Oturum açOturum aç / Parola hatırlat Üye olÜye ol

  
Editörler : iren17Reverse
15 Eylül 2008 14:28  


Oruç kefâreti varmıdır ? (Mustafa İslâmoğlunun yorumu)

Mustafa İslamoğlunun Oruç kefareti yorumu

Oruç keffareti konusunda üç görüş vardır:

a) İmam Ebu Hanife ve İmam Malik'in başını çektiği görüş: Ramazan'da kasten yiyip içene, ihlal ettiği gün artı 60 gün keffaret orucu tutmayı yükler. Bu iki imam içtihadlarına delil olarak Ebu Hüreyre'den nakledilen bir hadisi getirirler (Buhari Savm 30, Hibe 13, Keffarat 2?4; Müslim, Sıyam 81, h.n. 154).

b) İmam Şafii ve İbn Hanbelî?n görüşleri: Ramazan'da kasten yiyip içene keffaret gerekmez, sadece cinsel münasebetle orucu bozana gerekir. Delilleri yukarıdaki hadistir.

c) Bu hadisin zıhar keffaretiyle ilgili olduğu görüşü ki. Bu durumda her ikisi için de keffaret gerekmez. Nasıl ki bir mümin namazı kasten terk ettiğinde keffaret gerekmeyip kaza ediyorsa, o da kaza eder. Tabi ki tevbe de eder. Zira kasten farzı terk etmek haramdır ve günahtır. Bu çağımız müçtehidlerinden Tabiin âlimlerinden bir bölüm ve çağımız müçtehidlerinden Musa Carullah'ın ve ona katılanların görüşüdür.

DELİLİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Bu hadisi İmam Ahmed, Buharı, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Nesei, İbn Mace rivayet etmişlerdir. Sahihtir. Fakat hadis Ramazan'da kestin cinsel münasebetle orucunu bozan bir sahabiden söz etmektedir. Yeme içmeden değil. Hadise göre bunun keffareti de:

1) Bir köle azad etmek,

2).Ona gücü yetmezse iki ay aralıksız oruç tutmak,

3) Ona da gücü yetmezse altmış yoksulu doyurmaktır.

İÇTİHADIN USUL AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ: Bu ictihad bizzat Hanefi ve maliki usullerine göre problemlidir. Zira bu mezheplerde keffaret ve hudud alanlarında kıyasla hükmü genişletmek caiz değildir. Ama burada hüküm kıyasla genişletilmiş, cinsel münasebetle ilgili bir yasağa kasten yeme içme de dâhil edilmiştir.

DELİLİN KUR'AN'A ARZI: Bu hadisi Kur'an'a arz ettiğimizde, ilişki kurabileceğimiz Mücadile suresinin 2?4. ayetleri olduğunu görürüz. Hadisteki keffaret kısmı aynen bu ayetlerde de yer alır. Fakat bu ayetler doğrudan kasten orucu bozmayla ilgili değil Zıhar yapan bir adamın (karısını "sen bana anam gibisin" diyerek boşayan) bu yemininden dönüş keffaretidir. Biz hadisin zıharla ilgisi olup olmayacağını araştırırken, aynı hadisin Ahmed b. Hanbelî?n naklettiği versiyonunda olayın arka planını da bulmaktayız. Sebeb-i vüruduyla nakledilen hadisten öğreniyoruz ki, aslında bu hadis zıhar yapan Seleme b. Sahrul-Ensari ile ilgilidir.

NETİCE: Delilin değerlendirilmesi neticesinde üçüncü görüş isabetli görünmektedir. Zira delil bunu desteklemektedir.

Kaynak:http://www.mustafaislamoglu.com/habe...p?haber_id=308

15 Eylül 2008 20:56

blackrose55
Kapalı

Aralıksız 2 ay oruç tutulması emri var dikkat edilirse..

Orucu kasten bozan bir bayan olunca nasıl olacak?nasıl 2 ay aralıksız tutacak?O zaman kadınların ay hali özre mi girecek?

Bence de zıhar ayetiyle alakalı bir hadis...

15 Eylül 2008 21:14

cennt

kadınların oruç kefareti, ay hali olduklarında orucu

bırakmaları ama sonra temizlenince hiç bir ara vermeden,

kaldıkları yerden oruç tutmaya devam etmeleri şeklinde

olur. bilmeden görüş belirtmeyelim lütfen...

15 Eylül 2008 21:18

shining daybreak

Hele bir layıkıyla Ramazan'ı değerlendirsek:(( Sebahattins kardeşim bilgi için allah razı olsun

15 Eylül 2008 21:26

selamunaleyk

Mustafa hocanın görüşü Kurandan hareketle değerlendirildiğinde gayet isabetli bir görüştür.

Kasten oruç bozan kişinin 60 gün oruç tutması diye bir yaptırım islamda yoktur. Bu zıhar kefaretiyle karıştırılmaktadır.

Ayrıntılı bilgi için;

Tıklayınız.
16 Eylül 2008 01:39

zağnos
Kapalı

Bu mesele son yıllarda gündeme getirilmiş..bu vesileyle özellikle yukardaki yazıya değil ama genel olarak bu iddialara şöyle cevap verilebilir:

1......a)mevzubahs hadisi kitaplarında nakleden hadis imamları ?ramazanda (gündüz oruçlu iken) karısıyla cinsî temasda bulunanın ödeyeceği keffareti? başlığı altında nakletmişler...hadisciler bahsi geçen hadisin zıhar keffaretiyle değil oruç keffaretiyle ilgili olduğunu bildirmişlerdir...işte buharideki bab başlığı: 29- bâb: oruçlu. ramazan gündüzünde bilerek cinsî münâsebet yaptığı zaman (kendisine keffâret vâcib olur)

b)araştırabildiğim kadarıyla:4 mezhep imamımın ve müctehidîn-i izamın icmâ-ı ile burda zıhardan değil ramazan orucunun keffaretinden bahsedilmektedir...günümüze kadar 4 mezhebin fıkhında konu bu netlikte işlenmişken buhari hadisini zıhar olayıyla irtibatlandırmak sahih bir yorum olmadığı açıktır: ...ramazan'da gündüz hanımı ile temasta bulunup hz. peygamber'e gelen zâtın kim olduğu kesin olarak belli değildir. ibn ebî-şeybe gibi bâzı hadîsçilerin rivayetine dayanarak bu şahsın, selmân veya selem b. sahr el-beyâdî olduğunu söyleyenler varsa da, bu pek tutulmamıştır. zîrâ, el-askalânî'nin de belirttiği gibi, ibn ebî şeybe'nin rivayetinde adı geçen zâtın ramazanda gündüzün temâsda bulunduğu için değil, zihâr yaptığı halde, gece temas kurduğu için keffâret vermekle emrolunduğu belirtilmektedir. buna göre, seleme olayı ile, üzerinde durduğumuz hadîste anlatılan olay ayrı ayrıdır. her iki vak'â kahramanının aynı kabileden olmaları, aynı keffâretle emrolunmaları ve her ikisinin keffâreti edaya muktedir olamamaları, hadiselerin aynı olmasını gerektirmez.

.....ebû davud'un bu rivayetinde, gelen zâtın ramazanda hanımı ile temâsda bulunduğunu söylediği bildirildiği halde, bu temasın gündüz olduğu kaydı yer almamaktadır. adamın telâşından, bu temasın gündüz olduğu anlaşılıyor. buhârî'deki hz. aişe'nin rivayetinde ise, temasın gündüz olduğu açıkça belirtilmektedir.

c)demekki hadis ve fıkhın önderleri-imamları ve üstadları burda bir sözbirliği içerisindedir..zaten alıntıdada 4 mezhebin burda ittifak halinde olduğu vurgulanmışken bir kaç kişinin kendine özgü yorumlar çıkarması veya bence hak budur demeleri 4 hak mezhepten herhangi birine gönül vermiş salikler için fazla bir önem ifade etmese gerek..bu tür çıkarımlar daha çok bu yorumları çıkaranı bağlar...

16 Eylül 2008 01:42

zağnos
Kapalı

2......bahsedilen hadisin zıhar ile değil tam aksine ramazan orucunu bozmakla ilgili olduğunu hadis metninde her göz sahibi kendi müşahadesiyle tetkik edebilir:..

a)ebû hureyre (r.a.)'dan; demiştir ki:

bir adam peygamber (s.a.)'e gelip;

mahvoldum (yâ rasûlallah) dedi. (rasûlullah);

"derdin nedir? (ne oldu)"

ramazanda (gündüz) hanımımla cinsî temasta bulundum.

"azâd edecek kölen var mı?"...........

b) ebû hureyre (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre, bir adam ramazanda orucunu bozdu. bunun üzerine peygamber (s.a.) ona; bir köleyi hürriyetine kavuşturmasını veya iki ay peşi peşine oruç. tutmasını veya altmış fakiri doyurmasını emretti.

adam;

(hiç birine) imkânım yok dedi......

c)buharideki hadis: 42-.......âişe (r) şöyle diyordu: peygamber'e bir adam geldi de, kendini kinaye ederek:

? o yanmıştır, dedi. peygamber ona:

? "senin neyin var (hâlin nedir)'?" diye sordu. o zât:

? ramazân gündüzünde bilerek eşime isabet ettim (yânî cinsî münâsebet yaptım), dedi.

bu arada peygamber'e "arak" denilen bir mıktel (yânîzenbile benzer bir sepet) içinde hurma getirildi. peygamber:

? "o yama kişi nerededir?" diye sordu. o adam:

? benim; buradayım, dedi. peygamber (s):

? "bu hurmaları (altmış fakire) sadaka yap!" buyurdu .....

16 Eylül 2008 01:45

zağnos
Kapalı

3.... zahiriler dahil cumhur dediğimiz çoğunluk firesize yakın bir ittifakla 'ramazan'da bile bile cima' etmekle orucunu bozan kimseye kaza, hem keffaret lâzım gelir' demiştir....bu hüküm bile yukarda sonuç cümlesindeki hükmün veya benzerlerinin ne kadar şazz olduğunu ifade etmeye yetmektedir...?? içtihadın usul açısından değerlendirilmesi: bu ictihad bizzat hanefi ve maliki usullerine göre problemlidir. zira bu mezheplerde keffaret ve hudud alanlarında kıyasla hükmü genişletmek caiz değildir. ama burada hüküm kıyasla genişletilmiş, cinsel münasebetle ilgili bir yasağa kasten yeme içme de dâhil edilmiştir.

?? denilmiş oysaki; 'ramazan'da bile bile cima' etmekle orucunu bozan kimseye kaza, hem keffaret lâzım gelir' hükmünde 4 mezhep ve bütün büyük fakihler nerdeyse tamamıyle bir icmaya varmışken burayı es geçip ramazanda bilerek yemek yemenin keffaretinin kıyas yoluyla çıkarılması hanefi fıkhına göre problemlidir demek doğru bakış açısı olmasa gerek..eğer bu kısım beğenilmemişse(kendi açımdan haşa ki ben kim imam şafii,malik, ahmed b hanbel ve imam azamın ve de büyük müçtehidlerin ititifak ettikleri ve sözbirliğine vardıkları konuda beğenmemezlik etmek ve hepsi yanıldı doğrusu benimki demek..allaha sığınırım)geride hala 'ramazan'da bile bile cima' etmekle orucunu bozan kimseye kaza, hem keffaret lâzım gelir' hükmü durmaktadır..

16 Eylül 2008 01:48

zağnos
Kapalı

4.... araştırabildiğim kadarıyla 'ramazan'da bile bile cima' etmekle orucunu bozan kimseye kaza, hem keffaret lâzım gelir' hükmü sahabenin,tabiinin 4 mezhep imamının ve müçtehidlerin,zahiriler dahil cumhurun görüşüdür.... peki ??bu hadisin zıhar keffaretiyle ilgili olduğu görüşü ki. bu durumda her ikisi için de keffaret gerekmez.?? görüşü kimindir???...fıkıhta bu görüşü kimler savunmuştur???..diğer görüşün savunucuları mezhep imamlarının isimleriyle verilmiş peki ya bu görüş kaç tane alim tarafından kabul görmüştür? ...bu görüş ?görebildiğim kadarıyla-daha etraflıca bir şekilde yaşar nuri öztürkün islam nasıl yozlaştırıldı adlı eserinde ele alınmıştır;ordan takip edersek:..bu ağır ceza kuranda oruç bahsinde yer almaz.kuran bu cezayı 2 alanda kullanmıştır....bu ceza keffaretler konusunda kıyas işleterek kurallaştırılıyorsa bu tutarsızdır..çünkü keffaretler konusunda kıyas işletmeye büyük çoğunluk bu arada imam azam karşıdır...islam nasıl yozlaştırıldı sayfa 509-510-511 bu türden fikirleri daha detaylı bulma noktasında-bence- yaşar nuri öztürkün kitapları daha doyurucudur....acizane tavsiyem icma-yı ümmetin haricindeki görüşleri merak edenler ona müracaat etse ihtiyacını çoğunlukla karşılar. eğer böyle bir fikri satın alacaksam başkasına değil prof. dr. yaşar nuri öztürk?e müracaat ederim..yok sırat-ı mustakim olduğu ifade edilen/savunulan ehli sünnet yolunu arzularsam ve icmaya kıymet veriyorsam 4 mezhebin imamlarına ve hassaten kendi mezhebime kulak veririm...

16 Eylül 2008 01:52

sebahattins

Arkadaşlar,sizleri bilgilendirmek için M.İslamoğlunun yazısını buraya alıntı yaptım.Yinede siz kasti yeme,içmeden ve hanımınızla oruçlu olduğunuz halde ilişkiye girmekten kaçının.Madem Allah rızası için oruç tutuyoruz tam layıkıyla,şartlarına uygun tutmaya çalışalım.Herkeslere selamlar...

16 Eylül 2008 03:12

zağnos
Kapalı

bu arada verilen adrese baktım çok azim bir fıkıh hatası var:Keyfi olarak tutulmayan ramazan orucunun cezası nedir?

1. Keyfi olarak tutulmayan ramazan orucunun cezası konusunda üç görüş vardır:

a) İmam Ebu Hanife ve İmam Malik'in başını çektiği görüş: Ramazan'da kasten yiyip içene, ihlal ettiği gün artı 60 gün keffaret orucu tutmayı yükler. Bu iki imam içtihadlarına delil olarak Ebu Hüreyre'den nakledilen bir hadisi getirirler (Buhari Savm 30, Hibe 13, Keffarat 2?4; Müslim, Sıyam 81, h.n. 154).....denilmiş oysa başlığın sahibi "Oruç keffareti konusunda üç görüş vardır:" demişti.onun verdiği adrese ulaşamadım..oysa şu aderste http://www.kuranrehber.com/viewpage.php?page_id=3&faq_id=9

soru aynen verdiğim gibidir .alıntının altında yine aynı kişinin ismiş vardır...burda kişiler önemli değil böyle bir yanlışa herkes düşebilir bilinciyle konuyu açıklayalım: en başta burdaki yanlışın boyutu çok daha zahir ve tek bir ilmihal kitabını okumuş birinin farkedeceği kadar açıktır.şöyleki keyfi olarak oruç tutmamakla başlanmış bir orucu keyfi olartak bozmak aynı şeyler değildir..hiçbir hanefi kaynakta keyfi olarak oruç tutmayan için mezhep görüşünün 60 günlük keffaret orucu olduğunu bulamazsınız.bir örnek:ömer nasuhi bilmende:139- Keffaret, oruç tutmamanın değil, orucu bozmanın bir cezasıdır. Bunun için bir kimse, Ramazanda oruca asla niyet etmediği gibi, asla iftar da etmeyip imsak etmiş bulunsa (oruç tutsa), üzerine yalnız kaza lazım gelir.

Fakat İmam Züfer'e göre, oruç için mutlak surette imsak yeterlidir. Bunun için, niyet bulunmasa da, yalnız imsak yapılsa oruç tutulmuş olur. Artık ne kaza, ne de keffaret lazım gelir. Bu durumda kasden yapılacak bir iftar hem kazayı, hem de keffareti gerektirir.

Yine; Oruca asla niyet etmediği halde, gündüzün kasden iftar edilse, yalnız kaza gerekir. Böyle bir yersiz davranıştan dolayı, ayrıca sorumluluk doğar. Tevbe edip mağfiret dilemek gerekir. Fakat keffaret gerekmez.

Yine, geceleyin niyet edilmeyip sabahleyin zevalden önce (nehar-i şer'înin yarısından önce) oruca niyet edilip de, ondan sonra kasden iftar edilecek olsa, yine yalnız kaza gerekir, keffaret gerekmez. Bu İmamı Azam'a göredir, iki İmama göre (İmam Muhammed - İmam Ebû Yusuf), niyet bulunmaksızın imsak edilse (oruç tutulsa) veya zevaldan sonra iftar edilse, kaza lazım gelir, keffaret gerekmez. Fakat zevalden önce iftar edilse, hem kaza, hem de keffaret gerekir, çünkü zevalden önce oruca niyet edilmesi mümkündür....(böyle zahir bir hatanın yapılabileceğini zannetmiyorum.alıntılamada problem olabilir. )

16 Eylül 2008 03:20

zağnos
Kapalı

evet sitesine girdim ve "Keyfi olarak tutulmayan ramazan orucunun cezası konusunda üç görüş vardır:

" kısmının alıntılama hatası olduğunu gördüm...o nedenle selamunaleykin verdiği linki değil bizzat kendi sitesine bakmalı.

16 Eylül 2008 03:23

zağnos
Kapalı

doğru link:http://www.mustafaislamoglu.com/haber_detay.php?haber_id=308&Makale_id=308

16 Eylül 2008 03:29

zağnos
Kapalı

ayrıca keffaretteki 60 gün meselesi de eksik verilmiştir tam olarak doğrusu şudur:Keffaret orucu iki Kamerî ay tutulur. Yani meselâ Rebîülâhir ve Recep ayında iki ay üst üste oruç tutan kimse keffaret borcunu ödemiş olur. Yani burada mutlaka altmış günü bulması gerekmez. Meselâ Rebîülâhir 30 gün, Receb ayı da 29 ün çekse toplam 59 gün tutacaktır. Buna bir de kaza ekler, böylece altmış günü bulmuş olur.

Fakat keffaret orucunun ilk gününe ayın birinci günü olarak değil de 5?inde veya 10?unda başlasa, artık bundan sonra aylar kaç çekerse çeksin 60 günü tamamlaması gerekir. Bir de kaza orucu tutarak toplam 61 günü bulmuş olur.

Keffaret orucunu hiç kesmeyip ara vermeden iki ay veya 60 gün tutmak gerekir.

19 Eylül 2008 01:19

sebahattins

Zağnos kardeşim sakın yanlış anlama.Aslında ben isterdimki buraya bir satırda M.İslamoğlunun yazmasını isterdim.Biz Hanefiyiz.Cinsel ilişki ve kasten yeme(oruçluyken)durumlarda Keffaret gerekir.Bu şartları çok iyi bildiğim için oruçluyken hep dikkat etmişimdir ve dikkat etmekteyim.Selamlar ,saygılar efendim...

19 Eylül 2008 04:19

zağnos
Kapalı

ben aslına bakarsan fazla merak da etmiyorum.benim için bu seviyede bir sözbirliği olduktan sonra bir kaç kişinin değişik yorumlara girmesi hiçbir önemi/bağlayıcılığı yok...yukarda dediğim gibi kendilerini bağlar...deliller ortada...imam buhari buna keffaret demişse imam azam da keffaret demişse ve tüm hadis ve fıkıh camiası da aynı şeyi demişse daha başka neyi merak edeyim ki?

19 Eylül 2008 09:56

kursatmu

mahvoldum (yâ rasûlallah) dedi. (rasûlullah);

"derdin nedir? (ne oldu)"

ramazanda (gündüz) hanımımla cinsî temasta bulundum.

"azâd edecek kölen var mı?"...........

Yani Peygamberimiz adama kölen var mı diye sormuş öyle mi? Köle yani bildiğimiz köle hemde peygamberimiz?? Akıl sağlığınızdan ve dini görüşünüzden şüphe etmeye başladım.. Tövbe ediniz Tövbe ediniz!

19 Eylül 2008 10:38

zağnos
Kapalı

Mücadele

(3) Kadınlarından zıhar yaparak ayrılıp sonra da söylediklerinden dönecek olanlar, eşleriyle birbirlerine dokunmadan önce, bir köle azat etmelidirler. İşte bu hüküm ile size öğüt veriliyor. Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

***

köleleiği islamiyet desteklememiş ama kölelik vardı..sahabilerinden kölesi vardı.kuranda köle azat etmeyi teşvik etmiş.

19 Eylül 2008 14:36

sebahattins

Kursatmu Kardeşim sizinde dinimizi iyi bilmediğinizi anlıyorum açıklamalarınızdan.İslam dini bir kötülüğü hemen kaldırmamıştır.Aşama aşama kaldırmıştır.Örneğin Alkolü yasaklarken önce onun kötü ,zararlı bir şey olduğunu anlatmış sonrada yasaklamıştır.Kölelikte öyle İslamiyet öncesi Arap toplumunda durumu iyi olan herkesin kölesi vardır.Peygamberimiz birden köleliği kaldırma yoluna gitseydi kimi müslüman etmeye çalışacaktı.Peygamberimizden bütün zenginler kaçardı.Ama peygamberimiz kimseyi kırmadan ,incitmeden yağdan kıl çeker gibi aşama aşama köleliği tamamen kaldırmaya çalışmıştır.Herkeslere selamlar,saygılar efendim...

19 Eylül 2008 21:33

zağnos
Kapalı

sayın selamunaleyk kardeşim m.islamoğlunun görüşü diye verdiğin adres te bilmeyerek bir hataya düşmüşsün.fikirlerini hiç sevmem ama ilim adamı kimsenin hakkını yemez.hele hele sizin gibi bu işten anladığuı herhalinden belli değerli bir kardeşim bu basit hatayı nasıl yapar?verilen adresdeki soru ve cevap uyumsuzdur..bu kadar da bariz hatayı yapmıyacağını bildiğim islamoğlunun sitesine girip bizzat kendim baktım.orda cevap aynı ama bu cevabın verildiği soru değişik olduğunu gördüm...ve sonuçta sizin hatanızı da düzeltmek bize nasip oldu..şimdi olduğu gibi herzaman için bu sorumluluğumu tam olarak yerine getireceğime emin olabilirsiniz.

19 Eylül 2008 21:37

selamunaleyk

Allah razı olsun zağnos kardeş..

Toplam 59 mesaj