Oturum açOturum aç / Parola hatırlat Üye olÜye ol

  
Editörler :
05 Ocak 2012 12:08  


657 sayılı D.M.K 4/C için Karar Anı...!

Bugün 05.01.2012 tarihi itibari ile Bakanlar Kurulu Kararı İmza için Cumhurbaşkanına imzaya sunulmuş durumda.. Resmi Gazetede yayımlanması an meselesi ancak, içeriği hakkında bilgimiz yok..

Olumlu bir gelişme olsaydı..

Flaş haber olarak ve müjde olarak basın açıklması yaparlardı zaten..

Umudun azaldığı, Ümidin tükendiği.. Çorbanın kalmadığı kaynamadığı.. an ve anları yaşarken kış ortasında..

05 Ocak 2012 12:41

sinan0606

Arkadaşlar kararnamede bir değişiklik yok çalışma şartları aynı bilginiz olsun

05 Ocak 2012 13:15

BAL_TEK

Aile yardımı bile vermiyorlar ya.. böyle bişey var mı?

Bu hükümet neden bu kadar 4/c li personele düşman oldu anlamadım.. Dağdaki bizden değerli olur hale geldi..

06 Ocak 2012 14:44

kemaltrk

arkadaşım bu sendikalar ne işe yarar bilgisi olan var mı?üye aidatlarını almak kolay ama iş üyelerin maddi manevi ve sosyal haklarını aramaya gelince oralı olan yok......2012 kararnamesi neden açıklanmadı ne zaman açıklanacak diye bi açıklama yapan sendika yok,aldığınız parayı aidatı hak ediyorsanız helal olsun,hakkınız değilse de hr...ol

06 Ocak 2012 19:02

desoto

HATAY (CİHAN)- Eğitim Bir-Sen İskenderun Şube Başkanı Hikmet Altınsöz, 4-C statüsünde çalışan eğitimcilerin mağdur edildiğini ileri sürdü.

Eğitim-Sen üyeleri şehir merkezindeki Boyacılar parkında pankartlı basın açıklaması yaptı.

Hikmet Altınsöz, "4-C'liler 31 Aralık tarihi itibari ile sözleşmeleri sona ermiş olup bir ay işsiz kalacaklardır. Ücretlerin oldukça düşük olması yetmiyormuş gibi, işsiz kaldıkları bir ay içerisinde ücret alamayacaklardır. Ancak bu bir ay süresince kira, elektrik, telefon ve su faturaları borçları gelmeye devam edecektir. Kendileri gibi eş ve çocukları da yaşanan mağduriyetten paylarına düşeni en ağır bir biçimde almaya devam edecektir." dedi.

Eğitim Bir-Sen olarak hükümete seslenen Altınsöz konuşmasının devamında ise sözlerine şöyle devam etti: "4-C'lilerin sosyal ve özlük sorunları en kısa sürede çözülmeli, talepleri dikkate alınmalıdır. Bunun için 4-C'li personele kadro verilmeli ve yılda 12 ay çalışma olanağı sağlanmalıdır. Günün koşullarına uygun ve eşit işe eşit ücret anlayışı doğrultusunda 4-C'li personele aynı işi yapan kişilere verilene kadar maaş verilmelidir. Sosyal hakları güvence altına alınmalıdır. Her zaman eşitlik ve hakkın yanında olan bizler, bu sorun çözülünceye kadar mücadelemize devam edeceğiz. Buradan sayın başbakanımıza sesleniyoruz ki; üç değil beş çocuğumuz var ama aile yardımımız yok. Sadece 45 bin kişiyi kapsayan bu ayırıma son verilmesini istiyoruz." CİHAN

06 Ocak 2012 22:17

desoto

TÜRKİYE KAMU-SEN?DEN 4/C?LİLER İÇİN EYLEM

Başbakan ve tüm Bakanlar Kurulu üyelerine mektup gönderdik

4/C?li çalışanların sorunlarının çözümü için Başbakan ve tüm Bakanlar Kurulu üyelerine mektup gönderdik.

Genel Başkan İsmail Koncuk ve Genel Sekreter Önder Kahveci imzası ile gönderilen mektupta kamuda en zor şartlar altında çalışan kesimin 4/C?liler olduğu vurgulanırken, Haziran ayında sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesi amacıyla yapılan düzenlemede 4/C?lilerin unutulduğu belirtildi.

Maaşlarının son derece düşük olması nedeniyle zor durumda kalan geçici işçilerin, aile yardımı ve çocuk parasından faydalandırılmadığı, döner sermaye ve fazla mesai ücreti de alamadıkları hatırlatılan mektupta, sorunların çözümü için birinci yolun bu personelin kadroya geçirilmesi olduğuna vurgu yapıldı.

Geçtiğimiz yıllarda yapılan düzenlemelerde kurumlara özel değişiklikler yapıldığı ve 4/C?liler arasında çalışma şartları ve özlük hakları bakımından farklılıklar oluşturulduğu belirtilen mektupta, ?Kamu istihdamında yeknesaklığın ve adaletin sağlanabilmesinin yolu, kamudaki çok başlı yapıyı sonlandırmaktan ve tüm çalışanların iş güvencesi, sosyal haklar, toplu sözleşmeli ve grevli sendikal hak ve izin haklarını da içeren, insanca yaşayabileceği bir ücret aldığı, asli ve süreklilik arz eden bir statüye kavuşturulmasından geçmektedir. Bu doğrultuda, farklı hukuki statü çerçevesinde istihdam edilen personelin haklarının kadrolu memurlara yaklaştırılması ve mağduriyetlerin acilen giderilmesi bir zorunluluk haline gelmiştir? denildi.

Mektupta, 4/C?lilerin aile yardımı ve çocuk parası gibi sosyal yardımlardan faydalanacağı yolunda sayın Hayati Yazıcı?nın Konfederasyonumuza söz verdiği belirtildi. Bununla birlikte ?Anayasamızın eşitlik ilkesinin bir gereği olarak, ayrım yapılmaksızın tüm kamu personeli arasında hakkaniyete uygun bir yapı oluşturulması, sosyal devlet ilkesinin aileyi ve çocukları koruma mantığının, istisnasız tüm çalışanlarımıza uygulanması, Sayın Hayati Yazıcı?nın 7 ay önce verdiği aile yardım ödeneği sözünün hayata geçirilmesini beklemekteyiz? uyarısı yapıldı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan?a ve tüm Bakanlar Kurulu üyelerinin şahsına gönderilen mektupta, ?657 sayılı Kanunun 4-C maddesi uyarınca geçici olarak çalıştırılan on binlerce personel ve aileleri, yapılacak düzenleme ve çıkarılacak Bakanlar Kurulu Kararı ile sorunlarının çözüme kavuşturulmasını umutla beklemektedir? denildi.

Bakanlara gönderilen mektubun tam metni ise şu şekilde:

Sayın Başbakanım,

Ülkemizde kamu yönetimindeki çarpıklık, özellikle personel sistemi içinde kendisini göstermektedir. Kamuda 657 sayılı Kanunun 4-A, 4-B, 4-C maddeleri ile kadrolu, sözleşmeli, geçici personel çalıştırılmakta; 4924 sayılı Kanun, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamı gibi çok çeşitli statüde personel istihdam edilmektedir. Dolayısıyla bu durum, kamuda çok başlı ve karmaşık bir istihdam yapısını ortaya çıkarmaktadır. Aynı kurum içinde aynı işi yapan ancak tabi oldukları yasal mevzuatın farklı olması nedeniyle; maaşları, emeklilik hakları, iş güvenceleri, sosyal ve özlük hakları farklı olan kamu görevlileri bulunmaktadır.

Kamu hizmeti sunan çalışanların, birçok farklı hukuki düzenlemelere tabi olması, kamudaki yeknesaklığa da olumsuz etki etmektedir. Bu nedenle aynı kurum içinde aynı işi yapan ancak bir tarafta nispeten yüksek maaş alan diğer tarafta ise insan onuruna yaraşmayan haklarla çalıştırılan kesim aynı anda bulunabilmektedir. Bu tür uygulamalar nedeniyle kamuda aynı işi yapan, aynı özelliklere sahip çalışanlar arasında ücret adaletini sağlamak da sosyal eşitliğe ulaşmak da mümkün olamamaktadır.

Kamu istihdamında yeknesaklığın ve adaletin sağlanabilmesinin yolu, kamudaki çok başlı yapıyı sonlandırmaktan ve tüm çalışanların iş güvencesi, sosyal haklar, toplu sözleşmeli ve grevli sendikal hak ve izin haklarını da içeren, insanca yaşayabileceği bir ücret aldığı, asli ve süreklilik arz eden bir statüye kavuşturulmasından geçmektedir. Bu doğrultuda, farklı hukuki statü çerçevesinde istihdam edilen personelin haklarının kadrolu memurlara yaklaştırılması ve mağduriyetlerin acilen giderilmesi bir zorunluluk haline gelmiştir.

Kamuda çalışanlar arasında en kısıtlı haklara sahip olan kesim ise hiç şüphesiz ki; 657 sayılı Kanunun 4-C maddesi uyarınca çalıştırılan geçici personeldir. Bu kapsamda çalıştırılan personelin yıllık izin, iş güvencesi, sosyal yardım gibi hakları bulunmazken; maaşları da son derece düşüktür. Kaldı ki; 4 Şubat 2010 tarihinde Resmi Gazete?de yayımlanarak yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu kararı ile bu çalışanların da kendi içinde farklı uygulamalara gidilmiş, var olan adaletsizlik daha da derinleştirilmiştir. İlgili kararla 4-C statüsünde istihdam edilen kamu görevlerinin bir bölümü için yeni haklar sunulurken, Bakanlar Kurulu Kararı?nın sadece özelleştirme sebebiyle işsiz kalan ve kalacak olan işçilerden 4-C statüsünde istihdam edilenleri kapsaması, büyük bir insan hakkı ihlalini de ortaya çıkarmıştır. Bu nedenledir ki; özelleştirme mağduru olanlar ile ihtiyaç üzerine 4-C?li statüde geçici olarak çalışanlar arasında farklı bir uygulama söz konusu olmuştur. Aynı kanunun aynı bendi uyarınca, belki de aynı kurumda çalıştırılan ve aynı işi yapan personeli farklı uygulamalara tabi tutmak ne adaletle ne de insan hakkıyla bağdaşabilir.

Bununla birlikte 2010 yılında gerçekleştirilen toplu görüşmelerde aile yardımının tüm sözleşmeli personele ödenmesi konusu karar altına alınmış olup, 2011 Genel Seçimleri öncesinde de Devlet Personel Başkanlığından sorumlu bakan olan Sayın Hayati Yazıcı, 19 Nisan 2011'de bir sendika ziyareti sırasında ?4-C?li personele aile yardımı ve çocuk yardımı ödenmesi için Bakanlar Kurulu Kararı hazırlandığını? açıklamıştır. Bu açıklamanın üzerinden 7 ay geçmiş olmasına rağmen hala aile yardımı ödeneği için Bakanlar Kurulu Kararı çıkmamıştır. Yıl başında yapılan mevzuat değişikliği ile birlikte tüm sözleşmeli kamu personelinin aile yardımı ödeneği alması sağlanmışken yalnızca 4-C?li personelin bu ödenekten mahrum bırakılması, eşitlik ve hakkaniyet ilkesiyle bağdaşmayan bir durum arz etmektedir. Anayasamızın eşitlik ilkesinin bir gereği olarak, ayrım yapılmaksızın tüm kamu personeli arasında hakkaniyete uygun bir yapı oluşturulması, sosyal devlet ilkesinin aileyi ve çocukları koruma mantığının, istisnasız tüm çalışanlarımıza uygulanması, Sayın Hayati Yazıcı?nın 7 ay önce verdiği aile yardım ödeneği sözünün hayata geçirilmesini beklemekteyiz.

Bunun yanında yine özel kararlarla bazı kurumlarda görev yapan 4-C?li çalışanların çalışma süreleri birbirinden farklı belirlenmektedir. Buna göre TBMM?de çalışan 4-C?li personel, bir yılda 11 ay 29 gün çalışırken, TÜİK?teki 11 ay 21 gün, özelleştirme kapsamında diğer kurumlarda istihdam edilen 4-C?liler ise yılda 11 ay çalışmakta ve 1 ay boyunca maaş alamamaktadır.. Bu nedenle, yaşanan eşitsizliklerin giderilmesi, adalet ve hakkaniyet beklentilerinin karşılanması için ilgili Bakanlar Kurulu Kararı?nın 4/C statüsünde istihdam edilen kamu görevlilerinin bütününü kapsaması, mevcut sözleşmelerde bu çerçevede değişiklik yapılması ve kapsam dâhilindeki geçici personelin çalışma sürelerinin 12 ay?a çıkarılması gerekmektedir.

Haziran 2011?de kamuda sözleşmeli olarak çalışmakta olan personelin kadroya geçirilmesi sağlanmışken, 4-C?li personelin kapsam dışında tutulması, kamuda sözleşmeli olarak çalışan, kamu görevlileri sendikalarına üye olma hakkı bulunan ve dolayısıyla kamu görevlisi olarak kabul edilmesi gereken 4-C?li personelin bir kez daha mağdur edilmesine neden olmuştur. Bu bakımdan Anayasanın eşitlik ilkesi adına 4-C?li personelin de kadroya geçirilmesi uygun olacaktır. 657 sayılı Kanunun 4-C maddesi uyarınca geçici olarak çalıştırılan on binlerce personel ve aileleri, yapılacak düzenleme ve çıkarılacak Bakanlar Kurulu Kararı ile sorunlarının çözüme kavuşturulmasını umutla beklemektedir.

Türkiye Kamu-Sen olarak 657 sayılı Kanunun 4-C maddesi uyarınca istihdam edilen geçici personelin durumlarının iyileştirilmesi için yakın zamanda çıkarılacak olan Bakanlar Kurulu kararında aşağıdaki hususlara da yer verilmesinin zorunlu olduğunu vurgulamak istiyoruz:

? 4-C statüsünde personel istihdamı sınırlanmalı, asli ve sürekli hizmetlerde bulunan personel kadroya geçirilmelidir.

? Farklı kararlarla, kurumlara özel ödemeler kaldırılarak tüm 4-C?li personelin maaşları, emsali kadrolu personelin maaşları ile orantılı olarak belirlenmeli, tüm 4-C?li personelin özlük hakları kurum farkı gözetilmeksizin eşitlenmelidir.

? 4-C personelinin de sosyal yardımlardan faydalanması sağlanmalıdır.

? Bu kapsamdaki personelin fazla çalışma ücretinden faydalandırılmaması, ILO sözleşmelerine ve insan haklarına aykırı bir uygulamadır. 4-C personeline de fazla mesai ücreti ödenmelidir.

? 4/C statüsünde istihdam edilen personelin; eş durumu dolayısıyla yer değiştirmesi ve askerlik dönüşü göreve başlaması sağlanmalıdır.

? 4/C statüsünde istihdam edilen personel üzerinde yöneticiler ve amirler tarafından oluşturulan keyfi uygulamalara son verilmelidir.

? 4/C statüsünde istihdam edilen kamu görevlilerinin, görev tanımları yapılmalı, sicil ve taltif uygulamaları gibi konularda yasal mevzuat çalışmaları yapılmalıdır.

? Sözleşmelerden damga vergisi ödemesi zorunluluğu kaldırılmalı, 6111 sayılı torba kanunla diğer sözleşmeli personel için getirilen bu hakkın 4-C?li personel için de geçerli olabilmesi amacıyla düzenleme yapılmalıdır.

657 sayılı Kanunun 4-C maddesi uyarınca geçici olarak çalıştırılan on binlerce personel ve ailesi, çıkarılacak Bakanlar Kurulu kararı ile sorunlarının çözüme kavuşturulmasını beklemektedir.

Gereğini arz ederim.

Saygılarımla.

06 Ocak 2012 22:39

desoto

T.C CUMHURBAŞLANLIK

İletişim Bilgileri

Posta Adresi

T.C. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği 06689 Çankaya, Ankara

Santral

Tel : 0 (312) 470 11 00

Talep ve Şikayetler İçin

Tel : 0 (312) 470 23 08 - Faks : 0 (312) 470 13 16

E-posta : cumhurbaskanligi@tccb.gov.tr

Birimlerin Telefon Numaraları

BİRİM TEL FAKS

Genel Sekreterlik 0 (312) 470 12 00 0 (312) 470 13 02

Devlet Denetleme Kurulu 0 (312) 470 25 00 0 (312) 470 13 03

Genel Sekreter Yardımcılığı 0 (312) 470 23 00 0 (312) 470 13 31

Genel Sekreter Yardımcılığı 0 (312) 470 21 00 0 (312) 470 13 04

CB Özel Kalem Müdürlüğü 0 (312) 470 15 20

Dışişleri Başdanışmanlığı 0 (312) 470 22 44 0 (312) 468 63 90

Başyaverlik 0 (312) 470 16 10 0 (312) 470 13 15

Basın Başdanışmanlığı 0 (312) 470 20 68 0 (312) 470 13 13

Şehit ve Gazi Aileleri?nden Sorumlu Danışmanlık 0 (312) 470 22 10 0 (312) 470 13 09

Kanunlar Kararlar ve Hukuk İşleri Başk. 0 (312) 470 23 23 0 (312) 470 13 20

İdari ve Mali İşler Başkanlığı 0 (312) 470 26 00 0 (312) 470 13 17

Kurumsal İletişim Başkanlığı 0 (312) 470 21 37 0 (312) 470 13 45

Bilişim Teknolojileri Başkanlığı 0 (312) 470 20 00 0 (312) 468 63 54

Koruma Başkanlığı 0 (312) 470 27 00 0 (312) 470 13 28

Muhasebe Müdürlüğü 0 (312) 470 26 09

Protokol Müdürlüğü 0 (312) 470 21 23

06 Ocak 2012 23:48

desoto

Tarih : 06.07.2011 - 12:54:03

--------------------------------------------------------------------------------

632 sayılı KHK ile mahalli idarelerde istihdam edilmekte olan sözleşmeli personel ile vekil memurlar ve 4/C?lileri kapsaması için girişimde bulunuluyor.

--------------------------------------------------------------------------------

632 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile belediye, yerel yönetimler de istihdam edilmekte olan sözleşmeli personelin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 4-B maddesine göre çalıştırılmakta olsa bile, farklı kanunlara göre istihdam edildiği için kadroya alınmamıştı.

Konu ile ilgili olarak TümBelSen Sendikası tarafından da konunun yargıya götürüldüğü yönünde açıklama yapıldı. Sendikanın açıklaması aşağıdadır.

Bilindiği gibi AKP hükümetinin genel seçimler öncesi alelacele çıkardığı sözleşmeli personelin kadroya alınmasıyla ilgili 632 sayılı Kanun Hükmünde Kararname(KHK)?ye başta yerel yönetimlerde çalışan sözleşmeli kamu emekçileri olmak üzere kamu da güvencesiz bir şekilde çalışmaya mahkum edilen bir çok kamu emekçisi dâhil edilmemiştir.

Her ne kadar yerel yönetimlerde çalışan sözleşmeli personeller belediyelerde 5393 sayılı yasa, il özel idarelerinde ise 5302 sayılı yasa çerçevesinde istihdam edilse bile; asıl olarak 657 sayılı yasanın 4-B maddesi çerçevesinde çalıştırılmakta, buna uygun olarak sözleşmeleri yenilenmekte yani genel olarak 4-B?li çalışanlardan bir farkları bulunmamaktadır.

Konuya ilişkin birçok yargı kararı ve idari düzenleme olmasına rağmen yerel yönetimlerde çalışan sözleşmeli personelin 4/B?li çalışanlardan farklı değerlendirilmesi ve ilgili düzenleme kapsamına dâhil edilmemesinin açıkça bir ayrımcılık olduğunu ve bu ayrımcılığın başta Anayasaya, uluslararası sözleşmelere ve en temel insan haklarına aykırıdır.

Sendikamız sözleşmeli kamu emekçilerinin kadroya alınmasına yönelik ilgili KHK?nın başta yerel yönetimlerde çalışan sözleşmeliler olmak üzere kamuda güvencesiz çalışmaya mahkûm edilen bütün kamu emekçilerini de kapsaması için sürece ilk andan itibaren müdahil olmuştur.

Bu kapsamda sözleşmeli üyelerimizin söz konusu kararnameden yaralanmak istemlerini kurumlarını bildiren matbu dilekçe hazırlanarak, internet üzerinden ve fax ile bütün şubelerimize ulaştırılmıştır. Bu dilekçelere ek olarak, ?bize böyle bir talep gelmedi? diyen Başbakan?a cevaben bütün illerden başbakanlığa fax gönderme eylemleri gerçekleştirilmiş, bu kapsamda merkezi yerlerde basın açıklamaları gerçekleştirilmiştir.

Söz konusu fax eylemleri sonrası Başbakan seçimden sonra konuya dair düzenleme yapacaklarını belirtmiş olsa da şimdilik her hangi bir düzenleme yapılmamış, yerel yönetimlerde çalışan sözleşmeli kamu emekçilerinin maruz kaldıkları ayrımcılık sona ermemiştir.

Çeşitli basın organlarında hükümetin konuya ilişkin düzenleme yapacağına yönelik haberlerin çıkması üzerine Sendikamız bilgi edinme kanunu çerçevesinde Maliye Bakanlığı?na ve Devlet Personel Başkanlığı?na yazılar yazarak, konuya ilişkin her hangi bir yeni düzenlemenin yapılıp yapılmadığını sormuştur.

Bu kapsamda son olarak Sendikamız Başbakanlığa da bir yazı yazarak ilgili kanun hükmünde kararnamenin başta yerel yönetimlerde çalışan sözleşmeli kamu emekçileri olmak üzere vekil memurlar ve 4/C?lileri de kapsayacak şeklide yeniden düzenlenmesi eğer bu mümkün değilse yeni bir yasal düzenlemeyle kamu emekçilerinin maruz bırakıldığı bu ayrımcılığa son verilmesi talebinde bulunulmuştur.

Bu talebimize yönelik Başbakanlığın vereceği cevaba göre Sendikamız konuyu idari yargıya taşıma kararı almıştır. Söz konusu KHK?nın başta yerel yönetimlerde sözleşmeli statüde çalışan kamu emekçileri olmak üzere, 4/C, vekil vb. statüler üzerinden kamuda güvencesiz çalışmaya mahkûm edilen diğer kamu emekçilerini kapsama almaması, asıl olarak Anayasa?nın eşitlik ilkesine aykırı olmasından dolayı Anayasa Mahkemesini ilgilendiren bir dava konusu olmakla birlikte; Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkı 12 Eylül 2011 tarihinde başlayacağından ilk olarak konuyu idari yargıya götürmek zorunluluğu doğmuştur.

Sendikamızın önümüzdeki günlerde idari yargıda başlatacağı hukuksal süreç genel nitelikte olup, sözleşmeli üyelerimizin bireysel açacakları davalara bir engel değildir.

Bireysel dava açmak isteyen üyelerimize Sendikamız Genel Merkezi hukuk bürosunca hukuksal destek sağlanacak olup, dava açmak için kullanılacak matbu dilekçeler önümüzdeki günlerde internet sitemize konulacaktır. Bununla birlikte ilgili davalar kişilerin kendileri tarafından açılacağı için takibi de kişisel olarak sürdürülecek ama ihtiyaç duyulması halinde Sendikamız Hukuk Bürosu danışmanlık hizmetini sürdürecektir.

07 Ocak 2012 02:18

BAL_TEK

SON DAKİKA...!

Yaptığımız araştırmalarda şu şekilde bir açıklama bize yapılmıştır-

Bakanlar kurulu kararı aynen alınmış ve Cumhurbaşkanlığına köşke onay ve resmi gazetede yayımlanması için gönderilmiştir. Ancak C.Başkanı meclise iade edecek ve ondan sonra düzeltme ve iyileştirmeler olacak.. 1 şubat 2011 tarihinden önce tamamlanacak ve açıklanacak... 11 ay 25 gün çalışma süresi, aile yarıdmı ve ek ödemele alabilir maddeleri getirilecek.. Saedece daimi olmayacağız. oda toplu sözleşmelerde sendikalar çözsün artık diyeceğiz..

07 Ocak 2012 09:39

desoto

Sayın Komisyon Üyesi Milletvekili, Bizler 5393 Belediye Kanunu 49.madde ve 5302 sayılı il özel idare kanunu 36.maddesine göre mahalli idarelerde avukat, mühendis, mimar, veteriner, teknisyen ve tekniker olarak çalışan tam zamanlı teknik sözleşmeli personelleriz.

Sayın Komisyon Üyesi Milletvekili,

Bizler 5393 Belediye Kanunu 49.madde ve 5302 sayılı il özel idare kanunu 36.maddesine göre mahalli idarelerde avukat, mühendis, mimar, veteriner, teknisyen ve tekniker olarak çalışan tam zamanlı teknik sözleşmeli personelleriz.

Bildiğiniz gibi 12 Haziran 2011 seçimlerinden önce Sayın Başbakan Erdoğan?ın nerde ne kadar sözleşmeli personel varsa kadroya alacağız sözünü takiben,4 Haziran 2011 de 632 sayılı KHK ile 4b liler ve 4924 sayılı kanuna göre çalışan sağlıkçı sözleşmeli personeller kadroya alındı.Ne yazık ki mahalli idarelerde çalışan sözleşmeli personeller aynı statüde olmalarına rağmen hukuki ve haklı bir nedene dayanmadan bu KHK kapsamı dışında tutularak kadro hakkından mahrum bırakıldı,ayrımcılığa uğradı ve anayasanın eşitlik ilkesine aykırı bir şekil...de mağdur edildi.Ancak bize yapılan bu ayrımcılığı güçlü ve yoğun bir şekilde kamuoyunda ve medyada dile getirdik.Bunun neticesinde Sayın Başbakan değişik televizyon kanallarında mahalli idarelerde çalışan sözleşmeli personellerden böyle bir talep yok zannediyorduk o yüzden dahil edilmedi,madem talep var meclis açılınca mahalli idarelerde çalışan sözleşmeli personelleri de halledeceğiz diye söz verdi.

Ne var ki meclis açılalı 3 ay oldu,siyasi irade mahalli idarelerde çalışan sözleşmeli personelleri meclis gündemine almadı.Meclis çalışmaları başlayalı beri muhalefet milletvekilerinden birçok soru önergeleri verilmesine rağmen bir yasa çalışması başlatılmadı.Nihayet CHP milletvekili Umut Oran 5393 ve 5302 sayılı yasaya göre çalışan 16. 500 sözleşmeli personelinde 4 Haziran 2011 tarihinde çıkan 632 sayılı KHK ye dahil edilmesini isteyen yasa teklifi meclise sundu.

Şimdi bizlere verilen sözün yerine getirilmesi ve mağduriyetin giderilmesi için TBMM de bulunan bütün partilerin mutabakata vardığı bu konuda yapılacak çalışmanın yasalaşmasını,16.500 aile olarak dört gözle beklemekteyiz. Bu konuda TBMM de bir ihtilaf olduğunu düşünmüyoruz.Çünkü bizler için muhalefet partileri soru önergeleri ve yasa teklifi vererek, Sn Başbakan da söz vererek mahalli idarelerde çalışan sözleşmeli personellerin kadro almasını istediklerini gösterdiler.

Sizlerden ricamız, komisyonunuzda 5393 belediye kanunu 49.maddesine ve 5302 sayılı il özel idare kanunu 36. maddesine göre çalışan sözleşmeli personellerin kadroya alınması ile ilgili yasa teklifinin öncelikle gündeme alınması , ivedilikle sonuçlandırılması ve genel kurula sunularak yasalaşmasıdır. Böylece,632 sayılı KHK ile kadroya alınan sözleşmelilerle aynı statüde çalışan bizlerinde kadroya alınmasıyla hukuki ve haklı bir nedene dayanmayan eşitsizlik ve mağduriyet ortadan kaldırılmış olacaktır.

Saygılarımla

07 Ocak 2012 09:42

desoto

yukarıda verdigim mektubu belediye ve il özel idaresinde çalışanlar vermiş 4/c li arkadaşlarda bu şekilde kamuoyu baskısı oluşturmalıdır.

07 Ocak 2012 09:53

desoto

Tarih : 10.07.2011 - 13:27:19

Kültür ve Sanat Emekçileri Sendikası (Kültür Sanat-Sen), Devlet Tiyatroları'na, 4/B ve 4/C kadrolarından alınan terzi, marangoz gibi sahne gerisindeki personelin hakları için dava açmaya hazırlanıyor. Sendika, uygulamanın DT?nin kuruluş yasası ile Uluslarası Çalışma Örgütü?nün (ILO) normlarına ters düştüğünü bildirdi.

Cumhuriyet Ankara Büro- DT?nin sahne gerisinde çalışmak üzere geçen yıldan bu yana 4/B ve 4/C kadrosundan personel alımı yapılıyor. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay da daha önce gazetemize verdiği bir söyleşide, bu durumu kabul etmiş ve DT ile Devlet Opera ve Balesi?nde ?sanatçı? kadrosunda görevli personelin de ileride 4/C ve 4/B?den alınabileceğini dile getirmişti. Gerekçe ise istenildiği zaman sanatçıların iş aktini feshedebilmek. Günay?ın sözünü ettiği sistem, DT?de ilk olarak sahne gerisinde çalışanlara uygulanmaya başladı.

Kültür Sanat-Sen de bu uygulamaya hukuki olarak yanıt vermeye hazırlanıyor.

?Tiyatro özerkliğini yitirdi?

Sendikanın Genel Başkanı Yavuz Demirkaya, konuyla ilgili olarak Cumhuriyet?e şu açıklamalarda bulundu:

?Tiyatrodaki bu türlü bir istihdam biçimi, tüzel kimliğe sahip DT?nin kuruluş yasası olan 5441 sayılı yasasına aykırı. Yasada der ki: ?Tiyatroya sınavla idari sözleşmeli kadro tahsis edilir.? Ancak kuruma, 4/B ve 4/C?den personel alımı durumunda, bu yasalar esnekleştirilir hale getirildi. Tiyatro, yasada belirtilen sınavı yapamıyor. Sınavı yapamama gerekçesi de tüzüğünün henüz oluşturulamaması. Dolayısıyla kuruma Maliye vizeli kadrolar tahsis ediyorlar. Bu şekilde çalışanlara önce 7 ay üzerinden sözleşme yaptılar, daha sonra bu sözleşmeleri 11 aya çıkardılar. Ama bu çalışanların ne sınıfta olduğu belli değil. Sendika olarak tiyatronun yönetimine soruyoruz: ?Bu kadrolarda çalışan arkadaşlar işçi mi, memur mu? diye, yanıt veremiyorlar. Oysa yasaya göre bu personel işçi değilse, kamu görevlisi olmalıdır. Bunun da ötesinde tiyatro yönetimi, bu kadrolarda çalışanların ?memur olmadıkları gerekçesiyle sendikamıza üye yapılamayacağını? da dile getiriyor. Bu durum diğer kadrolar için ?fiili durum? yaratıyor. Tiyatro özerkliğini yitiriyor.?

Demirkaya, son yıllarda DT?ye özelleştirilen diğer kamu kurumlarından da ciddi bir personel alımı yapıldığına dikkat çekerek, ?Bu şu anlama geliyor: Tiyatronun niteliğine, çalışmalarına tamamıyla yabancı olan bir istihdam biçimi yaratılıyor. Bu durum KİT?lerdeki gibi dejenerasyona neden olur. İş barışı ve temposu bozulur. Kadrolaşmayı artırır? dedi.

07 Ocak 2012 10:00

desoto

Özelleştirme mağdurları Başbakan'a gönderdikleri mektupta, 44 bin 4/C'linin feryadını duymasını ve sorunlarının acilen çözmesini istedi

Özelleştirme mağdurlarından Başbakan Erdoğan'a mektup yağıyor... Özelleştirme Mağdurları Derneği Başkanı Erkan Börekçi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a bir mektup göndererek sayıları 44 bine ulaşan 4/C'lilerin feryatlarını duymasını, sorunlarını acılen çözmesini istedi istedi.

ONLARA UYGULANSIN

Börekçi, 4/C'lilerin artık dayanacak güçlerinin kalmadığını belirtti. Türkiye'de seçimler nedeni ile meydanlarda 2023 yılı ile ilgili projeler açıklayan siyasi iktidarın 4/C'li çalışanlara da müjde vermesini isteyen Börekçi, verilecek müjdenin yaklaşık 44 bini bulan arkadaşlarının hayat bulmalarını sağlayacağını söyledi.

Bunun yanında Kamu Çalışanları Hak Sendikaları Konfederasyonu (HAKSEN), 4/C'linin çalışma şartlarının iyileştirilmesi talebiyle Başbakanlığa başvuruda bulundu. Konfederasyon yaptığı yazılı başvuruda 6111 sayılı Torba Yasa'daki hükümlerin 4/C'li personele de uygulanması istendi. Torba Yasa'da kamu görevlilerinin yakınlarının vefatı halinde verilen iznin 7 güne çıkarıldığı, doğum yapan kadınlara verilen süt izninin günde 3 saate çıkarıldığının belirtildiği başvuruda, 4/C'li personelin ise halen 3 gün ölüm izni ile 1.5 saat süt izni kullandığı hatırlatıldı.

FARKLI UYGULAMA

Başvuruda, diğer kamu görevlileri ile aynı şartlarda hizmet veren 4/C'li personele de fazla çalışma, ek ödeme, ek ders ve döner sermaye ödenmesi talep edilerek, bu ödemelerin yapılmasına engel olan 4/C li personelin sözleşmelerinde yer alan 'Geçici personele bu kararda belirtilen ücretler dışında herhangi bir ad altında ödeme yapılamaz ve hizmet sözleşmelerine bu yönde hüküm konulamaz' ibaresinin kaldırılması istendi. HAKSEN Genel Başkanı Ayhan Çivi, konuya ilişkin olarak yaptığı açıklamada yasalardaki lehte düzenlemelerin 4/C'lilere uygulanmadığını, aleyhte yapılan düzenlemelerin ise derhal işleme konulduğunu söyledi.

Örnek dilekçe aşağıdadır.Göndermek isteyenler için, Başbakanlık Bilgi İşlem Merkezi Online dilekçe Web sitesi:

http://www.basbakanlik.gov.tr/Forms/Bimer/pApplicationEntry.aspx

T.C. BAŞBAKANLIK MAKAMINA

ANKARA

Bizler; çeşitli kamu kurumlarında 4/C statüsünde çalışan personelleriz. Aynı ortamda aynı işi yaptığımız, aynı havayı soluduğumuz kadrolu personelle 4/C veya kadrolu diye malesef ayrıma tabi tutuluyoruz. Kurum içerisinde özlük ve mali haklar noktasında kadrolu personele tanınan hiçbir haktan neredeyse faydalanamıyoruz.

Hükümetimiz sözleşmeli personele kadro vererek büyük bir sorunu çözme noktasına gelmişken biz 4/C çalışanlarını bu çalışmanın dışında bırakmış sayıları 50 bine yaklaşan 4/C çalışanlarının hayallerini suya düşürmüştür. Bizler 4/C statüsünde çalışanlar olarak artık çalışma hayatında var olan tüm ayrımcılıkların son bulmasını istiyor sosyal ve ekonumik haklarımızda bir takım düzenlemeler yapılmasını talep ediyoruz.

Bu nedenle ; 657 sayılı yasa gereği sözleşmeli olarak istihtam edilen tüm personelin aynı kabul edilerek 4/C çalışanlarınında kadroya geçirilmesi talebimizi Sayın Başbakanımız Recep Tayyip ERDOĞAN a iletmek istiyoruz.

Gereğini önemle arz ediyoruz.

Adı Soyadı:

Görev yaptığı kurum:

Adresi:

İmza:

Not: İmzalanan Dilekçeler Başbakanlık Özel Kalem Müdürlüğünün 0 312 417 04 76 nolu faksına gönderilecektir

07 Ocak 2012 23:26

murat0502

sayın bal-tek

son dakika başlıklı yazınızın güveninirlik derecesi ne kadardır bu bilgiye nereden ulaştınız sakıncası yok ise açıklarmısınız

08 Ocak 2012 01:09

osmanalpay

sayın BAL-TEK bu bilgileri neye veya kime dayanarak yaziyorsunuz. lütfen açıklarmısınız...iyi günler

10 Ocak 2012 01:46

osmanalpay

deseto bırak su sendikalarin yapdıklarını yazmayı...

10 Ocak 2012 10:14

BAL_TEK

O bağıran çağıran sendikalar varya işte bu sizin başarınız..

Atıp tutan sendikalar.. zamanında biz bunları aldık diyen ve sahiplenen sendikalar..bu sizin başarınız..

sadece bizler 4/c liler kızılay taksim meydanına çıkarsak.. yıkıp yakarsak.. bu olay çözülür..

alınan haklarda bu şekilde alınmıştır. kimse 11 ayıda 22 gün iznide sahiplenmesin..

4/c yide sendikalar ile AK parti hükümeti çıkarmıştır, bu böyle biline..

Sarkozy ile Netanyahu bile bu kadar acımasız, adaletsiz değildir ya..

10 Ocak 2012 10:21

BAL_TEK

Bazı bürokratlar söylemişti ama olmadı.. onlarda taktiksel hareket ediyorlar.. bizim duymak istediğimiz cümlelelri kuruyorlar bizlere..

Keşke demek istemiyorum ama.. nafile desekte..

10 Ocak 2012 10:29

BAL_TEK

BERABER SENDİKA KURALIM.

ÇÜNKÜ TOPLU SÖZLEŞMEYE BİZ KENDİMİZ GİRELİM..

BUGÜNLERDE SENDİKALAR ÜZERİMİZE YOĞUNLAŞMALARININ SEBEBİ ÜYE SAYIUSI ÇOK OLAN MASAYA OTURACAK AMAÇ ONDAN BAŞKA ŞEY DEĞİL ÇÜNKÜ BİZ BUGÜN 45000 YILSONUNDA 75000 OLACAK.. BU CEZBEDİYOR TÜM SENDİKALARI

TOPLU HAREKET EDELİM..

10 Ocak 2012 15:47

BAL_TEK

Türkiye?deki kamu çalışanları içerisinde mağduriyeti herkes tarafından kabul edilen ancak bir türlü düzeltilemeyen 657 sayılı kanuna tabi 4/C Geçici personelleriyiz. Bu sistemin, Hükümetin icracı bakanlarından sadece birkaç bakanın savunmasından dolayı değiştirilemediği kanaatini edindik.

Evet bizleri geçici personel olarak atadılar. Ama nereye? Geçici olmayan devlet işine. Devletin işi daimi, ancak çalışanları geçici.

Bizler, aslında daimi bir devlet işinin geçici diye bir kılıfa sokularak, hiç yoktan ortaya çıkan, istendiğinde giderilebilecek problemlerimizin sorgulanmasını istiyoruz.

Devletimizin; Valilikler, Nüfus, Tapu, Defterdarlık, Maliye, Adliye, MEB, Sağlık Kurumlarında vs. gibi birimlerinde ne zamandan beri geçici iş oldu da, geçici personel atandı. Biz Biliriz ki geçici işler Orman İşletmelerinde yazın yangın için veya fide dikiminde, tütün ve fındık alımları vs gibi mevsimlik işlerdir. Bunlar da 4857?li olurlar.

6111 Sayılı Torba Kanun?da, devlet ile iş sözleşmesi yapanlardan Damga Vergisi alınmayacak dendi. Peki bizler de emekli olana kadar bu devletle her yıl iş sözleşmesi yapıyoruz. Devletin hukukuna güveniyoruz. Bakanlar Kurulu Kararı?nda, ?emekliliği gelene kadar çalıştırılır? der. Ama bizler her yıl sözleşme imzalıyoruz, sözleşme imzaladığımız halde sözleşmeli sayılmıyoruz. Peki neden her yıl damga vergisi ödüyoruz?

Devletin hiçbir kurumu hakkaniyet ve adalet ilkelerinden sapamaz. Peki neden 4/C?li aile yardımı ve çocuk parası alamıyor?

Geçici İş denmesine ve yetki verilememesine rağmen; çalıştıran kurum amiri tarafından hizmetli, kaloriferci, şoför, mutemet vs. gibi yardımcı hizmetlerde çalıştırılıyoruz. Çalışmaya itirazımız yok ancak hak vermeye gelince, ?sen 4/C?lisin denmesi garip. Ne giyecek yardımı ödeniyor ne fazla çalıştığın mesai ne de döner sermaye ücreti. Neymiş efendim, 4/C?liymişiz.

Malullük ve yaşlılık aylığını hak ettiğimiz gün iş akdimiz feshediliyor. SGK ise, emeklilik için müracaatımızda, ayın 14?ünü baz alarak işlem yapıyor. Her ayın 14?ünden önceki günleri dikkate almıyor. Yani bir 4/C?li, Mayısın 25?inde emekliliği geldiğinde, işveren iş akdini aynı gün küt diye feshediyor. Ancak SGK Haziran ayının 14?ünü baz alarak işlem yapıyor. 25 Mayıs ile 14 Haziran arasındaki cari dönemde 4/C?li mağdur ediliyor.

Çalışma hayatı ile ilgili çıkartılan Sözleşmeli çalıştırılmasına dair mevzuatta, 4/C zikredilmediği veya geçici personel ifadesi bulunmadığı için, uygulamada amirin hükmü ön plana çıkıyor. Aleyhinde ise (işveren veya idareciler) uyguluyor, lehinde ise uygulamıyor. İtiraz etmek gibi bir şansımız asla bulunmamakta.

Bizler özelleştirme mağdurlarıyız, çalışma hayatına 4/C?li olarak başlamadık. Kalifiye eleman olarak, üstelik sınav ile kazandığımız kendi işletmelerimizde bir unvan ve vasfımız vardı. Ama 4/C?de yıllarca çalışıp, elde ettiğimiz bütün birikimlerimiz bir Bakanlar Kurulu Kararı ile yer ile yeksan oldu, neden? Diploma derecesine, mesleğine, vasfına, unvanına, bakılmaksızın vasıfsız işlerde çalıştırılması ve aynı zamanda diğer kadrolular tarafından işe yaramaz gözüyle bakılması, çalışma hevesimizi kırmakta, onur ve gururumuz rencide edilmektedir.

Kamu kurumlarında il belediye sınırları dışına atanan, ancak atandığı ilçelerde bazı sebeplerden dolayı ikamet edemeyip gidiş-geliş yapan 4/C?lilerin yol, yemek ve konaklama gibi giderleri neden 6245 sayılı kanun çerçevesinde değerlendirilmiyor da bu insanlar mağdur duruma düşürülüyor.

Her türlü iznin kullandırılması başlı başına problem olmakta, özellikle de eş ve çocuklarının hastalanması durumunda, il dışına çıkması gerektiğinde, refakatçi izninin verilmemesi daha da büyük bir sıkıntı olmaktadır.

Yetkililerden, bu problemlerimizin bir an önce çözülmesini bekliyoruz.

***Özelleştirme Mağduru***

11 Ocak 2012 08:52

foterman

BAL_TEK senin şu şekilde bir mesajın vardı 7 ocak tarihinde.

SON DAKİKA...!

Yaptığımız araştırmalarda şu şekilde bir açıklama bize yapılmıştır-

Bakanlar kurulu kararı aynen alınmış ve Cumhurbaşkanlığına köşke onay ve resmi gazetede yayımlanması için gönderilmiştir. Ancak C.Başkanı meclise iade edecek ve ondan sonra düzeltme ve iyileştirmeler olacak.. 1 şubat 2011 tarihinden önce tamamlanacak ve açıklanacak... 11 ay 25 gün çalışma süresi, aile yarıdmı ve ek ödemele alabilir maddeleri getirilecek.. Saedece daimi olmayacağız. oda toplu sözleşmelerde sendikalar çözsün artık diyeceğiz..

şeklinde yazı yazmıştın ne oldu böyle haberler atıp ortalığa milletinde aklını bulandırıyorsunuz.Neyin araştırmasıymış bu bi açıklasanda herkes öğrense.Sonrada yazmışsın yok taktiksel hareket ediyorlar, yok toplu hareket edelim, yok sendika kuralım.Kardeş yanlış anlama kızmakta haklıyız tüm 4/C'li arkadaşlara rica ediyorum bi yazı yazacağınız zaman elinizde sağlam kanıtlar olmadan yazmıyalım.Kimseyide boş yere ümitlendirmeyelim.

Toplam 24 mesaj
Grup Vizyon