Oturum açOturum aç / Parola hatırlat Üye olÜye ol

  
Editörler : a_durmazasayginhopali
02 Ağustos 2009 19:38  


yöntem ve teknikler

SINIF DIŞI ÖĞRETİM YÖNTEMLERİ

1-ÖDEVLER, "belli bir ders konusu veya ünitesi ile ilgili olarak öğrencilerden yapmaları istenen zihinsel ve bedensel çalışmalara" denir. Ödev, öğretmenler tarafından çocukların ders dışı zamanlarda hazırlamaları için verilen; bazen derse hazırlık ve çoğu kez de derste öğrenilenleri pekiştirme, genişletme ve tamamlamayı amaçlayan çalışmalardır.

2- GEZİ, okul ve sınıf içinde yapılan eğitsel çalışmaları tamamlamak ve yaşamla bağlantısını kurmak amacıyla yapılan planlı ziyaretlerdir. Olayları gerçek görünümüyle tanıma ve bilgilerini ilk kaynaktan elde etme amacıyla bu tekniğin kullanılması etkili olmaktadır.

3-GÖZLEM, bir olayı, bir nesneyi yada bir gerçeği iyi anlamak için bu olay, nesne ya da gerçeğin türlü belirti ve koşullarını izleme ve inceleme işidir. İnceleme ise; ela alınan bir konu ya da olayın özelliklerini ve ayrıntılarını tam olarak anlamaya çalışmak için yapılan yöntemli çalışmadır. İyi bir gözlem ya da, iyi bir incelemede, amaçlı ve planlı bir çalışmayı gerektirir.

4-SERGİ, bireylerin gezip görmesi, tanıması için uygun biçimde yerleştirilmiş cisimlerin ve sanat eserlerinin tümüdür.Eğitim açısından sergi, bir konunun tanıtılması ya da bir öğretim etkinliğinin başkalarına duyurulması amacıyla düzenlenen ve görme yoluyla öğrenmeyi sağlayan bir öğretim tekniğidir

5- GÖRÜŞME, Sözlü iletişimde bireylerin çeşitli konulardaki bilgi, düşünce ve tutamları ile bunların nedenlerinin soruşturulmasıdır. Bir başka ifadeyle görüşme, bir konu ya da bir sorunla ilgili bir kişinin ya da bir uzmanın görüşlerini alma işidir, yani soru sorarak veri toplamadır.Sınıf dışı etkinliklerde öğrenciler, çeşitli konularda uzman kişilere gidip bilgi almalarıyla görüşme tekniğinden yararlanabilirler.

YENİ PRADİGMALAR

Yansıtıcı Öğretim; başkalarına önem vermeyi ön plana çıkaran, öğretimde yapılandırmacılığı esas alan bir sorgulama yaklaşımı ve yaratıcı sorun çözme etkinlikleri bütünüdür. Yansıtıcı Öğretim; öğrenci duygularını ve kabiliyetlerini ön plana çıkaran, öğrenci öğretmen iletişimini arttıran, kalıcı öğrenme sağlayan, öğretmen ve öğrenci güdülenmesini arttıran, kişilerin kendi yetenek ve ilgilerini keşfetmesini sağlayan bir metottur.

Eleştirel düşünme, bilgiyi etkili bir biçimde elde etme, değerlendirme ve kullanma yeteneğidir. Yine eleştirel düşünme, yazılı ya da sözlü anlatımların belirli mantık kuralları çerçevesinde değerlendirilmesidir. Eleştirici düşünme, bir anlatımın anlamını bulmak, onun kabul edilmesine ya da reddedilmesine karar vermek demektir.

Aktif öğrenme, öğrenme psikolojisinde özel anlam taşıyacak şekilde algılanır hale gelmiştir ve genel olarak iki şekilde tanımlanır. Aktif öğrenme, öğrencinin kendi öğrenme süreci hakkında söz sahibi olduğu bir öğrenme şeklidir. Öğrencinin kendi bilişsel yetilerini zorlayarak yapılan öğrenme şeklidir.Aktif öğrenmede alınması gereken bazı karar ve sorumlulukların hepsi öğrenci tarafından üstlenilir. Daha alt seviyelerdeki aktif öğrenmede bu karar ve sorumluluklar, değişik ağırlıklarla öğrenci-öğretmen işbirliğiyle üstlenilir.

Yaratıcılık, olmayan bir şeyi hayal edebilme, bir şeyi herkesten farklı yollarla yapabilme ve yeni fikirler geliştirebilme yeteneğidir. Başka bir deyişle yaratıcılık herkesin gördüğü şeyi aynı görüp onunla ilgili farklı şeyler düşünebilmektir. Yaratıcılık günlük olaylara ve nesnelere herkesten farklı bakabilmek ve farklı yaklaşım tarzı geliştirebilmektir. Yaratıcılık, olağan, günlük şeylerin özel olmasını, özel şeylerin de daha çok günlük hayata girip doğal şeyler olmasını sağlar.

İnternet Tabanlı Eğitim, Internet'in öğrenme-öğretme sürecinde bir amaç olarak kullanılmasına Internet yoluyla öğretim denilir.Internet yoluyla öğretimde herhangi bir konu önceden hazırlanmış yazılımlarla sunulmaktadır. Internet yoluyla yapılan öğretimde; tekrar ettirme alıştırma yaptırma, kavram, yöntem, ilke ve yasaları öğretme, sorun çözme yollarını kavratma ve gözlem ya da deney yaptırma etkinliklerini gerçekleştirebilmektedir.

? 0 Yorum ? Yorum yaz! ? Bağlantı

17/6/2009 - Öğretim Yöntemleri ve Teknikleri

Kategori: Kpss Eğitim Bilimleri

ÖĞRETİM YÖNTEMLERİ:

· Anlatım yöntemi : Kürsü temelli

· Tartışma yöntemi: Demokratik beceriler

· Örnek olay yöntemi (Vaka Analizi): Olmuş ya da olası örnekler

· Gösterip- Yaptırma yöntemià Psikomotor beceriler

· Problem çözme yöntemià Bilimsel düşünme

· Proje yöntemi à Zihinsel senaryodan ürüne gitme

· Bireyselleştirilmiş öğretim: Oto-didaktik-oto-kontrol öğretim

·

ÖĞRETİM TEKNİKLERİ:

· Beyin Fırtınası (Buluş Fırtınası):Çağrışım, hayal gücü

· Gösteri (Demostrasyon) : Gör- işit

· Soru -Cevap Tekniği (Katehetik Teknik): Soru- Cevap

· Rol Oynama Yöntemi: Empati, sosyal beceri ve duygular

· Drama : Yaratıcılık, canlandırma

· Benzetim (Simülasyon- Benzetişim) : Öğrenmede risk- tehlikeli durumlar, modelleme

· Mikro Öğretim Tekniği (Öğretmen Yetiştirme Süreci) : Öğretmen adayı, kamera

· Altı Şapka Düşünme Tekniği: Lateral (yanal) düşünme, farklı görüşler- renkler

· Eğitsel Oyunlar:Ders dışı (dersle ilgili) eğlenceli etkinlikler

· Görüş Geliştirme: Çelişki, zıt ve kutup

· Deney Tekniği: Bilimsel gerçeğin sınanması, kontrollü ortam

· Bireyselleştirilmiş Öğretim (Keller Planı): Homojen Gruplar

· Programlı Öğretim: Davranışçı, bireysel, açık öğretim

· Eğitsel Gezi: Birincil kaynak

· Sergi Tekniği: Dokunsal paylaşım

· Görüşme Tekniği: Uzman-misafir

· Ödev Tekniği: Ders dışı etkinlikler, pekiştirme destekleme

Dr.Eren ARSLAN

? 1 Yorum ? Yorum yaz! ? Bağlantı

17/6/2009 - Eğitim Bilimleri:Tartışma Teknikleri

Kategori: Kpss Eğitim Bilimleri

1. BALIK KILÇIĞI (SEBEP- SONUÇ DİYAGRAMI)

Verilen bir sonuç (problem) ile bu sonucu etkileyen etkenler (sebepler) arasındaki ilişkiyi incelemek için kullanılır. Kurucusu K. Ishikawa'dır. "Ishikawa diyagramı" veya "Balık Kılcığı diyagramı" olarak da bilinir. Belirli bir sorunun ya da durumun olası nedenlerini belirlemek için kullanılan, çalışma grubunun sorunun içeriğine odaklanmasını sağlayan ve ayrıntılı bir neden-sonuç ilişkisi çıkarmayı hedefleyen bir uygulamadır. Uygulama yapılmadan önce sorun ifadesi bir kutucuğun içerisine yazılır. Sorunun temel nedenleri de yazıldıktan sonra her biri için "Bu neden oluştu?" sorusu sorulur ve yanıtlar ana nedenlerin alt nedenleri olarak yapılandırılır. Problemin temelinde yatan sebepleri bulmak için yapısal bir yaklaşım sunar.

2. 5N1K

Toplumsal olguların ve iyi yapılandırılmamış problemlerin çözümlenmesinde 5N1K kullanılabilir. Bu süreç, problemin iyice anlaşılmasına, problemle ilgili gerekli bilgilerin toplanılmasına çok büyük katkılar sağlayabilir. Bunun için aşağıdaki basamaklara göre işlem yapılabilir:

v Ne: Problem nedir?

v Niçin: Problem niçin ortaya çıktı?

v Ne zaman: Problem ne zaman ortaya çıktı?

v Nasıl: Problem nasıl ele alınabilir?

v Nerede: Problem nerede, nerelerde görüldü?

v Kim: Problemin sorumlusu, sorumluları kim?, Problemden kimden etkileniyor?

3. İLIŞKILER DİYAGRAMI

Karmaşık durumlarda sebepler/etkenler/problemler arasındaki mantıksal ilişkiyi belirlemeyi amaçlayan bir tekniktir.

4. ÇOKLU OYLAMA

Beyin fırtınası ile belirlenen fikirlerin en önemlilerini takımdaki herkesin eşit katılımına başvurarak tespit etmek için kullanılan bir tekniktir. Çoklu oylama tekniği bir karar verme tekniğidir. Uzun bir liste halindeki görüşlerin, sistemli bir oylama tekniği ile yönetilebilir sayıda görüşlere indirgenmesidir. Böylelikle grup halinde üretilen görüşlerden hangilerinin daha öncelikli olduğu ortaya çıkarılmış olur.

5. NOMİNAL GRUP TEKNİĞİ

Beyin fırtınası ya da bir başka şekilde üretilen çok sayıda görüşü eşit katılımı sağlayarak önem sırasına göre sıralamaya nominal grup tekniği denir. Takım üyeleri arasında görüş birliği sağlamak için kullanılan puanlama tekniğidir. Bu teknikte grup üyeleri arasında etkileşim oranı oldukça düşüktür. Grubun hızlı olarak bir karar birliğine varması için kullanılır.

6. GÜÇ ALANI ANALİZİ

Bir sorunun çözümünü destekleyen ve engelleyen güçlerin ortaya çıkartılarak pozitif etkenlerin güçlendirilmesi negatif etkenlerin yok edilmesi veya zayıflatılması için kullanılan bir tekniktir. İstenen değişikliğin tüm yönlerini görmeyi sağlar. İki güç vardır : a- Sürüci güç; değişikliğe zorlayan güçtür. b- Önleyici güç;hareketi engelleyen güçtür.

7. BENZERLİK DİYAGRAMI

Pek çok fikir, görüş, konu veya faaliyet içinde temel olanları bulmak, onları gruplandırmak ve organize etmeyi amaçlayan tekniktir.

8. İLİŞKİLENDİRME DİYAGRAMI

Takımın çok sayıda fikir üretebilmesi ve daha sonra bu fikirleri doğal bir şekilde gruplandırabilmesi ve özetlemesi için kullanılır. İlişkilendirme diyagramı sürecin tüm aşamalarında takımdaki herkesin yaratıcılığını teşvik eder. İletişim engellerinin kırılmasını sağlar.

9. AĞAÇ DİYAGRAMI

Belli bir hedefe ulaşmak amacıyla, yapılması gereken işlerin bir haritasını çıkarmaya yarayan tekniktir. Geniş bir hedefi daha detaylı seviyelere ayırmak için kullanılır. Belli bir amaca erişmek için izlenmesi gereken yolların, sistematik bir şekilde giderek artan bir detay düzeyinde grafiksel ifadesidir.

10. HİSTOGRAM (SIKLIK DİYAGRAMI)

Histogram elde edilen verilerin şema halinde gösterimidir. Histogram, ölçülebilir bir nitelik ile ilgili gözlem değerlerinin dağılımını gösteren bir çubuk grafiğidir. Bir problem hakkında toplanan verilerin belirli bir zaman içinde nasıl bir dağılıma veya değişkenliğe sahip olduğunu gösterir. Ortaya çıkan değişkenlik yorumlanarak soruna yol açan nedenlerin ortadan kaldırılması kolaylaştırılır. Histogramlar, ölçülebilir veriler için hazırlanabilir.

11. PARETO DİYAGRAMI

Bir konuda karar verebilmek için pareto analizi yapmak gerekmektedir. Sonuçların büyük bir çoğunluğunun, sebeplerin küçük bir yüzdesi yüzünden ortaya çıktığını savunan bir uygulamadır. "80/20 kuralı" olarak da adlandırılan bu teknik, "problemin %80'lik kısmını%20'lik aktivitenin neden olması ve bu önemli %20'lik payın üzerinde yoğunlaşılması" anlamına gelmektedir. Pareto diagramı, problemin tanımlanması ve yapılan iyileştirmenin seviyesinin ölçülmesi amacıyla kullanılabilecek önemli bir araçtır.

12. KONTROL ŞEMALARI

Yürütülen faaliyetlerin kabul edilebilir sınırlar içinde tamamlanıp tamamlanmadığını göstermek amacıyla kullanılır. Kabul edilebilir sınırlardan sapma sıklığı fazla ise süreçte bir problem olduğuna ve iyileştirilmesi gerektiğine karar verilebilir.

13. GANTT DİYAGRAMI

Bir projenin ya da çalışmanın gerçekleştirilmesi çerçevesinde, öngörülenlere göre gerçekleşenlerin izlenmesi amacıyla kullanılır.

14. İŞ AKIŞ DİYAGRAMI

Herhangi bir ürün veya servisi oluşturan olayların akışını belirlemek amacıyla kullanılır. Sürecin tüm adımlarını gösteren resimsel bir tanıtımdır. Akış diyagramı herhangi bir üretim ya da hizmet sürecindeki hataları, tekrarları ve yarar sağlamayan basamakları belirlemek için kullanılır. Bu belirleme işlemi sürecindeki gerçek ve ideal akışları karşılaştırılarak yapılır. Sürecin çeşitli adımlarının, diğer hangi adımlarla ilgili olduğunun belirler. Daha önce gözden kaçabilen problemin kaynağı olabilecek adımlar bulunabilir.

15. RADAR DİYAGRAMI

Organizasyonunu şimdiki performansı ile hedef performansı arasındaki farkı bir grafik üzerinde görebilmek için kullanılır. Güçlü ve iyileşmeye açık alanların görülmesini sağlar İyi kurulduğunda her kategorinin performansını sergiler. Takım üyelerinin organizasyonun performansı hakkındaki değişik görüşlerini ortaya çıkartır.

16-PUKÖ DÖNGÜSÜ (Planla-Uygula-Kontrol et-Önlem al)

PUKÖ döngüsü, iyileştirme için gerçekleştiren bir dizi faaliyettir. Çalışmalar mevcut durumun incelenmesi ve iyileştirme planı için veri toplanmasıyla başlar. Sorunun nedenleri araştırılır. Bu plan son halini aldığında, uygulamaya geçilir. Uygulama aşamasında, iyileştirme planları gerçekleştirilir. Bundan sonra, hedeflenen iyileştirmenin gerçekleşip gerçekleşmediğini görmek üzere, uygulama kontrol edilir. Sonuç başarılıysa uygulama standartlaştırılır ve böylece iyileştirmeyi desteklemek üzere yeni yöntemlerden sürekli olarak yararlanılır.

Dr.Eren ARSLAN

? 0 Yorum ? Yorum yaz! ? Bağlantı

17/6/2009 - Program Geliştirme Anahtar Kelimeler

Kategori: Kpss Eğitim Bilimleri

PROGRAM GELİŞTİRME ANAHTAR KELİMELER

STRATEJİLER

SUNUŞ: Öğretmen merkezli - Kavram haritaları - Asubel - Tümdengelim

BULUŞ: Öğrenci merkezli - Keşfediş - Tümevarım

ARAŞTIRMA İNCELEME: Öğrenci merkezli - problem çözme - Bilimsel tutum - Üst düzey beceri.

SUNUŞ

BULUŞ

ARAŞTIRMA İNCELEME

İŞBİRLİKÇİ (KUBAŞIK)

ÇOKLU ZEKA

YAPILANDIRMACI

PROGRAMLI ÖĞRETİM

TAM ÖĞRENME

OKULDA ÖĞRENME

TEMEL ÖĞRETME

ASUBEL

BRUNER

SUCHMAN - DEWEY

VYGOTSKY

GARDNER

BONDER

SKİNNER

BLOOM

CARROLL

GLASER

YÖNTEMLER

ANLATIM: Klasik - Öğrenci pasif, öğretmen aktif - Dinlemeye dayalı

TARTIŞMA: Demokratik beceriler - Düşüncenin ifadesi - Kavrama ve uygulama

KÜÇÜK GRUP: Kümeler yoluyla tartışma

BÜYÜK GRUP: Öğretmen, öğrenci iletişimli - Öğretmen sorularıyla tartışma

PANEL: Değişik açılar ve farklı bakışlar

ZIT PANEL: Öğrenci, öğrenci iletişimli - Soru cevap grupları

KOLOKYUM: Öğrenci - Uzman

WORKSHOP ( ÇALIŞTAY ): Uzman ve deneyimli katılımcıların oluşturduğu grupla problem çözme

ARAMA KONFERANSI: Ortak akıl - Ortak iddia

MÜNAZARA: Tez - Antitez - İkna

SEMPOZYUM: Bilimsel akademik tebliğ - Bildiri

AÇIKOTURUM: Başkan - Başkandan söz alma ( Çeviz Kabuğu )

FORUM: Dinleyenlerin etkin katılım - Soru cevap ( Genç Bakış )

ÖRNEK OLAY ( VAKA ANALİZİ ): Yaşanmış ya da yaşanması olası senaryo çözümleme

PROJE: Zihinsel süreçlerden ürün elde etme - Yaratıcı - Tasarım - Üretken

PROBLEM ÇÖZME: Üst düzey düşünme - Çözümleme - Bilimsellik

GÖSTERİP YAPTIRMA: Psikomotor - Yaparak, yaşayarak - Öğretmen, öğrenci merkezli

BİREYSEL ÖĞRETİM YÖNTEMLERİ: Oto didaktik - Oto disiplin

TEKNİKLER

BEYİN FIRTINASI: Özgürlük - Çağrışım - Yaratıcılık ( EN SERBEST TEKNİK )

GÖSTERİ: Gör - İşit temelli - öğretmen merkezli - Canlandırma

SORU - CEVAP: Klasik - Öğretmenden öğrenciye etkileşim her aşamada kullanılır.

ROL YAPMA: Empati - Sosyal beceri - Hisler - Karakteri canlandırma

DRAMA: Yaratıcılık - Canlandırma - Hayal Gücü - Kendini ifade - Oyun

BENZETİM: Riskli - Maliyetli durumlu - Ortam gerçeği temsil etmeli

MİKRO: Öğretmen adayı - Video, kamera - Hizmet öncesi öğretmen yetiştirme

6 ŞAPKA: Renklerin dili - Karar verme - Farklı görüşler belirtme

EĞİTSEL OYUN: Tekrar - Rahat ve neşeli ortamlar - Rekabet yok öğretim var.

DENEY: Bilimsel bir gerçeği sınama - Kontrollü ortam - güvenlik tedbirleri

GÖRÜŞ GELİŞTİRME: Zıt, karşıt ve çelişkili konular- tamamen katılıyorum-hiç katılmıyorum aralığı

PROGRAMLI ÖĞRETİM: Hem davranışçı hem bireysel model, pekiştirme ilkeleri - KEBAB ( Küçük adımlara - Etkin Katılım - Bireysel hız - Anında düşünme - Başarı )

KELLER PLANI ( BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ ÖĞRETİM ): Homojen gruplar - Seviye grupları - Birleştirilmiş sınıflar

BDÖ ( Bilgisayar Destekli Öğretim ): Asosyalleşme - multimedya,ses, görsellik

EĞİTSEL GEZİ: İlk elden somut yaşantı

GÖZLEM: İzleme süreci

GÖRÜŞME: Misafir, davet, uzman kişinin ziyareti

SERGİ: Görerek ve dokunarak öğrenme - Ortak paylaşım - Bilim şenlikleri

ÖDEV: Ders dışı etkinlik - Pekiştirme - Tamamlama çalışmaları

KONUŞMA HALKASI: Empati - Duygu ve düşünceleri ayırt etme

İSTASYON: Başlanmış ve yarıda bırakılmış - Bende bir şeyler yapabilirim - Ekip ve takım olma hali

Dr.Eren ARSLAN

02 Ağustos 2009 19:44

ylmzksgn

Kolb Öğrenme Stili Modeli Murat PEKER*

GİRİŞ

Eğer bireylerin öğrenme sitillerinin ne olduğu belirlenirse, bireylerin nasıl öğrendiği ve nasıl bir öğretim tasarımı uygulanması gerektiği daha kolay bir şekilde anlaşılabilir1. Böylece öğretmen öncelikle kendisi için, sonra da öğrenci için buna uygun öğretim ortamları oluşturabilir. Öğrenme sitili araştırmaları 1940?lı yıllarda başlamış ve 1970?lerde yaygın bir şekilde kullanılmaya başlamıştır2. Guild?e göre eğitimcilerin yaygın olarak kullandığı üç farklı öğrenme sitili yaklaşımı vardır. Bunlardan birincisi; kişisel farkında olma görüşüdür. Bu aslında bütün öğrenme sitili kuramlarında dile getirilmektedir. Fakat Gregorc gibi bazı eğitimciler diğerlerinden daha fazla bir şekilde bunu vurgularlar. İkincisi; müfredat tasarımı ve öğretim süreçlerine uygulama görüşüdür. Bireylerin farklı yöntemlerde öğrendikleri bilindiğinde, çok yönlü öğretim modelleri kullanılabilir. Bu yaklaşımı benimseyen araştırmacılar, Kolb, McCarthy, Butler ve diğer bazı araştırmacılardır. Üçüncü yaklaşım; tanısal bakıştır. Bireylerin anahtar denebilecek öğrenme sitili ögeleri teşhis edilir ve mümkün olduğu kadar bu ögeler bireysel farklılıklar için hazırlanacak öğretim ve materyallerle eşleştirilir. Bu yaklaşımı benimseyenler arasında Rita Dunn, Kenneth Dunn, Marie Carbo gösterilebilir3.

YAŞANTISAL ÖĞRENME

Öğrenme sitili terimi, son yıllarda özellikle David A. Kolb?un ?Yaşantısal öğrenme kuramı? nın bir uzantısı olarak öğrenme terminolojisine girmiştir. Kolb?a göre bireyler kendi yaşantılarından, deneyimlerinden öğrenirler ve bu öğrenmenin sonuçları güvenli bir şekilde değerlendirilebilir. Yaşantısal öğrenme, kişisel gelişim ve öğrenme için seçim metodu olmuş, yaşantıya dayalı eğitim, kolejlerde ve üniversitelerde yaygın bir şekilde bir öğretim metodu olarak kabul edilir hâle gelmiştir4. Yaşantısal öğrenme, eğitim, iş ve kişisel gelişim arasında bağ olan bir çatıyı takip eder. Yaşantısal öğrenme, iş taleplerini tanımlayan ve eğitimsel amaçlara uyan bir sistem sunar ve yaşantısal öğrenme metotlarıyla sınıf ve gerçek dünya arasında geliştirilebilen bağlantıları vurgular.

Şekil 1. Eğitim, İş ve Kişisel Gelişim Bağları Olarak Yaşantısal Öğrenme (Kolb, 1984:4)

Kolb, yaşantısal öğrenmenin temelini oluştururken Pragmatizmin felsefik bakışından John Dewey, Gestalt psikolojisinin fenomenolojik bakışından Kurt Lewin ve rasyonalist bakıştan Fransız gelişim psikoloğu Jean Piaget?den etkilenmiştir. Piaget, zekâ ve zekânın nasıl geliştiği üzerine bilişsel gelişim süreci üzerinde odaklanmıştır. Piaget?nin kuramı zekânın yaşantıyla nasıl şekillendiğini tanımlar. Zekâ bireyin doğuştan olan içsel bir karakteri değildir, fakat birey ve bireyin çevresi arasındaki etkileşimin bir ürünü olarak artar. Piaget?den etkilenen en ünlü Amerikan psikoloğu Jerome Bruner, bir öğretim kuramı için bilimsel kuramları, bilişsel gelişim sürecini bilmenin büyümesinde görmüştür. Bilişsel gelişim aşamalarını bilmek, herhangi bir alandaki müfredat tasarımında, konu bilgisinin öğrencilere öğretilmesinde kolaylık sağlar. Bu doğrultuda yapılan çalışmalar, bilişsel gelişim kuramının prensiplerini kullanarak yaşantıya dayalı eğitim programlarının tasarımı üzerine odaklanmıştır5.

Lewin?in yaşantısal öğrenme modeline göre öğrenme, aşağıdaki şekilde görüldüğü gibi dört aşamada tasarlanan bir döngüdür.

Şekil 2. Lewin?in Yaşantısal Öğrenme Modeli (Kolb, 1984:21)

Mevcut somut yaşantılar, gözlem ve yansıma için temeldir. Bu gözlemler, sonuç çıkarılabilecek davranış için yeni anlamlardan teoriye kaynaştırılır, özümsenir. Bu anlamlar veya hipotezler yeni yaşantılar oluşturmak için çalışmada rehber olarak iş görür. Bu öğrenme modelinin iki önemli yönü vardır. Bunlardan birincisi, bu modelin soyut kavramları test etmek ve geçerliğini sağlamak için mevcut somut yaşantıları vurgulamasıdır. Mevcut kişisel yaşantı, öğrenme, soyut kavramları kişisel anlama ve aynı zamanda somutlaştırma, öğrenme süreci süresince oluşturulan fikirlerin geçerliğini ve anlamlarını test etmek için, referans noktasını paylaşmak için ilgi merkezidir. Bireyler bir yaşantıyı paylaştıklarında, o yaşantıyı somut ve soyut olarak tamamen paylaşırlar. Bu modelin ikinci önemli yönü, araştırma ve laboratuvar çalışmasının geri dönüt işlemlerine dayanmasıdır. Lewin ve onu destekleyenler, pek çok bireysel ve organizasyonel etkisizliğin, sonuçta yeterli geri dönüt işlemlerinin eksikliğinin bir uzantısı olduğuna inanmışlardır6.

John Dewey?in öğrenme modeli Lewin?in modeline oldukça benzerdir. Dewey?in öğrenme döngüsünde içtepi, gözlem, bilgi, düşünce aşamalarından oluşmaktadır. Bu modelde öğrenmenin gerçekleşmesi için, yaşantılar bireydeki içtepinin oluşmasına neden olur, bu içtepinin etkisiyle çevredeki şartlar gözlenir, geçmişteki benzer durumlarda ne olduğu bilinir, onların ne anlam ifade ettiğini görmek için gözlenen ve hatırlanan şeyleri birlikte düşünme sürecinden geçilir, sonuçta oluşan düşünce bireyde tekrar bir içtepinin oluşmasını sağlar ve öğrenme döngüsü devam eder7.

Piaget için yaşantının boyutları ve kavram, yansıma ve davranış yetişkin düşüncesinin gelişimi için temel oluşturmaktadır. Bebeklikten yetişkinliğe somut bir olağanüstü dünya görüşünden soyut bir yapıya, aktif bir ben merkezci görüşten yansıtıcı bir içselleştirilmiş bilgi moduna ilerlemektedir. Bu gelişimin sayesinde meydana gelen öğrenme süreci Dewey ve Lewin?in öğrenme modellerine benzer şekilde birey ve çevre arasındaki etkileşimin bir döngüsüdür. Piaget?nin terimlerindeki öğrenme için anahtar, yaşantı için kavramların veya şemaların uyumsama (yerleştirme) sürecinin ve varolan kavramlar ve şemaların içine dünyadan olayların ve yaşantıların özümsenmesi sürecinin karşılıklı etkileşiminde bulunur. Öğrenme bu iki sürecin dengelenmesiyle meydana gelmektedir. Uyumsama süreci özümseme sürecine baskın olduğunda bireyin çevresel baskılarla şekillenmesi yani taklit etmesi gerçekleşir. Özümseme süreci uyumsama sürecine baskın olduğunda çevresel gerçekleri dikkate almaksızın bireyin kendi kavram ve imajlarını empoze etmesi, yani hareket özgürlüğüne sahip olması söz konusudur. Bilişsel gelişim süreci somuttan soyuta, aktiften yansıtıcıya birbirini izleyen, her biri öncekini içine alan aşamalarda meydana gelen, özümseme ve uyumsama arasındaki bu sürekli işleme dayanır. Piaget, doğumdan 14-16 yaşa kadar ortaya çıkan, bilişsel gelişimin dört önemli aşamasını tanımlamaktadır. Birinci aşamada (0-2 yaş, duyusal-motor dönem) çocuğun öğrenme sitili baskın bir şekilde somut ve aktifitir. Öğrenme hissetme, dokunma, elle tutma yoluyla baskın bir şekilde en aktifdir. Temsil davranışa dayalıdır. Örneğin, ?bir çukur, kazmaktır?. Bu periyodun en büyük başarısı yönlendirilen amaç davranışın gelişimidir. Bu dönemde çocuk yerleştiren öğrenme sitiline sahiptir. İkinci aşamada (2-6 yaş, işlem öncesi dönem) çocuk kendi somut yönlendirmesine (orientation) sahip olur, fakat davranışlarını içselleştirmeye başladığı için yansıtıcı bir yönlendirme geliştirmeye başlar. Öğrenme, gözlemler ve imajların kullanılmasıyla baskın bir şekilde doğada ikoniktir. Bu aşamada çocuk değiştiren öğrenme sitiline sahiptir. Üçüncü aşamada (7-11 yaş, somut işlemler dönemi) yoğun bir şekilde soyut sembolik güçlerin gelişimi başlar. Bu aşamadaki öğrenme sınıf ve ilişkiler mantığıyla yönetilir. Bu aşamada çocuk tüme varımsal güçlerin gelişimiyle mevcut yaşantısal dünyasından bağımsızlığını artırır. Somut işlemler döneminde çocuğun öğrenme sitili özümseyen hâle gelir. Piaget?nin son bilişsel gelişim aşaması (12-15 yaş, soyut işlemler dönemi) ergenliğin başlangıcıyla gelir. Bu aşamada ergen somut işlemlere dayalı sembolik süreçten soyut işlemler dönemi olan temsili mantığın sembolik sürecine ilerler, daha aktif bir yönlendirmeye döner. Bu aşamada temel öğrenme sitili ayrıştırandır. Piaget?nin öğrenme ve bilişsel gelişim modeli aşağıdaki şekilde verilmiştir8.

Şekil 3. Piaget?nin Öğrenme ve Bilişsel Gelişim Modeli (Kolb, 1984:25)

Davranışçı sonuçlara zıt olarak öğrenme süreci üzerine olan vurgular, yaşantısal öğrenmeyi, geleneksel eğitimin idealist yaklaşımından ve Watson, Hull, Skinner ve diğerleri tarafından oluşturulan davranışçı öğrenme kuramlarından farklı kılar. Yaşantısal öğrenme kuramı, farklı bir varsayımlar grubundan ileri gelmektedir. Fikirler düşüncelerin sabit ve değişmeyen elemanları olmayıp, yaşantılar yoluyla tekrar tekrar oluşturulur. İncelenen üç öğrenme modelinde, öğrenme, kavramlar yoluyla çıkarılan ve yaşantı yoluyla sürekli olarak değiştirilen bir süreç olarak tanımlanmaktadır9.

Bilgi, sürekli olarak öğrenen bireyin yaşantılarından çıkarılır ve test edilir10. Öğrenme insana ilişkin en önemli uyum sağlama sürecidir. Öğrenme kavramı, yaygın olarak okullardaki sınıflarla bütünleştirildiğinden oldukça daha geniş bir anlam ifade etmektedir. Öğrenme, okullardan iş yerine, araştırma laboratuvarından yönetim kurulu odasına, kişisel ilişkilerde ve yerel market koridorlarında tüm insana ilişkin yer ve zamanlarda meydana gelir. Öğrenme çocukluktan ergenliğe, orta yaştan yaşlılığa hayatın her aşamasını kuşatır11.

Kolb?a göre yeni bilgi, beceriler veya tutumlar yaşantısal öğrenmenin dört biçimi içinde yer almasıyla gerçekleştirilebilir. Öğrencilerin etkin olabilmeleri için dört farklı yeteneğe ihtiyaçları vardır. Bunlar; somut yaşantı (concrete experience) (S.Y) yetenekleri, yansıtıcı gözlem (reflective observation) (Y.G) yetenekleri, soyut kavramsallaştırma (abstract conceptualization) (S.K) yetenekleri ve aktif yaşantı (active experimentation) (A.Y) yetenekleridir. Yani, öğrenciler önyargı olmaksızın kendilerini yeni yaşantılara açık tutabilmeli(S.Y), pek çok açıdan yaşantılarını gözlemleyebilmeli ve yansıtabilmeli(Y.G), gözlemlerini mantıksal olarak sağlam kuramlar içine oturtabilecekleri kavramlar oluşturabilmeli(S.K), problem çözme ve karar verme aşamalarında bu kuramları kullanabilmelidirler(A.Y). Kolb?e göre öğrenme sürecinin iki temel boyutu vardır. Bunlardan birincisi; soyut kavramsallaştırmadan somut yaşantıya uzanır, ikincisi; aktif yaşantıdan yansıtıcı gözleme uzanır12. Kolb öğrenme sitili modelinde somut yaşantı ve soyut kavramsallaştırma bireyin bilgiyi nasıl algıladığını, yansıtıcı gözlem ve aktif yaşantı bireyin bilgiyi nasıl işlediğini açıklar. Yani; Kolb öğrenme sitili modeline göre bireyler bilgiyi hissederek veya düşünerek algılar, izleyerek veya yaparak işlerler. Kolb, yaşantısal öğrenme kuramını, somut yaşantı, yansıtıcı gözlem, soyut kavramsallaştırma ve aktif yaşantı yeteneklerini içeren dört aşamalı bir döngü olarak tanımlamıştır13. Burada bireyin öğrenme sitilini tek bir yetenek belirlememektedir. Her bir bireyin öğrenme sitili, dört öğrenme yeteneğinin bileşenidir. 1976 yılında Kolb tarafından geliştirilen ve eleştiriler sonucunda yeniden 1985 yılında yine Kolb tarafından düzenlenen öğrenme sitili envanteri14ndeki puanlar, bireyin soyuttan somuta (SK-SY), aktiften yansıtıcıya (AY-YG) kadar farklı tercihlerini ortaya koymaktadır. Aşkar ve Akkoyunlu tarafından yapılan çalışmada Kolb öğrenme sitili envanterinin Türkiye?de uygulanabileceği belirtilmiştir15. Bireylerin puanları toplamı ile bireyin hangi öğrenme sitiline sahip olduğu belirlenir. Bu öğrenme sitilleri; değiştiren, özümseyen, ayrıştıran ve uyumsayan (yerleştiren) öğrenme sitilleridir16, 17, 18.

Değiştiren öğrenme sitiline sahip bireyler, somut yaşantı ve yansıtıcı gözlem öğrenme yeteneklerini kullanırlar. Hissederek ve izleyerek öğrenirler. Düşünceleri biçimlendirirken kendi duygu ve düşüncelerini gözönüne alırlar. Özümseyen öğrenme sitiline sahip bireyler, yansıtıcı gözlem ve soyut kavramsallaştırma öğrenme yeteneklerini kullanırlar. İzleyerek ve kavramlar yoluyla düşünerek öğrenirler. Bir şeyler öğrenirken soyut kavramlar ve fikirler üzerinde yoğunlaşırlar. Ayrıştıran öğrenme sitiline sahip bireyler, soyut kavramsallaştırma ve aktif yaşantı öğrenme yeteneklerini kullanırlar. Kavramlar yoluyla düşünerek ve yaparak öğrenirler. Problem çözme, karar verme, fikirlerin mantıksal analizi ve sistematik plânlama temel özellikleridir. Uyumsayan öğrenme sitiline sahip bireyler, aktif yaşantı ve somut yaşantı öğrenme yeteneklerini kullanırlar. Yaparak ve hissederek öğrenirler. Plânlama yapma, kararları yürütme ve yeni deneyimler içinde yer alma temel özellikleridir. Bu öğrenme sitillerine sahip bireylerin temel özellikleri aşağıda verilmiştir19,20.

Değiştiren (Divergent) Öğrenme Sitili

Değiştiren öğrenme sitiline sahip bireyler, somut yaşantı ve yansıtıcı gözlem öğrenme yetenekleri baskındır. Bu bireylerin en önemli özellikleri, düşünme yeteneği, anlam ve değerlerin farkında olmalarıdır. Bu bireylerin temel yeteneği, somut durumları pek çok açıdan gözden geçirmek ve ilişkileri anlamlı bir şekilde organize etmektir. Bu sitilde eylemden ziyade gözleyerek uyum sağlama vurgulanır. Bu bireyler, öğrenme durumunda sabırlı, nesnel, dikkatli yargıda bulunurlar, fakat bir eylemde bulunmaktan kaçınırlar. Düşünceleri biçimlendirirken kendi duygu ve düşüncelerini dikkate alırlar. Bu öğrenme sitiline değiştiren denmesinin nedeni, bu sitile sahip bireyler, bir beyin fırtınası gibi alternatif fikirleri meydana getirmesinin istendiği durumlarda daha iyi performans göstermeleridir.

Özümseyen (Assimilator) Öğrenme Sitili

Özümseyen öğrenme sitiline sahip bireylerin baskın olduğu öğrenme yetenekleri, soyut kavramsallaştırma ve yansıtıcı gözlemdir. Bu bireylerin en önemli özellikleri, kavramsal modelleri oluşturma yeteneklerinin olmasıdır. Ayrıştıran öğrenme sitiline sahip bireylerdeki gibi, bu bireyler de sosyal konular üzerine daha az odaklanırlar, soyut kavramlar ve fikirlerle daha çok ilgilidirler. Fikirler bu bireylerin pratik değerleriyle daha az yargılanırlar. Burada kuramların mantıksal olarak sağlam ve kesin olması daha önemlidir. İzleyerek ve düşünerek öğrenme söz konusudur.

Ayrıştıran (Converger) Öğrenme Sitili

Ayrıştıran öğrenme sitiline sahip bireyler, temel olarak soyut kavramsallaştırma ve aktif yaşantı öğrenme yetenekleri baskın olan bireylerdir. Bu bireylerin en önemli özellikleri problem çözme, karar verme, fikirleri pratikte uygulama, fikirlerin mantıksal analizini yapma ve sistematik plânlama yapmadır. Bu öğrenme sitiline ayrıştıran denmesinin nedeni, bu sitile sahip bireyler bir soru veya bir problem için bir tek doğru cevap veya çözümün olduğu geleneksel (conventional) zekâ testleri gibi durumlarda en iyi olmalarıdır. Bu öğrenme sitilinde bilgi organize edilir, özel problemler üzerine odaklanılabilir. Bu bireyler hislerini ifade etmede kontrol altına alınabilirler. Sosyal ve bireyler arası konulardan ziyade problem çözme ve teknik konularda başarılıdırlar. Bireyler problem çözerken sistemli olarak plânlama yaparlar ve yaparak öğrenirler.

Yerleştiren (Accomodator) Öğrenme Sitili

Bu bireylerde, somut yaşantı ve aktif yaşantı öğrenme yetenekleri baskındır. En önemli özellikleri, bir şeyler yapma, plânlar yapma ve yeni deneyimler içinde yer almalarıdır. Bu sitilde, fırsat arama, risk alma, eylemde bulunma vurgulanır. Bu öğrenme sitiline yerleştiren denmesinin nedeni, bu sitile sahip bireyler, değişmelere karşı kendi kendilerine uyum sağlamak zorunda olduğu durumlar için en uygun olmalarıdır. Teori veya plânlar gerçeklere uymadığı durumlarda, yerleştiren sitile sahip bireyler en muhtemel olarak plân veya teoriyi terk ederler. Bu bireyler kendi analitik yeteneklerinden ziyade, bilgi için diğer insanlara son derece güvenirler, sezgisel bir deneme yanılma durumunda problem çözmeye meyillidirler. Bu bireyler insanlarla kolay ilişki kurabilirler, fakat bazen sabırsız gibi görünürler. Öğrenme durumunda bu bireyler açık fikirlidirler ve değişmelere karşı kolaylıkla uyum sağlarlar. Yaparak ve hissederek öğrenme söz konusudur.

Öğrencilerin öğrenme sitilleri bilindiğinde, kullanılabilecek öğretim stratejileri, öğretim yöntem ve teknikleri, gerekli öğretim materyalleri daha rahat bir şekilde seçilebilecektir. Bir sınıfta tek bir öğrenme sitiline sahip bireyler olmayıp her bir öğrenme sitiline sahip bireyler olabilir. Bu durumda tek bir öğrenme sitiline yönelik öğretim yerine her bir öğrenme sitiline hitabeden bir öğretim sunmak gerekir. Öğrenme sitili envanterini kullanarak öğretmenler öğrencilerinin öğrenme sitilleri hakkında bilgi sahibi olabilirler. Yapacakları eğitimde sadece bir gruba yönelik öğretimi değil sınıf içindeki her bir gruba yönelik öğretimi gerçekleştirebilirler. Bu şekilde sınıftaki başarı düzeyinin ortalama bir puan çevresinde olmasının sağlanabileceği, sınıfta başarılı ve başarısız öğrenciler arasında aşırı uçurumların ortadan kaldırılabileceği düşünülmektedir.

02 Ağustos 2009 20:01

ylmzksgn

YANSITICI ÖĞRETİM

YANSITICI ÖĞRETİM NEDİR?

?Yansıtıcı öğretim, başkalarının duygularına önem vermeyi ön plana çıkaran, öğretimde yapılandırmacılığı önemseyen bir sorgulama yaklaşımı ve yaratıcı sorun çözme etkinlikleri bütünüdür?

Dewey yansıtıcı düşünmeyi , herhangi bir

düşünce yada bilgiyi ve onun amaçladığı

sonuçlara ulaşmayı destekleyen bir bilgi

yapısını etkin, tutarlı ve dikkatli bir

biçimde düşünme olarak tanımlamaktadır

Bu tanımlardan yola çıkarak

yansıtıcı düşünmeyi; kişinin öğrenme

veya öğretme sürecini değerlendirip,

tespit ettiği hataları düzeltmesi olarak

tanımlayabiliriz.

Bilgi toplumlarında eğitimin görevi toplumu yeniden üretmek değil ?yeni toplum? üretmektir

FELSEFESİ

Yansıtıcı düşünce hem insan hem de

gerçeğin değiştiğine bu yüzden

bilgininde değiştiğine inanan pragmatik

felsefenin ilerlemecilik akımının

görüşleri ile örtüşen bir kavramdır

DEWEY (1992), YANSITICI DÜŞÜNMENİN

ANLAMINI DÖRT BOYUTTA SUNMUŞTUR

Yansıtıcı düşünmede görüşler arasında

anlamlı ilişkilere dayanan bir ardaşıklık

vardır.

Yansıtıcı düşünme, duyguları olumlu

duruma getirmeyi amaçlar.

Yansıtıcı düşünme, inancı olan bazı

temellere dayandırır.

Yansıtıcı düşünme, bir inancın

doğasına,koşullarına ve temellerine

ilişkin bilinçli bir araştırma yapmayı

gerektirir.

YANSITMA ALANLARI

Teknik alanda yansıtma;

Ölçülebilen sonuçlar üzerinde durulan yansıtma alanıdır.

Çözüm yolları uygulanması önemli

bir süreçtir, bu nedenle belirlenen çözüm

yollarının uygulanmasına izin verilmelidir.

Uygulamalı alanda yansıtma;

Uygulama alanında yansıtıcı düşünen birey hedef ve davranışlara ulaşılıp ulaşılmadığını ve bunların

nedenlerini anlamak için davranışları çözümler.

Bu alanda birey öğrenmeyi etkileyen dış

uyarıcılara karşı bilgi verir.

Eleştirel alanda yansıtma ;

Bu alanda ise birey, öğrenme sürecini etik açıdan ele alarak değerlendirir.

Özgünlük: Yaratıcılık özgün, sıradışı davranış ve ürünlerle dışavuran bir nitelik olarak tanımlanır.

YANSITICI DÜŞÜNMENİN

ÖĞRETMENE SAĞLADIĞI YARARLAR

Öğrenmeyi arttıran öğrenme

yaşantılarını yansıtmaya yönlendirir.

Sınıftaki olayları çözümleme ve anlama

yeteneğini geliştirir.

Etkili öğrenme ortamının oluşmasına

yardım ederek,sınıf yaşamını geliştirir.

Öğretmene kendi mesleki yaşamını

geliştirme imkanı sağlar.

YANSITICI DÜŞÜNEN

ÖĞRETMENİN ÖZELLİKLERİ

1-Öğretimini sürekli ve amaçlı düşünür.

Öğretmen eğitim hedeflerini,araç-gereçleri

ve yöntemlerini sürekli olarak gözden

geçirir.

2-Açık düşüncelidir. Uygulamalara karşı

soru ve tepkilere açıktır. Sınıf içi

uygulamaları sorgular.

3- Öğretimin sorumluluğunu alır.

Öğrencilerinin gereksinimlerinden

sorumludur, her öğrencisini sürekli

kontrol eder.

4- Öğretimini incelerken içten davranır.

Yansıtmayı önemser çünkü yansıtma

sayesinde nasıl bir öğretmen olduğunu

anlar

5- Yansıtıcı düşünen öğretmen geleceği

görür ve öğrencilerinde geleceği

görmesini sağlar.

6- Karşılaştığı problemleri mesleki

hayatını geliştirmek için bir fırsat olarak

görür.

7-Öğretmenliğe karşı olumlu tutum

sergiler.

8-Mesleki gelişimi için araştırma yapar,

kendini geliştirir.

9-Eleştiriye açıktır.

10- Yardımlaşma ve işbirliğine açıktır.

Yeniliğe Yatkınlık: Yeni ve değişik durumları denetim altına alabilen öğrenciler yeni düşünceler üretmeye de yatkındırlar.

Özerklik ve bağımsızlık yaratıcı insanların

en açık özelliklerinden biridir.

Yaratıcı insanlar cesur yürekli ve gözü pek olurlar.. Yanılmayı ve yenilmeyi göze alırlar.

YANSITICI DÜŞÜNMEYİ

GELİŞTİRME YAKLAŞIMLARI

Bu yaklaşımlar sayesinde öğretmen

öğrencilere zorluk çekmeden kılavuzluk

eder. Öğretmen öğrencilerin hazır

bulunuşluk seviyelerini , tutumlarını,

yeteneklerini bilirse hedefleri buna göre

seçer, etkinlikleri ve materyalleri buna

göre hazırlar. Bunun ötesinde öğretmenin

kendine ve öğrencilerin öğretmene

güveni artar, doğru iletişim kurulabilir

Özet olarak yansıtıcı öğretmen kime ,neyi

,niçin ve nasıl öğrettiğini bilir ve öğretim

etkinliğini değerlendirilir. Yansıtıcı

öğretmen mesleki gelişimi için herşeyi

öğrenmek ister.

YANSITICI ÖĞRETİMİN YARARLARI

Öğretimin genel niteliğini artırır.

Bilişsel gelişmenin yanısıra, duyuşsal ve devinişsel gelişmede kolaylık sağlar.

Öğrenci-öğretmen ve öğretmen-öğretmen etkileşimi artırır.

Sorunların, çatışmaların çözümünü doğallaştırıp kolaylaştırır.

Kişilerin kendi yeteneklerini ve ilgilerini keşfetmesini sağlar.

Öğretmenin öğrencilerini daha iyi tanımasını sağlar.

Öğretmenin dersini, öğrencilere ve kendi yeteneklerine göre planlamasını ve geliştirmesini sağlar.

Öğretmenler, karşılıklı deneyim ve görüş alışverişiyle, yalnızca kendi deneyimlerine dayalı olarak değil, başkalarının deneyimlerine ve görüşlerine dayalı olarak da kendi öğretme ve öğrenme süreçlerini kolaylaştırırlar.

Öğrencilerin ve öğretmenlerin güdüsünü artırır.

ÖĞRENCİLERE SORULABİLECEK SORULAR:

Bu dersten öğrendiğiniz en önemli üç şey nedir?

Bu ders, bundan sonra neyi yapmaya başlamaya karar vermenizi sağladı?

Bu ders, bundan sonra neyi yapmaktan vazgeçmeye karar vermenizi sağladı?

Bu ders, neyi yapmayı sürdürmeye karar vermenizi sağladı?

Bu dersten sonra, aklınıza takılan sorular nelerdir?

Derste yanıtlanmadığını düşündüğünüz sorular nelerdir?

Bu derste neleri öğrenmiş olmayı isterdiniz?

ÖĞRETMENLERİN YANITLAYABİLECEĞİ SORULAR:

Neleri etkili olarak yapabildim?

Öğretmen olarak en iyi özelliklerim nelerdir?

Neleri etkili olarak yapamadım?

Hangi özelliklerimi geliştirmem gerekiyor?

Acaba dersim neden etkili oldu/olmadı?

Hangi teknikleri kullandım/kullanmalıydım?

Önceden öngörmediğim hangi sorunlar ortaya çıktı? Hangi alternatif önlemleri alabilirdim?

Ders içeriğini, etkinlikleri ve materyali nasıl geliştirebilirim?

Dersi aynı derecede ya da daha etkili sunmak için başka alternatif yollar var mıdır?

Sınıf yönetimim ne derecede etkiliydi?

Öğrenci davranışları yönetimim ne kadar duyuşsal ve ne kadar etkilidir?

YANSITICI DÜŞÜNMEYİ GELİŞTİRİCİ

YAKLAŞIMLAR İSE ŞÖYLE SIRALANABİLİR;

1-Öğrenme yazıları

2-Kavram haritaları

3-Soru sorma

4- Kendine soru sorma

5-Anlaşmalı öğrenme

6-Kendini değerlendirme

1-ÖĞRENME YAZILARI

Öğrencilerin kişisel tepkilerini, sorularını,

duygularını, değişen görüşlerini,

düşüncelerini, öğrenme süreçleri ve içeriğine

ilişkin bilgilerini kaydettikleri materyallerdir.

Bu yazılarda yalnızca yaşantılar

tanımlanamaz, öğrenme üzerindeki açıklama,

çözümleme ve yansıtmalar yer alır.

Öğrenciler yazarken öğrenme süreci üzerinde

düşündüğünden yansıtma yükselir.

Bu süreçte öğrenciler öğrenmeye daha etkin

olarak katılır, dönütler alınabilir. Böylece

öğretmenler süreç ile ilgili etkinlikleri daha

doğru planlayabilir.

2-KAVRAM HARİTALARI

Kavram haritaları ile kavram görsel

yollarla öğretilirken kavramların öğrenme

düzeylerini öğrenme amaçlı kullanılabilir.

Öğrencilerin hazırladıkları kavram

haritaları değerlendirme sürecinde daha

değerlidir, öğrencilerin kavram haritası

hazırlamak için konu hakkında bilgi sahibi

olması gerekir,konu hakkındaki

eksiklerini fark eder

3-SORU SORMA

Öğrencinin öğretmene, öğretmenin

öğrencilere ve öğrencilerin birbirlerine

sordukları üst düzeyde düşünmeye

yönlendiren sorular yansıtıcı düşünmeyi

geliştirir,

Yansıtıcı düşünmeyi geliştirecek sorular

ders öncesi hazırlanmalı,değişik amaçlı

değişik sorular olmalı ve farklı bilişsel

basamaklarda hazırlanmalıdır.

4-KENDİNE SORU SORMA

Öğrenciler öğrenme süreçleri boyunca

kendilerine sordukları sorular ile süreci

değerlendirir. Sorulan sorular ile

öğrenciler neyi, ne zaman, neden ve

nasıl öğreneceklerine ve öğrendiklerine

karar verir ve eksiklerini tamamlar

5-ANLAŞMALI ÖĞRENME

Öğrencilerin öğrenme sürecine ilişkin

kararlara katılımıdır. Bu sürece katılan

öğrenciler öğrenme sürecinde daha etkili

olurlar. Anlaşmalar tüm sınıf yada

kümeler ile yapılabilir. Sözleşme

imzalama anlaşmalı öğrenmeye örnek

olabilir.

6-KENDİNİ DEĞERLENDİRME

Yansıtıcı düşünmeyi geliştirmek için

öğrencilere süreç içine ve sonunda

arkadaşlarını ve kendini değerlendirme

imkanı sağlanmalıdır. Bu süreç ile

öğrenci kendini geliştirir, değerlendirir ve

güdüler. Öğretmen kendini

değerlendirme sürecinde öğrenci ile

işbirliği yapar ve ona rehber olur.

YANSITICI DÜŞÜNMEYİ

GÖSTERME YOLLARI

Sözel yansıtma; Gerekli olduğunda kısa olarak kullanılmalıdır.

Açık uçlu sorular ile sözel

yansıtma sağlanır.

Küme çalışmaları

uygulanabilir,

Drama / Müzik; Öğrenme yaşantılarını

yansıtmak için mimik, jest,rol oynama ve

drama dan yararlanılabilir.

Öğrenci öğrenme

yaşantısına ilişkin duygularını müzikal olarak sunabilir.

Görsel sunumlar; Bu amaçla bir çok görsel materyal kullanabilir.

Örneğin gazeteler,

kalemler, karalama kağıdı , dergi resimleri

görsel sunu olarak kullanılabilir.

SONUÇ OLARAK;

Yansıtıcı öğretim yönteminde , öğrenciler

öğretim esnasında çevreyle ve birbirleriyle

etkileşimde bulunuyor ve birbirlerinin

öğrenimine yardım eder. Asla basit olmayan

dünyada onların yangılarını ve sevgilerini

arttırıyor. Öğretim demokratik ve saygılı

deneyimlerden oluşuyor. Öğretmenlerin,

öğretmede en çok zorluk çektiği,niyet, içtenlik,

bu yöntemin pratiklerinde yer alıyor. Kültürel,

psikolojik,politik öğrenme komplekslerinde

öğrenci ve öğretmenler ile birlikte öğrenmeyi

kolaylaştırıyor.

Bu bağlamda öğretmen Yansıtıcı yöntemi

uygularken; Öğrencilerle demokratik

çalışmaklarda bir araya gelmeli, öğrencilerle

eşit olduğunu göstermeli, Davranışlarında bir

öğretmen gibi değil bir arkadaş gibi davranmalı

Öğrencileri gruplar haline koymalı, onlara

yapacakları şeyleri küçük küçük anlatmalı,

onların dileklerini dinlemeli, onların sıralarında

oturmalı, köşelere gidip konuşmalıdır.

Yansıtıcı bir öğretmen öğrencileri ile göz

teması kurmalıdır. Bu deyimin manası

öğretmenin iyi bir gözlemci olmasıyla ilgilidir.

Öğrenciye faydası ise gözlendiğini bilen

öğrenci yanlış ve gereksiz davranışlardan

kaçınır

Öğrenci günlükleri, deneyimsel metotta

öğretmenlerin savundukları, öğrenme

kütüklerinin evrak çantalarıdır. Öğretmenler

teşvik ettikleri öğrencilerin kişiliklerine,

deneyimlerine inanırlar. Bu günlükler

sayesinde öğrencilerin hayatında ki dramatik

gelişmeler kalıcı öğrenmelere sebep olur. Bu

yöntem uygulanmasında öğretmen tatilde gibi

çalışmalı, değişik yerlerde ders yapmalı,

öğrenciler ile ilişkilerini kuvvetlendirmelidir.

Yine Yansıtmalı öğretimde duygular çok önemli

yer kaplar, Öğrencilerin soruları, araştırmaları,

duyguları ihmal edilirse sonraları kaos yaşanır.

Öğretmen Yansıtmalı sınıfta rolleri çok iyi

bilmekle öğrenciyle iletişimde çok önemli bir yol

edinmiş olur. Bu yöntemde öğretmen öğrenci

için çok önemli bir model görevi üstlenir, Bu

yüzden öğretmen kişiler arası ilişkileri çok iyi

bilen,dinamik,eşitlik yanlısı rolünü çok iyi

göstermelidir

Bir diğer faydalı yönü ise bu yöntemin, kritik

soruları tamamlamada, yapılandırmacı

öğretimde üst seviyeye çıkmada, yeni ideolojik

analizleri yapmada, yeni öğretim etkilerini

yaymada, profesyonel işbirliği

uygulamalarında, yeni öğretmen deneyimlerini

arttırmada, yapılandırmacılık araştırmalarında

ana konu olarak ön plana çıkmada etkili

olmasıdır

Yansıtıcı öğretimin, karma kültürlü, değişik ve

çeşitli öğretme çevrelerinde kullanılması,

örneklerle, süslerle, öğretmenin

karma kültürlerin kaynaşmasında etkilidir.

YANSITICI ÖĞRETİM

Kısaca, öğrenci duygularını ön plana

çıkaran, öğrenci öğretmen iletişimini

arttıran, kalıcı öğrenme sağlayan, öğrenci

kabiliyetlerini ortaya çıkaran,Öğretmen ve

öğrenci güdülenmesini arttıran, kişilerin

kendi yetenek ve ilgilerini keşfetmesini

sağlayan bu Yansıtmacı Öğretim Metodu,

diğer çağdaş metotlar gibi gelecek nesil

öğretmen ve öğrencilerinin başvurması

gereken önemli bir yoldur

02 Ağustos 2009 20:04

ylmzksgn

AKTİF ÖĞRENME

Aktif öğrenme bir öğretim modelidir. Son zamanlarda aktif öğrenmeye ilginin artma nedenlerini şöyle özetlenebilir:

Aktif öğrenme karmaşık öğrenmelere yatkın olan beynin çalışmasına uygundur ve beynin kapasitesinin gelişmesi için olanaklar sunar.

Aktif öğrenme öğretimin bireyselleştirilmesini kolaylaştırır.

Çağın gerektirdiği ömür boyu öğrenen insan yetiştirme ancak aktif öğrenme ile yetiştirilebilir. Yaşam boyu öğrenen insan sadece yalnızca etkili öğrenmekler ve öğrendiklerini etkili kullanmakla kalmaz okul dışında da öğrenmeye devam eder. Anlatılanların öğrenci tarafından aynen tekrar edilmesini gerektiren geleneksel yöntemler bu noktada etkisiz kalmaktadır.

Aktif öğrenme çok yönlü gelişim sağlayarak akademik başarıyı artırır. Güdü, tutum, kaygı gibi duyuşsal özelliklerle katılım, sınıf yönetimi gibi süreçleri olumlu yönde etkiler.

Ayrıca öğrencilerin iletişim, ekip çalışması, üst düzey düşünme becerileri gibi destekleyici öğrenme ürünlerini de geliştirmektedir.

AKTİF ÖĞRENME NEDİR?

Aktif öğrenme; öğrenenin öğrenme sürecinin sorumluluğunu taşıdığı, öğrenene öğrenme sürecinin çeşitli yönleriyle ilgili kararlar ve öz düzenleme yapma olanaklarının verildiği ve karmaşık öğretimsel işlerle öğrenenin öğrenme sırasında zihinsel yeteneklerini kullanmaya zorladığı bir bir öğrenme süreci, olarak tanımlanmaktadır.

Aktif öğrenmenin, öz düzenleme ve karmaşık öğretimsel işler olmak üzere iki koşulu vardır.

Öz düzenleme; öğrenenin kendi öğrenmesinin sorumluluğunu taşıması ve kendi öğrenmesi ile ilgili kendinin alması ve uygulamasıdır. Öğrenen birey neyi öğreneceği, zamanını nasıl kullanacağı, bu süreçte hangi stratejileri izleyeceği, nasıl yoğunlaşacağı gibi birçok konuda kararı kendisi verir. Aktif öğrenme teknikleri, öğrenenlere bu olanakları verecek şekilde tasarlanmıştır.

Örneğin, mevsimler konusunda köşelenme tekniği uygulandığında çocukların bol bol ön düzenleme yaptığı görülür. Çocuklar hangi mevsimi seçeceğine gerekçe hazırlarken ne zaman konuşacağına, ne zaman dinleyeceğine, örnek verip vermeyeceğine, soru sorup sormayacağına, yardım isteyip istemediğine, istiyorsa kimden isteyeceğine kendileri karar verir. Öğretmen ancak çocuklar amacın dışına çıktıkları zaman ya da yardıma gereksinim duydukları zaman devreye girer.

Örnek; Köşelenme tekniğinin mevsimler konusunda uygulama işlemleri

1.Sınıfta her bir mevsim için birer köşe ayrılması

2.Çocukların en olumlu buldukları mevsim köşesine gitmeleri

3.Aynı mevsimi seçenlerin, o mevsimi seçme nedenleri hakkında tartışmaları ve grup olarak gerekçe hazırlamaları

4.Grupların hazırladıkları gerekçeleri sınıfa sunmaları

5.Sunumlar hakkında tartışma bir sonuç çıkarma ve karar alma ( örneğin, her mevsimin olumlu ve olumsuz yanları vardır.)

Karmaşık öğretimsel işler : Öğrenme sürecinde çocuğun zihninin aktifleşmesini, öğrenilenlerin derinlemesine işlenmesini, analiz, sentez, değerlendirme gibi üst düzey düşünme süreçlerinin harekete geçmesini sağlar. Örneğin yukarıdaki mevsimler konusunu işleyen çocuklar, geleneksel yöntemlere göre öğretmen kontrolünde ders işleyen çocuklara göre daha fazla ve karmaşık düşünürler. Karşılaştırmalar ve değerlendirmeler yaparlar. Diğer çocukların düşüncelerini kabul eder ya da reddederler. Bu da bir değerlendirmedir.

Böyle uğraştırıcı işler öğrenmeyi hem eğlendiren hem geliştiren bir oyuna dönüştürür.

Aktif öğrenmenin koşullarının yerine getirilmesi ve temel düşüncelerin yaşama geçirilmesi için geliştirilmiş yüzlerce aktif öğrenme tekniği ve işi vardır. Öğretmenlere düşen bunların içinden eğitimsel amaçlara, konuya, süreye, öğrencilere ve olanaklara uygun olanları seçip uygulamaktır.

02 Ağustos 2009 20:08

ylmzksgn

http://www.rtb.com.tr/Pamukkale/Olcme_Degerlendirme_Sunum.ppt dosyasının html sürümüdür.

G o o g l e taradığı belgelerin otomatik olarak html sürümlerini oluşturur.

ÇOKLU ORTAMDA YAPILANDIRILMIŞ GRİD METODUYLA ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME

Sibel Balcı

sibel.balci@rtb.com.tr

Sibel Sarı

sibel.sari@rtb.com.tr

RtB EĞİTİM ÇÖZÜMLERİ

ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME

Ölçme ve değerlendirme, öğretim sürecinin vazgeçilmez iki ögesidir.

Ölçme, bir niteliğin sayısallaştırılması yani bireylerin, olayların ve eşyaların özelliklerinin gözlenip bu gözlem sonuçlarının sayısal olarak ifade edilmesi olarak tanımlanabilir.

ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME

Değerlendirme ise 2004 Fen ve Teknoloji Öğretim Programı?ndaki tanımıyla, ?öğretme ve öğrenmenin etkililiğini belirlemek amacı ile yapılan, eğitimle ilgili verilerin toplanmasını ve yorumlanmasını içeren çok adımlı, sistematik bir süreçtir?.

Değerlendirme, öğrencilere sadece not vermeyi değil, aynı zamanda öğrencinin geçirdiği süreçleri ve öğrencilerin eksikliklerini görmeyi de amaçlar.

FEN VE TEKNOLOJİ PROGRAMI

2004 Fen ve Teknoloji Programı yapılandırıcı anlayışı temel almıştır.

Yapılandırıcı anlayış, öğrenci merkezli öğrenme ve öğretme stratejilerini vurgulamaktadır.

Yapılandırıcı anlayış, öğrencilerin bireysel farklılıklarını dikkate alır ve öğrencilerin yeni aldığı bilgileri, sahip oldukları bilgilere ekleyerek kendilerine özgü biçimde yapılandırdığını öne sürer.

FEN VE TEKNOLOJİ PROGRAMI

Programdaki bu anlayış değişikliği göz önüne alındığında ölçme ve değerlendirmede de değişim kaçınılmazdır.

Yapılandırıcı anlayışa göre öğrencilere çoklu ölçme değerlendirme fırsatları sunulmalıdır.

Ölçme değerlendirme için kullanılacak olan soru tipleri çeşitlendirilmeli, geleneksel ölçme değerlendirme metodlarının yanı sıra alternatif ölçme değerlendirme metotları da kullanılmalıdır.

GELENEKSEL VE ALTERNATİF ÖLÇME DEĞERLENDİRME METODLARI

Alternatif Ölçme Değerlendirme Metodları

Performans değerlendirme

Ürün seçki dosyası (portfolyo)

Kavram haritaları

Yapılandırılmış grid

Tanılayıcı dallanmış ağaç

Kelime ilişkilendirme

Proje

Drama

Gösteri

Poster

Grup ve/veya akran değerlendirmesi

Kendi kendini değerlendirme

Geleneksel Ölçme Değerlendirme Metodları

Çoktan seçmeli sorular

Doğru yanlış soruları

Eşleştirme soruları

Tamamlama (boşluk doldurma) soruları

Kısa cevaplı sorular

Uzun cevaplı sorular

ALTERNATİF ÖLÇME DEĞERLENDİRME METODLARI

Alternatif ölçme değerlendirme metodları, öğrenciyi merkeze alan, sadece öğrenme ürününü değil öğrenme sürecini de değerlendiren metodlardır.

Bu metodlar, öğrenciler ve öğretmenler açısından daha verimli olmasına karşın geleneksel metodlardan daha fazla zaman harcamayı gerektirir.

Bu çalışmada öğrencilerin bilgi seviyeleri, eksiklikleri ve kavram yanılgılarını belirlemek için kullanılan alternatif ölçme değerlendirme metodlarından biri olan Yapılandındırılmış Grid üzerinde durulacak ve 5. sınıf ?Sürtünme? konusu için çoklu ortam ile hazırlanmış bir yapılandırılmış grid örneğine yer verilecektir.

YAPILANDIRILMIŞ GRİD

Bu tekniğin en önemli amacı, öğrencilerin bilgi seviyesini, eksikliklerini, ve kavram yanılgılarını tespit etmektir.

Bu teknikte, öğrencinin seviyesine uygun olarak 9 ya da 12 kutucuk hazırlanır.

Gridi hazırlamak üzere öğretmen, konuyla ilgili bir soru hazırlar ve sorunun yanıtını rastgele, kutucuklara yerleştirir.

Daha sonra ikinci soruyu hazırlar ve yine kutucuklara yanıtları yerleştirir. İkinci sorunun yanıtını teşkil eden kutucuklardan bir kısmı birinci soru için de geçerli olabilir.

YAPILANDIRILMIŞ GRİD

Öğrencilerden, her soru için doğru kutucuğu bulmaları ve kutucuk numaralarını mantıksal ve işlevsel olarak sıralamaları beklenir (Bahar, 2002).

Öğrencilerin verdiği cevap o konudaki bilgi seviyesini , bilgi eksikliğini, kavramsal bağları veya yanlış kavramları gösterir.

YAPILANDIRILMIŞ GRİD ÖRNEĞİ

YAPILANDIRILMIŞ GRİD ÖRNEĞİ

YAPILANDIRILMIŞ GRİD ÖRNEĞİ

YAPILANDIRILMIŞ GRİD ÖRNEĞİ

YAPILANDIRILMIŞ GRİD

-ANALİZİ-

Grid tekniğinin analiz yönteminde ise şu formül kullanılır:

C1/C2-C3/C4

C1= Doğru seçilen kutucuk sayısı

C2= Toplam doğru kutucuk sayısı

C3= Yanlış seçilen kutucuk sayısı

C4= Toplam yanlış kutucuk sayısı

YAPILANDIRILMIŞ GRİD

-ANALİZİ-

Bu formüle göre öğrencilerin puanları -1, 0 ve +1 arasında değişir. Bu puanı on üzerinden değerlendirmek için, önce negatifliği ortadan kaldırmak amacı ile bu puan 1 ile toplanır ve elde edilen sayı 5 ile çarpılır.

YAPILANDIRILMIŞ GRİD

-AVANTAJLARI-

Bu teknik ile hazırlanmış sorularda kutucukların içerisine kelimeler, resimler, sayılar, eşitlikler, tanımlar veya formüller konulabilir.

Hem doğru kutucukların seçimi, hem de bunların mantıksal sıraya dizilmesi konuyu çok iyi bilmeyi ve anlamayı gerektirir.

Yanlış seçilen kutucuklar öğrencilerin konu hakkındaki eksik veya yanlış bilgilerini ortaya çıkarır.

YAPILANDIRILMIŞ GRİD

-AVANTAJLARI-

Yapılandırılmış grid tekniğinde kısmi bilgi de değerlendirilir ve ödüllendirilir. Öğrenci seçtiği her doğru kutucuk için puan alır.

Bu teknikte çoktan seçmeli testlerin aksine doğru olmayan bilgiler sorulmaz; yani kutucuklardaki her bilgi bir soru için gerekli cevap olmayabilir; ama diğer bir soru için mutlaka cevap teşkil eder. Bu nedenle yanlış şıkları eleyerek doğru cevabı bulma stratejisi saf dışı edilmiş olur.

YAPILANDIRILMIŞ GRİD

-AVANTAJLARI-

Bu teknikte soru hazırlanması başlangıçta öğretmenler için biraz zahmetli olabilir, ama zamanla bu metot etkili bir biçimde kullanılabilir.

Hazırlanan sorular çok kısa zaman diliminde uygulanabilir.

SONUÇ

Anlama ?kişiye özeldir?. Öğrencilerin bilgisi öğretmenin bilgisi ile tamamıyla örtüşmez. Çünkü bilgi bilişsel yapıda halihazırda var olan bilgi ile yapılandırılır.

İki öğrencinin anlatılan bir konu üzerinde aynı şeyleri anlamaları mümkün değildir.

Bu sebeple, değerlendirme yapabilmek için, öğrenciye ne bildiğini serbestçe ortaya koyabilmesi için fırsatlar verilmeli çoklu ölçme ve değerlendirme soruları sorulmalıdır.

SONUÇ

Öğrencinin verdiği her yanlış cevabın, verdiği her bir doğru cevap kadar önemli olduğu dikkate alınmalıdır.

Sadece doğru cevabın dikkate alındığı bir değerlendirme yönteminden ziyade, yanlış cevapların da belirlenmesine yönelik metotların kullanılması ve yanlış kavramların arkasında yatan nedenlerin ortaya çıkarılması gerekmektedir

TEŞEKKÜR EDERİZ.

KAYNAKÇA

Bahar, M. (2002). Yapılandırılmış Grid Metodu İle Lise Öğrencilerinin Newton?un Hareket Yasası, İş, Güç ve Enerji Konusundaki Anlama Düzeyleri ve Hatalı Kavramalarının Tespiti. [Online]. 28 Ocak 2005 tarihinde World Wide Web? ten sağlanmıştır: http://www.fedu.metu.edu.tr/ufbmek-5/ozetler/d097.pdf

Bahar, M. (2001). Çoktan Seçmeli Testlere Eleştirel Bir Yaklaşım ve Alternatif Metotlar. Kuram ve Uygulamada Eğitim Bilimleri Dergisi, Haziran 2001

Korkmaz, H. (2004). Fen ve Teknoloji Eğitiminde Alternatif Değerlendirme Yaklaşımları. Yeryüzü Yayınevi, Ankara.

Kutlu, Ö. (2003). Cumhuriyetin 80. yılında: Ölçme ve Değerlendirme. Milli Eğitim Dergisi, Sayı: 160.

Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı (2004). İlköğretim Fen ve Teknoloji Dersi (4?5. Sınıflar) Öğretim Programı. M.E.B. Ankara

02 Ağustos 2009 20:11

ylmzksgn

V DİYAGRAMI

Öğrenme- öğretme sürecinin başında, süreç esnasında ve süreç sonunda, bazı kritik soruları cevaplandırarak, bilişsel düzeyde, daha anlamlı, derin ve kalıcı öğrenmenin gerçekleşeceği varsayımına dayanan bir tekniktir.

V ? diyagramı, kendi başına bir etkinlik olmayıp sınıf içi veya sınıf dışı bir etkinliğin daha iyi özümsenmesi ve anlamlandırılması için yardımcı bir araç gibi düşünülmelidir.

V diyagramları öğrencilerin araştırmalarını daha kapsamlı hâle getirmesini sağlayan bir değerlendirme tekniğidir.

V diyagramları, hemen her düzeydeki bütün etkinliklerde rahatça kullanılabilmesi, hazırlanma kolaylığının olması, etkinlik öncesi öğrencileri araştırmaya sevk etmesi, kavram öğretimine yardımcı olması ve kavram yanılgılarını tespit etme amacıyla kullanılır.

Öğrencilere bilgilerini daha iyi organize etme, daha etkili bir biçimde araştırma yapma ve öğrenmelerini sağlama için kullanılan bir ölçme değerlendirme uygulamasıdır.

V diyagramları etkinlikle birlikte hazırlanan aynı zamanda etkinliğin raporu olarak da kullanılabilen bir eğitim aracıdır.

V DİYAGRAMI

Bir araştırma konusunu (etkinliği) planlama, uygulama ve değerlendirme basamakları, başlama ? konunu içine dalma ? elde edilen verileri yorumlayıp bir sonuca vararak hayat ile ilişkilendirme şeklinde yorumlanarak, sürecin tamamı, bir V harfine benzetildiği için

? V ? diyagramı? adı uygun görülmüştür.

1-Vee diyagramı hazırlığına büyük bir ?V? harfinin çizimiyle başlanır.

2-Etkinliğe başlamadan önce kavramsal kısım (bildiklerimiz) hazırlanır.

A-Bu amaçla çeşitli ders kitaplarından yaralanılabilir.

B-Bildiklerimiz kısmının altına, etkinlik sonucuna ulaşmada yardımcı olacak teori ve ilkeler belirlenerek öğrencinin yazılı ifade etmesi sağlanır.

3-İlköğretim düzeyinde anahtar soru öğretmen tarafından belirlenir.

V DİYAGRAMI HAZIRLAMA

V ? diyagramları, belli bir konuyu verimli şekilde işlemek için, öğretmen tarafından sınıfa girmeden önce hazırlanıp eğitim kalitesine katkı için kullanılabileceği gibi, etkinlik sırasında öğrenciler tarafından da kullanılabilir.

Hatta, kitabın sınırlı bir bölümü veya bilimsel bir makale okurken de bu diyagram kullanılabilir.

Diyagramı doldurup tamamlamak için, etkinliğin niteliğine bağlı olarak, aşağıda verilen sorulara cevap aranır:

V DİYAGRAMLARINDA kavramsal ve etkinlik bölümlerinde bulunan başlıklar: Anahtar soru Araç ve gereçler Teoriler İlkeler Kavramlar neyi araştırıyoruz ve kayıtlar yer alır.

4-Etkinlik öncesinde etkinlikte kullanılacak araç ve gereçler diyagramdaki yerine yazılır.

A-Araç gereçlerin yazılacağı yer ?V? harfinin alt sivri ucudur.

5-Etkinlik yapılır ve bu etkinlik sırasında yapılacak ölçümler gözlemler ve sonuçlar etkinlik kısmında yer alan kayıtlar kısmına not edilir.

6-Kayıtlardan yararlanarak etkinlikte elde edilen sonuçlar ve yorumlar kayıtlar kısmının alt bölümüne yazılabilir.

DEĞERLENDİRME

Öğrencilerin hazırladığı V diyagramını değerlendirmek amacıyla;

Öğretmen;öğrencilerin seviyesine uygun cevap anahtarı olarak kullanılacak V diyagramı hazırlar.

Not kriterlerini belirler.

Hazırlamış olduğu cevap anahtarı ile öğrencilerin diyagramlarını karşılaştırır.

Öğrencinin çalışma sürecindeki performansını da göz önüne alarak değerlendirme yapar.

Kaynak:MENGEÇ

Yorum Yaz

Name (required)

Mail (will not be published) (required)

Website

Copyright © Türkçe ve Edebiyat Öğretmenleri | / edebiyat | Edebiyat| Öğretmen Forumu | Teknoloji Haberleri | balık | WordPress | | Tigopedia Reloaded 2.0

02 Ağustos 2009 20:18

ylmzksgn

http://mengen.meb.gov.tr/db/portfolyo_nedir.ppt dosyasının html sürümüdür.

G o o g l e taradığı belgelerin otomatik olarak html sürümlerini oluşturur.

PORTFOLYO NEDlR?

PORTFOLYO

PORTFÖY

TÜMEL DEĞERLENDİRME

ÜRÜN SEÇKİ DOSYASI

BİREYSEL GELİŞİM DOSYASI

PORTFOLYO, öğrencinin bir veya birkaç alanda gösterdiği gelişmeyi sergileyen çalışmaların AMAÇLI olarak biriktirilmesidir. Öğrencinin merkezde bulunduğu aktif bir süreçtir, paylaşım en önemli unsurudur. Paylaşım öğrencilerin öğrenme sürecinde diğer anahtar kişiler olan,

ÖĞRETMEN ? VELİ ? SINIF ARKADAŞLARI ile yer alan iletişimidir.

Aynı zamanda öğrencilerin eğitim süreci içerisinde geçtikleri aşamaların bileşimini sergiledikleri çalışmaların toplandığı dosyanın adıdır.

Öğrencinin kendi kendine öğrenmesi ile ilgili sorumluluk almasına yardımcı olmak amacıyla kullanılan bir alternatif değerlendirme tekniğidir.

Portfolyo genelde, öğrencinin bilgilerini, becerilerini, özel bir konuya karşı tutumlarını ve gelişimini öğretmen ve öğrenci tarafından sistemli ve organize birikimleri kullanarak takip etmesi olarak tanımlanır.

Portfolyo sınıf içindeki etkinlikler ve doğal ilişkiler sonucunda zenginleştirilen değerlendirilmelerle ilgilidir.

Portfolyo öğrencilerin çalışmalarından örnekleri toplamayı ve yansıtmayı içerir. Böylece hem programa yol gösterici rol oynar hem de otantik değerlendirmeler için elverişli olanaklar önerir.

Portfolyonun Amacı:

Öğrencinin gelişimini izleyebilmek

Öğrencinin kendi gelişimini izlemesine fırsat vermek

Öğrencinin zaman içerisindeki öğrenimlerini belgelemek

Öğrencinin gerçekte ne öğrendiğini ortaya koymak

Öğrencinin öz değerlendirme yapabilmesine fırsat vermek

Velilerle iletişimi, onlardan ?katılım ve geri bildirim almak yoluyla kolaylaştırmak

Bir sonraki yıllara öğrenci ile ilgili bilginin aktarılmasını sağlamak

ÖĞRENCİNİN ÖĞRENİMİ KONUSUNDA İNANDIRICI VE GERÇEKÇİ BİR KANITTIR.

ÖĞRENCİNİN NASIL ÖĞRENDİĞİNE DAİR İPUÇLARI VERİR.

ÖĞRENCİYE, ÖĞRETMENE, VELİYE VE OKULA GERİ BİLDİRİMDE BULUNUR.

Portfolyoda neler bulunur?

Bir portfolyoda öğrencinin yapmış olduğu çalışmanın değişik evrelerini içeren bir veya daha çok çalışma parçacıkları bulunabilir. Örneğin bir öğrencinin portfolyosunda raporları, akıl haritaları, çalışma kağıtları, test sonuçları mektupları, hikayeler, roman parçacıkları, şiir ve bir araştırmanın taslak, müsvette kağıtları ve bitmiş hali bulunabilir. Bir araştırma ödevi değerlendirilirken hem süreç içerisinde gerçekleşen çalışmalar (taslak, müsvedde kağıtları gibi) hem de son ürün, değerlendirme kapsamına alına bilinir.

Genellikle öğrenci kendi portfolyosunda bulunması gerekenlere karar verme işlemine dahil edilir. Bazen portfolyo, örnek alınacak parçaları tasvir etmek amacıyla bir vitrin olarak kullanılır.

Portfolyo Çalışmasında Öğretmen

Öğretmenin eğitim ? öğretim süreci içerisinde her bir öğrencinin, gelişimleri ile ilgili müsvedde, karalama, düzeltme ve sonuca giden performansını içeren geniş bir kaydının elinde olmasını sağlar.

Öğretmenler arasında öğretim materyallerinin ve tekniklerinin paylaşımına katkıda bulunur.

Başka sınıflardaki öğrencilerin çalışmalarını incelerken, öğretimle ilgili fikirlerini geliştirme olanağı bulur.

Bir öğrencinin bir bütün olarak gelişim aşamalarını izleme fırsatını elde eder.

Portfolyo Çalışmasında Öğrenci

Bir sınav kağıdı üzerindeki öğrenci başarısını değerlendirmek yerine bir öğretim süreci içerisinde öğrencinin gelişimini takip etmeyi mümkün kılar.

Bir öğrenme süreci içerisinde öğrencinin harcadığı zamanı, çalışmalarını, performansını, müsveddelerini, eksikliklerini ve düzeltmelerini ayrıntılı bir şekilde gösterir.

Öğrencinin müsveddeden, karalamalara ve düzeltmeye kadar çalışmasının her bölümünün önemli olduğunu ve birbiriyle ilişkili olduğunu fark etmesini sağlar.

Bir öğrenme ünitesi içerisindeki bir çok adımdan sonra öğrencideki gelişmeleri gösterir.

Öğrenci en iyi yaptığı çalışmaları bireysel gelişim dosyasına koymayı ve çalışmaları ile iftihar etmeyi, çalışma için daha fazla sorumluluk almayı öğrenir.

Öğrencinin kendi çalışmalarını değerlendirmesine rehberlik eder.

Öğrencinin yaratıcılığını geliştirmede daha bilinçli olmasını sağlar.

Portfolyo Çalışmasında Veli

Veli portfolyonun önemini çok iyi kavramalıdır. Portfolyo hiçbir zaman ?hangi öğrenci daha çok biliyor? sorusuna yanıt arayan standart ölçme-değerlendirmenin yerini almaz. Portfolyoda bu öğrenci ne biliyorun yanıtı aranır.

Türkiye?de PORTFOLYO yöntemini uygulayan okullarda bu çalışma genellikle iki basamakta yapılmaktadır.

ÇALIŞMA PORTFOLYOSU

SUNUM PORTFOLYOSU

ÇALIŞMA PORTFOLYOSU

Öğrenci tarafından gerçekleştirilen tüm etkinlikler bu çalışma portfolyosunun içerisinde sınıfta tutulur. Buna branş dersleri de dahil olmak üzere öğretim programının tüm alanlarında yapılan çalışmalar dahildir.

Tüm çalışmalar, hatta ele alınan kavramın öğrenci tarafından tam olarak anlaşılmadığını gösteren çalışmalar bile portfolyoya dahil edilir. Çalışma portfolyosu öğrenciye ve öğretmene güçlü ve zayıf noktalarla kanıtlar sunduğu için öğrencinin gereksinimlerini teşhis etmede kullanılır.

Okulun başlangıç tarihinden itibaren, 1,5 ? 2 ayın sonunda mesela kasım ayından geçerli olmak üzere her ayın son Cuma günü öğrencilerin çalışma portfolyoları eve gönderilir. Tüm çalışmaların bir sonraki Pazartesi günü iade edilmesi ve velilerin portfolyolardaki çalışmalarla ilgili geri bildirim veya en azından çalışmaları gördüklerine dair bir yorum yazmaları çalışmaların izlenmesi açısından bizler açısından son derece önemlidir.

SUNUM PORTFOLYOSU

Her öğrenci yıl boyunca kendisinin, öğretmeninin ve velisinin katkılarıyla oluşan bir sunum portfolyosuna sahiptir. Sunum portfolyosu, öğrenci profili yönünde gerçekleşen bir gelişimi ortaya koyar. Sunum portfolyosuna konulacak ürünler tüm ders alanlarını göz önüne serecek şeklide seçilir.

Çalışma portfolyosu okula iade edildikten sonra öğretmenler ve öğrenciler, çalışmaları tekrar gözden geçirip sunum portfolyosunda tutulacak çalışmaları seçerler.

Çalışma portfolyosu evde iken veliler çocuklarıyla birlikte, tamamlanmış çalışmaları seçerek sunum portfolyosuna katkıda bulunurlar. Sunum portfolyosu için seçilen çalışmalara aşağıdaki bilgileri içeren bir form iliştirilir:

Çalışmayı Seçen kişi (Öğrenci-Öğretmen-Veli)

Çalışma hangi ünite çerçevesinde yapıldıysa o ünitenin kısa başlığı veya tanımı

Niçin bu çalışmanın seçildiği

Bu çalışmayı tekrar yapacak olsaydın nasıl yapardın?

Yıl sonunda belirlenen bir tarihte, portfolyo çalışmasını yapan sınıfın öğrencileri, öğrencilerin liderliğinde gerçekleştirilen öğrenci-veli-öğretmen portfolyo görüşmelerinde sunum portfolyolarını velileri ile paylaşırlar.

PORTFOLYO DEĞERLENDİRME SÜRECİ

Portfolyo dosyasının değerlendirilmesinde herhangi bir standart olmamasına rağmen, bu yöntemin rubrikler ile değerlendirilmesini önermektedirler.

Rubrikler; değerlendirme kriterlerinin çok net anlaşıldığı, eğitimin hedefleri doğrultusunda hazırlanmış, kabul edilebilir ya da edilemez performansının sınırlarının öğrenciler ve öğretmenler için açıkça belirlenen kriter grubu ölçeğidir.

Sağlıklı değerlendirme yapabilmek için hedeflerin ne olması gerektiği ve standartlar açıkça belirlenmelidir. Önceden belirlenip, hem öğrenci hem de veliye bildirilen bu kriterler değerlendirmenin başlıca esasları olacaktır. Tüm kriterlerde müfredata uyumluluk dikkate alınmalıdır.

DEĞERLENDİRMEDE RUBRIC KULLANMANIN AVANTAJLARI:

Daha objektif ve tutarlı ölçmeye izin verir.

Öğrenci çalışmasının nasıl değerlendirileceğini ve ne beklendiğini açıkça görür.

Öğrenci kendi performansında kullanılacak kriter hakkında bilgi sahibi olduğundan daha rahat ilerleyebilir.

Eğitimin etkisine ilişkin dönüt vermede yardımcı olur.

Gelişmeyi ölçmek ve belgelemek için ölçütler sağlar.

Öğrencilerin portfolyo dosyalarını değerlendirmek için uygun zaman öğrencilerle birlikte kararlaştırılır. Değerlendirmede hem öğrenci, hem de öğretmenin kendisi aktif rol oynar. Öğrencilerin çalışmalarını kendilerinin değerlendirmesi sağlanırken örnek olarak şu sorular sorulabilir;

Portfolyonda gurur duyduğun, en iyisini yaptığına inandığın çalışma veya çalışmalarını gösterebilir misin?

Niçin gurur duyduğunu açıklar mısın?

Yeniden gözden geçirdiğin, ele aldığın çalışman oldu mu?

Yapmaktan çok zevk aldığın bir çalışman var mı? Niçin bu çalışmayı yapmaktan zevk aldın?

PORTFOLYO DEĞERLENDİRME KRİTERLERİ

Çalışmaların tamamlanmış olması

Yaratıcılık taşıması ve özgün olması

Anlamayı gösteren kanıtlar içermesi

Konu ve kavram hakkında bilgi

Bilginin doğruluğu

Başlanan işi bitirebilme

Ürün kalitesi

Alanlar arası geçişin görülmesi

Problem çözme

Şekil 1. Portföy Analiz Formu

Öğrenci Adı: ____________________________ Sınıf: _________

Öğretmen: ________________ Analiz Tarihi: _____________

Eğitim Hedefi: _____________________________________________

Nesnel

Nesnellikle İlgili Öğrencinin Süreç Örnekleri

Referanslar

____________________

____________________

____________________

Şekil 2. Portfolio Değerlendirme Formu

PORTFOLIO DEĞERLENDİRME FORMU

Gelişim Alanları

Nasıl Bir Gelişim Gösterdi?

Bilimsel Kavramlar

Bilimsel Süreç ve Kritik Düşünme

Becerileri

Bilimsel Muhakeme Becerisi

Bireysel ya da Grupla Çalışma

Becerisi

Özet:????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????.

Düşünceler:??????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????.

Ödev yeterli başlıklardan oluşmuş

Cümleler düzgün, yazım yanlışı yok

Görünüş ve geçerliği uygun

Sunulan örnekler yeterli ve etkili

Ödevin sunumunu farklı sorulara cevap verecek düzeyde hazırlamış

Kendi yorumunu kullanmış

Bütün konular öncelik ve ilgilere göre sunulmuş

Çözüm yolunda pratikliği

Tüm kaynakları kullanarak somut bir anlatım ve yöntem kullanmış

Adı Soyadı: Sınıf: Puan:

Ödevin Konusu:

Kabul edilemez 0

Zayıf 1

Geliştirilmeli 2

İyi 3

Çok İyi 4

ÖDEV SUNUMUNDA ÖĞRENCİYİ DEĞERLENDİRME ENVANTERİ

ÖDEV DEĞERLENDİRME KRİTERLERİ

KRİTERLER

1

2

3

4

Puan

Düzen

Sunulan bilgi takip edilemiyor

Bilgi ardışıklığı tam

İçerik

Bilgi içeriği yetersiz

Verilen bilgi mantıklı, enteresan

Gramer ve Yazım

Çok başarılı ifade

ÖDEV SUNUMU PUANLAMASI

Adı Soyadı: Öğretmen:

Tarih: Çalışmanın Başlığı:

KRİTERLER

4

Çok başarılı

3

Başarılı

2

Geliş tirilmeli

1

Başarısız

Puan

Vücut Dili

Göz Teması

Giriş ve Kapanış

YANSITICI SORGULAMA RUBRİĞİ

1. Bana ne yaptığını anlatır mısın?

2. Bunu nasıl düşündün?

3. Bu sana neyi hatırlatıyor?

4. Bunu destekleyen ne gibi kanıtların var?

5. Peki ya bunlar başka bir sırada gerçekleşseydi?

6. Eğer bu işe yaramasaydı ne yapardın?

7. Sence.....ve ........arasında bir ilişki var mı?

8. Buna yaklaşmanın bir diğer yolu nedir?

9. Bunu başka bir arkadaşına nasıl açıklardın?

10. Ne gibi değişiklikler yapmak isterdin?

YANSITICI SORGULAMA RUBRİĞİ

Kullanabileceğim başka yollar öğrendim mi?

Bir dahaki sefere benzer bir problemi ben çözebilir miyim?

İşe yaradı mı?

Nasıl Çözdü?

Bu neden bir problemdi?

PROBLEM:

ADI SOYADI............................... Sınıf.............. Tarih ..............

DEĞERLENDİRDİĞİ ÖĞRENCİNİN Adı Soyadı.................................

PROBLEM ÇÖZMEDE ÖĞRENCİNİN DİĞER BİR ÖĞRENCİYİ DEĞELENDİRME ÖLÇEĞİ

ÖĞRENCİNİN KENDİNİ DEĞERLENDİRMESİ

Bu çalışmada ki sorularda doğru cevap diye bir şey yok. Amacı bu çalışmadaki gelişiminle ilgili düşüncelerini öğrenebilmek Lütfen dürüst ol.boş bırakılan yere sorulara yorumunu ekle.

İFADELER

KATILIYORUM

KARARSIZIM

KATILMIYORUM

1. Bazen bir problemi çözmeye çalıştığımda ne yapacağımı bilemiyorum.

2. .... dersini seviyorum çünkü bir şeyleri ortaya çıkartabiliyorum.

3. Problem ne kadar zorsa o kadar çok çalışmaktan hoşlanıyorum.

4. Genelde problem çok zorsa çözmekten vazgeçerim.

5. En çok ... dersin ezber kısmını seviyorum.

6. ... dersi doğru cevabı bulmaktan daha fazla şey ifade ediyor.

7. Günlük yaşamda matematiğin çok kullanışlı olmadığını düşünüyorum.

8. Grupla çalışmaktansa yalnız çalışmayı tercih ederim.

9. Farklı farklı problem çözmektense aynı tip problem çözmeyi tercih ederim.

10. ... dersinden keyif alıyorum.

11. Bir problem için daima kolay bir yol vardır.

12. Daha küçükken ... dersini seviyordum ama şimdi zor geliyor.

Kendini nereye ait hissediyorsan oraya ?X? koy.

................ dersinde iyi değilim

nötr

.................. dersinde iyiyim

ÖĞRENCİNİN ENVANTERİ

ÖĞRENCİNİN KENDİNİ DEĞERLENDİRMESİ

Bu çalışmada ki sorularda doğru cevap diye bir şey yok. Amacı bu çalışmadaki gelişiminle ilgili düşüncelerini öğrenebilmek Lütfen dürüst ol.boş bırakılan yere sorulara yorumunu ekle.

İFADELER

KATILIYORUM

KARARSIZIM

KATILMIYORUM

1. Bazen bir problemi çözmeye çalıştığımda ne yapacağımı bilemiyorum.

2. .... dersini seviyorum çünkü bir şeyleri ortaya çıkartabiliyorum.

3. Problem ne kadar zorsa o kadar çok çalışmaktan hoşlanıyorum.

4. Genelde problem çok zorsa çözmekten vazgeçerim.

5. En çok ... dersin ezber kısmını seviyorum.

6. ... dersi doğru cevabı bulmaktan daha fazla şey ifade ediyor.

7. Günlük yaşamda matematiğin çok kullanışlı olmadığını düşünüyorum.

8. Grupla çalışmaktansa yalnız çalışmayı tercih ederim.

9. Farklı farklı problem çözmektense aynı tip problem çözmeyi tercih ederim.

10. ... dersinden keyif alıyorum.

11. Bir problem için daima kolay bir yol vardır.

12. Daha küçükken ... dersini seviyordum ama şimdi zor geliyor.

Kendini nereye ait hissediyorsan oraya ?X? koy.

................ dersinde iyi değilim

nötr

.................. dersinde iyiyim

ÖĞRENCİNİN ENVANTERİ

Bu çalışmada ki sorularda doğru cevap diye bir şey yok. Amacı bu çalışmadaki gelişiminle ilgili düşüncelerini öğrenebilmek Lütfen dürüst ol.boş bırakılan yere sorulara ait yorumunu ekle.

İFADELER

KATILIYORUM

KARARSIZIM

KATILMIYORUM

1. Bazen bir problemi çözmeye çalıştığımda ne yapacağımı bilemiyorum.

2. .... dersini seviyorum çünkü bir şeyleri ortaya çıkartabiliyorum.

3. Problem ne kadar zorsa o kadar çok çalışmaktan hoşlanıyorum.

4. Genelde problem çok zorsa çözmekten vazgeçerim.

5. En çok ... dersin ezber kısmını seviyorum.

6. ... dersi doğru cevabı bulmaktan daha fazla şey ifade ediyor.

7. Günlük yaşamda ................ dersinin çok kullanışlı olmadığını düşünüyorum.

8. Grupla çalışmaktansa yalnız çalışmayı tercih ederim.

9. Farklı farklı problem çözmektense aynı tip problem çözmeyi tercih ederim.

10. ... dersinden keyif alıyorum.

11. Bir problem için daima kolay bir yol vardır.

12. Daha küçükken ... dersini seviyordum ama şimdi zor geliyor.

Kendini nereye ait hissediyorsan oraya ?X? koy.

................ dersinde iyi değilim

nötr

.................. dersinde iyiyim

1

2

3

4

5

1

2

3

4

5

ÖĞRENCİNİN NOTLARI

Bana ............. dan bahset.

............... dan ne öğrendin?

Başka ne bilmek istersin?

Değiştirmek istediğin bir şey var mı?

Ne derece iyi yaptığını düşünüyorsun?

Başka olası çözümler var mı?

.............?yı nasıl, ne zaman ve nerede kullanabilirsin?

Problemin çözüm yolunu nasıl buldun?

............. Yapmanın başka yolunu söyleyebilir misin?

............ Olsaydı ne olurdu?

Yolunda gitmeyen bir sorun yaşadın mı?

..............?yı yaparken neler hissettin?

............ Hakkında ne düşünüyorsun?

Cevabın hakkında ne düşünüyorsun?

Bu ödevi yaparken yeni düşüncelerin oldu mu?

ÖĞRETMENİN NOTLARI

ÖĞRENCİNİN ADI SOYADI:

ÇALIŞMANIN KONUSU:

ÇALIŞMANIN HEDEFİ:

ÜRÜN

İLERLEME

DÜŞÜNCELER

02 Ağustos 2009 20:22

ylmzksgn

Rubrik (Performans değerlendirme Ölçeği ) nedir?

? Öğrenciye beklentileri ve kendi kendini değerlendirme kriterlerini gösteren bir bildirge formudur

? Rubrik bir puanlandırma sistemi değildir. Rubrik çalışması aslında kaliteyi neyin oluşturduğunu bulma dersidir.

? Performans Değerlendirme Ölçeği ile not verilmez.

? Öğrenciye kendi gelişimini takip etme fırsatı verir.

? Gerçek ve kalıcı öğrenme gerçekleşir.

? Başarıyı arttırır.

? Öğrencinin çalışmalarına yön vermesini sağlar.

? Eksikliklerin neler olduğunu ve bu eksiklikleri giderme yollarını gösterir.

? Kavrama, yorumlama, ilişkilendirme ve analiz etme zihinsel becerilerini geliştirir.

* Neden Performans Değerlendirme Ölçeği (Rubric) Uygulaması yapıyoruz?

? Temel anlamda ölçme, öğrencinin gelişimini anlamak için kanıt toplamaktır. Öğretmen bunun için çok çeşitli kanıtlar toplar.

? Geçmişte temel kanıt kaynağı standard testlerdi. Bugün ise birçok öğretmen öğrencilerinin performansını ölçmeye yönelmektedir.

? Standard testler öğrencilerin bilgilerini ölçmede faydalıdır.

? Öğrencinin bu yetenek ve bilgilerini ?gerçek hayatta? ve sorun çözmede kullanma becerilerini ölçmede yetersiz kalmaktadır.

? Başka bir deyişle, öğrencinin yorum yapma, kompozisyon, ve değerlendirme yeteneklerini ölçmede yetersizdir.

? Öğrenciler kaliteli, yüksek bir performansın ne olduğunu bildikleri zaman daha yüksek performans ve başarı gösterirler.

Rubrikle Neyi Ölçmeyi Amaçlıyoruz?

? Performans Değerlendirme Formu, belirtilen dönem sonunda öğrencide geliştirilmesi hedeflenen bilgi, beceri, tutum ve davranışları ve bunlarla ilgili kendisinden beklenen performans düzeylerini içerir.

? Performans Değerlendirme Formlarının Birinci bölümünde her ders için konular esas alınarak öğrencide geliştirmeyi amaçladığımız hedef ve davranışlar ve bunlarla ilgili beklenen performans düzeyleri yer alır.

? İkinci bölümde ise öğrencide geliştirmeyi amaçladığımız Öğrenme becerileri ve öğretmenin eğitsel gelişim açısından öğrencilere yapacakları yorum ve öneriler yer alır.

? OKS ve Özel Okullar Sınavı

? Performans Değerlendirme Ölçekleri ile her ders için hedeflenen bilgi düzeyindeki becerilerin yanında İlköğretim son sınıfı olan Sekizinci sınıfta yapılan İlköğretim öğrencilerinin Lise türlerine göre yerleştirildiği OKS ve Özel Okullar Sınavlarının ölçtüğü

? KAVRAM

? İlke ve genellemeleri kullanarak YORUMLAMA

? İLİŞKİLENDİRME

? ANALİZ ETME zihinsel becerilerini öğrencide değerlendirip geliştirmekte amaçlanır.

* Rubrik verileri Sonucunda nasıl bir destekleme çalışması yapıyoruz?

? Rubrik verileri sonucunda öğrencilerin zayıf ve güçlü olduğu konular belirlenip bu konular doğrultusunda eğitsel çalışmalar düzenlenir.

? ETÜT ? ÖZEL HEDEF YÖNELİMLİ GRUP ÇALIŞMALARI gibi çalışmalar yapılır.

? Öğrenciler rubrikleri kendi çalışmalarını düzenleyip analiz etmek için de kullanabilirler.

? Bu şekilde kendi kendini değerlendirme sürekli kullanıldığı zaman öğrenciler kendi gelişimleri için hangi alanlarda çalışmaya ihtiyaç duyduğunu öğrenmiş oluyorlar.

? Öğrencilerin Performansının ölçülmesi, öğrenci gelişimini yönlendirmek açısından daha kapsamlı bilgiler toplamamızı sağlar

? Her bir öğrenciyi doğru analiz edebilmek için öğretmenlere, danışmanlara ve diğer ilgili eğitimcilere daha çok kanıt ve geçerli bilgi verir.

? Öğrenci belli bir konuyu çalışmakla kalmayıp çalıştığı bilgileri çeşitli durumlarda kullanabilmelidir. Bunu yapabildikleri zaman öğretmen öğrencilerinin performanslarını daha doğru değerlendirebilir.

Kaynak: http://www.dogus.k12.tr/akd_olcme_de...dirme_perf.htm

6. SINIF FEN BİLGİSİ DERSİNDE RUBRİK YÖNTEMİYLE

ÖZDEĞERLENDİRME ÇALIŞMASI

Eğitimde, dünyadaki gelişmeler doğrultusunda, ülkemizde de yeni çalışmalar yapıldığı görülmektedir. İlköğretimden başlayarak müfredattaki yenilikler, öğrenci merkezli öğretim anlayışı, öğretmeni bir otorite merkezi olmaktan çıkarıp yol gösterici olmaya yönlendirmektedir. Burada, ?sadece öğretim yöntemlerinde değişiklik yapmak yeterli olacak mıdır?? sorusu gündeme gelmektedir. Bu kadar farklı öğretim yöntemi, alternatif değerlendirme yöntemlerini de beraberinde getirmektedir. Geleneksel yazılı ve sözlü değerlendirmelerde kazanımlara yönelik bir ürün değerlendirmesi yapılmakta ve öğrencinin gelişimi göz ardı edilmektedir. Buna alternatif olan değerlendirme yöntemlerinden biri de süreç değerlendirmede kullanılan rubrik çalışmalarıdır.

Rubrik, öğrencilerin çalışmalarını ölçmekte kullanılan otantik bir değerlendirmedir. Kullanım amacına göre çok çeşitli şekillerde yaratılabilen rubrikler, üç temel ortak özellik taşımaktadırlar:

1. Rubrik, belirlenen hedefi (davranış, performans, v.b.) ölçmeye odaklıdır.

2. Performansı belirlemede bir derecelendirme aralığı kullanılmaktadır.

3. Dereceyi belirleyen düzeylerde düzenlenmiş, özel performans karakterleri içermektedir (Picket ve Dodge, 2001).

Rubrik çalışmalarının bunu uygulayan öğretmenler için yararları şöyle sıralanabilir:

? Öğrenme hedeflerinin açık ve net olarak belirlenmesini ve bunların ortaya konulmasını sağlar,

? Öğrencilere bu hedeflerin doğru bir şekilde aktarılmasına yardım eder,

? Beklentilere uygun çalışma, proje ve aktivite hazırlanmasına rehberlik eder,

? Geri beslemelerin belirlenmesinde zaman kazandırır. Daha bireysel ve ayrıntılı geri besleme çalışması yapılmasına olanak sağlar.

Rubrik genellikle öğretmenlerin kullandığı bir değerlendirme aracı olarak düşünülmesine rağmen, aslında öğrencilerin kendi performanslarını değerlendirmesine olanak sağladığı için iyi bir alternatif ve otantik değerlendirme aracıdır. Öğrenciler rubrikteki bilgileri kullanarak, yapılan çalışmaları daha iyi anlayabilmekte ve ne yapmaları gerektiği konusunda daha net karar verebilmektedirler. Bunun sonucunda, öğrencilerden ?çalışmada benden ne istendiğini bilmiyordum? gibi sözlerin duyulma olasılığı azalmaktadır (Andrade, 2005). Rubrik uygulamalarında öğrencilerin özdeğerlendirmelerini yapmaları sağlanmaktadır. Böylece öğrenciler değerlendirme kavramına da farklı bir şekilde bakmaktadır. Rubrik ile, öğrencilerin değerlendirmeyi sadece ödül ya da ceza olarak değil, anlama ve kavrama kaynağı olarak görmesi sağlanmaktadır (Shepard 2000, 10). Rubrik sonucunda detaylı bir geri besleme hazırlama öğretmenler için daha kolay hale gelmektedir. Araştırmalar, özellikle öğrenciye yaptığı işteki güçlü ve zayıf olduğu durumlarla ilgili ayrıntılı bilgiler verdiğinde, geri beslemelerin öğrenmeyi arttırdığını göstermektedir (Black ve William, 1998). Buna bağlı olarak da, rubrik ile öğrenciler geri besleme uygulamalarını, çalışmalarını geliştirmek için kullanmaktadırlar.

Rubrik uygulamalarının veli açısından da olumlu getirileri vardır. Öğretmenler, velilerden çocuklarının yaptıkları çalışmaları takip etmelerini isterler (Fullan, 2001). Fakat birçok aile, bu çalışmalar sırasında çocuklarından beklenenler konusunda çok fazla bilgi sahibi olmadıklarından, bu konuda öğretmenlerin beklentilerine yeterli yanıt verememektedir. Rubrik uygulamaları sayesinde veliler de çocuklarıyla ilgili beklentilerden haberdar olmaktadır. Bu da öğrencilerin derse olan motivasyonlarını arttırıcı bir etki göstermektedir (Epstein, 1994, p.47).

Rubrik uygulamasının daha verimli olabilmesi için bazı noktalara dikkat edilmesi gerekmektedir. Öncelikle öğrenciler, rubrik uygulamasını ve kullanım amacını anlamaya ihtiyaç duymaktadır. Sınıfta rubrik uygulaması yapmadan önce rubriğin ne olduğu ve amacı açıklanmalı ve küçük bir uygulama yapılmalıdır. Öğrencilerin, değerlendirme yaparken her zaman çok iyi olmadıkları görülmektedir. Kendi arkadaşlarını değerlendirirken acımasız, kendilerini değerlendirirken aldatıcı olabilmektedirler. Bunun önüne geçmek için; öğrencilere çalışmanın değeri ve önemi iyi anlatılmalı ve pratik yapmaları sağlanmalıdır (Falchikov 1986). Diğer bir önemli nokta da rubriklerin sadece puan verme araçları olmadıklarıdır. Rubriklerin değerlendirme işlevleri olduğu kadar, öğrenme ve öğretme işlevleri de bulunmaktadır (Andrade 2005).

Rubrik, performans düzeylerinin çok çabuk ve net değerlendirilmesini sağladığından, hem öğretmenler hem de öğrenciler için değerli bir uygulamadır ve çok çeşitli aktivitelerin değerlendirilmesinde kullanılan bir araçtır. Sözlü sunumların, yazılı sunum ve poster çalışmalarının, projelerin, sınıf içi grup çalışmalarının, apantuar etkinliklerinin, ünite ve ders kazanımlarının değerlendirilmesi gibi birçok alanda kullanılmaktadır. Kulanım amacına göre öğretimden önce, öğretim sırasında ya da öğretimden sonra uygulaması yapılabilmektedir. Yapılış amaçlarına göre çeşitli düzenleme şekilleri olabilmektedir. Ama genel olarak rubrik çalışması sırasında, değerlendirilen işteki kriterler listelenmekte ve bu kriterlerin niteliği en iyiden kötüye doğru derecelendirilmektedir (Goodrich 1997, Popham 1997).

Bu çalışmanın amaçlarından biri öğrencinin kendinde eksik gördüğü yanları belirlemesini ve bu eksikliklerini kapatması doğrultusunda çalışma yapmasını sağlamaktır. Diğer bir amacı da öğretmenin öğrencisindeki gelişmeyi takip etmesini, işlenen dersin sınıfta ne derece kavrandığının belirlenmesini ve buna göre bir geri besleme çalışması hazırlanmasını sağlamaktır.

Sunulan örnek çalışmada kazanımların değerlendirilmesine yönelik rubrik uygulaması yapılmıştır. Çalışmadaki örneklemde 6. sınıf öğrencileri kullanılmıştır. Bu öğrencileri Fen Bilgisi dersi ?Canlının İç Yapısına Yolculuk? ünitesi, ?En Küçük Olanindan En Büyük Olanına Kadar Tüm Canlıların Yapısını oluşturan Birimiücre? konusunda edinmeleri gereken kazanımları değerlendirilmiştir. Kazanımlar, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenen temel kazanımlardır. Ayrıca zümre kararıyla belirlediğimiz ek kazanımlar da çalışmaya eklenmiştir. İlk adımda öğrencilerden bu kazanımları ne düzeyde edindikleri, dağıtılan kağıt aracışığıyla beşli Likert tipine göre belirlemeleri istenmiştir. Daha sonra çalışma toplanarak aynı kazanımlar öğretmen tarafından değerlendirilmiştir. Öğretmen değerlendirmesi yapıldıktan sonra çalışma kağıdı öğrencilere geri verilmiş ve velinin imzası istenerek velinin de kazanımlardan ve değerlendirmeden haberdar olması sağlanmıştır (Bkn Ek 1).

Çalışma sonunda öğrenci özdeğerlendirmesini yapmış, eksik ve güçlü yanlarını belirlemiş ve konuyla ilgili kazanımlarının neler olduğunu görmüştür. Öğretmen sınıf bazında beklenilen kazanımların ne düzeyde edinildiğini daha açık ve net olarak gözlemlemiş ve buna göre geri besleme çalışması yapmıştır. Kazanımlarda problem yaşayan öğrenciler bireysel olarak tespit edilmiş ve geri besleme çalışmaları buna göre düzenlenmiştir.

Kaynakça:

Picket, N ve Dodge, B. 2001. Rubrics for Web Lessons, http://edweb.sdsu.edu/webquest/rubrics/weblessons.htm

Andrade, H.G. (2005). Teaching with rubricshe good, the bad and the ugly. College Teaching 53(1): 27-30

Black,P., William, D. (1998). Inside the black box: Raising standarts through classroom assessment. Phi Delta apan 80(2): 139-148

02 Ağustos 2009 20:27

makbule ozcan

sağolun hocam bu bilgiler çok işimize yarayacak :)

02 Ağustos 2009 20:33

ylmzksgn

http://www.e-denetim.com/dosya/Gelenekselveyeniolcme.ppt dosyasının html sürümüdür.

G o o g l e taradığı belgelerin otomatik olarak html sürümlerini oluşturur.

Geleneksel

ve

Yeni Ölçme Değerlendirme Teknikleri

(Proje, Performans Değerlendirme, Portfolyo)

MELTEM ACAR

Geleneksel/Yeni Ölçme Değerlendirme Teknikleri

Geleneksel Ölçme ve Değerlendirme Teknikleri

Çoktan seçmeli testler

Doğru yanlış soruları

Eşleştirme soruları

Tamamlama (Boşluk doldurma) soruları

Kısa cevaplı yazılı yoklamalar

Uzun cevaplı yazılı yoklamalar

Soru-cevap

Yeni Ölçme ve Değerlendirme Teknikleri

Performans değerlendirme

Ürün seçki dosyası (Portfolyo)

Tanılayıcı dallanmış ağaç

Yapılandırılmış grid

Kavram haritaları

Kendi kendini değerlendirme

Grup ve/veya akran değerlendirmesi

Kelime ilişkilendirme

Proje

Drama

Görüşme

Yazılı raporlar

Gösteri

Poster

Geleneksel ölçme ve

değerlendirme yöntemleri

Öğretme ve öğrenmeden bağımsız bir değerlendirme

Ezbere, kolay öğrenilen bilgileri değerlendirme

Birbirinden bağımsız parçalı bilgileri değerlendirme

Bilimsel bilgiyi değerlendirme

Öğrencinin bilmediğini öğrenmek için değerlendirme

Dönem sonu değerlendirme etkinlikleri

Sadece öğretmenin değerlendirilmesi

Yeni ölçme ve

Değerlendirme

Yöntemleri

Öğretmenin ve öğrenme bir parçası olan değerlendirme

Anlamlı ve derin öğrenilen bilgileri değerlendirme

Birbirine bağlı, iyi yapılanmış bir bilgi ağını değerlendirme

Bilimsel anlamayı ve bilimsel mantığı değerlendirme

Öğrencinin ne anladığını öğrenmek amacı ile değerlendirme

Dönem boyunca devam eden değerlendirme etkinlikleri

Öğretmenle beraber grup değerlendirmesi ve kendi kendini değerlendirme

Geleneksel ölçme ve

değerlendirme yöntemleri

Çoktan Seçmeli Testler, Doğru- Yanlış Soruları, Kısa Cevaplı Yazılı Sorular, Uzun Cevaplı Yazılı Sınavlar, Eşleştirmeli Sorular

ÇOKTAN SEÇMELİ TESTLER

Bir soru kökü ifadesi ve buna bağlı olarak verilen birkaç çeldirici ve doğru cevaptan oluşan ifadelerin sunulmasıyla oluşturulan soru tiplerinden meydana gelir.

Kısa sürede çok sayıda davranış ve beceri ölçülebilir.

Puanlanması kolay ve objektiftir.

Özellikle üst düzey zihinsel becerilerin ölçülmesine yönelik çoktan seçmeli soruların hazırlanması zordur.

DOĞRU- YANLIŞ SORULARI

Verilen bir cümlenin, mevcut olan bilgilere bağlı olarak doğru mu yanlış mı olduğunun belirlenmesini gerektiren sorulardır.

Yani, tipik bir doğru- yanlış maddesi iki seçeneği olan bir seçmeli maddedir.

DOĞRU- YANLIŞ SORULARI

KISA CEVAPLI YAZILI SORULAR

Cevaplayıcının, bir kelime, bir rakam, bir ibare veya en çok bir cümle ile cevaplayabileceği maddelerden meydana gelmiş test tipidir.

Bu test çeşidi ayrıntılı cevap veya kompozisyon gerektiren yazılı yoklamalardan cevapların kısalığı ile, seçme veya sınıflama gerektiren testlerden ise, cevapların verilenler arasından seçilmeyip cevaplayıcı tarafından bulunması ve yazılması özelliği ile ayrılır.

UZUN CEVAPLI YAZILI SINAVLAR

Klasik tip, kompozisyon tipi sınavlar olarak da bilinmektedir.

Bu sınavlarda öğrenciye yazılı olarak soru sorulması ve ondan, sorunun cevabını düşünüp bularak düzenli bir biçimde yazması, istenir.

EŞLEŞTİRMELİ SORULAR

Bu soru tipinde üç öğe vardır:

1) eşleştirme yönergesi,

2) ifadeler listesi,

3) cevaplar listesi

Öğrencilerden, yönergeye uygun olarak

verilen ifade listesine cevaplarla eşleştirmesi

beklenir.

YENİ ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME YÖNTEMLERİ

Performans Değerlendirme

Portfolyo

Proje

Performans Değerlendirme

Öğrencilerin, öğrenme türleri gibi bireysel özellikleri dikkate alınarak, bunları eyleme dönüştürmelerini sağlayacak durum ve ödevlerdir.

Performans değerlendirme, öğrencilerin gerçek yaşam problemlerine akademik bilgilerini uygulayabilme ve bunu problem üzerinde gösterebilmeleri ile ilgilenir,

Öğrencilerin öğrendiklerini gerçek durumlarda göstermelerini sağlar.

Performans Değerlendirmenin Özellikleri

Performans değerlendirme, öğrencinin günlük yaşamındaki problemlerini çözmede yardımcı olur.

Değerlendirme süreç içine yayılmıştır, zamana bağlı değildir.

Gözlenebilen bir performans veya somut bir ürünle sonuçlanmaktadır.

Performans değerlendirmeyle öğrenciler, sınav saatleriyle sınırlandırılmaksızın geniş bir zaman diliminde çalışma ve tekrar yapma olanaklarına sahip olurlar.

Performans Değerlendirmenin Özellikleri

Performans değerlendirme, öğrencinin yeni bilgiyi yapılandırmasını gerektirir.

Performans ödevlerinde, tek bir cevap yoktur. Ödevi tamamlamak için değişik yollar bulunmaktadır. Bu nedenle iyi tanımlanmış bir ölçütle değerlendirilmelidir.

Başarılı bir değerlendirme yapmak için her bir performans ödevi bir dereceli puanlama anahtarı (rubric) ile eşleştirilmelidir.

Öğrenciler performans ödeviyle dereceli puanlama anahtarının bir örneğini alırlar. Böylece değerlendirme sürecinde, öğrenciler kendilerinden ne beklendiğini bilerek çalışmalarını ona göre yönlendirirler.

Performans Değerlendirmenin Aşamaları

Performans Ölçütlerinin Belirlenmesi

Amacın Belirlenmesi

Performansın ya da Ürünün

Gözlemlenebileceği Ortamı Oluşturma

Performansın Puanlanması

Performansa Dayalı Değerlendirme Sürecinde Kullanılabilecek Olan Etkinlik Türleri

Ürünler

Üst Düzey Düşünme Becerileri

Gözlenebilir Performanslar

Alışkanlıklar ve Sosyal Beceriler

PERFORMANS GÖREVİ ÖRNEĞİ

DİKKAT :

Bu sorunun yanıtı için öncelikle, dünyamızda yaşanan sorunların neler olduğunu belirleyiniz.

Bu sorulara neden olan ortak etkenleri düşünüz.

Daha sonra ne tür önlemler alacağınızı belirleyiniz ve alacağınız önlemleri gerekçelere dayandırınız

Uzayda yaşanabilecek yeni bir gezegen bulunduğunu ve bu gezegende yeni bir yaşam kurma görevinin de size verildiğini düşünün. Amacınız insanlık için az sorunlu ve mutlu bir

düzen kurmaktır.

Buna göre, dünyamızda insanların yaşadığı temel sorunları düşünerek, bu yeni gezegen de sorunsuz bir düzen için ne tür önlemler alırdınız?

Sorunsuz bir düzeni kurmak için neler yapardınız?

Dereceli Puanlama

Anahtarı(Rubric)

Öneri Geliştirme ve Sorun Çözme Becerisi

İlköğretim 6. sınıf

Fen Bilgisi

Puanlama Yöntemi

Beklenen Performans

Sınıf Düzeyi

İçerik Düzeyi

Performans Değerlendirmenin Olumlu Yönleri

Öğrencilerin bilgiyi gerçek yaşam durumlarıyla ilişkilendirmelerini sağlar.

Performans değerlendirme kaynakları tekrar tekrar kullanılabilir.

Performansın belirli bölümlerine odaklanıldığından öğretmenin her bir parçayı gözlemleyebilmesini ve değerlendirebilmesini sağlar. Aynı değerlendirme aracı, öğrencinin zaman içindeki gelişimini bir çizelge olarak kullanarak izleyebilir.

Performans Değerlendirmenin Olumsuz Yönleri

Performans ödevleri ilk uygulamada zor hatta korkutucu gelebilir.

Gösterilmesi beklenen performansın karmaşık olduğu durumlarda değerlendirme ölçütlerinin açık ve net ifade edilmesinde güçlükler yaşanabilir.

PORTFOLYO

Portfolyonun Farklı İsimleri;

Kişisel Gelişim Dosyası

Ürün Seçki Dosyası

Öğrenci Ürün Dosyası

Portfolyo, öğrencinin bir veya birden fazla konu alanında yaptığı çalışmalarının sistematik, amaçlı ve anlamlı koleksiyonu olarak tanımlanabilir.

Sınıf içi etkinliklerin öğrencinin seçimi sonucunda bir araya getirilip, yansıtılmasıyla oluşan portfolyo, aynı zamanda hem öğretmen hem de öğrenci için bir değerlendirme yöntemidir.

Portfolyonun Bölümleri

Özgeçmiş

Ürünler

Yansıtma

Portfolyoda Bulunacak Çalışmaların Seçiminde Kullanılacak Ölçütlerin Belirlenmesi:

Amaca bağlı olarak hangi tür çalışmaların nasıl seçileceği, kimler tarafından toplanacağı, kimlerin karar vereceği, hangi sıklıkta toplanacağı ve nasıl değerlendirileceği önemlidir.

Öğrenci Ürün Dosyasının Genel Değerlendirme Ölçütleri

Bütünlük

Tertip ve Düzen

Yansıtma

örnek1.jpg örnek4.jpg

örnek2.jpg örnek5.jpg

-Öğrenci belirlenen bir kritere göre değerlendirilir.

Yardımlaşmayı artırır.

Öğrenciler kendi aralarında değerlendirilir.

- Rekabeti artırır.-

Rekabet Durumu

-Öğrenme süreci boyunca değerlendirme vardır.

-Geri bildirim öğrenciye çok çabuk ulaşır.

-Kitaplar açıktır ve öğrenci eski ile yeni öğrendiklerini bağdaştırabilir.

Öğrencilere bilgilerini göstermeleri için tek bir şans verilir.

Geri bildirim öğrenciye geç ulaşır.

- Kitaplar kapalıdır.

Öğrenci bazı bilgileri ezberlemeye zorlanır

Sınıf Yönetimi

Çok boyutlu pek çok değişik tip ödevleri içerir.

Genellikle klasik kağıt kalem testleridir.

Sınavın Özelliği

Öğrenim süreci boyunca verilir.

-Öğretmenin çalışma hakkındaki yorumlarıdır.-Öğrencinin kendisini geliştirmesine yardımcı olur.

Sınavın sonucudur.

-Öğrenim sürecinin sonunda verilir.

-Geri bildirim yargılayıcıdır.

Geri Bildirim

Süreç

-Öğrenci merkezli aktiviteler

-Düşünme ve yargılamaya dayalı

Ürün

Öğretmen merkezli aktiviteler

- Ezbere ve hatırlamaya dayalı

Odak Noktası

Geliştirici

Teşhis Edici

-Özetleyici

-Yargılayıcı

Amacı

Portfolyo Değerlendirme

Geleneksel Değerlendirme Yöntemleri

Portfolyonun Olumlu Yönleri

Öğrencilere; zayıf ve kuvvetli yönlerini görmelerine imkan verir.

Öğrenciler başarı ve başarısızlıkları performans ile daha iyi ilişkilendirebilirler, amaç ve hedeflerini belirlemelerini kolaylaştırır.

Hem sürecin hem de ürünün değerlendirilmesine fırsat verir.

Öğrencinin gelişimi hakkında daha fazla bilgi verirken, öğrenciyi öğrendiğinden de sorumlu tutmaktadır. Öğrenme sürecinde öğrenci daha fazla rol oynar.

Öğretmenlerin günlük test sonuçlarıyla boğuşmalarını engeller.

Değerlendirme çok yönlü yapılabilir.

Portfolyonun Olumsuz Yönleri

İçeriğine karar vermek zordur.

Çoktan seçmeli testlere göre güvenirliği daha düşük ve sübjektiftir.

Öğrencinin geleneksel ölçme ve değerlendirme teknikleriyle ölçülmeye çalışılan hatırlama temeline dayalı davranışlara ne düzeyde sahip olduğunu ölçme konusunda yetersizdir.

Portfolyo oluşturmada diğer tekniklere göre daha fazla zamana ihtiyaç vardır.

Hazırlanmış olan portfolyoların muhafaza edilmesi konusunda da sıkıntılar yaşanabilir.

Öğrenci velileri bu tekniğe yabancı olduklarından bazı şüpheci tavırlar içinde bulunabilirler.

PROJE

Projeler, geniş içerikli ve uzun süreli performans ödevleri ve aynı zamanda da ünitelerde yer alan kazanımları kapsayan ayrıntılı ödevlerdir.

Projeler bireysel olarak yapılabildiği gibi grup olarak da yapılabilirler.

Projelerin konusu, öğrenci tarafından veya öğretmenin hazırlayacağı listeden seçilerek belirlenebilir.

Öğrenci, projenin amacını, izlenecek yolları, kullanılacak malzemeleri ve karşılaşılabilecek durumları önceden planlar. Gerektiğinde öğretmeninden de yardım alabilir.

Projelerin Değerlendirilmesi

Projelerin değerlendirilmesinde puanlama

ölçekleri kullanılabilir.

Proje Değerlendirme Ölçeği;

örnek3.jpg

Proje ile performans değerlendirme arasındaki fark

Proje, bilimsel düşünme basamaklarını kullanarak öğrencinin bilimsel düşünmesini geliştirmeyi amaçlar,

Öğrenci kendisi bir durum ortaya koyar veya öğretmen öğrenciye sadece konuyu verir.

Performans değerlendirmeye göre daha kapsamlıdır.

Performans değerlendirmede (PD)ise öğretmen öğrenciye durumu hazır olarak sunar.

Öğrenci kendisine verilen durumu araştırmaya başlar.

PD uzun solukludur.

Sınıf içinde ve dışında yapılabilir.

Proje Sürecinin Olumlu Yönleri

Öğrencilerin yaratıcılık, araştırma, iletişim gibi üst düzey zihinsel becerilerinin

Öğrencilerin bilimsel süreç becerilerinin

Öğrencilerin teknolojiyi kullanma becerisinin

Öğrencilerin işbirlikli çalışma becerisinin geliştirilmesini sağlar.

Öğrenciler bilgiyi yaparak yaşayarak kazanırlar.

Proje Sürecinin Olumsuz Yönleri

Uzun ve zorlu bir süreçtir.

Çalışmanın başında öğrenciler sürecin yoğunluğundan dolayı kaygı duyabilirler.

Çalışmanın başında öğrenciler ödev konusunda yeterince bilgilendirilmez ise süreç verimli olmayabilir.

Yeni Ölçme ve Değerlendirme Teknikleriyle Elde Edilen Sonuçların Değerlendirmeye Katılması

Sadece sınıf içi sınav uygulamalarıyla elde edilen sonuçlara bakarak öğrenci hakkında karar vermek modern eğitim anlayışı ile çok bağdaşmamaktadır.

Toplanan bu veriler de öğrenci hakkında doğru değerlendirmelerin yapılmasına katkı sağlar.

Yeni ölçme araçları neden alternatif olarak adlandırılmasının sebebi nedir?

Bu araçlarla yapılan ölçme ve değerlendirme daha çok tamamlayıcı bir nitelik taşır.

Öğrenci hakkında bu araçlarla elde edilen sonuçlar normal sınavlarla elde edilen sonuçları destekleyici, alınabilecek yanlış kararları önleyici amaçla yapılır.

Öğretmenler genel değerlendirme sırasında yeni ölçme sonuçlarına ne ölçüde ağırlık verilecek?

Bu oran önceden hazırlanan bir plana bağlı olmaksızın yapılan çalışmanın niteliğine dayalı olarak değişecektir.

En önemlisi ölçme araçlarının ne kadar güvenilir ve geçerli olduğudur.

02 Ağustos 2009 20:41

ylmzksgn

Öğretimde Metot ve Teknikler

Bilgilerin, becerilerin ve davranışların öğretilmesi ve kazandırılması için kullanılan usullere, yollara veya tekniklere öğretim metodu denilmektedir. Çünkü öğretim işinde metot esastır. Metotsuz yapılan çalışmalar, tesadüflere bırakılmış demektir. Halbuki öğretim etkinlikleri tesadüflere bırakılamaz. Öğretim metotları, öğrenmenin etkili bir şekilde gerçekleşmesinde önemli bir rol oynar.

Nasıl Öğreniyor ve Öğrendiklerimizi Nasıl Akılda Tutuyoruz?

Bireylerin çevresiyle olan etkileşimini sağlayan onun duyu organlarıdır. Diğer bir deyişle, bireyler, görerek, duyarak, dokunarak, koklayarak, ve tat alarak etrafında olanları anlamaya çalışır. Öğretim ortamlarının amacıda, bireyin duyu organlarına hitap edecek görsel-işitsel unsurları öğretim ortamına taşımak ve öğretimin etkinliğini artırmaktır. Öğrendiklerimizin ne kadarının hangi duyu organları yoluyla kazanıldığını anlamak, görsel-işitsel araçların tasarlanmasında, kullanılmasında ya da seçilmesinde yol gösterecek önemli bir unsurdur. Bu amaçla yapılan çalışmalar göstermiştir ki duyu organları yoluyla öğrendiklerimiz içinde görselliğin ayrı bir yeri vardır. Diğer bir deyişle, bir resim, grafik ya da bir şekil kullanarak aktaracağımız içerik, öğrenci için öğrenilmesi daha kolay ve anlaşılması daha kısa zaman alacak bir içerik olacaktır. Bu anlayışa temel oluşturabilecek araştırmalardan bir tanesi Çilenti tarafından aşağıdaki şekilde özetlenmiştir.

Duyu Organlarımız

Öğrendiklerimiz

Görme

%83

Duyma

%11

Koklama

%3.5

Dokunma

%1.5

Tatma

%1

Bu tablodan da anlaşılacağı gibi, öğrendiklerimizin %95?i görsel-işitsel duyularımıza hitap eden öğrenme ortamlarında gerçekleşmektedir. Diğer bir değişle, görsel-işitsel materyallerle zenginleştirilmiş öğrenme ortamları, etkin öğrenmenin gerçekleşmesinde vazgeçilemeyecek unsurlardır.

Öğrenmenin gerçekleşmesi ile eş öneme sahip diğer bir faktör ise, öğrendiklerimizi akılda tutabilme ve bunları günlük hayatta kullanabilmedir. Farklı öğrenme yaşantıları ile elde ettiğimiz bilgilerin hatırlanma ve tekrar kullanılma oranları ise şu şekilde verilebilir.

Öğrenme Yöntemleri

Hatırlama/Kullanma

Okuduklarımız

%10

İşittiklerimiz

%20

Gördüklerimiz

%30

Görüp/İşittiklerimiz

%50

Söylediklerimiz

%70

Söyleyip/Yaptıklarımız

%90

Yukarıdaki karşılaştırmadan da anlaşılacağı gibi, görsel-işitsel araçların kullanılmasıyla gerçekleşen öğrenmelerde, öğrendiklerimizin yaklaşık %50?sini hatırlayabilmekte ve bu bilgileri tekrar kullanabilmekteyiz. Görsel-işitsel araçların kullanımına ek olarak, eğer bu yaşantılar öğrenciler için anlamlı hale getirilebilir ve öğrenci tarafından gerçekleştirilebilir ise öğrendiklerimizin kalıcılığı %90 oranlarına ulaşmaktadır. Bu da göstermektedir ki, öğrencinin aktif katılımı sağlandığında ve öğrenme ortamı görsel-işitsel materyallerle desteklendiği taktirde öğrenme anlamlı ve kalıcı olmaktadır.

Öğretim Ortamlarının Etkinliğinin Araştırılmasında Temel Alınan İlkeler

Farklı öğretim ortamlarının farklı amaçlar için kullanıldığı bir gerçektir. Kullanılan öğretim materyalleri, bazı öğretim ortamlarında öğretmeni destekleyici amaçla kullanıldığı halde, bazı ortamlarda ise tamamen öğretmen rolü üstlenerek içeriği doğrudan öğrencilere aktarmaktadır.

Öğretim ortamlarının zenginleştirilmesinde kullanılan görsel işitsel araçların öğrenme üzerindeki etkilerinin araştırılması, uzun yıllardan bu yana araştırmacıların ilgisini çekmektedir. Örneğin 1937?lerde Hoban et al, tarafından görsel-işitsel araçların etkinliği üzerine bir sınıflandırma yapılmıştır. Buna göre, eğitim ortamında kullanılan materyaller, sundukları eğitim ortamının soyuttan somuta oluş özelliğine göre sınıflandırılmıştır.

metod_3.PNG

Öğrenme işlemine katılan duyu organlarımızın sayısı ne kadar fazla ise, o kadar iyi öğrenir ve öğrenmelerimiz o kadar kalıcı olur.

En iyi öğrendiğimiz şeyler, kendi kendimize yaparak öğrendiğimiz şeylerdir.

En iyi öğretim somuttan soyuta ve basitten karmaşığa doğru gidilendir.

Bu sınıflandırmalardan da anlaşılacağı gibi, görsel-işitsel araçların öğretim ortamında en etkin kullanılma amaçları, öğretilecek içeriğin somuttan soyuta doğru aşamalandırılması ve öğrencinin birden fazla duyu organına hitap etmesini sağlamaktır. Örneğin, Piaget?e göre, ilkokul çağındaki çocuklar somut işlemler dönemindedir. Bundan dolayı da, bu dönemdeki çocuklara kazandırmak istediğimiz davranışlar için hazırladığımız ders içeriği, onların beş duyu organına hitap edecek özellikte somut materyallerle desteklenmiş olmalıdır.

Öğrenmenin meydana gelebilmesi, öğrencilerin kendilerine aktarılan bilgileri hatırlamaları ve kullanmaları, öğretimin metot ve teknikle yürütülmesi ihtiyacını doğurmuştur.

Başlıca öğretim yöntemleri şunlardır:

Anlatma (Takrir) Metodu

Soru ? Cevap Metodu

Problem Çözme Metodu

Tümevarım Metodu

Tümdengelim Metodu

Çözümleme Metodu

Bireşim Metodu

Grupla Çalışma Metodu

Tartışma Metodu

Münazara

Panel

Zıt Panel

Sempozyum

Açık Oturum

Forum

Kollegyum

Beyin Fırtınası

Laboratuvar Metotları

Gözlem

Deney

Gösteri

Örnek Olay Metodu

Gösterip Yaptırma Metodu

29-07-09, 19:13 #2

sivoy

Banlandı Cevap: Öğretimde Metot ve Teknikler

--------------------------------------------------------------------------------

Anlatım (Takrir) Metodu

Öğretmenin herhangi bir konuyu, karşısında oturan öğrencilere iletmesi biçiminde uygulanmaktadır. Günümüzde ise, öğrencilerin pasif olarak oyurmalarına neden olduğu, onlara düşüncelerini açıklama fırsatı vermediği için sıkıcı ve etkisiz bir metot olarak kabul edilmektedir. En büyük tehlike öğretmenin gereğinden çok konuşmasıdır. Dinleyiciler ne kadar küçük yaşta ise anlatma o ölçüde kısa ve dramatize edilmiş biçimde uygulanmalıdır. Açık bir ses tonu, ses tonundaki değişiklikler, yerinde ve zamanında jest ve mimikler öğrencileri üzerinde unutulmayacak etkiler bırakır. Bu metot mümkün olduğu kadar az kullanılmalı, mutlaka kullanılması gerekiyorsa öğretmen konuşmasını çok dikkatli ve ayrıntılı olarak hazırlamalı, anlatacaklarını nasıl anlatacağını da planlamalıdır. Faydaları

· Emek ve masraf bakımından daha ekonomiktir. Öğretmen ve öğrenciyi fazla yormaz.

· Öğretim konularının belli bir sıra ve düzene göre öğrencilere sunulmasını sağlar.

· Gezi, gözlem deney, proje, tümevarım, tümdengelim vb. metotların uygulanışı sırasında ve sonrasında anlatma gerekli ve yararlı olmaktadır.

· Dinleme alışkanlığı kazandırır.

Sınırlılıkları

· Öğretimde uyaran ne kadar çok ise öğrenme de o ölçüde kuvvetli olmaktadır. Anlatma ise daha çok bir duyu organını, kılağı hedef almaktadır.

· Her konuda anlatma yöntemine yer verilmesi öğretimi sıkıcı hale getirir, öğrencilerin ilgi ve isteklerini azaltır.

· Öğrenci etkinliğine dayanmadığı için kazanılan bilgiler tam olarak özümlenemez ve kısa zamanda unutulur.

· Öğrenciyi öğrenme sorumluluğundan uzaklaştırır.

· Öğrencileri ezberciliğe ve hazırcılığa alıştırır. Bu nedenle öğrenciler akıl yürüterek öğrenme ve problem çözme becerisini kazanamazlar.

· Öğrencilerin anlatılanları dikkatle dinleme süreleri 15 ? 20 dakikayı geçmediği için bilgilerin ayrıntılı olarak iletilmesi güçtür.

Anlatma Metodu Etkili Olarak Nasıl Uygulanabilir ?

· Sınıftaki bütün öğrencilerin anlatılanları rahatlıkla işitebilmeleri ve anlayabilmeleri için öğretmenin ses tonu açık ve samimi, diksiyonu iyi olmalıdır.

· Öğretmen konuyu canlı ve heyecanlı bir şekilde anlatmalı, tam yerinde el kol hareketleri, ses tonu değişikliği ve yüz işaretleri gibi bazı jest ve mimikler de yapmalıdır.

· İçerik tek tek ve anlamlı bir sıra ile anlatılmalı, anlatma belli bir plana göre ve bilinenden bilinmeyene, örnekten kurala, basitten karmaşığa doğru bir sıra izlenmelidir. Konunun ana hatları ders başında öğrencilere de bildirilmelidir.

· Anlatmaya başlamadan önce öğrencilerin dikkat ve ilgileri çekilmeli, anlatma sırasında resim, levha, grafik ve filmlerden yararlanılmalı, yazı tahtası önemli noktalara öğrencilerin dikkatini çekmek için bir araç olarak kullanılmalıdır.

· Anlatan kimse hitap ettiği öğrencilerin seviyesini bilmeli ve anlatma sırasında bunu göz önünde bulundurmalıdır.

· Öğrenci düşünmeye yöneltilmeli, anlatan kimse ara sıra öğrencilere soru sormalı, konu onların anlama durumlarına göre geliştirilmelidir. Çünkü öğrenci, öğretilenleri yanlış anlayabilir, yanlış yorumlayabilir ya da anlatılanlar arasındaki bağlantıyı büsbütün kaçırabilir.

· Anlatan kimse yönünü ve bakışlarını öğrencilere yöneltmeli ve her öğrenci mümkün olduğu kadar öğretmenin bakışlarını üzerinde hissetmelidir. Tahtaya, pencereden dışarıya ya da sürekli olarak önündeki notlara bakarak ders anlatan öğretmenler sınıfa yeteri kadar etkide bulunamazlar.

· İlginin dağıldığı, öğrencilerin yorgunluk belirtileri gösterdiği anlarda mizahtan yararlanılmalı, dikkati tazeleyici önlemler alınmalıdır.

· Anlatmadan sonra mutlaka bir değerlendirme yapmalıdır. Önceden kısa cevaplı sorular hazırlanmalıdır.

Soru - Cevap Metodu

Soru ? cevap metodu, önceden hazırlık yapıldığı takdirde daha başarılı olunur. Bunun için öğretmen önce konuyu ayrıntılı olarak ve planlı şekilde taramalı sorular hazırlamalıdır. Bu işlemin öğrenciler tarafından da yapılması istenmeli ve böylece konu ile ilgili cevaplandırılacak sorular dersten önce hazırlanmış olmalıdır. Bu metodun etkili ibr şekilde uygulanması için öğretmenler, öğrencilerine soru sorma fırsatı hazırlamalı, mümkün olduğu kadar öğretimin amacı ve yönü öğrencilerin sorularına dayandırılmalıdır. Böylece öğretmenin öğrencilerin ilgi ve ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak öğretim yapması da sağlanmış olur. Öğretmen öğrenci sorularına yer ve önem verdikçe onların daha dikkatli olmalarını ve konuyla daha çok ilgilenmelerini de teşvik etmiş olacaktır.

Faydaları

· İyi hazırlanmış sorular, öğrencileri n derse ve konuya karşı ilgi ve dikkatlerini artırır, onların derse istekle katılmalarını sağlar.

· Sorular, öğretimde tekrar ve pekiştirmeyi sağlar. Öğretmen, yeni bir konuya başlamadan bir önceki konuyu sorularla tekrarlatır. Böylece öğrenme pekişmiş olur.

· Öğrencilerin sordukları sorular, öğretmenin öğrencilerinin seviyesini anlamasına ve öğretimi bu seviyeye göre ayarlamasını sağlar.

· Ezberlemeyi ortadan kaldırarak gerçek öğrenmeyi sağlar.

· Öğrencilerin soru sormaları veya sorulara cevap vermeleri, onların öğretim etkinliklerine aktif olarak katılmalarını sağlar.

· Öğretim etkinliklerinin ve öğrencilerin başarısının ölçülmesini ve değerlendirilmesini sağlar.

·Öğrencileri düşünmeye teşvik eder.

· Öğrencilerin düşüncelerini anlamlı biçimde açıklamalarına imkan verir.

Sınırlılıkları

· Derste sürekli soru sorulması ve cevap istenmesi öğretimi sıkıcı hale getirir.

· Anlatma metoduna göre daha fazla süre gerektirir.

· Sorular gerektiği biçimde cevap veremeyen öğrencilerin kendine güveni azalır.

Soru ? Cevap Metodu Etkili Olarak Nasıl Uygulanmalıdır ?

· Soru önce bütün sınıfa sorulmalı, öğrencilerin düşünmeleri için bir süre beklendikten sonra cevap istenmelidir.

· Soruların cevapları hep aynı öğrencilerden istenmemelidir. Parmak kaldırmadığı halde cevap verebileceklerden ilgisiz ve başka şeylerle meşgul olanlardan sınıfın konuşmasını istediği öğrencilerden de cevap istenmelidir.

· Öğrenci cevap veremediği zaman fazla ısrar etmemeli, başka bir öğrenciden cevap istenmelidir.

· Öğretmen, soruları samimi ve tatlı dille sormalı, öğrencilere güveni olduğunu belirten tavırlar takınmalıdır.

·Sınıfta konuşma güçlüğü çeken heyecanlı öğrencilere yardım yapılmalı ve bu öğrenciler konuşmaya isteklendirilip cesaretlendirilmelidir

· Öğrencilerin sorulara verdikleri cevapların, sınıftaki bütün öğrenciler tarafından işitilmesi sağlanmalıdır.

· Sorular sık sık tekrar edilmemelidir.

· Sorulan soru sınıfta cevapsız kalırsa , soru birkaç parçaya ayrılarak yeniden sorulmalıdır.

· Doğru cevap veren öğrencini cevabı ?doğru?, ?iyi?, ?tamam?, ?güzel? gibi sözlerle pekiştirilirken, yanlış ya da eksik cevap veren öğrencilerin sınıf içinde utanmasına neden olacak söz ve davranışlardan kaçınılmalıdır.

29-07-09, 19:14 #3

sivoy

Banlandı Cevap: Öğretimde Metot ve Teknikler

--------------------------------------------------------------------------------

Problem Çözme Metodu

Okulun görevlerinden biri de öğrencilerin hayata başarıyla uyum sağlayacak şekilde yetişmelerini sağlamaktır. Bu nedenle problem çözme metoduna yer verilmesi, okulun bu görevini gerçekleştirmesi bakımından önemlidir.

Problem Çözme Bir Öğretim Metodu Olarak Kullanılırken Aşağıdaki Basamaklar İzlenir:

· Problemi hissetme ve problemin ortaya çıkması

· Problemin tanımlanması ve sınırlandırılması

· Problemle ilgili olan bilgilerin toplanması

· Problemin çözümüyle ilgili hipotezler ileri sürme

· En uygun hipotezin uygulanması

· Problemin çözülmesi ve sonuca varılması

Problem çözme metodunda, bir problemin ele alınışı ve çözümlenmesi esnasında dört metot dikkate alınır:

Tümevarım Metodu: Özel durumlardan veya örneklerden genel bir sonuca ulaşmaktır.

Tümdengelim Metodu: Genel ilkelerden özel durumlara giden bir akıl yürütme şeklidir.

Çözümleme Metodu: Bir bütünü elemanlarına ayırma, çözümleme ve tahlil etmedir.

Bireşim Metodu: Bir konuyu, tümevarım ve tümdengelim metotlarından giderek zihni gerekçeleri birleştirmek suretiyle açıklamak ve sonuca varmaktır. Çünkü düşünce eyleminin olması, incelemelerin bir sonuca yönelmesi ve bunları yeni alanlara uygulamak için sentez şarttır. Birleşim metodu bir anlamda, parçalardan yeni bir bütün veya bir sentez oluşturmaktır.

Faydaları

· Öğrencilerin, öğretme ? öğrenme etkinliklerine aktif olarak katılmalarını sağlar.

· Öğrencileri, planlı ve düzenli çalışmaya alıştırır.

· Öğrencilerin, bilimsel görüş ve düşünüş kazanmalarını sağlar.

· Öğrenmeye karşı ilgi ve istek uyandırır.

· Öğrencilerde sorumluluk duygusunun gelişmesine yardım eder.

· Öğrencilerin problemleri cesaretle karşılamalarını ve bilimsel yaklaşımla ele almalarını sağlar.

· Öğrencilere başkalarıyla yardımlaşmanın ve başkalarının fikirlerinden yaralanılması gerektiği görüşünü benimsetir.

· Öğrenmeyi daha mantıklı ve sağlam bir temele dayandırır.

· Öğrencilerde, cesaretle önerilerde bulunma veya hipotezler ileri sürme yeteneği gelişir.

· Öğrencilere, karar vermede acele edilmemesi gerektiği düşüncesini benimsetir.

Sınırlılıkları

· Çok zaman alan bir yöntemdir.

· Bütün disiplinlere uygulanması mümkün değildir.

· Problem çözümünde gerekli olacak birtakım materyal ve kaynakların öğrenci tarafından sağlanması güç olabilir.

· Öğrenmenin değerlendirilmesi güçtür.

Grupla Çalışma Metodu

Grup; birbiriyle ilişkileri ve aralarında ortak değerleri olan , birbirlerine bağlı iki veya daha fazla kişiden oluşan toplumsal bir birimdir. Grupla çalışma, ferdin sosyal gelişimini ve değişimini sağlayan bir metottur. Bu metotla ferdin sorumluluk duygusu, başkaya veya gruba katkıda bulunmak zevki de artırılmış olur. Bu metot öğrencilerden oluşturulan gruplara birer konu verilmesi ve konunun öğrencilerce araştırılarak, sınıfta grup halinde anlatılması şeklinde olmaktadır.

Faydalar

· Öğrenciler arasında karşılıklı etkileşme mümkün olur.

· Öğrencilerin ilerlemelerini değerlendirmek, onların daha iyi beceri kazanmalarına imkan sağlamak mümkün olur.

· Öğrencilerin, başkalarının fikirlerine daha çok saygı duymalarını sağlar.

· Öğrenci, başkalarını dikkatle dinlemeyi ve bir topluluk karşısında nasıl konuşulacağını öğrenmiş olur.

· Öğrenci, diğer insanlarla yardımlaşma ve işbirliği yapmayı öğrenir.

· ?Ben? yerine ?biz? kavramının gelişmesine yardımcı olur.

· Birlikte öğrenme ve başarma azminin kuvvetlenmesine neden olur.

Grupları Teşkili

3 ? 7 kişiden meydana gelen gruplar en iyi çalışma gruplarıdır. En ideali 5 kişilik çalışma gruplarıdır. Her grupta bir başkan, bir sözcü ve bir de sekreter bulunmalıdır. Gruplar teşkil edilirken; ilgi grupları, seviye grupları, aynı semtte oturanların bir grup meydana getirmeleri, numara sırasına göre gruplama sınıfta oturdukları yere göre gruplamaya başvurulabilir. Çalışmaya başlayan grup içindeki her fert, öğretmenin rehberliği ile çalışmanın inceliklerini, her birinin ne yapacağını, sorumluluğunu iyice öğrenmelidir.

Konuların Paylaştırılması

Konuların paylaştırılmasında genellikle üç yol izlenir:

Konunun tamamını sınıftaki öğrenciler alır, sonunda ?sıra ile veya kura ile tespit edilen- grup derste diğerlerine aktarır.

Konu kısımlara ayrılır, her grup bir kısmı alır, hazırlanır, sınıfa aktarır ve çalışmalarını bir rapor haline getirirler.

Gruplar, tamamen ayrı konular ele alırlar. Grubun dışındakiler, anlatan grubun konusunu ders anında öğrenirler.

Grup İçi Çalışma

Konu hakkında grupta bulunanların bildikleri ve ilgileri tespit edilir.

Birleşik konular ayrıştırılır.

Konunun işlenmesinin hangi safhada ve nasıl yapılacağı taslak plan halinde hazırlanmalıdır.

Konu işlenirken yapılacak iş ve çalışmalar, yapacak kişiler, ayrılacak zaman tespit edilmelidir.

Karşılaşılacak muhtemel zorluklar ve çareleri gözden geçirilmeli, önceden tespit edilmeyen fakat çalışma sırasında ortaya çıkabilecek güçlükler dikkate alınmalıdır.

Kullanılacak araç ve gereçler, nereden ve nasıl temin edileceği, temin edecek öğrenciler tespit edilmelidir.

Ferdi çalışmalar başladıktan sonra grupça ara değerlendirme yapılır.

Konu sınıfa aktarılmadan önce ferdi çalışmalar grupça değerlendirilir. Grup raporu hazırlanır, konu sınıfa aktarılmaya hazırdır.

Aktarma (Konunun Sınıfta İşlenmesi) Değerlendirme

Ara değerlendirme

Grup içi değerlendirme (Rapor hazırlamadan önce)

Aktarmadan sonraki değerlendirme

Grup Çeşitleri

1. Türdeş (Mütecanis) Gruplama

İlgi ve İhtiyaç Grupları : Öğretimde en çok yer verilen grup şeklidir. Hayat Bilgisi, Sosyal Bilgiler ve Fen Bilgisi derslerinin öğretiminde geniş ölçüde yararlanılır.

Seviye Grupları : Türkçe, Matematik ve Yabancı Dil derslerinde seviye gruplamasından büyük ölçüde yaralanılır. Bu derslerin öğretmenleri belli konularda problemleri olan öğrencileri bir araya getirir, onlara yardımcı olabilir.

2. Karışık Gruplama

Fısıltı grupları: Çok kısa bir süre için ve çok özel bir amaç için beşer altışar kişiden oluşturulur.

İş Grupları

Küçük Grup Tekniği (Buzz Grup Çalışması)

Tartışma Metodu

Tartışma, herhangi bir grubun, bir başkanın yönetimi altında, belirli bir düzen içinde hepsini ilgilendiren sorunlar üzerinde ve belli bir amaca dönük karşılıklı görüşmelerdir.

Öğrenci sayısı az sınıflar için en uygun bir tekniktir. Tartışma metodunda hem öğretmenle öğrenci arasında hem de öğrenciler arasında dinamik bir etkileşim, alış ? veriş vardır.

Tartışma metodu, öğrencilerin ilgisini uyandırır, anlayışlarını değerlendirme, gerçekleri kavrama, eleştirici düşünme kabiliyetlerini geliştirir.

İyi Bir Tartışmanın Özellikleri

Tartışılacak konu, tartışılabilir özellikte olmalıdır. Tartışmanın başarıyla sonuçlanması için üyelerin konuştukları konu üzerinde yeterli bilgiye sahip olmaları ve konuşmalarını bulgulara dayandırması gerekir.

Tartışmaya katılanlar, açık ve kesin olarak konuşmalıdırlar. Açık ve yalın bir üslup kullanmalıdırlar.

Tartışmada Yöneticinin Rolü

Hoş ve samimi havanın oluşması için uygun bir giriş yapmalı, neyin tartışılacağını ve tartışmanın nasıl yapılacağını açıklayarak tartışmayı başlatmalıdır.

Herkesi tartışmaya teşvik etmeli.

Lider, yarar gördüğü hallerde grubun tartışmada konu dışına çıkmasına izin verebilir.

Tartışmayı zaman zaman özetler, gelişimin değerlendirilmesine yardım eder.

Tartışmanın sonunda bütün fikirleri, sonuçları özet halinde birbirine bağlamaya çalışır.

Tartışma Çeşitleri

Münazara: İki ekibin; bir konuyu ele alarak, dinleyiciler ve bir jüri önünde iki karşı tezi savunmalarıdır. Bu metot, öğrencilerin görüşlerini düzenli ve anlaşılır bir biçimde açıklamalarına, konuları çok yönlü kavramalarına, karşıt görüşleri çürütmek için bilgilerden süratle yararlanmalarına yardım eder.

Dikkat edilecek hususlar:

· Konuya inanmış tipler ekibe seçilmelidir.

· Ekiptekiler, hem kendi savunacakları hem de karşı tezi iyice bilmeye çalışmalıdır.

· Konu, karşı tez biçiminde seçilmelidir.

Panel: 3 ? 5 kişilik bir grubun önceden belirtilmiş bir konuyu dinleyici grubu önünde samimi bir hava içinde tartışmasıdır. Panelin gayesi, bir meseleyi çeşitli yönleriyle aydınlatmak, çeşitli eğilim ve görüşleri ortaya koymaktır. Amacı, gerçeği bulmak veya bir kavrama varmak değildir. Panel grubunda başkan ve üyeler birbirlerini ve dinleyicileri rahatlıkla görebilecekleri şekilde bir masa etrafında toplanır. Panel bir anlamda bir grubun, bir konu üzerinde sohbeti demektir.

Zıt Panel: Bu teknik ile, işlenmiş olan konuların tekrar edilmesi mümkün olmaktadır. Sınıf ikiye ayrılır. Yarısı soru soran yarısı da cevap veren grup içinde yer alır. Uygulamaya geçilmeden önce konuşmaları yönetecek lider seçilir. Her bir bölüm tekrar dört yada altı kişilik gruplara ayrılır. Soru soracaklar sorularını tespit ederken diğerleri de kendilerine sorulması muhtemel olan sorulara cevap hazırlar. Hazırlık için 15 ? 20 dk zaman ayrılır. Sorular cevaplandırılır. Bilinen konular üzerinde fazla durmadan bilinmeyen ve pek açıklığa kavuşmamış konulara ağırlık verilmesi olumlu yönüdür. Yanıltıcı soruların sorulmasına imkan verdiği için gerekli bilgilerin kazanılmasının engellenmesi ihtimali ve iyi öğrencilerin faaliyetleri tekellerine alması ihtimali olumsuz yönleridir.

Sempozyum: Bir konunun çeşitli yönleriyle küçük bir grup tarafından sunulması için yapılan seri halde konuşmadır. Sempozyumda, her oturumda üye sayısı 3?den az 6?dan çok olmamalıdır. Her üye belli bir konuda yada o konunun bir kısmı üzerinde bir konuşma yapmakla görevlidir.

Açık Oturum: Bir grubun bazı kurallara uygun olarak bir konuyu dinleyiciler önünde tartışmalarıdır. Üyeler başkandan söz alarak konuşurlar.

Forum: Genellikle sınıfta panelden sonra bir de forum yapılarak, sınıftan konu üzerinde söz almak isteyen öteki öğrencilere söz verilir.

Kollegyum: İki panel grubundan meydana gelir.

Beyin Fırtınası: Bir konuya çözüm getirmek, üretici problem çözme gücünü geliştirmek amacıyla öğretmenlerin sınıf içinde uyguladıkları bir yöntemdir. Üretici fikirlerin, aniden akla gelen görüşlerin ortaya çıkması sağlanır. Olaylar arsında fikir bağlantısı kurulur.

Beyin fırtınası tekniği uygulanırken aşağıdaki özellikler göz önünde bulundurulur:

Toplantının amacı belirlenir.

Zaman sınırı belirlenir. Bu süre içinde herkesin katkı getirmesi istenir. Eleştiriler için zaman ayrılır.

Tartışmaların süresi bitince söylenenler analiz edilir. Değerlendirme ve yeniden analiz edilmesi sağlanır.

Toplantı sonunda tartışmalara devam edilip edilmeyeceğine karar verilir.

Laboratuvar Metotları

Laboratuvar metodu, öğrencilerin öğrenme konularını laboratuvar yada özel dersliklerde bireysel yada küçük gruplar halinde gözlem, deney (yaparak ? yaşayarak öğrenme) gibi tekniklerle araştırarak, öğrenmelerinde takip ettikleri yoldur. Laboratuvar metodunda, işin bizzat öğrenciler tarafından yapılaması şarttır.

Laboratuvar metodu öğrencileri, öğrenme sırasında aktif yapmakta, araştırmaya karşı arzu ve ilgilerini artırmakta, üretici düşünceye yöneltmektedir.

Laboratuvar metodu; gözlem, deney ve gösteri metotlarına yer verilerek uygulanmaktadır.

Gözlem Metodu

Öğretimde gözlem, belli eğitsel amaçları gerçekleştirmek için herhangi olay yada varlığı önceden hazırlanmış olan bir plan çerçevesinde incelemek demektir. Gözlem, amaçlı ve planlı bir etkinliktir. Çocukta var olan inceleme ve araştırma eğiliminin öğretimde bilimsel bir şekil almasıdır.

Faydaları

· Öğrencilerin; eşya, olay ve varlıkların doğrudan kendilerinden bilgi edinmelerini sağlar.

· Öğrenciler, yakın çevrelerini daha iyi tanıma imkanını elde ederler.

· Daha çok duyu organının öğrenmeye katılmasını sağlar.

· Öğrencilere gerçek ve hayati bilgiler kazandırır.

· Öğrencilerin iyi bir gözlemci olmalarını sağlar.

Sınırlılıkları

· Çok vakit almakta ve pahalıya mal olmaktadır.

· İyi planlanmazsa boşuna zaman harcanmasına yol açar.

Gözlem Metodu Etkili Olarak Nasıl Uygulanmalıdır ?

· Gözleme başlamadan önce hazırlık yapılmalıdır.

· Öğretmen, gözlem yerini önceden görmeli, üzerinde durulacak noktaları belirlemeli, yerine göre bilgi verecek insanlarla görüşmeli, en uygun zamanda öğrencilere gözlem yaptırmak üzerine gerekli tedbirler almalıdır.

· Gözlem planı hazırlanmaya başlanırken; gözlem konusu belirtilmeli,yapılan hazırlıklardan bahsedilmelidir.

· Öğrencilerin düşüncelerini ve isteklerini de dikkate alarak birlikte plan hazırlanır.

· Gözlemden sonra mutlaka bir de değerlendirme ?uygunsa gözlem yerinde yapılmalı, gerekirse gözlem yenilenmeli- yapılmalıdır.

Gezi ? Gözlem Planı Örneği:

...../....../.......

Dersin Adı :

Gezi Tarihi :

Gezi Yeri :

Gezinin Amacı :

Konunun Adı :

Geziye Çıkış ve Dönüş Saatleri :

Gezi Grubu Başkanı :

Gezi Yerine Gidiş ve Dönüş Yolu :

Geziye Hangi Araçla Gidileceği :

Gezi Grubu :

Uygulama :

Değerlendirme :

Öğretmen Okul Müdürü

Deney MetoduÖğretimde deney, herhangi bir olay yada varlığı meydana getiren ilişkilerin daha iyi anlaşılmasını (kavranmasını) sağlamak amacıyla kullanılan bir metottur. Deney metodu;belli bir doğa olayını, etmenleri denetim altında tutarak sınıf veya deney odasında (laboratuvar) öğrencilere göstermek için yapılan planlı bir deneme veya sınama işi olarak tanımlanabilir. Varlık yada olaylar gözlem metodunda tabii halde incelenirken, deney metodunda kontrolümüz altında incelenir.

Faydaları

· Öğrencinin sağlam bilgi kazanmasını, kazandığı bilgileri pratik alanda uygulamasını sağlar.

· Yaparak ? yaşayarak öğrenmeyi gerçekleştirdiği için kazanılan yaşantılar somut, derin izli ve kalıcı olur.

· Öğrencilere çalışma hayatlarında bazı deneyleri yapmalarını sağlar.

· Öğretimi sıkıcılıktan kurtarır, öğrencilerin ilgi duyarak, severek ve zevk duyarak çalışmalarını sağlar.

Sınırlılıkları

· Derslerin zaman ve kapsam yönünden planlanıp yürütülmesini sağlar.

· Masraflıdır.

· Deney hazırlıkları öğretmenin çok zamanını alır.

· Kalabalık sınıflarda uygulanması zordur.

Deney Metodu Etkili olarak Nasıl Uygulanmalıdır ?

· Deney metodunda esas, deneyin öğrenciler tarafından yapılmasıdır.

· İlk deneyin öğretmen tarafından yapılması uygun olur.

· Deney yapıldıktan sonra deneyin sonuçları mutlaka öğrenciler tarafından tartışılıp değerlendirilmelidir.

· Deneye başlamadan önce deney düzeneği kontrol edilmeli ve deneyin başarıyla gerçekleştirilmesi için gerekli tedbirler alınmalıdır.

· Deney öğretmen tarafından yapılsa bile, öğrencilerin etkinlikten kopmamaları için onlardan yardım alınmalıdır.

Deney Planı Örneği :

Deneyin Yapıldığı Ders :

Sınıf / Şube :

Tarih :

Süre :

Deney No :

Deneyin Konusu :

Deneyin Amacı :

Araç ve Gereçler :

Uygulama :

Sonuç :

Öğretmenin Adı ? Soyadı

İmzası

Gösteri (Demonstrasyon) Metodu

Gösteri; öğretmenin sınıfta, atölyede yada laboratuvarda herhangi bir konuyu öğrencilerin önünde birtakım araç ve gereçler kullanarak açıklaması demektir. Öğretmen sınıfta bir konuyu işlerken, atölyede teknik bir sorunu açıklarken, laboratuvarda deney yaparken; gerçek araç gereçler, modeller, resimler, fotoğraflar, harita, slayt, film şeridi, hareketli filmler, basit çizimler, levhalar vb. kullanıyorsa gösteri metodunu uyguluyor demektir. Gösteri metodunda aktif olan, deneyi yapan veya bazı ders araçlarını gösteren ve açıklayan öğretmendir.

Faydaları

· Öğrencilerin gösteri sırasında görev almaları, onları etkinliğe teşvik eder.

· Hem göz hem kulak yoluyla öğrenmeyi sağladığı için söze dayanan metotlardan daha etkilidir.

· Becerilerin kazanılmasında etkilidir.

Sınırlılıkları

· Gösterinin hazırlanması fazla zaman alabilir.

· İyi bir gösterinin hazırlanması çok iyi bilgi ve beceri sahibi olmayı gerektirir.

· Gösteri sırasında öğrencilerin dikkati canlı tutulamazsa etkisiz olabilir.

· Gösteri sırasında fazla zaman harcanır.

Gösteri Metodu Etkili Olarak Nasıl Uygulanmalıdır ?

· Gösteri sırasında yapılacak işler ayrı ayrı sıraya konularak ayrıntılı bir biçimde planlanmalıdır.

· Kullanılacak araç ve gereçler, dersten önce gösteri yapılacak yerde hazır olmalıdır.

· Yapılacak gösteri önceden bir defa yapılarak kontrol edilmelidir.

· Gösteri bütün öğrencilerin görebileceği yerde yapılmalıdır.

· Gösterinin amacı, öğrencilere iyice açıklanmalı ve gösteri sırasında amaç gözden kaçırılmamalıdır.

· Gösteri sırasında öğretmenin yapacağı açıklamalar; kısa, öz ve anlaşılır olmalıdır.

· Her basamağın sonunda öğrencilere sorular sorulmalıdır.

· Gösteri sonunda önemli noktalar öğretmen tarafından özetlenmeli, öğrencilerin sorularına cevap verilmeli, öğrencilere sorular sorularak varsa yanlış anlamalar düzeltilmelidir.

· Mümkünse gösteri bir ? iki öğrenciye tekrarlatılmalıdır.

29-07-09, 19:16 #4

sivoy

Banlandı Cevap: Öğretimde Metot ve Teknikler

--------------------------------------------------------------------------------

Örnek Olay Metodu

Gerçek hayatta karşı karşıya kalınan problemlerin sınıf ortamına getirilerek çözülmesi yoluyla öğrenmenin sağlanmasıdır. Buluş yoluyla öğretme yaklaşımında ve kavrama düzeyinde kazandırılacak bilişsel hedef davranışların kazandırılmasında kullanılabilen bir metottur.

Bu metot öğrenci merkezlidir. Bu metotla öğrenciler; bildiklerini ve kavradıklarını gerçek bir duruma uygulama şansı bulurlar. Bir problemi çözmeyi ve analiz edip sonuca ulaşmayı öğrenirler.

Örnek Olay Metodunun Uygulanışında Nelere Dikkat Edilmelidir ?

· Sınıfta alınacak örnek olayda temel ayrıntılar iyi belirlenmelidir.

· Örnek olayda ana bir problem olmalıdır.

· Problemin analiz edilmesi istenmelidir.

· Örnek olay; hedefler, ilişkiler ve değerler açısından değerlendirilmelidir.

· Mümkünse örnek olay ile ilgili film, slayt vb. araç ve gereçler kullanılmalıdır.

· Yönlendirici tartışma soruları olmalıdır.

· En çok ortaya konulan öneriler belirlenmelidir.

Gösterip Yaptırma Metodu

Genelde bir aracın nasıl çalıştırılacağı, bir işlemin bütün basamaklarıyla nasıl uygulanacağı konularında öğrenciye alıştırma yaptırarak uygulanan bir öğretme yoludur. Bu metotta gösteri öğretmen merkezli, yapma işi ise öğrenci merkezlidir. Öğrenciler bu metot ile yaparak yaşayarak öğrenirler. İş ilkesine göre şekillenen bir metottur.

Gösterip Yaptırma Metodunun Uygulanışında Nelere Dikkat Edilmelidir ?

· Kazandırılmak istenen beceri önce öğretmen tarafından yapılarak öğrencilere gösterilmelidir.

· Her öğrenciye zaman ve tekrar yapma şansı verilmelidir.

· Göster anında kullanılacak slayt, film, şema, grafik vb. önceden hazırlanmalıdır.

· Bir beceri iyice öğretilmeli, iyice öğretilmeden bir başkasına geçilmemelidir.

· Öncelikle basit, anlaşılabilir ve yapılabilir olandan başlanmalıdır.

· Derslik veya atölyede her türlü tedbirler alınmalı, yeterli araç ? gereç bulundurulmalı, öğretim için gerekli olan hazırlık tam olarak yapılmalıdır.

· Yapılacak işler, bir akış çizelgesinde veya yazı

02 Ağustos 2009 20:45

ylmzksgn

WORKSHOP TEKN???

Grup teknişidir. Bireylerin ortak bir konu üzerinde çalışmalarını,düşünmelerini ve öğrenmelerini sağlar ve bireyleri belli bir yerde,kısa bir zaman süresinde ortak eğitim sorunlarını,ilgi veya iş problemlerini bir araya getiren ve öğreten bir tekniktir.

Bu teknikle bilgi ve beceriler bir arada kullanılır ve bu beceriler çok çabuk unutulmaz. Böylece bu teknikle öğrenme hız? arttırılır.

Workshop teknişi çok kalabalık gruplara uygulanmaz bu yüzden de okullarda pek kullanışlı değildir.E?itimde ve eğitim konularının dışında kullanılabilir.

Teknişin uygulanmasında planlama katılanlar tarafından yapılabilir. Katılanlar arsından bir lider seçilir. Lider konuyu belirler. Herkes kendi fikrini söylüyor ve bir kişi fikirlerden çıkan önemli noktaları not ediyor. Toplantı sonunda bir görü?me yapılır ve düşünceler belirtildikten sonra özet çıkarılır. Ç?karılan özet üyelere daşıtılır.

Bu teknik;

- olayların derinlemesine incelenmesini sağlar,

- araştırma ve problem çözme gücünü geliştirir,

- özgün görüİlerin dile getirilmesini sağlar,

- ortam birliktelişi sağlar.

- ÖĞretmen öğrencilerle bire bir konuşabiliyor.

KARTOPU teknigi birnevi işbirlikçi öğrenme yönteminin uygulanması. bir konu üzerinde bir yada iki kişilk grupla başlayan fikir paylaşımına daha çok ögrencinin katılımıyla çogalan bir teknik..

TERAYAG EKMEK de bir grup öğrencinin bir konuyu anlatırken önce konuya giriş yapması sonra oturan öğrencilere sorun olup olmadıgını sorması, oturan öğrencilerin sorun olan kısımları not alması, alınan notlara tekrar geri dönülüp konunun anlaşılmasının sağlanmasına çalışılıor.tekrar konunun anlaşılmayan yerlerinin üstünde duruldugu için ekmek üstü tereyag denilior...

AYRILIP BİRLEŞME takımlar belli sayıdaki gruplara ayrılıor.gruptaki kişi sayısınca alt konu belirtilior,aynı konuyu alan ögrenciler gruplarından ayrılarak birleşior, konuya iyice calışıp herkes kendi grubuna döner.takımların tekrar oluşmasıyla her ögrenci takım arkadaşına konusunu iyice anlatır

AKVARYUM TEKNİĞİ

Akvaryum tekniği, öğrencilerin ilgi duyduğu ya da üzerinde anlaşmaya varamadığı konuların öğretiminde çok etkili bir tartışma tekniğidir. Öğrencilerin tartışma ve grupla çalışma becerilerinin geliştirilmesi için kullanılır. Bu tekniği uygularken sınıfın uygun bir yerine bir çember çizilir. Çemberin ortasına bir boş sandalye konur. Sınıfın tümü çemberin dışındadır. Konu hakkında yorum yapmak isteyen sandalye oturur, düşüncesini söyler. Daha sonra yerinin bir gönüllüye bırakmak üzere çemberin dışına çıkar. Bu arada gözlemci olarak nitelenen çemberin dışındaki diğer öğrenciler tartışmayı izlerler. Ayrıca onlar gözler, düşünür ve katılımcılara dönütler verirler. Tartışmayı yapılandırmak ve sürdürmek için önceden bir soru listesi hazırlanmalıdır. Tartışma sırasında çemberi dışındakilerin sessiz olması sadece sandalyeye oturanın konuşması gerekir. Gözlemciler tartışma sırasında not almalı, tartışma sonunda sınıfa tartışmanın özeti sunulmalıdır.

Bu teknik, tartışmalı bir konuyu incelemek için öğrencilerin birkaç küçük tartışma grubuna ayrılması şeklinde de yapılabilir. Her grup bir temsilci seçer ve konu hakkında kendi ve grubun fikrini açıklar. 15-20 dakikalık tartışmadan sonra, temsilciler dönüt ve bilgi almak için gruplarına dönebilirler.

Akvaryum tekniğin etkinlikle uygulanabilmesi için;

Tekniğin amacı belirtilmeli ve teknik, başka örnekler üzerinde öğretilmelidir.

Öğrencilerin konuyla ilgili ön bilgileri tamamlandıktan sonra, bu teknik kullanılmalıdır.

Öğrencilerin görüşlerini sıkılmadan belirtebilmeleri için rahat bir sınıf ortamı oluşturulmalıdır.

Görüşler asla eleştirilmemelidir.

YARARLARI

- Sınıf içi tartışmaları canlandırır.

- Mümkün olduğu kadar çok sayıda öğrencinin tartışmaya katılımını sağlar.

- Öğrencilerin tartışma ve grupla çalışma becerilerini geliştirir.

- Öğrencilerin ifade güçlerinin artmasına ve kendilerine güven duymalarına yardımcı olur.

- Öğrenciler, görüşleri sessiz ve saygılı bir biçimde dinleme, dinlediklerini kendi cümleleri ile ifade etme ve not alma becerisi kazanırlar.

- Öğrencilerin, tartışmayı yapılandırmak için tartışma öncesi akıl yürütme ve soru oluşturma becerileri gelişir.

SINIRLILIKLARI

Bu teknik her ne kadar tartışma ortamı yaratarak öğrenmede etkili olsa da zaman yeterliliği açısından sıkıntı yaşanabilir. Tüm öğrencilerin dinlenmesi mümkün olmayabilir.

ÖRNEK

Anlatım bozukluklarının konusunun işlendiği bir derste öğretmen öncelikle konuya kısa bir giriş yapar. Daha sonra ?anlatım bozuklukları nasıl düzeltilebilir?? sorusunu yöneltir. Öğrencilere düşünmeleri için zaman verilir. Düşünme sürecinin ardından sınıfın uygun bir bölümüne çember çizilir. İlk etapta öğrencilerin tümü çemberin dışındadır. Konu hakkında söyleyecekleri olan öğrenciler çemberin içine girerek görüşlerini belirtirler. Çemberin dışındakiler ise gözlemcidir ve görüşlerini belirtenleri dinleyip not alırlar. Uygulama sonunda gözlemciler sınıfa tartışmanın özetini sunarlar.

02 Ağustos 2009 20:48

ylmzksgn

ARKADAŞLAR BİLGİLERİMİZİ PAYLAŞALIM

02 Ağustos 2009 20:55

ylmzksgn

EĞİTİM BİLİMLERİ

ÖĞRETİM STRATEJİ

YÖNTEM VE TEKNİKLERİ

KPSS DERS NOTLARI

FAİK BULUT

EĞİTİM BİLİMLERİ

ÖĞRETİM STRATEJİLERİ, YÖNTEM VE TEKNİKLERİ

EĞİTİM ÖĞRETİM SÜRECİNİN PLANLANMASINDA

(Öğretim Tasarımı) YER ALAN TEMEL KAVRAMLAR

( Öğretme kuramları konusunda 2004 yılında1 soru çıkmış, 2007 KPSS?de 1 soru çıkabilir).

Eğitim, bireyin davranışlarında kendi yaşantısı yoluyla ve kasıtlı olarak istendik değişme meydana getirme sürecidir. (Ertürk)

Öğreten tarafından hedeflenen davranışları öğrencilere kazandırmak için düzenlenmiş yaşantılar sürecidir. (Başaran)

Eğitimin Genel Amaçları

Bireylere bilgi ve beceri kazandırmak

Toplumun yaşamasını ve kalkınmasını devam ettirebilecek ölçüde ve nitelikte değerler üretmek.

Eski ve yeni değerleri bağdaştırmak

Toplumdaki değerlere süreklilik ve esneklik kazandırmak.

Çağ koşullarının gereklerine uygun ve geleceğe dönük yeni değerler üretmek.

Varolan değerlerin dağılmasını önlemek.

Eğitimin İşlevleri

1- Eğitim bireyin kendisini gerçekleştirmesine yardım eder. Birey; öğrenme ve araştırma isteği duyar, dilini etkili konuşur ve yazar, sayma ve hesaplamayı öğrenir, sağlık ve hastalıklar hakkında temel bilgilere sahip olur.

2- Eğitim bireyin insan ilişkileri geliştirmesine yardım eder. Birey, insanlığa saygı duymayı, sosyal davranışlarında hoşgörü ve nezaketi öğrenir.

3- Eğitim bireyin ekonomik etkinliğini geliştirir. Birey çalışmaktan haz duyar, iyi bir üretici olur, çeşitli iş ve meslekler hakkında bilgi edinir, mesleğini seçmede isabetlidir.

4- Eğitim bireyin vatandaşlık sorumluluğunu geliştirir. Birey sosyal adalet konusunda duyarlı olur, yetersiz koşulları düzeltecek yönde hareket eder, propağandaya karşı eleştirel düşünme yeteneğini geliştirir, kanunlara karşı saygılıdır, çevreye karşı duyarlıdır, dünyadaki gelişmeleri yakından takip eder.

EĞİTİM SÜRECİ; -Kapsamlıdır - Süreklidir - Çok boyutludur ? Dinamiktir - Bilimsel araştırma ve bulgulardan kaynaklanır - Evrensel ve ulusal yönleri vardır - insana özgüdür - Olumluya dönüktür - zaman ve mekan yönünden sınırsızdır - Ulusal kalkınma ile doğrudan ilgilidir - Kültürü oluşturur - Tecrübelerle edinilir - Bir uyum sürecidir.

ÖĞRETİM : Bireyin çevresiyle girdiği etkileşim sonucunda bilgi ve davranışlarında meydana gelen değişmeleri şekillendirme, organize etme, yönlendirme ve kılavuzlama işidir.

Öğrenmenin gerçekleşmesi ve bireyde istenen davranışların kazandırılması için uygulanan süreçlerin tümüdür.(Varış )

ÖĞRENME : Bireyin çevresiyle girdiği etkileşim sonucunda bilgi ve davranışlarında meydana gelen değişmelerdir.

Öğrenme, yaşantı ürünü ve nispeten kalıcı izli davranış değişikliğidir. (Ertürk) Yaşantı kelimesi öğrenmenin bir etkileşim süreci gerçekleştiğini belirtir. Yaşantı birey ile çevresi arasında belli düzeyde etkileşim tümgesinin (karmaşa) birey bakımından kapsamıdır. Bir yaşantının öğrenme yaşantısı olabilmesi için, nispeten kalıcı izli bir değişmenin gerçekleşmesi gerekir.(Ertürk)

EĞİTİM-ÖĞRETİM ARASINDAKİ FARKLILIKLAR: Eğitim, yaşamı kapsayan bir süreçken, öğretim belli bir dönemde yapılır. Eğitim zaman yönünden kapsamlı ve çok boyutlu iken öğretim zaman yönünden kesitlidir. Rastlantısal durumlar da dahil öğrenmenin olduğu her durumda eğitimden söz edilirken, sadece planlı, programlı, güdümlü ve istendik davranış geliştirmeye yönelik süreçlerde öğretimden bahsedilebilir.

Eğitim öğretim sürecinin planlanmasında (öğretim tasarımı) yer alan temel kavramlar;

Sıra No

ÖĞRETİM PROGRAMININ TEMEL ÖĞELERİ / AŞAMALAR

5N 1U

1

ÖĞRETİM HEDEFLERİ / DAVRANIŞLAR

(Öğrenci Kazanımları )

Niçin Eğitim ?

Ne tip birey?

2

KAPSAM ? İÇERİK (Muhteva)

*Üniteler ve konular

* Bilgi birimleri

Ne Öğreteceğiz?

3

EĞİTİM DURUMLARI / ÖĞRENME YAŞANTILARI

*Öğretme süreci

* Öğretim etkinlikleri

* Öğrenme öğretme etkinlikleri

Öğrenme-öğretme modelleri, yaklaşımları-stratejileri

Öğretim yöntem ve teknikleri

Öğretim materyali, zaman ve süre

Öğretim hizmetleri

- ipucu / öğrenci katılımı / pekiştireç /dönüt-düzeltme

Nasıl Öğreteceğiz?

Ne kadar öğreteceğiz?

Nerede öğreteceğiz?

4

SINAMA DURUMLARI

* Ölçme ve değerlendirme etkinlikleri

Ne kadar öğrenme oldu?

Hedeflere ne düzeyde ulaşıldı?

SORU : Öğrencilerin, kazandıkları bilgi ve becerileri toplumsal yaşam becerilerini geliştirme ve kullanmaları amacıyla hazırlanmış bir öğretim programında aşağıdakilerden hangisinin öğrencilere kazandırılması beklenemez?

A) Özgüven ve sorumluluk duygusu

B) Yaşam boyunca öğrenme isteği

C) Olumlu toplumsal beceriler

D) Eleştirel düşünme ve karar verme becerisi

E) Bireysel davranma (2006 KPSS)

Öğretim Stratejileri : Bir dersin hedeflerine ulaşmayı sağlayan oldukça genel yaklaşıma denir. Bir dersin hedeflerine ulaşmak için kullanılacak yöntem, teknik, süre ve araçların belirlenmeye yön veren yol gösteren genel yaklaşımdır. Öğretmenin dersin veya konunun öğretilmesinde amaca ulaşmak için seçeceği öğretim yöntemi, çeşitli teknikler ve hatta değerlendirme biçimi uyum içinde olmalıdır. (Öğrenme yaklaşımları, modelleri)

Strateji yöntem ve teknik seçilirken eğitim felsefesi ve öğrenme psikolojisi bulgularından yararlanılır.

Stratejinin nelere içerdiğini açıklamak için öğretme stratejilerinin örüntüsüne (basamakları) bakmak gerekir:

Ø Öğrenme durumunun tanımlanması (hedef ve davranış belirleme)

Ø Öğrenme durumunun hazırlanması (öğrenme senaryosunun oluşturulması)

Ø Öğrenme etkinliklerinin yönlendirilmesi. (ders işlerken etkinlikleri sıraya koyarak uygulama)

Ø Öğrenme durumunun değerlendirilmesi, (eğitim durumu sonucu

Ø İzleme.

SUNUŞ YOLU STRATEJİSİ ÖRNEK : İlköğretim 6 sınıf öğrencilerine Sosyal Bilgiler dersinde ilimizin doğal zenginlik kaynakları, bitki örtüsü, ekonomik yaşam vb. konuları kapsayan ders işlemede bu stratejiyi kullanmayı uygun görür. Bu strateji çerçevesinde hazırlamış olduğu bilgi birimleri (konuları) (kavram ilke genelleme) öğrencilere Anlatım Yöntemi ile beraber Soru Cevap tekniğini kullanmak istesin. (Tümdengelim)

BULUŞ YOLU STRATEJİSİ ÖRNEK : Bu stratejide öğretmen suyun üç haline ilişkin deney için sınıfı 3 gruba ayırmış ve her bir grup farklı malzemelerle sınıfa gelmiştir. 1. grup suyun katı hali ile ilgili buz deneyi yapmış ve sınıfa getirmiş yaptığı gözlemi yazmıştır. 2. grup suyun sıvı halini bir buz kütlesini eriterek yazmıştır.( Yada margarın). 3. Grup ise suyun gaz hali ile ilgili sınıfta ispirto ocağı ile suyu kaynatmış ve buhar ( gaz hali) ile ilgili gözlemlerini yazmıştır. Öğretmen tüm bu deneyleri bu strateji çerçevesinde Deney tekniği ile birlikte Soru Cevap, beyin fırtınası yöntem-tekniklerini kulanmıştır. Deneylerden sonra katı sıvı gaz halini öğrencilerden tanımlamalarını istemiştir. Bu deneyde Madde dönüşümü öğrenci için keşfetme niteliği taşımıştır. Son olarak öğretmen katı madde sıvı madde gaz madde tanımlarını yazdırmıştır. (Tümevarım)

ARAŞTIRMA/ İNCELEME YOLU STRATEJİSİ ÖRN: İlköğretim 7. sınıf öğrencilerine öğretmen Çevrenin bilinçsizce kullanımı nelere yol açar? Sorusu ile Proje ödevi vermiştir. Proje Tabanlı Öğretim, Problem Çözme, Deney yöntem-tekniklerini kullanarak sonuca ulaşmaları istenmiştir. Bilimsel bilgiye ulaşma basamaklarını öğretmen açıklamış ve bu paralelde sonuca ulaşmalarını istemiştir.

Problem fark edilmiş, problem tanımlanmış, hipotezler oluşturulmuş, hipotezler denenmiş, Sonuca ulaşılmış, Sonuç raporlaştırılmış Öğrencinin ulaştığı sonuç dersin hedefini kazandığının göstergesi olacaktır. Öğrenci bir bilim adamı gibi problem konusu olan durumu yaptığı bir dizi çalışma ile bu strateji ve kullanılan yöntem tekniklerle sonuca ulaştırmış

Öğretim Yöntemleri : Öğretim hedef / davranışlarına ulaşmayı sağlayan yollardır. Öğretim yöntemi öğrenme konularının öğrencilere düzenli bir şekilde aktarılmasını sağlayan yoldur. Öğretim yöntemi öğretimin hedef davranışlarına ulaşmayı sağlayan uygulama biçimidir. (Öğrenme yolları)

Öğrenme ünitesinin hedeflerini gerçekleştirmek amacıyla teknikleri, içeriği, araç-gereç ve kaynakları ilişkili bir biçimde hizmete sunan bir öğretme yoludur (Clark ve Star).

Öğretim Tekniği : Öğretim tekniği öğretim yöntemlerinin uygulanma biçimidir. (Uygulama biçimleri)

Teknik, öğretim materyallerini sunmada ve öğretim etkinliklerini örgütlemede izlenen özel bir yoldur(Bilen). Aynı hedefi gerçekleştirmek üzere, birçok tekniğin bütünlük oluşturacak şekilde bir arada sunulması yöntemi oluşturur.

Eğitim durumlarını düzenlemede öğretmen önce genel yaklaşımları belirler. Daha sonra kullanacağı öğretim yollarını (yöntemi) planlar ve tasarlar. Daha sonra bu tasarımın uygulanma biçimi olan öğretim tekniğine karar verir.

SORU : Aşağıdakilerden hangisi öğretmenlerin kendilerini mesleki açıdan geliştirmelerine olanak sağlayan etkinliklerden biri değildir?

A) Dersleriyle ilgili özdeğerlendirme yapmaları

B) Alanlarıyla ilgili yayınları izlemeleri

C) Meslektaşlarıyla sınıf içi problemlere çözüm aramaları

D) Öğrencilerden, öğretmenlerini değerlendirmelerini istemeleri

E) Alıştıkları öğretim yöntemlerine bağlı kalmaları (2006 KPSS)

SORU : Öğrenmelerin etkin ve kalıcı olmasını sağlamak isteyen bir öğretmenin aşağıdakilerden hangisini yapması uygun değildir?

A) Konuyu olabildiğince kısa ve öz olarak sunması ( 2006 KPSS)

B) Olabildiğince fazla duyu organına hitap etmesi

C) Konuyu güncel yaşamdan örneklerle desteklemesi

D) Öğrenilecek davranışa uygun etkinlikler seçmesi

E) Konuyu problem çözme şeklinde ele alması

SORU : Bir öğretim programında hedefler ve kazanımlara yer verilmesinin en önemli amacı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Öğrencileri güdülemek

B) Öğrencilere dönüt sağlamak

C) Öğrenciyi değerlendirmek

D) Öğretimi planlı hale getirmek (2006 KPSS)

E) Öğretmeni değerlendirmek

A

HEDEFLER

- Bilişsel

- Duyuşsal

- Psiko-motor

Yaklaşım

STRATEJİ

Yol

YÖNTEM

Yöntemin

TEKNİK

Uygulanma Biçimi

Hedef

Alanları

ve

Öğretim Yöntem

ve

Teknikleri

-Anlatım, soru-cevap, örnek olay, problem çözme, deney, Proje tabanlı öğrenme, bilgisayar destekli öğretim, tartışma, gözlem, deney, rol oynama, drama, bireysel çalışma.

- Tartışma, işbirlikçi öğrenme, örnek olay, rol yapma, drama, anlatım, proje tabanlı öğrenme,

Gösterip yaptırma, Benzetim (simulasyon), Gösteri, Deney, Mikro Öğretim.

Yöntem ile Hedef, İçerik ve Süreç İlişkisi

Yöntem, hedef, süreç ve içerikle kenetlenmiş bir bütün oluşturur. Bu bütünlüğün bozulması, yöntemin de işlevini bozar.

1- Yöntem ile hedefin ilişkisi dikkatle kurulmalıdır.

2- Yöntem ile süreç ilişkisi iyi kurulmalıdır. Süreç bir işlemin belli aşamalarla gerçekleşmesidir. Örn. Öğrencinin istek ve ihtiyaçlarını dikkate almayan bir yaklaşım başarısız olur. Yöntem öğrencinin niteliklerine uygun seçilmelidir.

ÖĞRENME DURUMLARI VE ÖĞRETİM STRATEJİLERİ

Öğretim stratejisi, hedefe ulaşmak için seçilen kısa ve düzenli yolları yani yöntemi, strateji ve yöntem de tekniği kapsar. O halde en geniş kapsamlı genel yol stratejidir. Öğrenme-öğretme süreci (eğitim durumları); strateji, yöntem ve teknikler ile araç-gereçlerin uygun bileşenleri ile düzenlenir. Öğretim stratejileri ile yöntem ve tekniklerin kullanımı eğitim, öğretim, ders programlarında ve öğretim planlarında belirtilen hedef ve hedef davranışa göre farklılık gösterir.

ÖĞRETİMDE STRATEJİ, YÖNTEM VE TEKNİK İLİŞKİSİ

Öğretim Stratejisi : Hedefe ulaşmak için seçilen en genel yol ya da yollar bütünüdür.

Öğretim Yöntemi : Hedefe ulaşmak için seçilen en kısa yol ya da düzenli yoldur.

Öğretim Tekniği : Hedefe ulaşmak için seçilen yöntemi uygulamaya koyma biçimi ya da hedefe ulaşmak için seçilen yöntemin uygulanmasında başvurulan yardımcı yollardır.

SORU: Eğitim programlarında hedefler eğitim durumlarında kullanılacak olan öğretme-öğrenme yaklaşımlarını belirler.

Aşağıdakilerden hangisi verilen hedef düzeyi için, karşısında belirtilen öğretim yaklaşımının verimli bir yol olması beklenemez?

HEDEF DÜZEYİ ÖĞRETİM YAKLAŞIMI

A) Kavrama Bilgisayar destekli öğretim

B) Sentez Sunuş yoluyla öğretim (2004 KPSS)

C) Bilgi Bireysel çalışma yoluyla öğretim

D) Uygulama Proje temelli öğretim

E) Analiz Buluş yoluyla öğretim

Başlıca Öğretme-Öğrenme Yaklaşımları (Modelleri)

sIRA no

STRATEJİ-MOTEL-YAKLAŞIM

Başlıca temsilcileri

TEMEL

ÖZELLİKLER

1

* Programlı (Programlındırılmış) Öğretim

SKİNNER

-Davranışçı öğrenme yaklaşımlarının geliştirdiği bir öğretme-öğrenme yaklaşımıdır.

-Okulda ya da okul dışında yapılan bireyselleştirilmiş öğretme-öğrenme yaklaşımıdır.

-Bir bilgi küçük bilgi birimlerine bölünerek ya da bir davranış küçük davranış birimlerine bölünerek her aşamada pekiştirilerek öğrenme sağlanır.

-Kademeli yaklaştırma yoluyla davranış biçimlendirilerek ya da zincirleme yoluyla kazandırılır.

2

* Tam Öğrenme

B. BLOOM

-Bloom?a göre bir sınıftaki öğrenciler yetenek bakımından normal dağılım gösterir. Fakat öğretimin çeşidi, niteliği ve öğrenme için verilen zaman her öğrencinin ihtiyacına göre yani ona uyumlu olursa, öğrencilerin büyük bir çoğunluğu tam öğrenme düzeyine erişir.

-Grupla ve sınıfla öğretim tekniğidir. Bilgi birimleri üniteler şeklinde belirlenir ve bir ünite öğrenilmeden diğer üniteye geçilmez.

-Bir sınıfta öğrencilerin hazırbulunuşluk düzeyine uygun, öğretim hizmeti sağlanır ve ihtiyaçları olan zaman tanınırsa her öğrenci başarılı olur.

3

* İşbirlikçi (Kubaşık) Öğrenme

J.DEWEY

VYGOTSKY

SLAVİN

-Öğrencilerin ortak bir amaç doğrultusunda, küçük gruplar halinde, birbirinin öğrenmesine yardım ederek çalışması.

- Öğrenciler arasında birbirinden öğrenme, işbirliği, görev paylaşımı, sorumluluk, arkadaşlık bağını güçlendirme ve grup etkileşimini sağlamada kullanılır.

4

Yapılandırmacı (Oluşturmacı ? Yapısalcı) Öğrenme

PİAGET

WYGOTSKY

DEWEY

GESTALT

BRUNER

- Öğrenme bilginin zihinde yapılandırılması (oluşturulması) sürecidir.

-Öğrenme sorumluluğu öğrencidedir. Öğrenciler somut yaşantıları ve deneyimleri üzerinde öğrenirler.

-Öğretmen ise öğretmez, öğrencilerin öğrenmelerine klavuzluk eder.

5

*Çoklu Zeka Yaklaşımı

GARDNER

-Zeka öğrencinin bir ya da birden fazla alanda ürün ve performans ortaya koyma kapasitesidir.

-Öğretme-öğrenme bireyin çoklu zeka alanlarını geliştirecek yöntem ve teknikler ile zenginleştirilerek yapılmalıdır.

6

* Sunuş Yoluyla Öğretme

ASUBEL

-Bilginin ilke ve genellemelerin etkin bir öğretme-öğrenme süreci için belli bir düzen ve aşamalılık içinde aktarılması ve tümdengelim yaklaşımı yoluyla öğrenmeyi içerir.

-Açıklayıcı ve yorumlayıcı bir yaklaşımla kavram ve genellemelerin öğrencilere aktarıldığı bir öğretme-öğrenme yaklaşımıdır.

7

* Buluş Yoluyla Öğretme

BRUNER

-Öğrencinin kavram, ilke ve genellemelere ulaşmasını sağlayacak öğretme-öğrenme ortamının düzenlenmesi ve tümevarımsal yaklaşım yoluyla öğrenmeyi içerir.

8

*Araştırma- İnceleme (Sorgulama) Yoluyla Öğretme

J. DEWEY

-Öğrencilere araştırma etkinliklerini problem çözme yoluyla öğretmeyi amaçlar.

-Öğrenciler bir öğrenme konusu üzerinde bilimsel yöntemin (problem çözme süreci) basamaklarını kullanarak öğrenmeyi gerçekleştirir.

9

*Temel Öğretme Modeli

GLASER

-Glaser?in modelinde hem davranışçı hem de bilişsel yaklaşımın bir sentezi vardır. Glaser öğrencilerin hedef davranışlara ulaşma derecesinde, ön koşul öğrenmelerin, uygun öğrenme-öğretme etkinliklerinin ve değerlendirme etkinliklerinin etkisi üzende durmuştur.

-Okulda etkili öğretimi gerçekleştirmede dört öğeden oluşan (1-hedeflerin saptanması, 2- giriş davranışlarının belirlenmesi, 3-öretme-öğrenme ortamının seçilmesi, 4- değerlendirme) öğretim tasarımını ele alan bir modeldir.

10

*Okulda Öğrenme Modeli

CARROLL

- Carroll?un ?okulda öğrenme modeli?nin üç temel dayanağı bulunmaktadır. Bloom daha sonra bu dayanakları ?Tam Öğrenme Modeli? olarak kullanmıştır.

1- İyi öğrenen ve öğrenemeyen öğrenciler vardır.

2- Hızlı öğrenen ve hızlı öğrenemeyen öğrenciler vardır.

3- Uygun öğrenme koşullarında öğrenme gücü, öğrenme hızı ve öğrenmeye isteklilik bakımından öğrencilerin büyük bir çoğunluğu birbirine benzemektedir.

- Gerekli zaman ve uygun öğrenme olanakları sağlandığında her öğrenci öğrenir. Her öğrencinin öğrenme için ihtiyaç duyduğu zaman farklıdır ve bu uygun zamanda nitelikli öğretim yapılmalıdır.

Öğrenme için harcanan süre

Öğrenme derecesi = _________________________

Öğrenme için gerekli süre

Modelin 5 temel öğesi bulunmaktadır. 1.Yetenek , 2. Öğretimin Kalitesi, 3. Öğretimi Anlama Yeteneği, 4. Sebat , 5. Öğrenmeye Ayrılan Süre.

11

*Basamaklı Öğretim Programı

NUNLEY

-Öğrenen merkezli eğitim uygulamalarında kullanılan ve öğrencinin ilgi, yetenek, gereksinimlerini karşılamayı ve farklı öğrenme yollarını geliştirmeyi amaçlayan yeni bir öğretme-öğrenme yaklaşımıdır.

-Öğrenciler görev belirleme, yerine getirme ve değerlendirme aşamalarında etkin bir rol almakta öğretmen ise bu sürece rehberlik yapan bir yardımcı durumunda geçmektedir.

-Basamaklı öğretim programı öğrencilere bilgiyi edinme, edinilen bilgileri farklı problem durumlarında kullanabilme, yeni fikirler elde etme, analiz ve sentez yapabilme, yaratıcı düşünebilme, eleştirel düşünebilme gibi etkinlikleri öğretim planı olarak belirlemiş ve C, B ve A basamakları olarak üç aşamada ele almıştır. Bu basamaklar basit görev ve etkinliklerden zor görev ve etkinliklere göre sıralanmıştır.

Carroll?un ?okulda öğrenme modeli?nden kaynaklanan iki temel öğrenme modeli vardır. Bunlardan biri Keller?in ?bireyselleştirilmiş öğretim sistemi?, diğeri ise Bloom?ün ? tam öğrenme? modeli ya da ?Okulda Öğrenme Kuramı?dır.

Eğitim durumlarının (Öğretme-öğrenme süreci) başlıca değişkenleri şunlardır:

1- ÖĞRENCİ

2- ÖĞRETMEN

3- ÖĞRETİM HİZMETİNİN NİTELİĞİ ( İpucu, katılım, pekiştireç, dönüt-düzeltme)

ÖĞRETİM STRATEJİLERİ

Öğretim stratejileri, öğrenme hedeflerine ulaşmak üzere belirlenen konunun sunulması için izlenen yollar bütünü veya hedefe ulaşmak için seçilen genel yoldur. Bu yollardan bazıları öğretmen merkezli, bazıları öğrenci merkezlidir. Hedefler, seçilecek stratejinin türünü belirlemede kaynaklık eder.

Öğretim stratejilerini, yöntemlerini, tekniklerini belirlemede en önemli unsur dersin hedefleridir. Dersin hedef, davranışları, içerik ve eğitim durumlarının belirlenmesine yön verir. Bu açıdan düşünüldüğünde eğitim durumlarının (öğretme-öğrenme durumlarının ) oluşturulması ilgili hedef alanı, strateji, yöntem ve teknik ilişkisi aşağıdaki tabloya çıkartılmıştır.

hedef-strateji- yöntem ?teknik ilişkisi

Hedef

(Bilişsel Alan)

Strateji

Yöntem ve Teknikler

Bilme

*Sunuş Yoluyla Öğretim

Anlatım (Sunu), Soru-Cevap, Bilgisayar Destekli Öğretim, Bireyselleştirilmiş Öğretim

Gösteri, Beyin Fırtınası,

Soru-Cevap

Kavrama

*Buluş Yoluyla Öğretim

*Çoklu Zeka Yaklaşımı

Tartışma , Örnek Olay, Soru-Cevap,

Beyin Fırtınası , Bilgisayar Destekli Öğretim, Bireysel Çalışma, Diğer Tartışma Çeşitleri

Uygulama

Analiz

Sentez

Değerlendirme

*Araştırma-İnceleme Yoluyla Öğretim

* İşbirlikçi Öğrenme

* Yapılandırmacı Öğrenme

* Çoklu Zeka Yaklaşımı

Gösterip Yaptırma, Proje Tabanlı Öğrenme,

Problem Çözme, Bireysel Çalışma yöntemi,

Benzetim (Simülasyon), Drama, Rol Yapma,

Deney, İkili ve Grup Çalışması.

Tüm Hedef Alanları

* Tam Öğrenme

Tüm Yöntem ve Teknikler

Stratejiler öğretim hedeflerine ulaşılmasını kolaylaştırmada kullanılır. Hedeflerin özelliklerine uygun olarak öğretmen, öğrencilerin bağımsız çalışmalarını isteyebileceği gibi sınıfı küçük gruplara ayırabilir ya da bütün sınıfın katılımını sağlayan etkinlikler planlayabilir.

Öğretmen, öğretimi planlarken belirlediği hedeflere uygun öğretim stratejilerini de seçer. Demirel; yöntemi, hedefe ulaşmak için izlenen en kısa yol ya da bir konuyu öğrenmek için seçilen düzenli yol olarak; tekniği, öğretim yöntemini uygulamaya koyma biçimi olarak tanımlamıştır.

Öğretim stratejileri;

1- Sunuş Yoluyla Öğretme,

2- Buluş Yoluyla Öğretme,

3- Araştırma ve İnceleme Yoluyla Öğretme

öğretim stratejileri

SUNUŞ YOLUYLA

(Ausubel)

BULUŞ YOLUYLA

(Bruner)

ARAŞTIRMA YOLUYLA

(Dewey)

Anahtar Kelimeler :

Bilgi sunumu, anlatım,

Aktarım, açıklama,

Konuları anlamlı yapı

Bütünlüğüne getirme.

Anahtar Kelimeler :

Etkin öğrenci, öğrencinin

Yönlendirilmesi, yeniden bulma,

(keşfetme), problem çözme,

Yaparak yaşayarak öğrenme

İçin öğrenmeyi öğrenme,

Öğretmenin ön bilgiler vermesi.

Anahtar Kelimeler :

Bilimsel yaklaşım,

Bilimsel tutum,

Bilimsel yöntem,

Araştırma, inceleme

Problem çözme.

Temel Özellikleri:

1- Öğrenciyle yoğun

etkileşim (öğrenci dikkati

ve katılımı için)

2- Örneklerle destekli

Bilgi sunumu.

3- Aşamalılık ilkesi ile

Ders sunumu ( yakından

Uzağa, bilinenden

Bilinmeyene, somuttan

Soyuta, basitten

Karmaşığa, genelden

Özele)

4- Genelden özele bilgi

Sunumu (tümdengelim

Yöntemi).

5- Kavram haritaları

Önemli bir yer tutar.

Temel Özellikleri :

1- Bilgi hazır olarak verilmez, öğrencinin

Araştırıp bulması hedeflenir (öğrenci

Etkindir)

2- Öğrencinin problem çözme yeteneğine

Dayanır (problem çözme aşamaları:

Problemin farkına varma, problemi

Tanımlama, problemin çözüm seçeneklerini belirleme, veri toplama ve değerlendirme, genelleme ve sonuçlara ulaşma).

3- Öğretmen, öğretime dikkati çekerek bir problemle başlar, çözüme götürücü örnekler verir, farklı kaynaklar önerir, hedef dışı etkinliklerde öğrenciyi uyarır.

4- Öğrenciler basit bilgilerle yetinmez, derinlemesine inceler.

5- Öğrenilen bilgiler yeni durumlara transfer edilebilir.

6- Üst düzey düşünme becerilerini geliştirmede etkindir.

7- Zaman alıcıdır.

Temel Özellikleri:

1- Bilimsel araştırma yaklaşımındaki aşamalar izlenir ( problem belirleme, denenceler, yöntem, bulgular , yorum, sonuç, öneriler).

2- Tümüyle öğrenci etkin, öğretmen rehberdir.

3- Problem çözme ve eleştirel düşünme gibi üst düzey düşünme becerileri kazandırır ve bunları uygulama olanağı tanır.

4- Zaman alıcıdır.

Genelden özele bilgi aktarılır (Tümdengelim)

Öğrenci problemi çözmeye çalışır (Tümevarım)

Öğrenci araştırır, inceler.

Bilgilerin tümünü öğretmen verir.

Önbilgileri öğretmen verir. Öğrenci kavram ve genellemelere kendi ulaşır.

Öğretmen bilgi vermez, öğrenci tüm bilgilere ulaşır.

1. SUNUŞ (ALIŞ) YOLUYLA ÖĞRETİM STRATEJİSİ (ANLAMLI ÖĞRENME KURAMI):

Ausubel tarafından ortaya atılmıştır. Tüm bilgilerin öğretmen tarafından aktarılmasıyla ilke kavram ve genellemelerin öğretildiği bir öğretme yoludur. Bilgiler aşamalılık ilkelerine göre (yakından uzağa, bilinenden bilinmeyene, somuttan soyuta, genelden özele, basitten karmaşığa doğru) çok dikkatli düzenlenmeli ve öğrenci tarafından alınması kolay hale getirilmelidir. Bütünden parçaya (Genelden özele) doğru bir sunumu olduğundan tümdengelim kullanılır.

Açıklamanın gerektiği her durumda kullanılır. Daha çok olgu, genelleme ve kavramların öğretiminde kullanıldığı için bu soyut konuların örneklerle, araç-gereçlerin ve kavram haritalarının kullanımıyla somutlaştırılması önemlidir. Öğrencinin etkin katılımı söz konusu olduğu için öğretmenin öğrencinin dikkatini sürekli kontrol altında tutmak için yoğun bir etkileşime geçmesi yararlıdır. Öğrenme etkinliklerinin başlangıcında ve bilgi düzeyinde hedef-davranışların kazandırılmasında kullanılır. Öğretmen bu yaklaşımda konu alanlarını (içeriği) anlamlı bir yapı bütünlüğüne getirerek etkili bir şekilde sunar. Öğrenmeler temel kavramlara dayalı olarak sağlanır.

Sunuş Yoluyla Öğretimin Temel Özellikleri

(sunuş yoluyla öğretme yaklaşımının 5 temel özelliği vardır)

1-Öğretmen ve öğrenci arasında etkileşim yoğundur.

Başlangıçta sunuşu öğretmen yapar ve daha sonra öğrenciler aktif katılıma geçer, fikirlerini, örneklerini, açıklamalarını yapar ve tartışırlar.

2- Çok sayıda örnek kullanmak gerekmektedir.

Konuların sunulmasında ve tartışılmasında, özellikle soyut kavramların aktarılmasında örnekler, grafik, şema, resim gibi görsel ve diğer duyu organlarına yönelik uyarıcılar kullanılır.

3- Bilgiler düzenlenir ve öğretmenin etkin olduğu süreç izlenir.

Temel kavramların öğretimine ağırlık verilir.

4- Öğretim genelden- özele (tümdengelim) doğru hiyerarşik bir yapı ve sırayla gerçekleştiriliri.

Önce gelen kavram, ilke, genellemeler verilir. Sonra da daha özel bilgiler ve örnekler verilir.

5- Öğretimde ardışıklık ilkesi uygulanır ( konular basamak basamak ilerler).

Öğrenciye anlamlı öğrenmesini sağlayacak şekilde bilgiler ilişkilendirerek ve önceki bilgiler ile yeni bilgiler arasında bağlantılar kurularak sunulur.

Sunuş yoluyla öğretme yaklaşımının planlanışı üç aşamada gerçekleştirilir;

1- Öğrenciden beklenen davranış belirlenir,

2- İşlenecek konu belirlenir,

3- Örnekler seçilir ve hazırlanır. Örnekler hedef ve içeriğe uygun olmalıdır.

Uygulanışında önce öğrenci hedeften haberdar edilir ve konunun önemi vurgulanır. Bu öğrencileri güdülenmesi için yapılır.

SUNUŞ YOLUYLA ÖĞRETİM STRATEJİSİNİN AŞAMALARI

1-Giriş (Ön Organize Edicinin Sunumu)

- İlgi çekme, güdüleme, hedeften haberdar etme

- Organize edicinin sunulması (kavram haritaları, şemalar ve matrisler)

- Tanımlama ve ön açıklama

- Örnekler verme ve şekillerle anlatma

- Öğrencilere tekrar ettirme

2- Kavram, ilke ya da bilgi biriminin sunulması

- Bilgi birimi sunulur

- Bilgi biriminin özellikleri açıklanır

-Bilgi birimi organize edicilerle ilişkilendirilerek açıklanır

3- Bilişsel Yapının Güçlendirilmesi

- Konu içeriğine eleştirel bir bakış açısı getiriniz.

- Farklı tanımların ve düşüncelerin ortaya konulması

- Öğrencinin örnekler üretmesi

- Öğrencinin farklı örnekler vermesi ve farklı durumlarda kullanılması

- Örneklenen ve tanımlanan bilgi birimini bir bütün oluşturacak şekilde tekrarını yaptırılması.

SORU : Aşağıdaki öğretme-öğrenme yaklaşımlarından hangisi, karşısında belirtilen becerinin kazandırılması için etkili bir yöntem değildir?

Öğretme ? Öğrenme

Yaklaşımı , Beceri .

A) Örnek olay incelemeye dayalı öğretim Problem çözme

B) Sunuş yoluyla öğretim İş birlikli öğretim (2006 KPSS)

C) Bilimsel araştırma yoluyla öğrenme Eleştirel düşünme

D) Buluş yoluyla öğretim Yansıtıcı düşünme

E) Proje tabanlı öğretim Bilimsel yöntem süreç becerileri

Sunuş Yoluyla Öğretimin Etkili Olduğu Durumlar

Bir dersin giriş bölümünde kullanılır.

Her hangi bir konu ile ilgili ön öğrenmelerin yeterli olmadığı ve konunun yeni öğretileceği durumlarda kullanılır.

Sunuş yoluyla öğrenme yaklaşımında öğretmen bilgileri düzenleyerek etkin bir şekilde dersini işler. Bu süreçte dersi sıkıcılıktan kurtarmak için aşağıdaki önlemler alınmalıdır:

- Farklı öğretim yöntem ve teknikleri kullanma,

- Konuları bütünden- parçalara bölerek verme,

- Öğrencinin çok sayıda duyu organını kullanarak fikirleri en somut yollarla anlatması,

- Ön organize edicileri (kavram haritası, matriks vb. ) kullanma,

- Öğrencilerin aktif katılımını ( örnek verme, düşüncelerini açıklama, tartışma) sağlama,

- Soru-Cevap tekniğini kullanma,

- Öğrenmeye güdüleme, ilgi ve dikkat çekme, pekiştireç kullanma,

- Öğretim materyali ya da araç-gereci kullanma,

- Dersin sonunda konuyu kısaca özetleme.

Birçok kavram arasında ilişki kurularak daha iyi anlamayı sağlamada kullanılır.

Kavramların ve soyut konuların öğrenimini sağladığı için, daha çok ilköğretimin 4.-5. sınıflarından itibaren kullanılır.

Öğretmen konuları en somut yollarla ve öğrencinin tüm duyu organlarını harekete geçirecek şekilde sunmalıdır.

SORU: Sunuş yoluyla öğretim yaklaşımında bilgiler titizlikle düzenlenir ve daha çok öğretmeni merkeze alan süreç söz konusudur.

Bu yaklaşımda, dersini monotonluktan çıkarmayı hedefleyen bir öğretmen aşağıdakilerden hangisinden kaçınmalıdır?

A) Değişik öğretim tekniklerini işe koşmak,

B) Konuyu bütün olarak, bölmeden anlatmak, ( 2005 KPSS)

C) Öğrencilerin soru sormalarına fırsat vermek,

D) Görsel-İşitsel araç-gereçlerden yararlanmak

E) Ders sonunda konuyu kısaca özetlemek.

Sunuş Yoluyla Öğretimin Yaygın Olarak Kullanılmasının Nedenleri ;

Ø Öğretmenin rollerinden biri de bilgi vermek ve sahip oldukları sahip oldukları bilgileri öğrencilere açıklamaktır.

Ø Bir dersi yapılandırmada ve sunmada diğer yaklaşımlara göre daha kolaydır.

Ø Olgu, olay ve soyut kavramları öğretmede diğer yaklaşımlara göre daha etkilidir.

Ø Öğretmen bir tanımı öğretirken, öğrencilerin tanımını doğru öğrendiklerinden emin olur.

Ø Diğer yaklaşımlara göre daha az zaman alır.

2. BULUŞ (KEŞFETME) YOLUYLA ÖĞRETİM STRATEJİSİ

Bruner tarafından ortaya atılmıştır. Bu yaklaşımın dayandığı temel anlayış öğrencinin öğrenmede konu alanının yapısını kavramadır. Bu nedenle öğrencinin aktif olması ve buluş yapması ( keşfetmesi) gerekmektedir. Bireylerin öğrenme doğalarında araştırma, merak, bulma, keşfetme isteği vardır. Öğrenciler bir bilim adamı gibi bilgiyi kendi yapılandırmalıdır. Öğretimin bir problemle başladığı ve öğretmenin bu probleme ilişkin kaynak önermesinden, önbilgiler ve örnekler vermesinden sonra problemle ilgili verileri öğrencinin toplayıp, analiz ederek soyutlamalara, genellemelere ve kavramlara ulaşmasını sağlayan, öğrencinin etkin olmasına dayalı güdüleyici bir öğretim yoludur. Öğrenci problem çözme becerisini, problem çözme aşamalarını izleyerek bu öğretim stratejisiyle kazanır.

Düşünce yeteneğini geliştirmede buluş (keşfetme) yoluyla öğretme yaklaşımı kullanılmalıdır. Problemin seçiminde ve çözümünde, problem senaryosunun öğrencinin merakını uyandırıyor alması ve örneklerin seçimi çok önemlidir. Çünkü öğrenciler örnekleri inceleyerek kavram ve genellemelere ulaşabilmektedirler. Örneklerin istenen nitelikte olmaması genellemelerin öğrenilmesini güçleştirmektedir.

Öğrenci sınıfta aktif ve girişimci olmalıdır. Öğrenci merkezli eğitim uygulamasına dayalı bir yaklaşımdır. Buluş yoluyla öğrenmede öğrencinin kendi gözlemlerine ve etkinliklerine bağlı olarak bilgi, kavrama, ilke ve genellemeye ulaşması sağlanır. Böylece öğrenciler kendine güvenen, olumlu benlik geliştiren ve bağımsız davranın bireyler olarak yetiştirilirler. Öğretim tümevarım yaklaşımıyla şekillenir.

Problem, öğrencinin merakını sürekli tutacak ve başarma duygusunu doyuracak derecede olmalıdır. Öğrenci keşfetme heyecanını duyabilmelidir. Buradaki keşfetme yeniden bulmadır.

Buluş yoluyla öğretim stratejisinde iki temel yaklaşım :

1- Yapılandırılmamış yaklaşım : Öğrencinin tamamen kendi çalışmasını başlatarak yönlendirilmesiyle öğrenme gerçekleşir. Öğrenci kavramları, ilke ve problemin çözümünü doğal bir ortamda kendi kendine bulur. Daha çok okul öncesi dönemde tercih edilir.

2- Yapılandırılmış yaklaşım : Öğrencinin kazanacağı hedef davranışları öğretmen belirler ve öğrencinin kavram, ilke ve genellemelere ulaşması için gerekli yönergeler ve ipuçları verilir.

Buluş Yoluyla Öğretim Stratejisinin Planlanması :

1- Öğrenciye kazandırılacak hedef davranışlar belirlenir.

2- Öğrenme konularıyla ilgili somut örnek durumları ve örnek olmayan durumlar belirlenir.

3- Örnekler öğrencinin merakını sürdürecek bir şekilde basitten karmaşığa doğru sıralanır.

4- Fazla zaman gerektirdiği için zamanın iyi ayarlanması gerekmektedir.

Buluş / Keşfetme Yoluyla Öğretim Yaklaşımının Adımları;

1- Öğretmen örneği sunar,

2- Öğrenci örneği tanımlar,

3- Öğretmen ek örnekler sunar,

4- Öğrenci yeni örnekleri tanımlar, ilk örnekle bağ kurar,

5- Öğretmen ek örnekler verir ve olumsuz örnekler sunar,

6- Öğrenci örnekleri karşılaştırır ve duruma ters düşen örnekleri belirler,

7- Öğretmen öğrenciden anında örneğin özelliğini ya da ilişkiyi bulmasını ister,

8- Öğrenci tanımı yapar ve ilişkiyi kurar,

9- Öğretmen öğrenciden ek örnekler bulmasını ister.

Buluş yoluyla öğretim ve Sunuş yoluyla öğretim stratejilerinin karşılaştırılması

BULUŞ YOLUYLA ÖĞRETİM

SUNUŞ YOLUYLA ÖĞRETİM

-Kurucusu Bruner?dir.

- Öğrenci merkezli bir yaklaşımdır.

- İlke, kavram ve genellemelere öğrenci ulaşır.

- Tümevarım (özel kurallardan genel kurallara ulaşmak) yaklaşımı kullanılır.

- Derslerin etkinlik bölümünde kullanılır.

- Kavrama, uygulama, analiz, sentez gibi hedef alanlarının kazandırılmasında önemlidir.

- Öğrencinin merak ve keşfetme isteği harekete geçirilir. Öğrencinin bilgiye araştırma, inceleme ve problem çözme yoluyla ulaşması sağlanır.

-Kurucusu Asubel?dir.

- Öğretmenin düzenlediği, merkezde olduğu ve öğrencinin de kısmen aktif olduğu bir yaklaşımdır.

- İlke, kavram ve genellemeler öğretmen tarafından sunulur.

-Tümdengelim (genel kuraldan özel kurallara ulaşma) yaklaşımı kullanılır.

- Derslerin giriş bölümünde kullanılır.

- Soyut konuların ve kavramların öğretilmesinde kullanıldığı için ilköğretimin 5. sınıfından itibaren kullanılması önerilir.

- Öğrenciye hazır bilgiler anlamlı olarak aktarılır. Öğrenme konuları öğretmen tarafından anlamlı yapı bütünlüğüne dönüştürülerek öğrencilere aktarılır.

Her iki yaklaşımda öğrencinin öğrenme sürecine aktif olarak katımı gerektirir. İki yaklaşımda da öğrencilerin ön öğrenmeleri harekete geçirilir ve yeni öğrenme konularıyla ilişkilendirilir. Yine her iki yaklaşımda bilişsel özellik taşır ve anlamlı öğrenmenin oluşturulması sağlanmaya çalışır.

SORU: Aşağıdakilerden hangisi buluş yoluyla öğrenme yaklaşımını uygulayan bir öğretmenin kaçınması gereken bir davranıştır?

A) Öğrencilerden, öğrenilenleri gerekçeleriyle açıklamalarını istemek,

B) Öğrencilerin dikkatlerini işleyecekleri konu üzerine toplamak,

C) Öğrencileri, düşünme süreçlerinden yararlanmaya özendirmek,

D) Ulaşılması gereken sonucu öğrencilere söylemek, ( 2001 KPSS)

E) Konuyu değişik örneklerle açıklamak.

3. ARAŞTIRMA-İNCELEME YOLUYLA ÖĞRETİM STRATEJİSİ

J.Dewey tarafından ortaya atılmıştır. Öğrencinin problem çözme becerisini kullanarak bilimsel yöntemi izlemesini gerektiren bir öğretim yoludur. Yani öğrenciler araştırma etkinliklerini problem çözme yoluyla öğrenirler. Bu stratejide öğrenci konularla ilgili problemlerin çözümüne ulaşmakla kalmaz, karşılaşabileceği benzer problemlerin çözüm yolunu da öğrenir. Araştırma stratejisinde öğretmen önbilgi dahi vermez, tümüyle öğrenci etkindir. Öğrenci tüm bilgilere kendi ulaşır, öğretmen rehberdir. Araştırma yoluyla öğretim, öğrenciye üst düzey düşünme becerilerini kazandırır.

Öğrencilerin araştırma ve inceleme yaparak öğrenmeleri sağlanır. Öğrencilerin sınıf içi ve sınıf dışı etkinliklerle yaptığı problem çözme sürecidir. Öğrenci problem çözmenin (bilimsel yöntemin ) aşamalarını kullandığı durumlara (problemlere) uygular ve öğrenci süreçte tamamen aktiftir. Ayrıca öğrencilere yaşamlarında karşılaşabilecekleri problem durumlarında değişik çözümler üretmesini öğretir. Araştırma-inceleme yoluyla öğretim stratejisi özellikle uygulama ve daha üst düzeydeki hedef alanlarının öğrenciye kazandırılmasında etkilidir. Öğretmen süreçte rehberdir, ön bilgi dahi vermez.

Araştırma - inceleme yoluyla öğretim stratejisinin uygulanması (AŞAMALAR)

1- Problemin farkına varma (Problemin hissedilmesi ve belirlenmesi)

2- Problemi tanımlama ve sınırlandırma

3- Problem durumu ile ilgili bilgilerin toplanması.

4- Problemin çözüm seçeneklerini belirleme (hipotezler / denenceler oluşturma)

5- Problemin çözümü için yöntem geliştirme, veri toplama ve analiz etme.

6- Hipotezleri test etme, doğruluklarını belirleme

7- Çözüme ulaşma, uygulama ve sonuçlandırma.

BAŞLICA ÖĞRETME-ÖĞRENME YAKLAŞIMLARI

( Öğrenme öğretme yaklaşımları konusundan sınavlarda 2004 yılında 1, 2003 yılında 1 soru çıkmış, 2007 KPSS?de 1 soru gelebilir) .

BAŞLICA ÖĞRETME-ÖĞRENME YAKLAŞIMLARI VE YÖNTEM-TEKNİK İLİŞKİSİ

SUNUŞ YOLUYLA

BULUŞ YOLUYLA

ARAŞTIRMA-İNCELEME YOLUYLA

YAPILANDIRMACI ÖĞRENME

TAM ÖĞRENME

* Anlatım,

* Soru ?cevap

* Tartışma

* Bilgisayar Destekli Öğretim

* Beyin Fırtınası

* Gösteri

* Tartışma

* Örnek Olay

* Soru ?Cevap

* Beyin Fırtınası

* Problem Çözme

* Proje tabanlı öğretim,

* Deney

*Gösterip Yaptırma

* Problem çözme

* İşbirlikçi Öğrenme

* Simülasyon

* Mikro öğretim

* Proje tabanlı öğrenme,

* Problem çözme,

* Gözlem

* Deney

* Koleksiyon,

* Sergi

* Drama

* Beyin Fırtınası

* Tüm Öğretim Yöntem ve Teknikleri

ÖĞRETME ÖĞRENME YAKLAŞIMLARI (MODELLERİ) VE TEMSİLCİLERİ

1

2

3

4

5

6

7

8

-Sunuş Yoluyla Öğretim

(ASUBEL)

-Buluş Yoluyla Öğretim

(BRUNER)

-Araştırma-İnceleme Yoluyla Öğretim

(J. DEWEY)

Bu üç yaklaşım aynı zamanda

Öğretim stratejileri olarak da

kabul edilmektedirler.

Tam Öğrenme

(BLOOM)

İşbirlikçi Öğrenme

(J.DEWEY-VGOTSKY-SLAVİN)

Yapılandırmacı Öğrenme

(PİAGET-VGOTSKY-BRUNER)

Çoklu Zeka Yaklaşımı

(GARDNER)

Okulda Öğrenme Kuramı

(CARROLL)

Temel Öğretme Modeli

(GLASSER)

Basamaklı Öğretim Programı (NUNLEY)

TAM ÖĞRENME MODELİ (Yaklaşımı)

Bloom tarafından geliştirilen ve okulda öğrenme adı da verilen tam öğrenme modeli (yaklaşımı) okullarda öğrenme-öğretme sürecinde etkili olan bütün öğeleri, öğrencilerin en etkili öğrenme düzeyine ulaşması için sistemli olarak bir araya getiren bir yaklaşımdır. Tam öğrenme yaklaşımı her okulda ve sınıfta hızlı öğrenen ve öğrenemeyen öğrenci bulunduğu ve her öğrencinin hazırbulunuşluk düzeyine göre öğretimin yapılmasını, her öğrenciye ihtiyacı olan ek öğrenim zamanı ve nitelikli öğretme hizmeti (ipucu, katılım, pekiştireç, dönüt- düzeltme ) sağlanırsa her öğrencinin öğrenebileceği ve okulda tüm öğrencilerin öğrenebileceğini temel sayıtlılar olarak kullanılmaktadır.

Tam öğrenme modeline göre öğrenciler arasındaki öğrenme farklılıklarının nedeni doğuştan değil, çevre koşullarından kaynaklanır. Modelin amacı öğrenmeye etki eden faktörleri kontrol altına alarak kalıcı öğrenmeyi gerçekleştirmektir. Buna göre zeka, genel yetenek, kişilik özellikleri, ailenin sosyo-ekonomik düzeyi gibi öğrenme-öğretme sürecinde değiştirilemeyen öğelerin yerine, ön öğrenmeler, derse karşı tutum, ilgi, başarı inancı, zaman, pekiştireç, öğrenci katılımı, dönüt, araç-gereç gibi değiştirilebilir öğeler zenginleştirilerek etkili öğrenme sağlanabilir.

Bu yaklaşımda öğrenme düzeyini (yani öğrenme ürünlerini) etkileyen iki bağımsız değişken vardır. Bunlardan birincisi öğretme-öğrenme sürecinin başlangıcında öğrenci giriş özellikleri diğeri ise öğretim hizmetinin niteliğidir. Öğretim etkinliklerinin uygulanması aşamasında bu iki değişken kontrol altına alınır, iyi planlanır ve uygulanırsa öğrencilerde tam öğrenme gerçekleştirilebilir.

Giriş davranışları, öğrencinin ön öğrenmelerini, entelektüel yeteneğini , gelişimini, güdülenme durumunu ve öğrenme yeteneğinin sosyal-kültürel belirleyicilerini kapsamaktadır. Giriş davranışları bilişsel giriş davranışları ve duyuşsal giriş davranışları (duyuşsal giriş karakteristiği) olarak ikiye ayrılır. Bloom?un bu modelinin bağımlı değişkeni öğrenme ürünleridir.

öĞRENCİNİN DEĞİŞTİRİLEBİLİR VE DEĞİŞTİRİLEMEZ ÖZELLİKLERİ

Değiştirilebilir

Değiştirilemez

Ø Önkoşul bilgiler (Öğrenmeler)

Ø Derse / konuya ilgi ve tutum.

Ø Akademik özgüven (Başarı İnancı).

Ø Öğretim hizmetinin nitelikleri (ipucu, öğrenci katılımı, pekiştireç, dönüt-düzeltme).

Ø Zaman,

Araç-Gereç.

Ø Zeka,

Ø Genel ve özel yetenek,

Ø Kişilik Özellikleri

Ø Ailenin Sosyo-ekonomik düzeyi

Tam Öğrenme Modelinin Temel Dayanağı :

Bir sınıftaki öğrencilerin başarılı olmaları, onların hazırbulunuşluk düzeylerine uygun olan öğretim hizmetinin sağlanmasına ve onlara ihtiyaçları kadar zaman tanınmasına bağlıdır. Bu gerçekleştiğinde öğretim hedefleri doğrultusundaki öğrenme düzeyleri birbirine yaklaşır ve sınıftaki tüm öğrenciler başarılı olabilir. Konuların küçük birimlere ayrılarak aşamalı öğretimi söz konusudur. Eksikliklerle ilgili gruba ek öğretim yapılır.

Tam Öğrenme Yaklaşımı ;

Ø öğrenme birimlerinin üniteler şeklinde belirlenmesi,

Ø ünitenin hedef- davranışlarının belirlenmesi,

Ø ulaşılacak hedef-davranış standardının belirlenmesi ( Ör. Hedef-davranışın en az % 70?i )

Ø işlenecek konuların ve ünitelerin giriş davranışlarının (önkoşul öğrenmelerin) kontrol edilerek (test edilerek) öğretime başlanmasını (hazırbulunuşluk testi uygulama),

Ø öğretim sürecinde öğretim hizmetlerinin ipucu, öğrenci katılımı, pekiştirme ve dönüt-düzeltme gibi niteliklerinin kullanılmasını,

Ø konular ya da ünite bitiminde tekrar test yapılmasını (ünite ya da izleme testi uygulama)

Ø istenilen öğrenme standardına ulaşmayan öğrenciler için tamamlayıcı öğretim etkinliklerin yürütülmesini,

Ø bütün öğrencilerin istenen öğrenme standardına ulaştığı belirlendikten sonra da bir sonraki üniteye geçme işlemlerini kapsar.

Tam Öğrenme Modelinin Değişkenleri

Öğrenci Nitelikleri

(Giriş Davranışları)

Öğretim hizmetlerinin nitelikleri

(Eğitim kurumlarının değişkenleri)

Öğrenme Ürunleri

Bilişsel giriş davranışları

-Sözel, işlemsel yetenek

- Okuduğunu anlama

- Dinleme becerisi

-Bilgi, beceri, yetenek

-Ön koşul bilgiler

- Problem çözme becerisi

Duyuşsal giriş karakteristiği

- İlgi

- Tutum

- Akademik özgüven (benlik)

* Öğretim sürecinde öğrencileri ve öğrenmeleri etkileyen dışsal koşulları (dışarıdan kontrol edilen eğitim etkinliklerini) kapsar. Bunlar 4 tanedir;

-İpucu (öğrencinin neyi öğreneceğini açıklayıcı mesajlar ).

- Pekiştirme (davranışı gösterme eğilimini güçlendiren uyarıcılardır).

- Öğrenci Katılımı (öğrencilerin öğrenme sürecinde yaptıkları).

- Dönüt ? Düzeltme ( öğrencilerin neyi öğrenip neyi öğrenemediklerini kendilerine bildirme).

- Öğrenme düzeyi ve çeşidi

- Öğrenme hızı,

- Duyuşsal ürünler (kendine güven, ruh sağlığı, güdü)

- Bilişsel ürünler (kavrama, analiz, sentez, değerlendirme

SORU : Öğrenme birimlerini ünitelere ayırarak bir birim öğrenilmeden diğer birime geçmeye olanak sağlamayan, uygun ortam sağlandığında her bireyin öğrenebileceğini savunan öğretme-öğrenme yaklaşımıdır.

Bu öğretim yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Tam Öğrenme ( 2001 KPSS)

B) Proje Temelli Öğrenme

C) Yapısalcılık

D) Davranışçılık

E) Programlı Öğrenme

Giriş Davranışları : Yeni öğrenmelerin başlangıç noktasıdır. Öğrencilerin bir öğrenme konusu ile ilgili daha önce öğrenmiş oldukları bilgi, beceri ve tutumlara giriş davranışları denir. Öğrencilerin yeni bir konuyu öğrenmeleri, o öğrenme için zorunlu giriş davranışlarına sahip olmasını gerektirir. (Bilişsel giriş, duyusal giriş davranışları).

Akademik özgüven (benlik) : Öğrencinin öğrenme özgeçmişine dayalı olarak herhangi bir öğrenme konusunu öğrenip- öğrenemeyeceğine ilişkin kendisini algılama tarzıdır, yani bireyin kendisine karşı tutumudur. Tam öğrenme yaklaşımı, duyuşsal giriş davranışları anlamında bireylerin gelebileceği düzeyleri sırasıyla; ilgi, tutum ve akademik özgüven olarak belirlemiştir.

Kaliteli, nitelikli bir öğretim ile tam öğrenme gerçekleşebilir. Nitelikli öğretim için ise yerinde ve zamanında ipucu, pekiştireç, dönüt ve düzeltme kullanılmalı, öğrencinin katılımı sağlanmalıdır.Öğrenci Öğretme ?Öğrenme sürecine ne kadar çok duyu organı ile katılırsa öğrenmeler o denli kalıcı ve etkili olur

Öğrenmelerin düzeyi, öğrencinin başarısıyla belirlenir. Yani öğretim sonunda öğrenme hızındaki artış, gelişen duyuşsal özellikler ve beceriler, bilişsel başarı öğrenme ürünlerini oluşturur ve öğrenme ürünü de tam öğrenmenin gerçekleşip gerçekleşmediğinin göstergesidir.

SORU : Tam Öğrenme modeline göre aşağıdakilerden hangisi öğretim hizmetinin niteliğini etkileyen öğelerden biri değildir?

A) Öğrenme düzeyini belirlemek üzere başarının ölçülmesi (2002 KPSS)

B) Geribildirim (dönüt) ve tamamlamalar

C) Neyin nasıl öğrenileceğine ilişkin işaret ve açıklamalar

D) Öğrencinin Öğretme-öğrenme sürecine katılımı

E) İstenene yakın davranışların pekiştirilmesi

Tam Öğrenme Stratejisinin Uygulama Basamakları

1-ünite ya da konunun hedef- davranışlarının belirlenmesi,

2-öğrenme konularının ayrıntılı olarak belirlenmesi ,

3-önkoşul öğrenme düzeyinin (bilişsel ve duyuşsal giriş davranışları) belirlenmesi. Ör. 3 basamaklı doğal sayıları toplamayı öğrenmeden 2 basamaklı doğal sayılarda toplamayı öğrenme gereği,

4-önkoşul öğrenmelerindeki eksiklikler ve yetersizliklerin giderilmesi için,

5-öğretim etkinliklerinin düzenlenmesi,

6-öğretim ünitesinin işlenmesine geçilmesi (ipucu, pekiştireç, öğrenci katılımı, dönüt-düzeltme ),

7-ünite ya da konunun öğretimi bittikten sonra özlemeye dönük değerlendirmenin (izleme testi) yapılması (formatif değerlendirme),

8-en az % 70 öğrenme ölçütünü kullanarak öğrenme düzeyini belirleme,

9-tam öğrenme standardına ( % 70) ulaşmayan öğrenciler için ilave öğretim etkinlikleri (tamamlayıcı öğretim etkinlikleri) düzenleme,

İlave (tamamlayıcı) öğretim etkinlikleri için şunlar yapılır;

Ø ek süre içerisinde öncekinlerden farklı yöntemleri kullanma ve bol örneklerle anlatma

Ø öğretmen veya özel bir öğretici tarafından birebir öğretim yapma,

Ø grupla öğretim yapma,

Ø kaynak ve yardımcı kitaplarla öğretim,

Ø okulda ve evde ek öğretim ya da ödev verme,

Ø programlı öğretim uygulamasına başvurma,

Ø akademik oyunlarla öğretim,

10-tekrar izlemeye yönelik değerlendirme yapmak ve tüm öğrencilerin öğrenme standardına ulaşmış olmasını kontrol etme,

11- bir sonraki ünite ya da konuya geçme,

12- birkaç ünite işlendikten sonra summatif değerlendirme yapılır, öğrencilerin öğrenme düzeyi ya da başarı düzeyleri belirlenir. Bunun için ara sınavlar ya da yıl sonu sınavları yapılır.

Öğretim Hizmetinin Niteliği ;

1- İpuçları (işaretler) : İpuçları, ?Öğrencileri harekete geçiren ve istenilen davranışın yapılmasına yardımcı olan mesajlardır?.Öğrencinin öğrenme sürecinde neyi, niçin ve nasıl öğreneceğini gösteren mesajlara (işaret ve açıklamalara) ipuçları denir. Öğrenmeyi kolaylaştıran tüm iletiler ipucudur. İpucu, öğrenciye öğrenilecek olan konunun ne olduğu, neyi yapması gerektiği ve nasıl yapılacağını açıklamada kullanılan mesajların tümüdür. İpuçlarının öğrenci başarısındaki değişkenliği yaklaşık % 15?tir.

İpuçlarının Öğretimde İşlevleri:

· Öğrenciye nelerin ve nasıl öğrenileceğini bildirme,

· Öğrenciye öğreneceklerine nasıl ulaşacaklarını bildirme,

· Dönüt-düzeltme yapma,

· Düşünmeye yönlendirme,

· Dikkati sağlama (yoğunlaştırma),

· Anlamayı sağlama, Düşündürmeye sevk etme,

· Bilgi verme,

· Güdülemeyi sağlama, pekiştirme yapma,

· Öğrenciyi hedeften haberdar etme,

· Önceki bilinenlerin hatırlatılması,

· Önceki yaşantı ile yeni yaşantı arasında ilişki kurma,

· Ön Koşul bilgileri hatırlatma,

· Öğrenci katılımını sağlama,

· Öğrenme güçlüğü çekilen konuları kolaylaştırma,

· Öğrenciyi öğrenme sonuçları hakkında bilgilendirme.

2- Öğrenci Katılımı : ( Bu konuda sınavlarda 2005 yılında 1, 2004 yılında 3, 2003 yılında 3, 2002 yılında 1 soru gelmiş, 2007 KPSS?de 1 soru gelebilir). ( Öğrenci katılımı, sınıf içi öğretim konularında ise sınavlarda 2004 yılında 2, 2002 yılında ise 3 soru çıkmış, 2007 KPSS?de ise 2 soru çıkabilir).

Öğrencinin duyu organları ile öğrenme konuları ile etkileşime geçmesini ve yaşantıları ile öğrenmeye ortak olmasını sağlama sürecidir. Kalıcı öğrenmelerde etkileşim önemlidir. Öğretmen sınıf içi öğretim etkinliklerini düzenlemede öğrencileri aktif kılmak ve öğrenci merkezli öğretim yapmak için öğretim sürecinde hedeflerden ve içerikten çok yöntem ve tekniklere odaklanmalıdır.

Öğrencilere öğrenecekleri konunun yaşamlarını ne düzeyde ilgilendirdiği, nerede ve ne şekilde işlerine yarayacağı bildirilerek, karşılaşabilecekleri problemleri nasıl çözebilecekleri söylenerek güdülenmelidirler. Güdülenen öğrenciler öğrenmeye önem ve öncelik vererek derse katılmaya istekli olur ve öğrenme girişiminde bulunur.

Öğrenci Merkezli Eğitim İlkeleri

Ø Öğrenci ilgi, yetenek ve gereksinimlerine yer verme,

Ø Etkinlikleri öğrencilerle birlikte planlama ve uygulama,

Ø Okul (öğrenme konuları) ile yaşam arasında bağ kurma,

Ø Öğrencilerin okul içinde ve dışında görev ve sorumluluklar almasını sağlama,

Ø Yaratıcı düşünme, eleştirel düşünme, problem çözme, bilimsel araştırma gibi zihinsel yetileri güçlendirme,

Ø Öğrencilerin yaşam becerilerini geliştirme,

Ø Aile ve arkadaş grubuyla işbirliğini sağlama.

Öğretmenin Öğrencilerin derse katılımını sağlamak için yapması gereken etkinlikler:

-Öğrenme konularını öğrenci açısından anlamlı hale getirme,

-Öğrencileri dersin hedeflerinden haberdar etme.

-Öğrencileri güdüleme, konunun nerede işlerine yarayacağını bildirme.

-Öğrencilerin (hazırbulunuşluk) düzeyine uygun hedef ve içerik belirleme.

-Öğrencinin düzeyine uygun etkinlikler düzenleme.

-Öğretim etkinliklerini öğrencilerle birlikte planlama ve uygulama.

-Öğrenme durumlarını ilgi çekici, merak uyandırıcı ve zevkli hale getirme.

-Öğrencilerin rahat konuşabileceği ve kendilerini ifade edebilecekleri ortamları sağlama.

-Öğretim ilkelerini, öğrenme yollarını dikkate alma.

-Öğrencilerin ilgi ve yeteneklerine uygun etkinlikleri sunma.

-Araştırma yapma, problem çözme, yaratıcı düşünme vb. zihinsel etkinliklere yer verme.

SORU: Öğrenciyi etkin / aktif kılmak ve öğrenci merkezli öğretim yapmak isteyen bir öğretmen, sınıf içi eğitim etkinliklerini düzenlerken aşağıdakilerden hangisini yapmalıdır?

A) İçerik ve amaçlardan çok yöntem ve tekniklere odaklanmalıdır.

B) İçeriği ve yöntemi sınıftaki başarılı öğrencilere göre düzenlemelidir.

C) Sınıf içi etkinliklerde araç-gereç kullanmalıdır.

D) Etkinlikleri bilimsel verilere göre planlamalıdır.

E) Etkinlikleri öğrencilerle birlikte planlamalı ve uygulamalıdır. (2005 KPSS)

Sınıfta Öğrenci Katılımına (yaparak-yaşayarak öğrenmeye) Yön Veren İlkeler

Öğretim sürecinin başında sınıfta bulunan farklı bilgi ve kapasitedeki öğrenci için (her öğrenciye göre) öğretim etkinlikleri (program) düzenlenmelidir. Bir sınıfta bütün öğrencilerin düzeyine uygun öğretim etkinliği gerçekleştirildiğinde ve her öğrenci ilgi ve yeteneğine uygun görev-sorumluluklar alarak aktif bir şekilde derse katılmış olduğunda, disiplin problemleri (istenmeyen davranışlar) görülmez.

Öğretmen eğitim durumlarını, öğretme- öğrenme sürecini ya da etkinliklerini belirlemede farklı bilgi ve kapasiteli öğrenciler için çeşitli (zenginleştirilmiş) öğretim yöntem ve teknikleri kullanmalıdır. Öğretmen öğretme-öğrenme etkinliklerini sürdürmede, anlamayan ve öğrenemeyen öğrenciler bulunduğunda öncelikle yöntem ve tekniği değiştirmelidir. Öğretmen konuyu öğretmede birinci denemesinde öğrenciler hedef davranışları kazanmadıysa (öğrenme olmamışsa) yapması gereken öncelikli şey; yeni (farklı) yöntem ve tekniklere baş vurmalıdır.

Bir öğretmen sınıf içinde disiplin problemleriyle karşılaştığında baş etmekte kullanabileceği en etkili yol önce sorunun kaynağını belirleme, sonra sınıfta davranış kurallarını oluşturma ve uygulama. Daha sonra da bütün öğrencilere ilgi ve yetenek alanlarına göre görev ve sorumluluklar vererek onları süreçte aktif kılmaktır.

Bir sınıfta uyulması gereken kuralların benimsenmesinde öncelikle olumlu davranışların ve olumsuz davranışların açıkça ortaya konulması gerekmektedir. Ve kuralların öğrencilerin ve öğretmenin katılımı ile ortak bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Sınıf içinde uyulması gereken kurallar öğrenciler için net ve anlaşılır olmalıdır.

Öğrencilerin hazırbulunuşluk düzeyi yeterli değilse öncelikle önkoşul bilgileri kazandırmalıdır.

Öğrenilen davranışların kalıcılığını sağlamada pekiştirme işlemleri yapılmalıdır.

Etkili öğrenmelerin oluşumunda ;

- Öğrenci katılımına,

- Yaparak ? yaşayarak öğrenmeye ( yaşantı zenginliği),

- Tekrara,

- Öğrenilenlerin transferine,

- Duyu organlarını harekete geçirmeye yer verilmelidir.

Öğretmen derste, hoşgörülü, sabırlı ve anlayışlı davranmalıdır.

Sınıfta ve öğretimde ceza kullanılmamalıdır. Cezanın yerine sönmeyi sağlama (yanlış davranışı pekiştirmeme) ya da olumsuz pekiştireç kullanılmalıdır.

Öğretmenler öğrencilerin özgüvenlerini arttıracak etkinliklere yer vermelidir.

Öğretmen dersi işlerken bir öğrencinin öğrenemediği ya da hedef-davranışlara ulaşamadığı durumda bunun nedeni (sınıfta tüm öğrenciler öğrenmiş, yalnız bir öğrenci öğrenememiş ) öğrenciden kaynaklanıyor olması. Yani öğrenmeyi etkileyen içsel koşullar (ilgi, dikkat, güdülenme, zeka düzeyi, sağlık durumu, ön bilgi, hazırbulunuşluk düzeyi, kendine güven, inanç ve değerler gibi özellikler)?dir.

Eğer sınıfta öğrenme güçlüğü çeken öğrenci ya da öğrenciler var ise öğretmenin yapması gerekenler şunlardır;

Ø Öğrencilerin dikkat stratejilerini geliştirme,

Ø Öğrencinin öğrenme yollarını ( stillerini) geliştirme,

Ø Önkoşul bilgi eksiklerini belirleme ve giderme,

Ø Öğrencinin hazırbulunuşluk düzeyini dikkate alma,

Ø Rehberlik servisinden yardım alma,

Ø Aile ile işbirliği yapma,

Ø Öğrenme güdüsünü arttırma,

Ø Bilgisayar destekli eğitim, eğitsel oyunlar ya da bireysel öğretim tekniklerini uygulama.

Öğretmen sınıfta öğrenme hızı ve düzeyi farklı olan öğrencilere ( her öğrenciye uygun) etkinlik düzenlemelidir. Öğrenme hızı farklı olan öğrencileri kontrol altında tutmamalı, her öğrenciye öğrenme düzeyine uygun etkinliklere yönlendirerek, öğrenme hızları desteklenmelidir.

Öğretmen farklı ilgi ve yeteneklere sahip öğrencileri derse katmak için derste ilgi ve yeteneklerini kullanabilecekleri etkinlik alanları oluşturmalıdır.

SINIFTA KURAL OLUŞTURMA

- Sınıfta istenilen (olumlu) ve istenmeyen (olumsuz) davranışların öğrencilerin katılmasıyla belirlenmesi.

- Davranış kurallarının öğrencilerin katılımıyla belirlenmesi ve uygulanması.

- Kuralların açık ve net bir şekilde ifade edilmesi.

SINIFTA DİSİPLİNSİZLİK (İSTENMEYEN DAVRANIŞLARIN ) GÖRÜLMESİ

Ø Sınıfta her öğrencinin öğrenme düzeyine uygun etkinlik (program) uygulandığında böylece öğrencilerin güdülenmişliği ve aktif katılımı yoğun olacağından disiplinsizlik (istenmeyen davranışlar) görülmez. Aksi durumda görülür.

Ø Sınıfta disiplinsizlik görüldüğünde öncelikle;

Sorunun kaynağını belirleme,

Davranış kuralları öğrencilerle birlikte belirlenmeli ve uygulanmalı.

Öğrencilere ilgi ve yeteneklerine uygun görev ve sorumluluklar verilmeli,

Derste öğrencinin düzeyine uygun yöntem ve tekniklere yer verilmeli,

Dikkat çekmeli ve öğrenciyi güdülemelidir.

Ceza vermeden kaçınmalıdır. Bunun yerine, eğer istenmeyen davranış zaman zaman görülüyor ve sınıfın düzenini bozmuyorsa, görmezden gelerek (ilgilenmeyerek) sönmesi sağlanmalıdır. Eğer istenmeyen davranış alışkanlık edinilmiş ve öğrenci tarafından sıkça yapılıyor, dersin akış düzenini bozuyorsa bu durumda önce sorunun kaynağı belirlenmeli, sonra (cezanın alternatifi olumsuz pekiştirece başvurmak için) Öğrenciyle olumlu ve olumsuz davranış kuralları belirlenmeli (Ör. Derste arkadaşlarını rahatsız eden tenefüse çıkmayacak gibi) daha sonra da öğrenciye ilgi ve yeteneklerine uygun görev ve sorumluluk verilerek güdülenmesi ve süreçte tekrar aktif olması sağlanmalıdır.

SINIF YÖNETİMİNDE ÖĞRETMEN TUTUM VE DAVRANIŞLARI

Ø Yapıcı ve anlayışlı,

Ø Esnek,

Ø Yönlendirici ve rehberlik edici,

Ø İpucu verici ve hatırlatıcı,

Ø Öğrenciye etkinlik sağlayıcı,

Ø Öğrenci katılımını sağlayıcı,

Ø Belli ölçülerde kuralcı,

Ø Öğrencinin kişiliğini güçlendirici,

Ø İletişime açık,

Ø İlgi, dikkat ve merak uyandırıcı.

SORU : Öğrenci merkezli bir öğretim programında aşağıdakilerden hangisine yer verilmesi beklenmez?

A) Öğrencilerin sınıf içinde yaptıkları ile yaşamları arasında bağ kurmalarına olanak sağlanması,

B) Öğrencilerin, eğitim deneyimlerini zenginleştirebilmek için ders dışı etkinliklere katılıp öğrenme süreçlerinde sorumluluk almaları,

C) Ailenin, çocuğun katıldığı ders içi ve ders dışı etkinlikleri takip edip gereken desteği sağlaması,

D) Öğretmenin, öğrencilerini ders dışında da öğrenmeye, araştırmaya ve inceleme yapmaya yönlendirmesi,

E) Öğretmenin, öğrencilere kendi deneyimlerini aktarması ve onlardan bu deneyimleri kullanmalarını istemesi. (2006 KPSS)

SORU: Öğretmen sınıf içinde istenmeyen ve uygun olmayan bir davranış ortaya çıktığında, sevecen ve yumuşak bir tarzla öğrenciyi uyarabilir.

Bunu yapan bir öğretmen nasıl bir yaklaşım benimserse öğrenci-öğretmen arasındaki iletişim olumsuz yönde etkilenir?

A) Yargılayıcı ve suçlayıcı (2005 KPSS) B) Eleştirel ve tutarlı, C) Hatırlatıcı ve kuralcı,

D) Esnek ve yapıcı E) Yönlendirici ve rehberlik edici.

3- Pekiştirme : Davranışın tekrar edilme sıklığını arttırma sıklığı pekiştirmedir. Bu işlemi yapan uyarıcılara da pekiştireç denir. Olumlu ve olumsuz pekiştireç türleri vardır. Olumlu pekiştireç ortama konulduğunda ve olumsuz pekiştireç ortamdan çekildiğinde davranışın yapılma olasılığını arttıran uyarıcı türleridir.

SORU : Oya öğretmen, doğal sayılar konusunu işlerken öğrencilerinden konuya ilişkin örnekler vermelerini ister. Ahmet?in verdiği örneği çok beğenir ve ona gülümser.

Oya öğretmen Ahmet?e gülümsediğinde,

I . ipucu,

II. dönüt,

III. pekiştirme,

IV. düzeltme

İşlevlerinden hangilerini yerine getirmekte olabilir?

A) I ve II B) I ve III C) II ve III (2006 KPSS)

D) II ve IV E) III ve IV

Pekiştireçler şu şeklide kullanılmalıdır:

* Pekiştireçler sosyo-kültürel ortama ve öğrencinin gelişim özelliklerine uygun olmalıdır,

* öğrenci için estenebilir olmalıdır,

* pekiştireç olumlu davranıştan sonra verilmelidir,

* ilk, zor ve karmaşık konuların öğretimine geçildiğinde aralıklı pekiştireç kullanılmalıdır,

* pekiştirilmeyen davranışta sönme görülür,

* pekiştirme zamanının belli olmaması öğrenciyi sürekli aktif tutar,

* öğretim sürecinde sürekli aynı pekiştireçlerin kullanılması pekiştireçleri etkisiz kılar.

4- Dönüt ve Düzeltme (Geri Bildirim) :

Öğrenciye yaptığı bir davranışın sonucu ile ilgili bilgi vermedir. Dönütün eğitim öğretimdeki ikinci anlamında da hedef davranışların öğrencilerce kazanılıp kazanılmadığını, kazanılma derecesini, programın eksik yönlerini saptamak için kullanılır. Öğretim sürecinde dönüt kullanmanın en önemli yönleri öğrencilere yapmış oldukları davranışların düzeyi hakkında bilgi vermesi ve gerekli uyarı ve düzeltmelerin zamanında yapılmasıdır.

Dönüt ve düzeltme aynı zamanda bir sınıftaki öğretim hizmetinin niteliğini ve öğrenme düzeyinin etkisini belirleyen en önemli öğe olarak kabul edilir. Çünkü sınıf ortamında kullanılan ipucu, öğrenci katılımı ve pekiştirme, grup içindeki öğrencilere etki düzeyleri anlamında farklı sonuçlar verebilir. Dönüt-düzeltme ise öğretimin bireyselleştirilmesi anlamında her öğrencinin düzeyi ile ilgili somut sonuçlar verir.

Programlı Öğretim İle Tam Öğrenme Yaklaşımlarının Karşılaştırılması

PROGRAMLI ÖĞRETİM

TAM ÖĞRENME

- Davranışçı öğrenme kuramına bağlı olarak Skinner tarafından geliştirilmiştir.

- Okul, sınıf içinde-dışında kullanılır. Bireysel öğrenme tekniğidir,

- Konular küçük bilgi parçaları (davranış birimleri) halinde sıralanarak her öğrencinin kendi öğrenme hızına göre adım adım ilerlediği, bilgiden hemen sonra yöneltilen soruya cevap verildiği ve cevabın doğruluğuna göre ileri gittiği ya da geri döndüğü yaklaşımdır.

- Bilişsel öğrenme kuramına bağlı olarak Bloom tarafından geliştirilmiştir,

- Okul ve sınıf öğrenmelerinde kullanılır. Grup öğretimi tekniğidir.

- Üniteler ve konular basitten karmaşığa doğru hiyerarşik olarak sıralanır ve sınıfta bir ünite ya da konu bütün öğrencilerce belli bir standartta öğrenildikten sonra bir sonraki üniteye yada konuya geçilir.

SORU: Aşağıdakilerden hangisi Bloom?un Tam Öğrenme Yaklaşımına göre, ?belli bir zaman dilimi içinde öğrenciyi etkileme gücüne sahip dış şartlar?dan değildir?

A) İşaretler ve açıklamalar B) Pekiştirme C) Ön koşul öğrenmeler ( 2005 KPSS)

D) Düzeltme E) Dönüt (Geri Bildirim)

İŞBİRLİKÇİ (KUBAŞIK) ÖĞRENME

Öğrencilerin küçük gruplar oluşturarak, bir görevi yerine getirmek bir konuyu öğrenmek, bir konuya çözüm getirmek ya da problemi çözmek içir ortak bir amaç doğrultusunda birlikte çalışmaları yoluyla gerçekleşen bir öğrenme yaklaşımıdır. Grup üyeleri arasındaki etkileşim önemlidir. En önemli faydası öğrenciler arasında işbirliği, görev paylaşımı, uzlaşma, sorumluluk alma ve arkadaşlık bağlarını geliştirmesidir. Rekabete son vermeyi amaçlayan ve başarıya birlikte ulaşmayı hedefleyen bir yaklaşımdır. Kurucuları J. Dewey, Vgotsky, Slavin, Piaget, Bandura ve Kagan?dır.

Öğrenme Ortamında Kullanılan Üç Farklı Yapılanma

1. Yarışmacı Öğrenme Ortamı

2. Bireysel Öğrenme Ortamı

3. İşbirlikçi Öğrenme Ortamı

-Öğrenciler arasında rekabet ve en iyi yapma ön plandadır. Öğrenciler birbiriyle yarışır.

- Öğrenciler arasında olumsuz bir iletişim vardır.

-Öğrencinin tek başına çalışması söz konusudur.

- Öğrencinin başarılı olup olmaması diğer öğrencileri etkilemez.

-Öğrenciler ortak amaçlar çerçevesinde birlikte çalışırlar.

-Öğrenciler arasında işbirliği, görev paylaşımı, sorumluluk, olumlu bağlılık gelişir.

- Grubun başarısı bireysel başarıyı geliştirir.

İşbirlikçi Öğretimin Özellikleri :

Ø Öğrencinin öğrenmeye güdülenmesini ve dikkatini sürdürmesini sağlar,

Ø Sınıfta, yarışmayı ortadan kaldırdığı için başarı ve başarısızlık tüm grup üyelerince paylaşılır,

Ø Öğrencilere etkili iletişim becerisi, başkalarının düşüncelerine saygı duyma, çok yönlü düşünme ve işbirliğine dönük bağlılık özellikleri kazandırır,

Ø Öğrencilerin spiko-sosyal ve duyuşsal gelişimlerine katkıda bulunur,

Ø Öğrencilere başkalarının bakış açılarına hoşgörülü olma (empati), fikirlere saygılı olmayı öğretir,

Ø Grup içerisinde işbirliği, sorumluluk, paylaşma gibi değerleri geliştirir,

Ø Düşük yetenekli ve öğrenme güçlüğü olan öğrencileri öğrenme sürecine katar ve daha üst düzey öğrenme becerileri kazandırır,

Ø Kubaşık öğrenme grupları oluşturulurken öğrenciler arasında farklı yetenek, cinsiyet, başarı ve kişisel özellikler bakımından heterojen gruplar belirlenmelidir,

Ø Sınıfın oturma düzeni öğrenciler arasındaki işbirliğini geliştirme amacıyla küme çalışması oturma düzenine dönüştürülmeli,

Ø İşbirlikçi öğretimde öğretmenin görevi, heterojen grupların oluşması, gruplarda işbirliği, verimin arttırılması ve ürünün değerlendirilmesindeki tüm aşamaları planlamaktır,

Ø Özsaygı ve özyeterlilik duygularını geliştirir,

Ø Daha çok düşük ve orta düzey yeteneğe sahip öğrenciler ile ileri düzeyde öğrencileri kaynaştırır,

Ø Öğrenme sürecinde rekabeti kaldırır,

Ø Problem çözme ve üst düzey düşünme yeteneklerini geliştirir,

Ø Grup amaçları doğrultusunda, grubun başarısı her üyenin çabasına ve sorumluluğuna bağlıdır,

Ø Kubaşık öğrenmede değerlendirme; grup içi etkinliklerin değerlendirilmesi ve bireysel değerlendirmedir.

SORU : Aşağıdakilerden hangisi iş birlikli öğrenme sürecinde kazandırılmak istenen özelliklerden biri değildir?

A)Etkili iletişim becerisi

B)Başkalarının düşüncelerine saygı gösterme,

C) Çok yönlü düşünme

D)Benmerkezci düşünme (2006 KPSS)

E)Olumlu bağımlılık

Kubaşık Öğrenmenin Uygulama Aşamaları

1. Takımların oluşturulması,

2. Isınma etkinlikleri,

3. Takımlarda konu ve görev dağılımının yapılması,

4. Diğer gruplarla etkileşim,

5. Takım içi etkileşimler,

6. Değerlendirme.

SORU : Öğretmenlerin öğretme-öğrenme süreçlerinde, öğrenci merkezli yaklaşımları tercih etmeleri aşağıdakilerden hangisini ön plana çıkarır?

A) İşbirliğine dayalı ve grupla çalışmayı (2003 KPSS)

B) Sunuş yoluyla öğrenmeyi

C) Ezbere dayalı öğrenmeyi

D) Yazılı kaynaklardan yararlanmayı

E) Konuların üzerinde yoğunlaşmayı

SORU : Birlikte öğrenme, farklı yeteneklerdeki öğrencilerin bir araya getirildiği grupların oluşturulmasını kapsayan bir işbirlikli öğrenme yaklaşımıdır.

Bu uygulamanın temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

A)Grup üyeleri arasında yarışmayı özendirme

B)Öğrencilerin güçlü yönlerini ortaya çıkararak geliştirme (2003 KPSS)

C)Öğrencilerin birbirlerini kontrol etmelerini sağlama

D)Öğrencilerin ilgi görmelerine olanak sağlama

E)Öğrenciler arasındaki arkadaşlık bağlarını güçlendirme

SORU : Aşağıdaki sınıf düzenlerinin hangisinde, öğrenciler arasında işbirliğinin daha fazla olması beklenir?

A) Yarım daire düzeni

B) Küme düzeni (2005 KPSS)

C) Tam daire düzeni

D) Sıralı düzen

E) Karma düzen

İşbirliğine dayalı öğretimde, takımların araştırma ve tartışmaların yapıldığı konularla ilgili olarak veriler toplaması, bireysel olarak yapılan çalışmaların birleştirilerek grup üretimine katkısının sağlanması ve elde edilen sonuçların birlikte tartışılarak yorumlanıp ürün halinde ortaya çıkartılması söz konusudur.

İŞBİRLİĞİNE DAYALI ÖĞRETİM TEKNİKLERİ

1. Öğrenci Timleri-Başarı Grupları Tekniği :

* Öğrenciler heterojen şekilde en fazla altı kişilik gruplara ayrılır,

* Öğrenme konusu gruba verilir.

* Hangi grup çalışmasının yapılacağı belirlenir,

* Grup çalışması yapılınca her öğrenciye bireysel test verilir,

* Öğrenciler aldıkları puana göre başarı sırasına dizilir.

* Bireysel başarılar toplanarak grup başarısı bulunur, en başarılı gruba ödül verilir.

2. Tartışma Grubu Tekniği : Bu teknik altı aşamada uygulanır.

> Tartışma konusu verilir ve ilgi grupları oluşturulur.

> Öğrenme ünitesi seçilir ve ne yapılacağı planlanır,

> Okul içi ve okul dışındaki kaynaklardan yararlanılır,

> Sunulacak grup raporu hazırlanır,

> Rapor sınıfa sunulur,

> Grup çalışması sınıf tartışmasına açılır ve değerlendirilir.

3. Ayrılıp- Birleşme Tekniği : Öğrenciler küçük heterojen gruplara ayrılır. Öğrenilecek konular grup üyeleri kadar küçük parçalara ayrılır. Her gruptan birer üyenin katılmasıyla ile bu parçalardan birini hazırlamak üzere yeni gruplar oluşturulur. Yeni oluşturulan gruplar konunun kendilerine verilen kısmı üzerinde çalışırlar. Sonra her üye kendi grubuna dönerek hazırladıkları bilgi ve becerileri grup arkadaşlarına gösterirler. Grup üyeleri tüm konuyu öğrendikten sonra sınav yapılır ve bireysel olarak değerlendirilir.

4. Takım - Oyun ? Turnuva Tekniği : Öğrenciler 4-5 kişilik gruplara yetenek ve cinsiyetlerine göre dengeli ve heterojen olarak ayrılır. Grubun amacı turnuvada başarılı olmaktır. Öğretmen grup üyelerine hedef konuyu sunar ve turnuvadaki durumlara uygun çalışma malzemesi verir. Öğrencilerde öğrenilecek konu ile ilgili tüm kitap ve kaynakları toplayarak bir araya getirirler. Birlikte çalışarak ve birbirlerini sınayarak turnuvaya hazırlanırlar. Haftada bir kez turnuvaya hazırlık sınavları düzenlenir ve gruplara kısa cevaplı sorular yöneltilir. Turnuvalara her grubu temsilen bir öğrenci katılır ve elde ettiği puanlar takımın puanına eklenir. En yüksek puanı alan takım turnuvanın birincisi olur.

İŞBİRLİĞİNE DAYALI ÖĞRETİM TEKNİKLERİ

Öğrenci Timleri ? Başarı Grupları

Tartışma Grubu

Ayrılıp Birleşme

Birlikte Öğrenme

Takım- Oyun ?Turnuva

1-Heterojen grupların oluşturulması

2-Öğrenme ünitesinin gruba verilmesi

3-Hangi grup çalışmasının yapılacağını belirleme

4- Her öğrenciye test verilir

5-Puana göre başarı sırasına öğrenciler sıralanır

6-Bireysel başarılara göre grupların aldığı puanlar hesaplanır ve ödüllendirme

yapılır.

1-Heterojen grupların oluşturulması.

2-Tartışma konusunun seçilmesi.

3-Öğrenme ünitesinin incelenmesi

4- Kaynaklardan yararlanılması

5- Grup raporunun hazırlanması

6- Grup çalışmasının sınıf tartışmasına açılması ve grubun değerlendirilmesi

(en çok bu işbirlikli teknik sözel iletişimi geliştirir)

1-Heterojen grupların oluşturulması

2- Grupların içinde daha küçük gruplar oluşturulur.

3-Konular parçalanarak küçük gruplara dağıtılır.

4- Her küçük grup bir diğerine araştırdığı konuyu öğretir.

5-Sonuçlar bireysel çalışmalara göre değerlendirilir (bireysel başarı grubun başarısını etkilemektedir).

1-Heterojen grupların oluşturulması

2- Her bir grup üyesinin ilgi duyduğu konu üzerinde çalışması sağlanır. Böylece güçlü yönler üst düzeye getirilir.

3- Grup üyeleri topladıkları bilgileri ve materyalleri diğer grup üyeleri ile paylaşır. Böylelikle paylaşma ve arkadaşlık duyguları gelişir.

4- Grup değerlendirilir ve gruptaki her bir öğrenci aynı notu alır.

1-Heterojen grupların oluşturulması.

2-Turnuvalar yapılır.

3- Her öğrenci turnuvaya grubu temsilen katılır.

4- En çok puan alan grup turnuvayı kazanır.

Kubaşık Öğrenmenin Dayandığı Temel Varsayımlar :

1- şbirliğine dayalı beceriler öğrenilir

2- Sınıfın fiziksel düzeni işbirliğine dayalı çalışmayı etkiler

3- Grup üyelerinin birbirine katkısı ve grup dinamiği grup çalışmalarında önemlidir.

İşbirliğine Dayalı Öğrenmede Öğretmenin Rolü :

· Öğretim hedeflerini belirleme

· Gruptaki üye sayısını belirleme,

· Öğrencileri gruplara yerleştirme,

· Sınıfın organizasyonunun sağlama,

· Öğretim materyallerini seçme,

· Konu ve görev dağılımını yapma,

· Değerlendirme ölçütlerini belirleme,

· Grup çalışmalarının etkili olarak işlemesini sağlama.

SORU : İşbirlikli öğrenme sürecinde ve öğrenme yaklaşımına göre aşağıdakilerden hangisi öğrenciye kazandırılmak istenen özelliklerden biri olamaz?

A) Etkili iletişim becerileri B) Düşüncelere hoşgörülü yaklaşma

C) Çok yönlü düşünme D) Benmerkezci bakış açısı ( 2006 -2005 KPSS)

E) Olumlu bağımlılık

ÇOKLU ZEKA YAKLAŞIMI

(ÇOK BOYUTLU ZEKA KURAMI)

Zeka, bireyin bir çok alanda, müzikte, sporda, dansta, iletişimde, doğada, resimde ürün ve performans ortaya koyma yeteneğine göre yeniden tanımlanmıştır. Gardner?e göre zeka, problem çözme kapasitesi veya değerli bir ya da birden çok kültürel yapı ürünü ortaya koyma kapasitesidir. Piaget ise zekayı çevreye uyum sağlama yeteneği olarak açıklamıştır.

Çoklu zeka yaklaşımı, öğretim uygulamalarında ve öğrenmede her zeka alanının belirli oranlarda kullanılması ilkesine dayanmaktadır. Her öğrencinin güçlü olan zeka alanlarının geliştirilmesi değil farklı olan birden fazla zeka alanının güçlendirilerek öğretimde etkili hale getirilmesi üzerine durmaktadır.

BU YAKLAŞIMIN TEMEL DAYANAKLARI ŞUNLARDIR;

· İnsanlar bütün zeka alanlarına değişik miktarlarda sahiptir,

· Herkesin farklı bir kişiliği, karakteri ve zeka profili vardır,

· Öğretim sürecinde öğrencinin baskın olan zeka alanına göre değil, birçok zeka alnını işlevsel yapan eğitim durumları düzeneği oluşturulmalıdır,

· Bireyler kendi zekalarını arttırma ve geliştirme yeteneklerine sahiptir,

· Zeka çok yönlüdür, ancak kendi içerisinde bir bütündür,

· Zeka başkalarına öğretilebilir, zeka güçlendirilebilir,

· Çeşitli zeka alanları bir arada ve belli bir uyum içinde çalışır,

· Kişisel altyapı kalıtım, kültür, inanç ve tutumlar zekanın gelişimini etkiler,

· Çoklu zeka yaklaşımında ölçme ve değerlendirme, öğretmen-öğrenci-veli işbirliği ile yapılır ve ağırlıkla öğrenci gelişim dosyaları (portfolyo) kullanılır,

· Öğrenmeyi gerçekleştirmenin farklı yolları vardır.

1.1. Çoklu Zeka Kuramının Tanıtımı

Çoklu Zeka, Howard Gardner?ın 1983 yılında ortaya koyduğu bir kuramdır. Gardner?a göre zeka bir problemi çözme ya da farklı kültürel ortamlarda bir ürüne şekil verme yeteneğidir. Zeka, çevresel bileşenler, deneyimler ve kalıtsal yetenekler tarafından şekillenir. Çoklu Zeka, Bilişsel bilim, gelişimsel psikoloji ve nörobilimden yararlanarak her bireyin zeka düzeyinin özerk güçler ya da yetenekler tarafından oluştuğunu savunur.

Çokul Zeka Kuramında Dört Önemli Nokta Vardır.

1-Her birey zeka boyutlarının tümüne sahiptir.

2- İnsanların çoğu sahip oldukları her bir zeka alanını uygun ve sınırlı bir yeterlilik düzeyine kadar geliştirebilirler.

3- Zeka alanları genellikle birbirleriyle bağlantılı olarak karmaşık bir yapıda ve bir arada çalışmaktadır.

4- Her zeka boyutunda başarılı olabilmek için bir çok yol vardır.

ÇOKLU ZEKA TEORİSİ VE EĞİTİM

Çoklu zeka teorisi, insanın zekasının dünyadaki içeriğe (örn. Çeşitli olgulara, olaylara, seslere veya nesnelere) nasıl tepkide bulunduğunu ve bu içeriği nasıl içselleştirip zihinde yorumladığını açıklamaya çalışır. Dolayısıyla, çoklu zeka teorisi açısından bakıldığında, zeka, çok yönlü bir kapasitedir, bir potansiyeldir veya bir yetidir. Ayrıca zeka bir bireyin genetiksel kalıtımıyla olduğu kadar, bu bireyin ekolojik ve kültürel çevresiyle olan tecrübe ve deneyimleriyle de şekillenir.

Eğitimde Çoklu Zeka Teorisine Neden İhtiyaç Vardır?

Eğitimde ?öğrenme güçlüğü? olgusunun hiçbir şekilde yeri yoktur ve olmamalıdır da. Çünkü, gerçekte farklı yollarda öğrenen bireyler, bazı öğretmenler tarafından çoğu kez bilinçsiz ve bazen de bilinçli bir şekilde ?öğrenme özürlü? olarak adlandırabilmektedirler. Öğreğin, sınıfta uzun süre sessiz bir şekilde oturmak, öğrenmek için hareket etmek ihtiyacında olan bedensel, kinestik çocukların doğasına tamamen aykırıdır ve bu çocuklar çoğu kez ve kolaylıkla aşırı hareketli ya da ?hiperaktif? olarak adlandırılabilmektedir. Yine, öğrenmek için görsel imgelere, figürlere veya resimlere ihtiyaç duyan bazı öğrenciler, sadece birtakım soyut kavramlardan oluşan bir metni kavramakta zorlandıklarından dolayı çok çabuk bir şekilde ?okuma özürlü? olarak adlandırılabilmektedirler (Akt.Saban, Armstrong, 1987).

Okulların çocukları her yönden gelişimlerine yapabilecekleri en büyük ve en önemli katkı, onların sahip oldukları ilgi ve yetenekleri keşfetmek ve onları bu ilgi ve yetenekleri doğrultusunda gelecekte en mutlu ve en yeterli olabilecekleri bir alana yönlendirebilmektir. Nitekim, 1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu?nda bireyler ?ilgi, istidat ve kabiliyetleri doğrultusunda eğitilmelidir?, görüşü vurgulanmaktadır.

Zeka Nedir?: Diğer taraftan, Gardner (1983-1999) insan zekasının objektif bir şekilde ölçülebileceği tezini savunan geleneksel anlayışı eleştirerek zekanın tek bir faktörle açıklanamayacak kadar çok sayıda yetenekleri içerdiğini ileri sürmektedir. Gardner, zekayı, bir kişinin:

(1) bir veya birden fazla kültürde değer bulabilen bir ürün ortaya koyabilme kapasitesi,

(2) gerçek hayatta karşılaştığı problemlere etkili ve verimli çözümler üretebilme becerisi,

(3) çözüme kavuşturulması gereken yeni veya karmaşık yapılı problemleri keşfetme yeteneği olarak tanımlamaktadır.

Dolayısıyla, Gardner, ?çoklu zeka teorisi? ile zeka konusuna daha geniş bir görüş açısı kazandırarak insanların farklı şekillerde sahip oldukları yetenekleri, potansiyelleri veya kabiliyetleri ?zeka alanları? olarak adlandırmıştır.

ZEKAYA İLİŞKİN ESKİ ANLAYIŞ

ZEKAYA İLİŞKİN YENİ ANLAYIŞ

1- Zeka doğuştan kazanılır, sabittir ve bu nedenle de asla değiştirilemez.

2- Zeka, niceliksel olarak ölçülebilir ve tek bir sayıya indirgenebilir.

3- Zeka, tekildir.

4- Zeka gerçek hayattan soyutlanarak (yani, belli zeka testleri ile ) ölçülebilir.

5- Zeka, öğrencileri belli seviyelere göre sınıflandırmak ve onların gelecekteki başarılarını tahmin etmek için kullanılır.

1- Bir bireyin genetiksel olarak kalıtımla birlikte getirdiği zeka kapasitesi iyileştirilebilir, geliştirilebilir ve değiştirilebilir.

2- Zeka, herhangi bir performansta, üründe veya problem çözme sürecinde sergilendiğinden sayısal olarak hesaplanamaz.

3- Zeka çoğuldur ve çeşitli yollarla sergilenebilir.

4- Zeka, gerçek hayat durumlarından veya koşullarından soyutlanamaz.

5- Zeka, öğrencilerin sahip oldukları gizil güçlerini veya doğal potansiyellerini anlamak ve onların başarmak için uygulayabilecekleri farklı yolları keşfetmeleri için kullanılır.

Garder?ın görüşüne göre zeka ?çoğul?dur, doğuştan getirilen zeka iyileştirilebilir, geliştirilebilir ve değiştirilebilir.

1.1. Çoklu Zeka Alanları ve İçerikleri

1-SÖZEL / DİLSEL ZEKA: Dilin, sözcüklerin kullanımı ve anlaşılmasına yönelik yetenektir. Sözel-dil zekası, bir bireyin kendi diline ait kavramları bir masalcı, bir konuşmacı veya bir politikacı gibi sözlü olarak ya da bir şair, yazar, editör veya gazeteci gibi yazılı olarak etkili bir biçimde kullanabilmesi kapasitesidir.

Sözel-dil zekası güçlü olan bir öğrencinin bazı özellikleri şunlardır:

Ø Normal öğrencilerden daha iyi yazar,

Ø Uzun hikayeler ve fıkralar anlatır,

Ø İsimler, yerler ve tarihler hakkında iyi bir hafızaya sahiptir,

Ø Yaşına uygun kelimeleri doğru telaffuz eder,

Ø Yaşıtlarına göre iyi bir kelime hazinesi vardır,

Ø Başkaları ile yüksek düzeyde sözel iletişime girer,

Ø Tekerlemeleri, anlamsız ritimleri ve kelime oyunlarını çok sever,

Ø Kitap okumayı çok sever,

Ø Öğrendiği yeni kelimeleri anlamlarına uygun olarak konuşur ve yazı dilinde kullanır,

Ø Dinleyerek öğrenmeyi sever.

2-MANTIKSAL / MATEMATİKSEL ZEKA: Bilimsel düşünme, objektif gözlem yapma, verilerden sonuç çıkarma, yargıya varma, hipotez kurma, matematik sorularını çözme, mantıksal kuramlarla uğraşma, kıyaslamalar ve sınıflandırmalar yapabilme yeteneklerini içerir. Neden-sonuç ilişkisi kurabilme, bir şeyin çalışma ilkelerini ortaya koyabilme ve numaralarla oynama yeteneğini ifade eder.

Mantıksal-Matematiksel zekası güçlü olan bir öğrencinin bazı özellikleri şunlardır:

Ø Olayın oluşumu ve işleyişi hakkında çok soru sorar,

Ø Sayılarla çalışmayı ve hesap yapmayı çok sever,

Ø Matematik dersini çok sever,

Ø Mantıksal bulmacaları çözmeyi ve satranç veya drama gibi çeşitli stratejik oyunları oynamayı çok sever,

Ø Nesneleri kategorilere ayırmayı veya olayları belli bir mantıksal ilişki içinde düzenlemeyi çok sever,

Ø Matematiksel hesaplama oyunlarını çok sever,S

Ø Bilgisayar oyunlarını ilginç bulur,

Ø Fen bilgisi dersinde deney yapmayı ve yeni şeyler denemeyi sever,

Ø Yaşıtlarına kıyasla soyut düşünebilme ve sebep-sonuç ilişkisi kurabilme kabiliyetleri çok iyi gelişmiştir,

Ø Makinelerin nasıl çalıştığına dair çok soru sorar.

SORU : Mustafa öğretmen Ayşe?nin sosyal bilgiler dersinde sonuç çıkarmakta zorlandığını fark eder. Ayşe?nin bu ders ile ilgili yaşantıları hakkında hafta boyunca notlar tutmasını, hafta sonunda ise bu notları gözden geçirerek kendisine ait bir ? problem çözme modeli? geliştirmesini ister. Bu modelini daha da geliştirebilmek için fikir üretmesini, farklı problemlerde hangi farklı yaklaşımları izlediğini yazmasını ve hangi yöntemlerin gerçekten işine yaradığını, hangilerinin ise hiç yaramadığını düşünmesini söyler.

Çoklu zeka kuramına göre Mustafa öğretmen öğrencisinin hangi zeka alanının gelişmesine yardımcı olmaktadır?

A) Sözel zeka,

B) İçsel zeka,

C) Görsel zeka,

D) Mantıksal zeka, (2006 KPSS)

E) Sosyal zeka,

3-GÖRSEL-UZAMSAL (mekansal) ZEKA: Görsel- uzaysal (uzamsal / mekansal) zeka, bir insanın bir avcı, bir izci ya da bir rehber gibi görsel ve uzaysal dünyayı doğru bir şekilde algılaması veya bir dekoratör, bir mimar ya da bir ressam gibi dış dünyadan edindiği izlenimler üzerine değişik şekiller uygulama kapasitesidir. Temelini görme duyusu ve buna bağlı olarak şekiller tasarlama ve zihinden resimler yaratma yeteneği oluşturmaktadır. Resim, grafik, heykel yapma; mimarlık, haritacılık gibi yüzey ve buna bağlı olarak bilgileri kullanma; satrançta olduğu gibi farklı derinlik ve açılardan görme, yön bulabilme, yeteneklerini içerir. Boşluğu zihinde canlandırma yeteneğidir. Denizde yön bulma.Üç boyutlu düşünme bu zeka türünün en önemli özelliğidir.

Görsel-uzaysal zekası güçlü olan bir öğrencinin bazı özellikleri şunlardır:

Ø Renklere karşı çok hassas ve duyarlıdır,

Ø Haritaları, çizgileri, diyagramları veya tabloları sadece düz metinden oluşan yazılı materyallere kıyasla daha kolay okur ve anlar,

Ø Sanat içerikli etkinlikleri çok sever,

Ø Arkadaşlarına oranla daha çok hayal kurar,

Ø Yaşına göre yüksek düzeyde beceri gerektiren resimleri çizer,

Ø Filmleri, slaytları ve benzeri diğer görsel sunuları izlemeyi sever,

Ø Yaşına göre ilginç üç boyutlu yapılar veya modeller oluşturur,

Ø Okurken kelimelere oranla resimlerden daha çok öğrenir,

Ø Varlıkların görsel imgelirini çok iyi ve net olarak hatırlar,

Ø Okuma materyallerine sık sık karalamalar yapar.

4-MÜZİKSEL / RİTMİK ZEKA : Bir ses tonunu yakalayabilme, farkı söyleme gibi becerileri içerir. Nörolojik bakış açısına göre zekası (ritmik zeka), zeka boyutlarının ilk gelişenidir. Müziksel-ritmik zekası güçlü olan insanlar, sadece müziksel eserleri kolaylıkla hatırlamazlar, aynı zamanda olayların oluşumu ve işleyişini müziksel bir dille düşünmeye, yorumlamaya ve ifade etmeye çabalarlar. Anne karnındayken bile çevredeki ses, ritim ve titreşim dünyası bireyin gelişimini etkileyenlerdir. (bazıları bu zeka türünün sadece müzik ve ritimden ibaret olduğundan ?işitsel / titreşimsel? zeka olarak da adlandırıyorlar. Yeni öğrenilen bir dilin telafuzunu bu zeka grubuna giren insanlar iyi yapar.

Müziksel-ritmik zekası güçlü olan bir öğrencinin bazı özellikleri şunlardır:

Ø Şarkıların melodilerini çok iyi hatırlar,

Ø Güzel şarkı söylemek için ses ve yeteneğe sahiptir,

Ø Bir müzik aletini çok iyi çalar ya da çalmayı çok ister,

Ø Müzik dersini çok sever,

Ø Konuşurken veya hareket ederken elleri ve ayakları ile ritim tutar,

Ø Farkında olmadan kendi kendine mırıldanır,

Ø Ders çalışırken farkında olmadan masaya vurarak ritim tutar,

Ø Çevresindeki seslere karşı aşırı duyarlı ve hassastır,

Ø Bir şarkı duyduğunda farkında olmadan ona eşlik eder,

Ø Ders çalışırken veya bir şey öğrenirken müzik dinlemekten çok hoşlanır.

5-BEDENSEL / KİNETİK ZEKA: Bedensel ?kinetik (kinestik) zeka ile bir kişinin bir aktör, bir atlet ya da bir dansçı gibi düşünce ve duygularını anlatmak için vücudunu kullanmadaki ustalığı veya bir heykeltıraş, bir cerrah ya da bir tamirci gibi ellerini kullanma ve elleriyle yeni şeyler üretme kabiliyetleri kastedilir. Dansçılar, palyaçolar, tiyatro sanatçıları, pantomim sanatçıları, sporcular, cerrahlar, teknisyenler ve heykeltraşlar bedensel zekası güçlü olan insanlara örnek olarak gösterilebilir.

Bedensel ?kinetik zekası güçlü olan bir öğrencinin bazı özellikleri şunlardır:

Ø Bir veya birden fazla sportif faaliyette başarılıdır,

Ø Bir yerde uzun süre kaldığında hareket etmeye ve kımıldamaya başlar,

Ø Başkalarının jest, mimik ve yüz ifadelerini kolaylıkla taklit eder,

Ø Gördüğü her nesneyi dokunarak inceleme ve analiz etme eğilimindedir,

Ø Koşmayı, sıçramayı ve benzeri fiziksel hareketleri yapmayı çok sever,

Ø El becerisi gerektiren etkinliklerde çok başarılıdır,

Ø Kendini veya meramını anlatmada kendine özgü dinamik bir yolu vardır,

Ø Çamurla oynamayı, yontmayı veya diğer devinimsel nitelikteki etkinliklere katılmayı sever,

Ø Bir şeyi parçalarına ayırmayı ve onları tekrar birleştirmeyi çok sever,

Ø Bir şeyi en iyi yaparak yaşayarak öğrenir.

6- KİŞİLERARASI / SOSYAL ZEKA: Sosyal zeka, bir insanın, öğretmenin, terapistin ya da pazarlamacı gibi çevresindeki insanların duygularını, isteklerini ve ihtiyaçlarını anlama, ayırt etme ve karşılama kapasitesidir. Danışmanlar, liderler, öğretmenler, terapistler, psikologlar, aktörler ve politikacılar sosyal zekası güçlü insanlara örnek olarak verilebilir. Bu zeka grubuna giren insanlar düşünme ve akıl yürütmede çok yeteneklidirler.

Sözel zekası güçlü olan bir öğrencinin bazı özellikleri şunlardır:

Ø Arkadaşları veya akranlarıyla sosyalleşmeyi çok sever,

Ø Grup içerisinde doğal bir lider görünümündedir,

Ø Problemi olan arkadaşlarına her zaman yardım eder,

Ø Dışarıda iken kendi başının çaresine bakar,

Ø Başkaları ile birlikte ders çalışmayı veya oyun oynamayı çok sever,

Ø En az birkaç yakın arkadaşı vardır ve onları sık sık arar,

Ø Başkaları daima onunla birlikte olmak ister,

Ø Başkalarına selam verir, onların hatırlarını sorar ve onları önemser,

Ø Empati yeteneği çok iyi gelişmiştir,

Ø Bir şeyi başkaları ile işbirliği yaparak, onlarla paylaşarak ve onlara öğreterek öğrenmeyi sever.

7-ÖZE DÖNÜŞ / İÇSEL ZEKA : İçsel zeka, bir kişinin kendini tanıması ve kendisi hakkında sahip olduğu bilgi ve anlayış ile çevresinde uyumlu davranışlar sergilemesi yeteneğidir. Kendine yönelik duygu ve düşüncelerin, değer yargılarının farkında olma, çok boyutlu yargılayabilme gibi insanın kendi duygularının, duyuşsal tepkilerinin derecesini, kendi biliş bilgisi sürecini tanıma, kendi öz benliğini algılama ve başkalarına ifade etme yetisidir. Filozoflar, yazarlar, şairler, güzel sanatlarla uğraşanlar ve müzisyenler bu zeka türüne örnektir.

İçsel zekası güçlü olan bir öğrencinin bazı özellikleri şunlardır:

Ø Bağımsız olma eğilimindedir,

Ø Kendisinin zayıf ve güçlü yanları hakkında gerçekçi bir görüşe sahiptir,

Ø Yalnız oynamaya veya ders çalışmaya bırakıldığında daha başarılıdır,

Ø Hakkında çok fazla bahsetmediği en az bir ilgisi veya hobisi vardır,

Ø Hayattaki amacının ne olduğuna ilişkin iyi bir anlayışa sahiptir,

Ø Duygularını, hislerini ve düşüncelerini açık ve net bir şekilde dile getirir,

Ø Hayattaki başarılarından ve başarısızlıklarından ders almasını bilir,

Ø Kendisine güveni yüksektir,

Ø Yaptığı işin bilincindedir ve başkalarına pek fazla akıl danışmaz,

Ø Kendisine saygısı yüksektir.

8- DOĞA (Doğacı) ZEKASI : Doğacı zeka ile bir kişinin bir biyolog yaklaşımıyla hayvanlar ve bitkiler gibi yaşayan canlıları tanıma, onları belli karakteristik özelliklerine bağlı olarak sınıflandırma ve diğerlerinden ayırt etme kabiliyeti veya bir jeolog yaklaşımıyla dünya doğasının bulutlar, kayalar veya depremler gibi çeşitli karakteristiklerine karşı aşırı ilgili ve duyarlı olması kastedilmektedir. Gardner bu zeka türünü sonradan listesine eklemiştir. Doğal çevre ve canlılar dünyasına ilgi ile kendini gösterir. Özellikle farklı özelliklerin sınıflandırılması yöntemi öğrenme etkililiğini arttırabilir. Bu zeka boyutu, doğal dünyayı algılama, beğenme ve anlamayla doğrudan ilişkilidir.

Doğacı zekası güçlü olan bir öğrencinin bazı özellikleri şunlardır:

Ø Doğaya, hayvanat bahçelerine veya tarihsel müzelere olan gezileri çok sever,

Ø Doğa olaylarına ve oluşumlarına karşı çok hassas ve duyarlıdır,

Ø Sınıftaki çiçekleri sular ve onların bakımını üstlenir,

Ø Ekolojik çevreyi, doğayı, bitkileri veya hayvanları içeren konuları işlerken meraklıdır,

Ø Sınıfta hayvan hakları veya çevreyi koruma ile ilgili ateşli konuşmalar yapar,

Ø Kuş beslemek, kelebek ve böcek koleksiyonu oluşturmak gibi doğa ile ilgili projelere katılmayı çok sever,

Ø Doğayı ve canlıları içeren konularda çok başarılıdır,

Ø Toprakla oynamayı ve bitki yetiştirmeyi çok sever,

Ø Mevsimlere ve iklim olaylarına karşı çok ilgilidir,

Ø Çevre bilinci çok iyi gelişmiştir.

SIRA NO

ZEKA

ALANI

TANIMI

ANAHTAR KAVRAMLAR

MESLEK GRUPLARI

1

Sözel- Dil

Seslere, kavramlara, kelimelerin telafuzlarına, vurgulara ve anlamlarına, dilin gramer yapısına ve fonksiyonlarına karşı aşırı duyarlılık ve kapasite.

Kelime, kavram, sözcük, kitap, vurgu, telafuz, ifade, günlük tutma, okuma-yazma, konuşma, anlam, yorum, kompozisyon, şiir, gazete.

Yazar, şair, hatip, editör, gazeteci, politikacı, hukukçu.

2

Mantıksal- Matematiksel

Sayılara ve niceliksel ilişkilere, muhakemeye, mantığa, sorgulamaya ve neden-sonuç, ilişkilerine karşı aşarı duyarlılık ve kapasite.

Sayı, rakam, mantık, neden-sonuç, veri, muhakeme, idrak etme, analiz, sentez, hesaplama, kategori, sınıflama, formül, istatistik.

Matematikçi, bilgisayar programcısı, bilim adamı, muhasebeci.

3

Görsel ?Uzaysal

Görsel ve uzaysal dünyayı doğru bir şekilde algılama ve dış dünyadan edinilen izlenimleri değişik şekiller veya çizimler yoluyla sergileme kapasitesi.

Resim, şekil, renk, çizgi, desen, biçim, tasarım, figür, harita, diyagram, yön, pusula, plan, proje, film, görsel araç-gereç.

Ressam, mimar, dekoratör, izci, rehber, fotoğrafçı.

4

Müziksel- Ritmik

Ritim, melodi, nota, ahenk ve ses tonu gibi müziksel unsurlara karşı aşırı duyarlılık, müziksel formları, sesleri ve eserleri fark etme, değerli bulma ve ifade etme kapasitesi.

Melodi, ritim, nota, tempo, ahenk, ses, uyum, ensturman, beste, şarkı, dinleme, uyak uydurma, kulak dolgunluğu.

Şarkıcı, besteci, müzisyen, orkestra şefi, müzik eleştirmeni.

5

Bedensel- Kinestik

Duygu ve düşüncelerini vücudu ile ifade edebilme ve nesneleri becerikli bir şekilde kullanarak yeni yapılar üretebilme kapasitesidir.

Beden, vücüt, denge, koordinasyon, el becerisi, üç boyutlu model üretme, inşa etme, spor, dans, drama, tiyatro gösteri.

Aktör, atlet, dansçı, heykeltıraş, cerrah, teknik direktör.

6

Sosyal

İnsanların karakterlerini, duygularını, mizaçlarını, ilgilerini, ihtiyaçlarını, motivasyonlarını doğru bir şekilde anlama, ayırt etme ve karşılama kapasitesi

İnsanlar, ilişkiler, iletişim, etkileşim, anlaşma, işbirliği, birliktelik, empati, yüz ifadesi, jest, mimik, sosyalleşme, kulüpler.

Psikolog, rehber, öğretmen, siyasi lider.

7

İçsel

Kendi ilgilerinin ihtiyaçlarının, ideallerinin, zayıf ve güçlü yanlarının farkında olma ve bunlara bağlı olarak hayatında doğru kararlar alma kapasitesi.

Özbenlik, özsaygı, özgüven, özdenetim, bireysel sorumluluk, zayıf ve güçlü yanlar, amaç belirleme, inzivaya çekilme, karakter, mizaç, huy.

Psikoterapist, dini lider, sanatçı, iş adamı, sosyal hizmet uzmanı.

8

Doğacı

Doğaya, doğa olaylarına ve doğal kaynaklara karşı aşırı duyarlılık, minareleri, florayı ve faunayı anlama, ayırt etme ve sınıflandırma kapasitesi.

Doğa, hayvan, bitki, canlı, ekolojik çevre, doğal kaynak, doğal olay, araştırma, inceleme, keşif iklim, mevsim, sebze, meyve, fosil.

Biyolog, jeolog, meteoroloji uzmanı, botanikçi, çiçekçi, arkeolog.

Zekanın Özellikleri Nelerdir?

1- Her insan, kendi zekasını arttırma ve geliştirme yeteneğine sahiptir,

2- Zeka sadece değişmekle kalmaz, aynı zamanda başkalarına da öğretilebilir,

3- Zeka, insandaki beyin ve zihin sistemlerinin birbiriyle etkileşimi sonucu ortaya çıkan çok yönlü bir olgudur,

4- Zeka çok yönlülük göstermesine rağmen kendi içinde bir bütündür

5- Her insan çeşitli zeka alanlarının tümüne sahiptir,

6- Her insan, çeşitli zeka alanlarından her birini yeterli bir düzeyde geliştirebilir,

7- Çeşitli zeka alanları, genellikle bir arada ve belli bir uyum içinde çalışırlar,

8- Bir insanın her alanda zeki olabilmesinin birçok yolu vardır.

Öğrencilerdeki Çoklu Zeka Alanlarının Belirlenmesi

Her bireyin sekiz zeka alanını da oldukça yüksek bir düzeyde geliştirebilme kapasitesine sahip olmasına rağmen, çocuklar çok küçük yaşlardan itibaren belli zeka alanlarına daha çok eğilimli olurlar. Okula başlama yaşına eriştiklerinde de çocuklar, büyük bir olasılıkla eğilimli oldukları bu zeka alanları ile aynı doğrultuda olan öğrenme yollarını da geliştirmiş olurlar.

Öğrencilerin çoklu zeka alanlarının belirlenmesinde kullanılabilecek yöntemlerden bazıları şunlardır:

Ø ÖĞRETMEN GÖZLEMLERİ:

Ø BELGE TOPLAMAK :

Ø OKUL KAYITLARINI İNÇELEMEK:

Ø DİĞER ÖĞRETMENLERLE İLETİŞİME GİRMEK:

Ø VELİLERLE GÖRÜŞMEK :

Ø ÖĞRENCİLERE SORMAK :

YAPILANDIRMACI (YAPISALCI-OLUŞTURMACI) ÖĞRENME KURAMI

(KURMACILIK / İNŞACILIK / ONSTRUCTİVİSM / BİLGİYİ YAPILANDIRMA)

Öğrenme olayını öğrenen açısından inceleyen yapılandırmacılık, öğrenenin bilgiyi nasıl yapılandırdığıyla ilgilenmektedir. Öğretmen ise, öğrenenlerin bilgiyi anlamlı bir şekilde yapılandırması için rehberlik eden kişi olarak kabul edilmektedir. Piaget?in bilişsel gelişim ve bilginin oluşumu ile ilgili çalışmalarına dayalı olarak geliştirilmiş bir öğrenme kuramıdır. Yapılandırmacılık, öğrencilere birtakım temel bilgi ve becerilerin kazandırılması gerektiği görüşünü inkar etmez, fakat eğitimde bireylerin daha çok düşünmeyi, anlamayı, kendi öğrenmelerinden sorumlu olmayı ve kendi davranışlarını kontrol etmeyi öğrenmeleri gerektiğini vurgular. Dolayısıyla yapılandırmacı kuramın temelinde başkalarının bilgilerini olduğu gibi öğrenenlere aktarmak yerine, insanların kendi bilgilerini yine kendilerinin yapılandırması gerektiği görüşü yatar. Vico tarafından ortaya atılmıştır. Kant, Hegel, Dewey, Kelly, Vygotsky, Burner, Ausubel ve Piaget önemli katkılar getirmişlerdir.

Öğretimden çok öğrenme ve bilgiyle ilgili bir kuramdır. Bilginin transferi ve yeniden yapılandırılması söz konusudur.

Temel Özellikleri : -İlgi uyandıran sorunlar, - Temel kavramlar etrafında öğrenme, - Öğrencilerin görüş açıları ve öngörülerine göre öğretim programı, - öğrenme süreci bağlamında öğrenmeleri değerlendirme.

Yapılandırmacı Öğrenme Kuramı :

Ø Bu kuram bilişsel ve fizyoloji yaklaşımların son yıllarda üzerinde en fazla durdukları bir kuramdır, aynı zamanda bilginin doğasını ve kaynaklarını (bilgi nedir?, öğrenme nedir?) inceleyen bir kuramdır,

Ø Önemli isimleri Piaget, Bruner, Vgotsky, Gestalt?tır,

Ø Eğitim programları tümdengelim yaklaşımı ve temel kavramlara ağırlık verilerek düzenlenir, Program öğrenci sorunlarına yöneliktir ve birincil kaynaklar ve materyaller üzerinde öğrenme gerçekleşir,

Ø Öğrenme süreci öğrenen açısından ele alınmaktadır, öğrenmenin bilgiyi nasıl oluşturduğu ile ilgilenmekte,

Ø Bilgilinin yeniden yapılandırılması ve transferi üzerine durmaktadır,

Ø Bilgi evrensel geçerliliği olan birimler olarak değil, işleyen hipotezler olarak görülür,

Ø Birey tarafından oluşturulan bilgi, kişinin öğrendiğinden ve anladığından daha çoktur,

Ø Bilginin doğruluğu kişiye, kültüre, duruma göre değişebileceği için, bilginin doğruluğundan çok üretilmesi ve kullanılışlığı önemlidir. Bilginin öğrenci tarafından oluşturulmasını ifade eder. Öğrenci bilgiyi aktif olarak özümler ve davranışa dönüştürür,

Ø Anlamlı öğrenme, keşfederek öğrenme, bağlamsal öğrenme, düşünmeyi öğrenme, araştırma-keşfetme ve problem çözme gibi yaklaşımlar kullanılır,

Ø Bilgi ve beceri kazandırmaktan çok, bireylerin düşünmesi, anlaması, kendi öğrenmelerinden sorumlu olması, kendi davranışlarını kontrol etmesi ve deneyimler yaşamasını vurgular,

Ø Yapılandırmacı öğrenmede etkinlik merkezli eğitim uygulamaları gerçekleştirilir.

SORU : Aşağıdakilerden hangisi yapısalcılığın ( constructivism ) kullanıldığı eğitim uygulamalarının temel özelliklerinden biri değildir?

A) Genellikle birincil kaynak niteliğindeki öğretme-öğrenme materyalinin kullanımı

B) Öğretme-öğrenme sürecinde öğrencinin etkin bir rolünün olması

C) Sınıf içi ve dışı etkinliklerin, öğrencilerin problem çözme becerilerini geliştirmeye yönelik olması

D) Sınıfın, bilgilerin aktarıldığı ortam olması (2003 KPSS)

E) Değerlendirmede düşünme biçimine ağırlık vermesi

Yapısalcı Öğrenme Sürecinin Aşamaları

1. AŞAMA

Önceki bilgiler harekete geçirilir.

Öğrencilerin yeni yapılandırılacak olan bilgiler ile ilgili hazırbulunuşluk düzeyi sağlanır. Bu amaçla önkoşul bilgiler tamamlanır ve güdülenme sağlanır. Bunun için konu ile ilgili ön bilgiler soru-cevap tekniği ile yönlendirilir.

2. AŞAMA

Yeni bilgilerin kazanılması.

Öğrenme konularının ezberlenmesi yerine anlama ve oluşturma hedeflenmelidir. Bu düşünceden hareketle öğrencilerin bütünü onun ilgili parçalarını ve parçalardan tekrar bütünü görmesi gerekir. Konular birbirinden soyutlanmış ayrı ayrı, yüzeysel ve genişliğine değil derinliğine öğrenilmelidir.

3. AŞAMA

Bilginin anlaşılması.

Piaget?e göre öğrenci bilgi ile karşı karşıya kaldığında, onun için anlama ve kavrama süreci başlamış olur. Bu süreçte iki yol kullanılır.

-Özümleme : Eğer yeni bilgi, daha önce edinilenlerle çelişiyorsa ve var olan zihinsel şemaya (yapıya) uyuyor ise olduğu gibi öğrenilir.

- Uyum (uyum kurma-düzenleme): Eğer yeni bilgi daha önceki bilişsel şemaya (yapıya) yerleşmiyorsa ve uymuyor ise, bu defa zihinde yeni düzenlemeler yapılır (şemanın niteliği değişitirilir veya yeni bir şema oluşturulur) Böylece denge (öğrenme) oluşur.

4. AŞAMA

Bilgiyi uygulama.

Öğrenilen bilgi işlevsel hale getirilmelidir. Bilgi yalnızca öğrenildiği ortamda ve sınıfta kalmamalı bilgi benzer ya da farklı problem durumlarına uygulanabilir, aktarılabilir olmalıdır. Bilgi günlük yaşamda karşılaşılabilecek her durumda aktarılabilir olmalıdır.

5. AŞAMA

Bilginin farkında olma.

Öğrencilere sahip oldukları bilgilerin farkında olmalarını sağlayacak etkinlikler düzenlenmelidir. Öğrenci bilgisini hangi durumda kullanabileceğini anlamalıdır. Bu nedenle bilginin farklı durumlarda kullanılarak farkında olmayı sağlayan drama, proje çalışması, örnek olay incelemesi gibi zenginleştirilmiş öğrenme-öğretme etkinlikleri gerçekleştirilmelidir.

Yapılandırmacı Öğretim Yaklaşımının Temel İlkeleri :

---Öğrencileri, konuya ilgi uyandıracak problemlere yöneltme,

---Eski bilgilerin harekete geçirilmesi ve yeni bilgiyle ilişkilendirilerek öğrenmeyi sağlama,

---Öğretim programı tümdengelim yoluyla ve temel kavramlara ağırlık verilerek işlenir,

---Öğretim programı öğrenci sorunlarına göre yönlendirilir,

---öğrenme-öğretme etkinlikleri; ikincil kaynaklar ( ders kitapları, dergi vb.) yerine birincil kaynaklara (gerçek öğrenme ortamı, işlenmemiş ham veriler) yöneliktir,

---Öğrencilerin bireysel görüşlerinin ortaya çıkmasını sağlama ve görüşlerine değer verme,

---Bilginin anlaşılması ve uygulanması gerçekleştirilir,

---Öğretim programının öğrencilerin katılımıyla yönlendirilmesi sağlanır,

---Değerlendirilmenin öğretim sürecine dönük olarak yapılması söz konusudur,

Yapılandırmacı Öğretimin Özellikleri;

Ø Yapısalcı anlayışta öğrenci öğrenmeden sorumlu ve süreçte aktiftir,

Ø Öğretmen bilginin inşa edilmesinde öğrenciye gerekli malzemeyi ve ortamı hazırlar,

Ø Öğretmen, öğrenme ortamında öğrenciye uygulama-deneme ve keşfetme fırsatları yaratır,

Ø Öğretmen, öğrenci özelliklerini ve girişimciliklerini öğretimde temel kabul eder,

Ø Öğretmen öğretmez, deneyimler yaşatır. Öğrenci deneyimlerle öğrenir. Öğretmen, öğrencinin yeni bakış açıları geliştirmelerine ve önceki öğrenmeleri ile bağlantı kurmalarına yardımcı olur,

Ø Öğrenme birincil derecedeki kaynaklara dayanır,

Ø Öğrenme temel kavramlar etrafında yapılandırılır,

Ø Gözlem, koleksiyon, sergi, tartışma gibi teknikler uygulanır,

Ø Değerlendirme sonuç değil, sürece yöneliktir, değerlendirme sonuçları öğrencinin gelişiminde kullanılır,

Ø Öğretme değil öğrenme esastır,

Ø Öğrencilerin derste geçen temel kavramları anlayıp anlamadıkları temele alınır,

Ø Öğrenci, özerkliğe ve girişimciliğe cesaretlendirilir,

Ø Öğrencideki doğal merak desteklenir,

Ø Öğretmen öğrencinin özgüveninin ve sorumluluğunun gelişmesine yardımcı olur,

Ø Etkinlikler öğrenci merkezlidir. Öğrenciler bilgiye ulaşmak için sorular sorar, deneyimler yaşar ve sonuca ulaşır,

Ø İşbirliğine dayalı öğretim yöntemleri kullanılarak öğrenme sağlanır.

Ø Öğrencilerin geleceğe yönelik tahminler yapması ve denenceler üretmesi özendirilir,

Ø Öğrencilere neden-sonuç ilişkilerini kuracakları yaşantılar kazandırılır.

SORU :

I- Piaget?in zihinsel gelişim kuramı üzerine kurulmuştur,

II- Öğrenciye deneyim kazandırması ve onun bu deneyimler üzerinde düşündürülmesine dayanır,

III- Öğretmenin öğretmekle değil, öğrencilerin öğrenmelerini sağlamakla görevli olduğu düşüncesi hakimdir.

Özellikleri sıralanan öğretme-öğrenme yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Seviye grupları uygulaması

B) Eleştirel düşünme

C) Yaşam boyu öğrenme

D) Yapısalcılık (2004 KPSS)

E) Çoklu zeka kuramı

TEMEL ÖĞRENME MODELİ (Glasser)

Glasser, okuldaki etkili öğretimi gerçekleştirmede dört öğeden oluşan bir model (temel öğretme modeli) geliştirmiştir. Bu modelin dört temel aşaması ve işlevleri şu şekildedir;

Hedeflerin Saptanması

- Öğretim hedefleri saptanır.

- Davranış olarak ifade edilir.

Öğrenme için gerekli giriş

Davranışlarının belirlenmesi

- Yeni öğrenme konuları ile önceki öğrenme konuları arasında bağ (önkoşul öğrenmeler- hazırbulunuşluk) kurularak öğrenmeyi sağlama.

Öğrenme-öğretme ortamının

Seçimi ve düzenlenmesi

- Uygun öğrenme-öğretme ortamı.

- Öğretimi uygulama ( starteji, yöntem, teknik, öğretim hizmetleri).

Değerlendirme

- Öğrenme sürecinin sonunda, öğrenme ne düzeyde gerçekleşti?

- Öğrenme eksiklikleri kalmışsa, bunlar tanımlanır, yanlışlar düzeltilir.

- Öğrenciye başarısı hakkında dönüt verilir.

OKULDA ÖĞRENME MODELİ ( CARROLL)

Temeli, gerekli zaman ve uygun olanaklar sağlandığında her öğrencinin okulda öğrenebileceği anlayışına dayanır. Carroll?un zaman kuramına dayanır. Bu kuram, yetenek, öğretimden yararlanma yeteneği, sebat, fırsat, öğretim niteliği konularını içerir. Yetenek, öğretimden yararlanma yeteneği ve sebat öğrenci nitelikleri ile ilgiliyken; sebat, fırsat ve öğretim niteliği öğretim hizmetinin niteliği ve öğretim süreciyle ilgili öğelerdir. Bu modelde öğrenme için gerekli zaman önemli görülür ve her öğrencinin öğrenme için ihtiyaç duyduğu zaman farklılık gösterir.

Bu öğretim modelinde öğretim hizmeti önemlidir ve öğretim hedeflerine ulaşmak için öğretmenin yapması gerekenler aşağıya çıkarılmıştır.

Ø Ne öğretileceğine karar vermek,

Ø Öğrencileri güdülemek,

Ø Öğretim araç-gereçlerini hazırlamak,

Ø Araç-gereçleri uygularken öğrencilerin özelliklerine dikkat etmek,

Ø Süreçte öğrencileri izlemek ve öğrenme güçlüğü olan öğrencilere yardım etmek,

Ø İstenen davranışları pekiştirmek,

Ø Yeterli tekrarları yapmak,

GAGNE?NİN ÖĞRENME MODELİ

Gagne?ye göre öğrenme, dışsal uyaranlarla içsel faktörlerin etkileşimiyle gerçekleşir. Bu modele göre öğrenme, gözlenebilen davranışlardan anlaşılır ve beyinde gerçekleşir. Gagne, öğrenme için dış koşulların düzenlenmesinin dışında iç faktörlerin de önemli olduğunu savunur. Öğretme kısa ve uzun süreli öğretme evrelerine göre düzenlenir. Öğretimin düzenlenmesinde, dikkati sağlama, öğrenciyi hedeften haberdar etme, yeni öğrenme ile ilgili daha önceden öğrenilmiş olan bilgileri hatırlatma, uyarıcı materyalleri sunma, öğrenciye rehberlik etme, davranışı ortaya çıkartma, dönüt verme, değerlendirme ve kalıcılığı sağlama aşamaları izler.

BASAMAKLI ÖĞRETİM PROGRAMI

Nunley tarafından geliştirilen yeni bir öğretme-öğrenme yaklaşımıdır. Bilgi toplumumun eğitimde yeniden yapılanması sürecine bağlı olarak geliştirilmiştir: buna göre öğrenci bilgiyi alan bir durumdan çıkartılarak, bilgiye ulaşan, gerekli olanları alan ve yeni bilgiler üreten bir durumda ele alınmaktadır. Basamaklı öğretim programı öğrencilerin farklı ilgi ve yetenek alanlarına, farklı öğrenme yollarına sahip olduğu düşüncesi ile C, B ve A basamaklarında belirlenmiş olan bilgi edinme, bilgiyi farklı problem durumları üzerinde kullanma, analiz ve sentez yapmış, eleştirel düşünme ve yaratıcı düşünme gibi etkinlikleri kullanarak görevler belirlemesi ve bu görevleri gerçekleştirmesi esasına dayanan bir öğretme-öğrenme düzeneğidir.

- Yaratıcı düşünme, etkin düşünme, eleştirel düşünme gibi üst düzey düşünme yollarını kullanması

- Öğrenciler başardıkları görevlerin sonuçlarını tartışırlar.

- Edinilen temel bilgilerin seçilmesi, uygulanması, farklı problem durumları üzerinde kullanması.

- Öğrencilerin belirledikleri görevleri yerine getirmesi.

- Öğrencilerin temel bilgileri öğrenmeleri aşaması

- Öğrencilerin ilgi ve yeteneklerine uygun görev alanlarını belirlemesi. X

ÖĞRETME- ÖĞRENME SÜRECİNDE YENİDEN YAPILANMA

Ülkemizde 21. yüzyılın bilgi toplumunun, Avrupa Birliğine uyum çalışmalarının, istihdam piyasasının gerekliliklerinin sonucunda, eğitimde yeniden yapılanma çalışmaları hız kazanmıştır. Bu çalışmalar öğretme-öğrenme sürecinde de bazı yenilikleri gündeme getirmiştir. Buna göre öğretme-öğrenme sürecinde aşağıdaki etkinliklerin önemi ve uygulanma gereği önem kazanmıştır.

Bireylerin

Ø İletişim becerilerini geliştirme,

Ø Özsaygı, özyeterlik ve benlik kavramlarını güçlendirme,

Ø Öğrenmeyi öğrenme yeteneklerini geliştirme,

Ø Bilgiyi keşfetme (elde etme) ve kullanma yetenekleri,

Ø Bireysel hedefler belirleme yapma ve çaba gösterme

Ø Problem çözme becerilerini geliştirme,

Ø İşbirlikçi çalışabilme,

Ø İletişim teknolojilerini (internet, e-mail) kullanabilme,

Ø Üst düzey zihinsel işlemler (analiz-sentez-değerlendirme) yapabilme,

Ø Bir yabancı dili kullanabilme,

Ø Kültürler arası diyaloğa girebilme,

Ø Kendini gerçekleştirme özelliklerini destekleme.

SORU: Aşağıdakilerden hangisi, çağdaş eğitim anlayışıyla ilgili ilkelerden biri değildir?

A) Her öğrenci öğrenebilir

B) Her öğrencinin öğrenme biçimi kendine özgüdür

C) Öğretim sürecinin merkezinde öğretmen yer alır (2006 KPSS)

D) Öğrenmeyi öğrenme önemlidir

E) Öğrencinin deneyimlerinden yararlanılmalıdır

YARATICI DÜŞÜNME

Yaratıcı düşünme bireyin yeni, farklı, özgün (sentez düzeyi) ve alternatifli düşünmesi, ürünler ortaya koymasıdır. Yaratıcı düşüncenin gelişmesi için serbest ve hoşgörülü bir öğretme-öğrenme ortamı ve geniş hayal gücünü geliştirmeye olanak tanıyan aktivitelerin olması gerekmektedir.

Yaratıcı bireylerin başlıca kişilik özellikleri şunlardır :

Ø Geniş hayal gücü,

Ø Yenilikçi, araştırıcı, keşfedici, estetik,

Ø Bireyselliği tercih etme,

Ø Özgüveni yüksek,

Ø Risk alabilen,

Ø Meraklı ve sorgulayıcı,

Ø Gerektiğinde içe kapalı,

Ø Ani davranma,

Ø Düşünme yollarını kullanabilme,

Ø Zaman zaman iletişime kapalı,

Ø Farklılıkları seven,

Ø İdealleri olan,

Ø Estetik ve artistik davranma,

Ø Gizemli aynı zamanda kompleksli,

Ø Macerayı sevme,

Ø Heyecan duyma,

Ø Spontan (doğal davranma)

Okullarda Yaratıcı Düşünmeyi Geliştirme Yolları

+ Bağımsız ve serbest öğrenme ortamları,

+ Hoşgörülü olma,

+ Merak, keşfetme ve soru sorma çabalarını destekleme,

+ Yaratıcı problemlere ağırlık verme,

+ öğrencinin aktif olduğu öğrenme yaşantıları,

+ Okullarda yaratıcılığı geliştirmede kullanılan başlıca yöntemler şunlardır;

İlköğretimde ; rol yapma, drama, şiir yazma, resim yapma, hikaye yazma,

Ortaöğretimde; buluş yoluyla öğretim, proje temelli öğrenme, beyin fırtınası, araştırma- inceleme, anı yazma, bilimsel hayaller kurma vb. kullanma.

+ Sanat, spro ve kültürel etkinliklere yöneltme.

Yaratıcılıkta en önemli özellik, özgünlük ve yeniliktir (yaratıcılık: aykırı düşünme). Yaratıcı düşünceyi geliştirmek için özgür öğrenme- öğretme ortamı gereklidir. Uygun yöntem ve teknikler;

DRAMA,

BENZETİM,

BEYİN FIRTINASI,

PROBLEM ÇÖZME

ELEŞTİREL DÜŞÜNME

Gözlem ve bilgiye dayanarak sonuçlara ulaşma işidir. Eleştirel düşünme, temelde bilgiyi elde etme, değerlendirme ve kullanma yeteneği ve eğilimine dayanır.

Eleştirel düşünme, bireyin yaptığı gözlemlere ve ürettiği bilgilere dayanarak sonuçlara ulaşma sürecidir. Birey bu süreçte bilgiyi etkili bir biçimde elde ederek, değerlendirir ve kullanır.

Eleştirel düşünme, bireyin kendi düşüncelerinin farkında olması, tutarlı ve farklı olanları ayırabilmesi, başkalarının düşüncelerini anlayabilmesi, farklılıkları görebilmesi ve çevreyi tanıyabilmesine ilişkin zihinsel süreçleri kapsar. Böylece bireyler daha doğru kararlar alabilir ve daha çok yönlü düşünebilir. Eleştirel düşünme bireylerin bilgiyi üretme, kullanma ve değerlendirme yapma etkinliklerinin bir sonucudur.

Birey eleştirel düşünme sürecinde; bilgi üretme ve değerlendirme, tutarlık, uygulanabilirlik, yeterlik, bütünleştirme ve iletişim kurma gibi zihinsel etkinlikleri gerçekleştirilir.

SORU : Eleştirel düşünme becerisi kazanan öğrencilerin aşağıdakilerden hangisini yapması beklenemez ?

A) Bir konu hakkındaki fikirleri olduğu gibi kabullenme (2006 KPSS)

B) Mantıklı sonuçlara ulaşabilmek için bilginin sentezini yapma

C) Yeni sorular ve problemler bulmak için bilgiyi kullanma

D) Bir konu hakkındaki farklı görüşleri irdeleme

E) Problemin çözümüne ulaşmak için farklı açılardan muhakeme yapma

Okullarda Öğrencilerin Eleştirel Kimlik Kazanması ve Eleştirel Düşünme Becerilerini Arttırma Yolları

& Bilginin kaynağını test etme, & Geçerli ve geçersiz bilgileri ayırt etme,

& Önyargılardan ve taraflı davranmadan uzak, & Doğru olanlar ile iddia edilenleri ayırma,

& Tutarsızlıkları ayırt etme, & İletişim becerilerini etkili kullanma,

& Öğrenmeyi öğrenme, & Boyutları belirleme,

& Sonuç elde edebilme, & Bağımsız düşünme,

& Sorumluluk alma, & Çok yönlü düşünme.

Eleştirel Düşünmenin Yararları

+ Özgür düşünmeyi geliştirme, + Problem çözme becerisini kazanma,

+ Karar verme stratejilerini güçlendirme, + Farklı yönlerden bakabilme,

+ Bilgi ve görgüyü arttırma, + Mantıklı düşünme.

Eleştirel Düşünme Becerileri

BİLİŞSEL BECERİLER

DUYUŞSAL BECERİLER

- Derinlemesine inceleme,

- Bilgi kaynağının doğruluğunu sorgulama,

- Görüşleri analiz etme ve değerlendirme,

- Çözüm üretme ve değerlendirme,

- Eleştiriye dönük, dinleme ve soru sorma,

- Farklı görüşleri karşılaştırma,

- Geçerli olan- olmayan bilgilerin ve genellemelerin farkında olma,

- Mantıklı yorumlama, tutarsızlıkları fark etme,

- Değerlendirmede doğru ölçütleri kullanma.

- Güvenli olma,

- Bağımsız düşünme,

- Ben merkezci düşüncenin farkında olma,

- Adil, tarafsız düşünebilme,

- Farklı düşüncelere saygı duyma,

- Sorgulama becerisi,

- Düşünme isteği,

- Kesim hükümler kullanmama.

YANSITICI DÜŞÜNME

Gelecekte daha iyi kararlar vermeye çalışırken geçmişteki kararların başarılarını değerlendirmelidir. John Dewey?in ?Toplumun en önemli gereksinimi, öğrencilerin okulda öğrendiklerini yaşama yansıtmayı öğrenmeleridir? görüşü yansıtmacı düşünceyi açıklar.

Dewey?e göre yansıtıcı düşünme, dikkatli, tutarlı, alternatifli ve etkin düşünme şeklidir. Özellikle okul öğrenmelerinin yaşama aktarılmasının önemi yansıtıcı düşünmeye yön vermektedir.

Yansıtıcı Düşünme Sürecinde Öğretmen ve Öğrencilerin Görevleri

Ø Öğrenme sürecini öğretmen ve öğrenciler birlikte yönlendirir,

Ø Öğrenciler merak duyguları ve araştırma becerileri üzerinde çalışırlar,

Ø Eleştiri, hoşgörülü olma ve fikirlerini ifade etme sağlanır,

Ø Öğrencilerin bireysel ve sosyal gelişimi sağlanır,

Ø Geleceği birlikte kestirirler. Hedefler belirler ve çaba gösterirler,

Ø Üst düzey zihinsel işlemler gerçekleştirilir.

ETKİN / AKTİF ÖĞRENME

Öğrencilerin öğrenme sürecine yaparak-yaşayarak (etkin) katılımını gerektirir: Öğrenci sınıfta bilginin pasif alıcısı değildir. Öğrenci bizzat, konuşarak, yazarak, soru sorarak, düşünce üreterek, tartışarak, ilişki kurarak, problem çözerek bilgiyi üretir ve yaşamda kullanır. Geleneksel eğitimde geçerli olan ezber bilgi ve aktarmacı öğretim modeli yerine merak, kuşkulanma, deneyimlere girme, araştırma ve sorgulama yapma, işbirlikçi çalışma, ortak görüş geliştirme gibi çalışmalara bırakmıştır. Etkin öğrenmenin gerçekleştirildiği sınıflarda, işbirlikçi çalışma, karar alma, özdenetimi sağlama, enerjik olma ve özgüven görülür.

Bu nedenle her öğrencinin öğrenmeyi öğrenme stratejileri ve öğrenme düzeyleri dikkate alınarak, uygun öğrenme etkinlikleri (strateji-yöntem) kullanılır. Öğrenci öğretimin merkezine alınır. Öğrenciler, araştırma ve bilgi kaynaklarına kendileri ulaşarak elde ettikleri bilgileri örgütleme ve sunma, bireysel ve grup olarak sorumluluklar alma ve yerine getirme, etkileşimde bulunma ve ortak bilgi üretiminde yeterlilik kazanırlar.

Aktif öğrenme, öğrenenin öğrenme sürecinin sorumluluğunu taşıdığı, öğrenene öğrenme sürecinin çeşitli yönleri ile ilgili karar alma ve özdüzenleme yapma fırsatının verildiği ve karmaşık öğretimsel işlerle öğrenenin öğrenme sırasında zihinsel yeteneklerini kullanmaya zorlandığı bir öğrenme sürecidir.

Aktif Öğrenmenin Temel Özellikleri

Ø Öğrenme sürecinin sorumluluğu öğrencidedir,

Ø Öğrenci üst düzey ve karmaşık zihinsel süreçleri kullanır,

Ø Öğrencinin öğrenmeyi öğrenme yeteneği gelişir,

Ø Öğrenme sürecinin sorgular,

Ø Bilgiyi keşfeder, uygular ve değerlendirir,

Ø Öğrencinin özdüzenleme ve özgüveninin arttırır,

Ø Öğrenmeye güdülenmeyi arttırır.

SORU : Aşağıdakilerden hangisi, ?yaşam becerileri?nin bireylere yardımcı olması beklenen öncelikli alanlarından biri değildir?

A) İş hayatındaki görevlerini yapma

B) Kişiler arası iletişim kurma

C) Başka becerileri öğrenme

D) Bilgiyi hatırlama (2006 KPSS)

E) Değişime ayak uydurabilme

TÜRK MİLLİ EĞİTİMİN TEMEL İLKELERİ

TÜRK MİLLİ EĞİTİM SİSTEMİNİ 1739 SAYILI MİLLİ EĞİTİM TEMEL KANUNU BELİRLER (1973)

TÜRK MİLLİ EĞİTİMİN AMAÇLARI; Atatürkçülük ile ilgili amaçlar, bireyin beden, zihin, ahlak, ruh ve duygu gelişimi ile ilgili amaçlar ve ilgi, istidat ve kabiliyetlerini geliştirme ile ilgili amaçlar dır.

TÜRK MİLLİ EĞİTİMİNİN TEMEL İLKELERİ (14. ve 17. maddeleri arasında yer alır)

a. GENELLİK VE EŞİTLİK : Türkiye?de eğitim kurumları dil, ırk, cinsiyet ve din ayrımı gözetmeksizin herkese açıktır. Eğitimde hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.

b. FERDİN VE TOPLUMUN İHTİYAÇLARI : Milli Eğitim hizmeti, Türk vatandaşlarının istek ve kabiliyetleri ile Türk toplumunun ihtiyaçlarına göre düzenlenir.

c. YÖNELTME : Fertler, eğitim süresince, ilgi, istidat ve kabiliyetleri ölçüsünde ve doğrultusunda çeşitli programlara veya okullara yöneltilerek yetiştirilirler. Milli eğitim sistemi, her bakımdan bu yöneltmeyi gerçekleştirecek biçimde düzenlenir.

d. EĞİTİM HAKKI : İlköğretim görmek her Türk vatandaşının hakkıdır. İlköğretim kurumlarından sonraki eğitim kurumlarından vatandaşlar ilgi, istidat ve kabiliyetleri ölçüsünde yararlanırlar.

e. FIRSAT VE İMKAN EŞİTLİĞİ : Eğitimde kadın, erkek, herkese fırsat ve imkan eşitliği sağlanır. Maddi imkanlardan yoksun başarılı öğrencilerin en yüksek eğitim kademelerine kadar öğrenim görmelerini sağlamak amacıyla parasız yatılılık, burs, kredi ve başka yollarla gerekli yardımlar yapılır. Özel eğitim ve korumaya muhtaç çocukları yetiştirmek için özel tedbirler alınır.

f. SÜREKLİLİK : Fertlerin genel ve mesleki eğitimlerinin hayat boyunca devam etmesi esastır. Gençlerin eğitilmesi yanında, hayata ve iş alanlarına olumlu bir şekilde uymalarına yardımcı olmak üzere, yetişkinlerin de sürekli eğitimini sağlamak için gerekli tedbirleri almak, bir eğitim görevidir.

g. ATATÜRK İNKLAP VE İLKELERİ VE ATATÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ : Eğitim sistemimizin her derece ve türü ile ilgili ders programlarının hazırlanıp uygulanmasında ve her türlü eğitim faaliyetlerinde Atatürk İnklap ve ilkeleri ile Anayasa?da ifadesini bulmuş olan Atatürk milliyetçiliği temel olarak alınır.

h. DEMOKRASİ EĞİTİMİ : Güçlü ve istikrarlı, hür ve demokratik bir toplum düzeninin gerçekleşmesi ve devamı için, yurttaşların sahip olması gereken demokrasi bilincinin, yurt yönetimine ait bilgi, anlayış ve davranışlarla sorumluluk duygusunun ve manevi değerlere saygının, her türlü eğitim çalışmalarında öğrencilere kazandırılıp geliştirilmesine çalışılır.

i. LAİKLİK : Türk milli eğitiminde Laiklik esastır. Din kültürü ve ahlak öğretimi ilkokul ve ortaokul ile lise ve dengi okullarda zorunlu dersler arasında yer alır.

j. BİLİMSELLİK : Her derece ve türdeki ders programları ve eğitim metotları ile ders araç ve gereçleri, bilimsel ve teknolojik esaslara ve yeniliklere, çevre ve ülke ihtiyaçlarına göre sürekli olarak geliştirilir.

k. PLANLILIK : Milli eğitimin gelişmesi, iktisadi, sosyal ve kültürel kalkınma hedeflerine uygun olarak eğitim- insan gücü- istihdam ilişkileri dikkate alınmak suretiyle, sanayileşme ve tarımda modernleşmede gerekli teknolojik gelişmeyi sağlayacak mesleki ve teknik eğitime ağırlık verecek biçimde planlanır ve gerçekleştirir.

l. KARMA EĞİTİM : Okullarda kız ve erkek karma eğitim yapılması esastır. Ancak eğitimin türüne, imkan ve zorunluluklarına göre bazı okullar yalnızca kız veya yalnızca erkek öğrencilere ayrılabilir.

m. OKUL İLE AİLENİN İŞBİRLİĞİ : Eğitim kurumlarının amaçlarının gerçekleştirilmesine katkıda bulunmak için okul ile aile arasında işbirliği sağlanır. Bu maksatla okullarda Okul-Aile Birlikleri oluşturulur. Okul-Aile Birliğinin kuruluş ve işleyişleri Milli Eğitim Bakanlığınca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.

n. HER YERDE EĞİTİM : Milli Eğitimin amaçları yalnız resmi ve özel eğitim kurumlarında değil, aynı zamanda evde, çevrede, işyerlerinde, her yerde ve her fırsatta gerçekleştirilmeye çalışılır.

EĞİTİM DURMUNUN (ÖĞRENME YAŞANTILARININ) ÖZELLİKLERİ (ÖĞRETİM İLKELERİ)

Öğretim ilkeleri, hedeflere göre seçilen içeriğin düzenlenmesinde ve bu içeriğin öğrenme-öğretme sürecinde / eğitim durumlarında öğretim etkinlikleri aracılığı ile öğretmen tarafından sunulmasında ve değerlendirilmesinde dikkate alınması gerekir.

SORU: Öğrenci düzeyine uygunluk ilkesinin sınıf içinde etkili bir biçimde uygulanması için aşağıdakilerden hangisine öncelik verilmelidir?

A) Öğretmenin öğretim sürecinin dışında kalması,

B) İçeriğin açık, net ve anlaşılır bir biçimde sunulması,

C) Öğrencilerin hazır bulunuşluk durumunun dikkate alınması, ( 2003 KPSS)

D) Öğrenciler arası etkileşimin artması,

E) Grupla çalışma tekniklerini uygulanması.

1- Öğrenciye / Çocuğa Görelik (Düzeye Uygunluk) İlkesi : Öğretimde, öğrencinin ilgi ve ihtiyaçlarının, psikolojik ve fizyolojik özelliklerinin ve düzeyinin dikkate alınmasıdır. Öğrenciye görelik ilkesinde psikoloji biliminin önemli katkısı vardır. Bu ilke ?çocuğa uygunluk (düzeye uygunluk)? veya ? bireyselleştirme? olarak da açıklanabilir.

Eğitimde yeni anlayışlar dikkate alındığında öğrencinin etkin katılımı, kalıcı öğrenmeler gerçekleştirdiği için önemlidir. Düzeye uygunluk ilkesi, bir yaş grubundaki öğrencilerin aynı gelişim seviyesinde bulunacakları, benzer ruhsal özellikler gösterecekleri varsayımına dayanır. Bu ilkenin mükemmel işleyebilmesi için, aynı yaş grubundaki öğrencilerin bilgi ve beceri düzeylerinin de birbirine eşit olması beklenir.

Öğrenciler aynı yaş grubunda da olsalar, ortak bazı özellikler taşısalar da her öğrencinin yeteneklerinin, zekalarının, ilgi ve eğilimlerinin, çalışma istek ve gayretlerinin farklı olduğu varsayımıyla öğretimin bireyselleştirilmesi de bu ilke kapsamında değerlendirilmelidir. Öğretimde bireysel farklılıklar dikkate alınır ve her öğrencinin bireysel öğrenme hızı ( Skinner?in Programlı Öğrenme Modeli) göz önünde tutulursa öğretim zenginleştirilmiş ve her öğrenci kendi zeka, yetenek, ilgi ve çalışma temposuna göre ilerlemiş olur.

2- Aktivite (Etkin Katılım ) İlkesi: Bir öğrenci ne kadar çok duyu organı ile öğrenme-öğretme sürecine katılırsa öğrenmeler o kadar etkili ve kalıcı olur. Bu nedenle en kalıcı öğrenmeler, yaparak yaşayarak öğrenme yoluyla gerçekleşir.

Anlatırsan, unutabilirim; / Gösterirsen anımsayabilirim;

Beni işin içine katarsan asla unutmam / Öğrenirim (Kızılderili atasözü)

Öğrencinin katılımı ile hazırlanan ve uygulanan öğretim etkinlikleri öğrencinin ilgisini daha fazla çekebileceği gibi öğrenmelerin etkililiğini de arttırır. Bloom (Tam Öğrenme) ve Skinner (Programlı Öğrenme) gibi eğitimcilerin ortaya attığı öğrenme-öğretme yaklaşımlarında öğretim sürecinin kalitesi ve uygun koşulların sağlanması noktasında etkin katılımı önemli görmüşlerdir .

Verilen bilgiyi depolayan öğrenci anlayışı, yerini araştıran, sorgulayan, inceleyen, bağlantılar kuran, sonuç ve genellemelere varan, görüşlerini ifade eden öğrenci anlayışı hakimdir. Bu anlayış etkin katılım ilkesinin dikkate alınması ve uygulanması ile gerçekleştirilebilir.

3- Yaşama Yakınlık İlkesi: İçerikte ve öğrenme-öğretme sürecinde öğrenciye verilen bilgiler öğrencinin günlük yaşamında kullanabileceği ve yararlanabileceği türden olmalıdır. Kullanılabilir bilginin öğrenciye verilmesi hem yaşama yakınlık hem de yansıtıcı düşünceyle doğrudan ilgilidir.

SORU : Sınıfta matematik problemlerini çözmede başarılı olan bir öğrenci bakkaldan yaptığı alışverişlerde para üstünü hesaplamada güçlük çekmektedir.

Aşağıdakilerden hangisi bu öğrencinin durumunu en iyi açıklamaktadır?

A) Sınıfta edinilen bilgilerin günlük yaşama taşınmaması (2006 KPSS)

B) Sınıf-içi etkinliklerin öğrencinin düzeyine uygun olmaması

C) Öğrencinin sayısal becerilerinin yetersiz olması

D) Sınıf-içi etkinliklerde öğrenci farklılıklarının dikkate alınmaması

E) Sınıf ortamının öğrenmeyi destekleyici bir şekilde düzenlenmemesi

Öğretim yaşamdan kopuk olmamalıdır; yaşama yakın, yaşamdaki gerçeklerle ilgili, öğrencinin yaşamla bağlantısını koparmayan, yakın çevresiyle ilgili bir öğrenme yaşantısı sunmalıdır. John DEWEY?e göre, eğitim yaşama hazırlıktan öte yaşamın bizzat kendisidir.

SORU : İletişim konusunda ?haberleşme? üzerinde duran bir öğretmenin, öğrencileri postaneye götürüp haberleşme türlerini uygulamalı olarak göstermesinin temel aşağıdakilerden hangisidir?

A) Çevreyi tanımak,

B) Somut yaşantılar sağlamak, (2006 KPSS)

C) İş birliğini geliştirmek,

D) Sınıf ortamından farklı yerde ders işlemek,

E) Öğrenci katılımını sağlamak,

SORU: Öğretim sürecinde, bireyin gereksinim duyacağı yararlı ve kullanılabilir bilgilerin öğretilmesi önemli bir yer tutar.

Bu görüşte, aşağıdakilerden hangisinin önemi vurgulanmaktadır?

A) Yaşama yakınlık (2004 KPSS) B) Sadelik

C) Düzeye Uygunluk D) Bütünlük

E) Açıklık

4- Somuttan Soyuta İlkesi : Bireyde zihinsel gelişim somuttan soyuta doğru olmaktadır. Birey, somut olarak gördüğü ve dokunabildiklerini daha kolay öğrenir. Bu nedenle, öğrenci ders konusu olan eşya ve nesnelerle doğrudan karşı karşıya getirilmeli; bu mümkün olmadığında o nesne veya olayın modeli, fotoğrafı veya başka bir simgesi gösterilerek araç-gereçlerden etkili olarak yararlanılmalıdır.

Özellikle ilköğretim düzeyinde yanı Piaget?e göre somut işlemler döneminde olan öğrencilere, gözüyle görüp eliyle tuttuğu gerçek eşyalar daha anlamlı gelir. Bu somutlaştırma işlemi, araç-gereçlerden yararlanılarak olabileceği gibi öğrencinin soyut konuları ve kavramları somutlaştırmasını sağlayacak olan çarpıcı örneklerle de gerçekleştirilebilir. Görsel-işitsel araçlar ve özellikle bilgisayar teknolojilerindeki son gelişmeler ( bilgisayar destekli öğretim, elektronik öğrenme), bu ilkenin, her öğretim kademesinde uygulanmasını kolaylaştırmıştır.

5- Bilinenden Bilinmeyene İlkesi : İçerik hazırlarken, öğrenme-öğretme süreci düzenlenirken ve uygulanırken, öğrencinin daha önceki bilgi ve tecrübelerinin dikkate alınması, yeni bilgi ve tecrübelerin bunlar üzerine kurulması öğrenmeyi kolaylaştıracaktır. Ausubel (Anlamlı Öğrenme), yeni bilgiler eski bilgi sistemleri içerisine yerleştirilerek öğrenilebileceğini, böylelikle bilginin anlamlandırılmasına ve yapılandırılmasına olanak tanınması gerektiğini savunmuştur. Yeni bilgileri eski bilgilerle karşılaştırarak, eski bilgilerle ilişkiler kurarak, eskileri doğrulayarak öğrenmek, öğrenmenin kalıcılığını sağlayacaktır.

6- Yakından Uzağa İlkesi : İçerik hazırlarken, öğrenme-öğretme süreci düzenlenirken ve uygulanırken, öğretilecek bilgiler düzenlenirken, örnekler verilirken, hem doğal hem de sosyal olarak öğrencinin en yakın çevresinden hareket edilmelidir. Bu yakınlık, hem yer, hem yaşayış, hem de zaman açısından dikkate alınmalıdır. Yakından uzağa ilkesi bu nedenle yakın zamandan uzağa, yakın çevreden uzağa ilkesi olarak da bilinir. Çevreye görelik ve topluma görelik de bu ilkenin uygulanmasıyla gerçekleşir ve öğrenmenin etkililiği artar.

SORU : ?Çevremizi tanıyalım? konusunda sırasıyla ?Bölgemiz, İlimiz, Yurdumuz, İlçemiz? ile ilgili çalışmalar yaptıran bir öğretmen, bu dersin içeriğinin düzenlenmesinde hangi ilkeye aykırı davranmıştır?

A) Somuttan soyuta

B) Basitten karmaşığa

C) Günümüzden geçmişe

D) Bütünden parçaya

E) Yakından uzağa (2006 KPSS)

7- Ekonomiklik İlkesi : ?Bir taşla iki kuş vurmak?. Öğretim içeriğinin ve etkinliklerinin düzenlenmesinde zaman, emek ve enerjiden tasarruf sağlayarak yüksek verim elde etmeyi planlamak ekonomiklik ilkesi ile ilgilidir. Ekonomiklik ilkesinin etkili olarak gerçekleştirilmesi ise planlı ve programlı çalışma ile mümkün olacaktır. Öğretmenlerin kazandırmak istediği davranışların öğrencide görülmesi için en uygun öğretim yolunu uygun zaman ve ortamda gerçekleştirmek için uğraş vermeleri ekonomiklik ilkesi ile açıklanabilir.

Örnek. Eğitimde Program Geliştirme dersi öğreticisinin programların aşamalı sınıflaması konusuna ilişkin bilgileri öğrencilerinin kazanması için verdiği öğretmen yetiştirme programlarına ve niteliklerine ilişkin kavramlar bilgisini de kazandırması ekonomiklik ilkesi ile açıklanır.

8- Açıklık İlkesi : Öğretmenin iletişim sürecinde kullandığı dil, öğretim hedefleri, içerik ve kitaplar, değerlendirme soruları, açık-seçik, anlaşılır ve anlamlı olmalıdır. Öğrenmeyi kolaylaştırıcı olarak kullanılan materyaller yapılan deneyler gibi içeriğin açıklıkla anlaşılmasını sağlayan etkinlikler açıklık ilkesinin uygulanması olarak değerlendirilebilir. Konular ve kullanılan strateji, yöntem ve teknikler, ne kadar çok duyu organına hitap ederse öğretimde açıklık ta o denli artar.

9- Bütünlük İlkesi : Kerschensteiner, çocuğun bir bütün olarak ele alınarak değerlendirilmesi gerektiğini savunur. Birey, bedensel ve düşünce, duygu, irade gibi içsel yönleri bakımından bir bütün olarak ele alınmalı ve öğretimde her yönüyle düşünülmelidir. Bireyin bedeni ile içsel faktörleri birbirinden bağımsız değildir. Bu ilke sadece bireyin bütünlüğünü değil bilgilerin bütünlüğünü de savunur.

Tyler psikolojinin özellikle Bilişsel Kuramcıların program geliştirmeye ve öğretime etkilerinden birini de bütünleşme olarak açıklar. Bütünlük ilkesi, bilgilerin birbirine bağlı ve birbirini tamamlar nitelikte sunulması demektir. Bu ilkeye dayalı olarak Bruner sarmal programlama üzerinde durmuştur. Özellikle ilköğretimin 1. kademesinde, öğrencilerin dersleri ayrı ayrı disiplinler olarak kavraması ve öğrenmesi güçtür. O nedenle de dersler / disiplinler arası ilişkilere dayalı geniş alanlı tasarımların benimsenmesinin altında da bütünlük ilkesi yatar. Ortak özellikleri olan Fizik, Kimya ve Biyolajinin Fen Bilgisi dersi olarak, Tarih, Coğrafyanın Sosyal Bilgiler dersi olarak tasarlanması bütünlük ilkesinin dikkate alınmasıdır.

10- Sosyallik (Otoriteye İtaat ve Özgürlük) İlkesi : Bireyin sosyalleşmesini sağlamak eğitimin önemli amaçlarından biridir. Bu sosyalleşme sürecinde kurallara uymayı öğrenme de vardır. Bu otoriteye itaat olarak da açıklanabilir. Birey bu kurallara uyarken, bireye, kendi kararını verebilme, kendi kendini yönetme, kritik durumlarda özgür kalabilme, hür kararlar verebilme mutluluğu ve sorumluluğunu da kazandırmak öğretmenin ve okulun görevidir. Çağdaş yönelimler daha çok sosyalleşmenin bu ikinci boyutu, yani özgürlük üzerinde durmaktadır. Öğretmen bu ilkeyi uygularken öğrencinin kendini ifade edebileceği, işbirliği içinde çalışabileceği sınıf ortamını hazırlamalı ve buna uygun strateji, yöntem ve teknikleri kullanmalıdır.

SORU : Bazı öğrencilerin diğerlerine göre daha sıkılgan ve utangaç olabileceği durumlarda sosyal klüpler önemli bir işlevi yerine getirebilir.

Bu tür öğrencilerin ders dışı etkinliklere yönlendirilmesi,

I- bilişsel,

II- sayısal,

III- kişisel,

IV- pratik,

V ? kişiler arası

Yeterliklerden özellikle hangilerini geliştirmeyi amaçlar?

A) I ve II B) I ve IV C) II ve III

D) II ve V E) III ve V ( 2006 KPSS)

11-Bilgi ve Becerilerin Güvence Altına Alınması: Öğretimde bireyin ilgi ve ihtiyaçları, toplumun çıkarları ve ihtiyaçları kadar bilginin yani konunun ihtiyaçları da önemlidir. Değişmeyen evrensel bilginin öğretimi bilgi ve becerinin güvence altına alınması ile açıklanabilir.

Birey kullansın kullanmasın öğretilmesi gereken bilginin yani gerçek bilginin birey tarafından bilinmesi gerektiği bu ilke ile açıklanmaktadır. 21. yy?da bilginin işlevindeki değişme ve gelişmeler bu ilkenin öneminin azalmasına neden olmuştur. Artık bilgiyi depolamak ve aktarmaktan daha önemli görülen olgu, bilgiye ulaşmak olarak görülmektedir. Bu ilkenin öğretimde kullanılması çağdaş anlayışla gerekli tekrarların yapılması olarak ortaya çıkmaktadır. Öğretimde tekrar, öğrenmeyi kalıcı hale getirir ve unutmayı önler.

ÖZETLE: Öğretim yaşantılarının seçimi ve düzenlenmesi sıralanan bu öğretim ilkelerine göre gerçekleşmelidir. Özellikle öğrencinin düzeyi ve bireysel farklılıklar dikkate alınmalı yani hazırbulunuşluk düzeyine göre etkinlikler düzenlenmelidir. Öğrencinin hazırbulunuşluk düzeyi dikkate alınırken öncelikle önkoşul öğrenmeleri belirlenmeli ve sağlanmalıdır. Eğitimde yeni yaklaşımlar ve yönelimler öğrenme-öğretme sürecinde aşağıdaki noktaları zorunlu kılmaktadır:

-Öğrencinin etkin katılımı sağlanmalı, -Öğrenmeyi öğrenme sağlanmalı, - Eleştirel, analitik, yansıtıcı, yaratıcı düşünme gibi üst düzey düşünme becerisi kazandırılmalı, - Problem çözme becerisi kazandırılmalı, - Güdüleme (öğrenmeye isteklilik) arttırılmalı, -Araştırma becerisi ve sorumluluğu kazandırılmalı, -Etkinlikler öğrencilerle birlikte planlanmalı.

Eğitim Durumları (Öğrenme Yaşantıları) Düzeneği Oluşturmada Öğretim İlkelerinin Önemi

ÖĞRETİM İLKELERİ

Öğrenci düzeyine uygunluk

Öğrenme-öğretme etkinliklerinin öğrencinin hazırbulunuşluk (önkoşul bilgilere sahip olma, ilgi ve ihtiyaçlarına uygun) ve sahip olduğu hedef-davranış düzeyine göre düzenlenmesi.

Öğrenciye Görelik (Çocuğa Görelik ) İlkesi

Öğretme-öğrenme sürecinde yapılacak tüm etkinliklerin öğrencinin gelişim özelliklerine ve bireysel farklılıklarına göre yapılması ve öğrenciyi merkeze almasıdır. Öğrenme sürecinde öğrencinin ilgi, güdüleri ve tüm bireysel özellikleri dikkate alınmasıdır. Öğrenci merkezli eğitim anlayışına dayanır ve diğer öğretim ilkelerinin temelidir.

Hedefe Görelik İlkesi

Eğitim durumları işe koşulduğu hedefe hizmet edebilmeli, onlara ulaşılabilirlik olmalıdır.

Bilinenden- Bilinmeyene Öğretim İlkesi

Öğretme-öğrenme sürecinde yeni öğretilecek bilgi ve becerilerin daha önce öğrenilen bilgi ve becerilerden hareket edilerek öğretilmesidir. Böylece öğrencinin hazırbulunuşluk düzeyi dikkate alınır ve sağlam bir altyapı oluşturulur. Kısaca bu ilke, yeni öğrenilecek konular ile önceki öğrenilen konular arasında bağlantı kurmayı gerektirir.

Somuttan-Soyuta Öğretim İlkesi

Somut, gözlenen, incelenen ve ölçülebilen nesne, olgu ve olaylardır. Soyut ise duyu organlarından bağımsız düşünebilmedir. Özellikle küçük yaşlarda (İlköğreti 1-5. sınıflar) bulunan öğrencilere yapılan öğretim etkinliklerinin duyu organlarına bağlı olarak gerçekleştirilmesi önemlidir.

Yaşama Yakınlık (Dönüklük) İlkesi

Öğretim etkinliklerinin öğrencilerin ilgi ve gereksinimlerini karşılamaya uygunluğu ve yaşamı ilgilendiren konuları kapsayabilmelidir.

Hayatilik İlkesi

Bu ilke okulu, öğrencileri yaşama hazırlayan bir yer olmaktan çok, hayatın kendisi olmalıdır anlayışına dayanmaktadır. Öğretme-öğrenme etkinlikleri bireyin yaşamda karşılaşacağı problemlere ve durumlara yönelik olmalıdır.

Yakından-Uzağa Öğretim İlkesi

Öğrenmenin yakın çeveden konulardan ve ilgilerden başlayarak uzak çevre, konulara ve ilgilere doğru yönelmesidir.

Açıklık İlkesi

Ayanilik ilkesi olarak da ifade edilen bu ilke öğrenme konusu olan konu, nesne, olay ve olgularla öğrencinin direk etkileşimini, karşı karşıya gelmesini ve duyu organlarını etkin olarak kullanmayı gerektirir. Öğretmenin açık ve anlaşılır bir dil kullanması gerekir.

Ekonomiklik İlkesi

Yaşantı, zaman, materyal açısından uygun olmalıdır. Bir taşla birkaç kuş vurma anlamında, öğrenme yaşantıları birden fazla davranışı gerçekleştirici olmalıdır. Aynı zamanda diğer yaşantılarla tutarlı olmalıdır.

Güncellik (Aktüalite) İlkesi

Öğretme-öğrenme süresindeki etkinliklerin yaşamda geçerli ve ilişkisel olarak ele alınmasıdır. Öğrencilerin yaşadıkları hayatın gerçekleriyle karşı karşıya gelmeleri için ders konularıyla aktüel (güncel) olay ve sorunlar arasında ilişki kurularak öğretim yapılmalıdır.

Uygulanabilirlik (iş-aktivite, yaparak-yaşayarak öğrenme) İlkesi

Öğretimin yaparak yaşayarak gerçekleştirilmesidir. Nispeten kalıcı izle davranış değişikliği olarak nitelendirilen öğrenme sürecinde davranışın kalıcılığı yaparak-yaşayarak gerçekleştirilen aktivitelerle kazandırılır.

Tümdengelim İlkesi

Öğrenme konuları genelden özele düzenlenmelidir. Yani bütün-parça-bütün ilkesine uygun olmalıdır.

Bütünlük İlkesi

Eğitimin hedefleri ve konu birimleri düzenlenirken bireyin bütün olarak gelişimini sağlayıcı özellikler dikkate alınmalıdır. Öğrenme konuları ve etkinlikleri birbirine bağlı ve tamamlar şekilde düzenlenmeli ve sunulmalıdır.

Transfer Edebilme (Bilgi )

Bireyde meydana gelen öğrenmeler yalnızca sınıfta öğrenilen ve bir duruma ilişkin (doğrudan bilgi) olmamalıdır. Öğrenciler öğrendiği bilgiyi benzer ya da farklı durumlarla ilgili problemlerin çözümünde kullanabilmelidir.

SORU : Günümüzdeki eğitim anlayışına göre, aşağıdakilerden hangisi öğrenciye kazandırılmaya çalışılan önemli becerilerden biri değildir?

A)Bilgiye ulaşma B)Bilgi üretme

C)Bilgiyi paylaşma D)Bilgiyi yorumlama

E)Bilgiyi ezberleme (2006 KPSS)

DEĞİŞEN YENİ İLKÖĞRETİM PROGRAMIN ÖZELLİKLERİ,

2004-2005 Eğitim öğretim yılında 1,2,3,4, ve 5. sınıf ile 2006-2007 Eğitim öğretim yılında değiştirilen 6. sınıf programlarda;

- katı davranışçı programdan, yapılandırmacı bir yaklaşıma geçildiği

- sadece eğitim değil, öğretim de vurgulandığı,

- Yeni programın 8 yıllık kesintisiz zorunlu eğitime uygulandığı,

- Program çalışma sırasında AB standartlarına dikkat edildiği,

SORU : Aşağıdakilerden hangisi çağdaş anlayışa göre geliştirilen öğretim programının özelliklerinden biri değildir?

A) Öğretimde farklı yöntem ve tekniklerin kullanılması

A) Öğrencilerin düşünmeye, paylaşmaya ve soru sormaya özendirilmesi

B) Milli değerleri kaybetmeden evrensel değerlerin benimsenmesi

C) Öğrencilerin birbiriyle aynı olduklarının varsayılması (2006 KPSS)

D) Öğrencilerin toplumsal sorunlara karşı duyarlı olmaya yönlendirilmesi

AYRICA; Bu programda çocuklarda eksik olduğu belirtilen ; eleştirel düşünme, problem çözme, bilimsel araştırma, yaratıcı düşünme, girişimcilik, iletişim, bilgi teknolojilerini kullanma, Türkçe?yi güzel kullanma becerileri?nin düzeltilmesi hedeflenmiştir.

-Öğrenciyi merkeze almakta ve öğrenmeyi öğrenmeye önem vermekte

-İlerlemecilik eğitim felsefesine dayanmaktadır.

-Öğrencilerin bireysel farklılıkları ve gelişimi önemli görülmekte,

-Eğitimin bireyin ilgilerine göre olması gerektiği savunulmakta

- Öğretimde problem çözmeye, eleştirel düşünmeye ve girişimciliğe önem verilmekte,

-Eğitimi ve okulu yaşama hazırlık yerine yaşamın kendisi olarak kabul etmekte,

-Öğretmenin görevi öğrenciye rehberlik etmek

-Yapılandırmacı ve işbirliğine dayalı öğrenmeyi temel almakta.

- Öğrencinin düşünmesini, yorumlamasını, kendini ifade etmesini ve araştırma yapması gerekmekte

-Teknoloji ve bilgisayar kullanımını özendirmekte.

-Etkin öğrenme ve bunlara bağlı kavramlar arasında bağ kurulduğu, yerli yerinde tekrarın yapıldığı, sarmal içerikli düzenleme yaklaşımına önem vermekte.

SORU: İlköğretim okullarında uygulanmaya başlayan yeni programlar ; bilimin yol göstericiliğini öne çıkaran, dünyadaki gelişmeleri dikkate alan katılımcı bir model olmayı hedeflemektedir. Bu nedenle bu programlarda günlük hayattan kopuk olmayan, öğrenci merkezli yaklaşımların uygulanması beklenmektedir.

Yeni programların öğrencilere aşağıdaki alanların hangisinde beceri kazandırmayı hedeflemesi beklenemez?

A) Öğretilenle yetinme (2006 KPSS)

B) Bilimsel araştırma yapma

C) Problem çözme

D) Bilgi teknolojilerini kullanma

E) Yaratıcı düşünme

SORU : Bilişsel alan sınıflamasına göre, aşağıdaki kazanımlardan hangisi diğerlerinden daha yüksek düzeyde zihinsel beceri gerektirir?

A) Bir olaya yol açmış olabilecek nedenleri sayma

B) Yapılan tamıma uygun örnek verme

C) Probleme, yeni ve orijinal bir çözüm yolu bulma (2006 KPSS)

D) Verileri tablo veya grafikle gösterme

E) Şekil ve bilgilere dayanarak açıklama yapma

ÖĞRETİM YÖNTEMLERİ VE TEKNİKLERİ

Yöntem, hedefe ulaşmak ve bir konuyu öğretmek için izlenen en kısa yol ya da hedefe ulaşmak için ve bir konuyu öğretmek için seçilen düzenli yoldur.

Öğretmende bulunması gereken niteliklerden birisi de öğretim yöntemlerini etkili olarak kullanabilmesidir. Öğretmen öğrenme-öğretme sürecinde farklı yöntemlere yer vermelidir. Öğretmen tüm öğrencilere, tüm konuların aktarılmasında ve farklı düzeylerdeki tüm hedeflere ulaşmada tek bir yöntemle başarılı olamaz. Öğretmenin farklı yöntemleri kullanmasını gerektiren nedenler

(a) Öğrenci, (b) Konu , (c) Hedef ?tir.

Öğretmen en uygun öğretim yolu ile hedefe ulaşması gerekir. Her öğrencinin aynı yöntemle öğrenmesi mümkün olmadığı gibi, her yöntem her öğrencinin ilgisini eşit düzeyde çekmeyebilir. Böyle bir durumda öğretmen, farklı strateji, yöntem ve tekniklerden yararlanmalıdır. Bir öğretim yöntemi, belirlenen bütün hedeflere ulaşmayı sağlamada yeterli olamaz. Farklı düzeylerdeki hedef davranışların öğrenciye kazandırılması için farklı öğretim yolları uygundur. Bir derste uygulanacak öğretim strateji ve yöntemlerine karar verirken, dersin hedefleri ile birlikte her birinin öğretim yolunun kullanıldığı durumlar, özellikle, yararları ve sınırlılıkları dikkate alınmalıdır.

Öğretim Yöntem ve Tekniklerinin Seçilmesini Etkileyen Faktörler

1- Yöntem ve teknik seçimini etkileyen en önemli etken ulaşılacak hedef ve davranışlardır,

2- Öğrencilerin ihtiyaçlarına ve gelişim özelliklerine uygunluk,

2- Öğrenilecek konunun özellikleri,

3- Öğrenme konularını (içeriği ) en iyi aktarabilecek nitelikte olmalıdır,

4- Öğretmenin öğretim yöntemlerine yakınlığı

5- Öğrencilerin farklı öğretim stratejilerine uygunluğu,

6- Süre ve maliyet yönünden uygun olmalıdır,

7- Okulun sahip olduğu olanak ve kaynaklarla uygulanabilir olmalıdır,

8- Sınıftaki etkili öğretimi sağlamalı, öğrencinin ilgi ve dikkatini yüksek tutmalıdır,

9- Öğrencilerin hazır bulunuşluk düzeyine uygun olmalıdır,

10- Öğrenci sayısı ve dersliğin

Başlıca Öğretim Yöntemleri Şunlardır:

* Anlatma, * Tartışma, * Örnek Olay, * Gösterip Yaptırma, * Problem Çözme,

* Deney, * Proje Tabanlı Öğrenme, * Bireysel Çalışma.

GELENEKSEL ÖĞRETİM YÖNTEMLERİ

ÇAĞDAŞ ÖĞRETİM YÖNTEMLERİ

* Anlatım yöntemi

* Öğretmen aktiftir, öğrenci pasiftir

* İletişim tek yönlüdür (öğretmenden-öğrenciye)

* Sözel aktarmaya dayalıdır

* Zaman ve maliyet gerektirmez

*Hazır bilgilerin sunumu yapılır,

* Ezber öğrenmeye dayalıdır.

* Soru-cevap, tartışma, örnek olay, gösterip-yaptırma, proje tabanlı öğrenme,problem çözme, deney yöntemleri

* Öğrenci aktiftir. Öğretmen öğrenmeye rehberlik yapandır,

* Yaparak yaşayarak öğrenmeye dayalıdır,

* Etkileşim çok yönlüdür,

* Üst düzey öğrenmeleri gerçekleştirir,

* Kalıcı öğrenmeyi sağlar,

* Bilginin keşfedilmesi ve kullanılmasını sağlar,

* İşbirlikçi öğrenmeyi sağlar.

ANLATIM (SUNU) YÖNTEMİ

Öğretmenin olgu, bilgi ve ilkeleri sözel olarak sunması ile gerçekleşen bir yöntemdir. Öğrenciler öğretmenin sunduklarını not alabilirler. Tartışma ya da soru sorma düzeyinde bir katılım yoktur. Bilgilerin kısa sürede gruba sunulması, açıklanması, öğrencilerin öğrenme isteklerinin yönlendirilmesi sağlanabilir.

Öğretmenin merkezde olduğu bir öğretim yaklaşımıdır. Sınıf ortamında bir konunun öğretmen tarafından anlatılarak, öğretilmesi şeklinde uygulanır. Sunuş yoluyla öğretim stratejisinde ve daha çok bilgi düzeyindeki hedef alanlarının kazandırılmasında kullanılır. En eski öğretim yöntemi olarak kabul edilir.

KULLANIMI : Bu yöntem, derse giriş yaparken, konuyla ilgili bilgiyi aktarırken kullanılır. Daha çok sunuş yoluyla anlatım stratejisinde ve bilgi düzeyindeki davranışların kazandırılmasında kullanılır. Soyut konuların işlenmesine en uygun yöntemdir. Ayrıca yeni bir konuya giriş yaparken, ders ya da konuya ilgi çekmek isterken, öğrenciler küçük grup ya da bireysel etkinliklere başlamadan önce ortak altyapı oluştururken ve temel bilgileri sunarken kullanılır.

Anlatım Yönteminin Özellikleri :

Ø Öğretmen merkezlidir,

Ø Aynı anda çok sayıda kişiye bilgi aktarılır,

Ø Dinleyenler konuyla ilgili organize bir görüş kazanır,

Ø Öğrencilere kısa zamanda çok bilgi verilir,

Ø Öğrencilere dinleme alışkanlığı kazandırır, not tutma becerisini geliştirir,

Ø Uygulanması kolay ve ekonomiktir.

Kazandırılacak davranışlar bilgi ve kavrama düzeyinin üzerinde ise; bilgiler karışık ve ayrıntılı ise; öğrenci katılımı gerekli ve önemli ise; öğrencilerin yetenek düzeyleri ortalamanın altında ise anlatım yönteminin kullanımı uygun olmaz. Anlatım yöntemi ile verilen derslerde öğrenciler öğrenmeye etkin olarak katılmaz, pasiftir. Öğretmenin öğrencilerin anlayıp anlamadıklarını kontrol etme fırsatı yoktur.

Anlatım yöntemi kullanan öğretmen; dersine iyi hazırlanır, düzenli bir öğretim planı hazırlar, planında anlatım sürelerini sınırlar. Ders sunumunu öğrencilere ilginç gelecek şekilde sunar, esnek davranır, başka yöntemlerden ve öğretim araçlarından yararlanır, dersi özetler ve sürekli olarak öğrencileri gözlerse bu yöntemi etkili kullanmış olur.

Öğrencilerin ilgi gösterme sürelerinin ders planı hazırlanırken göz önünde bulundurulması gerekir. Öğrencinin yaş ve gelişim düzeyine göre değişmekle birlikte, pek az kişinin yirmi dakikanın üzerinde dikkatini toplayabildiği bilinmektedir. Bu nedenle öğretmenler, kısa süreli sunuların arasına bir dizi soru sormayı planlamalı ve anlatım sürelerini kısa tutmalıdır.

ÖĞRETİM KADEMESİ

İLGİ VE DİKKAT SÜRESİ

DERS SÜRESİ

TENEFFÜS SÜRESİ

İlköğretim 1,2,3 sınıflarında

4, 5 sınıflarında

6,7, 8 sınıflarında

3-4 dk.

5-6 dk.

6-8 dk.

30-35 dk.

30-35 dk.

35-40 dk.

15-20 dk.

15-20 dk.

15 dk.

Ortaöğretim

8-10 dk.

40-45 dk.

15 dk.

Yükseköğretim

10-15 dk.

45-50 dk.

10 dk.

Anlatım yöntemi kullanırken dikkat edilmesi gereken noktalar:

i.Hedefler ve ana noktalar açıkça belirtilmeli,

ii.Sunum adım adım yapılmalı,

iii.Belirgin ve somut yapılar kullanılmalı,

iv.Öğrencilerin anlama düzeyleri kontrol edilmeli.

Anlatım Yönteminin Yararları :

a- Ders, öğretmenin ve öğrencinin alışageldiği geleneksel bir yapıya sahiptir.

b. Öğretmen dersi istediği hızda düzenleyebilir,

c. Ders boyunca öğretmen, öğrencileri kontrol altında tutabilir,

d. Aynı zaman diliminde çok sayıda öğrenciye çok bilgi verilebildiği için ekonomiktir.

e. Sunum belli öğrenci gruplarına göre ayarlanabilir; yani kısaltılabilir, uzatılabilir, zorluk düzeyi değiştirilebilir.

f. İyi bir sunum öğrencilere derli toplu bilgiler sunar.

Anlatım Yönteminin Sınırlılıkları:

i. Öğrenci pasiftir,

ii. Öğretmen coşkulu ve güdüleyici değilse öğrencinin ilgisi kısa sürede dağılır.

iii. Dersin hızı bütün öğrencilerin gereksinimine yanıt vermeyebilir,

iv. Dönüt olmadığı için bazı öğrencilerin yanlış öğrenmeleri engellenemez.

v. Psiko-motor hedeflerin gerçekleştirilmesi olası değildir.

vi. İşiterek öğrenmede zorluk çeken öğrenciler için uygun değildir.

SORU: Öğretmen, aşağıdaki yöntemlerden hangisini uzun süre kullanırsa, öğrencilerin öğretme-öğrenme sürecine etkin olarak katılımını sağlayamaz?

A) Soru-Yanıt yöntemi,

B) Rol oynama yöntemi,

C) Problem çözme yöntemi,

D) Buluş yöntemi,

E) Anlatım yöntemi. (2001 KPSS)

ANLATIM TEKNİKLERİ

1) Düz Anlatım : Öğretmenin herhangi bir konuda öğrencilere bilgi aktarmasını içeren geleneksel öğretim tekniğidir.

2) Konferans : Herhangi bir konuda bir uzmanın sahip olduğu birikimi bir gruba, kitleye aktarmasıdır. Aktarma işlemi bittikten sonra dinleyenler soru sorabilirler ve sorularına yanıt alabilirler.

3) Brifing (Sunu ) : Farklı konularda bir üst kurula ya da makama kısa, öz ve doğru bilgiler vermek amacıyla kullanılan bir sözel anlatım tekniğidir. Bilgiler sunulurken görsel araç gereç desteği kullanılması önemlidir.

4) Diyalog : İki ya da daha fazla kişinin karşılıklı olarak bilgi ve düşüncelerini paylaştıkları bir anlatım tekniğidir. Soru-cevap formu kullanılır.

5) Demeç : Herhangi bir konuda yetkili birinin basın yayın organlarına yaptığı açıklamayı içeren konuşmadır.

6) Nutuk : Duygusal boyutu ağırlıklı topluluğu coşturmak, heyecanlandırmak amaçlı yapılan konuşmadır.

7) Seminer : Bir konuşmacının bir konu hakkında en fazla yarım saat konuşma yaparak bilgi vermesi ve daha sonra izleyicilerin konu hakkında konuşmacıya soru sormaları biçiminde uygulanan bir tekniktir. Daha çok üst düzey akademik çalışmalarda kullanılır.

TARTIŞMA YÖNTEMİ

Tartışma yönteminde yönetici (lider) öğretmen ya da öğrencilerden biri olabileceği gibi lidersiz uygulamaları da söz konusu olabilir. Gerekiyorsa öğretmen baskın bir rol üstlenebilir. Rahat bir ortamın yaratılması önemlidir. Zamanın uzaması, hedefin dışına çıkma ve ortamın gerginleşme olasılığından dolayı öğretmen gerektiğinde müdahil olmalıdır.

Kullanımı : Tartışma, bir konu üzerinde öğrencileri düşünmeye yöneltmek, iyi anlaşılmayan noktaları açıklamak ve verilen bilgileri pekiştirmek amacıyla kullanılan bir yöntemdir. Bu yöntem daha çok bir konunun kavranması aşamasında karşılıklı görüşler ortaya konurken, bir problemin çözüm yollarını ararken ve değerlendirme çalışmaları yaparken kullanılır. Bu açıdan bakıldığında buluş yoluyla öğretim stratejisinin kullanımında ve kavrama düzeyindeki davranışların kazandırılmasında kullanılır.

Kurallarına uygun olarak kullanılan tartışma yöntemi öğrencilerde eleştirel düşünme becerisini geliştirebilir. Tartışma yönteminin iyi uygulanması durumunda, orta ve daha üst düzeyde yeteneğe sahip öğrenciler de öğrenme sürecine katılabilir. Yöntemin iyi kullanılmaması durumunda, öğretmenin düşük düzeyli sorularına öğrencilerin basit yanıtlar vermesinden ya da öğretmen tarafından sunulan bilgilerin öğrenciler tarafından tekrarından öteye gidilemez.

Tartışmalar hem bilişsel hem de duyuşsal hedefleri gerçekleştirmeye yönelik olarak kullanılabilir. Bilişsel hedeflere yönelik tartışmalar, öğrencilerin görüşleri incelemelerini ve daha önceden öğretilenlerle ilişki kurmalarını sağlar. Duyuşsal hedeflere yönelik tartışmalar ise, öğrencilerin, diğer öğrencilerin görüşlerini değerlendirmelerini ve dinleme becerilerini geliştirmelerini sağlar. Böylelikle, öğrencilere demokratik tutum kazandırılır. Hedef ne olursa olsun tartışmalar öğretmen tarafından iyi planlanmalıdır ve dersten önce anahtar sorular oluşturulmalıdır.

Tartışma Yönteminin Özellikleri:

- Öğretmen, öğrenci etkileşimi söz konusudur,

- Öğrencilere geçmiş yaşantılarından örnekler vermeleri için olanak sağlar,

- Öğrencilerin bir konu üzerinde kendi düşüncelerini söylemesini ve yorum yapmalarını sağlar.

- Analiz, sentez ve değerlendirme gücü kazandırır. İşiterek ve söyleyerek öğrenme temellidir,

- Görüşlerin incelenmesini ve önceden öğretilenlerle ilgi kurulmasını sağlar,

Tartışma Yönteminin Yararları :

* Öğrencilere duyuşsal davranışlar, özellikle de demokratik tutum kazandırır (Arkadaşlarının görüşlerine saygı gösterme)

* Öğrencilere birbirlerinin deneyimlerinden yararlanma olanağı sunar.

* Dil becerilerini geliştirir, dinleme alışkanlığı kazandırır.

* Kendini ifade etme gücünü geliştirir,

* Konuların tekrarı ve pekiştirilmesiyle kalıcılığı sağlar.

Tartışma Yönteminin Sınırlılıkları:

< Zaman alıcıdır. Konu dağılabilir, Ortam gerginleşebilir.

< Hedef dışına çıkılma olasılığı vardır (böyle bir durumda öğretmen hedeften sapılmasını önlemeli ve konunun dışına çıkılmasını önlemelidir).

SORU: Öğretim sürecinde öğrencileri bir konu üzerinde düşünmeye yöneltmek, düşüncelerin ifade edilmesini sağlamak, iyi anlaşılmayan noktaların ortaya çıkartılması ve düzeltilmesi için fırsatlar yaratmak ve pekiştirmek amacıyla kullanılır.

Kullanım özellikleri sıralanan yöntem veya teknik aşağıdakilerden hangisidir?

A) Bireysel çalışma,

B) Düz anlatım,

C) Tartışma, (2004 KPSS)

D) Problem çözme,

E) Soru-Yanıt.

Etkili Tartışmaların Planlanması ve Uygulanması Konusunda

Aşağıdaki Öneriler Dikkate Alınmalıdır :

- Tartışmanın hangi hedefleri gerçekleştirmek için yapıldığı planlanmalı,

- Öğrencilerin deneyimleri ve gelişimleri dikkate alınmalı,

- Öğretmen konulara çalışmalı,

- Öğrenciler tartışma hedeflerine yönelik olarak hazırlanmalı,

- Destekleyici bir sınıf ortamı sağlanmalı,

- Gerektiğinde daha yeni ve üst düzey bilgiler sunulmalı

- Görüşler ve olgular anlamlı ilişkiler çerçevesinde incelenmeli ve özetlenmeli,

- Şakalar yapılmalı.

Tartışmaya başlamadan önce öğrencilerin konuya ilişkin bilgi temeline ulaşmalarının sağlanması önemlidir. Öğrenciler konu hakkında yeterli bilgiye sahip değilse tartışma düzeyli olmaz. Bazen tartışma, öğrencilerde ilgi yaratma aracı olarak öğretim öncesinde de kullanılabilir. Her tartışma tekrar ve pekiştirmenin yanında doyurucu bilgiler de sunmalıdır.

Yukarıda sıralanan öneriler bütün sınıfta yapılan tartışmalar, küçük grup tartışmaları, panel, sempozyum, zıt panel, kollegyum, münazara vb. gibi her tür tartışmanın etkili olmasında kullanılabilir.

TARTIŞMA ÇEŞİTLERİ ( TARTIŞMA TEKNİKLERİ

Günlük hayatta genellikle sorulara çözüm bulmak amacıyla kullanılan tartışma çeşitleri, sınıf ortamında öğretim hedeflerine ulaşmada başvurulduğunda birer tartışma tekniği olarak ele alınabilir.

b-1 Münazara : Bir konuda zıt görüşleri savunan iki farklı grup oluşturulur ve her grup kendi görüşünü belli zaman dilimleri içinde tarafsız bir dinleyici gruba anlatır. Kendi tarafının görüşlerini doğru, diğer tarafın görüşlerini yanlış göstermek amaçtır. Dinleyici grup alkışlarla tartışmanın akışını etkilemeye çalışırken, tartışmacıları çeşitli yönlerden değerlendiren ve kazanan tarafı açıklamaya yetkili bir jüri vardır. Tartışmalar fazla bilimsel olmaz; söz ustalığı ve hazır cevaplılık gibi özellikler öne çıkar. Ancak öğrenciler herhangi bir münazaraya, uzun süre kaynakları tarayarak ve bilgi toplayarak hazırlanabilirler. Her iki grup ta hem kendi tezini hem de karşı tezi iyi bilmelidir. Münazarada asıl önemli olan, söz ustalığı olduğundan, tartışma becerileri kazandırılır.

b-2Panel : Bir başkanla birlikte 3-5 kişilik konunun uzmanlarının, konuyu derinlemesine incelemesidir. Eğer panel grubu, öğrencilerden oluşacaksa, öğrenciler iyi bir ön hazırlıktan sonra, bir uzman bilgisi ile tartışma yapmalıdır. Buradaki tartışmalar, herkesin konuyu çeşitli açılardan derinlemesine ele almaları ve samimi bir havada tartışmaları şeklinde olur. Panel grubu münazara grubunda olduğu gibi Farklı masalarda değil, tek masada oturur. Sınıftaki panel uygulamalarında öğretmenin panel yöneticisi olması yararlı olur.

SORU: Sosyal sorunları sınıf ortamına getirerek bu sorunlara çözüm yolları arayan bir öğretmen, bir başkan ve 5 konuşmacıdan oluşan bir ekip oluşturarak konunun farklı yönlerine önceden hazırlanılıp sınıfta tartışılmasını istemiştir.

Öğretmenin kullandığı öğretim tekniği aşağıdakilerden hangisidir?

A) Brifing,

B) Kollegyum,

C) Sempozyum,

D) Çember tartışma,

E) Panel. ( 2001 KPSS)

b-3 Kollekyum : Biri soru soran diğeri yanıtlayan iki gruptan oluşur. Soru soran grup da daha önce konu üzerinde bir hayli hazırlık yaparlar ancak yanıt veren grubun iyi hazırlanmaması esastır. Sınıfta yapılan uygulamalarda sınıfın yarısı soru soran, diğer yarısı da cevap veren grubu oluşturabilir. İyi düzenlenirse, öğrencilerin ilgisinin canlı olduğu bir ders yapılabilir. Çalışkan öğrencilerin gerek soru gerekse cevap grubunda aktiviteyi ele alarak diğerlerinin pasif kalması bu tartışma tekniğinin sınırlılığıdır.

b-4 Zıt Panel : Sınıfta işlenen konuların tekrarı ve pekiştirilmesi için sınıf soru soran ve soruların cevaplarını aralarında tartışan iki konuşmacı grup oluşturularak uygulanır.

b-5 Sempozyum: Önceden belirlenmiş ve yazılı olarak tartışmaya katılacaklara duyurulmuş bir konu üzerinde, uzman kişiler tarafından konunun değişik yönlerinin genelde 15 dakikalık bildirilerle sunulmasıdır. Her bir oturuma katılacak olan gruplar 5-6 kişi olabilir. Uzman kişilerin sunduğu ve çoğu zaman yazılı olarak da düzenleme kuruluna verdikleri konuşmalarına ?tebliğ? ya da ?bildiri? denir. Bazı sempozyumlarda tebliğler özet olarak sunulur veya poster tebliğ olarak, düzenleme komitesinin belirlediği bir yerde panolara asılır. Sempozyum sırasında tebliğler üzerinde tartışma olmaz. Sunular bittikten sonra, o oturuma katılanlarla bir düzenlenerek, dinleyicinin sorularına cevap verilebilir. Forum sırasında grup üyeleri arasında tartışma da yapılabilir.

b-6 Açık Oturum : Katılımcıların konu üzerinde çeşitli defalar söz alarak konuşabildikleri bu tartışma tekniğinde tebliğvari sunular yoktur. Tüm sınıfla yapılabilir. Konuşmalar belli bir sıraya göre değil yöneten kişinin tercihine göre gerçekleşir. Eğer açık oturuma katılanlar sayısı geniş tutulursa veya söz hakkı vermede herkese eşit davranılmasa, bir kişi birçok kez söz alırken bir diğer kişi hiç söz almamış olabilir, hoş olmayan kontrolü zor durumlar meydana getirebilir, bu önemli bir sınırlılıktır.

b-7 Forum : Dinleyici grubun uzman gruba soru sorması, uzmanların bu soruları yanıtlamasıyla gerçekleşir. Küçük bir grubun belli bir konuda geniş bir kitleye uzman bilgisi aktarmasının ardından dinleyici sorularına cevap vermesidir. Dinleyicilerin soruları sözlü olabilir ancak uzun açıklamalar sonrasında konu dağıldığı için, forum yöneticisinin soruları yazılı olarak alması ve hangi kişinin konu alanına giriyorsa o kişiye soruyu yönlendirmesi daha uygun olur. Forum toplantılar bir geniş grup tartışmasına da dönebilmektedir.

b-8 Seminer ( *) : Daha çok lisansüstü eğitimde kullanılan bu tartışma tekniği, bir kişinin ya da grubun belli bir konuda ön çalışmalar yapıp bunu bir dinleyici kitlenin önünde sunmasıdır.

b-9 Brifing (*) : Bir kurumun yapısını ve işleyişinin tanıtımı ya da teknik bir konunun yetkili bir kişi ya da uzman tarafından sunumuna dayanan tekniktir.

b- 10 Komisyon : Sınıfta küçük gruplar kurularak bir konu derinliğine incelenerek sözlü ve yazılı rapor olarak sunulması tekniğidir. Sınıf komisyonun bu çalışma ile ilgili olarak tartışma yapar.

b-11 Çember Tekniği : Bir başkan, bir sekreter ve bir süre ayarlayıcısının belirlenerek, en fazla 15 kişilik bir grubun çember şeklinde oturduğu, başkanın sağından başlayarak üyelere 1?er dakikalık söz verildiği, sekreterin notlar aldığı küçük grup tartışma tekniğidir.

b-12 Kısa Süreli Tartışma ( Vızıltı Grupları) : Grupların öğrenci sayıları kadar dakika konuşma yapmasıyla gerçekleşir. (Vızıltı 22 iki kişilik bir gruptur ve her bir grup ikişer dakika konuşur. Bu teknikte çok büyük grupların oluşturulması uygun değildir.

b-13 Diyalog (*) : İki ya da daha fazla kişinin karşılıklı olarak bilgi ve düşüncelerini paylaştıkları bir anlatım tekniğidir. Soru-cevap formu kullanılır.

b-14 Fikir Tartışması (Fikir Taraması) : Belli bir konuda 4-9 kişilik grupların kendi aralarında bir fikir taraması yapmasıdır. Dersin herhangi bir noktasında, sınıfa canlılık getirmek için herhangi bir konuda kısa süreli fikir taraması yaptırılabilir.

b-15 Bütün Sınıfla Yapılan Tartışmalar ( Büyük Grup Tartışması ): Bütün sınıfın katılımını gerektiren bu tartışma türü, öğretmenin çok bilgili olmasını ve üst düzey sınıf yönetimi becerisine sahip olmasını gerektirir. Bütün sınıfla yapılan tartışmaları düzenlerken öğretmen, tartışmayı açık bir şekilde odaklayabilmeli ve her noktayı dinlemeleri için öğrencileri teşvik edebilmelidir. Büyük grup tartışmaları çoğunlukla öğretmen tarafından yönetilir. Öğretmen, tartışma öncesinde hedeflere odaklanan anahtar sorular / kelimeler planlamalıdır.

b-16 Beyin (buluş) Fırtınası : Belli bir problemi çözmede herkesin buluş yapması ve hayal gücünden faydalanmak için uygulanan bir tekniktir. Bu teknik katılımcıların hayal güçlerini ve buna dayalı olan yaratıcılıklarını kullanmayı gerektirir. Beyin fırtınasında bireyin yaratıcı düşüncelerini harekete geçirecek çok sayıda fikri, bir grup insandan, kısa sürede toplanır. Beyin fırtınası yapacak grup 6 kişiden az, 10 kişiden fazla olmamalıdır. Sürece izleyici, konuk alınmamalı, kayıt cihazı bulundurmamalı, görüşler yönlendirilmemeli ve yorumlanmamalı.

Başlıca Aşamaları :

1* Toplantının amacı ya da sorunun ne olduğu belirlenmeli ve görülebilecek bir yere yazılmalı ,

2* Süre sınırı belirlenmeli, bu süre içerisinde herkesin katkı getirmesi istenmeli ve görüşler tahtaya yazılmalı,

3* Tartışma süresi bitince söylenenler analiz edilmeli, değerlendirilmeli ve yeniden örgütlenmesi yapılmalı,

4* Toplantı sonunda tartışmalara devam edilip edilmeyeceğine karar verilmelidir.

Bu teknikte en fazla yararlanılan çözüm yolları ;

+ Benzerinden yararlanma ( problemlerin çözümünde tabiattaki örneklerinden yararlanılır)

+ Fikir bağlantıları kurma

+ Zarardan yarar çıkarma ( eldeki imkanların en iyi nasıl değerlendirildiği)

SORU : Aşağıdakilerden hangisi beyin fırtınası tekniğinin başarıyla uygulanmasını engeller?

A) Düşüncelerde niteliğe önem verilmesi,

B) Düşüncelerin ifadesinde bireylerin yönlendirilmesi, görüşlerin düzenlenmesi, (2002 KPSS)

C) Düşüncelerin üretilmesine ve geliştirilmesine önem verilmesi,

D) Özendirici bir ortam oluşturularak katılımcıların serbest konuşabilmelerinin sağlanması,

E) Düşüncelerin ifade sırasında eleştirilerin önlenmesi, değerlendirilmenin sonraya bırakılması.

BEYİN FIRTINASINDA DÖRT ÖNEMLİ NOKTA

1- Değerlendirmenin sonraya bırakılması ( fikirlerin söylendiği sırada eleştirilmemesi, yönlendirme yapılmaması),

2- Serbest ve neşeli bir ortam yaratılması (Hayal gücünü ve yaratıcılığı destekleyen),

3- Olabildiğince çok miktarda fikir üretilmesinin sağlanması ( fikirlerin niceliğine verilen önem),

4- Önerilen fikirlerin gruplandırılması ve geliştirilmesi (fikirlerin niteliğine verilen önem).

Tartışma çeşitlerinden altı şapkalı düşünmeye (altı şapkaya) ve görüş geliştirmeye öğretim teknikleri bölümünde yer verilmiştir.

SORU : Amacı, sorunlara çözüm getirmek, kısa sürede çok sayıda fikir üretmek ve yaratıcılığı geliştirmektir.

Açıklanan öğretim tekniği aşağıdakilerden hangisidir?

A) Grupla öğretim

B) Beyin fırtınası (2001 KPSS)

C) Güdümlü tartışma,

D) Gösteri (Demonstrasyon)

E) Problem çözme.

ÖRNEK OLAY YÖNTEMİ

Örnek olay yöntemi, yaşamda karşılaşılmış ya da karşılaşılması olası sorun niteliğindeki olaylara öğrencilerin katılımı ile çözüm yalları arayarak gerçekleşir.

Kullanımı : Örnek olay, gerçek yaşamda karşılaşılan bir olay, durum ya da konunun içindeki problemlerin sınıf ortamında tartışılarak çözülmesi yoluyla öğrenimin sağlanması ve problem çözme becerisinin kazandırılmasında kullanılır. Öğrencilere bir konuyu ya da beceriyi kazandırmak ve o konuda uygulama yaptırmak amacıyla da kullanılır. Böylelikle önceki öğrenilenlerin transferi de sağlanır. Bu yöntem, daha çok buluş yoluyla öğrenmede ve kavrama düzeyindeki davranışların kazandırılmasında kullanılır.

Öğrencilerin belirledikleri ya da öğretmenin ulaştığı, dersin hedeflerine hizmet eden örnek olay, bütün sınıfın katılımı ile incelenebileceği gibi; sınıf, küçük gruplara ayrılarak her grupta farklı ya da aynı örnek olay, çalışma konusu olarak verilebilir. Bütün sınıf ya da küçük gruplar olarak çalışmaya başlamadan önce, olayın herkes tarafından doğru anlaşılması sağlanmalıdır. Olayın nedeni, nasıl olduğu, neden olduğu durumlar ve sonuçları tartışılmalı, daha sonra alternatif çözüm yolları üzerinde durulmalıdır.

Sınıf mevcudunun fazla olduğu durumlarda bütün sınıfın katılımı ile yapılacak örnek olay incelemesinde;

a. Örnek olay yazılı olarak öğrencilere sunulur. Öğrencilere çoğaltılmış materyal olarak verilebileceği gibi , tepegöz ya da datashow ile öğrencilerin görmeleri sağlanır,

b. Öğrencilerin soruları varsa yanıtlanır.

c. Yönlendirici sorular sorulur.

d. Alternatif çözümler üretilir,

e. Yeni çözüm önerileri dikkate alınarak örnek olayın öğrenciler tarafından yeniden yazılması istenir.

Tek bir çözüm yolu olan örnek olaylar sınıfa getirilmemelidir. Çünkü öğrencilerden alternatif çözümler üretilmesi beklenir. Örnek olay öğretmen tarafından sınıfa getirilebileceği gibi, öğrencilerin çevrelerinde yaptıkları gözlemler sonucunda da düzenlenebilir.

Örnek Olay Yönteminin Özellikleri :

+ Öğrenciler öğrendikleri bilgileri bir olay ya da durumda kullanarak sonuç elde ederler,

+ Örnek olaylar dersin hedeflerine ve öğrencilerin gelişim seviyelerine uygun olmalıdır,

+ Öğretmen öğrencilerin süreçte düşünmelerini sağlayacak anahtar sorular hazırlayarak yönlendirme yapmalıdır,

+ Öğrencilerin problem çözme becerileri gelişir,

+ Öğrencilere yazılı metinler dağıtılarak ya da VCD?lerle izlemesi sağlanarak yönlendirilir,

+ Bilişsel alanını uygulama ve üzerindeki hedef alanlarını (analiz, sentez, değerlendirme) kazandırmada kullanılır,

+ Duyluşsal ( ilgi, tutum, sosyal etkileşim) hedeflerin kazandırılmasında da kullanılır.

Örnek Olay Yönteminin Aşamaları

a- Örnek olayın açıklanması,

b- Konunun ana hatlarını çıkarma,

c- Örnek olayın ve verilerinin toplanması,

d- Önceki bilinenlerle bağ kurulması,

e- Neden sonuç ilişkileri kurma,

f- Örnek olay için olası çözüm yollarının önerilmesi,

g- Örnek olayın çözülmesi ve ortak kararın alınması,

h- Değerlendirmenin yapılması,

SORU: Bir öğretmen, gerçek yaşamda karşılaşılan problemleri sınıf ortamına getirerek tartışma ortamı açarak öğrencilerle birlikte çözüm yolları bulmaya çalışmaktadır.

Bu öğretmenin kullandığı öğretim yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Gösteri yöntemi,

B) Problem çözme yöntemi,

C) Soru-cevap yöntemi,

D) Proje yöntemi,

E) Örnek olay yöntemi. ( 2001 KPSS)

SORU: Örnek olay yönteminin kullanıldığı bir öğrenme-öğretme sürecinde, öğrencilerin aşağıdaki etkinliklerden hangisini gerçekleştirmeleri diğerlerine göre daha az önemli görülür?

A) Konunun ana hatlarını çıkarma, ( 2005 KPSS)

B) Önceden bildikleriyle bağ kurma,

C) Problem çözme,

D) Bilgiyi yeniden üretme,

E) Neden-sonuç ilişkilerini bulma.

DENEY YÖNTEMİ

PROBLEM ÇÖZME YÖNTEMİ (Probleme Dayalı Öğrenme )

Bir problemin öğrenciler tarafından çözümüyle gerçekleşir. Problem çözme bir yandan kuramsal bilgilerin uygulanmasını gerektiren diğer yandan öğrencilerde problem çözme becerilerinin gelişmesini sağlayan öğrenci merkezli bir yaklaşımdır. Öğretmen hemen her konuda öğrencileri problem çözme yaklaşımı ile çalıştırabilir. Problem çözme yönteminde öğretmenin dikkat etmesi gereken önemli noktalar; öğrencinin araştırması, tartışması ve böylece kendi kendine öğrenmesi için zamana ihtiyacı olduğu ve öğretmeye çalışmak yerine öğrenciyi öğrenmesi için destek vermesi gerektiğidir.

Genelleme ve sentez yaparak öğrenmeyi sağlayan yöntemdir. Bilimsel yöntem, problem çözmenin basamakları, eleştirel düşünme ve sorgulama gibi teknikleri kullanarak öğrenmeyi sağlar. J. Dewey tarafından geliştirilmiştir. Üst düzey ve karmaşık zihinsel beceriler geliştirilir. Yeni bilgi ve becerilerin öğrenilmesinde ve öğrenilen bilgilerin kullanılmasında etkilidir. Problem çözme sürecinde, sınama-yanılma, içgörü oluşturma, yaratıcı düşünme gibi öğrenme yolları kullanılır.

SORU :

F) Süreç olarak, sınama-yanılma, içgörü kazanma ve neden-sonuç ilişkilerini bulma gibi bir dizi etkinliği kapsar.

G) Karmaşık zihinsel beceriler gerektirir.

H) Önceden öğrenilenlerin kullanılmasının yanı sıra, yeni bilgi ve becerilerin kazanılmasına olanak sağlar.

İ) Öğretim amacıyla kullanılmasının yararlarını savunan eğitimcilerden biri John Dewey?dir.

Özellikleri sıralanan öğrenme yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Tekrar ve alıştırma

B) Problem çözme (2003 KPSS)

C) Eleştirici okuma

D) Tümdengelim

E) Deney Yöntemi

Problem Çözme Yönteminde Aşağıdaki Basamaklar Kullanılır;

1- Problemin hissedilmesi (farkına varma) ve belirlenmesi,

2- Problemi tanımlama ve sınırlama,

3- Problem durumu ile ilgili bilgileri toplama,

4- Problemin çözümüne yönelik denenceler (hipotezler) oluşturma,

5- Veri toplama, toplanan verileri analiz etme,

6- Denenceleri test ederek doğruluklarını bulma,

7- Çözümü uygulama ve önerilerde bulunma.

SORU : Problem çözme becerisini geliştirmede aşağıdakilerden hangisini başlangıç aşaması olarak ele alınmalıdır?

A) Çözüm önerileri üretilmesi

B) Çözüm önerilerinden en uygun olanının denenmesi

C) Problemle ilgili bilgi toplanması

D) Problemin parçalarının neler olduğunun belirlenmesi

E) Problemin tanımlanması (2006 KPSS)

Problem Çözme Yöntemi İle Öğrenmenin Özellikleri:

Ø Öğretimin her kademesinde kullanılır, öğrenci merkezlidir,

Ø Öğrenciler problemin çözümünde bireysel ya da grup içinde sorumluluk alır,

Ø Üst düzey zihinsel süreçler ve düşünme yolları kullanılır,

Ø Farklı (birden çok) çözüm yolları üretilir, yaparak yaşayarak öğretme temellidir,

Ø Bilimsel ve bağımsız düşünme olanağı verir, bilimsel yöntemi kullanmayı öğretir,

Ø Öğrenciler bilgi toplamada ve kullanmada etkindir,

Ø Öğrencide sorumluluk geliştirir.

Problem çözme yönteminde tümdengelim, tümevarım , analoji (benzetim), analiz, sentez gibi üst düzey zihinsel beceriler geliştirilir ve kullanılır.

1- TÜMDENGELİM

Genel kurallardan, yasalardan özel örneklere ve olaylara ulaşma yoludur. Örn. Bütün maddeler sıcakta genleşir. Telefon kablosu da madde olduğu için sıcakta genleşir.

2- TÜMEVARIM

Örneklerden ve olaylardan genel kurallara ve yasalara ulaşma yoludur. Örn. Ahmet oksijen alarak yaşar. Ahmet bir insandır, o halde bütün insanlar oksijen alarak yaşar.

3- ANALOJİ (BENZETİM)

Bir olayı benzer bir olaya benzeterek öğrenme. Kan dolaşım sistemini şehrin trafik akışına benzetmek. Beynin öğrenmesini bilgisayar işleyişine benzetmek gibi

4- ANALİZ

Karmaşık bir bütün halinde bulunan bir şeyin, onu meydana getiren elemanlara ayrılması ve ayrı ayrı kısımlarının incelenerek bütün tanıma yoludur. Suyu H 2 O gibi elementlere ayırmak gibi.

5- SENTEZ

Parçaları toplayarak bütünü oluşturma yoludur. Örn. Un, tuz, maya karıştırılarak ekmek üretmek, parçalardan bilgisayar üretmek gibi.

Problem Çözme Yönteminde Kullanılacak Problem Durumlarında (öğrenme senaryolarında) Bulunması Gereken Özellikler:

& Probleme dayalı öğrenme senaryoları uygulanabilir nitelikteki birden çok çözüm yollarını içermelidir,

& Üst düzey düşünmeyi, gözlem ve araştırma-inceleme yapmayı sağlamalıdır,

& Gerçek yaşamla ilişkili olmalıdır,

& İlgi çekici ve merak uyandırıcı olmalıdır.

Yararları :

1-Öğrencide ilgi ve güdülemeyi arttırır, daha kalıcı izli öğrenmeler gerçekleşir,

2- Üst düzey (uygulama, analiz, sentez, değerlendirme düzeylerindeki) davranışların kazandırılmasında en etkili yöntemlerden biridir,

3-Öğrenciler kavram ve ilkeleri kendileri keşfederler, Öğrenciler tümüyle etkindir,

4-Problem çözme, bilimsel yöntem, eleştirel düşünme, karar verme, sorgulama ve yansıtıcı düşünme gibi üst düşünme becerileri kazandırılır,

5-Problem çözme yöntemini kullanan öğrenciler; araştırma yapmayı, kaynaklara ulaşmayı, insanlarla iyi iletişim kurmayı, bir arada çalışmayı, bilgiyi paylaşmayı, sorumluluk almayı ve yerine getirmeyi öğrenirler.

Sınırlıkları :

1--Temel bilgiler ve kavramlar iyi öğrenilmemiş ve kavranmamışsa uygulanamaz,

2--Öğrencinin araştırması, tartışma ve böylece kendi kendine öğrenmesi için zamana ihtiyaç vardır,

3--Tüm aşamalar öğrenciden beklenir, öğrenci motivasyonu sağlanmamış, ilgisi ve merakı sürekli uyanık tutulmamışsa etkili olarak uygulanamazı.

SORU: Bir sınıfta öğretmen, öğrencilere sürecin başında bir problem durumu sunar. Öğrenciler problem durumuyla ilgili bildiklerini ortaya koyar.

Problem çözme sürecine göre, bu sınıfta çalışmalara aşağıdaki uygulamaların hangisi ile devam edilir?

A) Problem çözümünde ihtiyaç duyulacak bilgiler istenebilir,

B) Eylemler, öneriler, çözümler ya da hipotezler listelenir, (2005 KPSS)

C) İhtiyaç duyulan bilgilerle ilgili araştırmalar yapılır,

D) Öğrenciler problemlerle ilgili önerilerini öğretmenlerine iletirler,

E) Öğrenciler elde ettikleri bulguları birbiriyle paylaşırlar.

PROJE TEMELLİ (TABANLI) ÖĞRENME YÖNTEMİ

Öğrencilerin grup olarak ya da bireysel olarak gerçek yaşam konularına ve uygulamalarına ilişkin olarak disiplinlerarası (bilimsel alanlar-konular- etkinlikler ) bağlantı kurularak bir problem ya da senaryo üzerinde yerine getirdiği bir tür problem çözme etkinliğidir.

Bir bireysel öğrenme yöntemi olan proje yöntemi öğrencinin etkin olmasına dayanmaktadır. Öğrenci bir konu hakkında araştırma yapmak için planlama yapar, inceler, araştırır, uygular ve değerlendirir. Proje yöntemi bireysel ve grupla öğrenmeye, okul ile gerçek hayat arasında bağ kurulmasına önem verir.

J. Dewey, Bruner ve Kilpatrick?in öğrenme yaklaşımlarının bir sentezidir. Bu yöntemin ana felsefesi öğrencinin etkileşimde bulunduğu çevrede yaşamı küçük boyutta da olsa yaşamasıdır. Bu yöntemde genelde öğrencinin bireysel ve grup olarak gerçekleştirdiği öğrenme etkinliğinin sonucunda bir ürün ya da performans ortaya koyması söz konusudur. Öğrenci merkezli öğrenmeyi temel alan bu yaklaşımda öğrenci ders senaryoları içerisinde , üst düzey düşünme, problem çözme, yaratıcılık, bilgiyi yeniden düzenleme, sorgulama, sentezleme, eleştirel düşünme, irdeleme, bilimsel ve bağımsız düşünebilme gibi çalışmalar yaparak etkin öğrenmeye ulaşır.

SORU : Öğrencilerin, karşılaştıkları toplumsal durumlar için yaratıcı çözüm yollarını nasıl ürettikleri hakkında bilgi edinmek isteyen bir öğretmen, aşağıdaki öğretme-öğrenme yaklaşımlarının hangisini öncelikle tercih etmelidir?

A) Sunuş yoluyla öğrenme

B) Probleme dayalı öğrenme (2006 KPSS)

C) Tam öğrenme

D) Buluş yoluyla öğrenme

E) Bireyselleştirilmiş öğretim

Proje tabanlı öğrenme yaklaşımında öğretmen planlama ve organizasyonda arka planda yer alır ve rehberlik yapar. Öğrenciler ise öğrenme deneyimi yaşar. Değerlendirme ürüne ve sürece yönelik olarak yapılır. Öğretmen ve öğrenciler değerlendirmeyi birlikte yaparlar. Ayrıca Proje Tabanlı Öğrenme Modeli öğrencinin aktif katılımını güdülediği için, üst düzey bilişsel aktiviteler içerdiği için, çok çeşitli araç ve kaynak kullanımını desteklediği için, ders, sosyal beceriler ve hayat becerilerini birlikte ele aldığı için bilgisayarın kendisini hedef olarak almayan ve genelde teknoloji kullanımını bir araç olarak vurgulayan doğru bilgisayar destekli eğitim uygulamalarının da temel öğretim modelidir.

SORU : Bir öğretmen vatandaşlık dersinde ?insan haklarını engelleyen unsurlar? konusunu işlerken sınıfı dörderli ya da beşerli ayırmış ve bu unsurlardan birini inceleyerek bu sorunların çözümü için öneriler getirmesini istemiştir. Gruplara, seçtikleri unsurları ve çözüm önerilerini kazandırırken sergi, drama, gazete, pano gibi çalışmalar yapma yoluna gidebileceklerini söylemiş; çalışmaları hem bireysel hem de grubun ortak çalışmalarına bakarak değerlendirebileceğini belirtmiştir.

Öğretmen aşağıdaki hangi öğretme yaklaşımını kullanmaktadır?

A) Gözlem yoluyla öğrenme

B) Proje temelli öğrenme (2001 KPSS)

C) Yaratıcı drama

D) Benzeşim yoluyla öğrenme

E) Yansıtıcı düşünme

SORU : Aşağıdakilerden hangisi proje tabanlı öğrenmede öğrencilerden beklenir?

A) Öğretmeninden ve sınıf arkadaşlarından bağımsız olarak çalışma

B) Arkadaşlarıyla bir yarışma içinde olma

C) Olguları tekrarlayarak iyice ezberleme

D) Öğretmenin aktardığı bilgileri alma

E) İlgilendiği konuda keşfettiği bilgileri düzenleyerek sunma (2003 KPSS)

Proje Tabanlı Öğrenme Yönteminin Özellikleri

>> Proje tasarısını öğretmen ve öğrenci birlikte yarar,

>> Proje tasarıları; öğrencileri üst düzey düşünmeye, bilimsel yöntemi kullanmaya, ilginç ve çok yönlü soruları kullanmaya, günlük yaşamla ilişkilendirmeye, birden fazla dersi ve konu alanını kapsamaya ve farklı kaynaklardan araştırma yapmaya yönlendirilir,

>> İçerikten çok derinlemesine anlama önemlidir. Genel kavramları, ilkeleri, kavram ve düşünceleri anlamak önemlidir. Problemlere birden çok çözüm yolu üretilir.

>> Öğrenci bilgiyi keşfeder ve kullanır. Pratik deneyimler kazandırır,

>> Okulda öğrenilen bilgiler gerçek yaşamda sınanır,

>> Konular derinlemesine öğrenilir,

>> Disiplinler arası etkileşime dayalı öğretim yapılır,

>> Öğrenciler bireysel ve grup halinde çalışır ve işbirliği, sorumluluk, paylaşma gibi özellikler gelişir,

>> Hem yavaş öğrenen öğrenciler için hem de hızlı öğrenen öğrenciler için de kullanılır,

>> Araştırma, sorgulama, yaratıcılık, problem çözme gibi üst düzey zihinsel beceriler kullanılır,

>> Süreç ve ürün birlikte değerlendirilir,

>> Öğrenciyi hayata hazırlar. Öğrencinin bağımsızlığını kazanması, bilimsel düşünmesi ve ekip halinde çalışabilmesini ve problem çözme yeteneğini geliştirir,

>> Sergi, darama, gazete, pano vb. hazırlanarak ürünler sunulur,

>> Okulda farklı eğitim birimleri (bilgi-işlem merkezi, bilimsel araştırma merkezi, gösteri merkezi, kütüphane, müze, spor salonu, müzik odası, görsel sanatlar merkezi, iş-teknik merkezi vb.) kurulur.

SORU: Öğretim sürecinde öğretmen, öğrencilere ilgi ve yetenekleri doğrultusunda araştırma ve bireysel projeler üzerinde çalışma olanağı vermelidir.

Bu çalışmalara aşağıdakilerden hangisine ulaşmak için başvurulmaz?

A) Bilişsel alanın bilgi basamağındaki öğrenmelere olanak sağlama, (2004 KPSS)

B) Bireyin öğrenmeyi öğrenmesine yardımcı olmak,

C) Düşünsel becerileri uygulama olanağı sağlama,

D) Motivasyon arttırma ve aktif katılım sağlama,

E) Akılcı düşünmeyi ve anlamlı öğrenmeyi sağlama.

Proje Yönteminde İzlenecek Adımlar :

1- Hedeflerin belirlenmesi,

2- Üzerinde çalışma yapılacak sorunun belirlenmesi ve tanımlanması,

3- Çalışma sonunda hazırlanacak raporun özelliklerinin ve nasıl sunulacağının belirlenmesi,

4- Değerlendirme ölçütlerinin belirlenmesi,

5- Grupların oluşturulması,

6- Sorunun ve ilgili alt sorunların belirlenmesi, bilginin nasıl toplanacağının planlanması,

7- Çalışma takviminin oluşturulması,

8- Kontrol noktalarının belirlenmesi,

9- Bilgilerin toplanması,

10- Bilgilerin örgütlenip raporlaştırılması,

11- Projenin sunulması.

BİREYSEL ÇALIŞMA YÖNTEMİ

Öğrencinin bir konuyu yaparak-yaşayarak öğrenmesi yoludur. Bazı öğrenme konularını öğrenci kendi başına çalışarak öğrenmek ister. Bu durumlarda bireysel çalışma yöntemini uygular. Özellikle uygulama, analiz, sentez düzelerindeki hedef alanlarını kazanmada kullanılır. Öğrenciler bireysel çalışma yöntemiyle bilgiye ulaşır; bu süreçte iç ve dış disiplin kazanırlar. Hızlı ve yavaş öğrenen öğrencilerin öğrenmelerini geliştirir.

Kullanımı : Öğrencinin kendi başına bir konuyu öğrenmek istediği veya kendi başına çalışma yapmak istediği zaman kullanılır. Bireyin konuyu yaparak-yaşayarak öğrenmesinde ve araştırma yoluyla öğretime uygun durumlarda kullanılır. Her düzeyde kullanılabilen bireysel çalışma daha çok bilişsel alanın uygulama, analiz ve sentez basamaklarındaki davranışların kazandırılmasında kullanılır.

Bireysel Çalışma Yönteminin Özellikleri

· Öğrenci konuyu kendi öğrenme hızı ve düzeyine göre öğrenir,

· Öğrencide sorumluluk duygusunu ve sistemli çalışma alışkanlığını geliştirir,

· Öğrenci yaparak-yaşayarak ve araştırma-inceleme yolu ile öğrenir,

· Öğrenci hedef belirleme ve öz düzenleme yeteneğini geliştirir,

· Öğrenci merkezlidir, Öğrenciler öğrenme durumlarını kendilerine göre ayarları,

· Öğretim, öğrencinin ilgi, ihtiyaç ve yeteneklerine uygun olarak gerçekleşir.

Yararları / Sınırlıkları : En önemli yararı bireyin kendi öğrenme yoluna uygun ortam hazırlayabilmesidir (Bilgisayar ile öğrenme, farklı öğrenme yollarına uygun ortamlar oluşturulabilir. Programlı öğrenmenin ve bilgisayar destekli öğretime uygun bir yöntemdir).

En önemli sınırlığı hedeften sapılma ihtimalinin yüksek olmasıdır.

GÖSTERİP-YAPTIRMA YÖNTEMİ

Bir işlemin uygulanması, bir sürecin işleyişini, bir araç gerecin çalıştırılmasını önce gösterip açıklama (açıklayarak gösterme) ; sonra da öğrenciye alıştırma ve uygulama yaptırarak öğretme yoludur. Kullanımı : Konuya ilişkin bilgilerin beceriye dönüştürülmesi için gerekli uygulamaların yapılması aşamasında kullanılır. Bu yöntem daha çok uygulama düzeyindeki davranışların ve psikomotor becerilerin kazandırılmasında kullanılır.

Gösterip yaptırma yöntemi, bir işlemin, bir deneyin nasıl yapıldığını, bir araç-gerecin ya da makinenin nasıl çalıştığını öğretmenin önce uygulama yaparak, göstererek ve açıklayarak sonrada öğrenciye yaptırarak (yaparak-yaşayarak) öğrenmeyi sağladığı bir yöntemdir. Davranış model gösterilerek öğrencilerin bu modelden öğrenmeleri (yapmaları) sağlanır. Daha çok beceri (psiko-motor) davranışların, insan ilişkilerinin, ahlak ve görgü kurallarının, karmaşık bazı olayların gösterilerek öğrenilmesine dönük bir yöntemdir. Gösterip-yaptırma yönteminin en etkili yönü bir becerinin ustaca ve en uygun bir şekilde nasıl yapılabileceğinin öğretilmesidir.

SORU : Matematik dersinde pergel kullanmayı öğreten bir öğretmen, öğrencilerin psiko-motor alandaki öğrenmelerini gerçekleştirmek amacıyla aşağıdaki yöntem veya tekniklerden hangisini kullanmalıdır?

A) Soru ? cevap

B) Gösterip yaptırma (2006 KPSS)

C) Örnek olay

D) Proje

E) Tartışma

Gösterip- Yaptırma Yönteminin Uygulama İlkeleri

· Gösterip yaptırma yönteminde her öğrencinin gösteriyi rahat görebileceği ortam hazırlanmalı, gerekli güvenlik önlemleri alınmalı ve araç-gereçler önceden hazırlanmalıdır,

· Kazandırılacak davranışlar önce öğretmen tarafından öğrencilerin gözleri önünde her aşaması açıklanarak yapılmalıdır,

· Her bir öğrenci gösterilen davranışı ve aşamaları yapmalıdır,

· Öğretmen gerekli dönüt-düzeltmeyi anında vermelidir,

· Öğrenci, davranışı beceri haline getirmelidir,

· Öğrenci, beceri haline getirdiği davranışı değişik durumlarda kullanabilmelidir (taransfer).

SORU: Psikomotor (devinişsel) becerilerin öğretilmesinde, aşağıdaki öğretim yöntemlerinden hangilerinin en etkili olması beklenir?

A) Anlatım,

B) Örneğini göstererek yaptırma, ( 2002 KPSS)

C) Örnek olay incelemesi,

D) Soru-cevap,

E) Küçük grup tartışması.

Gösterip- Yaptırma Yönteminin Özellikleri :

· İşlemin uygulanmasını, bir araç gerecin çalıştırılmasını gösterme ve açıklama öğretmen merkezli ; alıştırma ve uygulama yapma işlemi öğrenci merkezlidir.

· Daha çok devinişsel becerilerin ve uygulama düzeyindeki davranışların kazandırılmasında etkilidir,

· Yaparak yaşayarak öğrenme temellidir.

Yararları :

· Yaparak yaşayarak öğrenme temelli olduğu için kalıcı öğrenmeler gerçekleşir,

· Öğrenciler birçok duyu organını kullanma olanağı bulur. Bu nedenle etkili öğrenmeler gerçekleşir.

· Devinişsel becerilerin ve uygulama düzeyindeki davranışların kazandırılmasına en uygun yöntemdir.

Sınırlıkları :

· Çoğu zaman araç gereç kullanımı zordur, maliyetlidir, zaman alıcıdır,

· Her bir öğrencinin uygulama yapma gereğinden kalabalık gruplarda etkili olarak kullanılamaz.

ÖZELLİKLER

YÖNTEMLER

- Öğretmen merkezlidir.

Anlatım

- Öğretmen-öğrenci etkileşimi yoğundur.

- Öğrenciler geçmiş yaşantılardan örnekler verirler.

- Öğrencilerin konular üzerinde kendi düşüncelerini söylemesini, yorum ve eleştiri yapmasını sağlar.

- Analiz , sentez ve değerlendirme gücü gelişir.

Tartışma

- Öğrenci merkezlidir.

- Öğrenciler, kavradıkları bilgileri gerçek ya da gerçeğe benzeyen bir duruma uygulama gücünü geliştirir.

- Bir problemi çözmeyi, analiz ederek, sonuca ulaşmayı sağlar.

Örnek Olay

- Öğretmen gösteri ve öğrenci yapma merkezlidir.

- Psiko-motor becerileri kazandırmada etkilidir.

- Öğrenciler yaparak-yaşayarak beceri kazanırlar.

Gösterip- Yaptırma

- Öğrenci merkezlidir.

- Öğrenmede ilgi ve güdülemeyi artırır.

- Bilimsel yöntemi kullanmayı ve bilimsel tutum kazandırır.

- Kalıcı ve uzun süreli öğrenmeyi sağlar.

- Öğrenme konusu probleme dönüştürülerek öğrenme sağlanır.

Problem Çözme

- Öğrenci merkezlidir.

- Bireysel ya da (daha çok) grupla yapılır.

- Öğrenciler bilgiyi keşfeder ve uygular.

- Bir ürün, tarz ya da performans ortaya koyar.

- Gerçek yaşam konularına yönelik olarak disiplinler arası yaklaşımı uygular

- Öğrenciyi hayata hazırlar.

Proje Temelli Öğrenme

- Öğrenci merkezlidir.

- Bilimsel bir sürecin aşamaları öğrenilir.

- Sonuçlar somut delillere bağlı olarak tartışılarak bulunur.

Deney

ÖĞRETİM TEKNİKLERİ

Öğretim yöntemleri, öğretim tekniklerine göre daha geneldir. Teknikler yöntemlerin uygulanma biçimidir. Öğretim yöntemleri tekniklere yön verir ve tasarımını yapar.Başlıca öğretim teknikleri şunlardır;

Başlıca Öğretim Teknikleri Şunlardır ;

F) Beyin Fırtınası / Gösteri / Soru-Cevap / Drama- Rol yapma / Mikro Öğretim / Simulasyon (Benzeşim ) / Düşünme Tekniği / Eğitsel Oyunlar / Ekiple Öğretim / Bireyselleştirilmiş Öğretim (KELLER Planı ) / Bilgisayar Destekli Öğretim / Programlı Öğretim ( Kademeli Yaklaşım) / Gezi- Gözlem / Görüşme / Sergi / Ödev / Oyun

GRUPLA ÖĞRETİM TEKNİKLERİ

BİREYSEL ÖĞRETİM TEKNİKLERİ

SINIF DIŞI ÖĞRETİM TEKNİKLERİ

* Beyin Fırtınası

* Gösteri

* Soru ?Cevap

* Drama ve Rol Yapma

* Benzetim (Simulasyon )

* İkili ve Grup Çalışması

* Makro Öğretim

* Eğitsel Oyunlar

* Bireyselleştirilmiş Öğretim

* Programlı Öğretim

* Bilgisayar Destekli Öğretim

* Gezi

* Gözlem

* Görüşme

* Sergi

* Proje

* Ödev

GRUPLA ÖĞRETİM TEKNİKLERİ

BEYİN FIRTINASI ( FİKİR TARAMASI) TEKNİKLERİ

Beyin fırtınası bir sorun çözme yolu ve bir tartışma çeşididir. Bu teknik katılımcıların hayal güçlerini ve buna dayalı olan yaratıcılıklarını kullanmayı gerektirir. Bireyin yaratıcı düşüncelerini harekete geçirerek çok sayıda fikri, bir grup insandan, kısa südre toplamaktır.

SORU : Amacı, sorunlara çözüm getirmek, kısa sürede çok sayıda fikir üretmek ve yaratıcılığı geliştirmektir.

Açıklanan öğretim tekniği aşağıdakilerden hangisidir?

A) Grupla öğretim,

B) Beyin fırtınası, (2001 KPSS)

C) Güdümlü tartışma,

D) Gösteri (demonstrasyon)

E) Problem çözme.

Yaratıcı problem çözme gücünü geliştirmeyi amaçlayan grup tartışma tekniğidir. Katılımcılar yaratıcı düşünme ve hayal kurma yoluyla bir konuya çözüm getirmek üzere fikirlerini özgürce sunarlar.

İki bölümden oluşur:

1- Fikir üretme,

2- Fikirleri değerlendirme.

* Fikir üretme aşamasında grupta problem çözmekle görevlendirilen üyeler mümkün olduğu kadar çok fikir ileri sürerler. Akıllarına geleni söylerler. Fikirler ile ilgili yorum, yargılama, eleştiri yapılmaz, düşünceler yönlendirilmez, fikirler tahtaya ya da kağıtlara yazılır, oturumun sonunda genel bir değerlendirme yapılır,

* Fikirlerin değerlendirilmesi aşamasında ise katılımcıların fikirleri sınıflandırılır, yeni ilişkiler kurulmaya çalışılır ve değerlendirme yapılır,

Başlıca Aşamaları :

1+ Toplantının amacı ya da sorunun ne olduğu belirlenmeli ve görülebilecek bir yere yazılmalı,

2+ Süre sınırı belirlenmeli, bu süre içerisinde herkesin katkı getirmesi istenmeli ve görüşler tahtaya yazılmalı,

3+ Tartışma süresi bitince söylenenler analiz edilmeli, değerlendirilmeli ve yeniden örgütlemesi yapılmalı,

4+ Toplantı sonunda tartışmalara devam edilip edilmeyeceğine karar verilmelidir.

Beyin Fırtınasında Dört Önemli Nokta :

1- Değerlendirmenin sonraya bırakılması ( Fikirlerin söylendiği sırada eleştirilmemesi, yönlendirme yapılmaması),

2- Serbest ve neşeli bir ortam yaratılmalı ( hayal gücü ve yaratıcılık desteklenmeli),

3- Olabildiğince çok miktarda fıkır üretilmesinin sağlanması ( fikirlerin niceliğine verilen önem),

4- Önerilen fikirlerin gruplanması ve geliştirilmesi (fikirlerin niteliğine verilen önem).

SORU : Belgin öğretmen öğrencilerinden, ?Nasıl bir okul düşlerdiniz?? sorusuna karşılık olarak özgün ve yaratıcı fikir, öneri ve değerlendirmeleri açıkça ve akıllarına ilk geldiği şekilde söylemelerini ister. Öğretmen, öğrencilerin birbirlerinin söylediklerinden çağrışım yaparak buldukları çok sayıda fikri tahtaya listeler ve dersine bu şekilde devam eder.

Belgin öğretmen, aşağıdaki yöntem veya tekniklerden hangisinden yararlanmaktadır?

A) Yaratıcı drama B) Örnek olay incelemesi C) Beyin fırtınası (2006 KPSS)

D)Problem çözme E) Soru ?cevap

Beyin Fırtınası Tekniğinin Özellikleri

1- Yaratıcı problem çözme, hayal kurma ve fikirlerini ifade etme becerisini geliştirir,

2- Fikir üretme ve fikirlerin değerlendirilmesi olmak üzere iki bölümden oluşur,

3- Özgür ve güvenilir bir tartışma ortamı sağlanır. Fikirler yönlendirilmez, eleştirilmez ve yargılanmaz,

4- Tartışma konuları öğrencinin ilgi düzeyine ve gelişim özelliklerine uygun seçilmelidir.

SORU : Aşağıdakilerden hangisi beyin fırtınası tekniğinin başarıyla uygulanmasını engeller?

A) Düşüncelerde niceliğe önem verilmesi,

B)Düşüncelerin ifadesinde bireylerin yönlendirilmesi, görüşlerin düzenlenmesi, (2002 KPSS)

C) Düşüncelerin üretilmesine ve geliştirilmesine önem verilmesi,

D) Özendirici bir ortam oluşturularak katılımcıların serbest konuşabilmelerinin sağlanması,

E)Düşüncelerin ifadesi sırasında eleştirilerin önlenmesi, değerlendirmenin sonraya bırakılması,

GÖSTERİ (GÖSTERİM-DEMONSTRASYON) TEKNİĞİ

Öğrencilerin bir konuyu dinlerken görerek de öğrenmelerini sağlayan bir öğretim yoludur. Anlatımlarda ve bilgileri aktarmada görsel yaklaşımların kullanılmasıyla uygulanır. Gösteri metodu görsel anlatım olarak da adlandırılabilir. Kalabalık gruplarda da uygulanabilir.

SORU : Aşağıdaki öğretme-öğrenme yöntem / tekniklerinden hangisi sosyal becerilerin geliştirilmesinde öğrenciyi daha pasif kıldığı için daha az etkilidir?

A) Gösterim (Demonstrasyon) (2005 KPSS)

B) Örnek olay,

C) Altı şapka,

D) Drama,

E) Beyin Fırtınası

· Öğrencilere bir işin nasıl yapılacağını göstermek ya da genel ilkeleri açıklamak veya bir aracın nasıl çalıştığını göstermekte kullanılır,

· Öğrenme konusu olan araç-gereç kullanılarak somutlaştırılır. Göze ve kulağa hitap ettiği için etkilidir. Örn. Gece-gündüz oluşumu, güneş ve dünya hareketleri.

· Öğrenme konularını somutlaştırmada anlaşılır hale getirmede, ilgi çekici duruma getirmede kullanılır.

SORU : Aşağıdakilerden hangisi gösteri (demonstrasyon) tekniğinin faydalarından biridir)

A) Göze ve kulağa seslenerek ilgi çekmesi, (2003 KPSS)

B) Her türlü konuyu sunmayı kolaylaştırması,

C) Kalabalık sınıflarda kolay uygulanması,

D) Sürenin dikkat düzeyine göre ayarlanması,

E) Ön hazırlık gerektirmemesi.

Gösteri Tekniğinin Özellikleri

1.Beceri (psiko-motor davranış) öğretiminde etkilidir,

2.Göze ve kulağa aynı anda hitap eder,

3.Öğretmen göstererek anlatır (Göster-anlat ilkesi),

4. Tüm öğrencilerin gösteriyi izleyebilmeleri sağlanmalıdır.

SORU-CEVAP TEKNİKLERİ

Beyin Fırtınası (Fikir Taraması), Gösteri (Demonstrasyon), Soru-Cevap, Sosyo-Drama / Rol Yapma (Bağımlı Rol Yapma) / Drama (Bağımsız rol yapma), Mikro Öğretim, Eğitsel Oyunlar, Altı Şapkalı Düşünme Tekniği (E. Bono), Ekiple Öğretim, Workshop, Benzetişim (Simülasyon) bunlar grupla öğretim teknikleridir.

Öğretmenlerin iyi sorular sorması önkoşuldur. Soru sorma, öğrencilerin öğrenme sürecine katılması amacını taşır ve karşılıklı etkileşim sürecini başlatır. Sorular bilişsel alanın bilgi, kavrama, uygulama, analiz, sentez ve değerlendirme düzeylerinin her biri için olabilir.

Soru-cevap tekniği öğrencilere düşünme ve konuşma alışkanlıklarını kazandırma bakımından önemlidir. Hemen hemen her dersin öğretilmesinde kullanılır. Soru ve cevaplar gerekmedikçe tekrar edilmemelidir. Sorular random usulü öğrencilere sorulmalıdır. Sorudan önce sorulacak isim söylenmemelidir.

SORU: Bir öğretmen ders sırasında bir öğrenciye soru sormuş ve bu öğrenciden yanlış yanıt almıştır.

Bu durumda öğretmenin baş vuracağı en uygun yol aşağıdakilerden hangisidir?

A) Öğrencinin söz hakkını sınırlama

B) Öğrenciye önceki sorusuna doğru yanıt veren bir öğrenciyi örnek gösterme

C) Öğrenciye, yanıtının neden doğru olmadığını sezdirecek bir soru yöneltme (2004 KPSS)

D) Öğrenciye, yanıtının yanlış olduğunu söyleme

E) Öğrenciyi cezalandırma

- Öğrencilerin derse katılmasını sağlayan, düşünme ve konuşma alışkanlıklarını kazandıran önemli bir tekniktir. SOKRAT yöntemi olarak da bilinir.

- Soru önce sınıfa sorulmalı, öğrenciler düşündürülmeli, sonra soruyu cevaplandıracak kişi belirlenmelidir,

- Soru cevap tekniği öğrencileri derse katmak, düşünmeye yöneltmek, öğretimin etkili ve yetersiz yönlerini belirlemek, anlaşılmayan konuları belirlemek, önemli bölümleri vurgulamak, pekiştirme vermek ve konuları açıklayarak tekrar etmek için öğretim sürecinde kullanılır.

- Her öğrencinin cevaplayacağı sorular sorulmalıdır,

- Doğru cevaplar hemen pekiştirilmeli, yanlış cevaplar yine aynı öğrenciye ipucu ve ek sorular ile düzelttirilmelidir. Doğru cevap için ipucu kullandırılmalıdır.

- Farklı türden sorular (kapalı uçlu bilgi soruları vb.) gibi sorular sorulmalıdır.

ROL OYNAMA TEKNİĞİ ( Bağımlı rol yapma= Rol Yapma, Bağımsız rol yapma = Drama ) ( Soysa- Drama )

Rol oynamanın amacı, öğrencilerin çeşitli bireysel ve sosyal konularda görüşlerini ve duygularını anlamalarına yardımcı olmaktır ve öğrencilerde empati duygusunu geliştirmektir. Rol oynama, öğrencileri gerçek yaşam ortamlarını model alan ortamlara sokmayı amaçlar. Öğrencilerin rolleri üstlenmeleri, kararlar vermeleri, oynamaları ve sonuçlarla karşılaşmaları önemlidir.

Rol oynama öncesinde, oyun sırasında ve sonrasında psikolojik analizlere girmemeye özen göstermesi gereken öğretmenlerin yapmaları/ uymaları gerekenler :

++ Öğrencilere hazır bir senaryo verilir ya da öğrencilerden senaryo oluşturmaları istenir,

++ Senaryodaki roller sınıfın katılımıyla ve görüşleri doğrultusunda dağıtılır. Öğrencilere hazırlık için yeterli süre verilir,

++ Sınıfın önünde oyun oynanması sağlanır,

++ Oyun, dersin amaçları, beceriler ve içerik doğrultusunda sınıf ortamında tartışılır,

++ Oyun olumsuz oynatıldıktan ve üzerinde tartışıldıktan sonra bir kez de olumlu olarak oynatılabilir.

++ Rol yapmada birey başkasının rolüne girerek onun gibi davranır. Roller önceden dağıtılır ve bireyler bu rolleri oynarlar. Dramada ise birey kendi açısından yaklaşır ve ne yapması gerektiğine ilişkin (doğaçlama) rol oynar. Bireyler beklenmedik durumlarda nasıl davranması gerektiğini çözerler.

++ Öğrencinin kendi duygu ve düşüncelerinin, başka bir kişiliğe girerek, ifade etmesini sağlayan bir tekniktir,

++ Öğrenci kendisini başka birinin yerine koyar, duygu, sezgi, sempati, öfke ve sevgi gibi duygular yaşanır. Örn. Zorba birisini canlandırarak sinirli olmayı öğrenme.

++ Öğrencinin nasıl davranması gerektiğini yaşayarak öğrenmelerini sağlayan bir tekniktir,

++ Doğal dramada da, öğrenciler serbest konuşarak kendi duygu ve düşüncelerini ortaya koyarlar,

++ Biçimsel dramada da, duygu ve düşüncelerini başka bir kişiliğe girerek geliştirirler,

++ Etkileşim ve iletişim önemlidir, Öğrenci kendisini başkasının yerine koyarak, ya da kendini oynayarak bir olayda, durumda, davranışta geliştirmelidir,

Rol Yapma Tekniğinin Özellikleri

· Öğrencilerin yaratıcılıklarını geliştirme,

· Empatiyi geliştirme,

· Duyuşsal ve sosyal davranışların öğrenilmesini sağlar,

· Sosyal etkileşimi arttırır,

· Kendini ifade etme gücünü geliştirir.

DRAMA TEKNİĞİ

Drama tekniğinde öğrenciler, değişik özellikteki maddelerin ve insanların durumlarını dramatize ederler, canlandırırlar. Bu teknik ile öğrenciler hangi durumlarda nasıl davranmaları gerektiğini yaşayarak öğrenirler. Bilinen en eski öğrenme tekniklerinden birisi olan ve yaygın olarak kullanılan drama tekniği, problem çözme ve iletişim kurma yeteneğini geliştirir. Bu teknik, hem oyuncuya hem de izleyiciye yöneliktir. Drama tekniği, doğal ve biçimsel drama olarak ikiye ayrılır.

Doğal Drama : Daha çok serbest konuşmalarla gerçekleşir. Kimin ne zaman ne söyleyeceği önceden belli değildir. Öğrencilere kendi sözcükleriyle açıklama yapma olanağı tanır. En belirgin örneği yaratıcı dramadır.

Biçimsel Drama : Daha çok yetişkin öğrenci gruplarında uygulanır ve daha önceden plan gerektirir. Biçimsel drama için prova da gerekebilir. Karagöz ve Hacivat oyunları biçimsel dramaya örnektir.

Dramatizasyonun Yararları :

· Etkili ve dikkatli dinleme yeteneğini geliştirir,

· Kendine güveni (özgüveni), anlama yeteneğini ve yaratıcılığı geliştirir,

· Akıcı konuşmayı, dile hakim olmayı, iyi ifade yeteneğini geliştirir ve sosyalleşmeyi sağlar,

Öğrenilen bilgilerin kullanımıyla pekiştirilmesini sağlar.

MİKRO ÖĞRETİM TEKNİKLERİ

- Öğretmenlerin hizmet öncesi eğitiminde uygulama olanağı tanır ve öğretmen adaylarına deneyim kazandırır.

- Öğret-yeniden öğret sereci gerçekleştirilir. Öğretim süreci, sınıftaki öğrenci sayısı ve konu bakımından küçültülmüş ve yoğunlaştırılmış bir öğretim deneyimidir. Normal öğrenme ve öğretim süreçlerinin karmaşıklığını basitleştirmeyi amaçlayan bir laboratuar öğretim yöntemidir. Öğretmen adaylarının mesleğin gerektirdiği rol ve davranışları kazanmalarında mikro öğretim uygulamalarının katkısı büyüktür.

- Öğretmen eğitiminde kullanılan ve az sayıdaki öğrencinin ( 1-5 kişilik) grup çalışmalarıyla gerçekleştirdiği bir tekniktir,

- Dersler kısa tutulur ( 5-15 dakika). Her öğrenci konusunu sunar, sunu, kamera, video, teyp vb. kayda alınır. Dersten sonra sunu birlikte izlenir ve tartışılır, değerlendirme yapılır.

- Alınan dönüt ışığında dersler yeniden düzenlenir, kayıt yeniden yapılır ve değerlendirmeye geçilir.

Öğret- Tekrar Öğret Akışı:

2- Bir mikro ders planlanır / hazırlanır,

3- Mikro ders gerçekleştirilirken, öğretme işleminin ne derece başarıyla yerine getirildiğine ilişkin sözlü, yazılı, teyp veya video lie kayda alınır (5-20 dakika arası),

4- Alınan kayıtlar tüm sınıfın katılımıyla izlenip incelenir ve böylelikle deşifre edilir,

5- Dönütler ışığında mikro ders yeniden düzenlenir ve tekrar mikro ders gerçekleşir,

6- Düzeltme ve iyileştirmelerle birlikte mikro dersin son biçimiyle kayıt tutularak dönüt alınır.

SORU : Mikro öğretimde,

I. dersin video kayıtlarının izlenmesi,

II. dersin tekrar hazırlanıp işlenmesi,

III. ders planının hazırlanması,

IV. dersin değerlendirmesinin grup tarafından yapılması,

V. dersin işlenmesi ve videoya kaydedilmesi

basamakları hangi sırayla uygulanır?

F) I, III, IV, II, V

G) III, IV, V, I, II

H) III, V, I, IV, II (2006 KPSS)

İ) IV, III, V, I, II

J) IV, V , I, II, III

SORU : Öğretmen yetiştirmede kullanılan bu teknikte öğretmen adaylarının sınıfta sunduğu dersler videoya kaydedilir. Bu kayıtlar tüm sınıfın katılımıyla gözden geçirilir, dönüt elde edilir ve bu yolla istenilen davranışların kazanımı sağlanır.

Açıklanan teknik aşağıdakilerden hangisidir?

A) Grupla Öğretim

B) Rol Yapma (Drama)

C) İşbirliğine Dayalı Öğretim

D) Mikro Öğretim (2002 KPSS)

E) Bireysel Öğretim

EĞİTSEL OYUNLAR

Bilginin pekiştirilmesini ve daha rahat bir ortamda tekrarını sağlar. Öğrenciye neşeli ve rahat bir ortam yaratır. Sınıf içi çalışmaları monotonluktan kurtarır. Konular oyunlarla ilgi çeker duruma getirilir. Oyunlar tüm öğrencilerin katılımını sağlayacak düzeyde ve esneklikte olmalıdır. Hedefi kazandıracak şekilde dersin başında veya sonunda uygulanması zamandan tasarruf sağlar.

Ø Öğrenilen bilgilerin pekiştirilmesini ve daha rahat bir ortamda tekrar edilmesini sağlayan bir tekniktir,

Ø Öğrencinin çok yönlü gelişimini sağlar,

Ø Öğrenciye neşeli ve rahat ortam sağlamakta, sınıf içi çalışmalara da değişiklik getirmektedir,

Ø Konular oyuna dönüştürülerek ilgi çekici duruma getirilir,

Ø Eğitsel oyunlar daha fazla öğrenilen bilgilerin daha rahat ve eğlenceli bir ortamda tekrar edilerek pekiştirilmesini sağlayan etkinlikleri kapsar. Konuları ilgi çekici hale getirerek sınıftaki en pasif öğrenciler bile etkinliklere katılarak çok yönlü gelişirler.

ALTI ŞAPKALI DÜŞÜNME TEKNİKLERİ (E. Bono)

Altı şapka karar verecek her konuda sistematik düşünmeyi, farklı düşünebilmeyi ve doğru karar vermeyi öğretmek için kullanılan bir tartışma çeşididir. Bireyin düşünme etkinliğini belli bir düzene sokarak analiz etmesini sağlamak ve bireye nasıl düşünmesi gerektiğini öğretmek amacıyla kullanılır.

Yaratıcı düşünme becerilerini geliştirmede kullanılan grup tartışma tekniklerindendir. Düşünce öğretiminde kullanılır. Eleştirel ve çok yönlü düşünmeyi sağlar. Öğrenci bir olay ya da olgunun tek yönünün olmadığını, birçok yönünün olduğunu anlar. Bu teknikte altı değişik renklerde şapkalar ve anlamlarını temsil eden düşünceler bulunmaktadır. Öğrenciler sırası ile kartondan yapılan bütün şapkaları takarak, görüşlerini belirtirler. Böylece bir olayı farklı yönlerini yakalamayı öğrenirler.

- Beyaz Şapka : Tarafsız bir şekilde bilgiyi temele alıp düşünme,

- Kırmızı Şapka : Özsezgisel olaylara dayalı duygusal tepki vermeyi temel alır,

- Siyah Şapka : Olaylara eleştirel ve karamsal açıdan bakış,

- Sarı Şapka : İyimserlik, olaylara iyimser ve yapıcı bir yönden bakma,

- Yeşil Şapka : Olaylara yeni ve farklı çözüm yolları bulmak, yaratıcı ve yenilikçi fikirler üretmeye dayalı düşünme,

- Mavi Şapka : Olayları tüm olası yönleriyle gören ve değişkenleri kontrol altında tutan bakış açısı,

- Bir olay verilir ve her öğrencinin farklı şapkayı temsil eden düşünceden bakarak olayı yorumlamaları istenerek yaratıcı düşüncelerin ortaya çıkması sağlanır.

Altı Şapkalı Düşünme Tekniğinin Kullanılmasında İzlenecek Alan Aşamalar Aşağıda Sıralanmıştır :

1- Bir konu belirlenir. Bu konu karar verilmesi gereken her hangi bir konu olabilir.

2- Karar verme sürecine katılacak kişiler, birbirlerini görebilecek şekilde oturtulduktan sonra şapkalar sırasıyla takılır. Her şapkanın temsil ettiği yönde fikirler belirtilir.

3- Mavi şapkayı dışındaki beş şapkayı temsil eden görüşler gözler önüne serilir. Bu beş şapkanın gereği görüşler (net bilgiler, duygular, riskler, avantajlar ve yaratıcı fikirler) bir arada düşünülerek mavi şapkanın gereği olan karar verilir.

SORU : Nükleer santrallerin kurulmasıyla ilgili farklı görüşler vardır.

Öğrencilerin bu farklı görüşlerini ortaya çıkarmalarını sağlamada öğretmenin kullanacağı en etkili yöntem ve teknik aşağıdakilerden hangisidir?

A) Yaratıcı drama

B) Soru-cevap

C) Gösteri

D) Altı şapka tekniği (2006 KPSS)

E) Analoji

EKİPLE ÖĞRETİM

Birkaç uzmanın ve öğretmenin öğretim etkinliklerini planlama, sunma, değerlendirme ve geliştirmede sistemli olarak çalışmasıdır.

BALIK KILÇIĞI TEKNİĞİ

BENZETİM (BENZEŞİM-SİMÜLASYON) TEKNİĞİ

Gerçeğe uygun olarak geliştirilen yapay bir ortamda ya da model üzerinde yapılan bir öğretim yaklaşımıdır. Öğrencilerin gerçek uygulamalarında tehlikeli ve maliyet gerektiren durumlarda kullanılır. Sınıf içinde bir olayı gerçekmiş gibi ele alarak üzerinde eğitici çalışma yapılarak uygulanan bir öğretim tekniğidir. Gerçek durumların önemli boyutları bir model ya da resimler ve diğer sembolik yollarla belirlenir. Pilot eğitimi.

Benzetimde en önemli nokta, gerçeğine uygun / yakın ortam yaratmaktır. Benzetim, bir olayı gerçekmiş gibi ortam düzenleyip öğrencilerin üzerinde çalışma yapmalarını sağlayan bir öğretim tekniğidir. Gerçeğinin tehlike yaratacağı durumlarda kullanılır ve maliyeti azaltır.

Benzetim Tekniğinde Dikkat Edilecek Noktalar Şunlardır :

Ø Sınıf içi uygulamalarda öğretmen de rol almalıdır,

Ø Öğretmen, uygulamaya geçmeden önce benzetim tekniğini anlatmalı ve öğrencilerin anlayamadığı konuları açıklamalıdır ,

Ø Öğrencilere yapacakları yansız olarak dağıtılmalıdır,

Ø Birkaç aşamadan oluşan uygulamalarda, her aşamadan önce açıklama yapılmalıdır.

Yararları :

Ø Bireylerin ileride alabilecekleri rollere daha iyi hazırlanmalarını sağlar,

Ø Kavramları ve ilkeleri yaşama geçirebilmeyi kolaylaştırır,

Ø Güdüyü arttırır, analiz ve sentez gücünü geliştirir,

Ø Bireyler arası iletişim becerilerinin geliştirilmesine katkı sağlar.

DENEY

Bilimsel bir gerçeği kanıtlamak ya da göstermek için yapılan denemedir. Koşullar önceden belirlenmeli ve güvenlik önlemleri alınmalıdır. Öğretmen gerekli denemeleri ve hazırlıkları yaptıktan ve tehlikeli durumlar için gerekli önlemleri aldıktan sonra gerçekleştirilir.

SORU : Laboratuvarda deney yapacak bir öğretmenin, deneye başlamadan önce öğrencileri ortaya çıkarabilecek tehlikelere karşı uyarması aşağıdaki hangi amaca hizmet eder?

A) Konuya ilgi çekmesi B) Hazıroluşu sağlama

C) Konuya dikkat çekme D) Öğrenmeye güdüleme

E) Güvenliği sağlama (2001 KPSS)

a) WORKSHOP

Genellikle iş hayatında, iş verimini arttırmada kullanılır. Mesleki dayanışmayı arttırır. Çalışanların ortak bir konu üzerinde düşünmelerini, öğrenmelerini ve çalışmalarını sağlar. Örn. Okullarda iş-teknik derslerinde birkaç öğrenci bir araya gelerek atölye çalışması yaparlar ve ortak bir ürün ortaya çıkartırlar.

b) DÖNÜŞÜMLÜ GÜNLÜK ÇALIŞMALAR

Öğrencilerin yetersiz oldukları konularda kendilerini geliştirmek üzere bireysel çalışma ve sorumluluk gerektiren bir tekniktir. Gruplar oluşturulmasına ve grupların başına konuyu iyi öğrenen öğrenciler yerleştirilmesine karşın bireysel eksiklikleri ve sorumluluğu geliştiren bir tekniktir.

Burada dikkat edilecek nokta bu dört tekniğin (dönüşümlü günlük çalışmalar, beceri geliştirme çalışmaları, planlı grup çalışmaları, düzey geliştirme çalışmalarının) gruplar oluşturarak uygulanmasına karşın bireysel öğretim teknikleri olmasıdır.

Yine bireysel eksiklikleri gidermek üzere grup oluşturarak gerçekleştirilen ve eksiklikleri olan öğrencilerin bu eksikliklerini gidermek üzere uygulanan diğer bir yol akran (yaşıt) grupları tekniğidir. Akran gruplarında öğrenciler tarafından öğrencilerin öğretimi ve öğrencilere rehberliği söz konusudur.

c) GÖRÜŞ GELİŞTİRME

Çelişkili karşıt görüş içeren konular üzerinde gerçekleşen bir tartışma çeşididir. Belirgin çelişkiler ve kutuplaşmış tutumlar içeren konular olması önkoşuldur. (Örn : Türkiye AB?ye kayıtsız şartsız girmeyi kabul etmelidir, KPSS kaldırılmalıdır). Eğitsel düşünmeyi, başka görüşlere saygı duymayı öğretmek ve öğrencilerde görüş geliştirmek amacıyla kullanılan bir tartışma tekniğidir. Konular aşağıdaki örneklerde olduğu gibi geçerli sayılabilecek karşıt bakış açıları içermelidir.

Bu Tekniğin Uygulanmasında İzlenecek Aşamalar Aşağıdaki Gibidir:

1- ?Tamamen Katılıyorum?, ?Katılıyorum?, ?Kararsızım?, ?Katılmıyorum? ve ? Kesinlikle Katılmıyorum? yazılarının yazıldığı beş ayrı karton hazırlanır ve bu kartonlar sınıfın duvarına karalıklı olarak asılır.

2- Tartışma konusu tahtaya yazılır.

3- Öğrencilere tartışma konusu olarak verilen önermelere ne derece katıldıkları sorulur ve buna göre, katılma derecelerini belirten duvara asılı kartonların önünde öğrencilerin toplanması istenir.

4- Öğrencilere teker teker söz verilerek, neden bulundukları yerde oldukları sorulur. Açıklamalarını bütün sınıfın dinlemesi sağlanır.

5- Tartışmalar sırasında dinleyen öğrencinin bulunduğu yerden başka bir kartonun önüne gidebileceği, görüşünü geliştirebileceği belirtilir ve bütün öğrencilerin tartışmaya katılmaları için çaba gösterilir.

Görüş Geliştirme Tekniğinde Dikkat Edilecek Noktalar :

Ø Konunun geçerli bir çelişki içermesi gerektiği bilinmelidir,

Ø Çelişkilerin çözümü konusunda geçmişte ve bugün izlenen çözüm yollarının farkında olunmalıdır,

Ø Sınıf yönetiminde becerili olunmalıdır,

Ø Slogan kullandırılmamalıdır,

Ø Bireylere değil, fikirlere karşı çıkılmalıdır,

Ø Öğrencilerde tartışma becerisi geliştirmeye çalışılmalıdır.

d) KOMİTE GÖRÜŞMESİ

e) SÖYLEV

f) DEMEÇ

g) KONFERANS :

BİREYSEL ÖĞRETİM TEKNİKLERİ

PROGRAMLI ÖĞRETİM (Skinner)

Skinner ve davranışçı kuramın geliştirdiği öğretme tekniğidir. Öğretimi bireyselleştiren bir tekniktir. Öğretilecek her davranış sırasıyla hiç atlamadan öğretilir. Öğrenci bu yöntemde özel hazırlanmış bir materyalle (bilgisayar yazılımı, kitaplar vb.) etkileşime girerek kendi kendine öğrenir. Öğrenci materyaldeki bilgi birikimini okur, anlar, sorulara cevap verir ve geribildirimlere göre devam eder.

Programlı öğrenme, konuların ünitelere ayrılmasını ve önkoşul öğrenmeler dikkate alınarak belli bir sıra içinde işlenmesini (küçük adımlar), pekiştireç verilmesini (başarı sonrasında), öğretimin bireyselleştirilmesini (bireysel hız), hatanın en aza indirilmesini (anında düzeltme), ve öğrencinin sürece dahil edilmesi gerektiğini (etkin katılım) savunur.

1 Küçük adımlar, K

2 etkin katılım, E

3 başarı, B

4 anında düzeltme, A

5 kademeli ilerleme, K

6 bireysel hız ilkeleri uygulanır. B şeklinde formüle edilebilir.

SORU : Davranışçı eğitime sahip öğretmenlerin daha çok tercih ettiği ve pekiştirme ilkelerini temel alan, bilgi parçacıklarını adım adım düzenleyerek öğrenciyi ilerlemeye yönelten öğretme-öğrenme modeli aşağıdakilerden hangisidir?

A)Programlı öğretim (2006 KPSS)

B) Buluş yoluyla öğrenme

C) Tam öğrenme

D) Anlamlı Öğrenme

E) Sunuş yoluyla öğrenme

Programlı öğretim yazılımları doğrusal programlama (öğrenci belirli bir düzenlemede ilerler. Önkoşul bilgileri, ilgi ve ihtiyaçları dikkate alınmaz ) ve Dallara ayrılan programlama (Öğrencinin ilgi ve ihtiyaçları ile ön koşul bilgileri dikkate alınır) olmak üzere iki tür hazırlanır.

Öğretimin bireylerin hızına göre düzenlenmesi esasına dayanır.

SORU : Programlı öğretimde, içeriğin basitten karmaşığa, bilinenden bilinmeyene doğru bir sıra izleyecek biçimde düzenlenmesi beklenir.

Böyle bir düzenleme, programlı öğretimin dayandığı temel dayanaklardan hangisinin uygulanmasını sağlamak içindir?

A) Etkin katılım

B) Küçük adımlar (2003 KPSS)

C) Doğru cevaplar

D) Bireysel hıza göre ilerleme

E) Geribildirim sağlama

Programlı Öğretimin Özellikleri

· Öğretimi bireyselleştirir,

· Her öğrenci kendi öğrenme hızına göre hareket eder,

· Kademeli yaklaştırma yoluyla öğrenmeyi sağlar. Öğrenmede en etkili yaklaşımın pekiştireç olduğunu varsayar,

· Bilgisayar yazılımları, internet ve özel hazırlanmış kitapçıklar ile verilir. Materyalin hazırlanması profesyonellik gerektirir ve zaman alır,

· Okulda ve okul dışında uygulanabilir,

· Sınıfta bireysel etkileşimi (öğretmen-öğrenci, öğrenci-öğrenci) sınırlar,

· Bilgi ve kavrama düzeyi hedef alanlarını kazandırmada kullanılır, daha üst düzey hedef alanlarını kazandırmaz.

BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ ÖĞRETİM (Keller Planı)

Farklı kişisel yapı, ilgi, yetenek ve gereksinim içindeki bireyleri üst düzeyde yetiştirip topluma kazandırmayı amaçlar. Keller planında, bireyler sahip oldukları özelliklere göre gruplara ayrılabilir ve homojen (benzer özelliklere sahip öğrencilerden oluşan) sınıflar oluşturabilirler ( seviye grupları). Bireylerin farklılıkları temel alınır. ( Keller Planı: Keller bir tarafa, körler bir tarafa anlayışıyla bireysel farklılıklara göre öğretimi savunur ).

- Bir sınıfı oluşturan öğrenciler arasındaki öğrenme ve bireysel farklılıkların giderilerek her öğrenciye hızına uygun öğretim yapılması tekniğidir, Her öğrenci kendisine özgü düzeyde öğrenir,

- Öğretmen sınıfın tümünü değil, 3-4 öğrenciden oluşan küçük gruplara (homojen gruplara) açıklama yapar, Öğrenme stili, tarzı önemlidir.

- Bireysel ödev ve çalışmalar yapar,

- Dönüşümlü günlük çalışmalar, tamamlayıcı sınıflarda özel ders verme, beceri geliştirme çalışmaları, planlı grup- farklı sınıflar (seviye grupları) çalışmaları, düzey geliştirme çalışmaları yapılır.

SORU : Okuma güçlüğü olan öğrencisiyle sınıf içinde özel olarak ilgilendiğinde, işlemesi gereken konuları zamanında bitiremeyeceğini düşünen bir öğretmenin kullanabileceği en uygun yöntem veya teknik aşağıdakilerden hangisidir?

A)Oyun

B) Bireyselleştirilmiş öğretim (2006 KPSS)

C) Soru ? cevap

D) Darama

E) Mikro öğretim

BİLGİSAYAR DESTEKLİ ÖĞRETİM

Bilgisayar destekli öğretimde bilgisayar bir öğretici, bir araştırma yaptırıcı, bir uygulatıcı veya bir olayın benzerini canlandırıcı olarak kullanılır. Öğretim sürecini ve öğrenci motivasyonunu güçlendirir. Kendi kendine öğrenme ilkelerinin, teknoloji özellikle bilgisayar teknolojisi ile birleşmesinden oluşmuş bir öğretim yoludur.

SORU : Teknolojik olanaklar açısından zengin bir okulda, farklı özelliklere ve öğrenme hızına sahip öğrencileri bulunan bir öğretmen, petrolün damıtılması konusunu işleyecektir.

Bu öğretmene aşağıdaki yaklaşımlardan öncelikle hangisine göre öğretim yapması önerilebilir?

A) Yapılandırmacılık kuramına dayalı öğretim

B) Probleme Dayalı öğretim

C) Proje tabanlı öğretim

D) Çoklu zeka kuramına dayalı öğretim

E) Bilgisayar destekli öğretim (2005 KPSS)

- Bilgisayar öğretiminde öğretmene yardımcı olan bir öğretim aracı olarak kullanılır,

- Öğrenciler için, renkli, hareketli, animasyonlu olarak hazırlanan eğitim CD?leri aracılığı ile öğrenme zevkli ve ilgi çekici hale gelir,

- Bilgisayar destekli öğrenmede kullanılacak yazılımlar, öğrencilerin yaşına ve gelişim düzeylerine uygun olmalı, renkli, hareketli ve sesli kullanımlarla desteklenmeli, konuları açık, net ve anlaşılır biçimde sunmalı, öğretimin hedeflerine uygun olmalı ve dönüt-düzeltmeler kullanılarak öğrenmeyi kontrol etmelidir,

- Bilgisayar öğretmenin yerine geçen bir araç değil, öğretmene yardımcı olan, öğretimi tamamlayıcı bir destek aracıdır.

Bilgisayar Destekli Öğretimin Avantajları

· Çeşitli zihinsel becerileri geliştirmesi,

· İlgi ve dikkati çekmesi, merak uyandırması,

· Öğrenme sürecinin devamlılığını sağlaması,

· Eksik öğrenmeleri belirlemesi ve gidermesi,

· Sık tekrar etme olanağını vermesi,

· Bilgi ve kavrama düzeyindeki hedef alanlarını kazandırması.

Bilgisayar Destekli Öğretimin Yararları :

Öğrenme hızı; Öğrenci kendi öğrenme hızına uygun olarak konuyu öğrenme, ihtiyaç duyduğunda tekrar etme şansına sahiptir,

Katılımcı Öğrenme (Etkin Katılım); Belirli aralıklarla öğrencilere verilen geri bildirimler ile öğrencinin sürekli aktif olması ve derse katılması sağlanır,

Öğretim Etkinliklerinin Çeşitliliği ; Görsel ve işitsel öğelerin etkin olarak kullanıldığı alan Bilgisayar Destekli Öğretimdir.

Öğrenci Performansının İzlenebilmesi; Öğrencinin konu üzerinde harcadığı zaman ve gösterdiği performans kayıt edilir ve istenildiğinde öğrenciye sunulur,

Zamandan ve Ortamdan Bağımsızlık ; Bilgisayar destekli öğretim ortamında öğrenci istediği konuyu istediği zamanda öğrenebilir, tekrar edebilir.

Skinner?in Programlı Öğretim Modeline uygun olarak kullanılabilecek olan bilgisayar destekli öğretim, programlı öğrenmede dile getirilen bireysel farklılıkların dikkate alınmasını, çeşitli zihinsel becerilerin geliştirilmesini, sınırsız tekrar olanağı sağlanarak kalıcılığın arttırılmasını, görsel işitsel uyarıcılar açısından zengin yaşantılar sağlamasını, öğrenme eksikliklerinin tespit edilmesini ve giderilmesini sağlaması önemli yararları arasında sayılabilir.

SORU : Bilgisayar destekli öğretim, aşağıdaki amaçların hangisini gerçekleştirmede yetersizdir?

F) Öğrencilerin tüm öğrenme ihtiyaçlarının karşılanması (2005 KPSS)

G) Çeşitli zihinsel becerilerin geliştirilmesi

H) Sınırsız tekrar olanağı sağlanarak kalıcılığın arttırılması

İ) Görsel işitsel uyarıcılar açısından zengin yaşantılar sağlaması

J) Öğrenme eksikliklerinin tespit edilmesi ve giderilmesi

Bilgisayar Destekli Öğretim Programlarının Hazırlanmasında Dikkat Edilecek Hususlar:

Ø Öğretimin amacına uygun olma,

Ø Program içeriğinin hedeflerine uygun olması,

Ø Öğrenci ilgi ve yeteneklerine uygun olması,

Ø Uygun ipucu, öğrenci katılımı, pekiştireç, uygulamalarına sahip olması,

Ø Programın açık, net ve anlaşılır bir dille yazılması,

Ø Dönüt düzeltme etkinliklerine sahip olma,

Ø Uygun beceri ve davranışları kapsama,

Ø Öğretmene yardımcı olma,

Ø Görsel ve işitsel uyarıcı zenginliklerine sahip olma,

SORU : Artık öğretim sürecinde teknolojik olanaklardan daha etkin bir biçimde yararlanılmaktadır.

Hızla gelişen bu teknolojik olanaklar, öğretmenin rolünde nasıl bir değişime neden olmaktadır?

A) Süreç içinde rolü ve önemi azalmaktadır

B) Sınıf yönetimi kolaylaşmaktadır

C) Öğrencilerle sınıf içerisindeki etkileşimi artmaktadır

D) Sahip olması gereken bilgi ve beceri düzeyi artmaktadır (2005 KPSS)

E) Öğrencilerine ayırdığı zaman azalmaktadır

TUTOR DESTEKLİ ÖĞRETİM

SINIF DIŞI ÖĞRETİM TEKNİKLERİ

GEZİ

Okul ve sınıf çalışmalarını tamamlamak, ünitede geçen konuları doğal ortamında görmek ve okul-yaşam arasındaki bağı kurmak amacıyla yapılan planlı ziyaret tekniğidir. En önemli faydası İLK eleden ÖĞRENME Yaşantıları SAĞLAMASIDIR. Hedeflere ulaşmak için sınıftaki konularla ilgili olarak yapılan planlı ziyaretlerdir.

Gezi Tekniğinin Özellikleri :

· Olaylar gerçek ortamda görülür ve ilk kaynaktan bilgi alınır,

· Öğrenme konusunun oluşumu ve koşulları ile nesne ve materyal doğal ortamında incelendiği için etkili bir tekniktir. Katılan tüm öğrencilerin gözlem yapmasına olanak sağlamalıdır,

· Gezi iyi planlanmalıdır. Gezi yapılacak kurumdan ve okul müdürlüğünden izin alınarak gezi programının bütün boyutları öğrencilerle birlikte planlanmalı ve yürütülmelidir,

· Gezi sonuçları sınıfta tartışılmalı ve raporlaştırılmalıdır.

Gezide Dikkat Edilecek Noktalar :

1- Öğrenciye kazandırılacak davranışlar öğrencilerle birlikte belirlenmelidir,

2- Gezi yapılacak yer bu hedef davranışlara göre önceden belirlenmelidir,

3- İzinler alınmalı, gezi yapılacak yerde sorulacak sorular önceden belirlenmelidir,

4- Öğrencilerle birlikte (hedefe ve belirlenen yere göre ) gezi planı hazırlanmalıdır,

5- Gezi, palana göre yapılmalıdır,

6- Geziden sonra, yapılan etkinlikler ve sonuçlar gezinin amaçları doğrultusunda sınıfta tartışılmalıdır

GÖZLEM

Gerçek yaşamdaki olayların, nesnelerin, insanların bir plan dahilinde izlenmesi ile gerçekleşen bir tekniktir. Gözlem tekniği öğrencilere inceleme olanağı tanımasının yanı sıra gözlem yapılan konun kavranmasını sağlar.

Öğrencilerin gerçek hayat içinde ya da yapay ortamlarda (laboratuar,sınıf) olayları, nesneleri, insanları bir plan dahilinde izlemeye dayalı bir tekniktir. Belirli bir nesne, olay ya da durumla ilgili bilgi toplama ve inceleme yapma amacıyla yapılır.

Gözlemde Dikkat Edilecek Noktalar :

1-Sistematik olmalı ve bir formatı (gözlem formu veya fişi) olmalıdır. Gözleme başlamadan önce hedefler önceden belirlenmelidir. Öğrencilere gözlenecek durum ya da olay ile ilgili önceden bilgi verilmelidir,

2-Farklı öğrenciler aynı durum ya da olayı gözlemeli ve sonuçları karşılaştırılmalıdır,

3-Gözlemci gözlemi yaparken doğal ortamı bozmamalı, böyle bir durum söz konusu olursa gözlem gizli gerçekleştirilmelidir,

4-Gözlem sonuçları vakit kaybetmeden kaydedilmelidir.

SORU : Öğrencilerin bireysel farklılıklarının belirlenmesinde öğretmenlerin izleyebileceği en etkili yöntem aşağıdakilerden hangisidir?

A)Gözlem yapmak (2006 KPSS)

B) Anket uygulamak

C) Velilerle görüşmek

D) Okul yönetimine sormak

E) Akran değerlendirmesi yapmak

GÖRÜŞME

Sınıfta işlenen konularla ilgili bilgileri kişilerden genellikle uzmanlardan elde ederek öğrenmeyi sağlar. Bu teknik öğrencinin uzmanlarla dışarıda görüşmesiyle gerçekleşebileceği gibi sınıfa uzman getirerek de gerçekleşebilir. Görüşme tekniğinde amaçlar doğrultusunda sorulacak sorular önceden belirlenir ve bir zaman sınırı belirlenmelidir.

Öğrenme konusuyla ilgili bilgileri uzman kişilerden alarak sınıf ortamında aktarmaya dayalı bir tekniktir. Uzman kişi sınıf ortamına getirilebilir veya görüşme ziyaret etme şeklinde gerçekleşebilir. Uzman kişinin açıklamaları ve bilgileri konuyu yaşayan birisi olması sebebiyle daha gerçekçi ve etkileyici olabilir.

SERGİ

Yazı, şiir, heykel, resim gibi ürünlerin uygun şekilde yerleştirilerek gözler önüne konulması, incelemeye sunulmasıdır. Sergiler grup bilinci ve grupla çalışma alışkanlığını geliştirir. Motivasyonu arttırır. Ürün ve süreç değerlendirmeye olanak tanır.

Öğrencilerin, öğrenme sürecinde ürettikleri ürünlerin (resim, şiir, kompozisyon, heykel vb.) değerlendirildiği ve paylaşmayı sağlayan bir tekniktir. Hazırlanan ürünler; sınıf sergileri, fuarlar, şiir, kitap, resim, heykel sergileri gibi etkinliklerle ortaya konulur ve incelemeye sunulur. Bu teknikte öğrencilerin yaratıcılığı, üretkenlikleri, becerileri geliştirilir ve öğrenme süreci ile ilgi çekici, doyum sağlayıcı bir anlama kavuşur. Öğrenci aynı zamanda yaparak-yaşayarak ve planlı iş yapma alışkanlığı kazanır.

ÖDEV

Öğrencileri, yeni öğrenilecek ünite veya konuya hazırlamak, konuyu birlikte işlemek, öğrenmeyi kolaylaştırmak, sınıfta işlenen ve konuların tekrarını (pekiştirilmesini) sağlamak için yaptırılan çalışmalara ödev denir.

Ödev, öğretmen tarafından çocukların ders dışı zamanlarda hazırlamaları için verilir; bazen derse hazırlık ve çoğu kez de derste öğrenilenleri pekiştirme, tekrar, genişletme ve tamamlamayı yanı sıra yerine göre değerlendirmeyi amaçlayan çalışmalardır. Ödevler kullanımına göre bağımsız ve grupla çalışma alışkanlığı kazandırmak için kullanılabilir.

Ödev, öğrencilerin sınıf dışında yaptığı ek öğrenme etkinliği olarak gerçekleştirilir. Ödevin en önemli amacı sınıfta anlatılan ve kavratılan konuları tekrar etme, pekiştirme ve alıştırma olanağı sağlamasıdır.

Ödev Tekniğinin Özellikleri :

Ø Ödev, öğrencinin bireysel olarak yapabileceği içerikte verilmelidir. ( Ödev vermede dikkat edilecek en önemli özellik bireysel olarak planlanması, yapılabilmesi ve sonuç alınabilmesidir). Zor ve karmaşık ödevleri yapamayan öğrenciler başkalından yardım istemekte ve bu sürede olumsuz psikolojik durumlar yaşanmaktadır,

Ø Ödev eğitsel değer taşımalıdır,

Ø Ödev açık, net ve anlaşılır olmalıdır,

Ø Öğrenciye öncelikle sınıfta anladıkları ve öğrendikleri konuların tekrarını ve alıştırmasını yapmaya dönük ödev verilmelidir,

Ø Ödevlerle ilgili öğrencilere anında dönüt verilmelidir,

Ø Ödev, öğrencinin gelişim düzeyine uygun ve normal süre için verilmelidir,

Ø Derse hazırbulunuşluğu sağlama ve öğrenmeye güdülemeyi sağlamada kullanılmamalıdır,

Ø Öğretmen ödevini yapmayan öğrenciye ceza vermemeli, yapabileceği türden yeni bir ödev vermelidir.

Ödev Tekniğinin Faydaları :

1- Öğrencilerin öğrendiklerini pekiştirme, kalıcı olmasını sağlama ve çeşitli durumlara uygulama olanağı sağlar. İşlenen konuları sağlamlaştırır ve genişletir,

2- Öğrencilerin yaratıcılıkları gelişir ve görev yapma bilincini, kendi kendini kontrol duygusunu sorumluluk duygusunu kazanır,

3- Bireysel farkları ve hızı dikkate almayı sağlar ( öğretimi ve öğrenme hızını bireyselleştirir),

4- Öğrencilerin boş zamanlarını eğitsel ve yararlı çalışmalarla geçirmelerini sağlar (boş zamanların değerlendirilmesi için ödev verilmez. Eğitsel amaçlarla verilir)

5- Öğrenciye bağımsız çalışma alışkanlığı kazandırır,

6- Öğretmen açısından derse iyi bir öğrenci hazırlığı sağladığı gibi, aynı zamanda iyi bir öğrenme kontrol aracı olur ( ödev yoluyla değerlendirme de yapılabilir).

SORU : Örencilere verilen proje ve ev ödevlerinin temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Öğrencilerin hazırbulunuşluklarını yükseltmek

B) Konuların tekrarını sağlamak

C) Öğrencilere boş zamanlarını değerlendirme alışkanlığı kazandırımak

D)Öğrencilere bağımsız çalışma alışkanlığı kazandırmak (2002 KPSS)

E)Konuların günlük yaşamla bütünleşmesini sağlamak

OYUN

Oyunun çocuğun gelişimine en önemli katkısı, çocuğun toplumsallaştırılmasına yardımcı olmasıdır. Çocuklara uygun ortamlar ve etkileşim biçimleri sağladığı için ve çocuğun hareketlilik ihtiyacının karşıladığı için önemli bir öğrenme aktivitesidir.

Oyunun Çocuğun Gelişimine Etkileri

· Sosyalleşmeyi sağlar,

· İşbirliği, dayanışma, paylaşma durumlarını geliştirir,

· Çocuğun zihinsel gelişimini (özellikle problem çözme yeteneğini ), dil gelişimini ve yaratıcı düşünme yeteneklerini geliştirir,

· Çocukların esnek ve anlayışlı olmalarını sağlar,

· Çocuğu ileriki hayatına hazırlar,

· Mizah duygularını geliştirir.

EĞİTİMDE YENİ YAKLAŞIMLAR VE YÖNELİMLER

EĞİTİMDE YENİ ANLAYIŞLAR

Dünyadaki gelişmeler ve değişmeler eğitimde yeni yaklaşımları ve anlayışları beraberinde getirmektedir. Bu yaklaşımlar eğitim programlarını etkilemektedir. Eğitim sistemindeki yaklaşımlara bakıldığında temelde küreselleşen dünya ve gelişmiş iletişimin kültürler arasında hızlanmış olmasının etkisi görülmektedir. Çağdaş ülkeler yaşam boyu eğitim kavramı yerine yaşam boyu öğrenme kavramını kullanmakta ve öğrenmedeki nihai amacın, bireyin kendini gerçekleştirebilmesi için yeteneklerin en üst seviyede geliştirmesi, olduğu ve öğrenmenin kişiselliğine dair ?öğrenme bireyin parmak izi kadar kendine özgüdür? görüşü hakimdir. Bilgi ve iletişim teknolojisi gelişmiş eğitim sistemlerinde daha çok kullanılmakta. Bu da yeni yaklaşımları doğurmakta; dolayısıyla okulun ve öğretmenin görev ve sorumluluklarında, bilginin kullanılmasında ve aktarılmasında değişikliği zorunlu kılmaktadır. Çağdaş insan öğrenmeyi öğrenen insandır ve öğretmene rehberliği konusunda daha çok ihtiyaç duymaktadır.

ELEKTORANİK ÖĞRENME VE BİLGİSAYAR DESTEKLİ ÖĞRETİM

Bilgi ve iletişim teknolojisi ile e-öğrenme?nin etkili bir yol olduğu vurgulanmaktadır. Öğrenci eğitim ortamına gitmeyip, öğrenme öğrencinin masasına gemlete; dolayısıyla diğer öğrenmelerin hantal, pahalı, eski yöntemler olarak görülmesine neden olmakta.

Elektronik öğrenme, webde dolaşarak, belli bir konu başlığına odaklanmış, bir arama yaparak e-posta mesajları görderme, alma, bir on-line kursa katılma, on-line tartışma ortamına gireme gibi etkinlikleri kapsar.

Bilgi teknolojisi iş hayatında aranan insan profilini yeni baştan yaratmaktadır. Günümüz insanı bilgiyi tek bir kaynaktan alıp ezberleme yerine, değişik yerdeki bilgiye ulaşma yollarını bilen ve bunları kullanabilen ve sorunlarını bu bilgilerle çözme yollarını bulan birey olması amaçlanmaktadır. Öğrenme açısından öğretim teknolojilerinin ve öğretim materyallerinin önemi artmaktadır. İlerlemeci eğitimci John DEWEY?in dediği gibi, eğitim yaşamın ta kendisidir. Öğretmen bilgiyi depolayan ve onu öğrenciye sunan kaynak olmaktan çok, öğrenciyi bilgiye yönlendiren olmuştur. Bilgisayarın hayatımıza girmesi ile Bilgisayar Destekli Öğretim kavramı ve bunun internet üzerinden öğrenme gibi kavramlar oluşmuştur.

B-BEYNE DAYALI ÖĞRENME (nörofizyolojik öğrenme)

Hebb?e göre çocuk, seçkisiz bir şekilde birbiriyle ilişkilenmiş bir sinir ağıyla doğar. Bu sinirsel ağ, duyuşsal yaşantılar yoluyla organize olur ve böylece insanın çevresiyle etkili iletişim kurmasını sağlar. Hebb, her çevresel objenin, karmaşık bir beyin hücresi grubunu uyardığı belirtmektedir. Çevreden gelen uyarıcılar nöronları harekete geçirir, yeni öğrenmeler yeni nöron gruplarının oluşmasıyla meydana gelir. Farklı öğrenmeler arasında bağ kurmak ise farklı hücre grupları arasında kurulan ilişkiye dayanır.

Beyne Dayalı Öğrenme:

Beyne dayalı öğrenmede eğitimciler Öğrencilerin takım içinde çalışarak öğrenmelerine izin vermelidir. Onları okul ortamının dışına çıkarıp, problemleri yaşayarak öğrenmelerini sağlamalıdır. Öğrencilerin kendi öğrenme stillerini yaratacağı ortamları oluşturmalıdırlar.

Bu kuramın uygulanabilmesi için;

1- Öğretmenler interaktif karmaşık deneyimler içinde öğrenenlere atılım yapmalılar.

2- Öğrencilerin kişisel anlayış müdahalesine sahip olmaları gereklidir. Tetikleme halini istemesi için öğrenci önce aklını mücadeleye teşvik etmelidir.

3- Bir problem hakkında bir öğrencinin öğrenme kazanması istendiğinde, ona yakınlaşması ve genel içinde öğrenmesi için farklı yönlerde, yoğun analizler yapması gerekir.

A- QUANTUM ÖĞRENME

Öğrencilere öğrenmeyi öğretme stratejisinden oluşmaktadır.

Stratejinin bir kısmı şöyledir:

1- Öğrenmeyi tekrar etme, 2- Aktif Öğrenme,

3- Not Alma Teknikleri, 4- Uygun Yazma Teknikleri,

5- Hafıza Geliştirme Stratejileri, 6- Mantıklı / Yaratıcı düşünme

E- YAŞAM BOYU ÖĞRENME

Eğitimin yaşam boyu devam eden bir süreç olması kabul görmektedir. Yaşam boyu öğrenmenin üç özelliği; süreklilik, yaratıcılık, öğrenmedir. Yaşam boyu öğrenmeye göre program geliştirme çalışmaları ?yeterliliğe dayalı? dır.

H- YANSITICI DÜŞÜNCE

Gelecekte daha iyi kararlar vermeye çalışırken geçmişteki kararların başarılarını değerlendirmelidir. John Dewey?in ?Toplumun en önemli gereksinimi, öğrencilerin okulda öğrendiklerini yaşama yansıtmayı öğrenmeleridir? görüşü yansıtmacı düşünceyi açıklar.

İ-KURAMCILIK-BİLGİYİ YAPILANDIRMA (yapılandırmacılık)

Öğretimden çok öğrenme ve bilgiyle ilgili bir kuramdır. Bilginin transferi ve yeniden yapılandırılması söz konusudur.

Temel Özellikleri : -İlgi uyandıran sorunlar, - Temel kavramlar etrafında öğrenme, - Öğrencilerin görüş açıları ve öngörülerine göre öğretim programı, - öğrenme süreci bağlamında öğrenmeleri değerlendirme.

SINIF YÖNETİMİ

SINIF YÖNETİMİNİN ÖZELLİKLERİ

Sınıf yönetimi, öğrencilerin öğrenmelerine sağlayacak bir sınıf ortamı oluşturulması olarak özetlenebilir. Öğrencilerin öğrenmelerini kolaylaştırmak için, fiziki ortamın iyi düzenlenmesi, programların uygulanabileceği sınıf ortamının yaratılması, sınıf içi ilişkilerin düzenlenmesi, zamanın etkili kullanılması, öğrencide davranış geliştirme ve düzenlemenin yapılması konuları sınıf yönetimi ile ilgilidir. Bu bağlamda sınıf yönetimi, eğitim programı ve öğretim planı, etkinlikler, öğretim stratejisi, yöntemi ve tekniği, zaman, mekan, teknoloji, öğretmen-öğrenci ve öğrenci-öğrenci arasında eşgüdüm sağlayarak, öğrenmeye elverişli bir ortam ve düzenin sağlanması ve bu düzenin sürdürülmesidir.

Sınıf; eğitim-öğretim etkinliklerinin gerçekleştirildiği yaşam alanıdır. Sınıf yönetimi genel olarak belirlenen eğitim amaçlarının gerçekleştirilmesi için planlama, örgütleme, uygulama ve değerlendirme işlevlerine ilişkin ilke, kavram, kuram, model ve tekniklerin sistematik ve bilinçli olarak uygulanmasıyla ilgili etkinliklerin bütünüdür. Öğretmen sınıf yönetiminin en önemli öğesidir. Sınıf yönetiminin en önemli işlevi etkili öğrenme-öğretme ortamını oluşturmaktır.

SORU: Aşağıdakilerden hangisi sınıf yönetiminin temel işlevlerinden biridir?

A) Derse ayrılan zamanın daha çoğunu öğretime harcamak,

B) Öğrenme sürecini daha etkili ve verimli hale getirmek, (2004 KPSS)

C) Sınıf içinde düzenli bir ortam oluşturmak,

D) Beklenen türden davranışların pekiştirilmesini sağlamak

E) İyi çalışma alışkanlığına sahip öğrencilerin haksızlığa uğramasını engellemek.

SINIF YÖNETİMİNİN BOYUTLARI

Sınıfın Fizik Düzenlenmesi : Öğrencilerin oturma düzeni, sınıfın genişliği, ısı, ışık, renk düzenlemeler.

Sınıf Kuralları ve İlişkilerinin Düzenlenmesi : Öğretmenin ve öğrencinin katılımı ile sınıfın kurallarının belirlenmesi ve öğrenci-öğretmen, öğrenci-öğrenci ilişkilerinin belirlenmesi.

Öğrencinin Benlik Kavramının Güçlendirilmesi : Öğrencinin akademik, duygusal, sosyal ve fiziksel benlik algısını güçlendiren etkenlerdir.

Öğretme-Öğrenme Zamanını Düzenleme : Etkili öğretimi sağlamada zamanı düzenleme.

Sınıfın İklimini Oluşturma : Etkili öğrenmeyi sağlamada ve istenilen davranışların kazandırılması stratejileri istenmeyen davranışları önleme stratejileri.

Sınıf yönetimi yaklaşımları geleneksel ve çağdaş olarak iki başlık altında incelenebilir.

Geleneksel Yaklaşım

Merkezde öğretmen vardır. İletişim öğretmenden öğrenciye doğrudur. Sınıf içi kurallar katıdır ve genelde öğretmen tarafından belirlenir. Bu yaklaşımın en önemli sınırlılığı öğrencide meydana gelecek davranış bozukluklarıdır. Bunun nedeni ise kendini ifade edemeyen bireylerin davranış bozukluğu göstermesi gerçeğidir.

Çağdaş Yaklaşım

Merkezde öğrenci vardır. Geleneksel yaklaşımdaki otoriter anlayış yerini etkileşime bırakmıştır. Esnek ve katılımcı bir şekilde yapılandırılmıştır. Öğrencinin duyuşsal, zihinsel ve düşünsel gelişimlerine hizmet eden bir yaklaşımdır. Sınıfta yapılacak etkinlikler , uyulması gereken kurallar demokratik olarak tüm sınıfın katılımıyla belirlenir. Böylelikle de bireyin kendi planladığı etkinliklere katılma, kendi koyduğu kurallara uyma eğiliminden dolayı daha fazla verim elde edilir. Çağdaş sınıf yönetimi anlayışında öğretmen davranışlarıyla model olur.

SORU : Sınıftaki öğrencilerin birbirleriyle ilişkilerini ve etkileşim biçimlerini değerlendirmek isteyen bir sınıf rehber öğretmeninin aşağıdaki tekniklerden hangisini kullanması gerekir?

A) Problem tarama listesi

B) Psikodrama

C) Anket

D) Sosyometri (2006 KPSS)

E) Vaka incelemesi

SINIF YÖNETİM MODELLERİ

GELENEKSEL

GELENEKSEL YAKLAŞIM

- Öğretmen sınıfın kurallarını koyar ve öğrencinin kuralları mutlak kabulü gerekir.

- Öğretmenin bilgiyi aktardığı, öğrencinin olduğu gibi kabullendiği öğretim durumudur.

- Öğrenciler bilgileri sorgulamadan kabullenir ve ezberler.

TEPKİSEL

- Sonuç-tepki ilişkisi vardır,

- Düzen ödül-ceza türü etkinliklerle sağlanır.

-İstenmeyen davranışa karşı tepki, istenen davranışa karşı övgü söz konusudur.

- İstenmeyen davranışın ortadan kalkması için ceza, daha çağdaş bir anlayışla olumlu ve olumsuz pekiştirece başvurulur. Örneğin sınıfta sürekli uyumsuz davranışlar gösteren öğrenciye her defasında sözlü uyarıda bulunulur.

- Çok sık kullanılması öğretmenin sınıf yönetimindeki yetersizliğini gösterir.

ÖNLEYİCİ

(Önlemsel)

-Geleceği kestirme, istenmeyen davranışı ve sonucu olmadan önlemeye yönelimdir. Kopya çekmesi olası ve yan yana oturan iki öğrencinin arasına çanta koyan ya da öğrencilerin yerlerini değiştiren bir öğretmen önlemsel modele uygun bir yöntem sergilemektedir. Model iyi çalışırsa, istenmeyen davranışın görülme sıklığında düşme ve yok olma durumu söz konusu olabilir. Buna bağlı olarak da tepkisel modele ihtiyaç olmayacaktır.

- Sorun yaşanmaması için her türlü önlem alınır, gruba yönelik etkinlikleri içerir.

- Dikkati konuya çekmek için sık sık öykü anlatma, konuşan çocukları ayırma ..

ÇAĞDAŞ

GELİŞİMSEL

-Öğrencilerin gelişimsel özelliklerini dikkate alarak uygulamaların gerçekleştirilmesini esas alır. Bu modelde öğrencilerin fiziksel, duygusal, zihinsel ve toplumsal gelişim düzeylerinin dikkate alınması gerekir. Bir uygulamaya geçmeden önce öğrencilerin hazır hale getirilmesi önemlidir.

BÜTÜNSEL

(Sistem )

-Sınıf yönetimini etkileyen tüm öğelerin birlikte ele alınmasını öngörür. Öğrencilerin gelişim özellikleri dikkate alınarak, önlem alınması gereken yerde önlem almayı, tepki gösterilmesi gereken yerde tepki göstermeyi gerektirir.

- Önlemsel sınıf yönetimine öncelik verilir. Gruba önem verdiği kadar bireye de önem verir.

SORU : Hümanistik yaklaşımı benimsemiş ve empatik dil kullanan bir öğretmenin çok çalıştığı halde sınavlarda başarısız olan bir öğrencisine aşağıdakilerden hangisini söylemesi beklenir?

A) Bir dahaki sefere daha dikkatli olmalısın,

B) Olan olmuş, boş yere üzülmenin faydası yok,

C) Çok çalıştığından emin olduğun için üzgünsün, (2006 KPSS)

D) Keşke biraz daha dikkatli davransaydın,

E) Nasılsa başka sınavlar da var.

SINIF YÖNETİMİNİN TEMEL İLKELERİ

Ø Sınıf Yönteminin amacı sınıfta etkili öğretme ve öğrenme ortamının sağlanmasıdır.

Ø Sınıf yönetimi, sınıfta etkili öğrenmeyi sağlayacak öğretim planı, öğrenme ilkeleri, eğitim araçları, olumlu davranışlar, zaman ve diğer kaynakların eşgüdümünü sağlama sürecidir.

Ø Öğretmen öğretim sürecini planlamada aşağıdaki basamaklara dikkat etmelidir :

* Öğrencilerin önkoşul bilgilere sahip olma ve hazırbulunuşluk düzeyini belirleme

* Öğrencilerin önkoşul bilgilerinde ve hazırbulunuşluk düzeylerinde eksiklikler ve farklılıklar varsa, bunları tamamlayıcı öğretim etkinliklerinde bulunma.

Ø Bir sınıfta hazırbulunuşluk düzeyi ve öğrenme düzeyi farklı öğrenci varsa, öğretim sürecini planlamada, her öğrenciye göre etkinlik (program) hazırlanmalı ve uygulanmalıdır.

Ø - Öğretim sınıfiçi öğretim etkinliklerini (öğretme sürecini ) düzenlemede; öğrenciler arasında bireysel farklılıklar varsa ya da sınıftaki öğrencilerin bilgi, beceri ve davranış düzeyleri arasında önemli farklılıklar görülüyorsa, çeşitli yöntem ve teknikler kullanılmalıdır.

Ø Bir sınıftaki tüm öğrenciler ilgi ve yeteneklerine göre görev ve sorumluluklar alarak öğrenme-öğretme sürecinde aktif olurlarsa, öncelikle sınıftaki disiplin problemleri azalır (ortadan kalkar).

Ø Bir sınıftaki disiplin problemleri azalmış ya da görülmüyorsa, o sınıftaki bütün öğrenciler öğrenme öğretme sürecinde aktif durumdadır.

Ø Sınıfta bir problem durumunda öğretmen öncelikle problemin kaynağını ve niteliğini belirlemeye çalışmalıdır.

Ø Öğrencilerde öğrenme güdüsünün yüksek olmasının işaretleri vardır. Bunlar, öğrenmeye istekli olma, öğrenmeye öncelik verme, konunun önemini anlama ve konunun nerede, ne zaman işine yarayacağını anlama risk alma, öğrenmeden haz alma davranışlarıdır.

Ø Bir sınıfta yapılan öğretimin etkinliğini arttırmada öğrenme düzeyi farklı öğrencilerin bulunması durumunda yapılması gerekenler şunlardır:

* Öğrencilerin hazırbulunuşluk düzeylerine dikkat etme,

* Öğrencilerin öğrenme stillerine uygun davranma,

* Öğrencilerin ilgi ve isteklerine (kapasitelerine) uygun etkinlikler yaptırma,

* Derste yada ders dışında ikili ya da grupla (farklı düzey grupları) çalışmaya yöneltme

* Farklı öğretim etkinliklerini sağlama

* Ek öğretim hizmetlerini verme

> Sınıfta oturma düzeni, öğrencilerin birbirini rahat görebileceği ve öğretmen öğrenci, öğrenci-öğrenci etkileşiminin yoğun olacağı etkileşimi sağlayacak düzeyde olmalıdır.

Ø Öğretmen mesajını etkili iletmek ve anlatımı etkili düzeye getirmek için beden dilini (jest, mimik, hareketlilik vb.) kullanmalıdır.

Sınıf Yönetimini Etkileyen Değişkenler

En önemli iki değişken öğretmen ve öğrenci davranışlarıdır. Öğretmenin ve öğrencinin yanı sıra, ortam, program, yöntemler, okul, aile, yakın ve uzak çevre, sınıftaki davranışları ve bunların yönetimini etkilemektedir.

Öğretmen ve Öğrenci Değişkeni

Öğretmen sınıf içinde geleceği ilişkin davranış tiplemesini ve öğrencilerden beklentisini başlangıçtan itibaren ve kararlılıkla ortaya koymalıdır. Öğretmen bu davranışların yerleşmesi için tutarlı davranışlar (önce kendisi) sergilemeli, esnek olmalı ve kurallara uymalıdır. Öğretmenin ortak kural belirleme çalışması için en uygun zaman okulun ilk günleridir.

Kurallar (amaçlara dönük kararlar dizisi) belirlenirken amaca dönük olması kadar, uygulanabilir olması gerekir. Sınıfta uyulması gereken kuralların belirlenmesinde öğretmen,öğrencilerin de görüşlerini almalıdır.

Sınıf İçi Kurallar Belirlenirken Üç Temel Prensip

1- Kural ifadeleri olumsuz değil olumlu olmalıdır.

2- Kurallar nesnel ve belirli olmalıdır (yoruma açık olamamalı)

3- Uygulanabilir olmalıdır.

SORU : Sınıfta sürekli olarak üzgün ve huzursuz görünen bir öğrenciye yardım etmek için öğretmenin aşağıdakilerden hangisini yapması en uygun olur ?

A)Ders sırasında, üzüntüsünün nedenini sormak,

B)Doktora gitmesi gerektiğini söylemek,

C)Anne-babasını görüşmeye çağırmak,

D)Rehberlik ve psikolojik danışma uzmanıyla görüşmesini sağlamak, ( 2006 KPSS)

E)Öğrencinin yakın arkadaşlarından onun hakkında bilgi almak.

SORU : Sınıf içinde karşılaşılan bir probleme çözüm bulunabilmesi öncelikle aşağıdakilerden hangisinin tam ve doğru olarak yapılmasına bağlıdır?

A) Problem çözüm yollarının tartışılması

B) Probleme ilişkin bilgi ve bulguların toplanması (2006 KPSS)

C) Problemlerin yarattığı olumsuz etkilerin azaltılması

D) Problemin çevresel etkilerinin sınırlandırılması

E) Benzer problemlerin çözümlerinin örnek alınması

Öğretmen sınıf içi kuralları belirlerken aşağıdaki noktalara dikkat etmelidir.

Ø Kurallar belirlenirken, öğrencilerin görüşleri alınmalıdır.

Ø Kural sayısı çok fazla olmamalıdır.

Ø Kurallar öğrencilerin anlayacağı, açık ve anlaşılır bir dille ifade edilmelidir.

Ø Öğrencilere belirlenen kuralların önemi ve yararları anlatılmalıdır.

Ø Kurallar öğrencilerin görebileceği bir yere asılmalıdır.

SORU: Sınıf kuralları belirlenirken dikkat edilmesi gereken noktalardan biri aşağıdakilerden hangisidir?

A) Kurallara uymayanlara verilecek cezaların önceden belirlenmesi,

B) Kuralların öğrenciler tarafından önceden belirlenmesi,

C) Kuralların kesin ve değişmez olması,

D) Kuralların öğrencilerin katılımıyla belirlenmesi (2002 KPSS)

E) Kuralların öğretmen tarafından belirlenmesi

SINIF YÖNETİMİ VE İLETİŞİM

Öğretmen-öğrenci etkileşiminde, öğrenciler, öğretmenin sevecen ve güven duyulan yapısından ve davranışlarından etkilenir. Öğretmen-öğrenci ilişkilerinde sağlıklı ve çift yönlü bir iletişim kurulmalıdır. İletişim, öğretmenden öğrenciye, öğrenciden öğretmene, öğrenciden öğrenciye, çevreden öğretmene ve öğrenciye olabilir.

İletişim bireyler arasında bilgi, düşünce ve duyguların karşılıklı olarak iletilmesini sağlayan bir etkileşim sürecidir. İletişim duygu ve anlamların paylaşılması sürecidir. Eğitimde iletişim gerek bilgilerin gerekse duyguların paylaşım sürecindeki öğretmen-öğrenci, öğrenci-öğrenci ilişkilerini kapsar. Sağlıklı ve etkili iletişim sürecinin sonucunda eğitim hedeflerinin gerçekleşmesi mümkün olur.

İLETİŞİM TÜRLERİ

1- Sözlü İletişim : Söylenenler ve söylenenler ile ilgili ses tonu, vurgular, telaffuz ve hız sözlü iletişimi oluşturur.

2- Sözsüz İletişim : Beden duruşu, jestler (baş sallama, kolları açma, kızgınlık, gerginlik, rahatlık), göz teması dokunma, görüş ve kıyafetler.

ÖĞRETİM SÜRECİNDE BAZI İLETİŞİM BECERİLERİ

IV- Edilgin Dinleme (Sessizlik ) : Öğrencinin söylediklerini sessizce dinleme.

V- Etkin Dinleme : Öğrenciyi anladığını ifade eden tepkiler verme.

VI- Sözsüz İletişim Tekniklerini Etkili Kullanma : Beden dili.

VII- Sözlü İletişim Tekniklerini Etkili Kullanma : Dil, ses tonu, vurgular ve telaffuz.

VIII- İletişim Engellerinden Kaçınma : Emir vermek, yönlendirmek, uyarmak, ahlak dersi vermek, çözüm önerisinde bulunmak, öğüt vermek, yargılamak, eleştirmek, suçlamak, ad takmak, alay etmek.

IX- ?Ben? Dilini Kullanma :

X- Öz Saygı Geliştirici Dil : Öğrenciyi suçlamadan istenmeyen bir davranışı ifade etme.

XI- Olumlu ? Olumsuz Dil :

SORU : Aşağıdaki öğretmen ifadelerinden hangisi iletişim engeli içermemektedir?

F) Ödevini bir an önce bitirmesen kötü olur,

G) Bu dersi başarman için bir fırın ekmek yemen lazım,

H) Bu dersteki durumunla ilgili konuşmak ister misin? (2006 KPSS)

İ) Sorumluluklarını yerine getirmen gerektiğini biliyor musun?

J) Niye bu dersi başaramıyorsun, anlayamıyorum.

Öğrenme ? öğretme sürecindeki kaynak (gönderici-verici) öğretmen, ileti (mesaj) içerik, kanal öğretim yolu, alıcı öğrenci, dönüt geri bildirimdir. Sınıf ortamında iletişimin sağlıklı olabilmesi için en önemli nokta mesajın açık, net ve anlaşılır olmasıdır. Buna bağlık olarak öğretmen, yargılayıcı olmayan, esnek, düzgün, anlaşılır, seviyeye uygun ve betimsel bir dil kullanmalıdır. Sen dili yerine ben dili tercih edilmelidir. (Kurallara uyulmadığı zaman üzülüyorum).

İletişimde öğretmen, öğrenciyle iletişime girerken zaman zaman sessizce dinlemeli ve bu davranışıyla öğrenciyi kabul ettiğini göstermelidir. Bireyi kabul ettiğini hissettirerek kendisiyle daha fazla paylaşımda bulunmasını sağlamak için sessizlik güçlü bir sözsüz ileti olarak kullanılabilir. Hep konuşan öğretmen olursa karşıdaki öğrencinin duygularını ifade etme özgürlüğü kısıtlanmış olur. Bundan sonraki aşamada ise öğrenciyi kabul ettiğini gösteren, öğrenciyi anlamaya yardımcı olan aktif dinleme biçimidir. Bu biçimde yargılama ve analize yer yoktur. Aktif dinleme öğrencinin söylediğini ya da söylemek istediğini öğretmenin kendi kelimeleriyle öğrenciye geri iletme biçiminde kullanılır.

Sınıf Ortamında Öğretmenin Kaçınması Gereken İletişim Engellerinden Bazıları

Öğüt Vermek : Şöyle yapma, böyle yap.

Yargılamak : Sen zaten hep kolaya kaçarsın.

Eleştirmek : Çocuk gibi davranıyorsun.

Ad vermek : Geri zekalı, aptal .

Suçluyu bulmaya çalışmak : Hanginiz önce söyledi?

Tanı Koymak : Ben senin aslında neden böyle yaptığını biliyorum.

Teşhis Koymak : Aslında sen öyle demek istemiyorsun.

Peşin hüküm vermek : Aslında senin derdin başka.

Konuyu değiştirmek : Başka şeylerden konuşalım.

SINIFTA ETKİLEŞİM VE OTURMA DÜZENİ

Sınıfta etkin ve katılımcı bir ortamın oluşturulmasında öğretmenlerin ve öğrencilerin tüm iletişimlere açık alması gerekir. Bunun için hazırlanacak ortamda öğretmen-öğrenci ve öğrenci-öğrenci etkileşiminin sağlanacağı düzenlemeler yapılmalıdır. Sınıf oturma düzenleri :

1- U Düzeni Yerleşim Biçimi

2- Küme (Ekip ) Çalışması Yerleşim Biçimi

3- Daire Yerleşim Biçimi

4- Proje (özel çalışma grupları) Yerleşim Biçimi

ÖĞRETİM ARAÇ VE GEREÇLERİ

Öğretim Materyali : Eğitim öğretimde kullanılan araç-gereçlerin tümüdür.

Eğitim Ortamı : Eğitsel iletişim ve etkileşimin yer aldığı, öğrencilerin etkileşimde bulunduğu ve eğitim etkinliklerinin meydana geldiği çevredir.

Öğretim Aracı : Kaynakla alıcı arasında bilgi taşıyan, mekanik veya elektronik, yazılı-çizili tüm materyalleri kapsar.

Öğretim Gereci : Daha çok basılı ve yazılı öğretme-öğrenme ortamı anlamında, ucuz, geçici nitelikte ve yaşantı içeriğinin yapı ve düzeninin ifade eder.

Okul sağladığı eğitim ortamında öğrencinin eğitim amaçları ile belirlenmiş davranışlara sahip olma sürecini yönlendirir. 1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu?nun 43. maddesinde de; ?Öğretmenlik, Devletin eğitim, öğretim ve bunlarla ilgili yönetim görevlerini üzerine alan özel bir ihtisas mesleğidir? tanımı yapılmaktadır.

Öğretim materyalleriyle öğrenme, hem daha çabuk olmakta hem de öğrenilenler daha uzun süre hatırda kalmakta olduğu kabul edilmektedir. Öğretmenin uygun ders araç gereci seçmesi öğretimin niteliğini arttıracağı tartışma götürmez. Daha etkili ve kalıcı öğrenmeler gerçekleştirmek amacıyla araç-gereç kullanımı gerekmektedir. Yalnız duygusal bir etkileşim yapan kelimeler, görme ve işitme araçlarının kullanılmasıyla anlam bakımından daha da kesinlik kazanırlar.

Öğretmen, öğretime yapacağı katkıları dikkate alarak dersini planlarken uygun öğretim araçları kullanmayı da planlamalıdır. Bunun için öğretmenin, sınıfta kullanılacak görsel-işitsel ve diğer basılı kaynakları tanıması ve dersinin amaçları doğrultusunda seçenek kullanması gerekir. Öğretim araçları kaynak ile alıcı arasında bilgi taşıyan, her tür mekanik ya da elektronik yazılı ya da çizili tüm materyalleri kapsar. Materyallerin seçimi, uygun kullanımı planlı ve seçilen hedeflerle birlikte değerlendirilmesi önem taşır. Öğretim araçlarının öğretme-öğrenme sürecinde iyi planlanarak etkin kullanımı halinde, öğrenciyi motive ettiği, ona bilgi sağladığı ve öğretimi gerçekleştirdiği konusunda alan uzmanları birleşmektedir.

SORU: Araç-gereçlerin öğrenme-öğretme sürecinde kullanılmasının temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Öğrenci katılımını sağlamak

B) Sınıfta işbirliğini geliştirmek

C) Etkili ve kalıcı öğrenme sağlamak (2001 KPSS)

D) Dersi eğlenceli kılmak

E) Sözden ekonomi sağlamak

Öğretim materyallerinin kullanılması ne denli önemli ise bu araç gereçlerin seçimi de o denli önemlidir. Doğru materyalin doğru derste ve konuda kullanılması nitelikli eğitim ortamının oluşturulması açısından önem taşımaktadır. Öğretmenlerin sahip olduğu ya da olabileceği ve öğretim sürecinde yaygın olarak kullanılan araçlar göze hitap eden araçlar, kulağa hitap eden araçlar, göze ve kulağa hitap eden araçlardır. Bu sınıflamaya giren araç-gereçler ise:

2- Göze Hitap Eden Araçlar

F) Sınıf Tahtası

G) Çok amaçlı tahtalar

H) Teşhir tahtaları

İ) Grafik materyalleri

J) Hareketsiz resimler

K) Büyük boy bloknotlar

L) Harita ve küreler

M) Gerçek obje ve nesneler

N) Modeller ve örnekler

O) Sergiler

P) Tepegöz, Film Şeridi, Slayt ve projektör.

3- Kulağa Hitap Eden Araçlar

b) Plak ve plak çalar,

c) Kaset ve kaset çalar,

d) CD ve CD çalar.

4- Göze ve Kulağa Hitap Eden Araçlar

a) Multimedya (iletişim araçlarının birlikte kullanılması), öğretim paketleri, öğrenme merkezleri, ses-slayt bileşeni, etkileşimli video

b) Film ve videolar

c) Elektronik Dağıtım sistemleri

d) VCD

e) Bilgisayar Temline Dayalı Öğretim Araçları

Kitaplar ve Teksirler : Ders kitapları, kaynak materyaller, yardımcı kitaplar, teksir edilmiş materyaller. Öğretim araçları dersin hedeflerine ulaşılmasını kolaylaştırma iş görüsü nedeniyle öğretmen tarafından seçilir ve kullanılır. Hangi aracın seçileceğine karar verecek olan öğretmen, öğrencinin yaşını ve diğer özelliklerini, öğretime ayrılan süreyi, sınıfın ve okulların koşullarını göz ardı etmemelidir.

Öğretim Araçları ile Desteklenen Bir Dersin Yararları :

· Öğretim daha ilgi çekici hale gelir.

· Öğretim için gerekli olan süre kısalır.

· Öğretimin niteliği yükselir. (Öğrenmeler etkili ve kalıcı olur).

· Öğrencilerin öğrendikleri konulara ve öğrenme süresine yönelik olumlu tutumları artabilir.

Araç-Gereçlerin Öğrenme Sürecindeki Önemi :

1- Araç-gereçler ilgiyi uyarırlar.

2- Araç gereçler zamandan tasarruf sağlarlar.

3- Güvenli gözlem yapma olanağı sağlarlar.

4- Ders öğretim sürecinde birbiriyle tutarlı içeriğin sunulmasını sağlarlar.

5- Öğrencilerin bireysel ihtiyaçlarını karşılamasını sağlarlar.

6- Tekrar tekrar kullanılabilirler.

7- İçeriği basitleştirerek anlaşılmasını kolaylaştırırlar.

8- Soyut kavramları ve konuları somutlaştırırlar.

ÖĞRETMEN (ÖĞRETMEN NİTELİKLERİ)

Eğitimdeki değişiklikler, yeni yönelimler ve yaklaşımlar öğretmende bulunması gereken nitelikleri / yeterlikleri değiştirmiştir. Okulun işlevi ile birlikte, öğrenciye kazandırılması beklenen nitelikler, öğretme-öğrenme süreci, öğretmenlerin görev ve sorumlulukları da değişmiştir. Daha önceki dönemde öğretmen bilgiye sahip olan ve onu aktaran kişi olarak görülmekteyken, bilginin elde edilmesinde ve kullanılmasında yaşanan teknolojik gelişmeler, öğretmenin sınıf içindeki rolünü de değiştirmiştir. Bu gelişmelere paralel olarak bireyin, topluma yararlı olabilmesi için kazanması gereken davranışlar katlanarak artmakta, tüm teknolojik kolaylıklara rağmen, insan bir yol göstericiye çok daha fazla ihtiyaç duymaktadır. Öğretmenden beklenen, bilgiyi depolayan ve onu öğrenciye sunan kaynak olmaktan çok öğrenciyi bilgiye yönlendiren kişi olmalıdır. Bu anlayışla öğretmenin sahip olması gereken yeterlikler ve öğretmenin öğretim ortamında olması gereken etkililiği ve sorumluluğu daha da artmaktadır. Öğretmenlerin kendi konu alanları ile bilgileri çok iyi bilmeleri, öğrencilerinin öğrenmelerini kolaylaştırıcı olmaları, etkili bir öğretici olmaları, grup çalışmalarını organize etmeleri beklenmektedir. Öğretmenler öğretme etkinliklerine ve öğrencilerin psikolojik dengelerine, sosyal etkileşimlerine, cinsel eğitimlerine, kültürel eğitimlerine dikkat etmek zorundadırlar. Ülke kalkınmasında önemli bir yere sahip olduğu görülen öğretmenlerin temel görevi, her bireyin gereksinimlerini dikkate alarak, ulusal ve evrensel değerleri benimseyen ve sorunlara çözüm üreten, programlarda belirlenen amaçları sergileyen, öğrenmeyi öğrenen bireyleri yetiştirmektir.

Öğretmen nitelikleri, literatürde öğretmen yeterliliği, öğretmen kalitesi, öğretmenlik standartları gibi farklı isimlerle yer almaktadır. Türkiye?de öğretmen niteliklerinin belirlenmesine ilişkin olarak MEB Öğretmen Yetiştirme ve Eğitimi Genel Müdürlüğü tarafından, 1998 yılında ?Öğretmen yeterlikleri? isimli bir çalışma yapmıştır. Bu çalışmada öğretmen nitelikleri, yeterlilik alanları olarak ifade edilmiş ve bu alanlar 1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanununa uygun olarak genel kültür, özel alan ve öğretme-öğrenme yeterlilikleri olarak ele alınmıştır. Eğitme-öğretme yeterlikleri olarak isimlendirilen öğretmenlik meslek bilgisine ilişkin nitelikler, öğrenciyi tanıma, öğretimi planlama, materyal geliştirme, öğretim yapma, öğretimi yönetme, başarıyı ölçme ve değerlendirme, rehberlik yapma, temel becerileri geliştirme, özel eğitime ihtiyaç duyan öğrencilere hizmet verme, yetişkinleri eğitme, ders dışı etkinliklerde bulunma, kendini geliştirme, okulu geliştirme, okul-çevre ilişkilerini geliştirme başlıkları altında sıralanmıştır.

1739 Sayılı ME Temel Kanununda Öğretmenlik meslek tanımı: ?Devletin eğitim ve öğretim ve bunlarla ilgili yönetim görevlerini üzerine alan özel bir ihtisas mesleğidir?. Öğretmen öğrenme- öğretme etkinliklerini kılavuzlayan kişidir. Öğrenmeye rehberlik eder ve öğretmeyi sürdürür. Eğitim öğretim sürecinin vazgeçilmez öğesidir.

ÖĞRETMENİN ÖZELLİKLERİ :

1 Kişisel Özellikleri

* Mesleğini seven, * iletişim becerisine sahip, * Değerleri güçlü, * Önyargısız, * Hoşgörülü,

* Gelişmeye Açık * Bireysel ve ekiple çalışabilen, * Rehber ve yönlendirici

* Kendisini gerçekleştirmiş, * Güven Verici

2 Mesleki Özellikleri

Öğretmenlik mesleğinin gerektirdiği bilgi, beceri ve performanslardan oluşan özelliklerdir. Bu özellikleri 1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu Şöyle açıklar:

1-KONU ALANI BİLGİSİ : Öğretmen uzmanı olduğu disiplin alanına ilişkin bilgi birikimine sahip olmalıdır. Alan bilgisi öğretmenlik mesleğinin temelini oluşturur. Burada yetersizlik görülürse öğretmenin kullandığı yöntem ve materyal istenilen sonuca götürmez.

2- ÖĞRETMENLİK MESLEK BİLGİSİ : Konu alanı bilgisi öğretmenin alanında yeterli olduğunu gösterir. Ancak önemli olan öğretmenin bildiği bilgiyi başkalarına aktarabilme yollarında ve klavuzluk yapmada yeterli olmasıdır. Bu yeterliliğe mesleki formasyon da denir. Bu alana giren beceriler ;

* Öğretimi planlama-uygulama, * Sınıf yönetimi, * İletişim becerileri,

* Öğretim strateji, yöntem ve tekniklerini uygulama becerisi, * Öğretimde materyal kullanma

* Ölçme araçları kullanma, geliştirme ve araştırma.

ÖĞRETMEN NİTELİKLERİ

ÖZEL ALAN BİLGİSİ GENEL KÜLTÜR

MESLEK BİLGİSİ (PEDEGOJİK FORMASYON /

EĞİTME-ÖĞRETME BİLGİSİ)

Öğretim etkinliklerini planlama, Öğretim yöntem ve tekniklerinden yararlanma, etkili iletişim kurma,

sınıfı yönetme, zamanı etkili kullanma, öğrenmeleri değerlendirme, rehberlik vb.

SORU: Aşağıdakilerden hangisinde Milli Eğitim Temel Kanunu?na göre öğretmenlik formasyonunu oluşturan üç temel boyut birlikte verilmiştir?

A) Genel kültür, alan bilgisi ve öğretmenlik meslek bilgisi (2001 KPSS)

B) Genel kültür, öğretmenlik meslek bilgisi ve özel yetenek

C) Genel kültür, alan bilgisi ve eğitim felsefesi

D) Genel kültür, öğretmenlik meslek bilgisi ve yabancı dil

E) Alan bilgisi, öğretmenlik meslek bilgisi ve psikoloji bilgisi.

3- GENEL KÜLTÜR ? GENEL YETENEK : Eğitimin sosyal, kültürel, ekonomik ve bireysel işlevlerini geliştirmede öğretmenlik mesleğinin gerektirdiği genel kültür bilgisi, genel tarih, vatandaşlık bilgisi, genel coğrafya, temel matematik, uygarlık bilgisi gibi alanlara ilişkin bilgi birikiminden oluşur.

SINIF YÖNETİMİNDE ÖĞRETMENİN ROLÜ VE GÖREVLERİ

Sınıf yönetiminde öğretmenin en önemli görevi öğrencilere öğretimin hedef-davranışlarını kazandırmaktır. Öğretmenin sınıf yönetimine ilişkin başlıca görevleri şunlardır:

· Öğretimin hedef-davranışlarını gerçekleştirme,

· İstenilen davranışları sağlayacak öğretme-öğrenme ortamını oluşturma

· Sınıfın fiziksel düzenlemesini oluşturma

· Etkili öğretimi sağlama

· Öğretim planlarını yapma

· Sınıfta olumlu eğitim iklimi oluşturma

· Sınıf içi etkileşimi sağlama

· Öğretim zamanını etkili kullanma

· Uygun materyaller kullanma

· Öğretimi engelleyici unsurları ortadan kaldırma,

· Öğrencilerin özgüvenini ve benlik kavramını güçlendirme,

· Eğitimsel / öğretimsel liderlik yapma.

Öğretmenin Eğitim / Öğretim Lideri Olarak Görevleri

XII- Güven verici ortam oluşturma

XIII- Olumlu davranışları yaparak örnek olma

XIV- Uygun öğrenme çevresi oluşturma ve yapılandırma,

XV- Öğrenmeyi güdüleme,

XVI- Öğrencilerin başarı düzeylerini yükseltme

XVII- Öğrenci merkezli öğretim yöntemlerini uygulama

XVIII- Öğrencilerle etkileşime açık alma,

XIX- Öğrenciler arasında işbirlikçi çalışma tekniklerini geliştirme

XX- İletişim becerilerini geliştirme

XXI- Öğrencilerin özgüvenini geliştirme.

SORU : Sınıf içinde istenmeyen bir davranış ortaya çıktığında öğretmen yumuşak bir tarzla öğrenciyi uyarabilir.

Öğretmen öğrenciyi uyarırken nasıl bir tutum sergilerse öğrenci olumsuz yönde etkilenir?

A) Yargılayıcı ve suçlayıcı (2005 KPSS)

B) Yönlendirici ve rehberlik edici

C) Hatırlatıcı ve kuralcı

D) Esnek ve yapıcı

E) Eleştirel ve tutarlı

ÖĞRENCİ DAVRANIŞLARINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER

1- Okul Dışı Çevreden Kaynaklanan Faktörler :

Ø Aile,

Ø TV yayını

Ø Arkadaş (akran) grupları

Ø Ekonomik ve sosyal kuruluşlar

Ø Toplumun kültürel mirası.

2- Okul İçi Çevreden Kaynaklanan Faktörler :

· Öğretmenin kişiliği ve yaklaşımları

· Öğretim programları

· Öğretme-öğrenme süreçleri

· Sınıf içi arkadaşlıklar

· Öğrenci etkileşimi

Öğrencilerin kişiliğinin geliştiği 0-6 yaş dönemleri ile kimlik kazanma dönemi olan grin ve ergenlik dönemlerinde ailenin yapısı ( demokratik, serbestçi, otoriter, mükemmeliyetçi vb.) kişilik üzerinde son derece önemli bir yere sahiptir. Bu nedenle öğrencilerin kişilik gelişimlerini ve olumlu davranış kazanmalarını desteklemede dikkat edilmesi gereken başlıca faktörler aşağıda sıralanmıştır.:

Ø Aile ortamının demokratik olması, kararlara çocuğun da katılabileceği ve temel kişilik özelliklerinin destekleneceği ortamlar oluşturulmalıdır,

Ø Anne-baba davranışları tutarlı ve yapıcı olmalı, kavga ve sürtüşmelerden kaçınılmalıdır,

Ø Çocuğa yasaklayıcı ve sınırlayıcı kurallar ile yaklaşılmamalıdır.

Ø Anne-baba çocuğa güven, özerklik, girişimcilik, başarı ve olumlu kimlik kazanacakları ortamlar oluşturmalıdır.

Ø Çocuklar ve ergenler kitle iletişim araçlarının ve çevrenin zararlı etkilerine karşı bilgilendirilmelidir.

Ø Arkadaş gruplarının ve akran gruplarının çocuğun gelişimine etkisi konusunda gerekli rehberlik yapılmalıdır.

Ø Okullar çocukların gelişim özelliklerini kazanabilecekleri uygun ortamları ve etkileşimleri sağlanmalıdır.

Ø Çocuğun gelişiminde tehdit ve cezadan çok, övgü ve teşvik girişimleri tercih edilmelidir.

Ø Öğretim programları öğrenci merkezli olmalıdır. Öğrencilerin gereksinimlerini karşılamalıdır.

Ø Okulda bilgilerin aktarıldığı öğretim düzenlemelerinin yerine, bilgiye ulaşma yollarının geliştirildiği ve bilginin yapılandırıldığı, öğretme-öğrenme ortamları oluşturulmalıdır.

Ø Öğretmen öğrenci ilişkileri güven verici ve tutarlı olmalıdır.

Ø Öğrencilerin öğrenme düzeyleri ve hızları dikkate alınarak her öğrenciye göre etkinlik programı hazırlanmalıdır.

OKULDA ÖĞRENME ORTAMI DÜZENLEME

Öğrenme Sürecinde Bazı Olgular

Öğrenme ve Bağımsızlık : Bireyler öğrendikçe başka insanlara karşı bağımsızlıklarını (özerkliklerini) isterler. Öğrenmenin önemli işlevlerinden biri de bireyin kendi gereksinimlerini kendisinin yapmasıdır.

Öğrenme ve Yasakçılık : Okullardaki eğitim programları çok yönlü olmalıdır. Belirli konulara ?öğrenme yasağı? koymak bireyin doğasına aykırıdır. Bireyler kendilerindeki merak duygusu, inceleme araştırma isteği ile her şeyi öğrenme çabası içerisindedirler.

Öğrenme Güdüsü : Birey isterse öğrenebilir. Öğrenme bireyin çabaları sonucunda gerçekleşir. Birey öğrenmeye güdülenmelidir, öğrenmeyi istemelidir. Öğrenmeyi sağlayan güdüler içsel ve dışsal olmak üzere iki grupta ele alınabilir. İçsel güdü merak, inceleme, keşfetme isteği, bir problem çözme ve başarılı olma gibi bireyin iç dünyasından kaynaklanan, dışsal güdü ise; statü kazanma, yükselme, para kazanma, not alma gibi dışsal dünyadan kaynaklanır.

Öğrenme ? Övgü- Teşvik (Cesaretlendirme) : Öğrenmeye İlgisi ve isteği yetersiz olan birey önçelikle teşvik edilir, cesaretlendirilir ve yönlendirilir. Böylece öğrenci öğrenme sürecinde yoğun bir çaba içerisinde girer.

Öğrenme ve Başarısızlık : Başarısızlık öğrenmenin ve olumlu benlik geliştirmenin önündeki en önemli engeldir. Öğrencinin sürekli başarısızlığı ve bir şeyleri başaramıyorum şeklindeki algılama biçimi bütün öğrenme ilgisi ve isteğini ortadan kaldırır ve öğrenci öğrenmeden kaçınır. Bu nedenle öğretmen herkesin başarılı olduğu ? olabileceği alanları belirlemeli ve her öğrencinin başarılı olacağı davranışlar göstermesini sağladıktan sonra kademeli olarak zorlandığı konulara geçmelidir. Bu süreçte teşvik ve taktir kullanılmalıdır. Başarı hazzını yaşamak her öğrencinin doğasında bulunur.

ORTAM

İstenilen davranışların kazandırılmasında sınıf ortamı önemlidir. Araştırma sonuçlarına bakıldığında öğrenme ortamı iyi düzenlenmediğinde etkili ve verimli öğrenmeler gerçekleşmemektedir. Uygun düzenlenmeyen bir sınıf ortamının fizyolojik etkileri yanında psikolojik etkileri de olabilir; böyle bir ortam öğrencinin problem çözme ve öğrenme yeterliliğini olumsuz yönde etkilemektedir.

Bunlara ek olarak, sınıf ortamındaki öğrenci sayısı, ışık, ısı, renk gürültü, temizlik, estetik ve yerleşim düzeni gibi öğeler öğrenme üzerinde etkilidir. Birçok araştırmada sınıfta bulunan öğrenci sayısı ile başarı arasında bir ilişki bulunmuştur. Başarıyı oturma düzeni de etkilemektedir. Öğrenciler grup halinde oturursa işbirliği gelişir, öğrenciler arasında etkileşim artar.

İstenmeyen Davranışlar

Bir derste tüm öğrencilerin etkinliklere katıldığı bir sınıfta disiplin sorunları ve davranış bozukluklarının görülmesi beklenmez. Ancak öğrenci öğretmenin mesajlarını almıyor ve ders dışından uyarıcılar daha çok ilgisini çekiyorsa öğrencinin istenmeyen davranışlar sergilemesi söz konusu olur. Sınıf ortamında öğrencilerin göstermiş olduğu davranış bozukluklarının, öğrencinin özellikleri, sınıfın yapısı, eğitim programları, öğretim yöntemleri, öğrenci başarısı, öğretmen özellikleri, ailenin özellikleri, arkadaş grupları, yaşantı çevresi ve okul gibi birçok nedeni olabilir. Sınıf içinde böyle bir sorunla karşılaşan bir öğretmen öncelikle sorunu tanımalı, teşhis etmeli ve sorunun nedenini saptamalıdır. Tanıma ile, davranışın türü ve istenmeme düzeyi belirlenir. Öğrenci, son beş dakikada başkasının sözünü kestiyse, bu davranışın türü, başkasına saygısızlık mı, yardım mıdır?

SORU : Sınıf-içi düzeni bozan ve arkadaşlarıyla iyi ilişkiler kuramayan bir öğrencinin sorunun üstesinden gelebilmesi için öğretmen aşağıdaki tutumlardan hangisini sergilemelidir?

A) Olumsuz davranışların nedenlerini inceleyerek tutarlı tepkiler verme (2006 KPSS)

B) Olumsuz davranışları eleştirerek ilke ve kurallar koyma

C) Ailenin soruna çözüm bulmasını isteme

D) Sınıftaki diğer öğrencilerin yardımıyla sorunu çözme

E) Olumsuz davranışı görmezden gelerek zamana bırakma

Davranışın tanınması, gelecekteki eylemlere doğru yönelmeyi sağlar. Sınıfta uygunsuz davranış sergileyen bir öğrencinin sınıf ortamında uyumsuz davranışlar sergilememesi için öğretmen, öğrenciye ilgi, yetenek ve istekleri doğrultusunda çalışmalar yapmalıdır. Sorun çıkarın öğrencinin eğer bilişsel alan düzeyi sınıf ortalamasının üstünde ise öğrenciye ilgi ve yetenekleri doğrultusunda ek çalışmalar yaptırılmalıdır.

SORU : Öğrenci merkezli öğretim yapmak isteyen bir öğretmen, sınıf içi öğretim etkinliklerini düzenlerken nasıl bir yol izlemelidir?

A) İçerik ve amaçlardan çok yöntem ve tekniklere odaklanmalıdır,

B) İçeriği başarılı öğrencilere göre yapılandırmalıdır.

C) Sınıf içi etkinliklerde araç-gereçlere daha çok yer vermelidir.

D) Etkinlikleri bilimsel verilere göre planlamalıdır.

E) Etkinlikleri öğrencilerle birlikte planlamalıdır ve uygulamalıdır. (2005 KPSS)

SORU : Sınıfta akademik başarısı sınıf ortalamasının üstünde olan ve ders işlenirken arkadaşlarını sürekli rahatsız ederek disiplin sorunu yaratan bir öğrenci bulunmaktadır.

Böyle bir durumla karşılaşan öğretmen, aşağıdaki yaklaşımların hangisinden yararlanmalıdır?

A) Ona, yeteneklerine ve düzeyine uygun ek çalışmalar yaptırma (2004 KPSS)

B) Sınıf içinde en çok ona söz vererek başka davranışlar için ona zaman bırakmama

C) Bu öğrenciyi diğer öğrencilerden ayrı bir yere oturtma

D) Sorunun çözümü için sınıftaki diğer öğrencilerden yardım isteme

E) Sınıfta uyulması gereken kuralları ona sık sık hatırlatma

İstenen davranışların sürdürülebilmesi için de öğretmen PEKİŞTİREÇ kullanmalıdır. İstenmeyen bir davranış karşısında öğretmen öğrenciyi görmezden gelmeyi seçtiyse (sönme bekliyorsa ), istenmeyen davranışı sergileyen öğrenciye gördüğünü ve hissettiğini fark ettirmelidir. İstenmeyen davranışı sergileyen öğrenci davranışının kötü ve istenmeyen olduğunu bilmiyorsa öğrenci uyarılmalı ve davranışın doğru olmadığı söylenmelidir. Dersin düzeninin, hızının öğrencilere uygun olmayışı ve yönetsel başarısızlık uygunsuz davranışı arttırmaktadır.

SORU : Öğretmen sınıfta parmak kaldırmadan söz alan öğrencilerini bu alışkanlıktan vazgeçirmek istemektedir.

Öğretmenin izleyebileceği en uygun yol aşağıdakilerden hangisidir?

A) Parmak kaldırmadan söz alan öğrencilere ceza vermek,

B) Parmak kaldırmadan söz alan öğrencileri uyarma,

C) Parmak kaldırmadan söz alan öğrencileri derse almayacağını söyleme

D) Parmak kaldırarak söz alınması gerektiği kuralını hatırlatma

E) Parmak kaldırarak söz isteyen öğrencilere söz verme, diğerlerini görmezden gelme (2001 KPSS)

Sorunları sınıf etkinliklerine katılmayan öğrenciler çıkarır, diğerlerini de bu sorunlar ve davranışlar etkileyebilir. Bu durumda, başka bir etkinliğe geçelebilir, dersin hızı değiştirilebilir veya derse bir süre ara verilebilir ( ceza yerine ara verme / time out). Yapacağı bir işi olmadığını ve dersin ilginç gelmediğini düşünen bir öğrencinin uygunsuz bir davranış sergilemesi doğaldır. Bu durumda ona bir iş veya sorumluluk vermek, işini ilginç olanla değiştirmek yapılacak ilk iştir.

SORU : Aşağıdakilerden hangisi bir öğretmenin sınıf içindeki disiplin sorunlarıyla baş etmede kullanabileceği en etkili yoldur?

A) Otoriteyi baştan kurma

B) Görev dağılımını yapma (2005 KPSS)

C) Velilerle sıkı bir iletişim içinde olma

D) Disiplin konusunda diğer öğretmenlerle işbirliği yapma

E) Davranış kurallarını oluşturma ve uygulama

VERİMLİ DERS ÇALIŞMA

Öğretmenlerin kullanabileceği stratejilerin, bu stratejilere dayandıracakları kuramların ve uygulayabilecekleri yöntemlerin-tekniklerin yanı sıra öğrenilenlerin kalıcılığı için, öğrencilerin etkin olmaları gerekmektedir. Bu nedenle öğrenciler temel eğitime başladıkları andan itibaren etkili öğrenme ile ders çalışma yöntemlerini bilmeleri gerekmektedir. Öğrencilerin etkili öğrenme ile kazanabilecekleri davranışlar; zamanı yönetme ve planlı çalışma, çalışma ortamını düzenleme, etkili ve etkin okuma, yazılı ve sözlü anlatım yeteneğini geliştirme vb.dir. Öğrencilerin, aktif birer öğrenci olmaları doğru çalışma alışkanlıklarıyla mümkün olacağından, uygun teknikler kullanılarak daha iyi öğrenmeleri için, doğru çalışma alışkanlıkları edinmeleri sağlanmalıdır.

Öğrencilerin derslerde başarısını etkileyen birçok etken vardır. Öğrencilerin etkili öğrenme ve ders çalışma bilgisinin, öğrencilerin dersteki başarısı üzerine belirleyici etkisi olduğu bilinmektedir. Çünkü, başarılı öğrencilerin başarısında etkili ders çalışma ve öğrenme bilgi ve becerileri oldukça etkilidir. Öğrencilerin okul başarısını etkileyen fizyolojik, sosyo-kültürel, ekonomik ve psikolojik birçok neden olabilir. En önemli etkenlerden biri öğrencilerin etkin çalışma yöntemlerini kullanıp kullanmadıklarıdır. Birçok öğrenci, zamanının çoğunu ders çalışmaya ayırdığı halde başarısız olmaktan yakınır. Başarı, programlı çalışmayla yani çalışmaya ayrılan süre kadar, bu sürenin verimli kullanılması ile ilgilidir.

Etkin çalışma, öncelikle çalışma planını-programını yapmakla, çalışma zamanını ve çalışma ortamını iyi organize etmekle başlar. Hedeflere ulaşmak ve başarılı olmak için, zaman ve ortam düzenlenirse verim yükselir.

SORU : Etkili çalışma becerilerinin geliştirilmesinde aşağıdakilerden hangisinin önemli bir rolü yoktur?

A) Çalışmak için uygun bir yer ve araç-gereç bulmak,

B) Günlük çalışma planı hazırlamak,

C) Her konuyu 3-4 saatlik bloklar halinde çalışmak, (2006 KPSS)

D) Yeterince çalışınca kendine bir ödül vermek,

E) Aylık çalışma planı hazırlamak.

SORU : Akademik başarının düşük olmasının nedenleri üzerine yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre, gençlerin çoğunlukla saat 15:00 ile 18:00 arasında riskli davranışlar gösterdikleri ortaya çıkmıştır. Bu nedenle, gençlerin okul sonrasında spor yapmaları, müzikle ilgilenmeleri ve toplum hizmetlerinde gönüllü olarak görev almaları, onların hem olumsuz deneyimler yaşamalarına engel olma hem de daha sağlıklı ve üretken bireyler olmalarına yardım etme açısından önem taşımaktadır.

Buna göre aşağıdakilerden hangisi gençlerin okul dışında katılacağı etkinliklerin amaçlarından biri olamaz?

A)Kendilerini daha iyi tanıyıp yeteneklerini keşfetmelerini sağlama

B)Planlı çalışma alışkanlığı kazandırma

C)Farklı görüş ve anlayışları hoşgörüyle karşılamalarına yardımcı olma

D)Yeni durum ve ortamlara uyum sağlamalarını kolaylaştırma

E)Not ortalamalarını yükseltme olanağı sağlama (2006 KPSS)

Verimli Ders Çalışabilmek İçin Yapılması Gerekenler :

· Çalışma programı yapılmalıdır. Bu program ile emek, zaman ve enerjinin üst düzey kullanımı hedeflenmektedir.

· Çalışmalar ara verilerek yapılmalıdır.

· Dinlenme ve eğlenmeye yeteri kadar zaman ayrılmalıdır.

· Çalışmalar öğrencinin uygun öğrenme yoluna göre yapılmalıdır.

· Çalışmalar değerlendirilmelidir.

Etkili Öğrenme ve Verimli Ders Çalışmanın Yararları :

Zamanının yönetme ve planlı çalışma, çalışma ortamını düzenleme, öğrenme stilini belirleme, etkili ve etkin okuma, etkin dinleme, not tutma, öğrenirken dikkatini yoğunlaştırabilme, yazılı ve sözlü anlatım yeteneğini geliştirme, yazılı kaynaklardan yararlanabilme, öğrendiklerini pekiştirme ve hatırlayabilme, sınavlara hazırlanabilme.

Verimli ders çalışma nasıl çalışılacağını, çalışma yöntemlerini uygulamayı ve hedef belirlemeyi içerir. Bunlar;

Ø Yıllık çalışma planı yapılmalı ve kullanılmalıdır. Bu plan ayrıntılı olmalıdır.

Ø Günlük çalışma planı yapılmalıdır. Bu plan ayrıntılı olmalıdır.

Ø Ders çalışmadan önce bedensel ve psikolojik olarak hazır olunmalıdır.

Ø Öğrenilecek konulara ilgi duyulmalıdır. Konunun önceki konularla bağlantısı kurulmalıdır, ön bilgiler tekrarlanmalı, konunun nerede ve ne şekilde kullanılacağı bilinmelidir.

Ø Derse uygun ısı, ışık, oturma düzeni olan ortamda çalışma yapılmasına özen göstermelidir.

Ø Ders çalışırken gerekli olan materyali araç-gereci hazır bulundurmalıdır.

Ø Konuya çalışmaya başlarken bütün-parça-bütün ilişkisine göre gözden geçirilir. Önce konunun ana ve alt başlıklarına bakılır, konu bir kere okunur. Tekrar ve dikkatle okunur. Önemli bilgiler, grafik, kavram haritası yapılır ve not tutulur. Özet çıkartılır.

Ø Harita, resim, kaynakça, sözlük ve yardımcı kaynaklardan yararlanılır.

Ø Öğrenilen bilgilerin günlük hayatta ve gerçek durumlarda uygulanması yapılmalıdır.

Ø Unutmayı ortadan kaldırmak için aralıklı tekrarlar yapılır.

19 Ocak 2010 02:08

bulut3913

gncl

19 Ocak 2010 08:45

serpealing
Kapalı

gncl

19 Ocak 2010 10:10

edbytçı

güncel

11 Şubat 2010 23:33

charchar

.........

12 Şubat 2010 00:04

marmara09
Kapalı

gncl

12 Şubat 2010 01:28

mathgirl82

süpermiş.nerden bu notlar hocam?

13 Şubat 2010 05:47

vakanüvis1920

gncl

Toplam 21 mesaj
ANKET
MEB, 8 yıllık öğretmeni rotasyona tabi tutacak, okulunu değiştirecek..