Oturum açOturum aç / Parola hatırlat Üye olÜye ol

  
Editörler : 06fatih06Rasyonel Yaklaşım
13 Kasım 2007 19:39  


MEMLEKET İSTERİM,KARDEŞ KAVGASINA BİR NİHAYET OLSUN.....

MEMLEKET ISTERIM

Memleket isterim

Gok mavi, dal yesil, tarla sari olsun;

Kuslarin ciceklerin diyari olsun.

Memleket isterim

Ne basta dert ne gonulde hasret olsun;

Kardes kavgasina bir nihayet olsun.

Memleket isterim

Ne zengin fakir ne sen ben farki olsun;

Kis gunu herkesin evi barki olsun.

Memleket isterim

Yasamak, sevmek gibi gonulden olsun;

Olursa bir sikayet olumden olsun.

Cahit Sitki Taranci

13 Kasım 2007 19:44

transkafkasya

DAVET. ..

Dörtnala gelip Uzak Asya'dan

Akdenize bir kısrak başı gibi uzanan

Bu memleket bizim!

Bilekler kan içinde, dişler kenetli

ayaklar çıplak

Ve ipek bir halıya benzeyen toprak

Bu cehennem, bu cennet bizim!

Kapansın el kapıları bir daha açılmasın

yok edin insanın insana kulluğunu

Bu davet bizim!

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür

Ve bir orman gibi kardeşçesine

Bu hasret bizim!

NAZIM HİKMET

13 Kasım 2007 19:54

transkafkasya

MENDİLİMDE KAN SESLERİ

Her yere yetişilir

Hiçbir şeye geç kalınmaz ama

Çocuğum beni bağışla

Ahmet Abi sen de bağışla

Boynu bükük duruyorsam eğer

İçimden öyle geldiği için değil

Ama hiç değil

Ah güzel Ahmet abim benim

İnsan yaşadığı yere benzer

O yerin suyuna, o yerin toprağına benzer

Suyunda yüzen balığa

Toprağını iten çiçeğe

Dağlarının, tepelerinin dumanlı eğimine

Konyanın beyaz

Antebin kırmızı düzlüğüne benzer

Göğüne benzer ki gözyaşları mavidir

Denize benzer ki dalgalıdır bakışları

Evlerine, sokaklarına, köşebaşlarına

Öylesine benzer ki

Ve avlularına

(Bir kuyu halkasıyla sıkıştırılmıştır kalbi)

Ve sözlerine

(Yani bir cep aynası alım-satımına belki)

Ve bir gün birinin adres sormasına benzer

Sorarken sorarken üzünçlü bir görüntüsüne

Camcının cam kesmesine, dülgerin rende tutmasına

Öyle bir cıgara yakımına, birinin gazoz açmasına

Minibüslerine, gecekondularına

Hasretine, yalanına benzer

Anısı işsizliktir

Acısı bilincidir

Bıçağı gözyaşlarıdır kurumakta olan

Gülemiyorsun ya, gülmek

Bir halk gülüyorsa gülmektir

Ne kadar benziyoruz Türkiye'ye Ahmet Abi.

Bir güzel kadeh tutuşun vardı eskiden

Dirseğin iskemleye dayalı

-- Bir vakitler gökyüzüne dayalı, derdim ben --

Cıgara paketinde yazılar resimler

Resimler: cezaevleri

Resimler: özlem

Resimler: eskidenberi

Ve bir kaşın yukarı kalkık

Sevmen acele

Dostluğun çabuk

Bakıyorum da simdi

O kadeh bir küfür gibi duruyor elinde.

Ve zaman dediğimiz nedir ki Ahmet Abi

Biz eskiden seninle

İstasyonları dolaşırdık bir bir

O zamanlar Malatya kokardı istasyonlar

Nazilli kokardı

Ve yağmurdan ıslandıkça Edirne postası

Kıl gibi ince İstanbul yağmurunun altında

Esmer bir kadın sevmiş gibi olurdun sen

Kadının ütülü patiskalardan bir teni

Upuzun boynu

Kirpikleri

Ve sana Ahmet Abi

uzaktan uzaktan domates peynir keserdi sanki

Sofranı kurardı

Elini bir suya koyar gibi kalbinden akana koyardı

Cezaevlerine düşsen cıgaranı getirirdi

Çocuklar doğururdu

Ve o çocukların dünyayı düzeltecek ellerini işlerdi bir dantel gibi

O çocuklar büyüyecek

O çocuklar büyüyecek

O çocuklar...

Bilmezlikten gelme Ahmet Abi

Umudu dürt

Umutsuzluğu yatıştır

Diyeceğim şu ki

Yok olan bir şeylere benzerdi o zaman trenler

Oysa o kadar kullanışlı ki şimdi

Hayalsiz yaşıyoruz nerdeyse

Çocuklar, kadınlar, erkekler

Trenler tıklım tıklım

Trenler cepheye giden trenler gibi

İşçiler

Almanya yolcusu işçiler

Kadınlar

Kimi yolcu, kimi gurbet bekçisi

Ellerinde bavullar, fileler

Kolonyalar, su şişeleri, paketler

Onlar ki, hepsi

Bir tutsak ağaç gibi yanlış yerlere büyüyenler

Ah güzel Ahmet Abim benim

Gördün mü bak

Dağılmış pazar yerlerine benziyor şimdi istasyonlar

Ve dağılmış pazar yerlerine memleket

Gelmiyor içimden hüzünlenmek bile

Gelse de

Öyle sürekli değil

Bir caz müziği gibi gelip geçiyor hüzün

O kadar çabuk

O kadar kısa

İşte o kadar.

Ahmet Abi, güzelim, bir mendil niye kanar

Diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar

Mendilimde kan sesleri.

Edip CANSEVER

13 Kasım 2007 20:01

transkafkasya

Türkiyem

Senin emekçin olaydım

şen olası türküsü

dost kokusu, dost selamı Türkiye

Ankara - 1945 ENVER GÖKÇE

13 Kasım 2007 20:05

transkafkasya

ANADOLU

Beşikler vermişim Nuh'a

Salıncaklar, hamaklar,

Havva Ana'n dünkü çocuk sayılır,

Anadoluyum ben,

Tanıyor musun ?

Utanırım,

Utanırım fıkaralıktan,

Ele, güne karşı çıplak...

Üşür fidelerim,

Harmanım kesat.

Kardeşliğin, çalışmanın,

Beraberliğin,

Atom güllerinin katmer açtığı,

Şairlerin, bilginlerin dünyalarında,

Kalmışım bir başıma,

Bir başıma ve uzak.

Biliyor musun ?

Binlerce yıl sağılmışım,

Korkunç atlılarıyla parçalamışlar

Nazlı, seher-sabah uykularımı

Hükümdarlar, saldırganlar, haydutlar,

Haraç salmışlar üstüme.

Ne İskender takmışım,

Ne şah ne sultan

Göçüp gitmişler, gölgesiz!

Selam etmişim dostuma

Ve dayatmışım...

Görüyor musun ?

Nasıl severim bir bilsen.

Köroğlu'yu,

Karayılanı,

Meçhul Askeri...

Sonra Pir Sultanı ve Bedrettini.

Sonra kalem yazmaz,

Bir nice sevda...

Bir bilsen,

Onlar beni nasıl severdi.

Bir bilsen, Urfa'da kurşun atanı

Minareden, barikattan,

Selvi dalından,

Ölüme nasıl gülerdi.

Bilmeni mutlak isterim,

Duyuyor musun ?

Öyle yıkma kendini,

Öyle mahzun, öyle garip...

Nerede olursan ol,

İçerde, dışarda, derste, sırada,

Yürü üstüne - üstüne,

Tükür yüzüne celladın,

Fırsatçının, fesatçının, hayının...

Dayan kitap ile

Dayan iş ile.

Tırnak ile, diş ile,

Umut ile, sevda ile, düş ile

Dayan rüsva etme beni.

Gör, nasıl yeniden yaratılırım,

Namuslu, genç ellerinle.

Kızlarım,

Oğullarım var gelecekte,

Herbiri vazgeçilmez cihan parçası.

Kaç bin yıllık hasretimin koncası,

Gözlerinden,

Gözlerinden öperim,

Bir umudum sende,

Anlıyor musun ?

AHMED ARİF

13 Kasım 2007 20:09

vngdkl

senin o hasretini çektiğin memlekette kardeş dediklerin ayrı toprak istemiyorlar galiba..

ne güzel senin için. ama bizim memlekette kardeş dediklerimiz bizden toprak istiyor. bunun içinde bir şiirin varmı?

13 Kasım 2007 20:39

transkafkasya

BEN İSTERİM

Ben isterim ki

Bulutlar ağlasın

Çocuklar ağlamasın.

Hiçbiri öksüzlük

Yetimlik duymasın.

Ben isterim ki

Konuşsun her çiçek

kendi dilince

Silahların

kesilsin sesi.

Ben isterim ki

soğuğa, karanlığa

kapansın kapılar,

Gözler kapanmasın,

Sözler kapanmasın.

Ben isterim ki,

Yangınlar sönsün,

Umutlar sönmesin.

Erişsin her meyve

kendi çağında.

Yüreklere

acı söz değmesin.

Ben isterim ki,

eğilsin dallar

bereketten.

İnsanoğlu

başını eğmesin

utançtan ya da güçsüzlükten.

Ben isterim ki

gözyaşı gibi

aksın pınarlar

berrak, duru

toprağın üzerinde.

Pınar gibi

akmasın gözyaşı

yeryüzünün hiçbir yerinde.

Ben isterim ki

Her şey eğilsin

insanın önünde

insan insana tutsak olmasın.

Ben isterim ki

sevinç, mutluluk

bol olsun.

Yürekten yüreğe,

ülkeden ülkeye

açık yol olsun...

Resul RIZA

13 Kasım 2007 20:52

transkafkasya

MEMLEKETİMİ SEVİYORUM

Memleketimi seviyorum :

Çınarlarında kolan vurdum, hapisanelerinde yattım.

Hiçbir şey gidermez iç sıkıntımı

memleketimin şarkıları ve tütünü gibi.

Memleketim :

Bedreddin, Sinan, Yunus Emre ve Sakarya,

kurşun kubbeler ve fabrika bacaları

benim o kendi kendinden bile gizleyerek

sarkık bıyıkları altından gülen halkımın eseridir.

Memleketim.

Memleketim ne kadar geniş :

dolaşmakla bitmez, tükenmez gibi geliyor insana.

Edirne, İzmir, Ulukışla, Maraş, Trabzon, Erzurum.

Erzurum yaylasını yalnız türkülerinden tanıyorum

ve güneye

pamuk işleyenlere gitmek için

Toroslardan bir kerre olsun geçemedim diye

utanıyorum.

Memleketim :

develer, tren, Ford arabaları ve hasta eşekler,

kavak

söğüt

ve kırmızı toprak.

Memleketim.

Çam ormanlarını, en tatlı suları ve dağ başı göllerini seven

alabalık

ve onun yarım kiloluğu

pulsuz, gümüş derisinde kızıltılarla

Bolu'nun Abant gölünde yüzer.

Memleketim :

Ankara ovasında keçiler :

kumral, ipekli, uzun kürklerin pırıldaması.

Yağlı, ağır fındığı Giresun'un.

Al yanaklı mis gibi kokan Amasya elması,

zeytin

incir

kavun

ve renk renk

salkım salkım üzümler

ve sonra karasaban

ve sonra kara sığır

ve sonra : ileri, güzel, iyi

her şeyi

hayran bir çocuk sevinciyle kabule hazır

çalışkan, namuslu, yiğit insanlarım

yarı aç, yarı tok

yarı esir...

NAZIM HİKMET

13 Kasım 2007 20:55

transkafkasya

Ben isterim ki

Konuşsun her çiçek

kendi dilince

Silahların

kesilsin sesi.

Ben isterim ki

soğuğa, karanlığa

kapansın kapılar,

Gözler kapanmasın,

Sözler kapanmasın.

RESUL RIZA (AZERBAYCAN)

13 Kasım 2007 21:04

transkafkasya

İnsan Pazarı

gondulardan gelmişik

açlık nedir bilmişik

aman ağbey yaman ağbey

gör bizi

sabahın seherinde sıcak yataktan

kopmuşuk da gelmişik bu güvenpark'a

gelmişik de birikmişik bu güvenpark'ta

'angara angara güzel angara'

aman ağbey yaman ağbey

gör bizi

çorum'lardan suvas'lardan oluruk

çangırı'dan ezirgan'dan gelirik

gırşeher'den yozgat'tanık vallaha

anşe'lerik fatma'larık gülüzar'larık

güllü'lerik hatçe'lerik ağbeyim

açlık nedir bilirik

hele sen bir al bizi

hele sen bir olur de

biz her işi görürük

cam silerik parıl parıl

halı kilim silkerik

ağartırık gap-gacağı

aş da yaparık

çamaşır dikiş nakış

yatak da gabartırık

süpürürük tertemiz

gül-gülüstan ederik

bakma öyle kibir kibir ağbeyim

bakma öyle horgörük

hele sen bir olur de

hele sen bir al bizi

hele sen bir goku sür

sultan olur sekerik

açlığın dini olmaz ağbeyim

yoksulluğun vatanı

kör olasın gahpe devran

biz açlığı bilirik

güvenpark'ta bir anıt var

gördün mü

aha böyle yamrı yumru bir daşdan

bildin mi

yazıyo ki o anıtta ağbeyim

'övün çalış güven türk'

garga bokun yememiş

it deşmemiş çöplüğü

biz gelirik gondulardan ağbeyim

aha orda bekleşirik

beklerik ki gelsinler

bizi ordan alsınlar

yap desinler aha şunu

yap desinler aha bunu

üşenmezik erinmezik

biz her işi görürük

yeter ki gelsin epmek

yeter ki brakmasın bu can bu teni

türkük diye övünüyok ağbeyim

açlık türkü bilmiyo ki

varak diyok iş üstüne

çağır çağır gelmiyo ki

çalışsak da güvensek da ağbeyim

övünsek da olma mı

anam sayrı üç yıldır

babam işsiz ağbeyim

gardaşlarım daha güççük

daha suçsuz ağbeyim

birileri gelse de alsa ya beni

yuğsam da arıtsam ya kirlilerini

dersim'lerden suvas'lardan oluruk

gıtlıklardan gıyımlardan gelirik

erinmezik üşenmezik ağbeyim

biz açlığı bilirik

güvenpark'ta o anıta

selam saygı ederik

Hasan Hüseyin Korkmazgil

13 Kasım 2007 21:08

transkafkasya

SEN YÜRÜRSÜN RÜZGAR YÜRÜR

Sen yürürsün rüzgar yürür

Sabahlar sığmaz olur gözlerine

Her adımda çözülür bir karanlık

Şafaklar çiçek sunar ellerine

Gün tutuşur

Dağlar aydınlanır

Yeniden aydınlanır

Yeniden canlanan bu yaşam

Türküler dizer saçının tellerine

Sen yürürsün rüzgar yürür

Alıp savurur beni saçların

En kalabalık alanlara götürür

Bir cellat çıkar apansız

Bir fidan yeşermeden çürür

Ve kana bulanır ırmaklar

Baştan başa geçer kentleri

Kan temizlenir cellat ölür

Sen yürürsün rüzgar yürür

Mahpuslar soluğunla umutlanır

Toprak çatlar

Gökyüzü bıçak bıçak şimşeklenir

Görkemli bir yürüyüş başlar içimde

Ve bir tan vakti

Kırılır bütün güzellik yasaları

Ağaçlar aşk açar bahçelerimde

Sen yürürsün rüzgar yürür

Dallar eğilir

Yapraklar secde eder yürüyüşüne

Sular kabarıp dalgalanır

Köpüklü başlarıyla selamlar seni

Ve tanrılar kalır önünde

Ne beyler ne krallar

Seninle yazılır en büyük destan

En güzel tarih seninle başlar

Sen yürürsün rüzgar yürür

Bir sevinç boylanır dünyada

Çocuklar korkusuz büyür

Kan boğulur susar

Dokunup geçtiğin her kuraklık

Yemyeşil bir vadiye dönüşür

Sen yürürsün rüzgar yürür

Bizi bu deprem günlerinde

İnan ki bir şiirsiz yaşamak

Bir de sensiz savaşmak öldürür

ADNAN YÜCEL

13 Kasım 2007 21:18

Sue_*

türkiye türkiye dağlarını duman almış

üzümler memleketi, tütünler memleketi

türkiye türkiye çok gülmüş çok ağlamış

sabırlı bağrı yanık insanlar memleketi

bulut gibi köpürmüş topraktan bereketi

pehlivan dağlarında şafaklar büyümüş

ve o nehirler delirip gür gür gelirler

bir şarkı gibi dağdan denize yürümüş

sen türkiye'sin sağdıcım kirvem türkiye

insanların insanların ah senin insanların

morca gözlerinden öpsem namuslu gözlerinden

asiye'm işveli hatice fistanı dal işlemeli

sen kırk köyün içinde şanlı zeyneb'im

şabanı vurdular yirmi yaşında, köprü başında

gel yılmaz mahmud'um gel bilaloğlan

arabamın atları, deh deh deh aman da

ha burası karadeniz gemiler yatar limanda

deryalar aslanı şems-i bahrî kamil reis

bu insanlar senden gelir sana gider

tarlaya savrulmuş buğday gibi türkiye

sen türkiye'sin ekmeğim tuzum türkiye

omzumda mavzer koynumda çevresin

ve kıl heybemde taze lor peyniri

gök rengi süt karanfil rengi şarap

batan güneş gibi bakır taşkömürü

ve rüzgara vermiş saçlarım nefti ormanlar

ve köylere karşı sarışın harmanlar

ferik elması kavun karpuz dut ve kayısı

fındık da sende ceviz de sende badem de sende

alnımın teri gözlerimin nuru türkiye

sen türkiye'sin evim barkım köyüm obam türkiye

o senin çifte çarşılı harp görmüş şehirlerin

sahilde mersin yayla türküsü konya.

adana'nın yolları taştan yola çıkıp maraş'tan

ezanla birlikte vardık bir akşam urfa'ya

bursa'nın ya bursa'nın ufak tefek taşları

uçan yıldızı dondurur ardahan'ın kışları

erzincan'da bir kuş var kanadı gümüş pul pul

ve göğe kılıç gibi çekmiş minarelerini

şehirler padişahı canım istanbul

türkiye türkiye ay'lı yıldız'lı türkiye

sen mehmed'sin omuzların anadolu yaylası

aladağlar toros'lar dev gibi gövden

sen şehid oğlu şehid babası

sana selam olsun dünya'dan hürriyetten

Attilâ İlhan

13 Kasım 2007 21:24

transkafkasya

VATAN HAİNİ

"Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.

Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz dedi Hikmet.

Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."

Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne,

kapkara haykıran puntolarla,

bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson'un

66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali

Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira.

"Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz dedi Hikmet.

Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."

Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz,

ben yurt hainiyim, ben vatan hainiyim.

Vatan çiftliklerinizse,

kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,

vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,

vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,

fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,

vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,

vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,

ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,

vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası,

Amerikan donanması, topuysa,

vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,

ben vatan hainiyim.

Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla:

Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.

(28.7.962)NAZIM HİKMET

13 Kasım 2007 23:30

transkafkasya

BEN İSTERİM

Ben isterim ki

Bulutlar ağlasın

Çocuklar ağlamasın.

Hiçbiri öksüzlük

Yetimlik duymasın.

Ben isterim ki

Konuşsun her çiçek

kendi dilince

Silahların

kesilsin sesi.

Ben isterim ki

soğuğa, karanlığa

kapansın kapılar,

Gözler kapanmasın,

Sözler kapanmasın.

Ben isterim ki,

Yangınlar sönsün,

Umutlar sönmesin.

Erişsin her meyve

kendi çağında.

Yüreklere

acı söz değmesin.

Ben isterim ki,

eğilsin dallar

bereketten.

İnsanoğlu

başını eğmesin

utançtan ya da güçsüzlükten.

Ben isterim ki

gözyaşı gibi

aksın pınarlar

berrak, duru

toprağın üzerinde.

Pınar gibi

akmasın gözyaşı

yeryüzünün hiçbir yerinde.

Ben isterim ki

Her şey eğilsin

insanın önünde

insan insana tutsak olmasın.

Ben isterim ki

sevinç, mutluluk

bol olsun.

Yürekten yüreğe,

ülkeden ülkeye

açık yol olsun...

Resul RIZA

14 Kasım 2007 01:12

sabamelikesi
Yasaklı

Barış Türküsü

Tüm dünyaya burdan haber yollarız

Dilimizde sevgi barış türküsü

Ay yıldızda zeytin dalı sallarız

Alımızda sevgi barış türküsü

**

Yok etmek değil mi gönül ağrımız

Bu yüzden çok yaralıdır bağrımız

Hacı Bektaş diyarından çağrımız

Gelimizde sevgi barış türküsü

**

Bize böyle öğütlemiş soyumuz

Yar dışında paylaşımdır huyumuz

Sokağımız, mahallemiz köyümüz

İlimizde sevgi barış türküsü

**

Bu davada yüzülse de derimiz

Geri dönmez kadınımız erimiz

Rehberimiz Hacı Bektaş pirimiz

Velimizde sevgi barış türküsü

**

Cem oluruz coşar semah döneriz

Dem alırız Muhabbete kanarız

Bu sevdanın ateşine yanarız

Külümüzde sevgi barış türküsü

**

Bizde barış için savaş verilir

Emek çalan sömürenler yerilir

Fukara korunur kanat gerilir

Kolumuzda sevgi barış türküsü

**

Türkü, Kürdü,Arabı, Çerkez?imiz, Lazımız

Bir olmalı bizler bize lazımız

Çalsın barış türküsünü sazımız

Telimizde sevgi barış türküsü

**

Bu yol benlik kalesini yıkmaktır

Damla iken ummanlara akmaktır

Her millete bir nazarla bakmaktır

Yolumuzda sevgi barış türküsü

**

Farkı yoktur bizde çoğun azınan

Bir olursa insanlıktır kazanan

Yoksullara yardım için uzanan

Elimizde sevgi barış türküsü

**

Der Şahbudak insanlığı seçeriz

Umut eker yine umut biçeriz

Alın teri badesini içeriz

Dolumuzda sevgi barış türküsü

14 Kasım 2007 10:41

Tengridem*

Eşrefoğlu al haberi

Bahçe biziz gül bizdedir

Biz bir Mevlâ'nın kuluyuz

Yetmiş iki dil bizdedir

**

Erlik midir eri yormak

Irak yoldan haber sormak

Cennetteki ol dört ırmak

Coşkun akan sel bizdedir

**

Âdem vardır cismi semiz

Abdest alır olmaz temiz

Hakk'a dahl eylemez nemiz

Bilcümle vebal bizdedir

**

Arı vardır uçup gezer

Teni tenden saçıp gezer

Canan bizden kaçıp gezer

Arı biziz bal bizdedir

**

Biz erenler gerçeğiyiz

Has bahçenin çiçeğiyiz

Hacı Bektaş köçeğiyiz

Edep erkân yol bizdedir

**

Kuldur Hasan Dedem kuldur

Manâyı söyleyen dildir

Elif Hakk'a doğru yoldur

Cim ararsan dal bizdedir

Toplam 15 mesaj