Oturum açOturum aç / Parola hatırlat Üye olÜye ol

  
Editörler : DaRuGa_YaRKaNAykırı Polisünal benlialper
05 Mart 2011 13:00

ahmetacar35
Kapalı

BAŞLIĞI GÖRÜNCE ÇOK ŞAŞIRDIM 18 YILLIK POLİSİM YENİ DUYUYORUM:))))

07 Mart 2011 09:57

burkilo

baslıgı gorup okumus ama ılgısız kalmamıssın tesekkurler bır cumle yazma bıle duyarlılıgımızı gosterır onsekızden sonra bıle olsa tesekkur ederım sana ve yorum yapabılme cesaretını gosteren tum arkadaslara

08 Mart 2011 02:52

ahmetacar35
Kapalı

burkilo ve dşğer arkadaşlara bizim sevenimiz gerçekten az hangi siyasi düşünce gelirse gelsin bize bir faydası olmadı,galibada olmayacak.

09 Mart 2011 22:18

burkilo

yuksekovada on tutuklama emegı gecenlerın ellerıne saglık

arkadasımıza acıl sıfalar dılıyorum

10 Mart 2011 10:59

burkilo

sayın edıtorler tarafından kaptana yapılan jestı alkıslıyorum haydı kaptan yelkenler fora

22 Mart 2011 12:56

burkilo

tokat yememe hakkı

04 Nisan 2011 11:25

burkilo

degerlı edıtorler

polıs hakları ıle ılgılı konu baslıgını polıs haftası dolayısıyla ana baslıga tasımayı dusunurmusunuz

bayram hedıyesı ne dersınız

18 Haziran 2011 01:31

burkilo

tayını cıkan arkadaslara hayırlı olsun

18 Ağustos 2011 01:24

burkilo

mehmedımın polısımın kanı akmasın hıc bır sey ıstemem

29 Ağustos 2011 00:04

burkilo

sekız yırmıdort

dokuz tatıl

ozluk hakları

ıstedıgı kadar ızın

teror parası

bılemedınız bayram gunu ek gorev tatıldekı arkadasları kıskandıracak guzellıkte aksamda nobetteyız beklerız bayramlasmaya ne mutlu hep beraberız hıc ayrılmıyoz

yorumu ıle Polis'e bayram hedıyesı adı altında acmıs oldugum konu baslıgı kapatılmıs sebebı nedır neden acıklama yapmadınız sayın edıtorlerım

17 Eylül 2011 01:21

burkilo

hak arayısı ıfade ozgurlugu

dık baslı sıvrı dıllı muamelesı gormesınımı gerektırıyor?

17 Eylül 2011 02:16

polismemuru.net
Yasaklı

Polis Sorunlarına Çözüm Projesi

Polis de insandır ve onunda hakları vardır. Herkes polisten hesap soruyor, onu yargılamadan alnına lekeyi sürüyor, yaşam gerçeklerini ve onun ağır çalışma şartlarını hiç irdelemeden mahkûm ediyor. Günde 16 saat çalışıp günlerce gözüne uyku girmemiş, ailesiyle birlikte haftalarca keyif içinde bir gün bile olsun oturup kahvaltı yapamamış, çocuğuna huzur içinde sarılıp mutluluk ve zevk içinde onu öpememiş, günleri, kendisine hak görülmüş mesleğinin o ağır ve bezdirici şartlarından dolayı ruhsal ve bedensel yapısı çöküntü içine düşmüş, insanca çalışma şartlarının özlemi ile yıllarını harcamış, hayalleri sürekli yıkılmış, umutları hep hüsran ile son bulmuş polisimize bu kadar çok yüklenmek ve onu ezmeye çalışmak adaletli ve hakkaniyetli davranış olmaz. Şunu hiç bir zaman unutmayalım, her hak, kendisine saygı duyulan hakkı yaratır.

1. Yaşama hakkı

2. Özel hayatın gizliliği hakkı

3. Kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı

4. Adil yargılanma hakkı

5. İfade özgürlüğü hakkı

6. Dilekçe Hakkı

7. Kanun önünde Eşitlik Hakkı

8. Bilgi Edinme Hakkı

9. Görevinde kişiliğine ve onuruna saygı hakkı

10. Fazla çalışmaya verilecek arttırılmış ücret hakkı

11. İnsanca çalışma şartları hakkı

12. Dinlenme ve tatil hakkı

13. Mesleki saygınlığına uygun barınma hakkı

14. Yaşam şartlarına uygun maaş hakkı

15. Ayrım yapılmaksızın taltif hakkı

16. adaletli dağıtılacak promosyon hakkı

17. Polis araçlarının kasko ücretlerini ödememe hakkı

18. Ayrımcılığa tabi tutulmama hakkı

19. İnsanca çalışma saatleri ve en az iki haftalık ücretli tatil hakkı

20. İşe son verme durumunda makul bilgilendirme süresi hakkı

21. Bayan polislerin annelik haklarının korunması hakkı

22. Dernek kurma ve toplantı hakkı

23. Çalışanların aile sorumluluklarında eşit imkân ve muamele hakkı

24. Emekli olacak polislerin insanca yaşamak için yeterli maaş hakkı

25. Uygulanabilir sağlık ve güvenlik düzenlemeleri hakkı

26. Ödüllendirme sadece maaş taltifi ve takdirname ile sınırlı olmaması

27. Polisler haftada 40 saatten fazla çalıştırılmaması

28. Mesai saatleri dışında yapılan görevlendirmeler için fazla mesai ücreti verilmesi

29. Polisin fazla mesai ve tazminatlarının yeniden belirlenmesi için kanun tasarısı hazırlanacaktı hani?

30. Polisin asli görevi dışında çalıştırılmaması için yasal ve idari düzenlemeler yapılacaktı hani?

31. Yıllardır ?angarya? olarak görülen yeşil kart soruşturmaları, tebligat, maç, sınav ve özel koruma gibi görevlerde polisler çalıştırılmayacaktı hani?

32. Görev süresi kadar mesai zorunlu görevlerde ise polislere görev süresi kadar mesai ücreti ödenecekti hani?

33. Görev tanımları, atama, istihdam, motivasyon, ödüllendirme, rütbe terfi, branşlaşma, çalışma şartları, sicil, disiplin, denetim ve performans değerlendirme sistemi gibi konularda önemli düzenlemeler yapılacaktı hani?

34. Polisin, ilk önce insanlar içinde bir insan olarak, insanların sahip olduğu, tüm hakları sahip olmak istemesi hakkı neden olmasın?

35. Polisin, bütün insanlar gibi, hürriyet, şeref, ekonomik, güvenlik ve eşit imkan şartları içinde kendi maddi refah ve manevi haklarını korumak ve gelişmesini istemesi neden olmasın?

36. İLO 87 NOLU SENDİKA ÖZGÜRLÜĞÜNE VE ÖRGÜTLENME HAKKININ KORUNMASINA İLİŞKİN SÖZLEŞMESİNİN 9. MADDESİ AÇIKÇA BELİRTTİĞİ GİBİ, İLO KAMU HİZMETİNDE ÖRGÜTLENME HAKKININ KORUNMASI VE İSTİHDAM KOŞULLARININ BELİRLENMESİ YÖNTEMLERİNE İLİŞKİN SÖZLEŞMENİN 1. MADDESİNDE BELİRTTİĞİ GİBİ, bu sözleşmelerde öngörülün güvencelerin silahlı kuvvetlere ve polis mensuplarına ne ölçüde uygulanacağı ulusal mevzuatla belirlenir? Derken meşru sınırları olan BİR POLİS SENDİKASI neden olmasın? ( Yoksa biz mi yanlış yorumluyoruz? Ülkemizde uygulandığı gibi tamamen yasaklama anlamına mı gelmekte? )

37. Polisin, uygun (makul) haftalık çalışma saatinin ( 40 -45 saat =? ) belirlenmesini isteme hakkı neden olmasın?

38. Polisin, uygun (makul) aylık mesai ücreti isteme hakkı neden olmasın?

39. Polisin, aylık mesai saatinden sonra yapacağı fazla çalışma ücretinin saat başı alma hakkı neden olmasın?

40. Polisin, çalışma disiplini adı altında mecburi çalıştırmamayı isteme hakkı neden olmasın?

41. Polisin, Olağan üstü durum HARİCİNDE, 24 saat devamlılık gerektiren tüm kadrolarda, sadece tek bir çalışma sistemi (8/24 çalışma sistemi olabilir )

42. Polisin, Kendi içinde, yeteneğine, disiplinine ve bilgisine uygun olarak görevlendirildiği çalışma şartlarında, gece çalışma ücretinin farklı hesaplanması, resmi tatilde çalışma ücretinin farklı hesaplanması, hafta sonu çalışma ücretinin farklı hesaplanması, resmi üniforma ile çalışma ücretinin farklı hesaplanması gibi doğal haklarını isteme hakkı neden olmasın?

43. Polisin, Olağan üstü durum HARİCİNDE, büro hizmetlerinde çalışan personelin, diğer kamu görevlileri gibi çalışma, resmi, hafta sonu iki gün, gibi haklara sahip olarak çalışmak istemesi hakkı neden olmasın?

44. Polisin, Olağan Üstü Durum Olmadığı Zamanlarda Olağan Üstü Çalışmama İsteme Hakkı Neden Olmasın? ( Uluslar arası Sözleşmelerde, Olağanüstü haller; harp, felaketler veya yangın, su baskını, açlık, yer sarsıntıları, salgın hastalıklar ve şiddetli hayvan salgınları, hayvanların ve mahsule zarar veren böcek veya parazitlerin hastalık yaymaları durumunda ve genel olarak halkın bütünün veya bir kısmının normal yaşama şartlarını veya hayatını tehlikeye koyan tehlikeli veya zarar verici her türlü şartlarda yapılması mecburi bir iş veya hizmet, Ulusal mevzuatımızda da, İl kadrosunda görevli Polis kuvvetinin yetmeyip veya yeterli olmayıp askeri güçten de yararlanıldığı durumu ya da civar illerden takviye için kuvvet kaydırmasının uygulandığı durumu, ifade eder. )

45. Polisin, emeklilik şartlarının, diğer emsalleri ile aynı olmasını isteme, aynı derece ve ek göstergeden aylık maaş almak istemesi hakkı neden olmasın?

46. Polisin, şikayet ettiğinde gözünün yaşına bakılmaksızın, dört koldan (adli, disiplin, insan hakları kurulları, tazminat) polis hakkında soruşturma ve araştırma yapılırken, Ücretsiz avukat ve uzman desteği almak isteme hakkı neden olmasın?

47. Polisin, ülkenin tüm sosyal güvenlik ve sağlık imkânlarından ücretsiz faydalanmak isteme hakkı neden olmasın?

48. Polisin, iş ortamında kişiliğine ve onuruna saygı duyulma hakkı neden olmasın?

49. Polisin, çağdaş bilimsel güvenlik olanaklarını uygulama hakkı neden olmasın?

50. Polisin, mesleğini uygularken etik ilkelere bağlı olma hakkı neden olmasın?

51. Polisin, baskı altında olmadan mesleğini uygulama hakkı neden olmasın?

52. Polisin, mevzuata uygun kendi değerlerine ters düşen durumlardan kaçınma hakkı neden olmasın?

53. Polisin, kendi sağlığını koruma hakkı neden olmasın?

54. Polisin, güvenliğini sağlamak adına, polislik görevinin özel karakteri dikkate alınarak, kendisini temsil eden kuruluş kurmak veya bu kuruluşlarda görev alma hakkı neden olmasın?

55. Polisin, yönetsel süreçlere katılma hakkı neden olmasın?

56. Polisin, danışma hakkı neden olmasın?

57. Polisin, tam koruma garantisi vermeme hakkı neden olmasın?

58. Polisin, görevini yaparken yeterli zaman verme hakkı neden olmasın?

59. Polisin, olaylara karışan şüpheliler aleyhine tanıklıktan çekilme hakkı neden olmasın?

60. Polisin, güvenlik uygulama yöntemini seçme hakkı neden olmasın?

61. Polisin, branşı dışındaki, yetenekleri dışındaki, görevleri reddetme hakkı neden olmasın?

62. Polise verilen disiplin cezalarının, bağımsız bir kuruluş veya mahkemece gözden geçirilmesi hakkı neden olmasın?

63. Kamu Kurum ve Kuruluşlarının, polisi görevini yerine getirirken karşılaştıkları dayanaktan yoksun suçlamalara karşı destekleme ve asılsız iddialarda bulunanların tamamının, şikâyete bağlı olmadan, kamu adına, kamu davası açılması gerektiği neden olmasın?

64. Polisin, Yıllık İzin Artırılmasını isteme hakkı neden olmasın?

65. Polisin, Terfide, Atamada, Yükselmede, Branşlaşmada, Ödül ve Cezada, Denetimde ve tüm özlük haklarını kullanmada, Adaletli ve Memur ve Amirler Arasında Eşitlik İsteme Hakkı neden olmasın?

66. Polisin, tüm polis okulları tek bir isim ile birleştirilmesi ve eğitim süresi iki yılla sınırlandırılması, Uzmanlaşma, yükselme, terfi, amirlik, idareci yetiştirme, diğer meslek kuruluşlarında olduğu gibi meslek içindeki performans ve gireceği sınavlara göre yapılmasını isteme hakkı neden olmasın?

67. Ülkemizin iklim şartlarına uygun, kaliteli, kullanılabilir, modern, ilerleyen teknolojiye uygun, can güvenliğini sağlayan, kıyafet ve teçhizat isteme hakkı neden olmasın?

68. Polisin, konuşma, örgütlenme ve ifade hürriyetimin garantisi ise bu hakka sahip olması neden olmasın?

69. Polisin, Kendisi ile ilgili yapılacak yasal düzenlemeler ile ilgili fikrini ifade edebilme hakkı neden olmasın?

70. Polisin, ?İş Güçlüğü Zammı? isteme hakkı neden olmasın?

71. Polisin, siyasi baskılardan kurtulabilmesi için, özerk bir yapıya kavuşmak için, doğrudan aynı MİT gibi, Genelkurmay Başkanlığı gibi, Başbakanlığa bağlanmayı isteme hakkı neden olmasın?

Emniyet Genel Müdürlüğünce düzenlenen ?Personel Sorunları Çalışma Toplantısı?nda alınan kararlar kısa, orta ve uzun vadede hayata geçirilecekler bir HAYAL mi? O zaman teşekkürler, hayal de kurabiliyorlarmış.. Fakat faaliyete girecek kim? Biz uygulama istiyoruz.

POLİSİN SAVUNMA HAKKI VE ÖNERİLER?1

Soruşturma geçiren herkesin suçlu olmadığını, bazen suç işlemiş personelinde soruşturmaya tabi tutulabildiğini, hatta ağır cezalar ile cezalandırıldığını hepimiz bilir veya duyarız.

Düşünün, bir kişi polisi şikâyet ettiğinde gözünün yaşına bakılmaksızın, dört koldan (adli, disiplin, insan hakları kurulları, tazminat) polis hakkında soruşturma ve araştırma yapılmaktadır. Danıştay, soruşturma geçiren memurun baskı altında olduğunu belirtmiştir. Yani her biri değişik zaman dilimlerinde ve bir birinden bağımsız yürütülen bu süreçlerde, polis baskı altındadır. Polis manevi yönden sıkıntı içindedir. Ayrıca unutmayalım ki, her soruşturma geçiren suçlu da değildir. Ayrıca bu dört kolun haricinde, belki de on dörte kadar sayabileceğimiz, terfi edememe, açığa alınma, olumsuz sicil alma, 34.maddeden yer değiştirme vs. gibi yan yaptırımlarda hayata geçebilmektedir.

İşte bu pencereden bakıldığında, savunma hakkının kutsiyeti anlaşılmaktadır. Ancak savunma hakkının bitiminden sonra da, polisin hak arama hürriyetinin destelenmesi gereklidir.

Bu durum, Teşkilatımızın vizyonuna da katkı sağlayacaktır.

İyi niyetli ve gayretli çalışmalar ile polise savunma anlamında bir takım haklar getirilmiş olmak ile birlikte, bunların yeterli olmadığını değerlendirmekteyim. Bu nedenle polisin savunma hakkına ve bu hakkın kapsamına dikkat çekmek ve bu hakkın gelişmesine katkı sağlamak amacı ile bu yazıyı yazma ihtiyacı duydum.

Bir sonra ki yazıda, hazırladığım SAVUNNMA FONU YÖNERGESİ taslağını sizler ile paylaşacağım.

I-HAKKINDA CEZA DAVASI AÇILAN POLİSİN SAVUNMA HAKKI:

1-Cumhuriyet Savcılıklarında polisin savunma hakkı (Soruşturma Aşamasında):

Bu aşamada polisin savunma hakkına katkı sağlayıcı bir yasal düzenleme yoktur.

Zira 2559 sayılı yasanın ek 9/b.maddesi ve bu yasa hükmüne dayalı olarak çıkartılan Hakkında Dava Açılan Polis İçin Avukat Tutma ve Ücret Ödeme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin Amaç başlıklı 1.maddesinde yer alan ?Bu yönetmeliğin amacı; ?görev ve hizmetlerin ifası sırasında veya bu görevinden dolayı sanık durumuna düşen Polisin vekalet verdiği avukatının ücretinin Emniyet Genel Müdürlüğü bütçesinden ödenmesi? ile ilgili hüküm ve bu yönetmeliğin 4/1-b.maddesinde yer alan ?Sanık Polis hakkında kamu davası açılmış olması? şartı bir bütün olarak göz önüne alındığında, polisin C.savcılığı aşamasında, yani eski ismi ile hazırlık soruşturması, yeni ismi ile soruşturma aşamasında hiçbir güvencesi yoktur. Çünkü avukat sağlanması için, polisin hakkında kamu davası açılmış olması bir şarttır.

Oysa soruşturma aşaması, delillerin toplandığı, ifadelerin alındığı, kısaca yargılamanın en önemli aşamasını teşkil etmektedir. Zira bu aşamada, gözaltı ve tutuklama tedbirlere de başvurulmaktadır.

Örneğin Ardahan ilinde, Ağustos 2006 tarihinde yapılan ve tutuklama tedbirinin de uygulandığı bir tahkikatın, henüz iddianamesi hazırlanmamıştır. Dolayısı ile iddianamenin hazırlanmamış olması sanık sıfatının kazanılmasına engel olduğundan, bu arkadaşların henüz avukat talep etme hakları bile yoktur.

Bu durum göz önüne alındığında; 2559 sayılı yasanın ek 9.maddesi ile Hakkında Dava Açılan Polis İçin Avukat Tutma ve Ücret Ödeme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 1.maddesi ve 4/1-b.maddesi birlikte düşünüldüğünde, bu teşkilat mensuplarının, mevzuatın diğer tüm koşullarını taşımaları halinde dahi, henüz haklarında iddianame düzenlenmediği ve dava açılmadığı için olay tarihinden ve hatta tutuklama tarihinden itibaren 1 yıl geçmiş olmasına rağmen kendilerine Avukat tutulmayacağı gibi tutulan avukatın ücretinin de ödenmesi mümkün olmayabilecektir.

Kaldı ki uygulamada, Avukatların ücretlerinin ödenmesi yerine Genel Müdürlük ile sözleşmeli Avukatlara vekâletname gönderilmesi yolu ile bu hakkın kullandırıldığı göz önüne alındığında, sıkıntı bir nebze daha net anlaşılacaktır.

Bu konuda tek istisnanın 3713 sayılı yasanın Müdafii Tayini başlıklı 29/06/2006 tarih ve 5532 sayılı yasanın 11.maddesi ile değişik 15.maddesinde ?Terörle mücadelede görev alan istihbarat ve kolluk görevlileri ile bu amaçla görevlendirilmiş diğer personelin, bu görevlerinin ifasından doğduğu iddia edilen suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmalarda müdafi olarak belirlediği en fazla üç avukatın ücreti ödenir ve bunlara avukatlık ücret tarifesine bağlı olmaksızın yapılacak ödemeler, ilgili kuruluşların bütçelerine konulacak ödenekten karşılanır.

Avukatların ücretlerinin ödenmesine ilişkin esas ve usuller, Millî Savunma ve İçişleri bakanlıklarınca müştereken çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.? Şeklinde ki düzenlemedir.

Ancak bu düzenlemenin de kapsamı oldukça dar kaleme alınmıştır. Ayrıca çıkarılması ön görülen yönetmelik de, henüz mevzuat sitelerinde yerine almamıştır.

Oysa bu düzenleme, tüm kolluk görevlerini kapsayacak şekilde tekrar düzenlense, polisin savunma hakkı tam anlamı ile vücut bulacaktır.

2-Mahkeme aşamasında polisin savunma hakkı (Kovuşturma Aşamasında):

Yukarıda belirtilen, 2559 sayılı yasanın ek 9.maddesi ve Yönetmeliğe göre bu aşamada avukat temini söz konusu olmaktadır.

Ancak şunu de belirtmek gerekir ki, her ne kadar Yönetmelikte tutulan avukatın ücretinin ödenmesi söz konusu ise de, uygulamada ve daha sonra çıkartılan düzenlemeler ile Emniyet Genel Müdürlüğü ile sözleşmesi bulunan ve Ankara ilinde ikamet ettikleri ve görev yaptıkları anlaşılan 8 civarında avukatların, görevlendirilmesinin ön görüldüğü anlaşılmaktadır. Tabi bu da bir takım kriterlere bağlanmıştır.

a-Öncelikle her görev suçuna avukat görevlendirilmesi yapılmamaktadır.

b-Avukat talebine ilişkin memurların başvurularının değerlendirilmeye tabi tutulması gerekmektedir.

c-Her şey yolunda giderse, ilgili prosedürün işletilmesi sonrasında, görevlendirilen avukatlar uçakla veya otobüsler ile Ankara ilinden hareket ederek, talepte bulunan ve yargılamanın yapıldığı ile gelmeleri söz konusudur.

d-Her seferinde aynı avukat değil de, müsait olan bir avukat duruşmalara gelmektedir.

e-Sadece polisin suçlandığı ceza davalarında savunma yapılmakta, karşı ceza davası, tazminat davası gibi konular ve savunma araçları bu sistemde yer almamaktadır.

f- Avukat tedarik etme veya ücretinin ödenmesinde suçun niteliği de önemlidir. Örneğin rüşvet suçundan yargılanan polise hiçbir zaman avukat verilmeyecektir. Ancak bu durumunda doğru olduğunu ileri sürmek yanlıştır. Zira polis, rüşvetten yargılanırken, suçun nitelik değiştirmesi sonrasında, görevi kötüye kullanma suçundan da sorumlu tutulabilir. Yani henüz yargılamanın başında suçun sabit olduğunun kabulü mağduriyetleri de beraberinde getirebilir. Ayrıca bu rüşvet suçlaması tamamen bir iftira ise, bu durumda polis hiç destek almamış olacaktır. Kaldı ki, işkence, rüşvet suçundan daha kötü değil midir? Cezası daha fazla değimlidir? Çağın en büyük cezalarının ön görüldüğü bir hastalık gibi kabul edilmemektedir? Evet. Öyle ise, bu ayrımın yapılmasının mantığını anlamak biraz güçleşmektedir. Yüz kızartıcı suç deyip geçmek yerine, gerekli değişiklerin yapılması artık gerekmektedir.

Özetlersek, yoluculuk sonrasında gelecek sözleşmeli savunma avukatları ile dava dosyası hakkında müvekkil ile vekil arasında sağlıklı iletiş ve güven müesseselerinin doğması ile bilgi akışının sağlanması anlamında yeterli süre bulunmadığı, her duruşmaya farklı bir avukatın gelmesi gibi durumların yaşanacağı, çok küçük detayların çok önemli olabildiği ceza davalarında, her duruşmaya farklı bir avukatın katılması, bu yolun iyi niyetle hayata geçirilmiş olmasına rağmen, savunmayı zayıflatacağını değerlendirmekteyiz.

Mevcut düzenlemeler ışığında, polisin savunma hakkına devlet katkısının üst düzeyde bulunmadığı, ancak şu anki sisteminde hiç yoktan iyi olduğunu, fakat yeterli olmadığını belirtmek gereklidir.

II-HAKSIZ SUÇLAMAYA MARUZ KALAN POLİSİN, KARŞI DAVA YOLU İLE SAVUNULMASI VE HAKKINI ARANMASI:

Bu yönde bir düzenleme bulunmamaktadır.

Bazen suçsuz ve günahsız insanlarda soruşturma geçirir, hatta ceza alırlar.

Evet, iddiaların üzerine gidilmesi ve araştırılması, soruşturulması olması gereken çağdaş bir uygulamadır. Ancak kötü niyetli olan iddialarında hakkının verilmesi gereklidir.

Bu araştırma, soruşturma, kovuşturmaların ve özlük mevzuatın uygulanması sonrasında, polisin suçsuz olduğu anlaşılır ise, sadece dosyanın kapılması ve polise ceza verilmemesi yeterli değildir.

Şikâyet edenin de iddiasının niteliğine göre takibata uğraması en azından araştırmaya tabi tutulması gereklidir.

Polis, kendi imkanları ile hakkını ararsa arıyor, ama genellikle gerek bu yönde polise eğitim verilmeyişi, gerekse de maddi imkansızlıklar neticesinde polis, aman Allah?ından bulsun diyor ve bu şikayete dişi değen nihayetinde de hakkında işlem tesis edilmeyen şahıslar, bunu ya alışkanlık, ya hobi ya da siyasi bir davanın mücadele yöntemi haline getirip, sık sık bu yolu kullanıyor.

Ne zaman, bu gibi şeref yoksunu kişiliksizler hakkında, adli ve idari işlem yapılır ise, ancak o zaman hak arama özgürlüğü her iki taraf açısından da layıkıyla ile yerine getirilmiş olunur.

4483 sayılı yasanın ?Cumhuriyet Başsavcılığınca Re?sen Dava Açılacak Haller? başlıklı 15.maddesinde ?Memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkındaki ihbar ve şikâyetlerin, ihbar veya şikâyet edileni mağdur etmek amacıyla ve uydurma bir suç isnadı suretiyle yapıldığı hazırlık soruşturması sonucunda anlaşılır veya yargılama sonucunda sabit olursa haksız isnatta bulunanlar hakkında yetkili ve görevli Cumhuriyet başsavcılığınca re'sen soruşturmaya geçilir.

Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yukarıdaki fıkrada belirtilen durumlarda kamu davası açılması için Cumhuriyet başsavcılığına başvurma ve haksız isnatta bulunanlar hakkında genel hükümlere göre tazminat davası açma hakları saklıdır.? Hükmü yer almaktadır.

Ancak, bu hüküm yeterli değildir. Zira 4483 sayılı yasa, idari görev esnasında işlenen adli suçlar ile ilgilidir.

Oysa polis çoğu zaman Adli görev ifası sırasında şüpheli ve sanık durumuna düşmektedir. Diğer taraftan, mesaisi çok yoğun olan polisin, tek başına ceza davası açması ve yasal haklarını tam anlamı ile kullanması çok zayıf bir ihtimaldir.

Özetle, avukat aracılığı ile karşı ceza davasının açılması ve takip edilmesi durumunda haksız şikayet ve iftiraların azalacağı açıktır.

III- HAKSIZ SUÇLAMAYA MARUZ KALAN POLİSİN HUKUK DAVASI YOLU İLE HAK ARAMASI;

Bu açından destek veren yasal düzenleme de yoktur.

Tazminat davası açmak ve takip etmek masraflı ve uzun soluklu bir hak arama yöntemi olduğu tadar, polis eğitiminde hiç yer almayan bir konudur. Ancak hak arama özgürlükleri içinde, en etkili yollardan biridir.

Polis teşkilatı mensupları, aralarında toplayacakları 1-2 YTl ile kuracakları savunma fonu ile bu hak arama yöntemini çok az bir yük ile dayanışma yolu ile çözebilirler. Unutmayalım ki, kazanılacak bir tazminat davasında alınacak tazminat miktarı, ödenin savunma fonu aidatlarının çok üstünde bir rakam olacaktır.

İftiracının canını yakmak, manevi haz verecek ve alınan tazminat haksız şikayet sahibinin uzun süre unutamayacağı bir ders olacaktır.

IV- HAKSIZ SUÇLAMAYA MARUZ KALAN POLİS İL VE İNSAN HAKLARI KULLARINA BAŞVURU HAKKI;

İl ve ilçelerde bulunan ve aktif olan, genellikle polisin aleyhine yapılan başvuruların karar bağlandığı kurullara, netice bir insan olan ve onuru kırılan her polis başvurabilir.

Yalnız buruda dikkat edilecek husus, polisin mağduriyetine bir kamu görevlisinin sebep olması durumunda bu yol hayata geçirilebilir. Veya polisin mağduriyetine engel olacak bir makamın pasif kalması veya ihmalkâr davranması halinde de yine bu yola başvurulabilir.

V- HAKSIZ SUÇLAMAYA MARUZ KALAN POLİSİN, AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMENİSİNE BAŞVURU HAKKI:

İl ve ilçe İnsan Hakları Kuralarına başvuru koşularında olduğu gibi, bir insan olan ve onuru kırılan, adil yargılanma hakkı ihlal edilen her polis, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurabilir.

Yalnız buruda da dikkat edilecek husus, polisin mağduriyetine bir kamu görevlisinin sebep olması veya polisin mağduriyetine engel olacak bir makamın pasif kalması veya ihmalkar davranması başvuru için gereklidir.

Örneğin, tutuklanan bir polisin cezaevinde can güvenliği için gerekli önlemlerin alınmaması ve bu nedenle bir başka mahkûm tarafından yaralanması gibi durumlarda, Ceza evi idaresinin ve devletin sorumluluğu gündeme gelecektir. Veya uzun süren yargılama, iddianamenin hazırlanmaması veya çok geç hazırlanması gibi durumlarda da, yine isnadı öğrenememe veya makul sürede yargılanmama gibi bir takım hakların ihlal edilmesi gündeme gelecektir.

VI-SONUÇ:

Sloganımızı ?kendi hakkını koruyamayan, başkasının hakkını koruyamaz? olsun.

Gerek yasa, gerekse de yönetmelik hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, polisin ancak sanık durumuna düşmesine müteakip devletçe savunmasına katkıda bulunulduğu anlaşılmaktadır.

Oysa savunmada en önemli aşama C.savcılığınca delil toplanması, memurun ifadesinin alınması aşaması olduğu açıktır. Yani polis, savcılıkta ifade verirken, devlet ona yardımda bulunmamakta, avukat göndermemekte, ayrıca polisin üç kuruşluk maaşı ile tutacağı avukatın parasını da karşılamamaktadır. Ayrıca bu aşamanın delillerin toplandığı bir dönem olduğu, genellikle CMK avukatlarının karşı tarafın yanında bulunduğu ancak polisin yalnız kaldığı bir zaman dilimini teşkil etmektedir.

Ayrıca polis, ceza davasından beraat ettiği durumlarda, kendisini haksız yere suçlayan kişi veya gereksiz dava açan kamu görevlileri hakkında, hak arama özgürlüğünü yeterince kullanamamaktadır.

Zira Manevi tazminat davasını bir avukat aracılığı ile hukuk mahkemesinde açmak, avukatlık ücreti, nisbi harç, yargılama giderleri vs en az 2-3 milyar gibi bir rakama tekâmül ettiğinden polis, kendisini haksız yere suçlayanlar hakkında gerekli girişimden yoksun kalmaktadır. Sendika ve dernek kurmak gibi örgütlenme hakkı da yasak olan polisin, kendi ekonomik gücü ve yoğun mesaisi ile eğitiminin bu yönde olmaması gibi bir takım unsurların eklenmesi ile oluşan sorumlar yumağı karşısında, kendisini koruyan bir sisteminin bulunmadığını söylemek mümkün ve bir o kadarda gereklidir.

Bunun yanında KENDİ HAKKINI KORUYAMAYAN, BAŞKASININ HAKKINI HİÇ KORUYAMAZ sloganından hareket ile konuya yaklaştığımızda, bu durumdan en az polis teşkilatı mensupları kadar, güvenlik hizmetinden faydalanan vatandaşlarında zarar göreceğini anlamak ve anlatmak gereklidir.

Çekingen, başına geleceklerden korkan, kendisinin tam anlamı ile koruyan bir sivil kurumdan yoksun polis teşkilatı mensuplarının, ilk yargılanacağı dava sonrasında küsmesi ve kabuğuna çekilmesi, hizmet verimliliğinin düşmesi anlamına gelir.

Bu çerçevede, kaçan hırsızı kovalayan polisin, saklanan hırsızı gördüğü halde, görmezden gelmesi halini farz edelim. Bu durumda, polise hesap sormak ile hırsızı zor kullanarak yakalayan ancak kötü muamele iddiası ile karşılaşan polisin durumlarını kıyaslayalım. Dikkat edilirse, polisin hırsızı görmemesi nedeni ile rahatsız olma ihtimalinin, hırsızı zor kullanarak yakalayan polise göre daha düşük olduğunu söylemek mümkündür. İşte bu noktaya dikkat edelim. Polis, görevini rahat ve başına bir hal gelmeyeceğini bilerek, geleceğinden ve ekmeğinden korkmayarak görev yapması durumunu sağlamak zorundayız.

Yukarıda yer alan kanun ve yönetmelik hükümleri bir bütün olarak bu sorunu çözmeye çalışan hükümlerdir. Ama maalesef bu iyi niyetli girişim ve oluşumlar, fiili durum olarak yetersizdir.

Polisin savunma hakkını sadece ceza davası ile sınırlamak, yetersiz koruma anlamına gelmektedir.

İşte bu hususları kapsayan ve örnek olarak hazırladığım Yönerge Taslağını sizlerle paylaşmak istiyorum. POLİSİN SAVUNMA HAKKI VE ÖNERİLER?2 başlıklı bir sonra ki yazımda bu konuyu birlikte inceleyelim, eksiklikler varsa birlikte tamamlayalım. Ama mutlaka tartışalım. Zira bu konuya bir yerden başlamak gerekiyor.

Saygılar sunarım.

Önder ÖZLEM

Emniyet Amiri

POLİS HAKLARININ PEŞİNDE

Yönetsel, örgütsel ve personelin özlük hakları gibi birçok konuda yaşanan sorunlar Emniyet Teşkilatı içinde giderek daha da karmaşık bir yapıya bürünürken, binlerce polis memuru yasal haklarının verilmesi için Emniyet Genel Müdürlüğü'ne, Millet Vekillerine, Bakanlara, ilgili müdürlüklere, yetkililere ve İçişleri Bakanlığına elektronik posta yoluyla dilekçe gönderiyor veya bir bölümü de dava açıyor. Özellikle internet üzerinden çok sıkı birlik ve beraberlik mesajları veren polis memurları, özlük-sosyal-ekonomik haklarının alınıncaya kadar da bu uğurda onurlu mücadelelerini sonuna kadar aralıksız sürdüreceklerinin mesajını vermektedir.

Giderek artan bu hak arayışında gelinen bir nokta vardır ki, polisler için çok önemlidir. Ankara'da 1997 yılında bir karakolda göreve başlayan polis memuru C.Y. bir hafta 12 saat gündüz ve diğer hafta da 12 saat gece mesai yapılmasına karşı çıkmış ve bu uygulamanın yasal olmadığını savunarak hazırladığı şikâyet dilekçesini hem Valiliğe hem de Danıştaya vermiştir. Dilekçesinde, böylesine ağır ve insanlık dışı çalışma koşullarının polisin aile düzenini olumsuz etkileyeceğini, sosyal hayatını bitireceğini, kendisinin evliliğinin bu nedenle bitme aşamasına geldiğini, yine bu çalışma koşullarının dinlenmesine fırsat vermeyeceğini ve motivasyonunu bozacağı gibi onları ruhsal sorunların içine iteceğini belirterek konuyla ilgili sorunlarını yazmıştır. Fakat hiç bir kurumdan yanıt alamamıştır.

Türkiye'de mevcut olan bütün yasal yolların tıkanmasının ardından davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşıyarak, (AİHM) hakkını uluslar arası zeminde aramaya başlamıştır. Sonraki gelişen olaylarda AİHM davanın görüşülmesine 13 Aralık 2007 de karar vermiştir. AİHM sine, çalışma şartlarının İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi' ne de aykırı olduğunu belirten polis memuru C.Y. sayıları 220 bini aşan diğer polisleri de çok yakından ilgilendiren bu önemli davanın sonucunu beklemektedir.

Polisin günde 8 saat çalışmasına ilişkin yapılan bilimsel ve akademik çalışmalar sonucunda pilot bölge olarak seçilen 10 un üzerindeki il merkezinde veya ilçelerinde başlatılan yeni uygulamanın eksiklikleri giderilirse büyük başarı sağlanmış olacaktır. Emniyet Genel Müdürlüğü bu uygulamanın kısa bir süreç içinde Emniyet Teşkilatının Türkiye genelindeki diğer bütün birimlerinde de başlaması için gerekli olan plan ve programları hazırlamakta olup, konuyla ilgili çalışmalarını aralıksız sürdürmektedir.

ÜNAL BENLİALPER

POLİS HAKLARI VE SORUNLARI

KÖŞE YAZARI

Polislerimiz, Güzel Ülkemizin Vitrini konumundadır ve her türlü projeleri, davranışları, tutumları, toplumu etkilemektedir.

Polis huzur ve güven verir derken hep polisin de huzur ve güvene ihtiyacı olduğu göz arkası edilmiştir.

Polis, süper kahraman gibi, yorulmaz, uyumaz, haklarını her zaman korur gibi yanlış algılar söz konusudur.

Polis, Hakları korurken kendi haklarını koruyacak bir bağımsız bir mekanizması yoktur.

Polislerin, internet üzerinde yapmış oldukları yorumları derlediğimizde, polisin de sorunları olduğu ve bu sorunları çözerken, çaresiz kaldıkları ve seslerinin duyulmasını istemektedir.

2001 yılında İzmir İl İnsan Hakları Kurulu ve 2005 yılında İstanbul İl İnsan Hakları Kurulu tarafından defalarca polisin çalışma şartları insan haklarına aykırıdır şeklinde kararlar verilmesine rağmen bir gelişme olmaması düşündürücüdür. Ayrıca bu durumun üzerine hukuka aykırı idari işlemler eklendiğinde polislerin fizyolojik, biyolojik ve psikolojik durumlarını ancak, Nasrettin Hoca misali ancak sadece damdan düşenlerin anlamasını beklememek gerektiğini düşünüyoruz.

Polisin Sorunları ve Çözüm Önerilerini Yüzlercesinden en önemli üç tanesini Kısaca Aşağıda arz ediyoruz.

1. POLİSE FAZLA ÇALIŞMA ÜCRETİNİN (160 SAAT SONRASI ÇALIŞINAN ÜCRET) MATBU ( 2011 GÜNCEL= 237,43) OLARAK DEĞİL DE SAAT BAŞI VERİLMESİ

Polisin 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olmasına rağmen, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunda Ek-21 maddesine göre matbu ücret verilmektedir. Olağan üstü Durum Haricinde, En fazla kaç saat fazla çalışma saati yapacağı belli değildir. Bir Polis 210 ile 340 saat arası aralıklar da değişen çalışma saatleri olmasına rağmen, kadrosuna göre değişen matbu fazla çalışma ücreti verilmektedir. Aynı kadroda çalışan iki polisten biri 210 saat diğeri 340 saat çalışsa bile ( ki örnekleri çoktur.. ) aynı maaşı alarak kendi içerisin de bile büyük adaletsizlik söz konusudur. Emsali olan diğer 657 tabi 24 saat devamlılık gösteren kadrolarda çalışan devlet memurlarının ( sağlık personeli, gümrük memurları, maliye memurları v.b. ) 160 saat sonrası fazla çalışma ücretinin saat başı aldıkları görülecektir. Fazla çalışma ücretinin saat başı verildiği takdirde, Polis kaynaklı sorunların çoğunun çözüleceğini düşünüyoruz.

2. POLİSİN EMEMKLİLİK DURUMU

Polis Memurları teşkilatının % 90,3 gibi büyük bir oranını oluştururken, Polis Memurun sesi duyulmamaktadır. Polis memurları Üniversite mezunu olsa bile dereceleri birin birine düşse bile, üçün birinden emekli olması büyük maddi kayıplara sebebiyet vermektedir. emeklilik maaşı yarı yarıya düşmesi, polisin emekli olmasını geciktirmekte ve teşkilatın kendisini yenilemesini, gençleştirmesini, yavaşlatmaktadır.Ek göstergeleri düşüktür. Emsali olan Jandarma ile Polisin aynı işi yapmasına rağmen, farklı kanunlara tabi olması sebebi ile çok fazla emeklilik durumlarında farklılıklar görülmektedir. Polisin de jandarma gibi, diğer 657 tabi devlet memurları gibi, derece ve ek gösterge haklarına sahip olması gerektiğini düşünüyoruz..

3- POLİSE DE SENDİKA HAKKI

Polisin yüzlerce sorunu bulunmaktadır. Polisin bireysel olarak bu sorunları ile mücadele etmesi, haklarını geliştirmesinden ziyade haklarının korunmasında bile çok büyük masraf, yıpratılış ve zorluklarla karşılaşmaktadır. Polisin ifade özgürlüğünün simgesi olacak bir bağımsız mekanizmaya ihtiyacı vardır. Polislerin internet ( memurlar.net, facebook ve twiter gibi adreslerde ) üzerinde yaptıkları yorumlar aşağıda da arz edildiği gibidir.

Tüm Emniyet mensuplarının da, Meşru sınırları olan ?Polis sendikası? kurması gerekiyor. Herkesin sendikası var da polisin niye olmasın? Böyle riskli bir mesleğin sendikası olmaması doğru değildir. Suç ve suçlular ile mücadele ederken her an mağdur durumda kalabilecek olan bir hizmet kolunun, Nasrettin Hoca misali damdan düşünce, damdan düşeni istemesi gibi, kendisini koruyacak kendisini anlayacak, bağımsız, ücretsiz, sadece ekonomik, kültürel ve sosyal haklarını koruyacak ve geliştirecek bir mekanizma istemesi anormal değildir. Biz bu mekanizmanın adına Polis Sendikası diyoruz, siz adına ne koyarsanız koyun, bu bağımsız mekanizmaya, otokontrole ihtiyacı vardır.

Barış için, sevgi için, gönülleri birleştirmek için, diyalog için, herkesin bulunduğu konuma saygı için, ifade özgürlüğü için, dinlenme sürelerimizde piknik yapabilmek için, diken üstünde yaşamamak için, herkes gibi 160 saat çalışabilmek için, normal 160 saat mesaimiz bittikten sonra da fazla çalışmam gerekiyorsa saat başı fazla çalışma ücreti almak için, ek gösterge ve derecelerimi emsal memurlarla aynı olması için, ekonomik ve kültürel ve sosyal haklarımızın korunması ve geliştirilmesi için, diklenmeden dik durabilmek için, ortak çıkarlarımızı korumak için, mağdur olmamak için, sosyalleşmek için, çalışma şartlarının iyileştirilmesi için, Türkiye' de de Polis Sendikası istiyoruz.

Şiddetin şiddetle çözülmesini savunan bütün parti, dernek, sendika, yazar ve medya grupları terörün bir parçasıdır. Zira terörü etkiye tepki büyütür. Şiddet şiddeti doğurur. Terörün bütün amacı da budur. Karşısına devletin dışında başka güçlerin çıkmasını da ister ki kaos, kin, nefret, kan ve gözyaşı iyice artsın. Bu nedenledir ki şiddetten yana olan bütün kişi ve gruplar bilinçli ya da bilinçsiz "kullanılan" gruplardır. Polis Sendikasının da böyle olacağını düşünerek karşı çıkanlar çok büyük yanılgıya düşeceklerdir.

Bize destek veriniz haklarımızı birlikte koruyalım ve geliştirelim.. polismemurları.net

? ?Polis mensuplarına ne ölçüde uygulanacağı ulusal mevzuatla belirlenmelidir.?? Cümlesi ANAYASAMIZDA NEDEN YER ALMASIN? (87 Nolu Sözleşme-Sendika Özgürlüğüne Ve Örgütlenme Hakkının Korunmasına İlişkin Sözleşmesinin 9. Maddesi)

? ?? Temsilcilerini serbestçe seçmek, yönetim ve etkinliklerini düzenlemek ve iş programlarını belirlemek hakkına sahip olmalıdır??POLİS MEVZUATINDA(3201 ETK) NEDEN YER ALMASIN? (87 Nolu Sözleşme-Sendika Özgürlüğüne Ve Örgütlenme Hakkının Korunmasına İlişkin Sözleşmesinin 3. Maddesi)

? Polis Yemini ile birlikte her sene değişkenlik gösterebilecek(ya da ihtiyaç halinde) (uzun bir liste) bir metni imzalamak sureti ile görev tanımı yapılamaz mı? Suç,ceza, görev, yetki,hak tanımları faydalı olmaz mı?

13 Aralık 2011 17:47

burkilo

bızım mudur her agzını actıgında 2500 TL alıyorsunuz ......

boslukları ıstedıgınız cumlelerle doldurabılırsınız

SORUN: bız mudurun ne demek ıstedıgını bı turlu anlamadık kıme soralım?

13 Aralık 2011 20:49

ensontango

herkese iyi akşamlar diliyor şu sorunun cevabını bilen arkadaşlarımızın önemle açıklamasını bekliyorum,

Sorum ;özellikle 2.bölgeden 1. bölgeye 3-5-7-9.yılında başpolislikten dolayı mecburen(3 ay içinde göreve başlarsak)2. bölgedeki 2 yılda 1 extra kademe hakkımız ne olur?yanarmı?

2. bölgeye başladığımız günü doldurup 1. bölgeye gidersek başpolislik kıdemimiz yanacak ve göreve başladığımız zaman kıdem başlayacak.hangisini tercih etmek avantajlı olur orta ve uzun vade de.bu konuya biraz değinmek artık farz oldu sanırım,çünkü artık tercih zamanı sıkışmaya başladı,cevaplarınızı acil acil acil bekliyor ve şimdiden katılan başpolis arkadaşlarım ve aday arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.

Bu soruyu ayrıca İnsan hakları haftası olması nedeniyle dikkatinize sunar ve tüm konuya vakıf yetkililerinde cevaplamasını istirham ediyorum.Herkesin İnsan Hakları Haftasını kutlarım.

08 Ocak 2012 00:11

burkilo

çok mutluyum bu konu başlığını açtığım zaman ile bu gün arasında ne çok hakkımız varmış daha çok insan öğrendi ve anladı artık somut adımlar atma zamanı insanca yaşamak insanca çalışmak için katkıda bulunan tüm yorumculara teşekkür ederim

08 Ocak 2012 03:19

AĞRI PoLiSi
Yasaklı

polisin yaşam hakkını bile yakında elinden alacaklar!!!

27 Ocak 2012 11:38

burkilo

SENDİKA hakkı ))

29 Ocak 2012 17:21

burkilo

haklarımız var artık yüksek sesle dile getiriliyor

Toplam 58 mesaj
ANKET
MEB, 8 yıllık öğretmeni rotasyona tabi tutacak, okulunu değiştirecek..