Yandex.Metrica
Oturum açOturum aç / Parola hatırlat Üye olÜye ol

  
Editörler : muhtesem32iren17ters köşe
18 Şubat 2009 21:07  


Yasaklı
Melih GÖKÇEK, İbrahim TATLISES'in hemşerisi, yani Uraflıymış.dün TGRT de kendi söyledi

dün TGRT canlı yayınında Melih GÖKÇEK vardı gece aslen Urfalı olduğunu söyleyince şaşırdım.

ankaradki park ve bahçeleri sulayan 63 plakalı eski mazot yeni su tankerleri ile ilgili yolsuzluk iddaları ile ilgili açıklama yaparken söyledi.

Bende Ankaralı eski MHPli diye biliyordum Urfalı MHPliymiş

geçen seçim bende MHP ye oy verdim bu sene AKP ye veriim gitsin

18 Şubat 2009 21:08

1789__ÖKK

wayyy hemşo çıktılar haaaaa

18 Şubat 2009 21:11

SymphoRny
Yasaklı

ben şoka girmiştim

18 Şubat 2009 21:12

1789__ÖKK

Bende şimdi şoka girdim:))

18 Şubat 2009 21:15

sibells
Yasaklı

O adiyi de Urfa'lı ettiniz ya helal olsun size yaw:(((

O Urfa'lı olamaz... İmkansız..

18 Şubat 2009 21:17

1789__ÖKK

Ben bilmem

bende ilk duydum

başlık sahibine sor ben demiyorum

18 Şubat 2009 21:19

SymphoRny
Yasaklı

MELİH GÖKÇEK?İN SIR GİBİ SAKLADIĞI NEDİR?

Süleyman ÇELİK suleymancelik9@gmail.com Okunma : 2163

Bir insan genel olarak iki şeyi ?sır? olarak saklar.

Birincisi hakikaten saklanması gereken, uluorta söylememesi gereken bir şeydir.

Mesela bir dostunun ?sakla, söyleme? dediği bir ifadesi... Veya insanın özel hayatını ilgilendiren konular... Ailevi meseleler vs.

İkincisi ise; insanın kendine ait bir ayıbıdır, kusurudur. İnsanlar genellikle bu ikincisine daha sadıktır.

Çünkü işin ucunda ?madara? olmak vardır.

İnsanlar genellikle başkasına ait kusurları, eksiklikleri veya kendine emanet edilen ?sırları? ifşa etmekte pek beis görmezler. Bunu bazen ?yeni keşfedilmiş? bir icat gibi övüne övüne ifşa eder.

Lakin ?sır? olan; kendisinin bir kusuru veya kendisini ?madara? edecek bir durum ise bu sırra öyle sadıktır ki, kendinden bile gizlemeye çalışır.

Kaba bir şekilde açıklamaya çalıştığım ve iki kategoride ele aldığım ?sır? konusunda epeyce felsefi cümleler döşeyebilirim ama, asıl anlatmaya çalıştığım husus o değil.

***

Dikkat ettiniz mi hiç; Melih Gökçek, rakipleri hakkında, elindeki tüm imkanları da seferber ederek, demediğini bırakmıyor. Bu bazen toplumun zaten bildiği konular da olabilir, ki bunları abartarak, bire bin katarak sunmakta Gökçek?in eline kimse su dökemez. Bazen de insanların özel hayatlarını ilgilendiren mahrem konuları da ?malzeme? yapmaktan hiç imtina etmiyor.

Toplumun zaten çok iyi bildiği ?Murat Karayalçın-DTP ilişkisini?, sanki kimse bilmiyormuş da Gökçek Millete anlatıyormuş gibi bir tarzda sunuyor. Aklınca kendine alan açacak. Çölaşan ile tartışmalarında, Çölaşan?a ait ailevi mahremleri de millete anlatmaktan hiç imtina etmemişti, hatırlayınız.

Yani Gökçek, başkasına ait her şeyi oldukça rahat biçimde anlatmakta hiç bir beis görmüyor. Bu onun hamurunda var.

Elbette Karayalçın ve Çölaşan gibileri savunacak değilim. Onlar bu toplumun irin üretim fabrikalarının birer numunesidir benim için.

Lakin Gökçek her konuda rahatça konuşurken, nedense kendisi hakkında nereli olduğu, kimlerin akrabası olduğu,... konularında hiç ?sır? vermiyor.

İnsan nereli olduğunu niye saklar?

Mesela ben Urfalı olsam hiç saklamam. Aksine gururla söylerim. Urfa da ülkemin güzide köşelerinden biridir. Devlete ve Millete bağlı her Urfalı, en az benim kadar bu milletin has evladıdır.

Peki Melih Gökçek neden ?sır? gibi saklıyor ve hiç bir konuşmasında Urfalı olduğunu söyleyemiyor?

Acaba bir korkusu mu var?

?Urfalıyım? dese acaba ?Hangi köyünden? sorusuna muhatap olacağından mı korkuyor?

Urfalı olmak, Urfanın bir köyünden olmak asla ve kata bir ayıp değildir.

İyi de Melih Gökçek bunu neden saklıyor?

Gökçek, Bebek katili Apo?nun akrabası mı?

Onu ben bilmem.

Gökçek?e sorun.

Niye feldir feldir ?nereli? olduğu sakladığını en iyi kendi bilir.

Dedim ya, insan en iyi kendine ait ?sırrını? saklamaya sadıktır.

Ayrıca Bebek katili Aponun akrabası olmak, kimsenin kendi seçimi değildir.

Utanmasın, açıkça söylesin, eğer öyleyse?

Eğer söyleyebilirse?

18 Şubat 2009 21:21

npym
Kapalı

evet kim ne olduğunu söylesinnn

18 Şubat 2009 21:23

herkül***
Kapalı

bırakın bu işleri..............

18 Şubat 2009 21:26

SymphoRny
Yasaklı

kaynak:http://www.hurhaber.com/news_detail.php?id=158940

Gökçek Kürt oylarına talip

27 Kasım 2008 Perşembe 15:08

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, "Sayın Murat Karayalçın, PKK yandaşları partilerle iş birliği yaparken, biz Güneydoğu'da sel felaketinde Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak 4 trilyon lira yardımı Kürt kardeşlerimize yaptık" dedi.

Gökçek, Karayalçın'ın, "kişilerin Kürt ya da Çerkez olmasının önemli olmadığı, etnik kökeni, inancı ne olursa olsun Ankaralıları bir ve bütün gördüğü" şeklinde açıklamalarda bulunduğunu ifade etti. Gökçek, "Kim kalkıp da Ankara'da Kürt-Çerkez ayrımı yapıyor? Kim Ankara'da Türk-Kürt ayırımı yapıyor? Her yerde her zaman söylüyoruz; devletin bölünmez bütünlüğünü kabul eden tüm Kürtler bizim baş tacımızdır. Ben onların oyuna talibim" dedi.

Karayalçın'ın, "Melih Gökçek, bölücü nitelikli açılım sergilemeye başladı. SHP'nin Kürt açılımı, devletin tekliği, ulusun tümlüğü ve yurdun bölünmez bütünlüğü çerçevesinde olmuş demektedir" şeklinde ifadesi olduğunu belirten Gökçek, şunları söyledi:

"Şimdi Sayın Karayalçın'a soruyorum. Kürt açılımı demek PKK yandaşı olan bir parti ile iş birliği mi yapmak demektir? Kürt açılımı demek, terörist cenazelerini kaldırmak için çaba sarf eden belediye başkanlarını SHP çatısı altında belediye başkanlığına seçtirmek mi demektir? Kürt açılımı demek CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın iddiasına göre, 'Karayalçın'ın listeleri İmralı'dan geldi' mi demektir? Sayın Murat Karayalçın PKK yandaşları partilerle iş birliği yaparken, biz Güneydoğu'da sel felaketinde Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak 4 trilyon lira yardımı Kürt kardeşlerimize yaptık."

Gökçek, Ankara'da, ülkenin bölünmez bütünlüğüne sahip çıkan Kürt vatandaşların kendisine oy vereceklerine inandığını ifade ett

18 Şubat 2009 21:27

herkül***
Kapalı

bırak bu işleri...........

18 Şubat 2009 21:29

npym
Kapalı

bu işleri bıraktık ne tutucaz ..

18 Şubat 2009 21:30

sibells
Yasaklı

Daha vahim olan geçmişte başına bi iş gelmiş yada kimin akrabası olduğu belli olmadığı için soyunu gizliyor olabilir.. Urfalı olmak bir ayıp değil ki? Urfa taşıyamayan urfalılar bir ayıptır.. Nerden geldiğini sakınanların nereye gideceği bellidir.. Çöpe..

18 Şubat 2009 21:31

herkül***
Kapalı

aslını bilmeden yazmayın...............

18 Şubat 2009 21:32

SymphoRny
Yasaklı

http://www.urfahaber.net/article.php?id=3176

Evet, Gökçek?te Urfalı Fakıbaba?da hem de komşu sayılacak iki ilçemizin insanlarıydılar. Gökçek, Halfetili ? Fakıbaba Birecikliydi. Ama aralarında fark vardı.

Fakıbaba ve Melih Gökçek'in Farkı

Ahin GÜNEŞ

ahin@urfahaber.net

Etkileşim Kutusu

ShareThis

Merhaba.

Uzun bir süredir özel sebeplerimden dolayı köşemi, dolayısı ile de siz değerli okurları ihmal etmek zorunda kaldım.

Özür dilerim.

Bir buçuk yılı aşkın süredir bildiğiniz üzere Ankara?ya yerleştim. Bu yerleşme dolayısı ile memleketimle Ankara arasında kapsamlı bir mukayese şansı yakaladım.

Çünkü şuan Urfa?yı yönetenler çok iddialı insanlardı. Dolayısı onları Gaziantep (!) ile değil ancak Ankara ile mukayese etmek lazımdı. Nede olsa Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek?te Urfalıydı.

Geçen gün Urfa?daydım ve orda bulunduğum sürenin son 20 günlük bölümünde şehirde asfalt çalışmaları nedeni ile trafik felci yaşadım.

Her gelen yeni belediye başkanının yap-boz ya da oyuncak Lego tahtasına çevirdiği meşhur ve tek ana caddemiz de Fakıbaba ve ekibi tarafından (yap-boz-yap ) halkı ve trafiği felce uğratan kaldırım çalışmaları sonrası mevcut caddeyi yeniden asfaltlama işine başladılar.

Kimsede durup belediye başkanına ya da meşhur ekibine ? siz her defasında ileriyi çok iyi ve net gören biri olduğunuzu söyleyip duruyorsunuz. O halde neden daha önce bu caddede asfaltlama yapıp, üzerinden bir geçmeden yine yapıyorsunuz.? Diye sormadı.

Bir başkası çıkıp ? refüjlere diktiğiniz çiçekleri bir ay geçmeden söküp yeniden çiçek ektiniz. Madem sahip çıkamadınız niye çiçek ektiniz, biçtiniz, ektiniz. Bunun maliyeti nedir. Kimin cebinden çıkmaktadır.? Demedi.

Neyse

Biz gelelim asıl meseleye. Asfaltlama mukayesesine.

Ankara?yı görenler bilir. Türkiye Büyük Millet Meclisi?nin önünden geçen bir bulvar vardır. Genişliği 50 metredir. Emniyet Genel Müdürlüğü?nün önüne kadar uzar. Bu bulvarın uzunluğu 2 km?dir.

Urfa?dan Ankara?ya 7 Haziran?da döndüm. O gün evimin güzergâhı gereği o bulvardan geçtim. Aynı gün bindiğim minibüs şoförü binen yolculara o günden itibaren asfalt çalışması gereği güzergâhın değiştiğini söyledi.

Bu gün 18 Haziran 2008 yine aynı güzergâhtayım. Gidiş ve geliş güzergâhı olmak üzere toplam 4 km yol trafiğe açılmıştı?

Dayanamadım Emniyet Genel Müdürlüğü önünde indim. Ahmet Bahçıvan döneminden kalma asfalt ilgisi nedeni ile asfaltı inceledim. Asfalt ekibi halen oradaydı. Son rötuşları yapıyordu. Orta refüjler bitmediği için dökülen asfaltın kalitesi, şekli, şemalı ve kalınlığı çıplak gözle görülecek düzeydeydi.

Bazalt agrega ( Urfa halkının tabiri ile kırılmış kara taş ) kullanılmıştı. İnceleme yaptığımı gören bir asfalt ekibi görevlisi yanıma yaklaştı. Merhaba dedi ve sordu. ? İsterseniz sizi yaptığımız asfalt konusunda bilgilendirebilirim.? İlgisine teşekkür ettim. Aslında inşaat mühendisi olduğumu ve branşımın da yol üzerine olduğunu söyleyince. Yanıma yaklaşan görevlinin meslektaşım olduğunu anladım. Başladık koyu bir asfalt muhabbetine?

Söz konusu yetkili, asfaltlama öncesi yaptıkları hazırlıkları anlattı. Çok hoşuma gitti. Olması gerekeni yapıp asfaltlama işine başlamış ve süresinde bitirmişlerdi.

Peki neydi bu kriterler. Onu da yazının sonundaki sorulardan öğrenebilirsiniz.

Evet. Meslektaşımla güzel bir muhabbet yaşamıştım. Sonrasında muhabbeti bitirmiş olmanın hoşnutluğu ile oradan ayrıldım. Minibüse bindim eve doğru yol aldım.

Yolda aklımdan geçen ve içimi kemiren sorular vardı.

Ankara belediyesi 40 cm kalınlığında otobanlarda kullanılan beton asfaltla yol yapıyordu. 4 km yolu 10 günde bitiriyordu. Yapılan asfaltın ömrünü de 20 yıl olarak açıklıyorlardı.

Urfa belediyesi de asfaltlama yapıyordu. Adeta siyaha boyanmış beyaz mıcır kullanıyordu. Bir aydır toplasanız 3 km etmez bir caddeyi bitiremiyordu.

Yapılan yolda kullanılan iş makine sayısı benim Urfa?da asfaltlama çalışmalarında gördüğüm makine sayısı ile aynıydı. Bir adet asfalt finşer makinesi, 2 tane silindir ve finşere asfalt taşıyan kamyonlar.

Urfa belediyesi de aynı makineleri kullanıyordu. Ama adeta halkın beynine asfalt dökercesine aynı sürede bitiremiyordu.

Evet, Gökçek?te Urfalı Fakıbaba?da hem de komşu sayılacak iki ilçemizin insanlarıydılar. Gökçek, Halfetili ? Fakıbaba Birecikliydi. Ama aralarında fark vardı.

Biri işi ehline veriyordu. Eleştiriye açıktı. Hizmeti zamanında ve hızlı yapıyordu.

Diğeri ikide bir ?ekibim ekibim? diyor, eleştiriye tahammül edemiyor, gözü kendini alkışlayanlardan başkasını görmüyordu.

Şimdi yukarıdaki yaşanılanların ışığında,

Buradan Fakıbaba?ya sormak istiyorum.

1- Meşhur tek ana arterimiz olan Atatürk Bulvarı?nı asfaltlamadan önce ekibinizden yetkililer bir çalışma programı hazırladılar mı?

2- söz konusu bulvarda asfaltlama öncesi trafik yoğunluğu ve bu yoğunluğa göre yol üzerinde meydana gelecek hareketli yük hesaplarını, yapılacak asfalt öncesi rapor halinde encümenlere sundular mı?

3- yapılacak asfaltlama öncesi ilgili yol güzergâhı üzerinde önümüzdeki 5 yıl için her türlü altyapı çalışmaları bittimi.

4- uygulanacak asfalt için, laboratuar testleri yapıldı mı?

5- asfaltlamanın süresinde bitirilebilmesi için diğer resmi ( karayolları vb.) kurumlardan araç gereç, teknik destek için girişimler, yazışmalar yapıldı mı?

6- uygulanan asfaltta hangi hesaplamalar gereği beyaz ( kalker) mıcır kullanıldı.

7- yapılan asfaltlamanın ömrü yaptığınız standarta göre ne kadar süredir.

Evet kafamı kemiren sorular bunlar. Umarım daha öncesinde olduğu gibi kent bilgi sistemi konusunda sorduğumuz sorulara Fakıbaba tekziple verdiği cevap yerine bu kez sorularımızı yanıtlar. Bizi dolayısı ile de Urfa halkını rahatlatır.

Hayatı doğruları ve Urfa?yı seven herkese saygılarımla

18 Haziran 2008 20:04

18 Şubat 2009 21:33

sibells
Yasaklı

Şimdi dumur ooldum Türkiye'de diğer nefret ettiğim unakıtan ve tpbaş ta urfalı mı acep?

18 Şubat 2009 21:38

SymphoRny
Yasaklı

unakıtan edirneli diye biliyorum:))

18 Şubat 2009 21:45

sibells
Yasaklı

Burda Urfa Belediye BAŞKANI Fakıbaba'yı eleştiren kişilerin;

urfa millet vekillerinin elinde oyuncak maket olmuş önceki Belediye başkanları ile kıyaslamalarını öneririm..

tabiki her zaman daha iyisi vardır.. Bu görüşe katılıyorum.. Ancak şimdiye kadarki Belediye Başkanları Urfa'daki iş sektörünü ve ihaleleri Millet vekillerinin avucuna sıkıştırmakla ve hiç bir kaynağı şehre aktarmayarak uyumalarıyla meşhurdular..

Bu eleştirilen Belediye Başkanı her gün sabah saat 5 te en ücra mahlleleri dolaşıyordu... En ücra sokaklar bile taş döşendi.. Çocuklar çamurdan mikroptan ve hastalıktan feragat etti.. Hastanelere 5 yıl önce gidenler şimdi bi daha gitsinler.. Daha tenha olduğuna tanığım..

7 Milletvekili Başbakanın ağzından girdi burnundan çıktı.. Ak partiden çıkardılar adamı.. Ki Fakıbaba yı göndermek için.. Niye halka faydalı diye.. Milletvekillerinin elinde maket olmadı diye.. Valiyi takmadı diye..

Urfa her zaman 5-10 milletvekilinin ve onlarının aşiretlerinin istimlakında mı kalacak???

Biri dur diyecektir ve halk ta ikiyüzlülük ve nankörlük etmezse.. Buna halk dur diyecektir!!!!!

18 Şubat 2009 21:53

sibells
Yasaklı

Yok efendim yol asfalt çalışmalarında rapor varmıymış yokmuymuş.. Asfaltı gördük raporu kaldı..

Caddelere yer yer sadece çukur olan bölgelere yama yapan belediye başkanları unutuldu..

Urfayı cennet edeceğim deyip plastik ışıklı ağaç dikenler unutuldu..

Fakıbaba günah keçisi oldu öylemi?

Görüp göreceğiniz bu adam.. bundan sonra kimi getirirlerse getirsinler Urfa bi gıdım ileri gitmez..

Bi kısım aşiretler iş sektörünü istimlak etsin ve ihaleler el altından milletvekillerinin bi tarafına sıkıştırılsın yeter değil mi?

Yemişim Urfayı?

18 Şubat 2009 21:57

398593

sibels seni ilk defa siyasi tartışmalrın içinde buldum

18 Şubat 2009 22:00

sibells
Yasaklı

Damarıma basan konular oldumu haliyle siyasete de el atmak durumunda kalıyorum..

Toplam 36 mesaj
ANKET
MEB'in politika üretebilmesi için, öğretmen atamalarının taşraya devredilmesini ister misiniz?