Editörler :
24 Eylül 2010 13:43   


Yasaklı
Doğru Nedir?..

Kişiden kişiye değişen birşey midir,?

yoksa tek midir?

dünyada üç olgu vardır.

1-Doğru

2-Yanlış

3-Gerçek

örnek verecek olursak ,

Doğru: Yapmak istediklerimiz

Yanlış: Yapmamamız gerekenler

Gerçek: Yapmamız gerekenler

Bu durumda doğru öznel gerçek ise nesleldir. Yanlış ise ya nesneldir yada öznel. Yerine ya da sonucuna göre değişir.

peki benim doğrum bu diyip,yanlış bulduğumuz şeyler hakkında hüküm verip yargılamak doğru mudur...?

24 Eylül 2010 14:41

vasair
Aday Memur

eğer doğru=yapmak istediğimiz şey-ise bu tanıma göre -doğru- kişiden kişiye göre değişecektir..yanlış gördüğümüz şeyi yargılamak ise o kişinin doğrusunu yargılamak anlamına gelebilir..

doğru=dinden dine,kültürden kültüre,hatta nesilden nesile değişebilir... eleştirilebilinir fakat yargılanması hoş olmasa gerek..

24 Eylül 2010 15:32

gamze6
Kapalı

doğrulara özneldir demek yanlış olabilir. belki, paradoksal gerçeklikler olarak ifade edilebilir...

tüm önerme, makale, araştırmaları bir kenara bırakarak, hayatta yapılan en büyük hatanın doğru ve gerçekliği birbirinden tamamen ayırmak olduğunu düşünüyorum. gerçek tektir. ve belki doğrularla/doğru sanılanlarla kıyaslanamaz bile...

yargılamamaktan bahsedecekken yargılarımın aklıma gelmesi kötü oldu. belki sonra devam etmem lazım. belki... doğru olan neyse...

24 Eylül 2010 16:16

ha.gul
Şef

"peki benim doğrum bu diyip,yanlış bulduğumuz şeyler hakkında hüküm verip yargılamak doğru mudur...?"

yıllardır (doğru diye bilinen)yanlış/kötü bir geleneğin, yargılanması gerekir... günümüzdede bunun örnekleri çok...

24 Eylül 2010 16:20

gamze6
Kapalı

yargılamak neye göre olmalı peki?

önce anlamak diyorum.

anlaşılmamış birşeyin yargılanması daha vahim sonuçlar getirir.

24 Eylül 2010 16:34

ha.gul
Şef

elbette önce anlamalı... ancak çoğunluk olarak hem fikir olmalı..

her şey önce ilk ile başlar, ilklerin peşinden gidilmeli... GALİLE dünya yuvarlak ve dönüyor dediğinde, ateşe atılarak öldürülme ile yargılanmış, suçlamaları kabul ederek özür dilemiş ve canını zor kurtarmıştır...

yargılamayı ise Türk Ceza yasasına göre yaparız belki:))

24 Eylül 2010 16:43

gamze6
Kapalı

"çoğunluk" olarak hem fikir olmalı derken?

düşüncemle başkalarına uyum sağlamak zorunda olup, özür dilemektense, galile gibi "tek" başıma öldürülmeyi yeğlerim...

insanların yargılamasındansa, ceza yasasıyla yargılanmak daha makul geldi:))

24 Eylül 2010 16:58

ha.gul
Şef

çoğunluk yanlışa yanlış teşhisini koymalı...çoğunluk olmadan zaten yanlışı yargılayamayız, sadece eleştiririz...

Elbette davada tutarlı olunmalı.. (ancak galile zoru görünce yan çizmiş:) ve özür dilemiştir).

24 Eylül 2010 17:00

gamze6
Kapalı

"çoğunluk olmadan zaten yanlışı yargılayamayız, sadece eleştiririz..." önemli bir tespit.

tutarlılık, doğrunun "gerçek" olması için gerekli olan nitelik oluyor sanırım...

24 Eylül 2010 17:06

ha.gul
Şef

edebiyatım o kadar iyi değil, beni tamamlıyorsunuz.. teşekkürler...

25 Eylül 2010 13:47

_MaviyeÇalarGözlerin
Aday Memur

kime göre ya da neye göre dogru ya da yanlış?

03 Ekim 2010 01:35

!!EsMeR!!!SeKeRiM!!
Müsteşar Yardımcısı

ortada bir gerçeklik varsa ve bu gerçeklik ekseninde doğruluk ve yanlışlık belirlenmiş ise doğru herkesce kabul görebilen bir durum olarak ortaya çıkacaktır şayet gerçek olan olgunun yanlışına da doğru gözü ile bakabilenlerin çıkması gerçeğin doğrusunu değiştirmeyecektir aksine kuvvetlendirecektir.

yani doğru gerçeklik var ise tektir eğrilebilir ama asla kırılmaz !

03 Ekim 2010 16:49

y a r e n
Kapalı

doğru yaşadığınız yere,zamana ve kişiye göre değişebilen bir olgudur bence kesinlik ifade etmez ama bireysel olduğu gibi diğerlerinide düşünmek gerekir benim doğrularım diyerek çevrenizdeki toplumun yargılarını değiştirecek şekilde davranışlar sergileyemzsiniz ..

04 Ekim 2010 05:32

mislina2
Kapalı

Doğrular özneldir. Kimine göre bilimin söylediğidir, kimine göre ahlaka uygun olandır, kimine göre ise Tanrı'nın buyruğudur. Yeryüzündeki her kavram, her düşünce için kesin olarak doğrudur ya da yanlıştır diyebilmemiz mümkün değil.

"Çoğunluğun oluşturduğu doğru en doğru" zihniyetini anlamak ise mümkün değil.

Çoğunluğun oluşturduğu doğrular akıl veya mantık ilkelerine dayanarak mı oluşturuluyor yoksa alışkanlıklar, gelenek-görenekler ve önyargılar mı oluşturuyor?

Bu soruya verdiğimiz cevap doğrultusunda kendi doğrularımızı azınlıkta kaldığımızdan dolayı diğerlerinden gizleyip, karanlıklarda kaybolup gitmesine izin vermek yerine, bugün toplum yaşamında ?yanlış? sayılabilecek görüşlerin ilerde birgün ?doğru?laşabileceğini ve toplum tarafından kabul görür hale gelebileceğini unutmamak gerekiyor.

04 Ekim 2010 11:41

sirac25
Kapalı

Doğru tekdir.

Oda; Lailahe illallah Muhammedun Resulullah hakikatidir.

05 Ekim 2010 11:19

mislina2
Kapalı

Doğruluk kavramından ahlaki doğruları mı , bilgisel doğrular mı ve mantıksal doğruları mı; hangisini tartışıyoruz?

Gerçek tektir ve bu inanç konusu olduğundan dinin konusudur. Ha insanlar düşünme yeteneğini, kendi tercihini yapma özgürlüğü kullanarak bu gerçeği kendi aklıyla, kendi bakış açısıyla yorumlar ve doğru mudur yanlış mıdır karar verir... Bu fikrinden dolayı o insanı yargılamak doğru değildir. Sizce bizim toplumumuzda linç kültürü neden var? Yada töre cinayetleri. Namus için cinayetler onların doğrusu fakat benim yanlışım...

*

Bu başlığın adı "Doğru nedir" değil de "Hakikat nedir" diye açılmış olsaydı yazdığımız yorumlarımız daha farklı olurdu. Kitap tavsiyesi olarak Kuran-ı Kerim'in tavsiye edilmesi ya da diğer konulara inanç ve dini açıdan bakılması fikir tartışmalarının önüne set çekiyor arkadaşlar. "Nerden geldim, nereye gidiyorum" "Bu hayattaki amacım nedir" gibi daha birçok konuyu dinimize bağlayacaksak düşünce ufkumuzu nasıl genişletebilir, düşünce özgürlüğünümüzü nasıl kazanabiliriz?

O halde hiç bir konuda fikir üretmeyelim hemen bağlayalım konuyu inanç sistemimize olsun bitsin.

05 Ekim 2010 14:42

sirac25
Kapalı

Mislina, ben bu hakikati ifade ederken varacağımız son noktayı kasdettim.Nereden geliyorsun,nereye gidiyorsun,necisin sorusuna ancak İslamiyetle cevap bulabilirsin.Şimdiye kadar gelmiş,geçmiş hiç bir düşünce bu sorulara mukni, akılla tam manasıyla örtüşür cevap verememiştir.

Tüm soruların cevabı yalnızca Allah'a iman ile anlaşılabilir.Onu düşüncemizden devre dışı bırakırsak ya herşey tesadüf eseri diyeceğiz veya tabiiat haşa ilahtır diyeceğiz, başka bir seçeneğin varsa buyurun...

forumda sormaktan çekindiğiniz sualleriniz varsa özelden yazabilirisin.Hoşçakalın baylar ve bayanlar...

05 Ekim 2010 21:37

mislina2
Kapalı

Öncelikle gerçek, hakikat ve doğru kavramlarını birbirinden ayırt etmeliyiz. Bilincimizden bağımsız olarak varolan gerçek, gerçeğin bilinçteki yansısı ise hakikattir. Misal mantık kurallarına uygun olan her bilgi doğrudur diyebilir miyiz?

Dini açıdan hemfikir olduğumuz birtakım konularda fikir üretimine gidilmemesi hatta düşünceye engel olunması beni rahatsız eden bir şey. Farklı yöne bakan kişilerin görebildiklerini görmeyi arzu ediyorum, hepimiz aynı yöne bakmayalım...:)

"Tüm soruların cevabı yalnızca Allah'a iman ile anlaşılabilir"

Peki, sorular sorduk, cevabını bulduk diyelim. Çoğunluğu müslüman olan bir ülkede imanımıza ve inancımıza uygun bir hayat tarzı sürüyor olsaydık gönül rahatlıyla yemeğinizi yiyip, çevrenizde olan bitenleri izlemekle yetinip, gece olduğunda başınızı yastığa koyup rahat bir uyku uyuyabilir miydik?

Sözlerle eylemler birbiriyle örtüşmediği sürece her şey hava asılı kalır.

Bizler kişisel hayat sorunları ile baş edebilecek kadar bilgi edinmeyi kendimize yeterli görüyor, çevremizde kalıplanmış kişiliklerle vitrinsel uyum davranışları sergileyip, günlük hayatı kolaylama uğraşısıyla bir ömür tüketiyoruz. Hal böyleyken hemen hemen her konuda da sözü dinimize getirip mutlaka söyleyecek bir şeyler buluyor, nasihat ediyoruz. Din, düşünmeye engel değilken ve bizlere çalışmayı, aklını doğru kullanmayı, her türlü yeniliği öğrenmeyi emrederken misal A üye, ezberlenmiş sözleriyle, kalıp düşünceleriyle neden konuyu tartışmaya olanaksız hale getiriveriyor. Bu benim düşüncem. Ve düşüncelerimin doğruluğunu yanlışlığını sınayabilirsiniz. Bana göre doğru size göre yanlış olabilir. Doğrularımızın peşinden giderken doğruları mutlaklaştırılmamalı veyahut kendi doğrularımızı ararken başka doğrularında olabileceğini unutmamız gerek diye düşünüyorum.

İyi paylaşımlar...

06 Ekim 2010 18:43

white&black
Genel Müdür

vicdanına şeksiz şüphesiz kabul ettirebildiğindir

06 Ekim 2010 19:57

nurrse01
Kapalı

doğru kişiliği oturmuş insanın bildiğinden başkası değildir

07 Ekim 2010 11:48

tnc06
Kapalı

doğru, herkesin kendi doğrusudur.......

Toplam 40 mesaj
 
ANKET
Üniversiteye girişte, bazı bölümler için 'başarı sırası' çıtası getirilmesini;