Oturum açOturum aç / Parola hatırlat Üye olÜye ol

  
Editörler : ergunReverse
08 Şubat 2010 12:19  


En İyi Kuran Meali Hangisi ?

evet arkadaşlar kuran mealleri üzerine bir araştırma yapayım dedim okuyup incelemek için bir de baktım ki bu ülkede yüzlerce meal var ve her defasında aleviler için içlerinde bir birlik yok her kafadan ayrı ses çıkıyor diyen ehli sünnet tebaa içerisinde de islam dininin en temel kavramının meali konusunda bir birlik yok her gurup kendi mealini yazmış Kesin olmayan bilgilere göre Türkiye?de son 50 yılda 115 farklı kişi, 115 farklı meal kaleme almış ve piyasaya sürmüş.

Hangi grup hangi meali okuyor?

Fethullah Gülen Grubu: Prof. Suat Yıldırım?ın ?Kur?an-ı Kerim ve Açıklamalı Meali? ile Ali Ünal'ın ?Allah Kelamı Kur?an-ı Kerim ve Açıklamalı Meali.?

*

Süleymancılar: Kur?an-ı Arapçası?ndan okuyorlar. Meal olaraksa Hasan Basri Çantay ve Elmalılı Hamdi Yazar?ınkiler gibi klasikleri tercih ediyorlar.

*

İsmailağa Tarikatı: Son yıllara kadar Hasan Tahsin Feyizli?nin ?Feyzul Furkan?ını okurlardı. Ancak şimdi kendi tarikatlarında öne çıkan kişilerin oluşturduğu bir komisyonun yazdığı ?Ruhu-l Furkan? isimli meali okuyorlar. Hem tarikatın lideri Mahmut Ustaosmanoğlu hem de veliahtı Cübbeli Ahmet, bu meali alıp okumaları gerektiğini tavsiye ediyor.

*

Erenköy Cemaati ya da Altınolukçular: Prof. Hamdi Döndüren?in ?Kur?an-ı Kerim?in Türkçe Meali.?

*

Milli Görüşçüler: Necmettin Erbakan?la birlikte Saadet Partisi Başkanı Prof. Numan Kurtulmuş?un temsil ettiği bu hareket Kur?an öğrenmeyi, meal ve tefsir takip etmeyi teşvik ediyor. Mahmut Toptaş, Ali Bulaç ve İhsan Eliaçık?ın meallerini okuyorlar.

*

Nesil Grubu: Nurcu hareketin önemli kollarından. Said Nursi?nin Risale-i Nur?u onlar için başucu kitabı ve aynı zamanda Kur?an tefsiri. Yine de mealsiz değiller. İhsan Atasoy, Ümit Şimşek, Mehmet Paksu ve Cemal Uşsal tarafından kaleme alınan ?Kur?an-ı Kerim ve Açıklamalı Meali?ni dikkate alıyorlar.

*

Menzil Tarikatı: Adıyaman merkezli grubun müritleri daha çok şeyhlerinin ağzından çıkan sözü dikkate alıyor. Onlar da tıpkı Süleymancılar gibi klasikleri tercih ediyor.

*

İskenderpaşa Tarikatı: Prof. Esat Çoşan?ın vefatından sonra zayıflayan ve Hakyol olarak da bilinen grubun okuduğu meal, Feyizli?nin ?Feyzul Furkan?ı.

*

AKABE Grubu: Hilal TV kurulduktan sonra popülaritesi arttı. 2008?in ortalarına kadar kendi mealleri yoktu. Daha sonra liderleri İslamoğlu?nun yazdığı, ?Hayat Kitabı? müritlerin başucu meali oldu.

*

Bağımsızlar: Sayıları giderek artıyor. Her meselenin tartışılmasından yanalar. Bağımsız ve eleştirel gözle bakan entelektüellerin kaleme aldığı eserleri okuyorlar. Ali Bulaç, İhsan Eliaçık, Doç. Mustafa Öztürk ve Ahmet Tekin?inkiler gibi.

*

Akademisyenler: Herhangi bir cemaat ve tarikat üyesiyseler önce bunların dikkate aldığı mealleri okuyorlar. Değillerse genelde Türkiye Diyanet Vakfı meali ile Muhammed Esed?in ?Kur?an Mesajı?nı? takip ediyorlar.

*

Sosyete: Kastımız, İslami sonradan öğrenmeye yönelenler. Sayıları çok değil. Genelde Yaşar Nuri Öztürk, Süleyman Ateş ve Elmalılı Hamdi Yazır?ı tercih ediyorlar.

08 Şubat 2010 12:51

esonto 33-58

yok mu yahu bir fikri olan size kuran okuyacağım diyorum :)) bana meal önermiyorsunuz hangisini okuyacağım şimdi ben :))

08 Şubat 2010 13:24

bittersweettimes

Kardeş ne bu grup takıntısı. Dinde grup filan olmaz. Kim ne okuyorsa okusun. Hepsinde farklı mealler mi var. Ben hiç bir gruba bağlı değilim. Gruba bağlılık gibi bir sacmalığa da inanmam. İnanana Kur'an-Sünnet yeterli. Al oku birini, ne farkeder.

08 Şubat 2010 16:01

esonto 33-58

Kardeş ne bu grup takıntısı. Dinde grup filan olmaz. Kim ne okuyorsa okusun. Hepsinde farklı mealler mi var. Ben hiç bir gruba bağlı değilim. Gruba bağlılık gibi bir sacmalığa da inanmam. İnanana Kur'an-Sünnet yeterli. Al oku birini, ne farkeder.

.............................................................

kardeş farklı ki adamlar 115 tane yazmış ben de anlamadım zaten niye buna gerek duyulmuş benim derdim en tarafsız hangisiyse onu inceleyeyim sonuçta arapça orijinal metini inceleme şansım yok

08 Şubat 2010 16:05

çocuuk

esonto sen okuda hangisi olursa olsun

illaki diyorsan

merhum elmalılı da ittifak vardır

onu oku diyelim.

08 Şubat 2010 16:17

esonto 33-58

önerin için sağ ol çocuuk

08 Şubat 2010 16:37

İLTİCA
Kapalı

esonto 33-58

kardeşim bilgi yanlışlığı var

Menzil Tarikatı: Adıyaman merkezli grubun müritleri daha çok şeyhlerinin ağzından çıkan sözü dikkate alıyor. Onlar da tıpkı Süleymancılar gibi klasikleri tercih ediyor.

sözünde yanlışlık var..

gerçeği kesinlikle yansıtmıyor..

ikinci bir husus, Kuran-ı Kerim Meali için klasik tabirini kullanmak hoş değil, zaman yaşlandıkça Kuran-I Kerim gençleşmekte kardeşim,

08 Şubat 2010 17:17

p00r

***

Meal okumak yanlışlığa sebep olur

Sual: Meal okuyup da mezhebleri ve dinin bazı hükümlerini inkâr edenlere rastlıyoruz. Allah?ın kelamını okumakla insan niye sapıtır ki?

CEVAP

Meal piyasada yanlış olarak, tercüme anlamında kullanılıyor. Piyasadakiler genelde tercümedir, çok az, birkaç kelime açıklaması oluyor. Resulullahın bildirdiği manalara tefsir denir. Bir kelimenin, Allahü teâlâ ve Resulullah tarafından, açık bildirilmemiş manalarından, dine uygun olanı seçmeye tevil ve bu manaya meal denir. Âyet-i kerimeyi başka dile nakledince, tercümesi denir. Âyet-i kerimeler kısa ve tam tercüme edilemez. İslam âlimleri, âyet-i kerimelerin tercümelerini değil, uzun tefsir ve tevillerini bildirmişlerdir.

Kur?an tercümesi okuyan, murad-ı ilahiyi yani Allahü teâlânın muradının ne olduğunu öğrenemez. Tercüme edenin bilgi derecesine göre yaptığı açıklamayı öğrenir. Bir cahilin veya bir sapığın yazdığı tercümeyi okuyan da, Allahü teâlânın bildirmek istediğini değil, tercüme edenin, anladım sanarak, kendi kafasından anlatmak istediğini öğrenir.

Kur?an tercümesi diye yazılan kitaplar, doğru mana veremez. Okuyanları, bunları yazanların düşüncelerine ve maksatlarına esir edip, dinden ayrılmalarına sebep olur.

Kur?an-ı kerimi ve hadis-i şerifi yanlış anlamak, insanın imanını giderir. Rastgele yazılmış olan, meal denilen tercümeleri okuyan ve İslamiyet?in temel bilgilerine vakıf olmayan zihinlerde, bir takım şüpheler, itirazlar hâsıl olmaktadır. Birkaç örnek verelim:

1- Bir kadın, Kur?an-ı kerimin meal denilen tercümesini okuyunca, (Kur?anda kadınların örtünmesi emri yazılı olmadığı için, örtünmekten vazgeçtim) diyerek, başını açmıştır. Bu kadının Kur?an diye bahsettiği, bir tercümedir. Kur?an-ı kerimde kadınların örtünmesi emredilmiyor demek, Kur?an-ı kerime iftira olur. Bir âyet-i kerime meali şöyledir:

(Mümin kadınlara söyle: [Yabancı erkeklere bakmaktan] sakınsınlar, ırzlarını korusunlar, [el, yüz gibi] görünen kısmı hariç, ziynetlerini [saç ve gerdan gibi ziynet takılan yerleri] göstermesinler, hımarlarını [başörtülerini] yakalarına kadar [saç, kulak ve gerdanlarını] örtsünler!) [Nur 31]

Peygamber efendimiz, Kur?an-ı kerimi açıklayarak buyuruyor ki:

(Kadının yüz ve iki eli hariç bütün bedeni avrettir.) [Ebu Davud]

2- Bir genç, (Namazda okunan surelerin tercümelerine baktım, namazla hiç ilgisi yok, başka şeylerden bahsediyor. Ben de bunları bırakıp Türkçe dua okumaya başladım) demişti.

Böyle sözler, ibadetlerin ne demek olduğunu anlamamış olmayı gösterir; çünkü namazı, insanın kendisi tertip etmemiştir. Namazın ve bütün ibadetlerin nasıl yapılacağını, yaparken neler okunacağını Allahü teâlâ Resulüne bildirmiştir. Peygamber efendimiz de, bunları, Eshabına bildirmiş ve kendi de yapmıştır. Din imamlarımız bunların hepsini Eshab-ı kiramdan görerek ve işiterek anlamışlar ve kitaplarına yazmışlardır. Bu derin âlimler bildiriyor ki, namazda okunacak Kur?anın, Allah kelamı olması lazımdır. Vazife, ancak böylece yapılmış olur. (F. Bilgiler)

3- Ölmüşleri için Yasin-i şerif okuyan bir genç, (Yasin?in tercümesini okuduktan sonra, bundan vazgeçtim. Çünkü Yasin suresinin ölülerle duayla bir ilgisi yok, tarihi olaylardan, kıyamette olacak şeylerden bahsediyor) demiş ve bundan sonra namazı da bırakmıştır.

Bu kimse, Kur?an tercümesi yerine İslam âlimlerinin kitaplarını okumuş olsaydı, Kur?an-ı kerimin her harfinin şifa ve dertlere deva olduğunu, bunu okumakla hâsıl olan sevabın ölülere ne kadar faydalı olacağını bilir, tarihi olaylardan bahsediyor demezdi.

***

08 Şubat 2010 17:22

p00r

Kafayı üşütmek üzere

Sual: Elimde bir Kur?an meali var. Onu okuyorum. Kafayı üşütmek üzereyim. Fasık, kâfir mi demek? Fasık, tevbe ile fasıklıktan kurtulamaz mı?

CEVAP

Fasık, kâfir demek değildir. Kur'an mealleriyle dini doğru öğrenmeniz mümkün olmaz. Birçok kelime, her ilimde, ayrı manada kullanılır. Mesela, zalim kelimesi tefsir ilminde, kâfir demektir. Fıkıh ilminde, başkasının hakkına saldıran kimse denir. O halde, bir ilme ait bir kitabı okuyup anlayabilmek için, önce kelimelerin bu ilimdeki özel manalarını bilmek gerekir. İşte, birkaç sene Arapça öğrenenlerin ve eline bir cep lügati alıp da, Kur'an-ı kerimi ve hadis-i şerifleri tercümeye kalkışan türedilerin, para kazanmak için yaptıkları tercüme ve tefsirler, bozuk ve zararlı olmaktadır.

Tevbe edip bir daha günah işlemeyen hemen fasıklıktan kurtulur. Cenab-ı Hak, tevbe edilen her günahı affeder. Bir kâfir, küfrüne tevbe ederse, mümin olur, bütün günahları affolur. Bir mümin de her çeşit günahı işlese, hatta Allah?a şirk koşsa, sonra pişman olup tevbe etse, Allahü teâlâ yine affeder.

08 Şubat 2010 17:24

p00r

Allah?ın dinine yardım

Sual: Bir Kur?an mealinde, Muhammed suresinin 7. âyetinde, (Allah?a yardım ederseniz, O da size yardım eder) deniyor. Allah?a nasıl yardım edilir ki?

CEVAP

Aynı anlamda birkaç âyet-i kerime daha vardır:

(Allah, kendisine yardım edenlere yardım eder. Elbette Allah, güçlüdür, galiptir.) [Hac 40]

(Allah?a ve Peygamberine yardım edenler...) [Haşr 8]

Bir hadis-i şerif meali de şöyledir:

(Allah?ın emrini aziz et, Allah da seni aziz etsin!) [Deylemi]

Kur'an tercümelerinden, meallerden, hadislerden din öğrenilmez. Yanlış anlamalara sebep olur. İslam âlimlerinin açıklaması ile birlikte okumalıdır. Fıkıh kitapları Kur'an-ı kerimin tefsirleridir.

Allah?a yardım demek, Allah?ın dinine yardım demektir. Yani İslamiyet?e hizmet demektir. İslamiyet?e hizmet ise, Allahü teâlânın, Resulünün ve âlimlerin bildirdiği şekilde yapılırsa hizmet olur. Kendi anlayışına göre yapılırsa, ekseriya fitne olur.

Hazret-i İbrahim güneşe tapmadı

Sual: Bütün peygamberlerin peygamberlikleri bildirilmeden önce de, günah işlemedikleri malum iken, neden meallerde, İbrahim aleyhisselamın, yıldıza, aya ve güneşe "Bu benim Rabbim" dediği yazılıdır?

CEVAP

Hiçbir peygamber, peygamberliğini tebliğ etmeden önce de günah işlemez, hele Allahü teâlâya şirk koşmaz. Müşrikler gibi (Güneş benim Rabbim) demez.

Maalesef birçok tercümelerde, yıldız, ay ve güneş için (Bu benim Rabbim) diye yazılmıştır. Hiçbir açıklama yapılmamıştır. Bu bakımdan Kur'an-ı kerim tercümelerinden fıkıh, akaid gibi ilimler öğrenilmez. Sonra âyetleri açıklamak herkesin işi değildir. Kur'an-ı kerime yanlış mana verdikleri için yetmiş iki sapık fırka meydana çıkmıştır.

Tefsir-i Mazharide, Enam suresinin 76-79. âyet-i kerimelerinin açıklaması şöyle:

İbrahim aleyhisselam, yıldızları, ay ve güneş gösterip (Bu mu benim Rabbim?) diyerek bunlara tapanları ilzam etmek istemiştir. Beydavi tefsirinin Şeyhzade haşiyesinde de böyle bildirilmektedir.

Mevcut Kur'an tercümeleri içinde bir iki tanesi ancak, yıldız, ay ve güneş için (Bu mu benim Rabbim?) şeklinde tercüme etmiştir. Maalesef diğer tercümelerde (Bu benim Rabbimdir) şeklinde geçmektedir.

Tibyan?da (Acaba Rabbim bu mu?) şeklinde tercüme yapılmıştır. Ancak 76. âyetin açıklamasında tefsirlerden aldığı dört açıklama şöyle:

1- İbrahim aleyhisselam, müşriklerin cehaletlerini bildirmek için böyle söylemiştir.

2- Müşriklerin yaptıkları şeyleri başlarına kakmak, doğruyu öğretmek niyetiyle (Bunun gibi şeyden Rab mı olur? Bu mu benim Rabbim?) demek istemiştir.

3- Müşriklerin aleyhine hüccet için, (Sizce benim Rabbim bu ha) demek istemiştir.

4- (Kavmim Rabbimin bu olduğunu söylüyor) demek istemiştir.

Bu dört açıklama da İbrahim aleyhisselamın, yıldız, ay ve güneş için (Bu benim Rabbim) demediğini, yani müşriklerden olmadığını açıkça göstermektedir.

Ay veya güneş için Bu benim Rabbim demek şirktir. Halbuki peygamberler, şirk değil, günah bile işlemezler. (Feraid)

Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:

(İbrahim ne yahudi, ne de Hıristiyandı. O gerçekten Allah?ı tanıyan doğru bir müslümandı. Müşriklerden de olmadı.) [Al-i imran 67]

(Andolsun ki bundan önce, İbrahim?e de rüşdünü [büluğundan önce hidayeti] verdik. [Onun buna ehil ve müstahak olduğunu] biliyorduk.) [Enbiya 51]

Bu âyet-i kerimeler de İbrahim aleyhisselamın büluğundan önce de hidayet üzere olduğunu göstermektedir. (Beydavi)

Kur'an tercümesi denilen kitapların ne kadar zararlı oldukları buradan da anlaşılmaktadır. Kelam, fıkıh ve tasavvuf gibi lüzumlu bilgileri Kur'an tercümesi denilen kitaplardan öğrenmemiz mümkün değildir. Hatta muteber tefsirlerden bile anlamamız mümkün olmaz. Lüzumlu bilgileri ilmihalden öğrenmemiz gerekir.

08 Şubat 2010 17:33

vilayet-i hassa

Bir dilden diğer dile kusursuz bir çeviri yapılamaz hele bu kitap Kuran ise tam çeviri mümkün değildir.Çeviri yapsan bile Arapça aslındaki ahengi ve çarpıcı söyleyişi tutturmanız mümkün değildir.

Şöyle düşünün, diyelimki "Suç ve Ceza" romanını iki farklı çevirmene tercüme ettirdik, çeviriler birebir aynı mı olur?

08 Şubat 2010 17:37

bittersweettimes

"Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız. Sevdiriniz , nefret ettirmeyiniz."

İnsanları tam doğruya yöneltmek amacıyla yaptıkları küçük te olsa güzel şeyleri gözden uzak tutmamak, önemsemek ve iyilikle-güzellikle yöneltmek gerekir. Meal okumak da cok faydalıdır. Orjinal dili kadar olmasa da.

Dediklerinizin büyük coğunluğu doğru olmakla birlikte, küçük yanlışlıklar da başkalarını yanlışa yönlendirebilir. Bu konuda dikkatli olmak gerekir. Bundan yönlendirende sorumlu olur.

08 Şubat 2010 17:39

esonto 33-58

yahu iyice kafamı karıştırdınız kuran müminlerin de dediği gibi apaçık anlaşılır bir kitap değil mi ben kuranda yazılanları okumak incelemek istiyorum bunu da ancak mealden okuyabilirim arapça bilmediğime göre ne yapacağım şimdi mealler de zararlı diyor arkadaş ????????????

08 Şubat 2010 17:40

dercan

Kuranı mezhepçiler değil bilim adamları çevirmelidirler. Çünkü taraf olan Kuran'ı kendine göre yorumluyor.

Gerçi Kuran bazı mezhepler için yolgösterici olmaktan çıkmıştır. Hadisler Kuran'ın yerini almıştır.

Her mezhep kendine göre hadisler bulmuş veya uydurtmuştur.

Kadın sünneti uygulayan toplumlar. Kadın sünneti için bile hadis yaratmışlardır.

Önemli olan Kuran'ı tam anlamaktır. Yani Hukukunu anlamak..

Dilin pek önemi yok; Ana dilleri Arapça olanlar: Kuran'a enaz uyanlardır.

Türklerin dili Arapça değil ama İslamın en güzel uygulanmasını Türkler yapmışlardır ve yapmaktadırlar.

Nakşilerin, Aleviler, Bektaşilerin Kuran yorumu Araplardan çok ileridedir.

Araplar atalarının dinlerini İslamiyete eğemen kılmışlardır. Örneğin: Kadın konusunda.

Saray mensubu bir kızım recm edilmesi, halen unutulmadı.

08 Şubat 2010 17:40

ilim

esonto okumak istiyorsan bu kadar işi uzatmaya gerek yok.hangisini okursan müsrefid olursun.keşke bu kadar araştırma ile zaman harcayacağına meallerin herhangi birisini okusaydın.yine de geç kalmış sayılmazsın hemen başla can.

08 Şubat 2010 17:42

p00r

www.hakikatkitabevi.com

Bu sitede kitapların seslendirilmiş halleri, internetten okunabilecek halleri ve bilgisayara indirilebilecek halleri mevcut. Kitaplar 3-5 lira gibi komik rakamlara satılıyor.

TAVSİYEMDİR.

***

Sual: Bir Müslümanı öldüren ebediyen Cehennemde kalacak diye biliyorum, bunu da mealden öğrenmiştim. En büyük günahın şirk olduğu, Allah?ın bunu asla affetmeyeceği, bunun dışındaki günahları isterse affedeceği de mealde yazıyor. Ben de bir Müslümanın ölümüne sebep olmuştum, şimdi ne yapayım?

CEVAP

Adam öldüren kâfir olmaz. Bir Müslümanı (niye Müslüman oldun) diye öldürmek küfürdür. Yoksa alacak davası yüzünden veya başka bir sebeple mesela parasını almak için öldürmek küfür olmaz. Hiçbir günah küfür yani kâfirlik değildir.

Müslüman olduğu için bile öldürülse, pişman olunca Allah bütün günahları affeder. En azılı kâfiri bile affeder, hatta bütün günahlarını sevaba çevirir. Kâfirliği de affeder, şirki de affeder, yeter ki tevbe edilsin. Tevbe edince anadan doğduğu gibi temiz Müslüman olur. Affetmem demek, ahirette kâfir olarak müşrik olarak öleni affetmem demektir. Yani kâfirler ahirette affa uğramayacaktır.

Din meallerden öğrenilmez, bu yanlış bilgiler meal okumaktan ileri geliyor. Tam İlmihal Seadet-i Ebediyye?de bütün soruların cevabı vardır. Dini bilmeyenin dini yoktur buyuruluyor, ilmihal okuyup dinimizi öğrenmek gerekir. www.hakikatkitabevi.com adresinden de okunabilir ve temin edilebilir.

***

08 Şubat 2010 17:43

dercan

yazı eksik oldu, saray mensubu bir kız "halktan biri" ile evlendiği için recm edilmiştir.

08 Şubat 2010 17:46

p00r

Ateist siteleride Kur'an-ı Kerim meallerinden herhangi birini okuyun diyor. Onlardan bir farkınız olsun.

Bence önce adam akıllı bir fıkıh kitabı alınıp okunmalı. İmam-ı Rabbanî hazretlerinin 3 cilt Mektubat kitabı olabilir mesela. Yada önceki mesajımda tavsiye ettiğim kitaplar.

08 Şubat 2010 17:48

dercan

En iyi çeviri Yaşar Nuri ÖZtürk'ündür. Örneğin Salatı çevirirken "Namaz/dua" diye çevirmektedir. Bazıları gibi sadece namaz olarak çevirmemektedir.

Ayrıca sadece din bilgini değil aynı zamanda bir fılozoftur.

Bu nedenle kendisi ile uğraşanda çoktur: İmamı Azam'la uğraştıkları gibi.

Ben kendisini az severim. Çünkü Sünniliğin yaşamasını sağlayan ender insanlardan biridir.

08 Şubat 2010 17:50

esonto 33-58

valla poor kardeş iyi hoş da kuran okumadan önce 3 cilt kitap ve başka diğer kitapları okumak mı gerekiyor öyleyse kuranın apaçık anlaşılır bir kitap olduğu tezi ne olacak neyse yarın ben sünni arkadaşların birinden isteyeyim artık şansıma hangisi denk gelirse görüşleriniz için sağ olun

08 Şubat 2010 17:53

p00r

*** Alıntıdır.

Yaşar Nuri Öztürk:

Tesettürü inkâr eden İslam Gerçeği isimli kitabın yazarlarından birisidir. Sol bir partiye üye olup, siyasete atılan Yaşar Nuri Öztürk, Kur'anda İslam kitabında diyor ki:

1- Ebrehe'nin ordusunu helak eden siccin taşları, veba mikroplarıdır. (s. 45)

2- Mirac ruhani bir olaydır. (s. 58

3- Ayın ikiye ayrılma mucizesi, fiili değildir. Resulullah, böyle görüntü meydana getirdi. (s. 90)

4- Kur'anda kadere iman diye bir şey yoktur. (s. 93,95)

5- Davud Peygamber günah işlemiştir. Peygamberler günahtan beri değildir. (s. 101)

6- Kur'anı anlamadan okumak hatim sayılmaz. (s. 102)

7- Yolculukta bakımsız mescitlerde namaz kılmamalı, namazları cem etmelidir. (s. 104)

8- Cennette Allah görülmeyecektir. (s. 108)

9- Hazret-i Peygamber, ümmî değildi. (s. 110,334)

10- Cihazdan dinlemekle hatim olur. (s. 117)

11- Ölüler için Kur'an okunmaz. (s. 118-317)

12- Camilerdeki Muhammed v.s.nin ismi yazılı tablolar tevhid inancına ters düşer. (s. 120)

13- Resulullah, tek bir hadisin bile yazılmasına izin vermemiştir. (s. 127)

14- Hazret-i İbrahimin babası putperest idi. (s. 55)

15- Kur'anın hiçbir âyeti nesh edilmemiştir. (s. 157)

16- İslamiyette tenasüh (reenkarnasyon) vardır. (s. 161,249,257,283,312,320)

17- Kur'ana abdestsiz, gusülsüz el sürülür ve okunur. (s. 162,163,288)

18- Hazret-i Musa, günah işlemiştir. Bir kıbtiyi öldürmüştür. (s. 165)

19- Namazda her millet kendi lisanı ile okuyabilir. (s. 295)

20- Allaha ve ahirete inanan ve barışa yönelik hizmetler sergileyen herkes, ister yahudi, ister hıristiyan olsun cennete girecektir. (s. 367,493,511)

21- Namaz kılarken kıbleye yönelme şartı yoktur. (s. 580)

22- Mezhebi dörtte sınırlamak, İslama yapılabilecek en büyük kötülüktür. (s. 399)

23- Oruç kefareti diye bir şey yoktur. (s. 415)

24- Dinden dönen, mürted olan öldürülmez. (s. 424)

25- Müslüman kadın, kitap ehli kâfirlerle evlenebilir. (s. 425)

26- Kadın hayz halinde, namaz kılar, oruç tutar, Kur'an okur, tavaf eder. (s. 429)

27- Şahitlikte iki kadının bir erkeğe eşitliği yanlıştır. (s. 453,452)

28- Kadınlara da cuma namazı farzdır. Cuma namazı iki rekattır, diğerleri bid?attir. (s. 515)

29- Eskiden, köle kadınlardan ayırt edilmesi için, hür kadınlar örtünürdü. Bugün için böyle bir şeye ihtiyaç olmadığı için, kadınların örtünmesi farz değildir. (s. 529, 615)

***

Toplam 99 mesaj
ANKET
Cemaate yakın polislere yapılan operasyonu;