Oturum açOturum aç / Parola hatırlat Üye olÜye ol

  
Editörler : sepetyusvatandaş-27
24 Eylül 2011 14:28  


2012 KPSS hazırlanalım .....bilgilerimizi paylaşalım...

arkadaşlar atanamadık derslere çalışmaya başlayalım artık sağlıkçılar olarak....

TARİH

TÜRKÇE

COĞRAFYA

MATEMATİK

gibi konularda elimizdeki ufak ama fark yaratan bilgilerimizi paylaşalım ve değerlendirelim önümüzde 2 atama daha olsada riske edip bekleyemeyiz eli boş boş şimdiden hazırlanalım ve zamanı geldiğinde kullanalım bilgilerimizi ....

ben burda müdavimim ama napalım atanmadım bir ümid diyeceğiz....

SİZLERDENDE BİLGİ PAYLAŞIMLARI BEKLİYORUM

saygılarımla

24 Eylül 2011 15:59

antibiyogram

VATANDAŞLIK derside var

24 Eylül 2011 17:41

antibiyogram

ANAYASALAR

-1876 Kanun-i Esasi (Türklerin ilk AYSİ)

-1921 Teşkilat-ı Esasi

-1924 Teşkilat-ı Esasi

-1961 TC AYsi

-1982 TC AYsi

24 Eylül 2011 17:54

merve434300

sen atanacan kız gör bak boşver kpss i

24 Eylül 2011 20:02

antibiyogram

merve ders ders dersssssss artık atanıp atanamadıgımı düşünmeyeceğim sadece ders çalışacagım.....

24 Eylül 2011 20:23

merve434300

:) iyi bakalım :)

24 Eylül 2011 23:45

hilhas

Ben bir zaman kaybıyım, beni boşver hocam!

Düşlerimden geçenleri kitaplarda bulamıcam

Hangi deniz nereye dökülüyor bana ne

Ben içimde boğulurken

Hala aşkın olduğu yer varsa söyle; dokunulmazsam ölücem

Kendimi kendimden çıkartsam sıfır kalmaz

Bu matematik bizi kandırıyor hocam

Elde var sorular... gözyaşları... boş umutlar

Hesaplar tutmaz

Tutmaz hocam!

Şu hayat bilgisi ne ağır dersmiş hocam

Düşündüm, kararlıyım;

Ben adam olamıcam!

Madem her şey basit bi formül

Mutluluğu söylesin bakalım neymiş kimya!

Benim kimyam feci halde bozuldu;

Anlamsız geliyor bana dünya

Kendimi kendimden çıkartsam sıfır kalmaz

Bu matematik bizi kandırıyor hocam

Elde var sorular... gözyaşları... boş umutlar

Hesaplar tutmaz

25 Eylül 2011 00:20

fth uuu

KPSS SORU KAPSAMI

25 Eylül 2011 16:51

antibiyogram

ANAYASA HUKUKU

İlk anayasacılık hareketi 1808 Sened i İttifaktır. Bu belge padişahın otoritesinin zayıfladığının göstergesidir. ll. Mahmut merkezi otoriteyi güçlendirince bu belgeyi tanımadı. Sened i İttifak Padişahın bir kısım yetkilerini Heyet-i Ayan ile paylaşmasını öngördüğü için ilk anayasacılık hareketi olarak adlandırılmıştır.

1876 Kanun i Esasi; ilk anayasamızdır. Kanun i Esasi de iki meclisli bir sistem vardır. Halk Meclisi ve Heyeti Ayan olmak üzere iki meclisten oluşan meclisi Padişahın her zaman fesh yetkisi mevcuttu. Ağırlık padişahtaydı. Meclis millete değil Padişah a karşı sorumluydu.

1876 Anayasası resmen yürürlükten kaldırılmamış sadece fiilen uygulamadan kaldırılmıştır. Kaldı ki 1921 Anayasası da Kanun i Esasi nin 1921 Anayasasına aykırı olmayan hükümlerinin yürürlükte olduğunu düzenlemiştir.

Dokunulmazlıklara, milletin temsili ilkesine, olağanüstü yönetim usullerine ve bazı üst düzey kamu görevlilerinin Yüce Divan da yargılanmasına yer veren ilk yazılı anayasamızdır.

23 Nisan 1920 yılında TBMM nin açılmasıyla birlikte TBMM kendi içerisinden bir YÜRÜTME oluşturmuş ve Anayasa tarihimizde İLK DEFA MECLİS HÜKÜMETİ SİSTEMİ UYGULANMAYA BAŞLANMIŞTIR.

25 Eylül 2011 16:54

antibiyogram

1921 ANAYASASI

· Buanayasa da bir devlet başkanlığı makamı yoktur.(siyasal nedenlerden dolayı).

· En yeni en devrimci ilke Milli Egemenlik ilkesidir.?Egemenlik bila kayd u şart milletindir.?

· Bakanları teker teker meclis seçti ve güçler birliği ve Meclis Hükümeti sistemi vardı. (İlk kez 1920 de uygulanmaya başlandı )

· Bakanlar Kurulu meclise karşı sorumluydu ve meclise karşı hiçbir hukuki silahları yoktu.

· Yasama ve yürütme erklerinin meclise ait olduğu bir meclis sistemi vardı.( kuvvetler birliği)

· Bakanlar Kurulu nun kollektif sorumluluğu yoktur, her biri meclise karşı ayrı ayrı sorumludur.

· Temel hak ve hürriyetlerden ve yargıdan hiç söz etmemiştir.

· Türk Anayasa tarihinin TEK YUMUŞAK ANAYASASI dır.

· Saltanat ve hilafet Anayasa da çözüme kavuşturulmamıştır fakat daha sonra 30 Ekim 1922 tarihinde önce hilafet ve saltanat birbirinden ayrılmış daha sonra da 1 Kasım 1922 de SALTANAT KALDIRILMIŞTIR. ( 16 Mart 1920 tarihinden geçerli olmak üzere GEÇMİŞE DÖNÜK olarak kaldırılmıştır. )

BİRİNCİ T.B.M.M. 1 Nisan 1923 tarihinde seçimlerin yenilenmesine karar verdi ve 11 Ağustos 1923 te İKİNCİ DÖNEM TBMM çalışmalarına başladı.

29 Ekim 1923 te;

· Cumhuriyet ilan edildi, ( Cumhuriyet İkinci Dönem TBMM de ilan edildi )

· Cumhurbaşkanlığı modeli ve bakanların seçiminde parlamenter rejime yaklaşıldı.

· Cumhurbaşkanı meclis üyeleri arasından seçildi.

1921 Anayasasında Yapılan 1923 DEĞİŞİKLİKLERİ

- Türkiye Devletinin HÜKÜMET ŞEKLİ Cumhuriyet olarak kabul edilmiştir. Diğer Anayasalarımız DEVLET ŞEKLİ olarak kabul etmektedir.

- Devletin dininin İslam olduğu ve dilinin Türkçe olduğu hükmü getirilmiştir. Cumhurbaşkanının meclis içinden seçimi ve bakanların Başbakan tarafından Meclis içinden seçilerek tamamının Cumhurbaşkanı tarafından MECLİSİN ONAYINA SUNULMASI hükmü getirildi.

3 Mart 1924 tarihinde Hilafet KALDIRILDI ancak devletin dininin İSLAM olduğu ibaresi 1928 yılına kadar ANAYASA da varlığını sürdürdü.

1924 ANAYASASI

24 anayasasının özellikleri ;

· Çoğunlukçu demokrasi modelini benimsemiştir.

· Laik değildir. Laiklik ilkesi 1937 de girmiştir fakat 1928 de devletin dini İslam dır ibaresi ve milletvekili yeminindeki VALLAHİ ibaresi anayasadan çıkarıldı.

· Rousseu nun genel irade şaşmaz ve yanılmaz bir iradedir prensibi uygulanmıştır.

· Kuvvetler birliği görevler ayrılığı esastır.

24 ANAYASASININ PARLAMENTER REJİMİ ANDIRAN YÖNLERİ

- Meclis yasama yetkisini kendisi kullanmasına rağmen Yürütme yetkisini Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu eliyle kullanmıştır.

- Başbakan cumhurbaşkanınca meclis içinden seçiliyordu.

21 Anayasasında bakanların atanması; Meclis Onayı yoluyla olurken

24 Anayasasında bakanların atanması; Meclise Sunma yoluyla olmaktadır.

Bakanlık sıfatı 21 anayasasında meclis onayıyla kazanılırken 24 anayasasında cumhurbaşkanının onayı ile kazanılıyordu.

- 24 Anayasasında hükümetin kollektif sorumluluğu esastır. Ülkenin genel siyasetinin yürütülmesinden her bakan ayrı ayrı kendi bakanlığından sorumlu olduğu gibi başbakana karşı da sorumluydu.

- Anayasa yargısı olmadığı gibi sert bir anayasa vardır.1/3 teklif ve 2/3 ile kabul

- 24 Anayasası Çoğulcu değil çoğunlukçudur. Bu nitelik 27 Mayıs ?60 darbesine ortam hazırlamıştır.

1961 ANAYASASI

· Millet egemenliği anayasanın koyduğu esaslara göre yetkili organlar eliyle kullanılır.

· Tümüyle anayasanın üstünlüğü prensibi esastır.

· Anayasa Mahkemesi kurulmuştur.

· TRT ve üniversiteler aşırı özerk bir hal almıştır.

· İki meclisli bir sistem vardır. Cumhuriyet Senatosu ve Millet Meclisi ( Her iki meclisli yapı federal devlet değildir fakat federal devletler mutlak çift meclisli bir yapıya sahiptir).

Cumhuriyet Senatosu Üyeleri;

- Tabi üyeler; eski cumhurbaşkanları, MBK başkan ve üyeleri

- Kontenjan Senatörleri; 40 yaş ve üzeri seçkin hizmet sahibi kişilerden,

Bu iki grup senatörler seçilmeyen üyelerdir.

Tabi üyeler; eğer siyasi partilere üye olurlarsa, sıfatları bir sonraki cumhuriyet senatosu seçimlerine kadar devam eder.

Milletvekilliği seçimleri 4 yılda bir senato seçimleri ise 2 yılda bir yapılıyordu.

· Kuvvetlerin yumuşak ayrılığı prensibi esastır.

· Mahalli idarelerin yöneticilerini seçimlerle serbeste belirleyebilmesi getirildi.

· Seçimlerin yargı organlarının yönetiminde yapılması İLK KEZ kabul edilmiştir.

· İlk Kez Anayasa başlangıç metni konuldu.

· İnsan haklarına dayanan devlet modeli benimsendi hürriyetçi, modern ve özgürlükçü

· 1961 de temel hak ve özgürlükler Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olarak ancak kanunla sınırlanabilmekteydi.

1961 Anayasasında hak ve özgürlüklere geniş yer verilmesi yürütmenin zamanla görevini yerine getirememesine yol açtı tüm siyasi sorumluluğa sahip olan ve bunu yüklenen hükümetin yetki yönünden eli kolu bağlı hale geldi ve muhalefetin iktidar tarafından etkisiz hale getirilmesi meclisi de işlemez hale getirdi. Bütün bu sıkıntılardan sonra ordu Demirel hükümetini devirdi ve Demirel i siyasi yasaklı hale getirip Zincirbozan a sürdü.

1971 - 1973 ARA REJİM DÖNEMİ

· Yürütme güçlendirildi,

· Bakanlar Kurulu na KHK çıkarma yetkisi verilmiştir,

· Vergi , resim ve harç almada Bakanlar Kurulu yetkili kılındı,

· Üniversitelerin özerkliği zayıflatıldı,

· TRT nin özerkliği kaldırıldı,

· DGM ler kuruldu, ( Devlet Güvenlik Mahkemeleri 2004 Yılı Anayasa Değişikliği ile kaldırıldı )

· Temel Hak ve Hürriyetleri sınırlama sebepleri artırıldı,

· Anayasal denetimin ancak şekli denetimle sınırlı olacağı getirildi,

· İptal davası açma yolu küçük partilere kapatıldı ancak mecliste grubu bulunan ( en aza on milletvekili) partilere tanındı.

· Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Danıştay ın görev alanından çıkarıldı,

· Tabi yargı yolu yerine kanuni yargı yolu prensibi esas alındı.

1982 ANAYASASI VE MGK REJİMİ

· MGK kurucu iktidara tanınan yetkileri kendisine tanımıştır.

· MGK ya ait bildiri ve kanunlara karşı Anayasal Denetim yolu kapatılmıştır.

· MGK ya ait KHK ve kararnamelerin yürürlüğünün durdurulması ve iptali istenemez.

Kurucu Meclisi ;

Anayasayı hazırlamak, siyasi partiler kanununu yapmak, seçim kanununu yapmak gibi yasama görevleri vardı.

Danışma Meclisi;

Üyelerini siyasi parti üyesi olmayan kişilerden MGK tarafından seçilmiş bir meclisti. Asıl yetki bu meclisindi. Danışma meclisince kabul edilmeyen bir tasarının kanunlaşması oldukça zordu.

61 ve 82 ANAYASALARININ BENZERLİKLERİ

· İki anayasa da askeri müdahale ile yapılmıştır,

· İkisinde de ikili bir kurul vardır,

· İkisinde de sivil kanat seçimle oluşturulmamıştır,

· İkisi de halkoyu ile kesinleşmiştir,

· Sivil kanadın Bakanlar Kurulu nu kurma ve düşürme yetkisi yoktur.

61 ve 82 ANAYASALARININ FARKLILIKLARI

· 61 deki Temsilciler Meclisinde meslek mensupları vs olmasına karşın 82 de Danışma Meclisi nin tümü MGK tarafından seçildiğinden 61 daha toplumsal ve daha fazla milli iradeye yakındır.

· 61 Anayasası hazırlanırken Temsilciler Meclisinde siyasi partiler etkili olmuştur fakat 82 Anayasası hazırlanırken Danışma Meclisine Siyasi Parti üyesi olanlar alınmadılar,

· 61 Anayasasında Temsilciler Meclisi sayıca üstündü ve yetkileri fazla olduğundan MBK bir noter gibiydi. Oysa 82 de nihai söz MGK ya aitti,

· 61 de referandumda hayır çıkması halinde ne yapılacağı belirtilmiş iken( yeni meclis kurulacağı öngörülmüştü) 82 de böyle bir düzenleme bulunmamaktadır.

· 61 referandum ve cumhurbaşkanı seçimi ayrılmışken 82 de referandum ve cumhurbaşkanı seçimi aynı anda yapılmıştır.

· 1961 Anayasası hiçbir kısıtlamaya tabi olmadan tartışılabilmiş ve siyasi partiler seçmenin oyunu etkileyebilmiştir.82 Anayasası hazırlanmasında ise tartışma eleştirme ve oyu etkileyecek her türlü hareket yasaklanmıştır.

1982 ANAYASASININ BAŞLICA ÖZELLİKLERİ

· Ayrıntıcıdır, 61 anayasasına oranla daha KAZUİSTİK (ayrıntıcı) bir anayasadır. Çerçeve anayasa olmaktan çok ötedir, ayrıntıcı olduğu için değişen şartlara uyarlamak için çok sık değiştirmek gerektiğinden ve anayasa değiştirmek çok zor bir süreç ve meclis çoğunluğu gerektirdiğinden en uzun ömürlü anayasalar ABD anayasası gibi çerçeve anayasalardır.

· 1982 anayasası 1961 e oranla daha katıdır;

- Değişmeyecek maddelerin sayısı artırılmıştır.

- Anayasa değişikliklerine bir de Cumhurbaşkanının onay safhası eklendi,

Geri gönderilen değişiklik teklifleri için 6 yıl süreyle ¾ çoğunlukla kabul edilmesi halinde onaylanması şartı eklendi,

· 82 Anayasası 6 yıllık bir geçiş dönemi öngörmüştür.

· Otorite hürriyet dengesinde Otorite daha ağır basmıştır,

· Devlet yapısı içinde yürütme organı yürütme organı içindede cumhurbaşkanı güçlendirilmiştir.

· 61 anayasası döneminde siyasal sistemi tıkayan sorunlara karşı bu siyasal tıkanıklıkları giderici mekanizmalar getirilmiştir.

25 Eylül 2011 16:58

antibiyogram

Siyasal Tıkanıklıkları Giderici Mekanizmalar;

1. Cumhurbaşkanı seçimi ilk iki turda 2/3 TBMM çoğunluğu eğer bu sağlanamazsa üçüncü turda meclis salt çoğunluğu yine sağlanamazsa üçüncü turda en çok oy alan iki aday arasında dördüncü tur yapılır ve bu turda salt çoğunluğu sağlayan Cumhurbaşkanı seçilir. Seçilemezse seçimler yenilenir. Bu hüküm 2007 YILINDA KALDIRILDI. 2007 Değişikliği ile birlikte, Cumhurbaşkanı?nın Halk Tarafından seçilmesi sistemi benimsenmiştir.

2. TBMM başkanı seçimlerinde ilk iki turda 2/3 TBMM çoğunluğu, eğer bu sağlanamazsa üçüncü turda, meclis salt çoğunluğu yine sağlanamazsa üçüncü turda en çok oy alan iki aday arasında dördüncü tur yapılır ve bu turda en fazla oy alan aday TBMM başkanı seçilir,

3. 1982 Anayasasının ilk halinde Anayasa Mahkemesine TBMM tarafından üye seçilmesine son verilmişti. Ancak 2010 yılı değişikliği ile Anayasa Mahkemesinin 3 üyesi TBMM tarafından seçilmesi sistemi benimsenmiştir. 1961 Anayasası döneminde Anayasa Mahkemesine üye seçimi döneminde çok büyük sıkıntılar yaşanması ve çok uzun süreler üye seçilememesi sebebiyle (asıl sebep güçlü iktidarların olmayışı, meclis aritmatiğinde partilerin birbirine yakın milletvekili sayısının olması idi) bu sistem kaldırılmıştı. Ancak 2010 yılında tekrar Anayasa Mahkemesine TBMM nin üye seçme yetkisi geri getirilmiştir.

4. TBMM nin BÜTÜN İŞLEMLERİNDE 184 SAYISI İLE TOPLANACAĞI DEĞİŞİKLİĞİ YAPILDI. ( 2007 YILI ) Toplantı yeter sayısı TBMM nin 1/3 ü , karar yeter sayısı katılanların salt çoğunluğu ile karar alınır ancak bu karar yeter sayısı her halükarda TBMM nin ¼ ünün bir fazlasından eksik olamaz.( 61 de TYS;1/2+1 ve KYS; TYS nin yarısının bir fazlası idi.)

5. Meclis grupları 61 de en aza 10 milletvekili iken bu sayı 82 ile en az 20 milletvekiline çıkarıldı,

6. Yasama işlemini uzatan iki meclisli sistemden vazgeçilip tek meclisli sisteme geçildi,

7. Cumhurbaşkanına Anayasadaki şartlar oluştuğunda seçimleri yenileyebilme yetkisi verildi.

· Cumhuriyetçi bir anayasadır, monarşiyi reddetmiştir,

· Başlangıç ilkeleri ve toplumun huzur ve adalet anlayışına sahiptir,

· Atatürk milliyetçiliğine bağlıdır,

Atatürk milliyetçiliği;

- Zengin bir ortak mirasa sahip olmayı

- Geçmişte beraber yaşamış olma ve gelecekte de beraber yaşama arzusunda olma,

- Ortak tarihi mirasın muhafazası ve devamı hususunda aynı duyguyu paylaşmak unsurlarını içerir.

· Laiktir,

· Demokratiktir.

Demokratik devlet;

- millet egemenliği

- serbest seçimler

- insan haklarına saygılı olma unsurların içerir.

· İnsan Haklarına Saygılı bir devlet anlayışını benimsemiştir.(61 de insan haklarına dayanan devlet tabiri vardır.)

· Hukuk Devleti dir ve hukuk devletinin bazı unsurları şunlardır:

- İdari işlemlerin yargısal denetimi

- Yasama işlemlerinin yargısal denetimi

- Yargı bağımsızlığı

- Kanuni hakim güvencesi ( Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz )

- Temel hakların güvence altına alınması

- Kuvvetler ayrılığının benimsenmesi ve hukukun genel ilkelerine (ahde vefa,kazanılmış hakka saygı, kesin hükme saygı, mücbir sebep, sahip olunandan fazla hakkın devredilememesi, kimsenin kendi davasının hakimi olamaması, hakkın kötüye kullanılamaması, gecikme faizi talep hakkı) bağlılık

-Kanun Önünde Eşitlik

- İdarenin bireylere vermiş olduğu zararlardan dolayı mali sorumluluğu

Hukuk devleti ilkesinin amacı; bireylerin hukuki güvenliğini sağlamaktır.

· Sosyal Devlet anlayışı hâkimdir,

Sosyal Devletin başvurduğu araçlar:

- Vergilemede adalet,

- Kamulaştırma ve devletleştirme,

- Planlama,

- İnsanca bir yaşam için gerekli olan tedbirlerin alınması,

- Sosyal ve ekonomik haklara yer verilmesi.

· Eşitlikçi dir.

Anayasa eşitliğe ilişkin şu hükümleri içermektedir:

Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.

Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz.

Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.

Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.

Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.

· 1961 Anayasası ile ilk kez düzenlenen Anayasaya BAŞLANGIÇ koyma 1982 Anayasasında da tekrarlanmıştır. Başlangıç metni Anayasa Metninden sayılır ve DEĞİŞTİRİLEBİLİR.

· Tüm bu yukarıda sayılanlar gibi; anayasal sisteme işlerlik kazandırmak için gereksiz tıkanma ve aksamaları önlemek için konulan tüm bu kurum ve kurallara Rasyonelleştirilmiş Parlamentarizm denmektedir.

· 82 anayasası 61 anayasasına oranla daha az katılımcı bir demokrasi modelini benimsemiştir.

Cumhuriyet;

Egemenliğin bir kişiye veya zümreye ait olmadığı toplumun tümünün egemenliği paylaştığı yönetim biçimidir.

Egemenliğin kaynağına göre devlet tanımı yapıldığında bu yönüyle de cumhuriyet bir devlet biçimidir.

1982 ANAYASASI BAŞLANGIÇ METNİ

Türk Vatanı ve Milletinin ebedî varlığını ve Yüce Türk Devletinin bölünmez bütünlüğünü belirleyen bu Anayasa, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, ölümsüz önder ve eşsiz kahraman Atatürk?ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve O?nun inkılâp ve ilkeleri doğrultusunda;

Dünya milletleri ailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesi olarak, Türkiye Cumhuriyetinin ebedî varlığı, refahı, maddî ve manevî mutluluğu ile çağdaş medeniyet düzeyine ulaşma azmi yönünde;

Millet iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait olduğu ve bunu millet adına kullanmaya yetkili kılınan hiçbir kişi ve kuruluşun, bu Anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı;

Kuvvetler ayrımının, Devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip, belli Devlet yetki ve görevlerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı medenî bir işbölümü ve işbirliği olduğu ve üstünlüğün ancak Anayasa ve kanunlarda bulunduğu;

(Değişik: 3.10.2001-4709/1 md.) Hiçbir faaliyetin Türk millî menfaatlerinin, Türk varlığının, Devleti ve ülkesiyle bölünmezliği esasının, Türklüğün tarihî ve manevî değerlerinin, Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılâpları ve medeniyetçiliğinin karşısında korunma göremeyeceği ve lâiklik ilkesinin gereği olarak kutsal din duygularının, Devlet işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılamayacağı;

Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak millî kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddî ve manevî varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu;

Topluca Türk vatandaşlarının millî gurur ve iftiharlarda, millî sevinç ve kederlerde, millî varlığa karşı hak ve ödevlerde, nimet ve külfetlerde ve millet hayatının her türlü tecellisinde ortak olduğu, birbirinin hak ve hürriyetlerine kesin saygı, karşılıklı içten sevgi ve kardeşlik duygularıyla ve ?Yurtta sulh, cihanda sulh? arzu ve inancı içinde, huzurlu bir hayat talebine hakları bulunduğu;

FİKİR, İNANÇ VE KARARIYLA anlaşılmak, sözüne ve ruhuna bu yönde saygı ve mutlak sadakatle yorumlanıp uygulanmak üzere,

TÜRK MİLLETİ TARAFINDAN, demokrasiye âşık Türk evlatlarının vatan ve millet sevgisine emanet ve tevdi olunur.

1982 ANAYASASINDA TEMEL HAK VE HÜRRİYETLER

1961 Anayasası insan haklarına dayalı ifadesine yer vermiş iken, 1982 Anayasası insan haklarına saygılı devlet ibaresine yer vermiştir. İnsan haklarına dayanan devlet ibaresi anayasanın değişmez maddeleri içerisinde yer almaktadır.

Türkiye 1987 yılında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ne BİREYSEL BAŞVURU HAKKINI TANIMIŞ,

1989 yılında ise Avrupa İnsan Hakları Divanının zorunlu yargı yetkisini kabul etmiştir.

TEMEL HAK VE HÜRRİYETLERİN SINIRLANDIRILMASI

Her temel hak ve hürriyetin Anayasa ve yasalarda yer alan sınırlarının yanında bir de doğal sınırlamaları vardır. Örneği, toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin silahsız ve saldırısız olması, düşünce açıklamasının hakaret ve iftira içermemesi gibi..

Anayasada temel hak ve hürriyetlerin bazıları için özel sınırlama sebepleri öngörülmüştür. 1971 yılında Anayasaya giren GENEL SINIRLAMA SEBEPLERİ 2001 YILINDA ANAYASADAN çıkarılmış ve her bir temel hak ve hürriyet için ilgili olduğu maddede ÖZEL SINIRLAMA SEBEPLERİ ÖNGÖRÜLMÜŞTÜR.

Sınırlama mutlaka KANUN İLE YAPILAMALIDIR. İdare düzenleyici işlemlerle temel hak ve hürriyeti sınırlayamaz. Ancak Anayasamız, Olağanüstü KHK lar ile temel hak ve hürriyetlerin düzenlenebileceği konusunda ve sosyal ve ekonomik hak ve hürriyetlerin olağan KHK lar ile düzenlenmesi konusunda KANUNLA SINIRLAMA KURALINA İSTİSNA GETİRMİŞTİR.

Temel hakların YASA KOYUCU tarafından KANUN ile sınırlanması konusunda getirilmiş olan ÖLÇÜLÜLÜK, ÖZE DOKUNMAMA vs. kriterleri ANAYASA KOYUCU İÇİN GEÇERLİ DEĞİLDİR.

Anayasanın 13. Maddesine göre temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması kriterleri:

- ÖZLERİNE DOKUNMAMA ( öze dokunmama 1961 Anayasasının temel kriteri iken 1982 Anayasasına alınmamış fakat 2001 yılında Anayasaya eklenmiştir. Ancak 1982 ile 2001 yılları arasında Anayasa Mahkemesi tarafından yargısal denetimde kullanılmıştır. ). Öze dokunmak, hakkın kullanılamaz hale getirilmesi demektir.

- Anayasada belirtilen DEMOKRATİK TOPLUM DÜZENİNİN GEREKLERİNE UYGUN OLMA ( İlk kez 1982 Anayasası ile benimsenmiştir )

- ÖLÇÜLÜLÜK ( İlk kez 2001 yılında Anayasaya girmiştir )

- LAİK CUMHURİYETİN GEREKLERİNE UYGUNLUK (ilk kez 2001 yılında Anayasaya girmiştir)

Yabancılar için temel hak ve hürriyetler uluslar arası hukuka uygun olarak KANUN ile sınırlanabilir.

TEMEL HAK VE HÜRRİYETLERİN DURDURULMASI

Anayasanın 15. Maddesine göre, olağanüstü dönemlerde temel hak ve hürriyetler askıya alınabilecek ve Anayasa da yer alan güvencelere aykırı tedbirler alınabilecektir.

Savaş, Seferberlik, Sıkıyönetim, Olağanüstü Hal durumlarında milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmemek kaydıyla durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin bir kısmının KISMEN veya TAMAMEN DURDURULMASINA ve Anayasada yer alan güvencelere aykırı tedbirler alınmasına yer verilmiştir.

Dikkat edilirse Anayasa bu hallerde DURDURMA dan bahsetmiştir SINIRLAMA dan söz etmemiştir.

1961 Anayasası olağanüstü dönem olarak sadece SAVAŞ ve SIKIYÖNETİM durumlarına yer vermiştir.

Ancak hangi halde olursa olsun HİÇ BİR ZAMAN:

- Savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen öldürmeler dışında kişinin YAŞAMA HAKKINA, Maddi ve Manevi bütünlüğüne DOKUNULAMAZ,

- Kimse Din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini AÇIKLAMAYA ZORLANAMAZ ve bunlardan dolayı suçlanamaz,

- Suç ve cezalar GEÇMİŞE YÜRÜTÜLEMEZ, suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar KİMSE SUÇLU SAYILAMAZ ( masumiyet karinesi ).

Bu sayılan haklar hiçbir zaman DURDURULAMAYACAK HAKLARDIR.

Temel Hak ve Hürriyetlerin Kötüye Kullanılmaması

Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiç birisi Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve laik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamaz. Temel hak ve hürriyetler, temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmak amacıyla kullanılamaz. Kötüye kullanma faaliyetler yönüyle yasaklanmıştır. Salt ifade biçimindeki açıklamalar bu hükmün kapsamında değildir. ( 2001 Değişikliği )

1982 ANAYASASINDA SAYILAN TEMEL HAK VE HÜRRİYETLER

Temel hak ve hürriyetlerin korunması bakımından 1982 Anayasası insan haklarına saygılı devlet anlayışını benimsemiştir. Anayasaya göre temel haklar, herkesin kişiliğine bağlı olarak sahip olduğu, başkasına devredilemeyen, rıza ile dahi vazgeçilemeyen hak ve hürriyetlerdir.

Temel Hak ve Hürriyetler;

- Kişinin Hak ve Ödevleri, negatif hürriyet alanıdır ve devletin MÜDAHALE ETMEMEsinin yeterli olduğu hak ve ödevlerdir,

- Sosyal ve Ekonomik Hak ve Ödevler, pozitif hürriyetlerdir ve devletin aktif olarak sağlaması gereken ve devlete görev yükleyin hak ve hürriyetlerdir,

- Siyasi Hak ve Ödevler, KATILMA haklarıdır ve devlet yönetimine katılma hakları ve ödevleridir.

KİŞİNİN HAKLARI VE ÖDEVLERİ

1- Kişinin Dokunulmazlığı ve Maddi ve Manevi Varlığı

Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.

Tıbbî zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbî deneylere tâbi tutulamaz.

Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tâbi tutulamaz. ( İşkence ve eziyetin İSTİSNASI YOKTUR )

Meşrû müdafaa hali, yakalama ve tutuklama kararlarının yerine getirilmesi, bir tutuklu veya hükümlünün kaçmasının önlenmesi, bir ayaklanma veya isyanın bastırılması, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde yetkili merciin verdiği emirlerin uygulanması sırasında silah kullanılmasına kanunun cevaz verdiği zorunlu durumlarda meydana gelen öldürme fiilleri, birinci fıkra hükmü dışındadır.

2- Zorla Çalıştırma Yasağı

Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır.

Şekil ve şartları kanunla düzenlenmek üzere hükümlülük veya tutukluluk süreleri içindeki çalıştırmalar; olağanüstü hallerde vatandaşlardan istenecek hizmetler; ülke ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda öngörülen vatandaşlık ödevi niteliğindeki beden ve fikir çalışmaları, zorla çalıştırma sayılmaz.

3- Kişi Hürriyeti ve Güvenliği

Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine sahiptir.

Şekil ve şartları kanunda gösterilen:

Mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi; bir mahkeme kararının veya kanunda öngörülen bir yükümlülüğün gereği olarak ilgilinin yakalanması veya tutuklanması; bir küçüğün gözetim altında ıslahı veya yetkili merci önüne çıkarılması için verilen bir kararın yerine getirilmesi; toplum için tehlike teşkil eden bir akıl hastası, uyuşturucu maddeveya alkol tutkunu, bir serseri veya hastalık yayabilecek bir kişinin bir müessesede tedavi, eğitim veya ıslahı için kanunda belirtilen esaslara uygun olarak alınan tedbirin yerine getirilmesi; usulüne aykırı şekilde ülkeye girmek isteyen veya giren, ya da hakkında sınır dışı etme yahut geri verme kararı verilen bir kişinin yakalanması veya tutuklanması; halleri dışında kimse hürriyetinden yoksun bırakılamaz.

Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler, ancak kaçmalarını, delillerin yok edilmesini veya değiştirilmesini önlemek maksadıyla veya bunlar gibi tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunda gösterilen diğer hallerde hâkim kararıyla tutuklanabilir. Hâkim kararı olmadan yakalama, ancak suçüstü halinde veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yapılabilir; bunun şartlarını kanun gösterir.

Yakalanan veya tutuklanan kişilere, yakalama veya tutuklama sebepleri ve haklarındaki iddialar herhalde yazılı ve bunun hemen mümkün olmaması halinde sözlü olarak derhal, toplu suçlarda en geç hâkim huzuruna çıkarılıncaya kadar bildirilir.

Yakalanan veya tutuklanan kişi, tutulma yerine en yakın mahkemeye gönderilmesi için gerekli süre hariç en geç 48 saat ve toplu olarak işlenen suçlarda en çok dört gün içinde hâkim önüne çıkarılır. Kimse, bu süreler geçtikten sonra hâkim kararı olmaksızın hürriyetinden yoksun bırakılamaz. Bu süreler olağanüstü hal, sıkıyönetim ve savaş hallerinde uzatılabilir.

Kişinin yakalandığı veya tutuklandığı, yakınlarına derhal bildirilir.

Tutuklanan kişilerin, makul süre içinde yargılanmayı ve soruşturma veya kovuşturma sırasında serbest bırakılmayı isteme hakları vardır. Serbest bırakılma ilgilinin yargılama süresince duruşmada hazır bulunmasını veya hükmün yerine getirilmesini sağlamak için bir güvenceye bağlanabilir.

Her ne sebeple olursa olsun, hürriyeti kısıtlanan kişi, kısa sürede durumu hakkında karar verilmesini ve bu kısıtlamanın kanuna aykırılığı halinde hemen serbest bırakılmasını sağlamak amacıyla yetkili bir yargı merciine başvurma hakkına sahiptir.

Bu esaslar dışında bir işleme tâbi tutulan kişilerin uğradıkları zarar, tazminat hukukunun genel prensiplerine göre, Devletçe ödenir.

4- Özel Hayatın Gizliliği ve Korunması

Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.

Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak, usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin üstü, özel kâğıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, el koyma kendiliğinden kalkar.

Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usûller kanunla düzenlenir.

5- Konut dokunulmazlığı

Kimsenin konutuna dokunulamaz. Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin konutuna girilemez, arama yapılamaz ve buradaki eşyaya el konulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, el koyma kendiliğinden kalkar.

6- Haberleşme hürriyeti

Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır.

Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, karar kendiliğinden kalkar.

İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve kuruluşları kanunda belirtilir.

7- Yerleşme ve seyahat hürriyeti

Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir.

Yerleşme hürriyeti, suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak ( yerleşme hürriyetinin sınırlanmasında GENEL AHLAK YOKTUR ) amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir.

Seyahat hürriyeti, suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek amaçlarıyla sınırlanabilir.

Vatan-daşın yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararına bağlı olarak sınırlanabilir.

Vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda girme hakkından yoksun bırakılamaz.

8- Din ve vicdan hürriyeti

Herkes, vicdan, dinî inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir. Din ve vicdan hürriyeti sınırsızdır.

14 üncü maddehükümlerine aykırı olmamak şartıyla ibadet, dinî âyin ve törenler serbesttir. İbadet ve ayin hürriyeti ise Anayasanın 14. maddesi ile sınırlandırılmıştır. İbadet hürriyeti sınırsız değildir.

Kimse, ibadete, dinî âyin ve törenlere katılmaya, dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dinî inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz.

Din ve ahlâk eğitim ve öğretimi Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Din kültürü ve ahlâk öğretimi ( DİN ÖĞRETİMİ DEĞİL !!!!) ilk ve orta-öğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasında yer alır. ( 1982 Anayasası ile ilk kez zorunlu hale getirilmiştir )

Bunun dışındaki din eğitim ve öğretimi ancak, kişilerin kendi isteğine, küçüklerin de kanunî temsilcisinin talebine bağlıdır.

Kimse, Devletin sosyal, ekonomik, siyasî veya hukukî temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasî veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne suretle olursa olsun, dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz.

9- Düşünce ve kanaat hürriyeti

Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir.

Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.

10- Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti

Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir.!!!!

Burada düşünce ve kanaat hürriyeti değil bu hürriyetin radyo, tv, sinema ve benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine tabi tutulması öngörülmektedir.

Bu hürriyetlerin kullanılması, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir.

Haber ve düşünceleri yayma araçlarının kullanılmasına ilişkin düzenleyici hükümler, bunların yayımını engellememek kaydıyla, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin sınırlanması sayılmaz.

Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir.

11- Bilim ve sanat hürriyeti

Herkes, bilim ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme, açıklama, yayma ve bu alanlarda her türlü araştırma hakkına sahiptir.

Yayma hakkı, Anayasanın 1 inci, 2 nci ve 3 üncü maddeleri hükümlerinin değiştirilmesini sağlamak amacıyla kullanılamaz.!!!!

Bu maddehükmü yabancı yayınların ülkeye girmesi ve dağıtımının kanunla düzenlenmesine engel değildir.

12- Basın ve yayımla ilgili hükümler

Basın hürriyeti

Basın hürdür, sansür edilemez. Basımevi kurmak izin alma ve malî teminat yatırma şartına bağlanamaz.

Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alır.

Devletin iç ve dış güvenliğini, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü tehdit eden veya suç işlemeye ya da ayaklanma veya isyana teşvik eder nitelikte olan veya Devlete ait gizli bilgilere ilişkin bulunan her türlü haber veya yazıyı, yazanlar veya bastıranlar veya aynı amaçla, basanlar, başkasına verenler, bu suçlara ait kanun hükümleri uyarınca sorumlu olurlar. Tedbir yolu ile dağıtım hâkim kararıyla; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunun açıkça yetkili kıldığı merciin emriyle önlenebilir. Dağıtımı önleyen yetkili merci, bu kararını en geç yirmidört saat içinde yetkili hâkime bildirir. Yetkili hâkim bu kararı en geç kırksekiz saat içinde onaylamazsa, dağıtımı önleme kararı hükümsüz sayılır.

Yargılama görevinin amacına uygun olarak yerine getirilmesi için, kanunla belirtilecek sınırlar içinde, hâkim tarafından verilen kararlar saklı kalmak üzere, olaylar hakkında yayım yasağı konamaz.

Süreli veya süresiz yayınlar, kanunun gösterdiği suçların soruşturma veya kovuşturmasına geçilmiş olması hallerinde hâkim kararıyla; Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün, millî güvenliğin, kamu düzeninin, genel ahlâkın korunması ve suçların önlenmesi bakımından gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunun açıkça yetkili kıldığı merciin emriyle toplatılabilir. Toplatma kararı veren yetkili merci, bu kararını en geç yirmidört saat içinde yetkili hâkime bildirir; hâkim bu kararı en geç kırksekiz saat içinde onaylamazsa, toplatma kararı hükümsüz sayılır.

Süreli veya süresiz yayınların suç soruşturma veya kovuşturması sebebiyle zapt ve müsaderesinde genel hükümler uygulanır.

Türkiye?de yayımlanan süreli yayınlar, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Cumhuriyetin temel ilkelerine, millî güvenliğe ve genel ahlâka aykırı yayımlardan mahkûm olma halinde, mahkeme kararıyla geçici olarak kapatılabilir. Kapatılan süreli yayının açıkça devamı niteliğini taşıyan her türlü yayın yasaktır; bunlar hâkim kararıyla toplatılır.

Süreli ve süresiz yayın hakkı

Süreli veya süresiz yayın önceden izin alma ve malî teminat yatırma şartına bağlanamaz.

Süreli yayın çıkarabilmek için kanunun gösterdiği bilgi ve belgelerin, kanunda belirtilen yetkili mercie verilmesi yeterlidir. Bu bilgi ve belgelerin kanuna aykırılığının tespiti halinde yetkili merci, yayının durdurulması için mahkemeye başvurur.

Süreli yayınların çıkarılması, yayım şartları, malî kaynakları ve gazetecilik mesleği ile ilgili esaslar kanunla düzenlenir. Kanun, haber, düşünce ve kanaatlerin serbestçe yayımlanmasını engelleyici veya zorlaştırıcı siyasal, ekonomik, malî ve teknik şartlar koyamaz.

Süreli yayınlar, Devletin ve diğer kamu tüzelkişilerinin veya bunlara bağlı kurumların araç ve imkânlarından eşitlik esasına göre yararlanır.

Basın araçlarının korunması

Kanuna uygun şekilde basın işletmesi olarak kurulan basımevi ve eklentileri ile basın araçları, suç aleti olduğu gerekçesiyle zapt ve müsadere edilemez veya işletilmekten alıkonulamaz. ( 2004 YILI ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ ile getirilmiş bir hükümdür )

Kamu tüzelkişilerinin elindeki basın dışı kitle haberleşme araçlarından yararlanma hakkı

Kişiler ve siyasî partiler, kamu tüzelkişilerinin elindeki basın dışı kitle haberleşme ve yayım araçlarından yararlanma hakkına sahiptir. Bu yararlanmanın şartları ve usulleri kanunla düzenlenir.

Kanun, millî güvenlik, kamu düzeni, genel ahlâk ve sağlığın korunması sebepleri dışında, halkın bu araçlarla haber almasını, düşünce ve kanaatlere ulaşmasını ve kamuoyunun serbestçe oluşmasını engelleyici kayıtlar koyamaz.

Düzeltme ve cevap hakkı

Düzeltme ve cevap hakkı, ancak kişilerin haysiyet ve şereflerine dokunulması veya kendileriyle ilgili gerçeğe aykırı yayınlar yapılması hallerinde tanınır ve kanunla düzenlenir.

Düzeltme ve cevap yayımlanmazsa, yayımlanmasının gerekip gerekmediğine hâkim tarafından ilgilinin müracaat tarihinden itibaren en geç yedi gün içerisinde karar verilir.

13- Toplantı hak ve hürriyetleri

Dernek kurma hürriyeti

Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma ve bunlara üye olma ya da üyelikten çıkma hürriyetine sahiptir.

Hiç kimse bir derneğe üye olmaya ve dernekte üye kalmaya zorlanamaz.

Dernek kurma hürriyeti ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâk ile başkalarının hürriyetlerinin korunması sebepleriyle ve kanunla sınırlanabilir.

Dernekler, kanunun öngördüğü hallerde hâkim kararıyla kapatılabilir veya faaliyetten alıkonulabilir. Ancak, millî güvenliğin, kamu düzeninin, suç işlenmesini veya suçun devamını önlemenin yahut yakalamanın gerektirdiği hallerde gecikmede sakınca varsa, kanunla bir merci, derneği faaliyetten men ile yetkilendirilebilir.!!!!!!!!! Bu merciin kararı, yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, bu idarî karar kendiliğinden yürürlükten kalkar.

Silahlı Kuvvetler ve kolluk kuvvetleri mensuplarına ve görevlerinin gerektirdiği ölçüde Devlet memurlarına kanunla dernek kurma hürriyetine sınırlamalar getirilebilir.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı

Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla ve kanunla sınırlanabilir.

14- Mülkiyet hakkı

Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.

Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz. Mülkiyet ve MİRAS birer İNSAN HAKKIDIR ve tek sınırlama sebebi de KAMU YARARI dır.

Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması

Hak arama hürriyeti

Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.

Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.

Kanunî hâkim güvencesi

Hiç kimse kanunen tâbi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz.

Bir kimseyi kanunen tâbi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz.

Suç ve cezalara ilişkin esaslar

Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.

Suç ve ceza zamanaşımı ile ceza mahkûmiyetinin sonuçları konusunda da kanunilik ve lehe kanun ilkesi uygulanır.

Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur.

Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz.

Hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz.

Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez.

Ceza sorumluluğu şahsîdir.

Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz. (2001 DEĞİŞİKLİĞİ)

Ölüm cezası ve genel müsadere cezası verilemez. (2004 DEĞİŞİKLİĞİ )

İdare, kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran bir müeyyide uygulayamaz. Silahlı Kuvvetlerin iç düzeni bakımından bu hükme kanunla istisnalar getirilebilir.

Uluslararası Ceza Divanına taraf olmanın gerektirdiği yükümlülükler hariç olmak üzere ( 2004 DEĞİŞİKLİĞİ ) vatandaş, suç sebebiyle yabancı bir ülkeye verilemez.

İspat hakkı

Kamu görev ve hizmetinde bulunanlara karşı, bu görev ve hizmetin yerine getirilmesiyle ilgili olarak yapılan isnatlardan dolayı açılan hakaret davalarında, sanık, isnadın doğruluğunu ispat hakkına sahiptir.

Bunun dışındaki hallerde ispat isteminin kabulü, ancak isnat olunan fiilin doğru olup olmadığının anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya şikâyetçinin ispata razı olmasına bağlıdır.

Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunmasına İlişkin TEMİNATLAR

Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlâl edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir.

Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. ( 2001 DEĞİŞİKLİĞİ )

Kişinin, resmî görevliler tarafından vâki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.

SOSYAL VE EKONOMİK HAKLAR VE ÖDEVLER

1- Ailenin korunması

Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır.

Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilâtı kurar.

Her çocuk, ko-runma ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açık-ça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğ-rudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir.

Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır.

2- Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi

Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.

Eğitim ve öğretim hürriyeti, Anayasaya sadakat borcunu ortadan kaldırmaz.

İlköğretim, kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve Devlet okullarında parasızdır.

Eğitim ve öğretim kurumlarında sadece eğitim, öğretim, araştırma ve inceleme ile ilgili faaliyetler yürütülür. Bu faaliyetler her ne suretle olursa olsun engellenemez.

Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez. Eğitim ve öğretim kurumlarında okutulacak yabancı diller ile yabancı dille eğitim ve öğretim yapan okulların tâbi olacağı esaslar kanunla düzenlenir. Milletlerarası andlaşma hükümleri saklıdır.

3- Kamu yararı

-Kıyılardan yararlanma

-Toprak mülkiyeti

-Tarım, hayvancılık ve bu üretim dallarında çalışanların korunması

- Kamulaştırma

Devlet ve kamu tüzelkişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir.

Kamulaştırma bedeli ile kesin hükme bağlanan artırım bedeli nakden ve peşin olarak ödenir. Ancak, tarım reformunun uygulanması, büyük enerji ve sulama projeleri ile iskân projelerinin gerçekleştirilmesi, yeni ormanların yetiştirilmesi, kıyıların korunması ve turizm amacıyla kamulaştırılan toprakların bedellerinin ödenme şekli kanunla gösterilir. Kanunun taksitle ödemeyi öngörebileceği bu hallerde, taksitlendirme süresi beş yılı aşamaz; bu takdirde taksitler eşit olarak ödenir.

Kamulaştırılan topraktan, o toprağı doğrudan doğruya işleten küçük çiftçiye ait olanlarının bedeli, her halde peşin ödenir. Çiftçinin işlediği toprağın kamulaştırılmasında TAKSİTLE ÖDEME YOKTUR.

Taksitle ödemede ve herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanır.

- Devletleştirme ve özelleştirme:

Kamu hizmeti niteliği taşıyan özel teşebbüsler, kamu yararının zorunlu kıldığı hallerde devletleştirilebilir.

Devletleştirme gerçek karşılığı üzerinden yapılır.

Devlet, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişileri tarafından yürütülen yatırım ve hizmetlerden hangilerinin özel hukuk sözleşmeleri ile gerçek veya tüzelkişilere yaptırılabileceği veya devredilebileceği kanunla belirlenir.

4- Çalışma ve sözleşme hürriyeti

Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir.

Çalışma hakkı ve ödevi

Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Hem HAK hem de ÖDEVDİR.!!!!!!!!!

Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.

Çalışma şartları ve dinlenme hakkı

Kimse, yaşına, cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılamaz.

Küçükler ve kadınlar ile bedenî ve ruhî yetersizliği olanlar çalışma şartları bakımından özel olarak korunurlar.

Dinlenmek, çalışanların hakkıdır.

Ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları mevcuttur ve şartları kanun ile düzenlenir.

5- Sendika kurma hakkı

Çalışanlar ve işverenler, üyelerinin çalışma ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma, bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten serbestçe çekilme haklarına sahiptir. Hiç kimse bir sendikaya üye olmaya ya da üyelikten ayrılmaya zorlanamaz.

Sendika kurma hakkı ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâk ile başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebepleriyle ve kanunla sınırlanabilir.

Aynı iş kolunda birden fazla sendikaya üye olunabilir. (2010 Değişikliği)

İşçi niteliği taşımayan kamu görevlilerinin bu alandaki haklarının kapsam, istisna ve sınırları gördükleri hizmetin niteliğine uygun olarak kanunla düzenlenir.

Sendika ve üst kuruluşlarının tüzükleri, yönetim ve işleyişleri, Cumhuriyetin temel niteliklerine ve demokrasi esaslarına aykırı olamaz.

6- Toplu iş sözleşmesi, grev hakkı ve lokavt

Toplu iş sözleşmesi ve toplu sözleşme hakkı

İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.

Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir.

Memurlar ve diğer kamu görevlileri, toplu sözleşme yapma hakkına sahiptirler.

Toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde taraflar Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurabilir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararları kesindir ve toplu sözleşme hükmündedir.

Toplu sözleşme hakkının kapsamı, istisnaları, toplu sözleşmeden yararlanacaklar, toplu sözleşmenin yapılma şekli, usulü ve yürürlüğü, toplu sözleşme hükümlerinin emeklilere yansıtılması, Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun teşkili, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar kanunla düzenlenir.

7- Grev hakkı ve lokavt

Toplu iş sözleşmesinin yapılması sırasında, uyuşmazlık çıkması halinde işçiler grev hakkına sahiptirler. Bu hakkın kullanılmasının ve işverenin lokavta başvurmasının usul ve şartları ile kapsam ve istisnaları kanunla düzenlenir.

Grev hakkı ve lokavt iyi niyet kurallarına aykırı tarzda, toplum zararına ve millî serveti tahrip edecek şekilde kullanılamaz.

Grev ve lokavtın yasaklanabileceği veya ertelenebileceği haller ve işyerleri kanunla düzenlenir.

Grev ve lokavtın yasaklandığı hallerde veya ertelendiği durumlarda ertelemenin sonunda, uyuşmazlık Yüksek Hakem Kurulunca çözülür. Uyuşmazlığın her safhasında taraflar da anlaşarak Yüksek Hakem Kuruluna başvurabilir. Yüksek Hakem Kurulunun kararları kesindir ve toplu iş sözleşmesi hükmündedir.

Siyasî amaçlı grev ve lokavt, dayanışma grev ve lokavtı, genel grev ve lokavt, işyeri işgali, işi yavaşlatma, verim düşürme ve diğer direnişler yapılamaz.

Greve katılmayanların işyerinde çalışmaları, greve katılanlar tarafından hiçbir şekilde engellenemez.

8- Ücrette adalet sağlanması

Ücret emeğin karşılığıdır. Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır.

Asgarî ücretin tespitinde çalışanların geçim şartları ile ülkenin ekonomik durumu da gözönünde bulundurulur. (2001 DEĞİŞİKLİĞİ)

9- Sağlık, çevre ve konut

Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması

Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.

Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.

Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve maddegücünde

Sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine getirilmesi için kanunla genel sağlık sigortası kurulabilir.

10- Konut hakkı

Devlet, şehirlerin özelliklerini ve çevre şartlarını gözeten bir planlama çerçevesinde, konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alır, ayrıca toplu konut teşebbüslerini destekler.

11- Gençlik ve spor

Gençliğin korunması

Devlet, istiklâl ve Cumhuriyetimizin emanet edildiği gençlerin müsbet ilmin ışığında, Atatürk ilke ve inkılâpları doğrultusunda ve Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü ortadan kaldırmayı amaç edinen görüşlere karşı yetişme ve gelişmelerini sağlayıcı tedbirleri alır.

Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır.

Sporun geliştirilmesi

Devlet, her yaştaki Türk vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirleri alır, sporun kitlelere yayılmasını teşvik eder.

Devlet başarılı sporcuyu korur.

12- Sosyal güvenlik hakları

Sosyal güvenlik hakkı

Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar.

Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler

Devlet, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleriyle, malûl ve gazileri korur ve toplumda kendilerine yaraşır bir hayat seviyesi sağlar.

Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır.

Yaşlılar, Devletçe korunur. Yaşlılara Devlet yardımı ve sağlanacak diğer haklar ve kolaylıklar kanunla düzenlenir.

Devlet, korunmaya muhtaç çocukların topluma kazandırılması için her türlü tedbiri alır.

Özel olarak korunması gerekenler, harp ve vazife malulleri ile dul ve yetimleri, sakatlar, yaşlılar ve çocuklardır. KADINLAR bu sayılanlardan DEĞİLDİR. !!!!!

Yabancı ülkelerde çalışan Türk vatandaşları

Devlet, yabancı ülkelerde çalışan Türk vatandaşlarının aile birliğinin, çocuklarının eğitiminin, kültürel ihtiyaçlarının ve sosyal güvenliklerinin sağlanması, anavatanla bağlarının korunması ve yurda dönüşlerinde yardımcı olunması için gereken tedbirleri alır.

13- Tarih, kültür ve tabiat varlıklarının korunması

Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır.

14- Sanatın ve sanatçının korunması

Devlet, sanat faaliyetlerini ve sanatçıyı korur. Sanat eserlerinin ve sanatçının korunması, değerlendirilmesi, desteklenmesi ve sanat sevgisinin yayılması için gereken tedbirleri alır.

15- Devletin iktisadî ve sosyal ödevlerinin sınırları

Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.!!!!!

Ancak, grev hakkı, toplu iş sözleşmesi yapma hakkı, ücretli izin hakkı ve sendika kurma hakkı mali kaynakların yeterliliği ölçütüne bağlı değildir.

SİYASİ HAK VE ÖDEVLER

1- Türk vatandaşlığı

Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür.Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türktür.

Vatandaşlık, kanunun gösterdiği şartlarla kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hallerde kaybedilir.

Hiçbir Türk, vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir eylemde bulunmadıkça vatandaşlıktan çıkarılamaz.

Vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz.

2- Seçme, seçilme ve siyasî faaliyette bulunma hakları

Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara uygun olarak, seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasî parti içinde siyasî faaliyette bulunma ve halkoylamasına katılma hakkına sahiptir.

Seçimler ve halkoylaması serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi altında yapılır. Ancak, yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarının oy hakkını kullanabilmeleri amacıyla kanun, uygulanabilir tedbirleri belirler.

Onsekiz yaşını dolduran her Türk vatandaşı seçme ve halkoylamasına katılma haklarına sahiptir.

Silah altında bulunan er ve erbaşlar ile askerî öğrenciler, taksirli suçlardan hüküm giyenler hariç ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler oy kullanamazlar. Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde oy kullanılması ve oyların sayım ve dökümünde seçim emniyeti açısından alınması gerekli tedbirler Yüksek Seçim Kurulu tarafından tespit edilir ve görevli hâkimin yerinde yönetim ve denetimi altında yapılır.

Seçim kanunları, temsilde adalet ve yönetimde istikrar ilkelerini bağdaştıracak biçimde düzenlenir.

Seçim kanunlarında yapılan değişiklikler, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılacak seçimlerde uygulanmaz. ( 2001 DEĞİŞİKLİĞİ )

3- Siyasî partilerle ilgili hükümler

Parti kurma, partilere girme ve partilerden ayrılma

Vatandaşlar, siyasî parti kurma ve usulüne göre partilere girme ve partilerden ayrılma hakkına sahiptir. Parti üyesi olabilmek için onsekiz yaşını doldurmuş olmak gerekir.

Siyasî partiler, demokratik siyasî hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır.

Siyasî partiler önceden izin almadan kurulurlar ve Anayasa ve kanun hükümleri içerisinde faaliyetlerini sürdürürler.

Siyasî partilerin tüzük ve programları ile eylemleri, Devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine, millet egemenliğine, demokratik ve lâik Cumhuriyet ilkelerine aykırı olamaz; sınıf veya zümre diktatörlüğünü veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayamaz; suç işlenmesini teşvik edemez.

Hâkimler ve savcılar, Sayıştay dahil yüksek yargı organları mensupları, kamu kurum ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri, yaptıkları hizmet bakımından işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri, Silahlı Kuvvetler mensupları ile yükseköğretim öncesi öğrencileri siyasî partilere üye olamazlar.

Yükseköğretim elemanlarının siyasî partilere üye olmaları ancak kanunla düzenlenebilir. Kanun bu elemanların, siyasî partilerin merkez organları dışında kalan parti görevi almalarına cevaz veremez ve parti üyesi yükseköğretim elemanlarının yükseköğretim kurumlarında uyacakları esasları belirler.

Yükseköğretim öğrencilerinin siyasî partilere üye olabilmelerine ilişkin esaslar kanunla düzenlenir.

Siyasî partilere, Devlet, yeterli düzeyde ve hakça malî yardım yapar. Partilere yapılacak yardımın, alacakları üye aidatının ve bağışların tabi olduğu esaslar kanunla düzenlenir.

Siyasî partilerin uyacakları esaslar

Siyasî partilerin faaliyetleri, parti içi düzenlemeleri ve çalışmaları demokrasi ilkelerine uygun olur. Bu ilkelerin uygulanması kanunla düzenlenir.

Siyasî partiler, ticarî faaliyetlere girişemezler.

Siyasî partilerin gelir ve giderlerinin amaçlarına uygun olması gereklidir. Bu kuralın uygulanması kanunla düzenlenir. Anayasa Mahkemesince siyasî partilerin mal edinimleri ile gelir ve giderlerinin kanuna uygunluğunun tespiti, bu hususun denetim yöntemleri ve aykırılık halinde uygulanacak yaptırımlar kanunda gösterilir. Anayasa Mahkemesi, bu denetim görevini yerine getirirken Sayıştaydan yardım sağlar. Anayasa Mahkemesinin bu denetim sonunda vereceği kararlar kesindir.

Siyasî partilerin kapatılması, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının açacağı dava üzerine Anayasa Mahkemesince kesin olarak karara bağlanır.

Bir siyasî partinin tüzüğü ve programının Anayasadaki ilkelere aykırı bulunması halinde temelli kapatma kararı verilir.

Bir siyasî partinin Anayasanın 68. maddesinin hükümlerine aykırı eylemlerinden ötürü temelli kapatılmasına, ancak, onun bu nitelikteki fiillerin işlendiği bir odak haline geldiğinin Anayasa Mahkemesince tespit edilmesi halinde karar verilir.

Bir siyasî parti, bu nitelikteki fiiller o partinin üyelerince yoğun bir şekilde işlendiği ve bu durum o partinin büyük kongre veya genel başkan veya merkez karar veya yönetim organları veya Türkiye Büyük Millet Meclisindeki grup genel kurulu veya grup yönetim kurulunca zımnen veya açıkça benimsendiği yahut bu fiiller doğrudan doğruya anılan parti organlarınca kararlılık içinde işlendiği takdirde, söz konusu fiillerin odağı haline gelmiş sayılır.

Anayasa Mahkemesi, yukarıdaki fıkralara göre temelli kapatma yerine, dava konusu fiillerin ağırlığına göre ilgili siyasî partinin Devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılmasına karar verebilir.

Temelli kapatılan bir parti bir başka ad altında kurulamaz.

Bir siyasî partinin temelli kapatılmasına beyan veya faaliyetleriyle sebep olan kurucuları dahil üyeleri, Anayasa Mahkemesinin temelli kapatmaya ilişkin kesin kararının Resmî Gazetede gerekçeli olarak yayımlanmasından başlayarak beş yıl süreyle bir başka partinin kurucusu, üyesi, yöneticisi ve deneticisi olamazlar. BAĞIMSIZ aday ve milletvekili olabilirler.

Yabancı devletlerden, uluslararası kuruluşlardan ve Türk uyrukluğunda olmayan gerçek ve tüzelkişilerden maddî yardım alan siyasî partiler temelli olarak kapatılır.

4- Kamu hizmetlerine girme hakkı

Hizmete girme

Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir. Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez.

Mal bildirimi

Kamu hizmetine girenlerin mal bildiriminde bulunmaları ve bu bildirimlerin tekrarlanma süreleri kanunla düzenlenir. Yasama ve yürütme organlarında görev alanlar, bundan istisna edilemez.

5- Vatan hizmeti ( ASKERLİK )

Vatan hizmeti, her Türkün hakkı ve ödevidir. Bu hizmetin Silahlı Kuvvetlerde veya kamu kesiminde ne şekilde yerine getirileceği veya getirilmiş sayılacağı kanunla düzenlenir.

6- Vergi ödevi

Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, malî gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür.

Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır.

Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.

Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kuruluna verilebilir.

7- Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı

Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye?de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir.

Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu, gecikmeksizin dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir.

Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.

Kamu Başdenetçisi Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından gizli oyla dört yıl için seçilir. İlk iki oylamada üye tamsayısının üçte iki ve üçüncü oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğu aranır. Üçüncü oylamada salt çoğunluk sağlanamazsa, bu oylamada en çok oy alan iki aday için dördüncü oylama yapılır; dördüncü oylamada en fazla oy alan aday seçilmiş olur.

Bu maddede sayılan hakların kullanılma biçimi, Kamu Denetçiliği Kurumunun kuruluşu, görevi, çalışması, inceleme sonucunda yapacağı işlemler ile Kamu Başdenetçisi ve kamu denetçilerinin nitelikleri, seçimi ve özlük haklarına ilişkin usul ve esaslar kanunla düzenlenir

25 Eylül 2011 17:02

antibiyogram

SERBEST SEÇİMLER

Vatandaşların hiçbir baskı ve zorlama altında kalmadan oy kullanabilmesi ve oy kullanmanın mecburiyet haline getirilmemesidir. Seçimlerin serbestliği ilkesi hukukumuzda mevcut iken SERBEST OY ilkesi yoktur. Oy kullanmak ZORUNLUDUR. Oy kullanmayanlar hakkında seçim kurulları tarafından idari yaptırım tedbir olarak para cezasına hükmedilir.

Eşit OY;

Her seçmenin tek bir oya sahip olmasını anlatır.

Tek Dereceli Seçim:

Tek dereceli seçimde seçmenler temsilcilerini doğrudan seçerler. İki dereceli seçimde ise, seçmenler önce ikinci seçmenleri seçerler ve daha sonra bu seçilen kimseler de temsilcileri seçerler. Anayasamız TEK DERECELİ SEÇİM sistemini öngörmüştür. Türkiye de İKİ DERECELİ SEÇİM YAPILAMAZ ve buna ilişkin bir yasa da yapılamaz. 1946 yılına kadar iki dereceli seçim uygulanmış daha sonra ilke kez 1946 seçimleri tek dereceli yapılmıştır. Tek dereceli seçim ilk kez 1961 Anayasası ile düzenlenmiştir.

Anayasa İKİ DERECELİ SEÇİMİ YASAKLAMIŞTIR.

Genel Oy;

Servet vergi öğrenim durumu ve cinsiyet gibi sınırlamalar olmaksızın bütün vatandaşların oy hakkına sahip olmasıdır.

Gizli oy ve Açık Sayım ve Döküm İlkesi;

1950 yılında gizli oy ve açık sayım ve döküm ilkeleri kabul edilmiştir. Gizli oy ilkesi 1961 ve 1982 Anayasalarında açıkça düzenlenmiştir. İlk kez 1876 Kanuni Esasi GİZLİ OY a yer vermiştir.

Demokratik Devlet;

Egemenliğin bir kişi , zümre veya sınıf tarafından belli sınıflar yararına kullanılmadığı, serbest veya genel seçimin iktidara gelmede ve iktidardan ayrılmada tek yol olarak kabul edildiği ve iktidarın bütün millet yararına kullanıldığı bir idare biçimidir.

Oyun Gizliliği;

1950 de getirilmiştir, iradenin serbestçe ve her türlü baskıdan uzak kullanılmasıdır.

SEÇMEN OLAMAYACAK KİMSELER

18 yaşını tamamlamış olan her TÜRK seçimde ve halkoylamasında SEÇMEN olma hakkın sahiptir. Ancak

- Kısıtlı olanlar ve

- Kamu hizmetinden yasaklı olanlar seçmen olamazlar.

OY KULLANAMAYACAK KİMSELER

- Silâh altında bulunan erler, onbaşılar ve kıta çavuşları (Her ne sebeple olursa olsun, izinli bulunanlar da bu hükme tabidir)

- Askerî öğrenciler.

- Ceza infaz kurumlarında hükümlü olarak bulunanlar. ( TUTUKLULAR ve TAKSİRLİ SUÇTAN HÜKÜM GİYENLER HARİÇ)

- Yukarıda sayılan seçmen olamayacak kimseler de ( kısıtlılar ve kamu hizmetinden yasaklılar ) oy kullanamazlar.

SEÇİMLERİN GENEL YÖNETİM VE DENETİMİ

Seçimler, yargı organlarının genel yönetim ve denetimi altında yapılır.

Seçimlerin başlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri yapma ve yaptırma, seçim süresince ve seçimden sonra seçim konularıyla ilgili bütün yolsuzlukları, şikâyet ve itirazları inceleme ve kesin karara bağlama ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin seçim tutanaklarını ve Cumhurbaşkanlığı seçim tutanaklarını kabul etme görevi Yüksek Seçim Kurulunundur.

Yüksek Seçim Kurulunun kararları aleyhine başka bir mercie başvurulamaz. Kararları KESİNDİR.

Yüksek Seçim Kurulu yedi asıl ve dört yedek üyeden oluşur. Üyelerin altısı Yargıtay, beşi Danıştay Genel Kurullarınca kendi üyeleri arasından üye tamsayılarının salt çoğunluğunun gizli oyu ile seçilir. Bu üyeler, salt çoğunluk ve gizli oyla aralarından bir başkan ve bir başkanvekili seçerler.

Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunların halkoyuna sunulması işlemlerinin genel yönetim ve denetimi de milletvekili seçimlerinde uygulanan hükümlere göre olur.

Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunların halkoyuna sunulması, Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi, işlemlerinin genel yönetim ve denetimi de milletvekili seçimlerinde uygulanan hükümlere göre olur.

Yüksek Seçim Kurulu Anayasa m. 152 bağlamında bir MAHKEME DEĞİLDİR. İtiraz Yoluyla Bir kanunun iptali için Anayasa Mahkemesi?ne müracaat edemez.

SİYASİ PARTİLER

Siyasi partiler gerek anayasa da ve gerekse siyasi partiler kanununda düzenlenmiştir. Demokratik rejim denince akla ilk gelen seçim ikinci gelen ise siyasi partilerdir. Siyasi partiler siyasal ve demokratik sistemin vazgeçilmez unsurlarıdır.

Siyasi Partilerin Yasak Amaçları;

· Devletin bağımsızlığı, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne,

· Milli egemenlik insan hakları eşitlik ve hukuk devletine aykırılık,

· Demokrasiye ve laik cumhuriyete aykırılık,

· Suç işlemeye teşvik,

· Kişi, zümre hâkimiyetini amaçlamak,

SİYASİ PARTİLERİN ÖRGÜTLENME VE ÇALIŞMA YASAKLARI

· İç çalışmalar demokratik olmalı ve kanunla düzenlenmeli,

· Anayasa Mahkemesinin mali denetimine tabidirler, yüksek mahkeme bu denetimi Sayıştay eliyle yapar,

· Dış yardım alma yasağı,( dış yardım alan parti temelli kapatılır),

· Hakim, savcı, askeri personel devlet memurları ve yükseköğrenim öncesi öğrencileri siyasi partilere üye olamazlar,

· Siyasi partiler TİCARET YAPAMAZLAR.

· Temelli kapatılan bir parti bir daha aynı adla kurulamaz,

· Parti kapatılmasına sebep olanlar 5 yıl boyunca siyasi partilere üye olmazlar ve bu partilerde denetçi dahi olmazlar,( 5 yıl siyasi yasaklı olurlar),

· Kapatılan partinin ismi amblemi hiçbir şekilde kullanılamaz,

· Partiler millete mal olmuş, işaret bayrak ve dini motifleri kullanamazlar,

· Siyasi partilerin gelir ve giderleri Anayasa Mahkemesi tarafından SAYIŞTAY yardımı ile denetlenir.

MİLİTAN DEMOKRASİ;

Hürriyetçi demokrasiyi ortadan kaldırmayı amaçlayan akımlara meşru siyasal faaliyet alanını kapatmaktır. Siyasi parti kapatmaya ilişkin hükümler bir militan ( mücadeleci ) demokrasi aracıdır

SİYASİ PARTİ KAPATMA DAVASI;

USUL;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı

- Re sen

- Adalet bakanının isteğiyle

- Diğer siyasi partilerin isteğiyle kapatma davasını açar. Yüksek mahkeme kapatma davalarında ilk derece mahkemesi olarak, dava mahkemesi olarak görev yapar, kapatmaya ve devlet yaptırımının kesilmesine karar vermek için ANAYASA MAHKEMESİ Üyelerinin 2/3 çoğunluğunun oyu şarttır ( 2010 Değişikliği uyarınca, toplantıya katılan üyelerin (12 üyedir) 2/3 çoğunluğu, 8 Üyedir.)

Ancak, bir siyasi partinin Cumhuriyet Başsavcılığından dava açılmasını isteyebilmesi için, bu partinin son milletvekili genel seçimlerine katılmış olması, Türkiye Büyük Millet Meclisinde grubu bulunması, ilk büyük kongresini yapmış olması, partinin merkez karar ve yönetim kurulunun üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyu ile dava açılmasının istenmesi yolunda karar alınmış bulunması ve istemin parti adına parti genel başkanı tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak yapılmış olması gerekir.

Cumhuriyet Başsacılığı, Adalet Bakanının veya partinin yazılı isteminde yeterli delil bulunduğu kanısına varırsa davayı açar. Yeterli delil bulunmadığı kanısına varırsa dava açmayacağını istemde bulunan Adalet Bakanına veya siyasi parti genel başkanlığına yazı ile bildirir.

Siyasi Partilere Hazine Yardımı

- Yüksek Seçim Kurulunca son milletvekili genel seçimlerine katılma hakkı tanınan ve 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununun 33 üncü maddesindeki genel barajı (% 10 )aşmış bulunan siyasi partilere ve

- Milletvekili genel seçimlerde toplam geçerli oyların % 7'sinden fazlasını alan siyasi partilere de Devlet yardımı yapılır.

YASAMA

Yasama yetkisi; meclisin kanun yapma ve karar alma yetkisidir.

Yasamanın Genelliği: Anayasaya aykırı olmamak kaydıyla her konunun TBMM nce dilediği kadar ayrıntılı düzenlenebilmesidir. Yasama yetkisi meclise aittir. Bu yetki devredilemez.

Yasamanın Asliliği: Meclisin bir konuyu doğrudan doğruya düzenleyebilmesi demektir.

TBMM nden başka kanun ve kanun gücüne eşdeğer işlem yapma yetkisi devredilemez. Oysa olağan KHK lar için bir yetki devri ( olağan KHK lar bir yetki kanununa ihtiyaç duyarlar. Bu sebepten dolayıdır ki KHK lar idarenin diğer tasarrufları gibi İdari Yargının değil de Anayasa Yargısının denetimine tabidir. TBMM nin kanun çıkarma alanı sınırlanmamıştır. TBMM den kanun adı altında ve kanunlara has usullerle çıkarılan her işlem kanundur. Çünkü Türk Anayasa Hukukunda kanun anlayışı Şekli Kanundur.

Çıkarılan kanunun maddi niteliğine bakılmaksızın ( kanun; soyut ve geneldir, kişilere özel olamaz), kanun sayılması esastır.

Özel Nitelikli Kanunlar

1. Bütçe kanunu ( Cumhurbaşkanı tarafından veto edilemez fakat ANAYASA MAHKEMESİNCE İPTAL EDİLEBİLİR. BÜTÇE KANUNUNDA KHK İLE DEĞİŞİKLİK YAPILAMAZ. )

2. Kesin hesap kanunu

3. Milletlerarası Anlaşmaların Uygun Bulunması Kanunu

Bütçe ve kesin hesap kanunu şekli manada kanundur ve bu kanunlarda KHK ile değişiklik yapılamaz.

Milletlerarası Anlaşmaların Uygun Bulunmasında hükümetin onayladığı anlaşmayı denetleyen DANIŞTAY, Anayasaya uygunluğu değil yetki aşılmasını denetler.

PARLAMENTO KARARI

Meclisin kanun dışındaki bütün işlemleri parlamento kararıdır. İçtüzük değişiklikleri de bir parlamento kararıdır. Bu kararlara karşı anayasa denetimi yoktur. Anayasal denetimin tek şartı meclisin usul saptırması yoluyla kanunla düzenlenebilecek bir alanda parlamento kararı ile düzenleme yapması durumunda yüksek mahkeme kendisini yetkili addeder ve yargısal denetimini yapar.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNİN KARAR (PARLAMENTO KARARI) BİÇİMİNDE YAPTIĞI İŞLEMLER

1- Silahlı kuvvetlerin yurt dışında görevlendirilmesi

2- Savaş ilanına karar vermek ( basit çoğunlukla karar verilir )

3- Bir bakan veya Başbakanın Yüce Divan a sevkine karar vermek

4- Milletvekilliğinin düşürülmesine karar vermek

5- İçtüzük değişikliği

6- Dokunulmazlığın kaldırılmasına karar vermek

7- Seçimlerin yenilenmesine TBMM, KARAR ya da KANUN biçiminde karar verebilir. Her ikisi yoluyla da seçimlerin yenilenmesine karar verebilir.

8- Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunun OHAL ve SIKIYÖNETİM İLANI KARARLARININ ONAYLANMASI.

9- Anayasa Mahkemesi?ne Üye Seçimi (2010 Anayasa Değişikliği)

Parlamento kararlarının şu 3 grubu Anayasa Mahkemesinin denetimine tabidir.

1. İçtüzük değişikliği ve Eylemli İçtüzük İhlal edilerek, fiilen iç tüzük değiştirilmesi suretiyle alınan Parlamento Kararları )

2. Milletvekilliğinin düşmesi kararı

3. Dokunulmazlığın kaldırılması kararı

Parlamento kararları Meclis kararı adı altında Meclis Başkanı tarafından 15 gün içinde Resmi gazetede yayınlanır.

İÇTÜZÜK

Her meclisin iç çalışma düzeni ve yöntemini kendisi belirler. Buna YÖNTEMSEL BAĞIMSIZLIK adı verilir. Bu bir parlamento kararıdır. Sessiz Anayasa olarak adlandırılır. İktidar muhalefet ilişkileri açısından önemlidir. Bir konunun içtüzükle düzenlenebilmesi için o konunun meclisin çalışma alanı içinde olması gerekir. İçtüzük değişimi Resmi Gazete de yayınlanmasından itibaren 60 gün içinde dava edilebilir, bu dava Anayasa Mahkemesince görülecek olan esas ve şekil yönünden iptal davalarıdır.

1982 ANAYASASINDA MİLLETVEKİLLİĞİ

Milletvekilliği Seçimi

Karma Liste; seçmen çeşitli partilerin adaylarını ve bağımsız partilerin adaylarını birleştirerek bir liste yapar ya da bir partinin listesinden bir ismi alarak başka bir partini listesine ekler,

Blok Liste; aday listesini parti belirler, seçmen bu listeyi değiştiremez.

Tercihli Liste; seçmen karma liste yapamaz ancak seçtikleri parti listesindeki adayların sırasını değiştirebilir.

Türkiye deki seçim sistemi % 10 barajlı d hont sistemidir.

Milletvekilliği Şartları;

v En az ilkokul mezunu olmak.

v 25 yaşını( 2006 DEĞİŞİKLİĞİ ) bitirmiş olmak,

v Kısıtlı olmamak,

v Taksirli suçlar hariç 1 yıldan fazla hüküm giymemiş olmak,

v Askerlik yapmak veya muaf olmak,

v Yasaklı olmamak,

v AFFA UĞRAMIŞ OLSA BİLE; zimmet, ihtilâs, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlarla, kaçakçılık, resmî ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma, terör eylemlerine katılma ve bu gibi eylemleri tahrik ve teşvik suçlarından biriyle hüküm giymiş olanlar milletvekili olamazlar.

25 Eylül 2011 17:15

antibiyogram

MİLLETVEKİLLERİNE VERİLEBİLECEK DİSİPLİN CEZALARI

[FONT='Arial','sans-serif']İçtüzüğe göre: [/font]Milletvekillerine verilebilecek disiplin cezaları şunlardır:

1. Uyarma;

2. Kınama;

3. Meclisten geçici olarak çıkarma.( Meclisten geçici olarak çıkarma cezası, en çok üç birleşim için verilir.)

SEÇİMLER

YSK nüfus sayımından sonra 6 ay içinde seçmen listelerini yayınlar. Seçmen listeleri ile seçmenler ve seçmenlerin sayısı belirlenir.

TBMM seçimleri 4 YILDA ( 2007 YILI DEĞİŞİKLİĞİ ) bir yapılır ve seçim dönemi 20 Temmuz da başlar Kasım ayının ilk Pazar günü oy verilir.

Önseçim;

Seçimden en az on gün önce YSK ya siyasi partilerin TBMM nin %5 ini geçmemek üzere merkez adayı belirlemesidir.

Yurt dışındaki vatandaşlar ise seçimden 75 gün öncesinden seçim günü saat 17-00 a kadar oy verilebilir. Yerel seçimlerde yurt dışındaki vatandaşlar BAĞIMSIZ ADAYLARA OY VEREMEZLER.

Her il bir SEÇİM ÇEVRESİDİR. Ayrıca illerde her 18 milletvekili için bir seçim çevresi oluşturulmuştur. Ankara ve İzmir 2, İstanbul ise 3 Seçim Çevresine bölünmüştür.

Seçim kanunlarında yapılan değişiklikler, değişiklik YÜRÜRLÜĞE GİRDİĞİ TARİHTEN İTİBAREN 1 YIL içinde yapılacak seçimlerde UYGULANMAZ. (2001 DEĞİŞİKLİĞİ )

SEÇİMLERİN YENİLENMESİ

Anayasa da yer alan 4 yıllık süre dolmadan:

1. Meclis isterse seçimlerin yenilenmesine karar verebilir.

2. Anayasa daki şartlar oluştuğunda Cumhurbaşkanı da karar verebilir.

? Hükümetin güvenoyu alamaması veya güvensizlik oyuyla düşürülmesini takip eden kırkbeş gün içinde yeni Bakanlar Kurulu kurulamadığı veya kurulduğu halde güvenoyu alamadığı takdirde Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanına danışarak, seçimlerin yenilenmesine karar verebilir.

Başbakanın güvensizlik oyu ile düşürülmeden istifa etmesi üzerine kırkbeş gün içinde veya yeni seçilen Türkiye Büyük Millet Meclisinde Başkanlık Divanı seçiminden sonra yine kırkbeş gün içinde Bakanlar Kurulunun kurulamaması hallerinde de Cumhurbaşkanı Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanına danışarak seçimlerin yenilenmesine karar verebilir.

Bu hallerde Cumhurbaşkanı seçimleri yenilemek ZORUNDA DEĞİLDİR. TAKDİR YETKİSİ vardır. Ayrıca TBMM Başkanı na DANIŞMA zorunluluğu vardır. TBMM Başkanı nın olumlu görüşünün bulunması zorunlu değildir.

Yenilenme kararı Resmî Gazetede yayımlanır ve Cumhurbaşkanı seçime karar verirse kararın yayınlanmasından itibaren 90 günü takip eden ilk Pazar günü seçim yapılır, ancak TBMM seçime karar verirse seçimin tarihini de belirler.

Yenilenmesine karar verilen Meclisin yetkileri, yeni Meclisin seçilmesine kadar sürer.

ARA SEÇİM

(HER HANGİ BİR NEDENLE BOŞALAN TBMM ÜYELİKLERİ İÇİN YAPILIR !!!!!!!)

¨ Genel seçimlerden 30 ay geçmeden ara seçim yapılamaz,

¨ Her seçim döneminde bir defa yapılır,

¨ TBMM nin %5 i boşalırsa 3 Ay içinde ara seçime TBMM karar verir,

¨ Genel seçimleri 1 Yıl kala ara seçim yapılamaz,

TBMM üyeliğinin %5 inin boşalması halinde genel seçimlerden 30 AY GEÇMESE bile ara seçim yapılmak zorundadır. Ayrıca her %5 lik boşalma durumunda ARA SEÇİM YAPILMAK ZORUNDADIR ( Ara seçimin 1 kez yapılacağı kuralının istisnası ).

Ancak Genel Seçimlere 1 YIL kala TBMM üyeliklerinin %5 i boşalmış olur ise ARA SEÇİM YAPILAMAZ.

2002 yılı Anayasa Değişikliği uyarınca; Bir ilin veya seçim çevresinin TBMM de üyesi kalmaz ise Genel seçimlerden sonra 30 AY geçmemiş olsa bile, Genel Seçimlere 1 Yıl dan az kalmış olsa bile boşalmayı takip eden 90 gün sonraki ilk Pazar günü ARA SEÇİM YAPILIR.

Savaş sebebiyle seçimler 1 Yıl geri bırakılabilir. Her iki halde de bu kararları 48 içinde Bakanlar Kurulu duyurur.

TEMSİL

Milletvekilleri seçildikleri bölgeyi değil bütün milleti temsil eder. ( İlk kez 1876 Kanun i Esasi de yer almıştır ve bütün anayasalarımızın ortak hükmüdür).

Milletvekillerinin seçilmesinden sonra Millet tarafından geri çağrılması ( GERİ ÇAĞIRMA ) ya da seçmenlerin milletvekillerine emir ve talimat vermesi anlamına gelen EMREDİCİ VEKALET yoktur.

Ayrıca partisinden istifa eden milletvekilinin MİLLETVEKİLLİĞİ SIFATI DÜŞMEZ.

Milletvekilliği sıfatı İL SEÇİM KURULU TARAFINDAN SEÇİM TUTANAĞI DÜZENLENDİĞİ ANDA KAZANILIR. Yemin etme göreve başlamak için bir şarttır. Sıfat YEMİNDEN ÖNCE KAZANILIR. Yemin etmeden önce milletvekili dokunulmazlığa sahiptir.

Nüfusu az olan illerin, -nüfusları yeterli olmasa da- en az 2 milletvekili ile temsil edilmesine ilişkin kanun hükmü Anayasa Mahkemesi tarafından (Şubat 2011 de) ?temsilde adalet? ilkesine aykırı bulunarak iptal edilmiştir.

Yasama Uyumsuzluğu ( İmtizaçsızlığı )

Milletvekillerinin herhangi bir yürütme görevini kabul etmemesi ve onların yürütmeye karşı tam bağımsız olmasını ifade eder. Bu bağlamda milletvekilliği ile bağdaşmayan işler Anayasa da sayılmıştır.

Anayasaya göre Milletvekilliğiyle bağdaşmayan işler;

v Sermayesi devlete veya özel teşebbüslere ait kurum ve kuruluşlarda görev alamazlar,

v Temsilci ve hakem olamazlar,

v Taahhüt işini takip edemez,

v yürütme organının teklif ve önerisine bağlı görev alamazlar,

Milletvekilinin yürütme organının teklif ve önerisi ile görev almasına 6 ayı geçmemek üzere TBMM karar verebilir.

Milletvekillerinin BAZI DAVALARDA AVUKATLIK YAPAMAYACAĞI Anayasa da değil 3069 Sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyeliği İle Bağdaşmayan İşler Hakkında Kanunda yer almaktadır. (Bu kanuna göre Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlar ile zimmet, ihtilas, irtikap, kaçakçılık ve döviz suçları gibi Devletin maddi çıkarlarıyla ilgili davalarda Devlet aleyhine vekil olamazlar[FONT='Arial','sans-serif'] )[/font]

YASAMA SORUMSUZLUĞU ( KÜRSÜ DOKUNULMAZLIĞI )

Yasama görevi sırasında kürsüde söylenen söz ve davranışlardır. Önemli olan eylemin ve düşünce açıklamasının meclis çalışmaları ( Meclis binası içinde olması şart değildir ) sırasında işlenmiş olmasıdır. Mutlak muaflıktır,

Ø süreklidir,

Ø ceza davlarına karşı mutlak koruma içerir,

Ø meclisçe kaldırılamaz,

Ø üyelik bitince soruşturulamaz,

iki esas unsur vardır;- meclis çalışmaları sırasında ( MECLİS KÜRSÜSÜ İLE SINIRLI DEĞİLDİR ) ve oy, söz veya düşünce açıklaması yoluyla işlenmelidir.

YASAMA DOKUNULMAZLIĞI

Milletvekillerini keyfi ve asılsız suç isnatlarından ve ceza kovuşturmalarından korur.

Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen vekil, meclis kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz, yargılanamaz.

Ancak ağır cezayı gerektiren bir suçüstü hali ve soruşturmaya secimden önce başlanmak şartıyla ANAYASA m. 14 te yer alan durumlarda bu kural ihlal edilebilir.

Cezası var ise ceza vekillik sıfatı bitinceye kadar geriye bırakılır.

Ø Nispi ve geçicidir çünkü hukuk davalarına karşı korunma sağlamaz,

Ø Hukuk davası açılmasına engel değildir,

Ø Üyelik süresince zamanaşımı işlemez,

TBMM de ; siyasi partilerde yasama dokunulmazlığının kaldırılması ( buna ek olarak vekilliğin düşmesi ve yüce divan a sevk ) ile ilgili oylamalarla ilgili karar alınamaz.

Dokunulmazlığın kaldırılmasında; anayasa, adalet karma komisyonlarında hazırlanan rapor genel kurulda okunur 10 gün içinde rapora itiraz edilebilir, itiraz edilmezse rapor kesinleşir. Vekil kendisini savunur veya savundurur.

Dokunulmazlık, vekilin kendisi istese dahi kalkmaz ancak meclis kaldırır. Çünkü bu ayrıcalık için değil kamu yararı için konulmuş bir hükümdür.

Dokunulmazlık adi çoğunluk ( Karar Yeter sayısı ) ile alınan bir T.B.M.M kararı ile kaldırılır. Özel bir çoğunluk aranmamıştır.

MİLLETVEKİLLİĞİNİN DÜŞMESİ

Düşme Türleri:

Ø İstifada, istifanın geçerliliğinin meclis başkanlık divanınca tespiti nden sonra Genel Kurulca karar verilir,

Ø Kesin hüküm giyme halinde, kısıtlanmada, mahkeme kararında, kararın genel kurula bildirilmesiyle,

Ø Bağdaşmayan işlerde ısrar etmede ise, yetkili komisyon raporu genel kurulun gizli oyuyla normal karar yeter sayısı ile,

Ø Bir ayda 5 birleşim günü oturumlara katılmayan vekil ise, Meclis Başkanlık divanınca durumun tespiti ve genel kurulun üye tam sayısının salt çoğunun kararıyla,

Ø Siyasi partinin kapatılmasına ilişkin dava sonucunda Anayasa Mahkemesinin kapatmaya söz eylem ve davranışlarıyla sebep olan vekillerle ilgili kararını resmi gazetede yayınlandığı gün TBMM başkanlığı durumu meclise sunar ve bilgi verip gereğini yapacağına ilişkin hüküm 2010 Anayasa Değişikliği ile kaldırılmıştır. 2010 Anayasa değişikliği ile birlikte, partisin temelli kapatılmasına neden olma hali milletvekilliğinin düşüren bir sebep değildir.

DÜŞME KARARININ DENETİMİ

Sadece İSTİFA, DEVAMSIZLIK, BAĞDAŞMAYAN İŞTE ISRAR hallerinde karardan sonra 7 gün içinde ilgili milletvekili veya diğer bir milletvekili Anayasa kanun veya içtüzük hükümlerine aykırılık iddiasıyla iptal için Anayasa Mahkemesine başvurabilir.

Anayasa Mahkemesi iptal istemini 15 gün içinde kesin karar bağlar.

Mecliste siyasi partilerin dokunulmazlıkla ilgili oylamalarda meclis gruplarında görüşme yapıp karar alamazlar.( siyasi saik etkisi kaldırılmak istenmiştir).

T.B.M.M. MECLİS BAŞKANLIĞI

Başkanlık Divanı; meclis başkanı, başkan vekilleri, katip üyeler ve idare amirlerinden oluşur. Siyasi partiler meclis başkanlığı için aday gösteremezler. Meclis Başkanlığı seçiminde:

- İlk iki oylamada TBMM nin 2/3 çoğunluğu aranır,

- Üçüncü oylamada TBMM nin salt çoğunluğu

- Dördüncü oylama üçüncü turda en çok oy alan aday arasında yapılır en fazla oy alan seçilir.

Meclis toplanınca 5 gün içinde gizli oylama ile seçim yapılır ve 10 gün içinde tamamlanır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanı için, bir yasama döneminde iki seçim yapılır. İlk seçilenlerin görev süresi iki yıldır, ikinci devre için seçilenlerin gö-rev süresi ise o yasama döneminin sonuna kadar de-vam eder.

Meclis Başkanı; kendi partilerinin görüşmelerine katılamaz, katıldığı oturumlarda oy kullanamazlar.

Görevleri;

v Cumhurbaşkanına vekalet etmek,

v Tatilde 1/5 TBMM isteği ile veya kendiliğinden olağanüstü toplantıya çağırmak,

v Geçici Bakanlar Kurulu için siyasi partilerden üye tesbiti,

v Cumhurbaşkanı seçimin yenilenmesine karar vermesi halinde kendisine fikir belirtmek,

Mecliste Siyasi Parti Grupları;

Siyasi parti grupları en az 20 milletvekilinden oluşur.

Siyasi parti grupları şu açılardan önemlidir;

- Anayasa Mahkemesine iptal davası açmada,

- Meclis görüşmelerinde söz hakkı almada,

- Geçici Bakanlar Kurulu na üye vermede,

- Bütçe komisyonuna üye seçiminde,

- Başkanlık divanı oluşumunda,

T.B.M.M? yi TATİL veya ARA VERME Halinde Olağanüstü Toplantıya Çağırabilecek KİŞİLER

- TBMM nin 1/5 i ,

- Bakanlar Kurulu,

- Meclis Başkanı,

- Cumhurbaşkanı, Meclisi toplantıya çağırabilir. İlgili konu görüşülmeden tatile devam edilemez.

Meclis EN ÇOK 3 AY TATİL YAPAR. Çalışmalarına 15 günü geçmemek üzere ara verebilir.

TBMM her yıl ekim ayının ilk günü TBMM kendiliğinden toplanır.

Toplantı Yeter Sayısı;

Meclis BÜTÜN İŞ VE İŞLEMLERİNDE üye tam sayısının 1/3ü (184) ile toplanır (2007 Değişikliği )

Karar yeter sayısı;

Anayasa da aksi belirtilmedikçe; toplantıya katılanların salt çoğunluğuyla karar alınır fakat bu sayı TBMM ni ¼ ünün bir fazlasından -139 dan- az olamaz.

ANAYASA GÖRE ÖZEL KARAR YETER SAYISI ARANAN HALLER

1. Anayasa değişikliği iki tür oran vardır 2/3,3/5

2. Meclis Başkanı seçiminde ilk iki turda 2/3, üçüncü turda salt çoğunluk, dördüncü turda üçüncü turda en çok oyu alan iki aday içerisinden EN FAZLA oyu alan aday.

3. Güvenoyu,

- göreve başlamak için katılanların salt çoğunluğu ( adi çoğunluk ),

- görev sırasında ise TBMM nin salt çoğunluğu

Anayasa koyucu hükümetlerin kurulmasını kolaylaştırırken güvensizlik oyuyla yıkılmasını zorlaştırmıştır.

4. Yüce divan a sevk TBMM nin salt çoğunluğu,

5. Bakanın güvensizlik oyu TBMM nin salt çoğunluğu,

6. Cumhurbaşkanının vatan ihanet ithamı ile yüce divana sevkinde TBMM nin 4/5

7. Genel ve özel afta TBMM nin 3/5

OYLAMALAR: Açık kapalı gizli ve işaret oylaması ile yapılır.

Beyaz, olumlu- Yeşil, çekimser -Kırmızı, red

En az 15 üyenin teklifiyle açık yapılması zorunludur en az 20 millet vekilinin istemesi halinde ise gizli oylamaya genel kurul karar verir. 5 üye ayağa kalkarak teklif ederse taraf tarafa sayım yapılır.

TBMM NİN GİZLİ OY İLE YAPILMASI ZORUNLU OLAN YASAMA İŞLEMLERİ

1- Anayasa Değişikliklerinde maddelerin ve tümünün kabul edilmesi

2- Meclis Başkanını seçmek

3- Meclis soruşturması açılıp açılmayacağına karar vermek ( 2001 Yılı Anayasa değişikliği)

4- Yüce Divan a sevk için yapılan oylama ( 2001 yılı Anayasa Değişikliği )

5- Üyelikle bağdaşmayan görevde ısrar nedeniyle milletvekilliğinin düşürülmesi

6- Anayasa Mahkemesine üye seçme (3 üye seçimi)

7- Kamu Başdenetçisinin (Ombudsman) seçimi.

8- Sayıştay Başkanı?nın ve Sayıştay üyelerinin seçimi.

BÜTÇE ve KESİN HESAP

Bütçenin hazırlanması ve uygulanması

Devletin ve kamu iktisadî teşebbüsleri dışındaki kamu tüzelkişilerinin harcamaları, yıllık bütçelerle yapılır. Mali yıl başlangıcı ile merkezi yönetim bütçesinin hazırlanması, uygulanması ve kontrolü kanunla düzenlenir.

Bütçe kanununa, bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz.

Bütçenin Görüşülmesi

Bakanlar Kurulu, merkezi yönetim bütçe tasarısı ile millî bütçe tahminlerini gösteren raporu, malî yıl başından en az yetmişbeş gün önce, Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar.

Bütçe tasarıları ve rapor, kırk üyeden kurulu Bütçe Komisyonunda incelenir. Bu komisyonun kuruluşunda, iktidar grubuna veya gruplarına en az yirmibeş üye verilmek şartı ile, siyasî parti gruplarının ve bağımsızların oranlarına göre temsili göz önünde tutulur.

Bütçe Komisyonunun ellibeş gün içinde kabul edeceği metin, Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülür ve malî yıl başına kadar karara bağlanır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Genel Kurulda, kamu idarebütçeleri hakkında düşüncelerini, her bütçenin tümü üzerindeki görüşmeler sırasında açıklarlar; bölümler ve değişiklik önergeleri, üzerinde ayrıca görüşme yapılmaksızın okunur ve oylanır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, bütçe kanunu tasarılarının Genel Kurulda görüşülmesi sırasında, gider artırıcı veya gelirleri azaltıcı önerilerde bulunamazlar.

Bütçelerde Değişiklik Yapılabilme Esasları

Merkezi yönetim bütçesiyle verilen ödenek, harcanabilecek miktarın sınırını gösterir. Harcanabilecek miktar sınırının Bakanlar Kurulu kararıyla aşılabileceğine dair bütçelere hüküm konulamaz. Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde kararname ile bütçede değişiklik yapmak yetkisi verilemez. Carî yıl bütçesindeki ödenek artışını öngören değişiklik tasarılarında ve carî ve ileriki yıl bütçelerine malî yük getirecek nitelikteki kanun tasarı ve tekliflerinde, belirtilen giderleri karşılayabilecek malî kaynak gösterilmesi zorunludur.

Bütçe kanunları Cumhurbaşkanı tarafından VETO EDİLEMEZ. Ancak Bütçe Kanunları da diğer kanunlar gibi ANAYASA MAHKEMESİ DENETİMİNE tabidir.

Bütçenin TBMM tarafından kabul edilmemesi hükümetin istifa ettiği anlamına gelmez. Ancak hükümet kendiliğinden çekilmez ise bir GENSORU ile düşürülebilir.

Bütçenin denetimi ( harcamaların bütçeye uygunluğu ) TBMM adına SAYIŞTAY tarafından yerine getirilir. Sayıştay Başkan ve üyelerini TBMM gizli oy ile seçer. Ancak bu hüküm Anayasa da değil Sayıştay Kanunu?nda yer almaktadır !!!

KESİNHESAP KANUNU

Kesinhesap kanunu tasarıları, kanunda daha kısa bir süre kabul edilmemiş ise, ilgili oldukları malî yılın sonundan başlayarak, en geç yedi ay sonra, Bakanlar Kurulunca Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur. Sayıştay, genel uygunluk bildirimini, ilişkin olduğu kesinhesap kanunu tasarısının verilmesinden başlayarak en geç yetmişbeş gün içinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar.

Kesinhesap kanunu tasarısı, yeni yıl bütçe kanunu tasarısıyla birlikte Bütçe Komisyonu gündemine alınır. Bütçe Komisyonu, bütçe kanunu tasarısıyla kesinhesap kanunu tasarısını Genel Kurula birlikte sunar, Genel Kurul, kesinhesap kanunu tasarısını, yeni yıl bütçe kanunu tasarısıyla beraber görüşerek karara bağlar.

Kesinhesap kanunu tasarısı ve genel uygunluk bildiriminin Türkiye Büyük Millet Meclisine verilmiş olması, ilgili yıla ait Sayıştayca sonuçlandırılamamış denetim ve hesap yargılamasını önlemez ve bunların karara bağlandığı anlamına gelmez.

TBMM nin YETKİLERİ

Ø Kanun koymak, kaldırmak, değiştirmek,

Ø Bütçe, kesin hesap kanunu yapmak,

Ø Milletlerarası anlaşmaları onaylamayı uygun bulmak,

Ø TBMM nin 3/5 ile özel ve genel affa karar vermek,

Ø Hükümetin denetimi,

Ø Asker gönderilmesine karar verme, ( Normal karar yeter sayısı ile karar verilir. ) Meclis toplanık değilse Cumhurbaşkanı karar verir.

Kanun Teklifi reddedilirse 1 geçmeden tekrar meclis gündemine getirilemez ve bir yasam döneminde kanunlaşamayan teklifler KADÜK olur.

Kanunların teklif edilmesi ve görüşülmesi

Kanun teklif etmeye Bakanlar Kurulu ve milletvekilleri yetkilidir. Bakanlar Kurulunun teklifine TASARI adı verilir. Ancak Bakanlar Kurulu Anayasa Değişikliği hakkında TASARI HAZIRLAYAMAZ.

Kanun tasarı ve tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esasları İçtüzükle düzenlenir.

Kanunların Cumhurbaşkanınca yayımlanması

Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisince kabul edilen kanunları onbeş gün içinde yayımlar. Kanunlar ONAYLANMAZLAR. Kanun teklifi TBMM Genel Kurulunda kabul edildiği anda KANUNLAŞIR. Cumhurbaşkanı onaylama değil YAYIMLAMA yetkisine sahiptir.

Yayımlanmasını kısmen veya tamamen uygun bulmadığı kanunları, bir daha görüşülmek üzere, bu hususta gösterdiği gerekçe ile birlikte aynı süre içinde, Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderir. Cumhurbaşkanı kısmen uygun bulmasa bile TAMAMEN geri gönderir.

Cumhurbaşkanınca kısmen uygun bulunmama durumunda, Türkiye Büyük Millet Meclisi sadece uygun bulunmayan maddeleri görüşebilir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi, geri gönderilen kanunu aynen kabul ederse, kanun Cumhurbaşkanınca yayımlanır; Meclis, geri gönderilen kanunda yeni bir değişiklik yaparsa, Cumhurbaşkanı değiştirilen kanunu tekrar Meclise geri gönderebilir.

TBMM nin YÜRÜTMEYİ DENETLEME YOLLARI

Soru, gensoru, meclis araştırması, meclis görüşmesi, genel görüşme yoluyla meclis denetim yapar.

SORU

Kısa gerekçesiz kişisel olmayan, özel hayatı ilgilendirmeyen başka kaynaktan kolayca öğrenilemeyen bir konuya ilişkin 100 kelimeyi geçmemek kaydıyla ilgili milletvekili veya bakan tarafından cevaplandırılması isteğiyle meclise verilen sorulardır.

Üç birleşimde cevaplandırılmayan sorular yazılı soruya çevrilir.

Sözlü sorular, 1 AY içerisinde; Yazılı sorular ise 15 günde cevaplandırılmalıdır.

GENEL GÖRÜŞME

Toplum ve devlet faaliyetleriyle ilgili bir konunun genel kurulda görüşülmesidir. Siyasi Parti grupları veya en az 20 milletvekilinin istemiyle olur.( ilk imza sahibi veya onun gösterdiği vekil istemi yapar)

MECLİS ARAŞTIRMASI

Belli bir konuda bilgi edinmek için yapılan incelemedir. Hükümet, siyasi parti grupları veya en az 20 milletvekili isteyebilir.

MECLİS SORUŞTURMASI

Başbakan veya bakanların görevleriyle ilgili cezai sorumluluklarının araştırılmasını sağlar. TBMM nin 1/10 unun kararıyla teklif edilir.

Genel kurul gizli oyla soruşturmayı karara bağlar ve istem kabul edilince rapor 2 ayda tamamlanır eğer tamamlanamazsa yeni bir 2 aylık kesin süre verilir. Rapor başkanlığa verilir ve 10 günde dağıtılır ve 10 gün içinde görüşülür ve yüce divan a sevk edilir TBMM nin salt çoğunluğuyla sevk kararı verilir.( gizli oy)

Yasama dönemi bitse ve seçimler yenilense bile Meclis Soruşturması düşmez. Ancak, soru, gen soru, genel görüşme ve meclis araştırmaları düşer.

Meclisteki siyasi parti gruplarında meclis soruşturmasıyla ilgili görüşme yapılamaz ve karar alınamaz.

Yüce divana gönderilen bakan bakanlıktan DÜŞER.

Başbakan yüce divana gönderilirse hükümet İSTİFA ETMİŞ SAYILIR.

GENSORU

Hükümetin veya bir bakanın SİYASİ SORUMLULUĞUNU GEREKTİRİR. En az bir siyasi parti grubu adına 20 milletvekilinin imzasıyla istenir.

Öneri; 3 gün içinde basılıp dağıtılır 10 günde gündeme alınıp alınmayacağına karar verilir.

Önerge görüşmelerinden 1 tam gün geçmeden oylama yapılamaz. Yalnız güvensizlik oyları sayılır. TBMM nin salt çoğunluğu ile karar verilir.

Gensoru görüşmelerine program mecliste okunduktan 48 saat sonra başlanır. Bu vekillerin daha iyi düşünüp karar vermesi için bir tür Serinleme Süresidir.

v Görevde iken güvenoyu istemek güven istemidir. İstem okunduktan 1 tam gün geçmedikçe oylamaya geçilemez.( serinleme süresi )

v Görevde iken güvenoyu istemi ancak TBMM üye tamsayısının 2/3 ünün oyuyla kabul edilirse hükümete güven oyu verilmemiş sayılır.( 82 Anayasası hükümetlerin kuruluşunu başlangıçtaki güvenoyunu toplantıya katılanların çoğunluğunu, karar yeter sayısı ararken hükümetin görev sırasında güvenoyu isteminde 2/3 gibi nitelikli bir çoğunluğu araması onun hükümet kurmayı kolaylaştırdığının göstergesidir. Çünkü 1980 ihtilalini oluşturan sebeplerden biriside uzun süre istikrarlı hükümetler ( hükümetler) kurulamamasıdır.

1982 Anayasası hükümetin göreve başlarken alması gereken güvenoyu için her hangi bir çoğunluk öngörmemiştir. Yine görev sırasında güvenoyu için de TBMM nin hükümete güvensizlik oyu için Üye tam sayısının SALT ÇOĞUNLUĞU ( 276 ) öngörülmüştür. Bu bağlamda 1982 Anayasasının hükümet kurmayı kolaylaştırdığı ve hükümetlerin yıkılmasını zorlaştırdığı söylenebilir.

HUKUK DEVLETİ VE YASAMA KISINTILARI;

Vatandaşların hukuki güven içinde bulundukları, devletin eylem ve işlemlerinin hukuk kurallarına bağlı olduğu sistem HUKUK DEVLETİ olarak adlandırılır.

1982 Anayasasında Yargı Denetimi Dışındaki İşlemler; YASAMA KISINTILARI ( Yasama kısıntıları denilmiştir çünkü bu düzenlemeler yasa ile değiştirilemez. )

Anayasa 125 e istinaden:

? YAŞ?ın terfi işlemlerine karşı ve kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayırma dışındaki İHRAÇ KARARLARINA karşı yargı yolu açıktır. Bunun dışındaki kararlara karşı yargı yolu kapalıdır.

- Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemler,

- Hâkim ve Savcılar Yüksek Kurulu?nun MESLEKTEN ÇIKARMA DIŞINDAKİ KARARLARI. (Meslekten çıkarma kararlarına karşı yargı yolu açıktır.

- Askeri Disiplin Mahkemesi Kararları yargı denetimi dışında tutulmuştur.

Uyarma ve kınama cezalarına karşı yargı yolunun kapatılabileceğine ilişkin hüküm 2010 yılında kaldırılmış ve bu hükmün yerine ?Disiplin kararları yargı denetimi dışında bırakılamaz.? hükmü getirilmiştir.

Yargı mercileri yerindelik denetimi değil hukuka uygunluk denetimi yaparlar.

Anayasa Mahkemesinin denetiminin ise iki istisnası vardır; inkılap kanunları ve MGK kanun ve KHK ları. Ancak MGK kanun ve KHKlarının Anayasa Mahkemesi tarafından denetlenme yasağı 1982 Anayasası nın kabulünden itibaren 6 YILLIK süre için geçerli idi. Bu süre sona ermiştir.

Şu anda sadece İNKILAP KANUNLARI bakımından Anayasa Mahkemesi denetimi yapılamaz.

YÜRÜTME ERKİ

q 1961 Anayasasında yürütme sadece görevdir ve mahfuz düzenleme alanı yoktur.

q 1982 Anayasasına göre ise yürütme yetki ve görevdir.

q Yürütmenin asli bir düzenleme yetkisi yoktur, bu noktada tamamen yasamaya bağlıdır.

q Bir yetki kanununa dayanmadan asli düzenleme yapamaz.

Şu üç halde yürütmenin anayasa dan doğan asli düzenleme yetkisi vardır.

¨ Sıkıyönetim KHK sı,

¨ Olağanüstü hal KHK sı,

¨ Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde,

Bu hallerde bir yetki kanununa dayanmadan asli düzenleme (ilk elden) yapabilir. Bu yetkiyi anayasadan alırlar. Aksi halde, yasamanın genelliği ve asliliği ilkesince TBMM yetkilidir.

YÜRÜTME ORGANLARI

1- CUMHURBAŞKANI

5678 Sayılı Yasaya (Anayasa Değişikliği) göre Cumhurbaşkanlığı?na adaylık konusunda şu yeni hüküm getirilmiştir:

?Cumhurbaşkanlığına Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri içinden veya Meclis dışından aday gösterilebilmesi yirmi milletvekilinin yazılı teklifi ile mümkündür. Ayrıca, en son yapılan milletvekili genel seçimlerinde geçerli oylar toplamı birlikte hesaplandığında yüzde onu geçen siyasi partiler ortak aday gösterebilir.?

Yeni düzenleme ile, Meclis dışından aday gösterilme usulü yirmi milletvekilinin yazılı teklifi ile mümkün kılınmış, 1982 Anayasası?nın ilk haline göre kolaylaştırılmış ve son genel seçimde %10 ve daha yukarı bir oranda oy alan siyasi partilere ortak aday gösterme imkanı tanınmıştır.

5678 Sayılı Yasa ile Değişik 1982 Anayasası?nın 102. maddesine göre Cumhurbaşkanlığı seçiminde takip edilecek usul şu şekildedir: ? Cumhurbaşkanı seçimi, Cumhurbaşkanının görev süresinin dolmasından önceki altmış gün içinde; makamın herhangi bir sebeple boşalması halinde ise boşalmayı takip eden altmış gün içinde tamamlanır.

Genel oyla yapılacak seçimde, geçerli oyların salt çoğunluğunu alan aday Cumhurbaşkanı seçilmiş olur. İlk oylamada bu çoğunluk sağlanamazsa, bu oylamayı izleyen ikinci pazar günü ikinci oylama yapılır. Bu oylamaya, ilk oylamada en çok oy almış bulunan iki aday katılır ve geçerli oyların çoğunluğunu alan aday Cumhurbaşkanı seçilmiş olur. İkinci oylamaya katılmaya hak kazanan adaylardan birinin ölümü veya seçilme yeterliğini kaybetmesi halinde; ikinci oylama, boşalan adaylığın birinci oylamadaki sıraya göre ikame edilmesi suretiyle yapılır. İkinci oylamaya tek adayın kalması halinde, bu oylama referandum şeklinde yapılır. Aday, geçerli oyların çoğunluğunu aldığı takdirde Cumhurbaşkanı seçilmiş olur. ?

5678 Sayılı yasa ile getirilen yeni düzenleme ile Cumhurbaşkanı iki turlu bir sistem ile genel oy ile halk tarafından seçilecektir. Bu sistemde; ilk turda geçerli oyların salt çoğunluğunu sağlayan aday Cumhurbaşkanı seçilecektir. Eğer adaylar geçerli oyların salt çoğunluğunu sağlayamazlar ise, ikinci oylama yapılacak ve ikinci oylamaya ilk oylamada en çok oy alan iki aday katılacak ve ikinci oylama itibariyle geçerli oyların salt çoğunluğunu alan aday Cumhurbaşkanı olarak seçilmiş olacaktır.

5678 Sayılı yasa ile 1982 Anayasası?nın ilk halinde yer alan: ? Bir kimse iki defa cumhurbaşkanı seçilemez ? hükmü değiştirilmiştir. Yeni hükme göre: ? Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir.? denilmek suretiyle bir kimseye ikinci kez Cumhurbaşkanı olma hakkı tanınmıştır.

1982 Anayasası?nın ilk hali Cumhurbaşkanı?nın görev süresini 7 yıl olarak belirlemişken, 5678 Sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle Cumhurbaşkanı?nın görev süresi 5 yıl olarak belirlenmiştir. Bu iki hüküm birlikte değerlendirildiğinde bir kimsenin 10 yıl ( ard arda veya farklı iki dönem halinde ) Cumhurbaşkanlığı yapabilmesi yolu açılmış olmaktadır.

5678 Sayılı Yasaya göre, ? Yeni seçilen Cumhurbaşkanı göreve başlayıncaya kadar görev süresi dolan Cumhurbaşkanının görevi devam eder. ? hükmü ile seçilen Cumhurbaşkanı görevine başlayıncaya kadar süresi dolan Cumhurbaşkanı?nın görev süresinin devam ettiği açıkça düzenlenmiştir.

Mevcut düzenlemeye göre halkoyu ile Cumhurbaşkanı?nın seçilemediği durumda ne olacağı konusunda her hangi bir hüküm yoktur. ( eski düzenlemede seçimler kendiliğinden yenileniyordu. )

CUMHURBAŞKANININ YETKİLERİ

Yasama İle İlgili Görevleri

- TBMM de yasama yılının ilk gününde açılış konuşması yapmak,

- Gerektiğinde TBMM yi toplantıya çağırmak,

- Kanunları yayımlamak,

- Kanunları tekrar görüşülmek üzere meclise geri göndermek,

- Kanunları halkoyuna sunmak,

- Anayasa Mahkemesi ne iptal davası açmak,

- TBMM nin seçimlerinin yenilenmesine karar vermek.

Yürütme İle İlgili Yetkileri

- Başbakanı atayıp istifasını kabul etmek,

- Başbakanın teklifi üzerine bakanları atayıp görevlerine son vermek,

- Gerekli gördüğünde Bakanlar Kuruluna başkanlık etmek,

- Uluslar arası temsilci göndermek ve kabul etmek,

- Milletlerarası anlaşmaları onaylamak ve yayımlamak,

- TBMM adına TSK ya başkomutanlığını temsil etmek,

- TSK nın kullanılmasına karar vermek,

- Genelkurmay Başkanını atamak,

- YÖK üyelerini atamak,

- MGK ya başkanlık etmek,

- KHK yı çıkarmak (OHAL KHK larında Bakanlar Kurulu?na Başkanlık eder, olağan KHK ları ise imzalar/onaylar.)

- Sıkıyönetim kararını vermek,

- Af ve cezaları hafifletmek,

- DDK yı kurmak ve görevlendirmek,

- Üniversite rektörlerini seçmek.

Yargı İle İlgili Görevleri

- Anayasa Mahkemesi?nin 14 üyesini seçmek (2010 değişikliğine göre Anayasa Mahkemesi 17 üyelidir ve bu üyelerin 14 ü Cumhurbaşkanı tarafından 3 ü ise T.B.M.M. Tarafından seçilmektedir.)

- Askeri Yargıtay üyelerini seçmek ,

- Askeri Yüksek İdare Mahkemesi üyelerini seçmek,

- Danıştay üyelerinin ¼ ünü seçmek, ( YARGITAY a ÜYE SEÇME YETKİSİ YOKTUR )

- Yargıtay cumhuriyet başsavcısını,

- Yargıtay cumhuriyet başsavcı vekilini seçmek,

- HSYK?nın 4 Asıl üyesini seçmek (2010 Değişikliği)

CUMHURBAŞKANININ TEK BAŞINA YAPTIĞI İŞLEMLER

1- Yüksek yargı organlarına üye seçmek

2- Kanunları tekrar görüşülmek üzere TBMM ye geri göndermek

3- Anayasa Mahkemesine iptal davası açmak

4- Başbakanı atamak ve istifasını kabul etmek

5- Bakanlar Kurulunu toplantıya çağırmak

6- Türk Silahlı Kuvvetlerinin Başkomutanlığını temsil etmek

7- MGK yı toplantıya çağırmak ve başkanlık etmek ( Cumhurbaşkanı katılmıyor ise Başbakan MGK ya başkanlık eder )

8- Devlet Denetleme Kurulu Başkan ve üyelerini seçmek

9- Anayasa?da sayılan hallerde TBMM seçimlerinin yenilenmesine karar vermek

10- HSYK?nın 4 asıl üyesini ve Anayasa Mahkemesi?nin 14 Üyesini seçmek.

CUMHURBAŞKANININ KARŞI İMZA KURALI UYARINCA İLGİLİ BAKAN, BAŞBAKAN YA DA BAKANLAR KURULU İLE BİRLİKTE YAPTIĞI İŞLEMLER

1- Yabancı Devlet Temsilcilerini kabul etmek

2- Milletlerarası Anlaşmaları onaylamak ( Bakanlar Kurulu tarafından imzalanan- Süresi 1 yılı aşmayan, devlet maliyesine yük getirmeyen ve yabancı ülkedeki vatandaşların mülkiyet haklarına zarar vermeyen anlaşmaları Bakanlar Kurulunun başı olarak imzalar.)

3- Sürekli hastalık, kocama ve sakatlık nedeniyle belirli kişilerin cezalarını hafifletmek ya da kaldırmak ( Adli Tıp İhtisas Dairesinin görüşü zogerekmektedir )

4- Genelkurmay Başkanını atamak ( Anayasa da açıkça yazılıdır )

5- Bakan atamak ve azletmek (Hem atamada hem de azil de Başbakanın önerisine ihtiyaç duyar)

6- Bazı kamu görevlilerini atamak (müşterek kararname ile atananlar)

CUMHURBAŞKANININ BAZI ATAMA VE SEÇME İŞLEMLERİNDE BELİRLİ KURULLARIN ÖNCEDEN ADAY BELİRLEME YETKİSİ ANAYASA DA AKSİ BELİRTİLMEDİKÇE BU İŞLEMLERİN CUMHURBAŞKANI TARAFINDAN TEK BAŞINA YAPILMADIĞI ANLAMINA GELMEZ. İŞLEMİN NİTELİĞİNE BAKMAK GEREKMEKTEDİR.

Cumhurbaşkanının Sorumluluğu

Cumhurbaşkanının Siyasal sorumsuzluğu tamdır. Cumhurbaşkanının ortak üçlü kararname ile yaptığı işlemlerden dolayı başbakan ve Bakanlar Kurulu sorumludur.( Kral hata yapmaz görüşüne dayanmaktadır)

Cezai sorumluluk; ancak vatana ihanet halinde TBMM ni 1/3 ünün teklifi ve ¾ ünün kararıyla yüce divan sıfatıyla Anayasa Mahkemesinde yargılanır.

Vekâletini meclis başkanı yapar; ölüm istifa ve ayrılmada yenisi seçilinceye kadar, yurtdışına çıkış ve hastalık da görevine dönünceye kadar vekalet eder. Bu süreç içinde teamül, ancak gündelik işlemlerle ilgili karar alabilmesi yönündedir. (siyasi etiğe uygun olan budur).

Devlet Denetleme Kurulu

1981 yılında Milli Güvenlik Konseyi tarafından kurulmuş ve 1982 Anayasası ile de benimsenmiştir. Doğrudan Cumhurbaşkanı na bağlıdır ve başkan ve üyeleri Cumhurbaşkanı tarafından atanır.

İdarenin hukuku uygun ve düzenli çalışmasını sağlamak amacıyla denetim, inceleme ve araştırma yapar.

Kurulun soruşturma yapma ve ceza verme yetkisi yoktur. Kararları gizlidir ve rapor halinde Cumhurbaşkanına sunulur ve gereği yapılmak üzere Başbakanlığa gönderilir.

DDK, Silahlı kuvvetler ve yargı organlarını denetlemeyemez.

DDK Şu kurumları denetleyebilir:

- Tüm kamu kurum ve kuruluşları ile sermayesinin yarısından fazlası bunlara ait olan her türlü kuruluşu

- Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarını,

- Her düzeydeki işçi ve işveren meslek kuruluşunu,

- Kamuya yararlı dernek ve vakıfları.

2- BAKANLAR KURULU

Bakanlar Kurulu yürütme görevini fiilen kullanan ve siyasi olarak sorumlu olan organdır.

T.B.M.M Seçimleri yapıldıktan sonra Cumhurbaşkanı TBMM içinden bir milletvekilini Başbakanı atar. Başbakan ise TBMM içerisinden ya da milletvekili seçilme yeterliliğine sahip olan kimselerden olmak kaydıyla TBMM dışında bakanları seçer. ( Dışarıdan bakan atanması usulü ilk kez 1961 Anayasası ile kabul edilmiştir.) Bu aşamadan sonra Cumhurbaşkanı bakanları ATAR ve Bakanlar Kurulu kurulmuş olur. Bakanlar TBMM onayına sunulmaz.

Dışarıdan atanan bakan milletvekili dokunulmazlığına sahiptir ancak dışarıdan atanan bakan kanun teklif edemez ve oylamalar da milletvekili olarak oylamaya katılamaz.

Bakanların görevine Başbakanın ÖNERİSİ üzerine Cumhurbaşkanı son verir. Bu hüküm ilk kez 1982 Anayasasında yer almıştır. 1982 Anayasası Bakanlar Kurulu içerisinde Başbakanı güçlendirmiştir.

Hükümetin kurulması için ÖZEL BİR ÇOĞUNLUK ARANMAZ. 1982 Anayasası hükümet kurmayı kolaylaştırmıştır.

v Bir bakan ancak diğer bir bakana vekalet edebilir, her hangi bir sebeple boşalan bir bakanlığa 15 gün içinde bir bakan ataması yapılır.

v Bakanlar kurulunun siyasal sorumluluğu;

- Kollektif sorumluluk; ülke siyasetinin yürütülmesi işlevinden birlikte sorumlu olunmakla birlikte,

- Bireysel sorumluluk; her bir bakan kendi bakanlığının görev alanına giren işlerden de ayrıca sorumluluğu ifade eder. Her bakan Başkana karşı da sorumludur.

Siyasi sorumlulukta müeyyide cezai değil siyasidir. Gensoru sonucunda, parlamento kararı neticesinde bakanın görevine meclisçe son verilmesidir.

Kollektif sorumluluk ta genel siyasetin yürütülmesinden sorumlu olunduğu için bu hususta güvensizlik oyunun verilmesi hükümetin düşmesi demektir.

Her bir bakan göreviyle ilgili devlete verdiği zarardan kendisi sorumludur. Ceza yargılaması dışındaki hukuk davalarına ilişkin davalar genel adliye mahkemelerinde görülür. Bilindiği gibi milletvekilliği dokunulmazlığı ( yasama dokunulmazlığı ) hukuk davası açılmasına engel teşkil etmez

Bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri, yetkileri ve teşkilatı KANUN ile düzenlenir.

Geçici Bakanlar Kurulu

1 - Seçimlerin yenilenmesine Cumhurbaşkanı tarafından karar verildiğinde, Cumhurbaşkanı geçici bakanlar kurulunu kurması için başbakanı atar ve başbakan ise BAĞIMSIZLAR içinden Adalet İçişleri ve Ulaştırma bakanlarını atar. Siyasi parti grupları içerisinden oranlarına göre Geçici bakanlar kurulu oluşturulur. Seçimlerin tarafsızlığı açısından önemlidir. Seçimlerin Cumhurbaşkanı tarafından yenilenmesinin Resmi Gazete de ilanından sonra 5 gün içinde bu atamalar yapılır. Yeni meclis kurulup yeni bir bakanlar kurulu oluşturuluncaya kadar görev yaparlar.

Geçici Bakanlar Kurulu için güvenoyuna başvurulmaz ve görevi yeni Meclis toplanıncaya kadar devam eder.

2 - TBMM tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verildiğinde, Adalet, İçişleri ve Ulaştırma Bakanları çekilir ve seçimin başlangıç tarihinden 3 gün önce, yineleme kararı alınmış ise bu karardan itibaren 5 gün içinde TBMM içinden veya dışından BAĞIMSIZLAR bu bakanlıklara BAŞBAKAN tarafından atanır ve Cumhurbaşkanına bilgilendirme yazısı gönderilir.

YÜRÜTMENİN KAPSAMINDA YER ALAN KONULAR

Yürütmenin düzenleyici işlemleri 4 başlık altında toplanmaktadır.

1. Kanun Hükmünde Kararnameler ( KHK )

2. Tüzük

3. Yönetmelik

4. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi

KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELER ( KHK )

Yetki;

Bakanlar Kurulu?na aittir.

Şekil;

Mutlaka bir yetki kanununa dayanmalıdır.( Olağanüstü KHK lar hariç - çünkü olağanüstü KHK larda yetki doğrudan Anayasa?dan alınır ve asli bir yetkidir, yetki kanununa ihtiyaç yoktur- )

Yetki kanunu KHK nın;

Ø Amacını,

Ø Kapsamını,

Ø İlkelerini,

Ø Birden fazla KHK çıkarılıp çıkarılamayacağını,

Ø Süresini belirler.

Onay;

KHK lar Cumhurbaşkanının onayına sunulur.

Olağan KHK larla Düzenlenemeyecek Olan Konular

1. Temel hak ve hürriyetler,

2. Kişi hak ve ödevleri,

3. Siyasi hak ve ödevler.

Sosyal ve ekonomik hak ve ödevler KHK ile düzenlenebilir.

Yargısal Denetim;

KHK lar Anayasa Mahkemesi tarafından denetlenir.

Anayasa Mahkemesi üçlü bir denetim yapar

- Yetki Kanununun Anayasaya uygunluğu,

- KHK nın yetki kanununa uygunluğu,

- KHK nın Anayasaya uygunluğu.

Yürürlük;

KHK lar Resmi Gazete de yayınlandığı gün yürürlüğe girer ve aynı gün meclise sunulur. Öncelikle ve ivedilikle görüşülür. Şekil ve Esas bakımından Anayasa Mahkemesi denetimi vardır (Yayımdan itibaren 60 gün içinde).

OLAĞANÜSTÜ HAL KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERİ

Yetki;

Bir yetki kanununa dayanmazlar yetki doğrudan anayasadandır. Yürütme erkinin bir YETKİ oluşunun ( 1982 Anayasası yürütme görev ve yetkisi ifadesini kullanmaktadır ) bir göstergesidir.

Organ;

Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu yetkilidir. Cumhurbaşkanı asli unsurdur. Oysa olağan KHK da Cumhurbaşkanı sadece şekli unsurdur.

Konusu;

Milletler arası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmemek kaydıyla ve ölçülülük olması durumunda Temel hak ve hürriyetleri, kişi hak ve ödevlerini ve siyasi hak ve ödevleri de düzenleyebilir, kısıtlayabilir. Olağanüstü KHK lar ile mevcut kanunlarda değişiklik yapılamaz.

Denetim;

Şekil ve Esas aykırılığı dolayısıyla Anayasa Mahkemesine iptal davası açılmaz.

Anayasa 148 deki hükme binaen denetimi yapılamaz. Eğer - usul saptırması - yapılarak olağanüstü halin kapsamı dışındaki bir konu Olağanüstü Hal KHK sı ile düzenlenmiş ise bu halde Yüksek Mahkeme kendisini yetkili sayarak denetim yapabilecektir.

Olağanüstü hal KHK sı için;

? yer bakımından sınırlama vardır.

? süre bakımından sınırlama vardır.

? Bu tür KHK ile kanunlarda değişiklik yapılamaz.

Bu KHK lar yayınlandığı gün meclise sunulduğundan bu tür KHK ların tek denetimini TBMM yapar.

Süre;

Olağanüstü hal KHK sı; diğer KHK, kanun ve tekliflerden öncelikle, ivedilikle, 30 gün içinde görüşülür.

CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMESİ

Cumhurbaşkanlığı genel sekreterliğinin kuruluşunu TBMM düzenleyemez. Bu konu ancak Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenlenebilir. Anayasadan kaynaklanan asli bir yetkidir. Yürütmenin yetki oluşunun ikinci göstergesidir. ( İlki olağanüstü KHK lar idi )

Konusu;

Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinin çalışma esasları, kuruluşu, teşkilat ve personel atama işlemlerini kapsar.

Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri doğrudan Cumhurbaşkanı tarafından atanır.

Denetim;

Gerek Anayasa Yargısı ve gerekse İdari Yargı denetimi dışındadır.

TÜZÜK

Konusu;

Kanunların uygulamasını göstermek ve kanunun emrettiği işleri belirlemek üzere çıkarılır.

Yetki;

Tüzük çıkarma yetkisi Bakanlar Kurulu na aittir.

Usul;

Kanuna aykırı olmamak kaydıyla Danıştay incelemesinden geçirilerek Cumhurbaşkanı onayı ile kanunlar gibi yayınlanır. Danıştay incelemesinden geçmemiş bir düzenleme tüzük olarak yayınlanamaz.

Denetim;

Tüzükleri yargısal denetimi İdari Yargı da ( İlk derece mahkemesi olarak DANIŞTAY ) yapılır.

YÖNETMELİK

Konusu;

İdarenin en kapsamlı düzenleyici işlemidir. Kanuna aykırı olmamak kaydıyla Kanun ve tüzüklerin uygulamasını göstermek amacıyla çıkarılır.

Yetki;

Başbakanlık, Bakanlıklara ve KAMU TÜZEL KİŞİLİKLERİNE aittir. Bakanlar Kurulunun yönetmelik çıkarma yetkisi Anayasa da açıkça yer almamaktadır.

Usul;

Resmi gazetede yayımlanma zorunluluğu yoktur, hangi yönetmelikleri resmi gazetede yayınlanacağı kanunla gösterilir. Başbakanlık personelinin ve diğer kişilerin durumlarını etkileyen yönetmelikler resmi gazetede yayınlanır.

Denetim; yönetmeliğin yargısal denetimi İdari Yargı ( DANIŞTAY VE İDARE MAHKEMELERİ ) da yapılır.

BAŞKOMUTANLIK VE GENELKURMAY BAŞKANLIĞI

Başkomutanlık, TBMM nin manevi varlığından ayrılamaz ve Cumhurbaşkanı tarafından temsil olunur. Başkomutan Cumhurbaşkanıdır.

Anayasaya göre milli güvenliğin sağlanmasından ve Silahlı Kuvvetlerin yurt savunmasına hazırlanmasından TBMM ye karşı Bakanlar Kurulu sorumludur.

Genelkurmay Başkanı, Bakanlar Kurulunun teklifi üzerine Cumhurbaşkanı tarafından atanır ve görev ve yetkilerinden dolayı BAŞBAKAN a karşı sorumludur.

22 Ocak 2012 23:02

srdly07

düzenli ve disiplinli çalışmak artık kpss için yeterli değil.bunlar başarı için tek başına yetmeyebilir profesyonel yardım gereklidir.Çankaya körfez akademinin 14 şubatta hızlandırılmış grubları başlıyor kpss memurluk,öğretmelik alan ve dgs açılacak grubalar için erken davranmak gerekir

Toplam 13 mesaj