Oturum açOturum aç / Parola hatırlat Üye olÜye ol

  
Editörler : DaRuGa_YaRKaNAykırı Polisünal benlialper
25 Nisan 2008 19:56  


Çekilmiş Sayılma (Müstafi) İle İlgili Bir Kaç Mahkeme Kararı

ÇEKİLMİŞ SAYILMA (MÜSTAFİ) İLE İLGİLİ BİR KAÇ MAHKEME KARARI

1-10 GÜN KESİNTİSİZ KABUL EDİLEBİLİR BİR MAZERETİ OLMADAN GÖREVE GELMEYEN MEMUR İSTİFA ETMİŞ SAYILIR.

10 günlük sürenin dolması yeterli değildir. Yani otamatik olarak çekilme işlemi yapılmaz. Memurun mazereti var mı? Bu mazeret yerinde mi bu hususların aydınlatılması ve araştırılamsı gerekecektir.

Danıştay 5.Dairesinin 13/06/1989 tarih ve 1989/88 esas, 1989/1367 sayılı kararında "Davacının göreve devam etmediği günlerin ve ileri sürdüğü mazeretin göre ve devamsızlığını haklı kılacak nitelikte olup olmadığının idarece, adı geçen başkomserin ifadesi ve Asayiş Şube Müdürlüğünün yukarıda sözü edilen 15.6.1987 günlü, 36 sayılı yazısı değerlendirildikten sonra saptanması ve buna göre hakkında bir işlem yapılması gerekeceğinden bunlar yerine getirilmeden adı geçenin müstafi sayılması yolunda tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir." şeklinde değerlendirmelerde bulunulmuştur.

Yani çekilmiş saymasına karar verilmeden önce, bir araştırma yapılmasını yüksek yargı zorunlu görmekterdir.

2-Çekilme işleminin illede 11. ve devamı bir kaç gün içinde yapılamsı zorunludur şeklinde ki bir takım iddia ve yazılar, iyi niyetli de olsa hukuka uygun değildir.

Danıştay 5.Dairesinin 13/12/2005 ve 2003/1034 esas, 2005/4521 sayılı kararında "davacının, 21.6.2001-6.7.2001 tarihleri arasında izinsiz ve mazeretsiz olarak göreve devam etmediği gerekçesiyle 657 sayılı Kanunun 94. maddesi uyarınca 12.7.2001 günlü işlemle görevden çekilmiş sayıldığı anlaşılmıştır. ..Olayda, davacının 21.6.2001-29.6.2001 tarihleri arasında 9 gün süreyle görevine gitmediği günü gününe tutulan tutanaklarla sabit olmakla birlikte, kesintisiz ve mazeretsiz olarak görevine devam etmediği ileri sürülen 30.6.2001 ve 1.7.2001 tarihlerinin hafta sonu tatili olan Cumartesi ve Pazar günlerine rastlaması nedeniyle davacının bu tarihlerde fiili olarak göreve başlayamayacağının açık olması, sonraki ilk iş günü olan 2.7.2001 Pazartesi gününden başlamak üzere 6.7.2001 tarihine kadar olan dönemde ise davacının, Mal Beyanında bulunmamak suçundan dolayı aldığı cezanın infazı için cezaevinde bulunması nedeniyle bu tarihler arasında görevine devam etmemesi halinin kabul edilebilir bir mazeret niteliği taşıması karşısında, 30.6.2001-6.7.2001 tarihleri arasında mazeretsiz bir devamsızlıktan söz edilemeyeceğinden, davacının izinsiz ve mazeretsiz olarak 10 gün göreve gelmediği gerekçesiyle görevinden çekilmiş sayılması yolunda tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır." gerekçesine yer verilmiştir.

Bu karar üç açıdan önemlidir.

1-Eğer 10.gün Cumartesine denk gelmeseydi, davacı müstafi sayılacak ve davasını kaybedecekti.

2-Eğer davacı hapse girmeseydi, böyle bir mazereti olmayasdı, gene müstafi sayılacaktı..

3-Dava konusu olayda, 21.6.2001-6.7.2001 tarihleri arasında izinsiz ve mazeretsiz olarak toplam 15 gün göreve gelmemiş bir memurun, göreve başladıktan sonra 7 gün görev yapmış olması ve çekilmiş saylıması 7 gün sonra karar verilmiş olması hukuka aykırı olduğu yönünde bir tespit karar da yoktur.

3-Çekilmiş sayma konusunda, mazeretin geçerli olup olmadığına her idareci değil, sadece ATAMAYA YETKİLİ makamlar karar verir.

Danıştay 5.Dairesinin 13/10/1993 tarih ve 1992/5321 esas, 1993/3753 sayılı kararında "657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNU'NUN 94.MADDESİNE GÖRE, ÇEKİLME İSTEĞİNDE BULUNULMUŞ SAYILMADA KURUMUN ÖNE SÜRÜLEN MAZERETİN KABUL EDİLEBİLİRLİĞİ KONUSUNDA TAKDİR YETKİSİ OLDUĞUNDAN, KURUMUN (ATAMAYA YETKİLİ MERCİİN) BU TAKDİR HAKKINI KULLANABİLMESİ BAKIMINDAN USULDE PARALELLİK İLKESİ GEREĞİ, "GÖREVDEN ÇEKİLMİŞ SAYILMA"

İŞLEMİNİN DE ATAMAYA YETKİLİ MERCİ TARAFINDAN TESİSİ GEREKTİĞİ" karar verilmiştir.

Özetle, görevden çekilmiş sayılma konusunda benim de yeni bulduğum bu kararda atama yetkili amirin onayının zorunluluğuna işaret etmiştir. Karardaki mantık da olduça yerdinde bir mantıkdır. Zira mazeretin geçerli olup olmadığına idare adına bireleri karar vermesi gerekcektir.

Önder Özlem