Yandex.Metrica
Oturum açOturum aç / Parola hatırlat Üye olÜye ol

  
Editörler :
03 Nisan 2007 20:49

OzGuR___

Sayın halley1

Öncelikle paylaştığın değerli bilgiler için teşekkürler. Konuda dikkatimi çeken bir paragraf var.

Kabul edilebilirlik koşulları;

b)Başvuru mahkeme tarafından daha önce incelenmiş veya uluslararası diğer bir soruşturma veya çözüm merciine sunulmuş başka bir başvurunun konusu ile esas itibari ile aynı ise ve yeni olaylar içermiyorsa,

Yukardaki maddeden bizlerin konusyula ilgili sadece bir dava mı kabuledilebileceğini anlamamız gerekiyor. (Kişisel olarak öyle algılıyorum) Bu konuda bilgi olan ve yorum yapacak tüm arkadaşların paylaşımlarını bekliyorum.

26 Nisan 2007 14:12

zekiunver

Sn.TÜM İFP li arkadaşlar şuana kadar hükümetten ve tüm siyasilerden hiçbir şey beklemiyoruz? herşey ortada ancak 2 şey var ortada, biri YÜKSEK YARGI nın vereceği son karar diğeri ise AİHM dir.Ben utanarak yazıyorum kendi ülkemin hukukundan sonra başka ülkenin hukukuna sığnıyoruz?selamlar saygılar ANKARA dan.

26 Nisan 2007 14:35

ifp47

ZEKİÜNVER ARKADAŞIM SEN VEYA BEN NİYE UTANAYIM.BİZİ BU HALLERE DÜŞÜRENLER UTANSIN...........

YAŞASIN AİHM İYİKİ VARSIN

26 Nisan 2007 15:14

OzGuR___

BİR Türk vatandaşının, Türkiye?de herhangi bir mahkemeye başvuruda bulunması nasıl hak ise, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi?ne başvuruda bulunması da o derece haktır.

Çünkü...

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, her Türk vatandaşına, gerekli koşullar oluştuktan sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi?ne başvuruda bulunma hakkı tanımıştır.

AİHM?ye başvuruda bulunan bir Türk vatandaşının yaptığı, devletinin kendisine tanıdığı bu hakkı kullanmaktan ibarettir.

Ona, "Utanmıyor musun ülkeni yabancılara şikáyet etmeye!" demek, saçmalığın dik álásıdır.

Ahmet HAKAN

Arkadaşlar ardık şu utanma sıkılma muhabbetlerinden vazgeçelim de AHİM konusunda biraz daha yoğunlaşalım. Sanırım önumuzdeki günlerde elimizde kalan tek başlık bu olacak. AHİM bizim konumuzla ne derece ilgilencek yada daha önce benzer konularda kararları var mı bu konuda tartışalım.

Selamlar

26 Mayıs 2007 14:59

ümraniye

Değerli arkadaşlar; daha önce yayınladığım "AİHM' ne müracat dilekçesi örneği" görüştüğüm bir kaç arkadaştan aldığım; "karışık" olduğu hususudur. Bu nedenle aşağıdaki dilekçeyi yayınlama ihtiyacı duydum. Mağduriyet maddelerinden size uyanları alırsınız ve ayrıca eklemek istediğinizi ekliyebilirsiniz.

Bu dilekçe; bir müracat ve uğramış olduğunuz haksızlıkları dile getirme dilekçesidir. Dilekçenizin ön incelemsinden sonra kabul görürse, size dosya numarsı ve mahkemeye bilgi-belgelerinizi göndermek üzere (uygun dosya hazırlamanız için) hazır matbular gönderilir. Matbu belgelerdeki yönlendirmeye göre dava dilekçenizi tanzim ediyorsunuz. Kolay gelsin. sevgi ve saygılarımla

SAYIN AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI?NA

STRASBURG

??? yılında ???. ilinde ??(çiftçi, memur vs.)?. bir ailenin ferdi olarak dünyaya geldim. İlk, orta ve lise eğitimimi aynı il?de yaptım. Askerlik hizmetinden sonra Halkbankası?nın ??.. yılında açtığı memur alma sınavını kazanarak; ??.. yılında işe başladım. İş hayatım süresince de kendimi geliştirmeye devam ederek, ????? okulları bitirdim veya halen ??. Eğitimime devam etmekteyim. Eşim ve ?(sayı)? çocuğumla ??. İl?de yaşamaktayım..

Çalışmakta olduğum Halkbankası; yeniden yapılandırma adı altında 18 bin civarında personelini 4046 ve 4603 sayılı yasalar gereği ?ihtiyaç fazlası personel? göstererek; Başbakanlık/Devlet Personel Başkanlığı kanalıyla diğer kamu kurumlarına naklen atadı. Ancak, bu atamalar neticesinde aşağıda maddeler halinde saydığım, gerek maddi hak kayıplarım ve gerekse manevi bakımında yıpratılmakla, haklarımın gaspı ve mağduriyetim söz konusudur. Şöyle ki;

1- Çalışmakta olduğumuz kamu bankaları özelleştirilmeden ve sadece bir özelleştirme varsayımı ile İFP gösterilerek diğer kamu kurumlarına isteğim dışında gönderildim.

2- Hiç bir objektif ölçüte dayandırılmaksızın haksız bir şekilde İFP pozisyonuna alındım.

3- Her ne kadar Anayasa?ya aykırı Yasalarla da olsa, İFP tespitinin Banka Yönetim Kurulunca yapılacağı hükmünün açıklığına rağmen; İFP olarak tespit edilişimiz yetkisiz organ Murahhas Üyelerce ve ya daha alt kademelerce yapıldı. (Bu husus İdari Mahkeme kararlarınca da tespit ve tasdik edilmiştir.)

4- Anayasal güvence altındaki Emekli Sandığına tabi ücretim; bankacılık tazminatımla uzaktan ve yakından hiç bir alakası olmadığı halde ilişkilendirilerek dondurulmuş, ücretlere verilen zam alma haklarımdan uzun süre yoksun bırakıldım.

5- Özelleştirme bahanesiyle, karşılıklı uzlaşıdan uzak, tek taraflı ve zorlamaya dayalı sözleşme tarafıma dayatılarak adeta psikolojik baskı altına alındım.

6- Özelleştirme süreci olan 3 yıllık sürenin; beş yıla, olmadı bu beş yılın yarısı kadar, yine olmadı 10 yıla ve yine olmadı, bu 10 yılın yarısı şeklinde uzatmalara giderek; bu özelleştirme sürecini belirsiz süre haline getirdiler. Bu özelleştirme süreciyle böyle oynanarak belirsiz süre haline getirilecektiyse, şahsımın hak kaybına da uğratılarak diğer kurumlara gönderilmeme bir anlam vermiş değilim. Bu süreçte, mutlu olarak çalıştığım kurumda emekli bile olabilirdim.

7- Ben bu bankada çalışmak üzere sınavlara girdim, başardım ve yıllarca bu alanda çalışarak hizmet verdim ve de bu alanda ihtisasımı yaptım. Başka bir kuruma girmek veya sonradan başka bir kuruma atılmak için sınava girmedim. Yıllar sonra ihtisasımız dışı olan bu kurumlara zoraki ve haksız yasalarla gönderileceğimiz, hiç birimizin sözleşmesinde asla yoktu.

8- Başta eşit olan, yani bankadan İFP edilmeden aynı pozisyonda olan ve aynı ücreti alan bizden üç (A,B,C) memuru; bu İFP edilme aşamasından itibaren ele alındığında;

A memurla, bankadan kalmak üzere astronomik rakamlı sözleşme imzalanarak (4X.- YTL.) ücret verilmiş, İFP edilen

B memur, döner sermayeli ve mesaili kuruma gönderilerek (2X.- YTL.) ücret ödenirken,

C memur, döner sermayesiz ve mesaisiz kuruma gönderilerek sadece (X.- YTL.) ücret ödenmektedir.

Bankada çalışırken benimle aynı statüde olup; gerek eğitim, yıl, kademe-derece ve gerekse ücret bakımından benden düşük olan şahıslar; bu atamalar neticesinde korunup ve kollandıklarından (bölgesel fark, etnik köken ayırımı ve rüşvetle atama gibi) dolayı daha iyi bir kuruma atandılar ve şu an benim iki katım ücret almaktalar.

Peki, nerede kaldı Anayasa?nın eşitlikten bahseden hükmü ve nerede kaldı fırsat eşitliği, nerede kaldı adalet?.

9- Sicil ve Kariyer: Banka gibi önemli bir kurumda yıllarca çalıştığım süre zarfında tek bir olumsuz sicil almamış ve sicil değerlendirme notum 80-90?dan aşağı düşmemiş, hatta 100?e yakın sicil ortalamalarıma rağmen; bu sonradan atandığım diğer kurumlarda 60-70?i geçmeyen sicillerin verilmesinin bir açıklaması var mı? Bu yüzden birçoğumuz görevde yükselme sınavlarına dahi katılamadığımızdan hiçbir kariyer beklentimiz kalmamıştır.

10- Bu bankaların; hisselerinin tamamına yakını halen kamuya aittir. Böyle olmasına rağmen, sanki şahsa satılarak özelleştirilmiş ve bana da, bu kurumun yeni sahibiyle çalışıp çalışmayacağım sorulmuş, bende bunu kabul etmediğimden iş hakkım korunmak üzere, diğer kamu kurumuna naklim zaruri bir hal aldığından, yapılmıştır. Asla böyle bir şey yapılmadı. Böyle olsaydı saygı duyardım.

11- Kamu bankalarının İş Hukukuna tabi olduğu iddia edilmektedir. Öyle ise, Türk İş Hukukunun ?her hangi bir sebeple çalışanlarını işten çıkaran bir iş yeri; ilerde yeni personel alma ihtiyacı durumunda, eskiden işten çıkardığı personeli iş başı yaptırmak üzere çağırmak zorundadır.? Maddesine rağmen, bizler; diğer kurumlarda mağdurken, çalışma yerlerimiz olan bankalara dışarıda eleman alabilme yasaları çıkarılmaktadır.

12- Unvan hususunda ki haksızlık:

A)-Mevcut unvanlarımız yok sayılarak daha alt unvanlar için sözleşme teklif edilmiştir. İFP yapılır iken aynı unvanda ve aynı senesi olan personel arasında vergi dilimi acısından farklılıklar olduğu için geldiğimiz kurumlarda haksız yere düşük maaş almaktayız. Şöyle ki; (Şubat ayı maaşını, %15 vergi diliminde alan arkadaşın maaşı ile Aralık ayı maaşını %25 vergi diliminden alan arkadaşlar kamu kurumlarına gittiklerinde maaşları arasında %10?luk fark oluşmuş ve mahkemeler tarafından bu haksızlık tespit edilmiştir.)

B)-Tarafımıza sözleşme teklif edilirken; objektif kriterler gözetmeksizin ve bilgi birikimlerimize bakılmaksızın unvanlar belirlediler ve de gelişi güzel ya da şahsi yakınlıklar, hemşericilik, ahbaplık ve hatta siyasi düşünce bakımında kendilerine yakın hissetmelerle unvanlar dağıtıldı.

C)-Birçoğumuzun bankadayken kazandıkları unvanla alakası olmayan unvanlarla, diğer kamu kurumlara gönderilmesi söz konusu. Hatta Şef Yardımcısı olan arkadaşlarımızın, sınavla kazandıkları bu unvanlarını yok sayarak diğer kurumlara memur olarak atandılar.

13- Yargı hususunda ki haksızlık: Yukarıda saydığımız haksızlıkları ve bu haksızlıklara bağlı kayıplarımızla mağduriyetlerimizin sadece 3?ncü maddesi İdare Mahkemeleri tarafınca tasdik edilmesine rağmen; mahkemeler arasında ve hatta aynı mahkemenin aynı hâkimleri tarafında tutarlı bir tutum izlenmemiştir. Aynı mahkemeye ve iddialarla başvuran iki ayrı kişinin davasının birinde lehte karar vermişken; diğer kişinin davasında aleyhte karar verdikleri somut delil kararlarla sabittir.

14- Çalıştığımız bankalarda İFP edilişimizin dayandırıldığı 4603 sayılı Yasayı birçok kere değiştirilmek zorunda kalmışlardır. Bu da çıkarttıkları kanunları yeteri kadar araştırmadan ve tartışmadan ve de doğuracağı hukuki sorunlar gözetilmeksizin yaptıklarının bir göstergesidir.

15- Her üç (Halk, Ziraat ve Emlak) bankadan 18 bin civarında personel başka kurumlara İFP adı altında haksızca nakledilmiş, daha sonra Banka Şubelerinde işlerin aksaması ile önce Halk Bankası ile Pamukbank birleştirilmiş ve daha sonra her iki bankaya dışarıdan elaman temin edilmiştir. Mahkemeleri kazanan arkadaşlarımız kendilerine objektif kriterlere göre sözleşme sunulmasını teklifleri alakası olmayan kanunlar öne sürülerek ret edilmiştir.

Devletin en üst makamlarına bu sorunu, yazılı olarak defalarca arz etmeme rağmen, bir sonuç alamadım.

Bu kuruma atandığım ????.. tarihinden bu güne dek; Emekli Sandığına tabi dondurulmuş ücretimle hayat mücadelesi vermekteyim. Bu atamalar her ne kadar kanun gereği ise de; haksız uygulamalar sonucunda başkasına kıyasla ekonomik kaybımın olduğu, atamanın iptali ve mağduriyetimin giderilmesi için; ??????. tarihinde İdari Yargıda açtığım E:??/??. sayılı dava; ????.. tarihinde ???? sayılı kararla olumsuz sonuçlandı.

T.C. Danıştay 5. Dairenin bir başkası için vermiş olduğu gerek E:2003/2471 ve 2003/618 sayılı kararında ?atamaların Banka Yönetim Kurulu kararı yerine Yetkisiz Organ Murahhas Üye kararı alındığından hukuka uyarlılığı bulunmadığı? şeklinde, gerek anayasanın 10.maddesi ve gerekse 657 Devlet Memurları Kanununun 91 sayılı yasa ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda açıkça görüldüğü üzere; kararın temyizen incelenerek bozulması için; ????. tarihinde Danıştay?a gönderdim. Kendisinin ilgili E:2003/2471 ve 2003/618 sayılı kararına, kanunların açıklığına ve sunduğum kanıt belgelere rağmen; T.C. Danıştay 5. Dairenin ?????.. günlü temyize ret kararı; ????? tarihinde tarafıma tebliğ edilmiştir. Hayretler içindeyim.

Halkbankası ise; bizleri ihtiyaç fazlası personel gösterip, başka kamu kurumlarına zorunlu atadıktan sonra; çalışanı koruyan Sosyal Güvenlik yasalarını hiçe sayarak; dışardan personel almaya başladı ve devam etmektedir. Geri dönüş isteğime cevap vermeyerek ret etmiştir. Hukuka ve insan haklarına aykırı olan bu naklen atama ile ben ve ailem gerçekten mağdur edildik. Mağduriyetimin giderilmesi ve haklarımın tazmininin gereğini; Arz ederim. ?.. tarih?..

Saygılarımla

Ad Soyad

A D R E S :

28 Mayıs 2007 10:44

zekiunver

Sn.Saygıdeğer ümraniye arkadaşıma çok teşekkür ederim bu yazdığın dilekçe örneği için daha öncede yabancı olarak verilmişti şu an ikisinide aldım benim davada sonlara yaklaştı bende AİHM e gideceğim tüm İFP li arkadaşların da gitmsi dileğimle sn.ümraniye arkadaşım anladığım kadarıyla halkbanklısın ankaradamısın bana yazdığın mesajı daha silmedim duruyor teşekkürler yardımlarınız için.

30 Mayıs 2007 15:37

oxvamu

evet avukatlara 1.700 ytl para yedirmektense dilekçeyi kendim hazırlarım daha iyi...

ümraniye katkınız için teşekkürler

05 Haziran 2007 10:42

ugur5519

Sayın ümraniye bu konudaki çalışmalarınız için tşk ederim.Sizin 2.dilekçenizi örnek alarak bir dilekçe hazırladım. Bu dilekçeyi gönderiken 1.dilekçede belirttiğiniz ekleri koyacakmıyız. Yoksa AHİMden gelecek başvuru belgelerine mi ekleyeceğiz. Bilgi verebilirseniz sevinirim. İyi günler

05 Haziran 2007 11:22

zekiunver

Sn.Saygı değer ümraniye arkadaşım yazmış oldğun yazıyı okudum çok teşekkür ederim.İç hukuk elimde örnek kararlar var diyorsun lehte ve alehte olan ayni mahkeme kararını meil adresini bana yazdığın yere verirsen ben mail adresi vereyim bana gönder.ben zaten karar düzeltmeye gittin bu son aşama AİHM gideceğim.yardımcı olduğun için teşekkür ederim ben THB MEV.MD.İDİM.saygılar selamlar ANKARA dan.

05 Haziran 2007 14:21

ümraniye

Ugur5519 arkadaşım; şimdilik hiç bir ek koymanız gerekmemektedir. Dilekçeniz başvuru mahiyetindedir. Size dosya açılır ve numara bildirilir. Daha öncede bahsettiğim gibi size gelen yönlendirme matbuları doğrultusunda (EK) belgelerinizi ve kararlarınızı koyarsınız. Tüm arkadaşlarıma iyi şanslar dilerim.

14 Haziran 2007 17:58

gurgenli

Sevgili arkadaşlar,

Bende AİHM'e başvurmayı düşünüyorum. Ancak davanın kaybedilmesi halinde tahakkuk edecek mahkeme masraflarının kaç Euro olabileceği, davacı sıfatıyla bize rücu edilip, edilmeyeceği noktasında tereddütlerim var. Bu konuda bilgisi olan arkadaşlar açıklama yaparlarsa sevinirim.

Hepinize sevgiler,saygılar.

15 Haziran 2007 19:58

veznadar

sn.gürgenli arkadaşım senin son durumu bilmiyorum ama ben 2004 yılında dava açtıydım hepsinden red geldi 6 ay emekli oldum bundan bir hafta öncede internetten ögrendigime göre karar düzeltme istegimde olumsuz geliyormuş bende avrupa insan haklarına dava açmayı düşünüyorum halkbank 2004 de dava açanlar bölümünde bazı arkadaşlar danıştım sağ olsunlar yardımcı oldular emekli olmamma ragmen dava açarbilirmişim kazanırsam hakkımı alabilirmişim tam kesin olarak degil ama oradaki aRKADAŞLAR ÖYLE BİLDİRDİLER MASRAFLARA GELİNCE HİÇ BİR MASRAFIN OLMAZ DİYORLAR SADECE POSTA VE FOTOKOPİ PARASI OLARAK 30-40 ylt MASRAFIN OLUR DİYE YAZMIŞLAR SENDE ARAŞTIRDA BU MAHKEMEE DAVA AÇALIM BİRBİMİZE YARDIMCI OLALIM YARDIMLARINI BEKLİYORUM İYİ GÜNLER DİLER GÖREVİNDE ÜSTÜN BAŞARILAR DİLERİM SELAMLAR

18 Haziran 2007 14:35

gurgenli

Sn.veznedar arkadaşım,

Öncelikle ilgine teşekkür ederim. Danıştay nezdinde açmış olduğum davada; İDDGK'da karar düzeltme talebiminin de reddedilmesiyle benim için iç hukuk yolları tükenmiş olup, AİHM'e başvuru aşamasına gelmiş bulunmaktayım. Ben de sizin gibi AİHM'e başvuru sırasında yapılan masrafların yaklaşık 40-50 YTL tutacağını tahmin ediyorum.Ancak davayı kaybetme olasılığı ile karşı karşıya kalırsak, tahakkuk edecek mahkeme masraflarının bize rücu edilip edilmeyeceği konusunda yapmış olduğum araştırmalar sonucu net bir bilgiye ulaşamadım. Konuyu AİHM'e gitmek için 1.700 YTL isteyen(!) avukatıma sorduğumda O'da bu konuda herhangi bir bilgisi olmadığını ve araştırdığını belirtti. Konuyu Dışişleri Bakanlığına "Bilgi Edinme Kanunu" kapsamında soracağım.Net bir bilgi alırsam bunu forumda paylaşacağım.

Tüm arkadaşlara selam ve sevgiler.Sağlıcakla kalın....

18 Haziran 2007 22:03

veznadar

sn:Gugenli arkadaşım

cevap yazdıgın için teşekür ederim.eger bu mahkeme masrafları hakkında bilgi alırsan bi zahmet en kısa zamanda bu forumda yazarsan menmun olurum senden dört gözle haber bekliyorum.

bu güne kadar herhalde bir 450 YTL avukatlık parası veririz eger birde bu mahkeme masraflarını bizden alacak olurlarsa bize çok agır gelir eger kazanacak umudumuz olmazsa açmayalım

sana iyi günler ve görevinde üstün başarılar dilerim selamlar

20 Haziran 2007 16:43

gurgenli

AİHM'e başvurmak isteyen arkadaşların dikkatine!

Açılması muhtemel davalar sonucunda davalarımızın kaybedilmesi halinde mahkeme masraflarının davacı sıfatıyla bizlere rücu edilip edilmemeyeceği konusundaki tereddüt üzerine Dışişleri Bakanlığına (Bilgi Edinme Hakkı kapsamında) yapmış olduğum başvurunun cevabı gelmiştir.(Sağolsunlar 1 günde cevap vermişler.)

Gelen cevapta:

"(...)AİHM kararlarıyla bireysel başvuruculara yüklenen bir masraf olmamaktadır. Buna karşılık, başvurunuzu takip ederken, avukat, posta, faks, tercüme masrafı gibi masraflarınızı kendiniz karşılamanız gerekecektir." denilmekte olup, başvuru hakkı konusunda ayrıntılı bilgiyi aşağıdaki linkte bulabileceğimizi de belirtmişlerdir.

(Sanırım bu link daha önce de verilmişti ama faydası olur kanısıyla tekrar yazıyorum)

http://www.echr.coe.int/NR/rdonlyres/A7B79DC7-984D-4DC5-99C3-7DDAE18811A0/0/NoticeTUR.pdf

İlgilenen arkadaşların bilgilerine sunulur.

Hepinize selam ve sevgiler...

21 Haziran 2007 13:38

ümraniye

Değerli arkadaşlar; Özellikle belirtmek istiyorum. AİHM'ne yazacağınız davaya konu iddialarınızı İngilizce, Fıransızca ve hatta Kürtçe bile yazın. Türkçe iddialarınız oradaki faşist beyinli tercümanlarca çarpıtılabilir ve çeşitli oyunlara getirilebilir.

Bakın size basit bir örnek vereyim:

Siz şimdi Türkçe yazdınız. Size, mahkemeye sunulmak üzere bir dosya açıldığını ve tarafınıza dosya numarası iletildiğini; ancak bu numaranın atmaca bir numara ve kayıtlarda aslan açılmış bir dosya olmadığını, sizi tamamen oyalayıcı ve de sonradan hayali 3 hakimin "dosyanızı incelediğini, davanızın görüşülmeye kayda değer olmadığını" yazısı alır, kanar ve yerinizde oturursunuz.

Durum nedir? Kandırıldınız, size aslen bir dosya açılmadı, aslen hakimlere sunulmadı. Açılmış, sunulmuş ve kaybettiğinizi sanırsınız.

Paronayakça diye bilirsiniz. Ama, her şeyde yaptıkları gibi, burada da böyle bir maretlerini göstermeleri kaçınılmaz.

AİHM'nin iç yapısını çok iyi bilen bir avukat arkadaşla konuştum. Bilen dedim. Defalarca bu mahkemeye gitmiş, gelmiş, haşır, naşır biri. Kendisine "belki paronayakça bulabilirsiniz ama, bende böyle bir düşünce oluştu" dedim. Cevabı: "evet. gayet mümkün." oldu. Hepinize selamlar ve büyük kolaylıklar.

21 Haziran 2007 15:11

HASKASIRGA

Arkadaşlar süre aşımı nedeniyle verilen kararları mahkeme redediyormuş.İnsan hakları mahkemesi adresindede var.

21 Haziran 2007 15:15

HASKASIRGA

http://www.echr.coe.int/NR/rdonlyres/A7B79DC7-984D-4DC5-99C3-7DDAE18811A0/0/NoticeTUR.pdf

adresin 9. maddesinde yazıyor

21 Haziran 2007 18:53

p2olara
Kapalı

AİHM'e BAŞVURU DİLEKÇESİ örneğidir.

bölümünü ayrı bir .doc haline getirseniz daha iyi olur.

verdiğin bilgiler içinde sağol.

21 Haziran 2007 21:14

mazlumhalkli

Bu duruma göre artık iç hukukta bir sonuç alamadığımız gibi, AİHM de de fazla umut bağlamamamız gerektiği sonucu ortaya çıkıyor. Umarım bir yanlış anlaşılma vardır ve AİHM'den lehimize sonuç alırız.

Toplam 53 mesaj
ANKET
Sizce mülakatla, daha liyakatli okul müdürleri mi atanıyor?