir şaka olduğunu söyleyin..o zaman döner olayı çok fazla olmalı yoksa nasıl 4000-5000 tl den bahsedilebilinir ki??

Statü anlamında biz öğretmenler gerçekten eziliyoruz,öyle bir hale geldik ki öğrenci azarlar,veli azarlar,müdür azarlar ..şamar oğlanına döndük..Öğretmeniz diyoruz "oooo yatarak para,bol tatil vs vs " gibi ithamlar..kim bilir ki akşam geç saatlere kadar ücretsiz dersler düzenlediğimizi,haftasonlarımızı öğrencilerimize feda ettiğimizi,saatlerce ayakta boğaz patlattığımızı,üstüne yüzlerce formalite ıvır zıvır işlerle uğraştığımızı...Hiç bir meslek kolay değil ..davul sesi gerçekten uzaktan hoş geliyor insanlara...

Şimdi kardeşim benimle aynı kaderi paylaşsın istemiyorum..Öğretmene gereken değer ve saygı günümüzde gösterilmiyor artık..Toplum tarafından daha çok saygı gören bir mesleği "hekimliği" seçsin istiyoruz...elbette okuması zor ve masraflı sonrası da yorucu olabilir ama inanın her mesleğin sadece içinde olanın bildiği binlerce olumsuz yönü var..kimse mesleğinden memnun değil aslında..Ama dediğim gibi bir doktora gösterilen saygı diğer meslek gruplarına gösterilmiyor...Hem kardeşimin sıralaması da güzel böyle bir durumda öğretmenliğe gitmesi son derece saçma olacak...

Bu arada tıp ve diş hekimlerinin nasıl atandığı konusunda daha açıklayıcı bilgiler verirseniz çok memnun olacağım..Görüşlerinizi bekliyoruz..

24 Temmuz 2011 10:26

' ' dt.32 ' '

nicksizprens kardeşim anlatılacak çok şey var tabii, ben sadece bir kısmını yazmıştım. Evet inanması zor da olsa, sağlık bakanlığı dışarıdan herşeyi toz pembe gösteren ama bir milli eğitim bakanlığı veya içişleri bakanlığı kadar bile kendi personeline gereken değeri vermeyen bir bakanlıktır. İş yükü çok fazladır, sorumluluk fazladır ama alınan maaşlar tam komedidir. Hani inanmıyorsun ya maaşlara, ben geçen ay vergi dilimi hikayesinden %4 zamlı maaş olarak 1275 lira maaş aldım, inanmıyorsan bordromu bile göstermeye hazırım. Yani bunları söyleyince kimse inanmıyor, çünkü işlerine gelmiyor. Hadi o çok sevilen sağlık bakanı bunu da düzeltsin, öyle sağda solda konuşmayla olmuyo bu işler. Lise mezunundan bile düşük maaşımız var arkadaş, hadi düzeltin bu saçmalığı da görelim. Döner sermayeniz var diyorlar, hastanenin hekim performans puantajı yüksek olduğundan baraj puanı geçmek zor, geçemedik 600 sabit - 400 lira ek ödeme. Bu mudur yani yaptığın tahsilin karşılığı? Yok yokk yine sinirlerim ayağa kalktı ben konuşmayacağım artık, inandıramıyorsun ki kimseyi arkadaş!

24 Temmuz 2011 10:27

nicksizprens

GÜNCEL......

24 Temmuz 2011 10:36

nicksizprens

Dt.32 hocam,yazdıklarınızı görmeden güncel yazdım kusura bakmayın..

Anlaşılan maaşınız 2250-2500 arası..Bu noktada şunu söyleyebilirim ki gerçekten bir hekim olarak az hem de çok az ..Sağlık çalışanları özellikle hekimler 5-6 yıl o çileli eğitim sürecinden geçip bu seviyeye gelene kadar hayatlarından kendilerinden ödün veriyorlar ve kesinlikle bundan daha fazlasını hak ediyorlar..Gerçekten çok yazık ...

O halde siz kardeşimin TIP okumasını tavsiye edersiniz sanırım ...

Size bi soru daha sormama müsade edin..Diş hekimlerinin atamaları ne şekilde oluyor,devlete atanmak gerçekten çok mu zor?

24 Temmuz 2011 10:48

' ' dt.32 ' '

Atama konusunda ilk yazımda belirtmiştim aslında, diş hekimi atamalarında açıktan kura ile sözleşmeli atama yapılıyor ki tamamen şansına kalmış, senin ilk tercihinde belirttiğin yeri çok fazla kişi tercih etmezse şansın olabilir. Pratisyen hekim atamalarında diploma verilmediği için önce mecburi hizmet ataması yapılır, daha sonra uzmanlık isteğine göre yolunu kendin çizersin, uzmanlıktan sonra bir mecburi hizmet daha görürsün yaş olmuş 33-35 civarları, ondan sonra kazanırsan hasbel kader birşeyler kazanmaya başlarsın o da uzmanlık alanına göre tabii. Tavsiye edebileceğim tek şey kimse büyük hayallere kapılmasın, sonu hüsran olmasın. Hayırlısı olsun tercih yapacak kardeşlerimize

24 Temmuz 2011 11:21

nicksizprens

Teşekkür ederim hocam verdiğiniz bilgiler için..tanıdığım tüm doktorlar memleketlerinde yaptılar mecburi hizmetlerini sanırım şanslı azınlık bunlar..

Diş hekimlerinin sözleşmeli çalışmalarına şaşırdım öğretmenler de bile sözleşmeli kalmadı artık hepsi kadroya alındı..

Bu arada diş hekimlerinde mecburi hizmet yok mu acaba?

Neyse yaranıza tuz bastığım için beni affedin şuan çevremizdeki bir çok kişiyle tercih konusunu tartışıyoruz ağırlık olarak TIP tercih etmemiz yönünde tavsiyeler mevcut oysa kardeşim hacettepe diş hekimliğini Mersin Tıp fakültesine tercih etmeye hazırdı...

24 Temmuz 2011 15:19

beyazgul82

diş hekimleri cidden bu kadar az mı alıyor şaşırdım...komşumuzun oğlu gayet ii kazanıyor gibi görünüyor :)

onun muayenehaneside vardı paraya para demiyordu(milletin bütün dişlerini çekip kendi diş yapıyordu)ama şuan varmı bilmiyorum...

madem ücretler az gitsin öğretmenlik okusun...

24 Temmuz 2011 22:05

nicksizprens

Sanırım diş hekimliğinde muayenehanesi olanlar iyi para kazanıyor..Devlette çalışanlar gerçekten az alıyorlar..Merak ettiğim bir diğer konu diş hekimlerinde mecburi hizmet olup olmadığı?

Gerçekten çok zor bir noktadayız her 10 kişiden 7 si TIP seçmemizi öneriyor sadece hekim arkadaşlarımızı fikrini daha çok almak istiyordum..

26 Temmuz 2011 15:38

rad_izmir

öncelikle sundan bahsetmekte fayda var; dis hekimi olup, hala bu ülkede özelde iyi paralar kazanan insanlar mevcut. dis hekimi her daim, acil durumda insanların mutlaka gitmek zorunda oldugu tıp hekimleridir. 20 yasında universiteyi kazanan biri 25 yasında bu işten para kazanmaya başlar. endodonti, ortodonti , pedodonti vs gibi yuksek lisans bolumleri de mevcut. mesleki olarak yuksek lisans yaparak herhangi bir dal secebilirsiniz. tıp hekimliginde ise Tus u kazanmak emin olun oyle zordur ki, 1koskoca yıl calısmanız yetmez. tusu kazanamazsanız pratisyen hekim olarak toplumda eskiye nazaran yeterli saygıyı da gormessiniz. ne yazıkki boyle. gunumuzde artık acil tıp 'ın bile uzmanlıgı mevcut. devlette calısan pratisyen hekimlerin bir cogu( bu meslekte hizmet puanı yuksek olanlar) aile hekimligine kaydırılmıs durumda. su an yeni mezun butun pratisyen hekimler ya 112 de calısmakta yada eksik bir kac yerde bosluk doldurmakta. onumuzdeki yıllara bakınca 6 sene okul okumus ve turkiyede dereceyle yerlesmis biri tusu kazanamadıgı takdirde calısabilecegi yer kesinlikle kişiyi tatmın edicegini sanmıyorum.

tek care tus gibi gorunuyor. tusu kazanmak icin 1 sene boyunca cesitli tus dersanelerine binlerce lira yatırıp, onca emek ve ders calısmadan sora asistanlık kazanan birey; asistanken ayda( comez oldugu ilk bikac sene) 16 nobet tutmaya zorlanır. servısın butun cilesini, kıdemli asistanlarının butun istteklerini yerine getirir. emin olun yeterince cileli iştir. 6 yıl egitim(buda en kısa sure bazı universitelerde hazırlıkve belki kalırsınız vs) + 1 yıl tusa hazırlandınız+ yıl cileli asistanlık yaptınız+ 1 yıl zorunlu gorevınızı yaptınız. 20 yasında univ giren kisi 35 36 yasında ancak uzman olup iyi paralar kazanablir.

fakat 25 yasında univ biten bir dis hekimi hem calısarak yapacagı yuksek lisansla birlikte aynı zamanda hayatındaki diger sosyallegine de vakit ayırabılır. dis hekımının acıl cilesi yoktur ki emin olun bircok farkından daha da onemlıdır. bir beyin cerrahi asistanın cektigi kulfeti ve is yukunu tahmın bile edemezsniz.

tum bunlara gore kesinlikle dis hekimligi. herkes iisindeki bazı olay ve olgulardan tatmin olmayabilir, hevesini kırıcı cesitli seylerle karsılasır. emin olun saglık sektoru eski saygınlıgını yitirmektedir. gun gectikce insanlar saglık calısnlarına daha kustahca ve sert yaklasmaktadır. burada onemlı olgularında biri de kisinin meslegini sevip sevmemesi. emin olun kazanıcagı para iki meslek grbundada yıllarca vermıs oldgu emegi karsılamıycaktır. soyledigim gibi artılarını eksilerini iyi degerlendirip oyle bakmak lazım. saygılarımlaaa...

26 Temmuz 2011 23:28

nicksizprens

Rad-İzmir ;

Öncelikle değerli fikirlerini paylaştığın için çok teşekkür ederim..Bakış açınıza katılmamak mümkün değil...Zaten diş hekimliğine yönelmemizdeki en büyük sebep kesinlikle bu olacak..Bana kalsa PDR yazsın ,okusun 4 yıl sonrası rahat bi öğretmenlik süreci.."Ama ilk 8000 de olupta öğretmenlik yazmak " insanın gönlü el vermiyor böyle bir duruma...

En yüksek diş hekimliği hacettepe ve 10000 lerde..Kardeşim üniversite olarak cazip görüyor diş hekimliğini , kesinlikle bu mesleğe dair bi idealistlik yok..tıp içinde aynı şekilde....

Yaklaşık 7-8 diş hekimiyle görüştüm ve hiç biri de önermiyor mesleğini hele bayan için ideal değil diyorlar..."adam yerine koyulmuyoruz,doktor gibi sayılmıyoruz..vs" gibi şikayetleri çok..Belki pratisyen doktorlar da aynı düşüncelere sahiptir ama aile hekimliğine geçmeleriyle maddi anlamda ciddi rakamlar kazanıyorlar..

Kafamızı karştıran önemli bir husus ise atamalar..

Diş hekimliğinde devlete atanmanın zorlaştığından,mezunlardan %5 gibi küçük bir oranın atandığından ve torpil ağırlıklı olduğundan vs bahsettiler..

Tıp ta ise hemen mecburi hizmete atama yapıldığından ayrıca kendi memleketinde bile mecburi hizmetini yapabildiğinden vs bahsettiler...

saçma bir soru daha sorayım tıptan diş hekimliğine geçenler olduğunu duyduk,acaba bu yatay geçiş yoluyla mı oluyor yoksa sınava yeniden girip ortak derslerden muaf olma durumumu olacak?

teşekkür ederim..

27 Temmuz 2011 02:32

rad_izmir

tıptan dis hekimligine gecis hakkında hicbir fikrim yok.

kotu bir universitenin tıp fakultesindense, hacettepe gibi bir universitenin diş hekimligi bence daha makul. dediginiz sayılar hakkında cok net bilgim yok ama emin olun on sene oncesinde hicbir yerde dogru durust agız ve dis saglıgı merkezi yoktu. simdi buyuk sehirlerde cogu semtte var. belli saatlerde acılan randevu 10 dakikada tukenmektedir. burda en onemlı detay su; artık insanlar diş ve agız saglıgıyla ilgili her turlu tedavısını devlette yaptırabiliyor. tek sıkıntı randevu alıp, dogru zamanı ayarlamakta. ozel muayeneye giden pek tabikide bir kesim olucaktır. tanıdık, bildik ve işinde iyi olan hekimler hep bilinir, tercih edilir. onun dışında devlet agız ve diş saglıgı merkezlerini ciddi oranda arttırmayı hedeflemektedir. buda tabi alım sayısını arttırır.

şunuda solıyım; artık tus oldugu gibi diş hekimliginde de 'dus' getirmişler diye duydum. ne kadar dogrudur bilmiyorum ama arastırın derim.

peki bu ulkede yaptıgı meslegi oneren birini tanıyormusunuz? ben sahsen tanımıyorum. ciddi maddi birikim yapmıs insanlara bile mesleginin artılarını sorsanız; o iş yapılıcak iş degildir. eski tadı yoktur vs vs. bahsettiginiz farkındaysanız dis hekimligi, pratisyen hekimlik. turkiyenin oss de %1 lik kesiminin oldugu, en basarılı sayısal ogrencileri. bazı seylerde sizi olumsuz dusunmeye sevk edenler pek tabikide olucaktır. lakin bundan 100 sene sonra da bu islerden para kazanan insanlar olucak. saglık sektoru rehabilitasyon ve tanı alanında ilerlesedeee, tedavi herzaman olucaktır ve bu arkadaslarımız hep toplumda iyi kazanan, bireyler olucak. madem bu kadar kotu meslekler sayısal ogrencisi ne yazsın allah askına? kızlarımızı muhendıs mı yapalım?

tıpta acılan kontenjanlarda eger memleketinize cok talep yoksa pek tabıkıde oraya atanabılırsınız. 5 tercıh arasından kurayla bu ıslem yapılmakta. sectıklerınız arasından cıkmassa, rastgele bir yere de gonderilebilirsiniz. mardin kızıltepe de olabılır, hakkari yuksekovada olabılır. bunda torpılın olmadıgını dusunmeyin sakın!!

dedigim gibi her bransta oldugu gibi artık bazı seyler yetmıyor ne yazıkki. 6 yıl okudunuz, dahiliye kazandınız, 5 sene asistanlık yaptınız, yandal sınavına girdiniz, gastroenterloji kazandınız 3 sene asistanlık yaptınız. keske 90lı yıllardaki gibi sadece dahiliye uzmanı olmak yetseydi...

emin olun artık insanımızda saglık alanında cok bilinclendi. taşra dan gelen insanımız bile hastaneye geldiginde ornegin gastroyu, cocuk pskytristini biliyorlar ve burda varmı dıye soruyorlar. yani yandal yapmıs bir hekimin, daha cok okudugunu biliyorlar.

varın şimdi siz dusunun pratisyen hekimligini..

aile hekimligine geciste, hizmet puanı yuksek hekimleri aldılar. yani yeni mezun veya 5 senelik pratisyen hekimler buna dahil olamadılar. 1 aylık kurs sonucu aile hekimi oldular. bir defaya mahsustu. simdi sunuda solıyım bu ulkede zaten aıle hekımlıgının asıstanlıgı var!! ve en buyuk sacmalık orda basladı. onca aıle hekimi asistanına yapılmıs haksızlıktı. neyse ileride onlar icinde bir yol dusunulur muhakkak. dedigim gibi yetisen aile hekimligi asistanlıgı var. yanı oda Tus la alıcak.

acil tıp uzmanları yetistikcede acillerde pratisyen hekimlere ihtiyac kalmıycak. peki nerde calısıcak bu pratisyen hekımlerımız?

sanırım sadece 112 de :(

senede 5 bin belki 7 bin kisi tıptan mezun oluyor. (bu benim attıgım rakam) 2 bin kisi ortalama tusla giriyor. girenler yerlesemedigi icin hersene ortalama giren sayısı 15 20 bin kisi. yukselmeye devam ediyor.

uzun yazının ozeti; bir tekel bayi acın en iyisi siz. 35 yasına gelmeden 1 eviniz 1 arabanız zaten olur. saygıda gorursunuz. insanlar markete girince doktor olmussun adam olamamıssın gibi sozlerde sarfetmezler, onca yıllarını heba da etmessin, şerefsiz diye durduk yere bagıran da cıkmaz.

yada idealist olun. Doktor olun... saygılarımla.

27 Temmuz 2011 18:13

TR0N
Yasaklı

Aynen 35 inden sonra uzman olarak doğuda mecburini tamamlayacaksın.,

Sonra istersen devlette memur doktor olarak devam ama 8-10 yıl istemediğin yerlerde çalışacaksın evlenmişsen ( tabiki o yaşta evlenmeyi başarabilirsen ) eşin çocuğunda beraber memleket memleket gezeceksin.

Neyse 40-45 yaşlarında uzman olarak istediğin vilayette memur doktor olarak devam edersin.

Bir ara dökülmüş saçlarıda ektirtmeyi ihmal etmemek lazım.

Ufak bir market açsan zaten 45 li yaşlarda aynı gelire sahip olur ( Türkiyemin köylerini gezmemiş olur) rahat edersin.

28 Temmuz 2011 18:09

nicksizprens

Burada konuştuklarımızı kardeşimin dersanesindeki ve okulundaki hocalarla paylaşıyorum.Tıp ve diş hekimliğinin artı eksilerini tartışıyoruz..Diş hekimliğinin onca artısına,Tıpın ise onca eksisine ramen, eee sonuç diyorum "Kesinlikle tıp yazsın..." diyorlar:)

Yani durum öyle bir noktada ki insanlar dezavantajlarını bile bile tıp yazmamızı söylüyorlar..Sanırım biz de böyle düşüneceğiz..Kararsızlığımız hala devam ediyor ama Tıp konusuna biraz daha yakınız..Tıp doktorlarının saygınlığı koşulları ne olursa olsun azalmaz..23-24 yaşında asistan bir doktoron önüne çıkarken bile 40 yaşındaki okul müdürleri el pençe divan duruyorlar..Bu ülkede doktor olmak saygı ve itibarı beraberinde getiriyor.Belki orta büyüklükte bir bakkal TRON hocamın dediği gibi daha fazla gelir sağlayabilir ama kimse bakkala bir doktordan daha fazla saygı duymayacaktır.

29 Temmuz 2011 22:53

kertwen

ben 2 yıllk dişhekimiyim.devlet hastnesinde çalışıyorum.öğrencilik gerçekten çok çok zordu.çok uykusuz kaldım.çok rezillik çektim.şimdide şartlar çok ağır.hastane çok yoğun.fiziki olarak çok yoruluyorum.kazanç olarak ise...aldığım maaş 1550 dönerde ortalama 2000-2500tl arası.yani totalde 4000 e yakın geçio elime.ama o kadar emeğime karşılık bence yetersiz.zaten hükümet özelleri bitirmiş.ve şartlarda her geçen gün kötüye gidiyor.dışarıdan bakıldığı gibi tıp ve diş doktorlarının toz pembe bi hayatları yok:)))keşke dışarıdan bakıldığı gibi olsaydı....

30 Temmuz 2011 11:18

akıllıyım
Yasaklı

Evet.. Herkes içini dökmüş!.. Şu anda Türkiye'de en sağlam ve çok popüler olan meslek dalı TIP'tır.. DOKTORLUK.. Halen rakibi de yok!..

En ulvi, kutsal meslek!..

LYS'ye katılan toplam 1.934.000 kişi içinde, İLK 8.600 içine giren

süper akıllılar TIP'ları seçecek!.. Hacettepe Diş ise 10.000 lerde!

Bizim iki delikanlı Hacettepe İnglizce TIUP'ta aralıksız-kesintisiz

TUS da dahil 12 sene okuyup Uzman Doktor olmuşlardı ama ne çektiler?

Ne geceleri oldu, ne de gündüzleri?.. Her yıl; 11,5 ay çalıştılar.

Tatil-matil yoktu ha? Ne tatili? İKİŞER yıl da Zorunlu Hizmet vardı.

Birisi ünlü özel hastanede Çocuk Hastalıkları Uzmanı, diğeri de hala okuyor: Hacettepe İngilizce Tıp'ta Yardımcı Doçent Doktor!

Onlara memnun musunuz diyemiyorum? Kızarlar diye korkuyorum. Hal bu!

Bütün bunlara rağmen, duysalar kızarlar ama TIP seçmenizi öneriyorum.

Kolay gelsin!..

31 Temmuz 2011 21:32

nicksizprens

Arkadaşlar bu hususta başka görüş belirtmek isteyen var mı aranız da?

Tercihte son 5 gün:)

HACETTEPE DİŞ HEKİMLİĞİ Mİ?

SİVAS,ANTEP,BALIKESİR VB TIP MI?

Tercih edersiniz ya da Tavsiye edersiniz(hekim arkadaşlarım için)

03 Ağustos 2011 12:07

*dr.hygieia*

tıp...

10 Ağustos 2011 10:50

sehcan72

doktor olmak yada olmamak bütün mesele bu galiba şimdiki aklım olsa sağlık sektörüne girmezdim.Hergün poliklinik yaparken hastalarla papaz olma dayak yeme ihtimali her türlü hakaret üstüne hakettiğin kazancı elde etmemek değmez

17 Ağustos 2011 11:08

kismetcin

Kardeşiniz için eczacılık neden düşünmüyorsunuz, bir bayan için çok ideal bir meslek bana kalırsa.

Toplam 21 mesaj