Editörler : Lanet
«31323334353637383940414243
08 Temmuz 2014 15:35

**GAYE**
Müsteşar

Kimsesiz Hiç Kimse Yok


Hiç kimse yok kimsesiz,

Herkesin var bir kimsesi.

Ben bugün kimsesiz kaldım,

Ey kimsesizler kimsesi.

*******

Kimse aradığım yollarda,

Kimsesizlik kimsem oldu,

Dinsin artık hicranın cana.

Kimse aradığım yollar,

Kimsesiz kimselerle doldu.


Avnî (Fatih Sultan Mehmet)

10 Temmuz 2014 18:35

ateş v e buz
Kapalı

Beni çağıran uçurum, uçurum oldu sevdan...

Kaçmam...

Yok, saklanmam başından-sonundan, korur bizi zaman...

Kim söylemiş son diye, olmaz diye, kanar diye...

Anlatma...

... Anlamam...

Aşk varken; sözlerinde, düşlerinde, yeniden doğmak gibi nefesinle, çoğalıp sevginle... İsteme...

Durdurmam...

Kim söylemiş son diye, olmaz diye, kanar diye...,

Anlatma...

Anlamam...

Büyüt beni; gözlerinde, ellerinde, yeniden ses oldun sözlerime, gücün saklı içimde...

Vursunlar... Ağlamam...

İster bahar, ister ayaz...

Yolum senin

10 Temmuz 2014 22:38

herzblut
Kapalı

Benim doğduğum gün

Günler uzamaya başlar

Öyle bir öleceğim ki

Geceler uzamaya başlayacak

Ve öyle bir öleceğim ki

Günlerle gecelerden başka

Hiçkimse öldüğümü anlamayacak.

A.NESİN

11 Temmuz 2014 21:54

herzblut
Kapalı

Bugün...

...

ÜÇ KEZ SENİ SEVİYORUM DİYE UYANDIM

Üç kez seni seviyorum diye uyandım

Tuttum sonra çiçeklerin suyunu değiştirdim

Bir bulut başını almış gidiyordu görüyordum.

Sabahın bir yerinden düşmüş gibiydi yüzün.

Sokağı balkonları yarım kalmış bir şiiri teptim

Sıkıldım yemekler yaptım kendime otlar kuruttum

-Taflanım! diyordu bir ses duyuyordum.

Cumhuriyetin ilk günleri gibiydi yüzün.

Kalktım sonra bir aşağı bir yukarı dolaştım

Şiirler okudum şiirlerdeki yaşa geldim

Karanfil sakız kokan soluğunu üstümde duydum.

Eskitiyorum eskitiyorum kalıyor ne kadar güzel olduğun.

İ. BERK

18 Temmuz 2014 21:52

ateş v e buz
Kapalı

Çekil git artık düşlerimden
Bıkıp usanmadın mı benden artık?
Gözlerimden yüreğimden ve içimden
Ve var olan herşeyimden
Git artık
Dokunma kirletirsin beyazları
Konuşma tüketirsin satırları
Mehtabı bırak doğan ayrılık
Çekil git şafak gelen aralık
Kanıyorum zaten uzak dur benden
Sebebin olurum yakanının olurum

Çekil git yolumdan ölümün olurum
Ve git artık nolursun git benden
Konuşma nefesini al benliğimden
Ben soluğunu kesmeden
Sus demeden sus nolur söylemeden
Git bir daha Allah aşkına hiç dönmeden
Yıkıl git artık hayallerimden
Kumdan evlerim yıkıldı artık
Taşlarımdan oyuncaklarımdan beynimden

Ve yaşayan her şeyimden

Git artık
Uzanma karaya çalarsın günleri
Söyletme devrik tümcelerim olursun
Ne öznesini ne yüklemini kurtara bilirsin
Çekil git bırak bütün düşüncelerimi
Yaralıyım zaten şöyle dur gönlümde
Derdin olurum korun olurum
Çekil git ağrın değil külün olurum
Ve git artık nolursun git git gözlerimden
Kal yerinde öylece ses etme
Mevsimlerde solsun senelerce
Mümkünse çıkmasın o iki hece
Öldü de bitsin bu işkence
Ya da bi sonbahar sarardı de
Düşen her bi yaprakta uzaklaştı de
Deki gövdeden dal kırıldı kopan candı
Yıkıldı de deki öldü öldü de
Yaşamaz de olsun de deki bitti bitti de
Kardı yağdı yağmurdu aktı sonra toprağa karıştı
Kurudu de soldu de
Ne bileyim işte kısaca öldü de
Ve cekil git artık
Gölge etme alın yazısı gibi görme
Deyilim birşeyin olmadım hiç birşeyin
Çekil git artık nolur çekil git kötü söyletme
Yaşamaz de olsun de deki bitti bitti
Kardı yağdı yağmurdu aktı kurudu de
Sonra toprağa karıştı soldu de
Ne bileyim işte kısaca öldü de

23 Temmuz 2014 02:57

Peren Alkent
Aday Memur

Dört Güneş
Her şey o kadar anlamsızdı ki, yaz
Bunu bir daha pekiştirdi
Avuçlarımı sıcak tutar, bulundururdum
Sevgisiz ve gereksiz kalmak için
Öyle, kendime yorgun hazırlamışlar beni.
Şehir ki aydınlıktan görünmeyen birini
Açılmış iskambiller gibi bilerken
Orada, içimde şimdi
Dört güneş bir arada
Gözlerimde hiç bitmeyen bir deli.

E. Cansever

23 Temmuz 2014 10:35

Chasca
Şef

bitme! bak, içtim, yürüdüm, kederlendim
denize girdim, üşüdüm, sana geldim
düş bitmeden sen bitme
bitmeden sevgi gitme
bitme! bak, koştum, savruldum, hep örselendim
cigara ziftlendim ille de seni sevdim
uzaklarda öyle çok kederlendim
günler bitmeden bitme
bitmeden hasret gitme
bu yangın geceler, bu intihar
gidersen paramparça yüreğimde ağıtlar
bu dolunay gecenin göğsünü yarar
benim göğsümde de sana geniş bir yer var
düş bitmeden sen bitme
bitmeden sevgi gitme.

Yılmaz ODABAŞI

19 Ağustos 2014 10:43

iren17
Başbakan Müsteşarı

Türk şiirinin en büyük üstadlarından Tevfik Fikret'i vefatının 99. yıldönümünde rahmetle, saygıyla ve günümüze çok uyan o ünlü şiiriyle anıyorum...

HAN-I YAĞMA

Bu sofracık, efendiler - ki iltikaama muntazır

Huzurunuzda titriyor - şu milletin hayatıdır

Şu milletin ki mustarip, şu milletin ki muhtazır

Fakat sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin

Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin

Efendiler pek açsınız, bu çehrenizde bellidir

Yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı kim bilir

Şu nadi-i niam, bakın kudumunuzla müftehir

Bu hakkıdır gazanızın, evet, o hak da elde bir...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı zi-safa sizin

Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin

Bütün bu nazlı beylerin ne varsa ortalıkta say

Haseb, neseb, şeref, oyun, düğün, konak, saray

Bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay

Bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin

Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin

Büyüklüğün biraz ağır da olsa hazmı yok zarar

Gurur-ı ihtişamı var, sürur-ı intikaamı var

Bu sofra iltifatınızdan işte ab ü tab umar

Sizin bu baş, beyin, ciğer, bütün şu kanlı lokmalar...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı can-feza sizin

Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin

Verir zavallı memleket, verir ne varsa, malini

Vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini

Bütün ferağ-ı halini, olanca şevk-i balini

Hemen yutun düşünmeyin haramını, helalini...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin

Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin

Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak

Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak

Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak

Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı pür-neva sizin

Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin

Tevfik Fikret

21 Ağustos 2014 10:24

hayal14
Şef

Necip Fazıl ın beklenen şiiri bugün tam benlik..

22 Ağustos 2014 11:47

iren17
Başbakan Müsteşarı

Ünlü Sanatçı Turgut Uyar kimdir? Turgut Uyar ne zaman öldü

 

 

Türk şiirinin en büyük üstadlarından Turgut Uyar'ı vefatının 29. yıldönümünde rahmetle, saygıyla ve beğendiğim bir şiiriyle anıyorum...

BİR GÜN SABAH SABAH

Bir gün sabah vakti kapıyı çalsam,

Uykudan uyandırsam seni:

Ki, sisler daha kalkmamıştır Haliç ten.

Vapur düdükleri ötmektedir.

Etraf alacakaranlık,

Köprü açıktır henüz.

Bir gün sabah sabah kapıyı çalsam...

Yolculuğum uzun sürmüş oldukça

Gece demir köprülerden geçmiştir tren.

Dağ başında beş-on haneli köyler,

Telgraf direkleri yollar boyunca

Koşuşup durmuş bizle beraber.

Şarkılar söylemişim pencereden.

Uyanıp uyanıp yine dalmışım.

Biletim üçüncü mevki,

Fakirlik hali.

Lüle taşından gerdanlığa gücüm yetmemiş,

Sana Sapancadan bir sepet elma almışım.

Ver elini haydarpaşa demişiz,

Vapur rıhtımdadır pırıl pırıl,

Hava hafifden soğuk,

Deniz katran ve balık kokulu.

Köprüden kayıkla geçmişim karşıya,

Bir nefeste çıkmışım bizim yokuşu...

Bir gün sabah sabah kapıyı vursam,

-Kim o dersin uykulu sesinle içerden.

Saçların dağınıkdır, mahmursundur.

Kimbilir ne güzel görünürsün sevgilim,

Bir sabah vakti kapıyı çalsam,

Uykudan uyandırsam seni,

Ki, daha sisler kalkmamıştır Haliç ten.

Fabrika düdükleri ötmektedir.

Turgut UYAR

22 Ağustos 2014 22:14

eyluldogan
Aday Memur

ağustos yirmi iki
dediler ustan ölmüş
ilahi azrail
turgut uyar hiç ölür mü ??

Ferhan Şensoy

26 Ağustos 2014 10:24

iren17
Başbakan Müsteşarı

…//UÇARI…

Bir şeyler getirdim sana

Gül damlası sözcükler deri sakızı badem şekeri

Gönül sunumu içimden geldiği üzre

Candan bir gülümseme

Birazdan

Güneş üstümüze doğar sonra gelir ve geçip gider

Yayılır ortalığa ağustosun kokusu

Sarmaş dolaş olmak var sevgiyle

Kafamıza esince şöyle çekip gitmek var

Buram buram kekik rüzgarları içmeye

Yıldızları sobelediğimiz diyarlara,kuzeye

Seni sevme heyecanı var içimde gölgede otuzdokuz derece

En eski söylencedir aşk

Telli turna gibi su gibi yeşeren yapraklar gibi

Gelir kapımızı çalar

Kovandan süzülen gizlerle

Hiç tükenmeyecek bir baharı aralar

Gönlümde badem tadı burç yeşili sığırcık sürüsü

Itır tarlaları içinde dik başlı papatya ve nazlı deniz

Henüz son sözcüğü yazılmamış o kocaman şiir

Göz göze gelebilme heyecanı atlı karıncalar

Yandan çarklı kahvenin değil ortalığa saçtığımız kokular

Bir şey söylemem gerekiyor şimdi

Galiba…sana…

Neyse

Necdet ARSLAN

18 Ekim 2014 14:22

**GAYE**
Müsteşar

Bana gülüşlerini gönderme mektuplarında can,
Yıllar var ki, bu kalem sevinçleri hiç yazmadı.
Gamzelerini anlatamam kırık dökük mısralarımda,
Dertle bütünledim ben kendimi söylemiştim.
Ne zaman gülmeye kalksam biraz buruksu,
Tebessümler en ufak olur dudaklarımda.
H.Nihal Atsız

18 Ekim 2014 19:36

cilginturk71
Kapalı

Bulut mu Olsam
*
Denizin üstünde ala bulut
yüzünde gümüş gemi
içinde sarı balık
dibinde mavi yosun
kıyıda bir çıplak adam
durmuş düşünür.
*
Bulut mu olsam,
gemi mi yoksa?
Balık mı olsam,
yosun mu yoksa?..
Ne o, ne o, ne o.
Deniz olunmalı, oğlum,
bulutuyla, gemisiyle, balığıyla, yosunuyla.

---

Nazım Hikmet RAN

19 Ekim 2014 01:49

Düşünce Rezonansı
Aday Memur

Gece sesizce iniyor mermer merdivenler

dolunay var minarenin arkasında

tıka basa bulut dolu ağaçlar

ne anlama geldiğini kimse bilmiyor bunun

yol üstünde unutulmuş yolculukların,

ayak seslerini biriktiren çocukların,

gecenin ne anlama geldiğini kimse bilmiyor.

zamana ekliyor kendini

herkes, ağlıyor

Salih BOLAT

20 Ekim 2014 14:12

**GAYE**
Müsteşar

Benden anlamadın şiirden anla,
Senin gülüşünle yaşadığımı,
Akşamı ettiğim senden kalanla,
Sabaha seninle başladığımı,
Benden anlamadın şiirden anla.


Nurullah Genç

23 Ekim 2014 12:20

iren17
Başbakan Müsteşarı

Sizde fazla gökyüzü varmı.
Fazla bi perşembe.
Fazla bi şarkı.
Fazla bi buluT.
Fazla bi kuş.
Fazla bi mutluluk
Fazla bi gülümseme.
Fazla bi kupa.
Fazla bi çikolata 
Sizde fazla bi kahve varmı ?

 

 

 

 

Sizde fazla gökyüzü varmı.

Fazla bi perşembe.

Fazla bi şarkı.

Fazla bi buluT.

Fazla bi kuş.

Fazla bi mutluluk

Fazla bi gülümseme.

Fazla bi kupa.

Fazla bi çikolata

Sizde fazla bi kahve varmı ?

25 Ekim 2014 00:48

Fer.Fecir
Kapalı

ZAMAN KEKEMEYDİ
Gün bitti, elindeki güller de soldu
anımsanacak neler kaldı bugünden
paylaşılmış olan nelerdi sımsıcak
belki bir türkü söyleriz geceye karşı
saçlarını tarazlayan bir şafak olur
Zaman kekemeydi ve tarihe sızan
soytarılar gördük genç ömrümüzde
ölüm peşimize düşende bir göçebeydik
suretimiz ağardı kurulan darağaçlarına
bütün sığınaklar uçurumlara açılırdı
Rüzgâr suyu soğutsun su terli bedenlerimizi
ve aşkı düşünelim biz, destan yalnızlıkları
konuşursak akşam olur ve yine yağmur yağar
gidersek gülüşler azalır buralarda
kim bulur kayıp adresteki dostları
Bir karanlığa bakıyorum bir de zamana
ay büyüyüp bir gül oluyor ellerinde senin
ve ancak yeni bir yorumu oluyor aşkın
saçlarından sızan bu karanlık yağmur
ayın çağıltısıyla tutuşuyor begonyalar
Saçlarındı diye düşünüyorum ömrümüzü
çözdükçe savrulan rüzgârdı saçların
ve ikide bir aklıma düşüyor aynı soru
-Aşkı bilmiyorsam nasıl değiştiririm
kendimi, seni ve bütün dünyayı?

ZAMAN KEKEMEYDİ
Gün bitti, elindeki güller de soldu
anımsanacak neler kaldı bugünden
paylaşılmış olan nelerdi sımsıcak
belki bir türkü söyleriz geceye karşı
saçlarını tarazlayan bir şafak olur
Zaman kekemeydi ve tarihe sızan
soytarılar gördük genç ömrümüzde
ölüm peşimize düşende bir göçebeydik
suretimiz ağardı kurulan darağaçlarına
bütün sığınaklar uçurumlara açılırdı
Rüzgâr suyu soğutsun su terli bedenlerimizi
ve aşkı düşünelim biz, destan yalnızlıkları
konuşursak akşam olur ve yine yağmur yağar
gidersek gülüşler azalır buralarda
kim bulur kayıp adresteki dostları
Bir karanlığa bakıyorum bir de zamana
ay büyüyüp bir gül oluyor ellerinde senin
ve ancak yeni bir yorumu oluyor aşkın
saçlarından sızan bu karanlık yağmur
ayın çağıltısıyla tutuşuyor begonyalar
Saçlarındı diye düşünüyorum ömrümüzü
çözdükçe savrulan rüzgârdı saçların
ve ikide bir aklıma düşüyor aynı soru
-Aşkı bilmiyorsam nasıl değiştiririm
kendimi, seni ve bütün dünyayı?

http://www.youtube.com/watch?v=Zc-VCQDbMAA

01 Kasım 2014 04:16

Fer.Fecir
Kapalı

SEN GİDERKEN

Sen giderken kapılar
İçkapı,dışkapı,sokakkapısı
Yani bütün kapılara çarparak suretini giderken.
Kapıların kırılma isteğini çoğalttığını,
Avluya sonsuz bakan balkonda,
İntiharın bile ihtilali anlatmadığını,
Ve aslında erkeklerin ağladığını
Kadından,balıktan,kuştan çok
Bütün bunları hatırladığımı
Söyleyemem...

Oysa bilirsin korkmadığımı,
Omzunda gülün siyah,
Siyahın gül olduğu benden
Sözcükten,tüfekten...
Şarkılara ve uykulara sığamadığım
gidişinin tenhalığında,
Onur duygusunu karıştırıyorum bazen...

Sen giderken
En asi eşkiyamı,
Kalbimi
İhbar ediyorum kendime...
Ve ellerimle inkar geliyorum ihbarımı,
Ellerim ki;
Anlatamam
Çiçeklerimden önce ölen

Sen giderken;
Azeri bulutları çınıldayan
Uğultusu kalıyor sonbaharın,
Çıkıp sokaklara kırılmış
Yaprak acılarını yürüyorum...
Sarhoş adımları düzeltip bozuyorum,
Bir fener gibi taşıyorum yüzünü...
Sabaha çıkmak için
Bir başka
Aşka
Diyemem...

""sen giderken
onur duygusunu
karıştırıyorum bazen""

Nevzat Çelik

http://www.youtube.com/watch?v=xse4EfoQX2M

08 Kasım 2014 02:52

Fer.Fecir
Kapalı

http://www.youtube.com/watch?v=whIVHF3RVKk

ve bütün gemileri yakıp
yollara düşerdi o hep aynı ıslıkla
mutlu muydu, hiç düşünmedi böyle şeyleri
umutlardansa nefret etti daima
hep yanıldı ve yenilgilere uğradı
ama atıldı yine de serüvenlere
pervasız bir acemi
soyu tükenen bir bilgeydi belki de

http://www.youtube.com/watch?v=xbxPWAnNZYo

Toplam 857 mesaj
«31323334353637383940414243
 
ANKET
Sizce sokakta maske yasağı kaldırılmalı mı?