Yandex.Metrica
Oturum açOturum aç / Parola hatırlat Üye olÜye ol

  
Editörler : ulashyani diyorsun ki
27 Şubat 2008 23:35  


Kapalı
özel ve kamu banka müfettişleri hakkında genel bilgi...

kamu veya özel bankaların müfettişlikleri hakkında bilgi sahibi olan arkadaşları paylaşıma davet ediyorum...

bu adamların çalışma sartları nasıldır?..

ne kadar maaş alırlar?(benim acımdan önem arzeden temel husus:))

özel olanlarla kamudaki bankaların stilleri birbirinden cok mu farklıdır?

ben mesala bir çok banka müfettişinin habire şehir değiştirdiğini duymuştum..yani bu adamlar hiç bir yerde sabit kalmazlar mı?

bu alanda çalışmak isteyen adayları cezbeden bankalar hangileri? cazibenin odagında hangi banka var?

daha yolun başında olan benim gibi bir cok insan için bunların önem arzettiğini düsündüm..

yardımcı olursunuz inşallah.

28 Şubat 2008 00:14

bizahmetahmet
Kapalı

(rica)

28 Şubat 2008 00:42

odanesi

güzel kardeşim

bir banka müfettişi olarak sana elimden geldiğince yardımcı olayım.

bu adamlar diye bahsettiğin bizlerin bir çalışma bürosu vesaire yoktur. ankara, istanbul ve izmir olmak üzere 3 bölgeye (az şubeli bankalarda izmir bölge yoktur) tabi olarak çalışırız. ancak bu tabilik bölge koordinatörlüğüne bağlılık değildir yanlış anlama, Teftiş Kurulu İzmir bölgesi mesela. bu bölge ayrımının anlamı ise;

bankadan bankaya tam tarihleri değişse de genelde haziran-kasım arasını kapsayan 6 ay dönem yaz teftişi (turne) dönemimizdir. bu dönemde Ankara istanbul ve izmir dışında kalan tüm il ve ilçe şubeleri teftiş görür. genelde bu süre 6 ay olarak planlansa da mutlaka geçer. geriye kalan 5-6 aylık dönem ise kış teftişi dönemimizdir. bu dönemde hangi bölgeye bağlıysak o ilin merkezindeki, eğer yaz dönemine yetişmemişse de aynı zamanda ilçelerini teftiş ederiz. ayrıca genel müdürlük ve bölge koordinatörlükleri de bu dönemde teftiş edilir.

artık her banka alımı istanbul bölge olarak yapıyor, yeterliliği aldıktan sonra (müf. yard. dan müfettişliğe geçiş) geçerli nedeni olana ankara veya izmire geçme şansı tanıyor. ama dediğim gibi, yaz turnesindeyken hangi bölgeye bağlı olduğun farketmez, herkes aynı şartlar altında aynı yerlere gider. genelde doğudan başlanıp batıya doğru gelinir.

maaşa gelince, kazancımızın yüksek olduğu doğrudur. en azından kendi bankam için. (lütfen banka adı istemeyin) ikramiyeler ve orta düzey bir dil tazminatı dahil yıl içindeki tüm gelirleri toplayıp 12ye bölünce 3500e yaklaşmaktadır, bu rakam iş bankasında 5000e yaklaşmaktadır. ayrıca yeterliliği aldıktan sonra da artış olmaktadır. ancak bazı bankalarda durum çok farklı. isim ifşa etmeyeyim ancak ortalama maaşı 2000in az üstüne gelen bankalar da yok değil.

ancak bu kadar maaşın dışarıdan görünüşüne aldanma, çünkü hergün 2 öğün yemeğini cebinden karşıladığını ve her daim lokantadan yemek durumunda olduğunu düşünürsen sırf 300-400 YTL yemek masrafı var. bunun gibi aklına bile gelmeyecek onlarca masrafın olacak emin ol.

işin en zevkli yanı bazı hafta sonları çıkıp gezmendir. (tabi genelde şubeyi yetiştirebilmek için hafta sonları da çalışırsın, bu gezi dediğim her şubede en fazla bir hafta sonu). hafta içleri şubenin durumuna göre genelde işten geç çıkarsın (8-9), çalışanların arkamızdan çok da hayırlı konuştuğunu düşünmem o yüzden!

hep yalnız olacaksın, bilgisayarın ve sen, aylarca. iş arkadaşı, işyeri kavramın senelerce olmayacak(sabite geçene kadar-bankasına göre müdür veya müdür yardımcısı vs. olarak). aileni sevdiğini ayda bir, belki iki defa göreceksin (yaz için söylüyorum). bazen soruşturmaya gideceksin, aylarca kalacaksın, kış dönemin de dışarda geçmiş olacak. bunları göze almadan bu işe girmeyin arkadaşlar. zordur, yıpratır. ama şahsi harcaması çok olmayanı kısa sürede iyi bir birikime kavuşturur doğrudur(iş bankası, kamu bankaları ve garanti özellikle). getirisinin götürülerini karşılayıp karşılamadığı hep tartışılır, kişiden kişiye de değişir. az da olsa şüphen varsa kamuda sabit bir işi tavsiye ederim.

Bir de,üstad her zaman haklıdır, askeriyedeki komutanım kavramından farksızdır üstad kavramı, bunu da bilesiniz.

yardımcı olabildiysem ne mutlu, başarılar.

28 Şubat 2008 11:17

odtu_isletme

Sayın "odanesi" olayı çok güzel özetlemişsiniz. Ben ve benim gibi banka müfettişi olmayı düşünen bir çok arkadaşın kafalarındaki soru işareti büyük oranda gitmiştir sanırım. Peki 2-3 yılık bir deneyimden sonra işi bırakıp özel sektöre geçiş yapılmak istendiğinde kolaylıkla kaliteli bir iş bulunabilir mi? Genelde özel sektörün müfettişlere pek de sıcak bakmadıgından, denetimcilere(big four) oldugu gibi transfer olanakları sunulmadıgından bahsedilir. Dogru mu acaba?

28 Şubat 2008 22:07

bizahmetahmet
Kapalı

sayın "odanesi" beyefendi,

gercekten verdiğiniz bilgiler benim acımdan cok ciddi deger tasıyor..şöyle ki; su an özel sektör mü yoksa kamu mu ikilemesini ensemde öyle hissediyorum ki verecegim karar sadece beni degil su anki ailemi ve ileriki ailemi ve hayatımı ciddi anlamda etkileyecek.

aslında okudugum bölüm genel itibariyle finansçı yetiştiriyor, mezunlarımızın cok ciddi bir kısmı sizler gibi banka müfettişi konumundalar.ben ise cok kolay karar veremiyorum..yine de bakalım hakkımızda en hayırlısını temenni etmekle birlikte uğrasacagız, araştıracagız, siz ve sizler gibi tecrübe sahibi abilerimizin, ablalarımızın tavsiye ve fikirleri vesilesiyle inşallah kendimizi bulabilecegimiz mesleklerde görev alırız.

tekrardan saygı ve teşekkürlerimi sunarım.

28 Şubat 2008 23:09

odanesi

transfer konusuna elimden geldiğince açıklık getireyim.

şimdi açık konuşursak, bir müfettiş asla tam anlamıyla bankacı değildir, bir çok konuda uygulamanın dışında olduğu için eksiği vardır. bu sebeple bankalararası transfer genellikle (istisna olan örnekler mutlaka vardır) sabite geçtikten 2-3 yıl sonra mümkündür. kimse size müfettişlikten geliyorsunuz diye finans uzmanı gözüyle bakmaz, ki haklılar da. bu 2-3 senelik yöneticilik ve bankacılık uygulamalarınız geleceğinizi belirler. bu aynı bankada ne konumda devam edebileceğiniz için de geçerlidir.

özel sektörde farklı işlere geçme konusuna gelince, tabiiki müfettişlikten iyi bir holdinge orta-üst düzey yönetici olarak geçmeyi hayal etme! yine yukarıda belirttiğim 2-3 senelik yöneticilik tecrüben seni ispatlayacak dışarıya. ama orta düzey bir şirkete iyi bir konumda neden geçemeyesin, sonuçta oturmayı kalkmayı hitabeti iyi düzeyde bilen bir insan olacaksın ister istemez.

umarım verdiğim cevaplar işinize yarar arkadaşlar. ha şunu söyleyeyim, bu işi özetleyen tek bir cümle var; dışı seni içi beni yakar!

başarılar

28 Şubat 2008 23:40

şelale06
Kapalı

ya neden kimse yaptığı işten memnun değilki anlamıyorm ayrıca odanesi arkadas bence biraz abartıyosun gibi geldi içi seni dışı beni derken bu ülkede doktora derecesinde olup çok küçük rakamlara çalışan insanlar var bununla kıyslandığı zaman sizin aldığınız ücretler ve gördüğünüz itibar hiçte içi seni dışı beni durumluk gibi gelmiyooo yanlışmı düşünüyorm..

29 Şubat 2008 00:24

odanesi

sayın şelale06;

alınan para konusunda dün yazdığım yazıda yeterli açıklamayı yapmıştım ama sizin için tam açıklayıoı olmamış demekki.

bu işin muadili olarak görebileceğiniz meslekler ankara'da sabit olarak çalışabileceğiniz ve ortalama 2000 YTLden başlayıp 3000YTLye kadar çıkan işlerdir. bizlerin aldığı ortalama 3500 YTL çok görünse de bunun her ay 400-500 YTLsini yemeğe, bir o kadarını da ailenizden uzak oluşunuz sebebiyle ayda 2 defa ikametgahınıza gelişteki yol masrafı ve dış harcırah kaybına saydığınızda, elinize 2500 civarı para kalır.

bakın dün ne demişim. "az da olsa şüphen varsa kamuda sabit bir işi tavsiye ederim."

ayrıca: "ama şahsi harcaması çok olmayanı kısa sürede iyi bir birikime kavuşturur doğrudur" (buna o 2 haftada bir ikametgaha gidişi de sayabilirsiniz)

bu cümlelerden kendi anlatışımda bir problem olduğunu düşünmüyorum. gelir, bağımsız idari otoriteler ve bazı bakanlıkların az üzerinde veya yakınında, eğer işin zorluğunu kaldırma konusunda kafanızda şüphe varsa kamuda sabiti tavsiye ederim. her neyse, görünen itibara gelelim. pardon da ne iş yapıyorsunuz? kaç tane banka müfettişi gördünüz? nasıl bir itibar düşlüyorsunuz? 2 seçenek vardır, ya insanlığınızla itibar görürsünüz, ki bunun için müfettiş olmanıza gerek yoktur, ya da baskıcı bir müfettiş olarak kendinize zorla itibar ettirir ancak her gün arkanızdan onlarca küfür yersiniz, itibardan kastettiğiniz ikincisiyse size kaymakamlık veyahut maliye müfettişliğini önerebilirim, en azından bu mesleklerde küfür yemeden de itibar görebilirsiniz..

sözlerinizden de anlaşıldığı gibi dışı sizi gerçekten yakmış. burada yapmaya çalıştığımız şey herkes tarafından 'pohpoh'lanan bir işin eksilerini de sizlere göstermek artılarıyla beraber. yılın en az 3 ayını yıldızı bile olmayan otellerde, kirlenen ancak yıkama imkanı bile bulamadığınız yerlerde de geçirebilirsiniz, ama kalan 3 ayını 5 yıldızlı bir otelde her gün havuza girerek de. amacım işin iç yüzünde olup da girdikten sonra 'bu işte bu da varmış' diyeceğiniz şeyleri size göstermek.. bunlar işimden memnuniyetsiz olduğum anlamına gelmez.

Düşünmeden, anlamaya çalışmadan yorum yapmak o kadar kolaydır ki, tabi amaç üzüm yemek değil bağcıyı dövmekse o ayrı..

29 Şubat 2008 01:03

şelale06
Kapalı

Edebi metininizi dikkatle okudum ama malesefki kelimeleri seçerken gösterdiğiniz hassasiyeti anlamak için göstermemişsiniz. Söylemek istediğim her işin zorluğunun olduğunun ve birazda şükredilmesi gerektiğinin altını çizmekti zira hakettiğini alamayn bir çok insan var bu ülkede sizin ifadenizle Düşünmeden, anlamaya çalışmadan yorum yapmak o kadar kolaydır ki

29 Şubat 2008 10:05

mrpiskin

Türkiye'nin iki önemli bankasının teftiş kurulunun kapısından kendi isteğim ile döndüm... Sebepler muhtelif fakat banka müfettişliği ve teftiş kurulları ile ilgili genel bir kanım oluştu. Bu kanıya, üç banka müfettiş arkadaşım da katkı da bulundu. Lafın kısası:

odanesi arkadaşımızın söyledikleri gerçekler. Şimdi, dışardan bakan bizler; İşbankası'nın müfettişine verdiği maaşı duyunca ötesini berisini sormuyoruz ya da ilgilenmiyoruz. Öyle değil ama...odanesinin dikkat çekmek istedeği konu bu olsa gerek. Balıklama atlamak yerine, artı eksileri objektif bir şekilde göz önüne alıp öylece değerlendirmeli banka müfettişliğini. Ya da en azından bir sormalı kendimize, İşbankası'ndan müfettişlik teklifi alıp da reddeden -tanıdığım bir kişi- insan, neden reddetmiş olabilir...

Bu işini beğenmeme değil ya da nankörlük hiç değil.Sadece, para illüzyonundan uyanınca neler yaşandığını anlatmaya çalışma isteği.

29 Şubat 2008 20:42

odanesi

demekki anlamak isteyen anlıyormuş.

saygılar..

29 Şubat 2008 20:48

şelale06
Kapalı

Aman ne mutlu size ...

29 Şubat 2008 22:37

fidelcastro

bir bankacı olarak konuya değinmek istedim.Bende bir kaç bankanın teftişini kazanıp cesaret edemeyenlerdenim.Şu an sabir bir işim var.Uzman yardımcısıyım ve bölge müdürlüğünde Kredi tahsis ve pazarlamada çalışıyorum.Memnunum ben işimden..Çok zorlanmıyorum sadece belli miktarli kredileri onaylıyorum.

Müfettişlik olayına gelince bir banka denetim elemanını önce kendi mevzuatını öğretmek için yetiştirir.Kendi kredi politakasını öğretir ve kendi bünyesinde de YÖNETİCİ yapar.Arkadaşın dediği gibi çok iyi bir finansçı yetişmesi gerçekden zordur.Çok iyi hukuk bilgileri olur onların hangi şubede risk göreseler hemen bulurlar onlar..Bunlar tabiki bankacılıkda birşeyleri öğrenmek içn çok önemlidir.

Birde olaya banka piyasası açısından bakın.A bankasında B bankasına geçmek için sizden çok iyi bir deneyim ve en önemlisi portföy isterler...Transfer ücretleri çok dolgundur ve iş değiştirirkern iyi para verirler...Müfettişin kazandığı kadar parayı kazanırsınız..Birde çok şubesi olan bankaların teftişide zordur...Sizi yıpratır.Ama küçük bankaların teftişine sakın hayır demeyin.Çünkü fazla zorlanmadna işi öğrenebilirsiniz...

Kısacası müfettişlik yada uzmanlık kişiye göre değişen göreceli kavramlar olup kendi içinde değişmektedir...

01 Mart 2008 11:00

mrpiskin

"Süper Meslek" yoktur; neticemiz budur arkadaşlar. fidelcastro da güzel örneklemiş meseleyi. Eğer mesleğe değerini, maaşı ile veriyorsanız yanlış yapıyorsunuzdur. Meslek seçimi tamamen göreceli bir kavramdır. Ben bankacı ve banka müfettişi olmamayı tercih ederim; bir başkası olmak için can atar. Ben çok iyi bir mali müşavir olurum, mutlu olurum; o çok iyi bir bankacı olur, mutlu olur.

Kriterleri siz belirleyin, başkaları değil. Çünkü doğru yaparsanız, başkası "ben akıl vermiştim" diye böbürlenir; yanlış yaparsanız hatanızın ceremesini o başkası değil "siz" çekersiniz.

Başlığa uygun bilgilerimi de aktarayım; yanlışım olursa arkadaşlar düzeltsin lütfen:

Banka müfettişleri, kurumlarının sahipleriymiş gibi muamele görürler.Çünkü onlardan, banka "sizin malınız"; ona göre dikkatle inceleyin özeni isterler.

Maaşları dolgunca olmakla beraber, İşbankası müfettişliğin en yüksek maaşı verdiğini biliyorum. Ama gideriniz de azbuz değil. Yine de sosyal imkan ve olanaklar, ek ödemeler tatmin edicidir.

İşin zor kısmı, uzun mesailer ve turnelerdir. Birlikte çalıştığınız ekip ön plana çıkar burda.

Banka müfettişleri bir şeyi çok iyi bilirler demek doğru olmaz ama her şeyi biraz biraz bilirler. Bu sebeple, daha çok uzmanlık alanından ziyade yöneticilik alanında yetişirler, yetiştirilirler. Eğer kendi çabanızla bir uzmanlık kazanırsanız, o ayrı.

Bankacılık kariyerlerinde,önleri diğer görevdekilere daha açıkçadır ama bu tamamen sizin kişisel beceri ve çalışma azminize bağlıdır.

Şimdilik yazabileceklerim bu kadar. Herkese iyi çalışmalar...

Toplam 13 mesaj
ANKET
Sizce mülakatla, daha liyakatli okul müdürleri mi atanıyor?