Yandex.Metrica
Oturum açOturum aç / Parola hatırlat Üye olÜye ol

  
Editörler : permanganat42
20 Eylül 2006 20:35  


Kapalı
Zaman Diye Bir Şey Yok Aslında...

hanımağacığım bu soru özellikle size,kafayı şimdide zaman denilen mefhuma taktım...zaman yok diyorum ben...

20 Eylül 2006 23:49

tria_13

Zaman yoksa zamanda yolculuk filimleri hayal ürünü mü şimdi :((((

21 Eylül 2006 00:00

ZeyyneppEkimm
Kapalı

evet tria..artık büyüdün ve bunu sana açıklamanın zamanı geldi:) o zamanda yolculuk filmleri vardı ya, hepsi masaldı, yalan değil. masallarla yüzleşme zamanın geldi. zaman diye birşey yok deniliyorsa, olmayan bir şeyin içinde yolculuk da edilemez değil mi?:)

ben katılmıyorum size, zaman diye bir şey yoksa, gözlerimin kenarlarındaki bu yeni yeni başlayan kırışıklıklar da neyin nesi?? :) fizikteki formüllerde geçen ne o zaman?:)

zaman diye bir şey yoksa sadece şu görüşünü hiç onaylamadığım gazete mi?:)

vardır canım, biraz daha kurcalayın, çıkar elbet ne olduğu ortaya:))

21 Eylül 2006 00:08

atalay79

bencede yok..

belli bir yaştaki insanın uzaya gitmesi ve ordan örneğin 1 yıl sonra dünyaya dönmesinde dünyada yaşayanların 1 değilde 3-4 yıl yaşlanmasını geçen zamanın hızla alakalı olduğunu söylemişti..uzayda hız başka dünyada başka..bu teori değil artık bilimsel bir gerçek..demişti fizik hocamız üniversitede...

Tabi bellek ile de ilgili olabilir..yaşadıklarımızı ne kadar aklımızda tutabiliyoruz..hiç tutamazsak hafızada bilgi olmayacak..şimdiki an ile geçmişin kıyası zaman mefhumu ortaya çıkarıyorsa eger ki öyle....kıyas olmasa zaman olmayacak gibi bir bakıma..

21 Eylül 2006 00:09

tria_13

Gider ayak tüm hayallerimi yıktın zeynep ne diyebilirim ki ?Ben zamanda ileri gidip sayısal sonuçlarını alıp geri dönünce oynayıp zengin olma ve dünya turuna çıkma hayallerim hepsi hepsi zeynp tarafından katledildi ühühühühühühühüüüüüüüüüü

21 Eylül 2006 00:13

Ali İhsan TÜKEL
Kapalı

o kırışıklıklar hücrelerinizdeki yıkım ve yapım olayı ile ilgili...bir canlı doğar büyür gelişir ve ölür...bizede sadece geçen yılları hesaplamak kalır...oysa zaman yoktur,olsaydı herkez ebediyete kadar yaşardı...öyle ya tembelleri saymazsak zamanı kim yok edecekti,yada durduracaktı,yada zamanı uzatacaktı...bunlar mümkün olmadığına göre zaman denilen mefhum yoktur...filmler zaten hep kandırmacadır...fiziksel formüllere gelince onlarda matematiksel düzmeceden başka birşey değil...özel rölativite teorine bakacak olursanız dördüncü boyut zamandır...ama zamanı bir boyut olarak nümerik ele alır...sadece sayı değeri vardır...oysa zamanın kendisi yoktur...uzay boluğu düşünün bir evrende oturmuyorsunuz,sadece boşluk...bu boşlukta hiçbir boyut yok ve hiçbir şekili bile hayal edemiyorsunuz...yani x ler...y ler ve z ler yok...onların olmadığı yerde dördüncü boyut zaman t de olmayacaktır...yaşam denilen şeyde olmayacaktır...zira doğum ve ölüm olmayacak yapım veyıkım olaylarıda hücre boyutunda olmayacaktır...

21 Eylül 2006 00:14

ZeyyneppEkimm
Kapalı

:))

tria , sen devlet memurusun değil mi?

o zaman zengin olma hayallerini de bir kenara bırak:)

bi daha ağla hadi:))

21 Eylül 2006 00:17

Ali İhsan TÜKEL
Kapalı

atalay79 aynı fikirdeyim...tria13 ötelere giden çok ama gelen yok...bu ötelerin olmadığından değil...onlar bizim zaman dediğimiz olmayan şeyin gerçeğine ebedi hayata ulaştıklarından...demezmiyiz yalan dünya diye...işte dünyanın zamanlarıda yalan...

21 Eylül 2006 00:19

tria_13

Evet devlet memuruyum onlar sayısal oynayamaz mı ?

Ya da zamanda yolculuk yapmak için mülki amirden izin mi almak gerekiyor il dışına çıkmıyorum ki gelecekteki aynı yere gidecem sayılsal sonuçlarını alıp gelecem ya da en fazla bir seferde para kazandıran ne ise onu.

Julves Verne (umarım doğru yazdım :))) denizler altında 20,000 fresah aya yolculuk kitaplarını yazdığında ona da öle demişler ama şimdi bak :))))

Gün olur devran döner bakmışsın rahmi koç gibi çıkmışım tura ...

21 Eylül 2006 00:20

atalay79

zaman da hız ile ters orantılıdır..:))

21 Eylül 2006 00:24

ZeyyneppEkimm
Kapalı

aliihsan hocam, zamanın izafi olduğuna katılıyorum ama olmadığına katılmıyorum ben.

eğer dişçi koltuğunda oturuyorsanız beş dakika geçmek bilmez de , sevdiğinizin yanındaysanız bir su gibi akıp gider ya. ömür de böyledir bence. zamanın soyut bir kavram olduğunu ve elle tutup gözle görmüyoruz belki. izafidir de .. ama yoktur dinemez diye düşünüyorum. biz onu ölçüp biçiyoruz. değer de biçiyoruz. bana göre zaman diye bir şey vardır. hem de en değerli şeydir diyorum. gitti mi geri gelmiyor, harcandı mı yerine konmuyor maalesef..

21 Eylül 2006 00:27

Ali İhsan TÜKEL
Kapalı

evet hız...hızın karesinin kütle ile çarpımı enerjiyi vermekte...ama burada iş dönüyor dolaşıyor enerjiye çıkıyor...yapım ve yıkım olayları...nerjinin bir başlangıcı ve birde sonu var aradaki ölçüye zaman denilmekte...oysa enerjiyi hissedersiniz,kullanırsınız,ısınırsınız,ışık olur,kütle elle tutulur gözle görülür,ölçersiniz...zamanı gören varmı? sadece nümerik değeri olan ifade...geçen zaman diye , kalan zaman diye birşey yok...kalan enerji yada var olan bir enerji diye birşey var...

21 Eylül 2006 00:30

Ali İhsan TÜKEL
Kapalı

olmayan zamanınızı değil enerjinizi boşa harcamayın arkadaşlar...:))) bu gençlik varken enerjiniz daha varken gülün eylenin,sağlıklı yaşayın...enerjiniz bittiğinde gözünüzün feri söndüğünde kalan zamanı değil nekadar enerjim kaldı diye oturun hesap yapın...zira yaşı dedğimiz insanlar zamanla yıpranmıyor...enerjileri azaldıklarından,hücrelerdeki yapım ve yıkım olayları yavaşladığından ortık vücut gelişememekte...

21 Eylül 2006 01:25

Ali İhsan TÜKEL
Kapalı

hanımağa bu gece yok....bekledim hocam bu saate kadar , arkadaşlar yorum yaptılar...teşekkür ediyorum hepsine,amma...ikna olamıyorum...sayın felsefecim..ben gidirem umarım takılırsın burayada yorumcuklarını yazarsın...

21 Eylül 2006 12:21

*Leyla*

Zaman tamamen göreceli bir kavramdır.

21 Eylül 2006 12:24

a-damkacı

ali ihsan hocam siz bu yaz ev taşıdınız yoruldunuz yani enerjiniz azaldı,o yüzden zamanın yok olduğunu söylüyorsunuz gibi;ama zaman vardır diyenlerdenim ben... neden mi?

olmasını ısrarla ve sabırsızlıkla istediğim bir şey vardı bundan 4 sene evvel ve o arada geçen şeye ben hernekadar 'işkence' desem de ne yazık ki adı 'zaman'dı ve yaşanması mecburdu!

ölümden bahsetmişsiniz,yani yıkımdan;işte o yıkıma kadar zaman denilen şey vardır diyorum ve yokluğu ancak yıkımdan sonra olabilir...

21 Eylül 2006 17:22

hanımağa
Kapalı

yeni okudum satın hocam...öncelikle özürdilerim...arkadaşların yorumlarınıda kayifle okudum...

gökyüzüne baktığımızda yıldızları görüyoruz dimi hocam...o yıldızların bizim geçmişimiz olduğunu hiç düşündünüz mü..neden geçmişimiz güneş onlara ışık vereli ve hatta onlar kaybolalı çok olmuş olabilir...biz baktığımız andan çok daha önce kaybolmuş bir yıldızı görüyor olabiliriz...yani evrende zaman dediğimiz tamamen izafidir ama yok demek haylide iddalıdır....mesela zeynep hocamız örnek vermiş 'benim allahım bu çizgili yüz'dizesini hatırlattı bana ...peki bütün bu değişime rağmen altmışlık bir erkeğin ruhunun yirmilik bir delikanlı kalmasını hangi zaman mefhumuyla açıklıyabiliriz....

zaman insanı çoğunlukla yıpratır çünkü çoğumuzun tecrübe diye böbürlendiğimiz şeyler aslında hatalarımızdır...zaman insanı eskitir ve kırar o yüzden yok saymak insan oğlunun bir temennisidir...yani ister göreceli ister objektif ister somut ister soyut aslında zaman çeşitleri vardır..hatta yapay va doğal zaman olarak bile ayrılabilir....

ama gözlerinizi kapayıp arkanıza yaslandığınızda herşeyi tüm anılarınız,tüm tarihi mutlaka zaman ve mekan elbiselerini giydirip düşünebilirsiniz.öncesizlik ve sonrasızlık bizim akıl sınırlarımızı aşar....delirmemek için veya hayal edebilmek için ne kadar sınırsızız diye ortaya çıksakta biz sınırlı varlıklar zaman ve mekan kavramlarına mecburuz...sayın ali hocam...biz zaman mecburuz umut edebilmek,sabredebilmek,herşey güzel olacak diyebilmek için en azından derim ben.....

21 Eylül 2006 17:31

edebiyatçı

zaman yürüyen bir merdivendir, akar gider.

21 Eylül 2006 17:51

Ali İhsan TÜKEL
Kapalı

elbette ama ona niye zaman diyelimki enerjide olabilri tüm bunlar...zaman ve mekandan ancak Cenab-ı Allah(c.c) münezehtir,tüm noksan sıfatlardan O(c.c) münezehhtir...yani uzaktır..Yaradanı bunlar ırgalamaz ,zira tüm bunları o yaratmıştır...şimdi zaman ve mekandan münezzeh olan Rab,kullarına kendisine uzak olan tüm noksanlıkları vermiş hatta esir etmiştir...diriliş günü..ayağa kalkanlar...bizi bu uykumuzdan uyandıran kim...biz nekadar uydukki...diyecekler ve ashab-ı keyf olayında yedi uyuyanlar zamandan bir an için münezzeh kılındılar...bu zaman denilen şey enerji yoğunluğu olsa gerek...cinlerin enerji yoğunluğu çok fazla ve hızlı hareket etmekteler..o kadar hızlıki sizin bilmem kaç kilowat enerjiyle yapacağınız işi o gramwat larla yapabilmekte ve mekanda hızlı hareket edebilmekt,dolayısıyla dünyanın değişik yerlerindeki birçok olaylardan anında haberdar olabilmekteler...günümüzde medyumculuk yapan insanlar sözde cinlerin bu özelliklerinden faydalanarak hızlı bilgiye ulaşabilmekte..ama gelecekten,yani daha uzak yerlerden asla haber verememekteler...şimdi işin bu dinsel boyutu...cin diye birşey yok diyen çıkabilir,ama islama inanmış bir müslüman allah(c.c) yarattığı bu varlılara inanmak zorunda...insan oğlu canlı bir varlık,canlılığını idame edebilmesi için ATP enerjisine ihtiyacı vardır...olayı metaryalist yaklaşım olarak düşünmeyin,zira enerjisiz bir hayatın olamayacağı tüm çıplaklığı ile açı...ruhun ise ne olduğunu bilen yok...bu konuda da insan oğlu çok kafa patlatmışsada sonunda ruhun nurani bir iç enerji olarak kabul edilebileceği ama bu enerjinin sonsuz olduğunu , zira kişi öldüğünde tüm din otoriterlerinde olduğu gibi insan ruhunun başka bir mekana gideceğini görüyoruz...son din islamda da bu böyledir,en ilkel bir kabilenin inandığı din de de bu böyledir,hal böyle olunca ruh için zaman ve mekan izafiyetten öte anlamsız kalmakta...çünkü rab ruhu biz rahimdeki nüfteye üfürdük demekte...ve ruh ilk yaratıldığı anda rab o ruha ben kimim demekte...sen rab sın cevabını vermekte...şimdi tüm canlılar enerjiye muhtaç..ATP enrjisini bizlere sağlayanda ototrof canlılar yani kendi besini kendileri yapan(fotosentez olayı) yeşil bitkilerdir...nekadar ilginçtirki fotosentez yani ışıkla birleştirme...ışığı bitki kloroplastında enerjiye dönüştürmekte ve enerji molekülleri oluşturark yeşik bitkilerle beslenen otobur canlılara buna aktarmakta...besin zinciri içinde bu tüm canlılara geçmekte...yani sonuçta ışığa , enerjiye muhtaç olan moleküller sahip oldukları enerji miktarlarınca yaşam sürebileceklerdir...İmdi bu yaşamları sırasında akıllı yada akılsız canlı olsun,beyinlerindeki benleğe yaşamları kayıt altına alınacaktır...hemde harfi harfine ama enreji azaldıkça bu kayıtları hatırlamakta beyin zorlanacaktır...buna yaşlanma deniliyor...sanki zaman çok geçmişte bunca olayı hatırlamada güçlük çeken birey..ne hatıralar yaşamışım nekadar çok ,çok seneler geçti hatırlamakta zorlanıyorum...halbükü zamanın felan geçtiği yok...zira zaman yok..olay bireyin pilinin bitmesi...biraz alaycı oldu ama durumu böyle yorumluyorum...zaman olsaydı bu zaman bitecekti...tükenecekti ve kimsenin sahip olabileceği zamanı olmayacaktı...zamanı tüketen bizler doğacaklara zaman bırakmayacaktık...zaman yok,ast olan enerji...her canlı belli bir enerji ile dünyaya gelmekte ve onu bitirene kadar kullanmakta...bittiği an onun ölümü...fakat ölüm yok oluş değil aksine yeniden doğuş zira ruh başka bir boyutta başka bir yerde şekil bulacak...

21 Eylül 2006 17:56

hanımağa
Kapalı

eee sen cevabı biliyorsan ve bu kadar ikna olmuşsan bana niye sordunkine....isimlere takılmak yanlış..sen enerji diyorsun bi başkası zaman...farkı nerde....

not:azcıkın kısa olursa sevinirim şimdiden teşekkürler..

21 Eylül 2006 17:58

Ali İhsan TÜKEL
Kapalı

o farkı bir bile bilsem hanımağacım...kızma hemen...farkı var işte...zman zaman...enerjiye enerji...hızada hız diyorlar...

Toplam 57 mesaj
ANKET
MEB'in politika üretebilmesi için, öğretmen atamalarının taşraya devredilmesini ister misiniz?