Oturum açOturum aç / Parola hatırlat Üye olÜye ol

  
Editörler : iren17Reverse
04 Haziran 2009 11:42  


Kuran-ı Kerimde insanın yaratılış aşamalarını rabbim ne güzel anlatmış.

Gerçekten de insanı karışımlı bir damla sudan yarattık. Onu deniyoruz. Bu yüzden onu işiten ve gören yaptık. (76 İnsan Suresi, 2 ) İnsanoğlunun yeryüzündeki yaşamı bir damla karmaşık sudaki tek bir sperm ile başlıyor. Bu tohum anne rahminde şekillenerek, dokuları, organları, sistemleri olan mükemmel bir organizmaya dönüşüyor ve hayatını tek başına sürdürebilecek hale geliyor. Bu oluşum yakından görmek Rabbimizin eşsiz yaratışına şahit olmamızı sağlıyor.İnsanın anne karnında oluşmasının evrenleri de Kuran?da detaylı olarak bildirilmiştir. Bunlardan ilki yumurta ile spermin birleşmesiyle oluşan zigotun anne rahmine asılması hakkındadır. Ayette zigotun bu durumu şöyle tasvir edilmektedir: Sonra onu dayanıklı bir karar yerinde bir damlacık haline getirdik. Sonra o damlacığı asılıp tutunan bir şeye dönüştürdük? (23 Müminun Suresi, 13-14) Kuran?da insanın yaratılışını anlatan Mürselat suresindeki ayette anne rahminin sağlamlığından söz edilir: Sizi bayağı bir sudan yaratmadık mı? Ve sonra dayanıklı bir yere yerleştirdik. Bilinen bir süreye kadar (77 Mürselat Suresi, 20-22) Teknolojik imkanların artmasıyla insan vücudu daha rahat incelenebilmekte ve anne karnında çocuğun gelişimi gözlemlenebilmektedir. Yapılan araştırmalar anne rahminin özelliklerini ortaya koymuş ve ayette belirtildiği gibi bebek için özel tasarlanmış korunaklı bir yer olduğu anlaşılmıştır. Kuran?da insanın anne karnında oluşumu son derece dikkat çekici bir şekilde ifade edilmektedir. Müminin suresinde bu oluşumun sırası şöyle bildirilmektedir: Sonra o damlacığı asılıp tutunan bir şeye dönüştürdük. Sonra asılıp tutunan şeyi, bir çiğnemlik et parçası haline getirdik. Sonra bir çiğnemlik et parçasını, kemik olarak yarattık. Sonra kemiğe et giydirdik. (23 Müminun Suresi, 14) Embriyonun değişimi esnasında et parçasının kemik olarak yaratıldığını ve daha sonra bu kemiklere et giydirildiğini bu ayette Yüce Allah çok açık bir şekilde ifade etmektedir. Aynı durum başka bir ayette de şöyle ifade edilir. Kemiklere de bir bak. Nasıl yerli yerince düzenliyoruz onları ve sonra da onlara et giydiriyoruz? (2 Bakara Suresi, 259)

Özellikle bazı ateist çevreler, Kuran?a eleştiri getirmeye çalışırlarken, bu aşamalara itiraz edip kemikleşme olmasının ve daha sonradan bu kemiklere et giydirilmesinin bilimsel bir yaklaşım olmadığını iddia etmeye çalışırlar. Oysa durum çok farklıdır. Bugün modern embriyoloji Kuran?da bildirilen bu sıralamayı doğrulamaktadır. Embriyo, tıpkı Kuran?da bildirildiği gibi anne rahminde ilk başta bir et parçası haline gelir sonra bu kıkırdağa dönüşerek kemikleşir daha sonra kıkırdağın etrafını kas hücreleri sararak, ayetin ifadesi ile ?et giydirme? gerçekleşir

Kuran?da ceninin oluşumu hakkında verilen bilgilerden birisi de geçirdiği evreler hakkındadır. Ayette bu evrelerden söz edilirken Allah şöyle buyurmaktadır:??.Sizi annelerinizin karınlarında, üç karanlık içinde, bir yaratılıştan sonra (bir başka) yaratılışa (dönüştürüp) yaratmaktadır. İşte Rabbiniz olan Allah budur, mülk O?nundur. O?ndan başka ilah yoktur. Buna rağmen nasıl çevriliyorsunuz?? (39 Zümer Suresi, 6) Ayette görüldüğü gibi anne karnında 3 karanlık evreden söz edilmektedir. Bu 3 evrede insan, farklı yaratılışlardan geçirilmektedir.Gerçekten de Rahim için de döllenmeden sonra ceninin oluşumu incelendiğinde 3 farklı karanlık evrenin olduğu ve farklı yaratılışlardan geçirilerek insanın oluştuğu görülmektedir.

1. Fallop borusundaki bölge; bu bölge spermle yumurtanın birleştiği ve yumurtalığın rahime bağlı olduğu bölümdür. Bu birinci karanlık bölge dev karanlık bir tüneli andırmaktadır. İlk iki haftayı kapsayan bu aşama birinci trimester olarak anılır. Hücreler çoğalırken 3 tabaka oluştururlar ve organize olurlar.

2. Ceninin tutunarak gelişmeye başladığı rahim duvarının içindeki bölme. Burada bol kılcal damarların bulunduğu karanlık bir ormanı hatırlatır. Bu safhada hücre tabakalarından temel organlar çıkmaya başlar. İkinci hafta ile sekizinci hafta arasını kapsar.

3. Ceninin özel bir sıvı dolu kese içerisinde gelişmeyi sürdürdüğü bölge. Bu aşama ise karanlık bir deniz altını hatırlatır. Burada eller, yüz, ayaklar belirginleşmeye başlar. İnsanın dış görünümü ortaya çıkar. Sekizinci haftadan doğuma kadar olan safhadır. Buradan da görülebileceği gibi ceninin anne karnında oluşumu tıpkı ayette ifade edildiği gibi hem 3 karanlık aşamadan geçer, hem de bu aşamalar esnasında cenin farklı yaratılışlardan geçmektedir. Şimdiye kadar tüm diğer Kur?an mucizelerinde olduğu gibi, böyle bir bilginin günümüzden 14 asır önce bilimin gelişmediği, hiçbir teknolojik aracın olmadığı, mikroskop gibi, sonar gibi tarama aletlerinin bilinmediği bir dönemde bilinmesine imkan yoktur. Allah bizlere kendi kitabında bu bilgileri verirken, Kuran?ın kendi sözü olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır.

04 Haziran 2009 11:43

GİZEM-maliyeci

materyalist kardeşler bir okuyun da gerçeği inkardan vazgeçin artık

05 Haziran 2009 11:26

Rüştü ÖZDEMİR

Yaratılışta hep fiziki aşamaları anlatmışsınız. Başlangıçtaki ruh ve akıl eğitimini (kişilik eğitimi) de görelim mi. Kalubela'daki ilk aşamayı atlarsak diğerlerini anlama ve anlatmada sıkıntılar çekeriz. Mesela neden "ben sizin Rabbinizim, yürüyün!" demedi de "ben sizin rabbiniz değil miyim" diye soru ile başladı, düşündünüz mü. Türkiye'de 6-7 senedir uygulanan güya batı icadı "yapılandırmacı yaklaşım" insanın yaratılışında bizzat "Terbiye Edici" tarafından kullanılmıştır. Buldurma metodu yani.

Sonra huzurda meleklerle birlikte girilen sınavdan galip olarak çıkma da insanın yaratılışındaki önmeli merdivenlerden bir diğeridir. misalleri çoğaltmak mümkün. Kısaca Rab bizi çeşitli sınavlarla dünyaya hazır hale getirmiştir. Şimdi de dünya sınavında ahirete bir hazırlık söz konusudur.

07 Haziran 2009 08:21

Rüştü ÖZDEMİR

Niçin toprak pekiyi. Plastikten, demirden yaratamaz mıydı, zor muydu! Hayır. Öldüğümüzde beden topraktan olduğu için karışıp gidiyor toprağa, ne güzel. Plastik olsaydık sekizyüz sene çürümeyecektik. Yaşanmazdı dünyada herhalde. Rabbim herşeyin en iyisini, en güzelini tasarlamış ve yaratmış. Ne kadar şükretsek azdır.

29 Ocak 2010 19:44

armutsuyu

sağolasınız

29 Ocak 2010 19:52

Ebu_Cehil

Bu müslümanların zorlama-ittirme-kaktırma yorumlarıyla kurandan bilim çıkarma çabaları acaip hoşuma gidiyor..

Yahu şimdi vereceğim ayarı , ama bu defada biliyorum ki ;

"Kuran bilim kitabı değildir efendim" diyecekler ...:)

29 Ocak 2010 19:53

armutsuyu

Şom ağızlı yine meydana çıktı. Git sütünü iç yat sen ya..

29 Ocak 2010 19:55

minarebiliş

kim demiş ? kuran ''EVRENSEL'' kümeyi oluşturmaktadır.yok alt kümeymiş yok kesişmeymiş ...

29 Ocak 2010 20:06

TIBS.BECAYİŞ

GİZEM arkadaşım böyle güzel konularıbizimle paylaştığın için teşekkürler. Allah Razı olsun

04 Nisan 2012 01:31

dost571

Teşekkürler çok güzel bir konu. Artık ateistler baktılar baş edemiyorlar bu seferde uydurmaya başladılar yok şu şurda da var aha kanıt deyip kendileri metin yazmaya hiç olmayan şeyleri uydurarak iftira atmaya başladılar. Bunlara da dikkat edin kardeşlerim.

04 Nisan 2012 07:54

1isininnick

Güzel bir açıklama olmuş teşekkürler. Allah kulunun vücudunda yaratırken buna şahit olanlar hala gerçeği söyleyen kitaba iman etmeyecek, sadece var oluşunu evlatlarına mı "adayacak"? Evladım gülüyorsa tamam başka bir şey mühim değil anlayışı yanlıştır bencilliktir.

Kıble: Zor durumda başvurulacak yer (anlamınada gelir = Hüküm verici,öğretici Kuran].

2/145: Andolsun, sen kendilerine kitap verilenlere her türlü mucizeyi getirsen de, onlar yine senin kıblene uymazlar. Sen de onların kıblesine uyacak değilsin. Onlar birbirlerinin kıblesine de uymazlar. Andolsun, eğer sana gelen bunca ilimden sonra onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, o takdirde sen de mutlaka zalimlerden olursun.

Aslında birbirlerinin kıblesine derken birbirlerinin başvuru kaynaklarına da uymazlar diyor olmasın? Bu tıpkı mezhepçilerin birbirlerinin kitaplarına uymamasını anlatır. Biliyoruz ki mezhepleşme(gruplaşma) Kuranda yasaktır.

Bir çok kimse Kuran okumamış insanlardır. Bazı çekinceleri var elbette geneli hayatın güzelliklerinin doğrularını seçmek istememe hep yasak olanları istemedir işte bu yüzden gönülleri mühürlü olacaklardır.

içlerimde cevap bulamayan ama cevap almak içinse doğru yerde aramayan kimseler var o yüzden ilk evvel işittiklerinden emin olsak daha iyi olur Kuranı bir okusunlar Türkçe görsünler gerçeği..

Nahl/37: Sen onların doğru yola erişmelerine aşırı istek göstersen de şüphesiz Allah saptırdığı kimseyi doğru yola iletmez. Onların yardımcıları da yoktur.

04 Nisan 2012 08:30

geniusss

müthiş bir yazı. ibretlik. paylaşandan Allah razı olsun.

05 Nisan 2012 00:30

dost571

Bir de Kuran-ı Kerim'in en güzel yönü çok yönlü anlamlar içermesidir bu insanı hayretler içerisinde bırakır. Mesela insan yaratılışı anlatılırken alak kelimesi kullanılır ve bu kelimenin birçok anlamı vardır ki bunların hepsi bilime uyum sağlar en güzel anlatımı verir. Mesela bir anlamı asılıp tutunan şey demektir ki aynen bilime uymaktadır. Bir anlamı da yapışan şeydir ki aynen bilime uyar. Bir anlamıda sülüktür peki neden sülük ? Sülük yapışır bir şeylerden beslenir kanı emer burda da aynı şekilde anneden beslenmeyi veya muhtaçlığı acizliği vurgulamak için olabilir. Yani bunun gibi birçok şey var Kuran-ı Kerim gerçekten mükemmel gerçekten şahane tek kelime her şeyi karşılıyor. O kelimenin anlamını da başka hiçbir kelime karşılayamaz. ALLAH bizi kendisinden mahrum etmesin. Amin

Ben biraz özetledim. Detaylar için kaynak:

http://www.hayatname.com/forum/kurani_kerim/kan_pihtisi_mi_ask_mi_alakta_ki_sir-t7585.0.html;wap2=

Toplam 12 mesaj