Oturum açOturum aç / Parola hatırlat Üye olÜye ol

  
Editörler : vatandaş-27bilgecee10
30 Kasım 2008 17:44  


Daire Başkanlığı ve Şube Müdrlükleri için gerekli şartlar olmalı (Açık Öğretim Mezunu olmamalı)

KPPSA grubu kadrolara girebilmek için ne türlü zorluklar çektiğimizi hepimiz biliyoruz, ben bunlardan şikayetçi değilim asla, bir güzele 10 talip çıkarsa en iyi talipli kızı alır bu meselede aynı. Ancak devlet gerek şube müdürü gerkese daire başkanlıkları için böylesine bir seçim prosedürü uygulamamakta. Bir çok devlet kurumunda,Bakanlıklar dahi, şube müdürleri ve hatta daire başkanları açık öğretim diploması ile bu pozisyona gelmişler, hatta zamanında doğru düzgün bir sınava bile girmemişler ama şu anda altlarında A tipi B tipi iyi eğitimli elemanlar çalışmakta ve bu yönüyle bir tezat oluşmakta ve bir çok A tipi B tipi personel bunu gururuna yedirememektedir. Kaldıki bir sürü örgün üniversite mezunu işsiz varken devletin bu türlü yönetici barındırması kabul edilemez. Sonuçta bu tür yöneticilerin almış olduğu kararlardan ötürü Devletimiz maddi ve manevi zararlara uğramaktadır. Yapılması gereken şey Devlet Personel Başkanlığınca ve ona yardım edebilecek Milli Prodüktivite Merkezi ve benzer kurumların katılımıyla, Tüm devlet kurumlarında Şube müdürlükleri ve Daire başkanlıkları için pozisyonun gerektirdiği öğrenim durumlarının yeniden belirlenmesi,açık öğretim mezunlarının şube müdürü veya daire başkanı yapılmaması, belirli şartların konulması,pozisyonun gerektirdiği mesleki kriterlere haiz olup olmadığının sorgulanması (özellikle teknik birimler), yabancı dil seviyesi kriteri, belirli süre mesleki iş tecrübesi ve mümkünse merkezi bir sınav yapılması. Bu sayede Devlet kurumları çok daha verimli çalışacaktır.

30 Kasım 2008 18:59

idealist_001

tamamen saçmalamışsın yazdıklarınla. ne yani açıköğretim mezunu bir insan sade memurluk mu yapmalı. şube müdürlüğü, daire başkanlığı gibi görevler farkındaysan yöneticilikle özdeşleşen konumlar. iyi bir yönetici olmak için illaki örgün eğitim almakmı gerekiyor. mesleki tecrübe, liyakat falan hiç önemsenmezmi. bir insan herhangi bir makamın hakkını verebiliyorsa sorun yok bence. ha şunuda hatırlatmakta fayda görüyorum hor gördüğünüz açıköğretim mezunlarından kaymakamlığın yazılısını bu yıl 12 kişi kazanıp mülakata kaldı.

30 Kasım 2008 19:58

zeki müren
Kapalı

bir öneri de ben getireyim.

"dahi anlamındaki -de'nin ve bağlaç olan -ki'nin ayrı yazılması gerektiğini bilmeyenler daire başkanı olmasın."

01 Aralık 2008 03:10

big_boss

cok boş işlerle ugrasıyosun sewgılı kardesım.

01 Aralık 2008 03:32

ramses1987
Kapalı

söyleyelim bunda sonra senin dediğin gibi yapsınlar :)

01 Aralık 2008 09:23

endless_

bence zeki müren ve açıköğretim ortak kümesine giren kimse daire başkanı olmamamlı genel müdür keza vede tabikide müdür.

01 Aralık 2008 10:43

yavuz öcal

Arkadaşa katılıyorum.hatta büyük şehirde değil de köyde doğanlar ve İstanbul veya ankara da değil de anadolu da bir yerde üniversite bitirenler daire başkanı ve şube müdürü olmamalı.

müdür dediğinin boyu uzun,saçı sarı,gözü mavi olmalı.bilgi ve liyakat sanıldığının aksine o kadar da önemli değil...

01 Aralık 2008 13:12

ramses1987
Kapalı

ya cevap atmayın boşuna daha yeni üye olmuş hemen bu konuya değinme gereği duymuş adam :) büyük ihtimalle birinin diğer memurlar.net hesabı

01 Aralık 2008 13:18

MeloSeco

o zaman daire başkanaı yapacak adam bulamazlar...

01 Aralık 2008 20:43

kara_sivil

a ve b grubunun bu durumu yediremediğinden bahsedilmiş. Ancak açıköğretim mezunlarının da a grubu kadrolara yerleşme hakkı varken böyle bir durum neden olsun?

02 Aralık 2008 11:52

macirko

Bunun çaresi açıköğretimi bitirmenin zorluk derecesinin yükseltilmesi kanımca,açıköğretimi bitirip örgün eğitimle kazanılan hakların aynına bedavadan sahip olmak bencede kabul edilemez.Hem devletten maaş al açıköğretim sınav zamanı geldiği zamanda sınava çalışacam hikayesine rapor al,kolay kolay sınavlara gir ondan sonra örgün eğitimle eşit hatta hizmet süresi olarak ondan daha üst seviyede ol.Mademki açıköğretim gerçek anlamda bir üniversite o zman yüksek lisans ve doktora programlarınıda aç da bari örgün eğitim mezunlarınada bir faydası olsun.Bence açıköğretimi bitirmek bu kadar kolay olmamalı hatta örgün eğitimden daha daha ağır sınavlar olmalı,böylece bu fakülteyi bitirenlere kimsede birşey diyemez

02 Aralık 2008 12:08

tarantinocu
Kapalı

haklısın macirko..

aöf geçme notu 60 olmalı..

yalnış doğruyu götürmeli

soruların zorluğu arttırılmalı...

bu fakülteyi bitiren vasati biri hakkaten bişey öğrenmiş olmalı..pek olacağını zannetmiyorum,umarım böyle tarz düzenleme olur

02 Aralık 2008 12:21

officer06

bu zeki müren de kim ya , esası geçip şekle baktığına göre seviyesi belli olmalı beyler.

02 Aralık 2008 13:13

zeki müren
Kapalı

officer06,beni tahrik etme.o işleri bıraktım artık.doğru yolu buldum.

sana matta'dan bir alıntı yapayım.matta 3,4 -the temptation of jesus- : "then jesus was led by the spirit into the desert to be tempted by the devil."

bak,binlerce yıl önce kurtarıcımız (savior) isa,bizleri senin gibiler hakkında uyarmış.rabb'a hamd olsun.

belki kurtuluşuna yardımım olur diye bir alıntı daha yapayım matta 6,7 - judging others - : " do not judge, or you too will be judged"

rab seni korusun.

zeki iskaryot

02 Aralık 2008 13:28

officer06

tamam dinine saygılıyım ama burada hristiyanlık propagandası yaptırmam sana

02 Aralık 2008 13:29

MeloSeco

Bu ne diyor be :) açıköğretimden matta markos luka yuhannaya :) hristiyanın radikal dincisi de bu olsa gerek :)

02 Aralık 2008 13:55

macirko

Vay be batı hayranlığı nelere yol açıyor....

02 Aralık 2008 14:12

endless_

şekilci zeki müren seni. içeriği es geçip üsluba takılman sakıncalı ama isevi öğeler kullanman olumlu.ateism versus religions malum. seni zeki seni

02 Aralık 2008 17:42

wapman

tarantinocu, katılıyorum. Ama 60 yetmez, 70 olmalı. 70 yetmiş olacaktır bence! :) Bu konuda ciddiyim. Şu anda açıköğretim, maaş artırmak ve kimi zaman adaletsizlikler meydana getirmek için kurulmuş bir sistemden öte bir şey değil bence pek de. Bu konuda Anadolu Üniversitesi'nin eski rektörü beyefendiden de talepte bulunmuştum, fakültelerin itibarını artırmak adına; fakat yanıt alamamıştım. Zaten (tarantinocuyla büyük oranda paralel olan) taleplerim de yerine gelmemişti.

zeki müren'e "de" "ki" konularında katılıyorum. Türkçe bilgisi bu kadar kötü olan insanları, diğerlerinin üstüne atamak abesle iştigaldir. Türkçe bilgisi, liyakatın ciddi bir unsuru olsa gerektir.

02 Aralık 2008 17:58

.Senyör.

Değerli Zeki Müren'in naçiz ruhu naifliğiyle meşhurdur.Mamafih hristiyanlığa vurgu yapması naiflik değil zaiflik delaleti naçizane zannımca.

SAYGILARIMLA

02 Aralık 2008 23:12

hasanaksaz1

Yazdığım konu içerisinde fıstık gibi cümleler ve anlatımlar varken bazı açık öğretimli arkadaşlar , aceleyle yazdığım ufak tefek detaylara takılmışlar, ama ben anlatmak istediğimi çok güzel ifade etmişim yahu :)). Merak etmeyin ben Türkçe kurallarını sizden daha iyi biliyor olacağım ki üniversite sınavında derece yapmış ve örgün eğitim almışım. Sizi gidi Test ile üniversite bitirenler sizi. Madem testlerde bu kadar iyisiniz neden üniversite sınavında liste dışı kaldınız? Size göre liyakat ülkenin tüm gençlerinin her sene girdiği üniversite sınavında son yüzdelik dilimlerde yer alıp onun bunun adamı olarak devlet dairesine memur olarak alınıp yönetici olmak mı? MİT bile artık AÖF mezunu uzman yardımcısı almıyor.....

Toplam 85 mesaj