Yandex.Metrica
Oturum açOturum aç / Parola hatırlat Üye olÜye ol

  
Editörler : ergunReverse
13 Mart 2008 11:05  


Yasaklı
Müslüman Kadının Ahlakı

Bir Başkasını Küçük Görmeye Çalışmaz

İslam'ın ahlak ilkelerinin çiğnendiği toplumlarda riyanın, egonun, ihtirasların konuşturulması, inişlerin çıkışlardan çok olması, menfaat söz konusuysa, her türlü hayasızlığın okeylenmesi şüphesiz ki kaçınılmazdır. Böylesi bir toplumun enerjisi, negatif alanda tüketileceğinden, ülkenin gelişmesi için sarf edilecek enerji kıtlığı yaşanacaktır. Yarının ümidi olan evlatlarımızın, toplumun ve dolayısıyla ülkenin yararı için bu gidişata "dur!" diyenlerin olması gerekmektedir. Ancak bu gidişata dur deyip, tedavi edecek insanların, yukarıda saydığım özelliklerden arınmış ve bu olumsuzlukların giderilmesi için sancı çeken kişiler olmaları gerekir. Her zaman dile getirdiğimiz gibi yine bu ıslah işini (kısmen erkeğin etkisi olsa da), toplum üzerinde büyük etkiye sahip olan kadın sağlayabilir. Öyleyse ilk aşama olarak Müslüman kadın, İslami ahlak özelliklerini kendinde toplamış olmalıdır. Bu ahlaki özelliklerden biri ve en önemlisi, Müslüman kadının kendiyle ve çevresindekilerle barışık olmasıdır. Kadının kendi ve çevresindekilerle barışık olmaması bir hastalıktır. Şimdi bu hastalığın bir parçası olan "karşısındakini küçük düşürmeye çalışma" huyunun çıkış sebebini, derecelerini ve tedavisini açıklamaya çalışalım:

Hastalığın sebebi:

Kıskançlık, kendi eksikliğini örtmeye çalışma ve kendini kanıtlama isteği kişiyi karşısındakini küçük düşürme çabasına sevk eder. Bu da karşısındakinin hatalarını araştırma hastalığına iter.

13 Mart 2008 11:08

Futile
Yasaklı

Hastalığın dereceleri:

a) İlk aşamada kişi, hedef panosu olarak seçtiği kişinin -yukarıda saydığımız sebeplerin birinden dolayı- gördüğü herhangi bir hatasını affetmez ve dilden dile dolaşması için her fırsatta dile getirir. Ancak burada sadece gördüğü hataları anlatır, bunun için hatasını araştırma çabasına girmez. İnsanların gözünde sevimli olabilmek için bir başkasının olumsuzluğunu yererek, yerdiği bu hal ve hareketleri sevmediği ve bu durumun kendisinde olmadığı imajını yerleştirmeye çalışır.

b) Bu derece birincisinden daha kötüdür. Çünkü bu derecede, kişinin kendini kanıtlama isteğinden dolayı bütün beynini, kıskandığı ve küçük düşürmeye çalıştığı kişinin açığını nasıl bulabileceği düşüncesi meşgul eder. Sadece karşısındakinin gördüğü hatalarıyla yetinmez. Hata ve kusur çemberini genişletmek için evine zamansız gitmeye başlar, her hareketinden olumsuz yorumlar çıkarır, adeta karşısındakini büyük bir mercek altına alır. Böylelikle bütün mesaisini, o insanı mahvetmek için harcar. Bu yüzden Allah adına yapabileceği bir ibadete vakit bulamaz. Çevresindekileri şerrinden dolayı tedirgin eder.

c) Hastalığın bu derecesine müptela olmuş bir insan, ilk iki derecedekilere göre çok daha tehlikelidir. Çünkü bu şahıs birinci ve ikinci derecedeki insanlarda bulunan olumsuzlukları taşımakla beraber işi daha da ileriye götürüp hırsını frenleyemeyerek, karşısındakinde var olan hatayla beraber, olmayan olumsuzluklar da üreterek, yalan ve iftira yollarına başvurarak kendi egosunu rahatlatmaya çalışır.

Bu üç maddede saydığımız insanlara karşı tavrımız, bu kötü huydan usulüne göre nehyetmek, konuşabilecekleri ortam hazırlamamak ve Kur'an'daki uyarıdan yola çıkarak fitnenin çıkmaması için getirdikleri habere inanmamak olmalıdır.

13 Mart 2008 11:10

Futile
Yasaklı

Hastalığın netice ve tedavisi:

Bu hastalığın neticelerini düşünmek, kalbinde iman olan her Müslümanı otomatik olarak bu olumsuzluktan uzaklaştırıp tedavi edecektir. Müslüman kadın, toplumda şiddetle ihtiyaç duyduğumuz kardeşliğin tesisi için başkalarının hata ve kusurlarını araştırarak fitneye sebep olmaktan uzak durur. Eğer bu hastalıktan kendimizi uzak tutamayacak olursak bir başkasının kusur ve hatalarını deşifre etmeye çalışmamızdan dolayı, dostumuzu kaybedip düşman sahibi olmakla beraber, deşifre ettiğimiz hata ve yanlışlığın günahına ortak oluruz. "Çirkin söz söyleyen ve onu yayan kimse günahta eşittir." (Buhari)

Allah Resulü, bu harekete olan kızgınlığını bir hutbesinde dile getirmiş ve bu olumsuzluğun, imanın kalbe yerleşmemesinden kaynaklandığını belirtmiştir. "Resulullah öyle bir hutbe okudu ki, bu hutbeyi örtülerine bürünüp gizlenen bekar kızlara bile duyurarak şöyle buyurdu: "Ey dili ile inandığı halde kalbine iman yerleşmemiş olanlar! Sakın müminlere eza vermeyin, onların suretlerini araştırmayın, ayıplarını ortaya çıkarmayın. Çünkü kim Müslüman kardeşinin ayıplarını açığa çıkarırsa, Allah da onun perdesini yırtar, kim onun gizliliklerini araştırırsa, Allah da onu evinin içinde de olsa rezil eder." (Taberani rivayet etmiştir. Raviler sikadır.)

Bunun tam aksine, kimsenin açığını araştırmadığı gibi, gördüğünde örten ve gizleyen insan için günah olmadığı gibi sevap vardır: "Bir kul, dünyada bir kulu(n ayıbını) örterse Allah da onu(n ayıbını) kıyamet günü örter." (Müslim)

13 Mart 2008 11:16

Futile
Yasaklı

İslam Ahlakı Kadını Yüceltir

Allah'a gönülden bağlı olan Müslüman kadınlar, tüm yaşamlarını Allah'ın bildirdiği hükümlere göre düzenler ve Kuran ahlakını yaşamak konusunda büyük bir titizlik gösterirler. Bu nedenle İslam dini tüm insanlara olduğu gibi, ömürleri boyunca Allah yolunda yaşayan değerli mümin kadınlara da hem dünya hayatında hem de ahirette gerçek anlamda onur, şeref ve saygınlık verir ve onlara üstün bir ahlak kazandırır.

Bir insanın kişiliğini güzelleştirip üstün hale getiren, karakterini sağlamlaştıran, ahlakını güzelleştiren, tavırlarını etkileyici kılan asıl olarak o kişinin imanı, Allah korkusu ve takvasıdır. Bu, Allah'ın Kuran ile bildirdiği önemli bir sır, insanların dikkatle düşünüp öğüt almalarını gerektiren önemli bir bilgidir.

Kuran ahlakı, insanlara olabilecek en güçlü, en sağlam ve en güzel kişiliği kazandırır. Allah'ın, "... Biz onlara kendi şan ve şeref (zikir)lerini getirmiş bulunuyoruz..." (Müminun Suresi, 71) ayetiyle bildirdiği gibi, Kuran ahlakını yaşamak insanlara 'şan ve şeref' kazandırmaktadır. Dolayısıyla bu ahlakı yaşayan bir kadın, saygı duyulacak, onurlu ve vakarlı bir karaktere sahip olur.

İman sahibi insanlar, yaşadıkları toplumdan, ailelerinden ya da arkadaş çevrelerinden aldıkları telkinler her ne olursa olsun, bunları bir kenara bırakır ve Kuran'da bildirilen Müslüman karakterini yaşarlar. İşte mümin bir kadın da karakterini Allah'ın beğendiği ve hoşnut olacağı ahlakı ölçü alarak, Kuran ahlakına göre belirler. Kuran ahlakından uzak yaşayan toplumlarda kadın ya da erkek karakterinde görülen tüm zaaflardan, zayıflıklardan, saplantılardan ve tavır bozukluklarından kurtularak, bunların yerine güzel ahlakın getirdiği güçlü bir karakter geliştirirler.

Müslüman kadının ölçüsü Kuran ahlakıdır. Eğer Allah'ın Kuran'da bildirdiği güzel ahlakı gösterdiği için çevresindeki bazı insanlar tarafından kınanıyorsa, bu durum onun bu yöndeki şevkini, iradesini ve isteğini daha da güçlendirir. Allah'ın rızasını kazanabilmesi onun için, insanların hoşnutluğunun ve düşüncelerinin çok üzerindedir.

13 Mart 2008 11:39

Futile
Yasaklı

Müslüman Kadın Güçlü Bir Karaktere Sahiptir, İradelidir

Müslüman kadınların bir başka özelliği de, insanların kınamalarından etkilenmeyen güçlü bir şahsiyete sahip olmalarıdır. (Maide Suresi, 54) Kuran ahlakınını yaşamayan kadınlarda görülebilen zayıflıklara hiçbir zaman kapılmazlar. Bir kimsenin yersiz bir sözü, tavrı ya da eleştirisi, zayıflık gösterip güçsüz düşmelerine, cesaretlerinin kırılmasına neden olmaz. Alınganlık, karamsarlık gibi duygusal tepkiler vermeyi hiçbir zaman için kendilerine yakıştırmazlar. Her ne olursa olsun Allah'a tevekkül ederler. Başlarına her ne gelirse gelsin, Allah'ın sonsuz adaletli olduğunu, herşeyi görüp bildiğini, kimsenin 'hurma çekirdeğindeki bir iplikçik' kadar bile haksızlığa uğratılmayacağını bilmenin rahatlığını yaşar ve Allah'a teslim olurlar. (Nisa Suresi, 49)

Allah Kuran ayetleri ile insana doğruyu ve yanlışı tüm detaylarıyla bildirmiştir. Müslüman kadının ölçüsü Kuran ahlakıdır. Eğer Allah'ın Kuran'da bildirdiği güzel ahlakı gösterdiği için çevresindeki bazı insanlar tarafından kınanıyorsa, bu tam tersine onun bu yöndeki şevkini, iradesini ve isteğini daha da güçlendirir. Allah'ın rızasını kazanabilmesi onun için, insanların hoşnutluğunun ve düşüncelerinin çok üzerindedir. Çünkü insanı asıl olarak değerli kılan Allah Katındaki konumudur. Bunu belirleyen de onun Kuran ahlakına uygun hareket edip etmediğidir. Bu nedenle mümin kadınlar insanların ne dediğine ya da çoğunluğun kanaatine göre değil, Kuran ahlakına göre bir kişilik geliştirirler. Tek başlarına kalsalar dahi çoğunluğa uymaz, Kuran ahlakına uygun bir tavır gösterirler.

13 Mart 2008 14:57

Algı ve Bilgelik
Kapalı

her nefis ne yapıp ettiğini bilir,her ne kadar bahanelerini ortaya sayıp döksede

13 Mart 2008 15:25

Futile
Yasaklı

bahanelerini başkalarına döker asla vicdanını kendini kandıramaz...

13 Mart 2008 16:48

Algı ve Bilgelik
Kapalı

bir modern ahlak vardır.modern ahlak çağın önerilerini en doğru kabul edip boyun eğmektir.çağ nefsinin arzuları modern ahlakı oluşturur

bence modern ahlak en büyük ahlaksızlıktır.

13 Mart 2008 21:03

el_biruni

Ahlaki yapımızda sorunlar varsa bence bunda kadın erkek herkes sorumludur.

Sadece kadının kendini düzeltmesi yeterli değilidr.bu sorumluluğun kadına yüklenmesi kolaya kaçmaktır.

Ahlaki yapımızda büyük çatırdamalar var.Ahlaksızlık diye bildiğimiz şeyler artık ahlakilik olarak biliniyor malesef ki!

Değerlerimize kadın erkek herkesin acil olarak sahip çıkması gerekiyor!!

13 Mart 2008 21:08

togo01'
Kapalı

aynen öyle kardeşler

13 Mart 2008 21:43

Futile
Yasaklı

bende bu yazıyı bu ihtiyaçtan okudum ve buraya ekledim el_biruni kardeş...

biraz özeleştiri lazım eksikleri kapatmak için...herkese düşen bu...bu yazı bayanlar için ama sorun bayanlarda olarak algılamaya meydan verecek bir başlık değil...

13 Mart 2008 21:44

sbengisu42

İslam ahlakı insanı yüceltir, kadın veya erkek farketmez.

iradeli davranmak bu devirde zor olsada, en zor olanı kıskançlık ve kibiri tedavi etmek..

13 Mart 2008 21:53

Futile
Yasaklı

haklısın bengisu...müslümanların kıskaçlık ve kibire dikkat etmeleri kendinelerini ahlaken dinen vs. başkalarından üstün görmemeleri lazım...bu bayanlarda daha çok deniyor... hiçkimsenin birbirine üstünlüğü yok....

her insanın diğerlerinden üstün aynı zmanda diğerlerinden de zayıf bir yanı vardır...

zayıf yanlarımıza dikkat etmeliyiz hepimiz

13 Mart 2008 21:57

Futile
Yasaklı

Müslüman Kadın Asildir

Müslüman kadın asildir; basit tavırlara, küçük çıkarlara tenezzül etmeyen bir karaktere sahiptir. Kıskançlık, dedikodu yapmak, alaycılık, kapris, ikiyüzlülük ve benzeri tavırların Allah'ın razı olmayacağı, insanı küçük düşüren, asaletten uzaklaştıran ve kişiliğini zedeleyen davranışlar olduğunu bilir. Bu ve benzeri tavırların hiçbirine tenezzül etmez.

Mümin kadın, Allah'ın beğendiği tevazulu ve teslimiyetli ahlakından hiçbir zaman taviz vermez; Allah'ın emrettiği sınırları titizlikle korur.

Kuran ahlakına uygun bir tavır içerisinde olmanın insanı daima en asil konuma getireceğini bilerek bu konuda kararlılık gösterir. Kuran ahlakını yaşaması nedeniyle her an vakarlı bir kişilik sergiler. Örneğin karşısındaki insanların bir kusurunu gördüğü zaman bunu asla alay konusu yapmaz, aksine en güzel şekilde telafi etmeye çalışır. Bir başkasının kendisinden üstün olan bir yönü varsa, buna karşı kıskançlık duymak yerine, onu güzel bir tarzda onore edip bu yönünü över. Karşılaştığı her tavra, olabilecek en asil karşılığı vermeye çalışır, Kuran ahlakına en uygun olan tavrı gösterir. Karşısındaki insanlar kendisine basit tavırlarla karşılık verseler bile, o yine de asil ve vakarlı tavırlarından ödün vermez, asaletinde kararlılık gösterir

13 Mart 2008 22:00

Futile
Yasaklı

Müslüman Kadın İtidalli ve Dengelidir

Müslüman kadın, Allah'ın gösterdiği yola uyması sebebiyle güçlü ve üstün bir kişilik kazanmıştır. Rehberi Kuran ahlakı ve Peygamber Efendimiz (sav)'in sünnetleri olduğu için olaylar karşında göstereceği tavırlar, vereceği tepkiler hep İslam ahlakına göre olur. Bu da ona itidalli ve dengeli bir kişilik kazandırır. Nasıl hareket edeceği, olayları hangi bakış açısıyla, nasıl bir mantık örgüsüyle değerlendireceği çevresindekiler için hiçbir zaman sürpriz olmaz. Aklı, vicdanı, tavırları, konuşmaları hep Kuran ahlakının getirdiği istikrarı yansıtır. Bundan dolayı da güvenilir bir karaktere sahiptir. Ahlakındaki ve kişiliğindeki bu tutarlılık nedeniyle Kuran ahlakına göre yaşamayan toplumlarda ön plana çıkan kadın karakterinden çok uzak bir tavır sergiler.

Allah korkusu, mümin kadını her türlü yapmacık tavırdan uzak tutar. Hiçbir zaman küçük menfaatler uğruna insanların hoşnutluğunu kazanmaya çalışmaz.

13 Mart 2008 22:02

togo01'
Kapalı

çok güzel tespitler

ve ben bunların birçoğunu biz "erkekler" için okuyor, algılıyorum

13 Mart 2008 22:05

sbengisu42

islam ahlakı tüm insanlar içindir sonuçta. bu işin kadını erkeği yok togo01

13 Mart 2008 22:06

Futile
Yasaklı

Müslüman Kadın Boş Sözlerden ve Boş İşlerden Sakınır

Boş sözlere dalmak ya da boş işlerle oyalanmak, Kuran ahlakına göre yaşamayan toplumlardaki kadın karakterinde sıkça görülebilen tavırlardır. Oysa Allah Kuran'ın bir ayetinde iman edenler için, "Onlar, 'tümüyle boş' şeylerden yüz çevirenlerdir." (Müminun Suresi, 3) diye buyurmuştur. 'Boş işlerden ve boş sözlerden yüz çevirmek' önemli bir mümin özelliğidir.

Müslüman kadın, Kuran ahlakına göre yaşamayan kadın karakterine ait tüm özelliklerden uzak bir kişilik sergiler. Allah'ın insan için dünya hayatında çok kısıtlı bir ömür süresi belirlediğini ve zamanın hızla tükendiğini bilmektedir. İnsanların ahiret hayatında Allah'ın sonsuz cennetini, rahmetini ve rızasını kazanabilmek için ellerindeki tek imkan ise dünya hayatındaki bu ömür süreleridir. Bu nedenle Müslüman kadınlar, yaşadıkları her anın kendileri için çok kıymetli olduğunu bilerek hareket ederler. Tek bir anlarını bile boş bir işle oyalanarak, boş sözlere dalarak geçirmelerinin büyük bir kayıp olacağının ve bunun, ahirette insanın büyük bir pişmanlık duymasına neden olabileceğinin farkındadırlar. Her anlarını bu dikkat açıklığı ile geçirir ve daima Allah'ın rızasını kazanabileceklerini umdukları işlere yönelirler. Allah'ın "Bunlar, Allah'a ve ahiret gününe iman eder, maruf olanı emreder, münker olandan sakındırır ve hayırlarda yarışırlar. İşte bunlar salih olanlardandır." (Al-i İmran Suresi, 114) ayetiyle bildirdiği gibi, yaşadıkları her anı Allah'ın rızasını kazanabilmek için 'hayırlarda yarışarak' geçirirler.

Allah'a karşı sevgisi, güveni, bağlılığı ve teslimiyeti mümin kadına güçlü bir cesaret, gözükara ve yiğit bir karakter kazandırır.

13 Mart 2008 22:11

Futile
Yasaklı

senin eleştirini anlayamadım bengisu...ben bu başlığı açarak erkeklerin mükemmel kadınlarında düzeltilmesi gerektiğini belirtmek istemedim...

islam ahlakının tabiki kadını erkeği yoktur...ben bu başlığı öz eleştiri niteliğinde knedim için açtım, kendimi değerlendimek için ve sonra benim gibi bu yazıya ihtiyaç duyanlar için...

müslüman bir bayan nasıl davranır nasıl olur onun için...

13 Mart 2008 22:17

togo01'
Kapalı

:)

eleştiri değil aslında bengisunun sözü

devam edelim hocam

13 Mart 2008 22:19

sbengisu42

Futile, togo01 kendim için okuyorum dediği için yazdım

yoksa paylaşım çok güzel ve okuyorum hepsini:)

ahlakı genel olarakta bir başlıkta bir ara inceleyelim:))

Toplam 25 mesaj
ANKET
Her il'de bir üniversite açılmasını;