Yandex.Metrica
Oturum açOturum aç / Parola hatırlat Üye olÜye ol

  
Editörler : permanganat42
28 Mart 2007 18:03  


Öğretmenlik Anıları

Arkadaşlar her türlü öğretmenlik anılarımızı paylaşalım..

(komik,üzüntülü,sevinçli, ilginç)

28 Mart 2007 18:36

ozan20
Kapalı

bu askerlik anılarına benziyor anlat anlat bitmezki şimdi :)

28 Mart 2007 21:44

derman11

olsun ne olursa olsun anlatın

28 Mart 2007 22:26

7052
Kapalı

o kadar çok anısı vardırki her öğretmenin

21 yaşındayım.doğu karadenizde yüksek 2000 nüfuslu bir ilçeye liseye verdiler beni ilk tayin.ilçe kapalı ama ben açık ve uçuk.uyum zorluğu fazla.neyse bir gün hasta oldum.dik bir tepenin üstündeki sağlık ocağına tırmandım topuklu ayakkabilarımla.doktor üç gün rapor verdi.aşağıya ineceğim ama şehirde büyümüşüm.her yer buz.kesin kayıp bacağımı kıracağım.çocuklar kızakla kayıyorlar tepeden.birine kızağını bana ver dedim.nasıl kayacağımı sordum öğrendim.bindim kızağa beni ittiler arkadan çocuklar.aşağıya doğru kaydıkça kızak epey hızlandı.ben fren yerine topuklu ayakkabılarımı kullanamıyorum.neyse aşağıdaki ilçenin tek caddesine yuvarlanmadan indim son sürat biraz gitti durdu kızak.ben başarıyla indiğim için mutlu kalktım sirkelendim.başımı kaldırınca bütün ilçe halkı beni izliyor.kahvedekiler dışarı çıkmış ters ters bakıyor.aldırmadım.okula gittim müdüre raporu vermeye.müdür bey ben çok hastayım doktor rapor verdi bana dedim.duydum ne kadar hasta olduğunu dedi.hemen şikayet etmişler beni müdüre.ama sonra alıştılar biraz bana.ilçenin imamını gördüm seneler sonra hala hatırlıyor beni.

28 Mart 2007 22:36

7052
Kapalı

lise sonlarda ders anlatıyorum tahtada young deneyini.bir öğrenci izin istedi.çok kötüyüm hocam dışarı çıkabilirmiyim diye.normalde izin vermnem.lise sonlara biraz daha tölarans tanıyoruz.sınava girecekler bunalımdalar diye.girt dedim.derse döndüm.öğrenciler hocam niye izin verdiniz.şimdi gidecek tuvalette sigara içecek tenefüste nöbetçi öğr yüzünden içemiyorda dediler.ben kızdım öğrencilere derse döndüm ama öğrencinin gelmesi geçikti şüphelenmeye başladım.çıktım sınıftan erkek tuvaletine daldım.ne yapıyorsun sen burada dedim.tuvalette ne yapılır hocam ddi.sigaramı içiyorsun sen dedim.yok hocam ben öyle şey yaparmıyım dedi.öğrenciyi yaka paça çıkardım tuvaletten.sınıfa soktum.sınıf koptu gülmekten.öğrenci hala üstünü düzeltüyor bu arada da sınıfa tehtitler savuruyor.hepinizi mahvedeceğim diye.meherse öğrencim ishal olmuş.bütün sınıfta biliyormuş bunu.

28 Mart 2007 22:49

7052
Kapalı

fen lisesinde üç yıl çalıştım.yatılı öğrenci kadar başbesı ama o kadarda canayakın öğrenci yoktur.gecenin birinde soru sormaya odama gelirlerdi.erkek pansiyonu kız pansiyonu ayrıydı.erkekleri tek tek odalarında dolaplarınıda kontrol ederek yoklardım.dolaplarından neler neler çıkardı.eşek adamlar sizi diye ağzıma geleni söylerdim.birkere benim arabanın geçici plakası çalınmıştı.birinin dolabından çıktı.benim için kahve hazırlarlardı.ne olur hocam bizim odamızda biraz oturun kahve için diye.evde pasta yapar etütlere götürürdüm...şimdi anadolu lisesindeyim.bugun labaratuvara götürdüm öğrenciyi.malzeme çalıyorlar.labaratuvardan çıkarken her defasında üstlerini arıyorum.yazılılardada 4 gurup hazırlarım.üstlerine gruplarını da yazmam.kendi gruplarındakini bulup kobye çekene kadar zil çalar zaten.bir kerede yanındakine bakmaya çalışan öğrenciyi sırasıyla koridora atmıştım.orada sınava girmişti.

29 Mart 2007 15:16

mysia

7052

senden korkulur

6 yıldan beri bu işi yapıyorum,16 yılda öğrencilik yılları desen bu zaman kadar senin gibi birini görmedim.duymadım da..

varsa anıların devamını bekliyorum

29 Mart 2007 21:49

derman11

7052 kadar başka cesur insan yok mu?

31 Mart 2007 18:46

7052
Kapalı

benim adım öğrenciler arasında çatlak prefösör zaten.

10 sene lik evlilikten sonra eşimden ayrıldım tekrar evlendim eski eşimle.öğrencilerim bana diyorlarki öğretmen dediğin öğrencilere örnek olmalı.sizde harika bir öğretmensiniz.siz boşandığınıza göre demekki bu iyi bir şey.bizde evlenip boşanmalıyız....15 tatil dönüşü tatiliniz nasıl geçti diye soruyorum öğrenciye.bizimki iyi sizinki nasıl geçti.görüşmeyeli tekrar boşadınızmı eşinizi.hala eski soyadınızmı geçerli.yada hocam dönem ödevlerinin altına hangi soyadınızı yazalım.en son soyadınız hangisiydi...diye sorar dururlar.ama tahtadaykende pür dikkat beni dinlerler.isterlerse dinlemesinler.tahtaya diker öyle bir soru sorarımki ainstain bile çözemez.

20 Temmuz 2007 15:44

ufukötesi

Güncel olsun başlık istedim.

25 Temmuz 2007 21:18

ida1767

Aslında anı çok ama bu yakın tarihli olduğu için ilk aklıma gelen oldu. Bu sene bir köy okulunda çalışmaya başladım ve çalıştığım köyde mayıs ortasına kadar su yoktu, dereden su temin ediliyordu. Dolayısıyla çok sayıda bit vakası var. Özellikle kız öğrencilerin tamamında. Derste sınıfın en yaramaz öğrencisi kalkıp en saf öğrenci hakkında şu şikayette bulundu 'öğretmenim Bahar bana bit atıyor'. Normalde benim bildiğim kalem silgi filan atılır ama burada şartlar bit atmayı gerektiriyor herhalde:)

25 Temmuz 2007 21:28

martı-55
Kapalı

ben bu 7052 nin öğretmen olduğuna inanmıyorum. bir öğretmen tasvip etmesem de yöresel ağızla konuşabilir, yazısı çok çirkin de olabilir, bazı sesleri hakkıyla çıkaramıyor olabilir, hatta kekeme bile olabilir amaaa kelimeleri doğru yazma konusuna gelince orada durmak lazım. ilkokul öğrewncileri bile bu 7052 denen zat kadar yazım yanlışı yapmıyorlar.

profil kaydı da silinmiş zaten.

ne hikmetse birden akarcalı üstadı anımsadım.

saygılar

25 Temmuz 2007 21:30

roviss

@martı-55

+1. Bunu da çeteleye ekleyelim...

~Saygılar~

25 Temmuz 2007 21:36

roviss

Öğretmen eksikliği nedeniyle müzik derslerine girdiğim 7.sınıf öğrencileri bir önceki hafta verdiğim "Bir ay doğar" türküsünün(Dinleyiniz: Mustafa ÖZARSLAN) yerine "Ali Babanın Çiftliği" şarkısıyla sahneye çıktılar hep bir ağızdan. Sonuç:

Yıl sonu gecesinin hazırlıklarını onların başına yıktım :) Aynı sınıftan bir öğrenciye bu gecede türkü okuttum ve 2.liğe layık görüldü. Böylece gönül de almış olduk...

~Saygılar~

26 Temmuz 2007 09:42

*zorbey*
Kapalı

Değerli arkadaşlarım...

Meslek anıları ile ilgili olarak bana ait olmayan ama gerçekten yaşanmış bir anıyı sizlerle paylaşmak istiyorum.

MEDİHA ÖĞRETMEN

Okulun ilk gününde 5. sınıfın önünde dururken, öğretmen çocuklara bir yalan söyledi. Çoğu öğretmen gibi, öğrencilerine baktı ve hepsini aynı derecede sevdiğini söyledi. Ancak bu imkansızdı, çünkü ön sırada oturduğu yerde bir yana kaykılmış ismi Mustafa Yılmaz olan bir erkek çocuk vardı.Bayan Mediha bir yıl önce Mustafa?yı izlemişti ve diğer çocuklarla iyi oynamadığını, elbiselerinin kirli olduğunu ve sürekli olarak kirli dolaştığını gözlemişti. İlave olarak Mustafa tatsız olabiliyordu. Bu öyle bir noktaya geldi ki, bayan Mediha onun kağıtlarını kırmızı kalemle çizmekten, kalın çarpılar (x ) yapmaktan ve kağıdın üstüne büyük " 0 " (sıfır) yazmaktan zevk alır oldu.Bayan Mediha?nın okulunda, her çocuğun geçmiş kayıtlarını incelemesi gerekiyordu ve Mustafa?nın kayıtlarını en sona bıraktı. Ancak, onun hayatını gözden geçirdiğinde, bir sürpriz ile karşılaştı. Mustafa?nın birinci sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı: Mustafa gülmeye hazır parlak bir çocuk. Ödevlerini derli toplu ve temiz yapıyor ve çok terbiyeli. Onun etrafta olması çok eğlenceli" İkinci sınıfta öğretmeni şöyle yazmıştı: "Mustafa mükemmel bir öğrenci, sınıf arkadaşları tarafından çok seviliyor, ama annesinin ölümcül bir hastalığı olduğu için sıkıntı içinde ve evde ki yaşamı mücadele içinde geçiyor." Üçüncü sınıfta öğretmenin ifadeleri şöyleydi: "Mustafa nın annesinin ölümü onun için çok zor oldu. Mustafa elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor, ama babası ona ilgi göstermiyor ve eğer bazı adımlar atılmazsa evde ki yaşamı yakında onu etkileyecek." Mustafa?nın dördüncü sınıftayken öğretmeni şöyle yazmıştı: "Mustafa içine kapanık ve okulda derslere çok fazla ilgi göstermiyor. Çok fazla arkadaşı yok ve bazen sınıfta uyuyor." Bunları okuyunca, Bayan Mediha problemi kavradı ve kendinden utandı. Öğrencileri öğretmenler gününde ona güzel kurdelelerle ve parlak kağıtlara sarılmış hediyeleri getirdiğinde bile çok kötü hissediyordu.Heyecanla Mustafa?nın hediyesini bekliyordu. Mustafa nın hediyesi bir marketten aldığı kalın, kahverengi ambalaj kağıdı ile beceriksizce sarılmıştı. Bayan Mediha onu diğer hediyelerin ortasında açmaktan acı duydu. Bayan Mediha pakette taşlarından bazıları düşmüş yapma elmas taşlı bir bilezik ve çeyreği dolu olan bir parfüm şişesini çıkarınca çocuklardan bazıları gülmeye başladı. Ama o bileziğin ne kadar güzel olduğunu haykırdığında çocukların gülmesi kesildi. Bileziği taktı ve parfümü bileklerine sürdü. Mustafa, o gün okuldan sonra öğretmenine şunu söylemek için kaldı. " Öğretmenim bugün aynı annem gibi kokuyordunuz." Çocuklar gittikten sonra, bayan Mediha en az bir saat ağladı. O günden sonra, sadece öğretimi değil eğitimide ön plana aldı Mediha öğretmen. Bayan Mediha, Mustafa ya özel ilgi gösterdi. Onunla çalışırken, zihni canlanmaya başlıyor görünüyordu. Onu daha fazla teşvik ettikçe, daha hızlı karşılık veriyordu. Yılın sonuna kadar Mustafa sınıfta ki en başarılı çocuklardan biri oldu ve tüm çocukları aynı derecede sevdiğini söylemesine rağmen, Mustafa onun gözdelerinden biri idi. Bir sene sonra, Bayan Mediha kapısının altında Mustafa dan bir not buldu, ona hala tüm yaşamında sahip olduğu en iyi öğretmen olduğunu söylüyordu. Altı yıl sonra Mustafa dan bir not daha aldı. Liseyi bitirdiğini, sınıfında üçüncü olduğunu ve onun hala hayatındaki en iyi öğretmen olduğunu yazmıştı. Bundan dört yıl sonra, bazı zamanlar zor geçmesine rağmen okulda kaldığını, sebatla çalışmaya devam ettiğini ve yakında üniversiteden en yüksek derece ile mezun olacağını yazan başka bir mektup aldı. Yine Bayan Mediha?nın tüm yaşamında ki en iyi ve en favori öğretmen olduğunu yazmıştı. Sonra dört yıl daha geçti ve başka bir mektup geldi. Bu kez fakülte diplomasını aldıktan sonra, biraz daha ilerlemeye karar verdiğini açıklıyordu ve doktorasını tamamladığını yazıyordu.

Mektup onun hala karşılaştığı en iyi ve en favori öğretmen olduğunu belirtir şekilde bitiyordu.. Ama simdi ismi biraz daha uzundu. Mektup söyle imzalanmıştı:

Prof. Dr. Mustafa Yılmaz ( Tıp Doktoru)

Hadise burada bitmiyor , Mediha öğretmen yeni bir mektup daha alıyor. Mustafa bir kızla tanıştığını ve onunla evleneceğini söylüyordu. Babasının birkaç hafta önce vefat ettiğini açıklıyordu ve evlenme töreninde Bayan Mediha?nın damadın annesine ayrılan yere oturup oturamayacağını soruyordu. Şüphesiz Bayan Mediha bunu kabul etti. Ve tahmin edin ne oldu ? Taşları düşmüş olan o bileziği takti. Dahası, Mustafa nın annesinin süründüğü parfümden sürdü. Birbirlerini kucakladılar ve Dr. Mustafa, Bayan Mediha nın kulağına şöyle fısıldadı, "Bana inandığınız için teşekkür ederim,öğretmenim.Bana önemli olduğumu hissettirdiğiniz ve bir fark meydana getirebileceğimi gösterdiğiniz için çok teşekkür ederim"Bayan Mediha, gözlerinde yaslarla fısıldadı, söyle dedi, Mustafa, yanlış şeylere sahiptim. Bir fark meydana getirebileceğimi bana öğreten sensin. Seninle tanışıncaya dek, nasıl öğreteceğimi bilmiyordum".

Yorumsuz...

Saygılar...

Toplam 14 mesaj
ANKET
MEB'in politika üretebilmesi için, öğretmen atamalarının taşraya devredilmesini ister misiniz?