Oturum açOturum aç / Parola hatırlat Üye olÜye ol

  
Editörler : cilginturk71sabah melikesiChasca
26 Ağustos 2008 09:20  


Seven İnsan Neylesin (Yavuz Sultan Selim'in Meşhur Şiiri )

"Merdüm-i dideme bilmem ne füsûn etti felek

Giryemi kildi hûn eksimi füzûn etti felek

Sîrler pençe-i kahrimdan olurken lerzân

Beni bir gözleri âhûya zebûn etti felek "

Cihan padisahi Yavuz Sultan Selim, Sam yakinina otagini kurdurarak burada üç ay kadar kalmis. Bir Türkmen kizi da, zaman zaman padisahin çadirina gelerek, otagin temizlik islerini yapar, hünkâr çadirini tertibe ve düzene sokarak siradan gündelik islerle mesgul olurmus? Yine bir sabah temizlik için geldiginde, Sultan Selimi görmüs. Türkmen güzelinin gönlü sultana, su gibi anîden akivermis gönlünü kaptimis ona.- Hani kalbin, her an bir halden baska bir hale geçmek, gibi anlamlari da vardir ya- Zamanla kalbinin içini, ince bir sizi sarmis genç kizin ve baslamis kalbi için için göynümeye.

Bir gün, gözü, hünkâr çadirinin diregine ilismis. Diregin üst kismina askin gücü ona, söyle bir satir yazma cesareti vermis:

"Seven insan neylesin"

Yavuz Sultan Selim, otagina yatmaya gelince, birden direkteki yaziyi fark etmis," Bu da ne ola ki" diyerek uzun bir muhakemeden sonra, bir vehim ve bin endise derken? Almis eline kalemi söyle bir satir da o düsmüs ayni direkteki dizenin altina. "

"Hemen derdin söylesin."

Türkmen kizi, ertesi gün gelip baktiginda otagin diregine, sevincinden aglamis, o küçücük kalbi heyecandan gögsüne sigmaz olmus, yer de onun olmus âdeta gök de? Fakat koskoca cihan sultanina ilân-i askta bulunmanin, atesle oynamak, ates girdabina bilerek atlamak gibi ölümcül bir tehlikesi de varmis. "Varsin olsun bu ask, buna deger diye düsünmüs." Aldigi mesaji heyecanla hemen cevaplandirmaktan kendini alamamis ama yine de içinde bir korku kurdu varmis ki genç güzelin, yüregini her gün dis dis, burgu burgu kemiren... Askin gücü, zoru ve korkuyu nefes nefes yasayan o gencecik yüregin imdadina yetismis derhâl. Bir satir daha yazmis ayni direge

"Ya korkarsa neylesin"

Yavuz sultan selim, aksam, çadira döndügünde, not düstügü direkteki satir gelmis aklina. Bakmis ve okumus ki askin heyecanin ve korkunun karistigi, tezat dolu sözcüklerin bulustugu satirlar, bir mizrak gibi durmakta karsisinda. Hemen o satirin altina bir misra daha eklemis, aska yenik düsen koca padisah:

"Hiç korkmasin söylesin."

Bir askin bulusan, karmasik ve bulanik duygulari söyle dizilmis diregin üzerine:

" Seven insan neylesin Hemen derdin söylesin Ya korkarsa neylesin Hiç korkmasýn söylesin"

Sabahin olmasini sabirla beklemis padisah. Seher vakti sirdasi Hasancan'i çagirtmis, derhâl bir emir vererek:

" Biz dahi merak edip onu görmek isteriz tîz elden bu kizi huzura getirin."

Emir derhâl yerine getirilmis ki Ahu gözlü, endami hos, alimli, nazenin, ceylân gibi bir Türkmen güzeli? Hünkârin emriyle derhâl bir dügün alayi tertip edilmis. Eglenceler, yemeler içmeler? Dügünün son gecesi, sirlarla dolu bu askin bilmecesi kader-i ilâhî tarafindan çözülmüs, Çözülen bu kara baht çikinindan yayilan aci haber, saskina çevirmis herkesi, yer gök âdeta üzüntüye, mateme bogulmus. Ahu gözlü Türkmen dilberinin

"Selim" diye çarpan saf ve küçük yüregi, bu büyük cihan sultanin askindaki sirri kaldiramamis ve birden duruvermis. O çadirin diregi, bu olayin canli fakat ketum sahidi olmus asirlardir. Bu dünya hayatinda vuslat nasip olmadigi gibi o gencecik yürege, buna fani alemde bir çare de bulunamamis. Bu hazin gönül çarpilmasinin ve gönül yangininin sonunda derler ki:

" Koca hünkâr, aglamis" ve Türkmen kizina yaptirdigi mezarin mermer tasina, su dörtlügü kazdirarak, dünyaya, askin gücünün karsisindaki çaresizligini en güçlü ordulari yenen koca hünkâr söyle haykirmis:

Merdüm-i dîdeme bilmem ne füsûn etti felek

Giryemi kildi hûn eksimi füzûn etti felek

Sîrler pençe-i kahrimdan olurken lerzân

Beni bir gözleri âhûya zebûn etti felek."

[ Bilmem ki gözlerime felek nasil bir büyü yapti ki

Gözümü kan içinde birakti, askimi artirdi

Benim pençemin( gücümün) korkusundan arslanlar(bile) titrerken

Felek beni bir ahu gözlüye esir etti.. ]

26 Ağustos 2008 11:05

serbibaht

Hakikaten hoş bir hikaye.Doğrumudur değilmidir bilmem hoş çok da önemli değil benim için.Bildiğim bu kalp denen nesnenin istidadı olanlarda aşka dair pek çok harukuladeliklere mazhar olduğudur.Ama dedim ya istidadı ve nasibi olanlarda.

"Peki yoksa bu garibin aşka istidadı ve ondan yana nasibi neylesi?"

28 Ağustos 2008 03:48

EYMÜR623
Kapalı

Maalesef insanoğlu günümüzde istidatını ya da nasibini göz ardı edip, gerçek hayatta olmazsa sanalda olur deyip, kaderini kendi yazmaya kalkıyor bu konuda. Ondan sonra da medyadan da takip edildiği gibi, harikuladeliklere değil kepazeliklere mazhar olunuyor(!)

28 Ağustos 2008 10:07

İçimdeki_Cennet

çok güzel şeyler geldi aklıma okuyunca başlığı...

teşekkürler radyolog...

*

hani diyor ya şair...

kalbim etten bir organ sadece...

kalbim yüreğim olur sen gelince...

*

işte insanoğlunda bu yürek olduğu müddetçe böyle dizelerde dile gelecektir elbet...

01 Ekim 2009 23:51

sade (deli) bekir

bu hikaye beni çok etkiler

kalmadı ki bu yücelikte sevgiler...

01 Ekim 2009 23:56

*huzur14.*
Yasaklı

Benim için özel bir hikaye...

lisede tarih öğretmenimin anlattığı bu hikayeyle başlamıştı osmanlı aşkım:)

02 Ekim 2009 00:23

englshtchr

Seven insan neylerse eylesin, acıya talip olmuş zaten bir kere...

02 Ekim 2009 09:50

KEMYAB-25
Kapalı

"Zira âşık maşukunun yolunda olur ve o yolda ölür"

Allah, bizi her zaman maşukunun yanında olmayı ve onunla ölmeyi nasip etsin..

02 Ekim 2009 09:52

sade (deli) bekir

amin...

02 Ekim 2009 10:23

sırr-ı süküt
Kapalı

Aşıkım dersin belâyı aşktan âh eyleme

Âh edip ağyarı âhından âgâh eyleme.

Fuzuli

---

aşkın sırrı, sır olarak kalmalı belki de...

Yavuz Sultan yine sultanlığını dillendirmiş.

02 Ekim 2009 10:33

madenci /.../ feneri
Kapalı

Seven insan neylerse eylesin, acıya talip olmuş zaten bir kere...

englshtchr

Başka söze gerek yok...

Paylaşan arkadaşada teşekkürler.

02 Ekim 2009 12:23

osmanlı1453

Aşk cesur insanların işidir.

Cesareti tam olmayan kaçsın aşktan.

02 Ekim 2009 19:30

ensonyüreklerölür

Herkes bir şekilde aşkın tarifini yapmaya çalışıyor,gerçek aşkın tarifi Türkmen kızın sevdasında gizlenmiş.

Paylaaşım için teşekkürler ilk defa okudum.

02 Ekim 2009 23:18

Radyolog61

Bu aşk okurken başka, yaşarken başka.. Kelimelerin kifayetsiz kaldığı tek olgudur heralde.

Yorumlar ve güzel dizeler için teşekkürler.

29 Ağustos 2010 14:25

@LmiL@
Kapalı

Neylesin..........................

30 Ağustos 2010 12:28

Gül.nihal
Kapalı

Daha önce de okuma fırsatı bulmuştum biri bana şunun cevabını verebilir mi,SEVEN İNSAN NEYLESİN????

Söylesen dert,söylemesen dert,AŞKın kutsallığı SEVGİnin saflığı adına katlanmaya eyvallah ama ya kıymet bilinmiyor,değeri düşürülüyorsa........

31 Ağustos 2010 08:20

*nehar*

Bence gerçek sevgilerde hiçbir zaman karşılık beklenmemeli. Bazı değerler karşılıksızdır ve çekilen sıkıntılar da sevene aslında dert değil, devadır. Çünkü, bazen dertlerde deva gizliymiş. Okuduğumuz gerçek aşk hikayeleri hep bunu anlatıyor bize...

31 Ağustos 2010 08:53

SamGiz

sanma şahım herkesi sen sadıkane yar olur

herkesi sen dost mu sandın belki ol ağyar olur

sadıkane belki ol alemde bir serdar olur

yar olur ağyar olur serdar olur dildar olur

yavuz sultan selim.

02 Eylül 2010 13:38

historianlady
Kapalı

Bu zamanda mesele sevgili uğruna, sevgilinin kapısında ÖLMEK değil sevgili uğruna ayakta kalıp sevgine sahip çıkmaktır...

06 Eylül 2011 10:54

**sude**
Editor

Bu hikayeyi her okuduğumda, ilk defa okumuş gibi olurum. O kadar saf ve temiz bir aşk ki. Gerçek aşkı görmek ya da anlamak isteyen herkes bu hikayeyi okumalı. Şimdi aşığım, seviyorum sözlerinin ne kadar sahte olduğu ortaya çıkar.

Gerçek aşık, aşkı için canını verendir..

07 Eylül 2011 00:35

çağındeniz
Editor

dershanede ay yüzlü öğretmenim anlatmıştı bunu. hemen şiiri not almış , yıllar sonra da tam metni arayıp bulmuştum. tekrar okumak iyi geldi. sağolsun paylaşan arkadaşımız.

Toplam 20 mesaj