Editörler : **sude**
«145146147148149150151152153154155156157
30 Ekim 2019 23:34

sabah melikesi
Başbakan Müsteşarı

Güvercin , Patrick Süskind

Can Yay. 82 sayfa, Hikaye

Çocukluğu ve ilk gençlik yılları hatta evliliği hayal kırıklıkları, onmaz yaralar içerisinde geçen hikaye kahramanımız Jonathan Noell'in başından geçenleri, psikolojisini, panik atağa varan hallerini anlatan hacmi küçük bir eser "Güvercin".

Şehre geldikten sonra kendi ayakları üzerinde duran, kendine göre bir odada küçük bir dünya kuran Jonathan'ın kendini tanıma hikayesi belki de bu.

Odanın kapısında karşılaştığı güvercin ile içine attığı tüm atıkların ortaya çıkması, bir nevi kahramanın bir sorgulamadan geçmesini, betimlemelerle, içsel konuşmalarla ortaya koymuş yazar.

Ve kapanışın yine güvercinle yapılması yerinde.

Bir kaç saatte okunabilecek, oldukça akıcı içsel bir kitap.Hatta pdf'den okudum. Koku'yu çok beğenen bir okur olarak bu mini hikayeyi de hoş buldum.

08 Kasım 2019 11:34

te-selya
Aday Memur

Bircan YILDIRIM-- Hayat

Cesurlara Torpil Geçer

Destek Yayınları'ndan

yayınlanmış, Kişisel gelişim disiplininde bir kitap.

255 sayfa

100. baskı

AŞTİ'de otobüs saati

beklerken aldığım bir kitap.

Ağustos ayıydı sanırım.

AŞTİ'de beklerken biraz

okumaya çalışmış ilk başlarda saçma bulmuş bir kenara bırakmıştım kitabı.

İş yerindeki bir

arkadaşla konuşurken kitapla ilgili bi kaç ilginç anekdot öğrendikten sonra

yeniden başladım okumaya. Bir süre okudum ama yine bir direnç gösterdim okuma

konusunda.

Kitap "terapi"

niteliğinde. Bahsi geçen konular genel olarak insanların sorunlarına neden olan

"değersizlik, yetersizlik, güvensizlik ve sevgisizlik" hislerinden

hareketle yapılması önerilen nefes ve duygusal arınma metotları üzerine odaklanmış.

Kitap bittiğinde hangi

duyguya niyetlenerek okunursa o duygunun tamirine yardımcı olduğu söyleniyor.

Ben 3 kerede zor

Çok şükür bitirdim kitabı. Benim gibi okumakta zorlanan kişilerin de o “kitabı okumayı

bırakma isteği” duydukları sayfalarda hangi duygu işleniyorsa o konudaki

değişimi bilinçaltının reddettiği gibi bir yorum da yapılıyor kitapla ilgili.

Hasıl-ı ve’l-kelam ben

kitabı bitirdim.

Bi kaç nefes tekniği, bi

kaç enerji metodu, birkaç duygusal özgürleşme ve kabullenme tekniği öğrenmenin

yanı sıra “kişinin neye odaklanırsa onu büyüttüğü” gibi bir cümle kaldı bana

kâr…

Kitapta anlatım

bozuklukları, mantıksal cümle hataları, yazım hataları oldukça fazla.

Çok basit cümlelerle

anlatılan olaylar okurken bana yazar yazamasa daha mı iyi olurdu diye

düşündürdü.

Konuşabilmek ve

yazabilmek, öğretebilmek birbirinden farklı yeteneklermiş bunu kitapta çok net

gördüm. Buna rağmen anlatıları bana hitap ettiği için yazarın, Yaşam Terapisi

ve Duygusal Zeka kitaplarını da okuma listeme aldım.

08 Kasım 2019 11:38

te-selya
Aday Memur

Bircan YILDIRIM-- Hayat

Cesurlara Torpil Geçer

Destek Yayınları'ndan

yayınlanmış, Kişisel gelişim disiplininde bir kitap.

255 sayfa

100. baskı

AŞTİ'de otobüs saati

beklerken aldığım bir kitap.

Ağustos ayıydı sanırım.

AŞTİ'de beklerken biraz

okumaya çalışmış ilk başlarda saçma bulmuş bir kenara bırakmıştım kitabı.

İş yerindeki bir

arkadaşla konuşurken kitapla ilgili bi kaç ilginç anekdot öğrendikten sonra

yeniden başladım okumaya. Bir süre okudum ama yine bir direnç gösterdim okuma

konusunda.

Kitap "terapi"

niteliğinde. Bahsi geçen konular genel olarak insanların sorunlarına neden olan

"değersizlik, yetersizlik, güvensizlik ve sevgisizlik" hislerinden

hareketle yapılması önerilen nefes ve duygusal arınma metotları üzerine odaklanmış.

Kitap bittiğinde hangi

duyguya niyetlenerek okunursa o duygunun tamirine yardımcı olduğu söyleniyor.

Ben 3 kerede zor

Çok şükür bitirdim kitabı. Benim gibi okumakta zorlanan kişilerin de o “kitabı okumayı

bırakma isteği” duydukları sayfalarda hangi duygu işleniyorsa o konudaki

değişimi bilinçaltının reddettiği gibi bir yorum da yapılıyor kitapla ilgili.

Hasıl-ı ve’l-kelam ben

kitabı bitirdim.

Bi kaç nefes tekniği, bi

kaç enerji metodu, birkaç duygusal özgürleşme ve kabullenme tekniği öğrenmenin

yanı sıra “kişinin neye odaklanırsa onu büyüttüğü” gibi bir cümle kaldı bana

kâr…

Kitapta anlatım

bozuklukları, mantıksal cümle hataları, yazım hataları oldukça fazla.

Çok basit cümlelerle

anlatılan olaylar okurken bana yazar yazamasa daha mı iyi olurdu diye

düşündürdü.

Konuşabilmek ve

yazabilmek, öğretebilmek birbirinden farklı yeteneklermiş bunu kitapta çok net

gördüm. Buna rağmen anlatıları bana hitap ettiği için yazarın, Yaşam Terapisi

ve Duygusal Zeka kitaplarını da okuma listeme aldım.


te-selya, 1 ay önce - Alıntıya git

bu çıkan acayip şekillerin yerinde tırnak ve kesme işareti var. Maşallahı var yine sitenin yazılanları bulmacaya çevirmek konusunda

10 Kasım 2019 12:26

sabah melikesi
Başbakan Müsteşarı

Kağıt Ev, Carlos Maria Domingues

Bu eseri e kitap üzerinden okudum. Oldukça keyif alarak okudum.On sekiz bin (yirmi sekiz bin miydi yoksa) kitap bulunan bir kütüphane içerisindeyim hala. Her köşe kitap dolu. Hakketen kağıt ev. Kitap nasıl okunur, bir okurun kitaplarıyla bağlılığı, iletişimi nasıldır, ne düşünür, kitaplarını kitaplığa nasıl neye göre dizer yada dizmez, kitaplar uzun süre nasıl korunur, raflar nasıl olmalı/olmamalı gibi kitaplığı olan bir okurun başına gelebilecek bir çok soruya, olaya yaklaşımlarla dolu bir kitaptı kağıt ev.Kendi kitaplığımda şu an ortalama binbeşyüz kitap var.Sıklıkla da kitap alıyorum. Sonum ne olur bilmiyorum. Delgado gibi olur muyum acaba?

11 Kasım 2019 10:09

te-selya
Aday Memur

Koleksiyoncu

Fiona CUMMINS

Panama Yayınları

"Güzel olan kusurdur." diye yazıyor kırmızı harflerle kapakta.

Orijinal ismi "Rattle"

Gözde ACAR çevirisi

Birinci Baskı- Şubat 2019

479 sayfa

Arka kapaktan:

Kemiklerinize kadar ürpertecek bir seri katil. Hannibal Lecter'dan daha korkunç bir psikopat.

.

Çok sıradan bir hayat yaşıyor.

-Kimi zaman.

.

Öyle bir geçmişi var ki bazı davranışlarının sebebini açıklıyor.

-Çoğu zaman.

.

Korkunç hobisini anlamaksa imkansız.

-Hem de her zaman.

.

Her şeyi gayet iyi planlıyor.

Farklı iki ayrı hayat sürüyor.

Şimdi de koleksiyonuna yeni bir şeyler katmak istiyor.

Yıllardır devam eden saplantısını beslemek üzere bir kez daha ava çıkmaya hazırlanıyor.

…..

Yazarın Türkçe'ye çevrilen ilk ve serinin birinci kitabı imiş.

Oldukça ilginç bir konusu var. Nadir görülebilecek bir konu da denilebilir. Sıra dışı bir yöntem.

İlginç hayat hikayelerinin kesişmesi...

Yarıladım kitabı. Akıcı gidiyor.

Her fırsatta alıp okuma isteği uyandırıyor bende.

Oldukça duygusal bölümleri var ve bir o kadar da tüyler ürperten bölümleri de mevcut.

Genel yorumlar serini ilk kitabı olduğu yönünde ama ben kitabı henüz bitirmediğim için her hangi bir yorum yapamıyorum bu konuda.

12 Kasım 2019 16:04

sabah melikesi
Başbakan Müsteşarı

Kör Baykuş, Sadık Hidayet

111 sayfa , İletişim Yayınları

Yazarın okuduğum ilk kitabı."Ölüm"ün ana tema olarak işlendiği ve kadınların konuya sıklıkla dahil edildiği bir kitaptı. İçsellik çok yoğundu.Yazarın hayatını okuyunca kitabı daha iyi anlamlandırıyor insan. Zira, yaşantısından çok izler bırakmıştı Sadık Hidayet.

Hayal gerçek rüya arasında da getirip götürür okuru. Mekan için de aynı şey geçerli.İmgeler çok fazla yer bulur kendine bu eserde. Bir anda çözülecek bir kitap da değil. Belki tekrar okumak gerekir.

Kendini dar bir alana kapatan hasta bir adamın gel gitleri, sorgulamalar, ruhsal durumu, sevgi olayındaki saplantılı yaklaşımı, çocukluğundan itibaren hikayesel bir şekilde işleniyor.

Yazar hakkında araştırma yaparken intiharını okumak sarstı beni. Kitabı okuyunca bu ölüm olgusunun işlenişi vs daha net yer buluyor havsalasında insanın.

İlk defa bir kitap için bu kadar uzun yazılmış bir yazıya rastladım son sayfalarında. Ali Fuat Bilkan tarafından ele alınan bu inceleme 20 sayfa kadar var. Zaten kitap 89 sayfa. Kitabı hiç okumayıp bu incelemeyi okursanız da epey fikriniz olur kitap hakkında.Ben bu tür incelemelerin kitap içerisine dahil edilmesini pek doğru bulmuyorum.Bir de bunu ön söz kısmına koyanlar var. En azında sonda olması da güzel.

15 Kasım 2019 19:16

sabah melikesi
Başbakan Müsteşarı

Üç Hikaye, J.D. Salinger

Çavdar Tarlasında Çocuklar yada Gönülçelen ile tanıdığım Salinger'den tekrar bir kitap okumak da varmış.

Üç hikayeden oluşuyor. İlk hikayede bizim atarlı ergen Holden'e denk gelmek keyifliydi.

Diğer hikayelerde de Paula'nın son hali yürek burktu.

En sevdiğim hikaye ilk hikaye oldu.

Kitaptan kısacık bir cümle;

"Birini seviyorsan, onu ne kadar sevdiğini herkese söyle." dedi Kenneth.

Diyor Kenneth. Herkese söylemese de olur. Sevdiğine söylesin kafi. Hatta ilk ona. Bunu onun bilmesi yeterli diğerleri teferruat.

Bu arada , e kitap okumak o kadar da itici bir eylem değilmiş.

02 Aralık 2019 12:10

liebestraum
Şef

BİRİNCİ MEZARCI

(Türkü söyler.)

Yıllar geçti sinsice sezdirmeden

Yaşım büktü belimi

Attı beni karaya denizlerden Bir var bir yokmuş gibi.

(Bir kafatası çıkarır atar.)

HAMLET

Bu kafanın bir dili vardı içinde, türkü söylerdi bir zaman. Herif nasıl kaldırıp atıyor şimdi yere, Kabil?in eşeğinin çene kemiğiymiş, ilk cinayetin aletiymiş gibi. Belki de bir politikacının kafatası bu hayvan herifin fırlatıp attığı. Oysa adam sağlığında kendini Tanrıdan daha akıllı sanmış olabilir, olamaz mı?

HORATIO

Hem de nasıl efendimiz!

HAMLET

Ya da bir dalkavuk saraylının: "Ah canım efendim, günaydın efendimiz, afiyettesiniz inşallah sevgili efendimiz?" diye diller dökerdi. Falan lordumuzun atını, belki hediye eder diye öve öve bitiremeyen falanca lordumuzun kafası olamaz mı?

HORATIO

Olabilir.

HAMLET

Neden olmasın? Evet ya! Ama şimdi kurt sultanların emrinde, bu çenesiz, tepesini mezarcı küreği delmiş kafa. Ne yaman bir devrim bu, gören göz için. Bu kemikler böyle ayak altında olmak için mi bunca nimetlerle beslendi? Kemiklerim sızlıyor, düşündükçe.

Hamlet, William Shakespeare

05 Aralık 2019 10:01

sabah melikesi
Başbakan Müsteşarı

Başkasının Karısı, Dostoyevski

Dostoyevski'nin şirin, kısa hikayeciklerinden birisi.

Karısını çok seven ve onu kıskanan bir adamın başına gelenlerin trajikomik bir şekilde anlatıldığı bir hikaye bu. Yanlış anlamalar mı dersiniz, tamamen çetrefilli işler mi dersiniz, yine de onca şeye rağmen ucuz atlatıyor kahramanımız olayların sonuçlarını. Bir tiyatro oyunu izler gibi okutuyor hikaye kendini.

Kıskançlığın bir hastalık olduğuna sık sık vurgu yapılıyor hikayede.

Güven çok önemli ilişkilerde. Bunun şakası bile olmaz. Şüphe ise yer bitirir insanı. İkili ilişkilerde buna fırsat vermemeli taraflar. Hırstı, intikamdı, nazireydi bunlar ilişkiye yakışmaz.

Kıskançlığa da sürüklememeli, güven vermeli.

Toplam 3129 mesaj
«145146147148149150151152153154155156157
 
ANKET
İstanbul Büyükşehir Belediyesinin, KPSS puanı yerine mezuniyet notuyla personel almasını;