Editörler :
07 Şubat 2011 23:59   


Yaşayan Badem Gözlüler

"Kör ölür badem gözlü olur" darbımeseli, şark kültüründeki atasözü - deyim gerçekliği incelenecek olsaydı ilk üçte yer alabilirdi muhtemelen.

Ölüm tartışmasız doğanın insan açısından en soğuk ve kaçınılmaz gerçeği. Ve şu da bilinmeli ki ölüm ne kadar ürkütücü ise sonsuza kadar yaşamak da insan için o denli ürkütücüdür.

Kimseyi kızdırmadan, sakala ve bıyığa tükürüğü bulaştırmadan ve yukarıdaki bağlantılardan yola çıkarak şunu sorgulamak gerekir diyorum: "Bizde neden ölenlerin tümü badem gözlüdür, yaşarken hiçbir değeri olmayan biri nasıl oluyor da öldüğünde semaya kadar yüceltilebiliyor?"

Ölümle yüzleşmiş birinin ardından tüm kötülüklerini saymak ne kadar yanlışsa onun hakkında ermiş masalları uydurmak, yücelik hikayeleri anlatmak, kör gözünü bademe benzetmek de o kadar yanlış olsa gerek.

Efendim, bu kadar girizgahtan sonra şu mübarek badem gözlülerden burada ölmeden önce bahsedelim.

***

Öncelikle Orhan Pamuk'tan bahsetmek istiyorum. 952 İstanbul doğumlu Pamuk, postmodern tarzda yazan ve Türk edebiyatına yeni bir nefes katan, bu kültürün yetiştirdiği önemli bir aydındır.

Eserlerinde Türkçeyi çok iyi kullandığı söylenemez belki ama çağdaş roman anlayışının birçok inceliğini etkili bir biçimde kullanan -Tanpınar ve Oğuz Atay gibi- bir yazardır.

Yangında öncelikli kurtarılacaklar arasında adı geçmese bile ölmeden önce anlaşılması ve desteklenmesi gereken badem gözlülerden biridir kanımca. Fakat ne hikmetse insanımız kendi aydınından düşünüründen, belki 100 yılda bir ya da iki tane yeiştirebildiği edebiyatçısından, bilim adamından, sanatçısından kuduzdan ve vebadan kaçarcasına kaçmış, bahsi geçen kişileri "tehlikeli" damgasıyla tek başına bırakmış, ya yurt dışına sürmüş yahut faili meçhul bir cinayete kurban vermiştir.

Kanuni'niye sahip çıkmak ne kadar erdem gerektiriyorsa düşünür ve aydınllarımıza sahip çıkmak da aynı erdemi gerektirmektedir.

Varsa yaşayan badem gözlü aydın, düşünür, bilim adamı, filozof, filolog, antropolog, jeolog yazalım buradan, tanıyalım, okuyalım, öldüğünde methiyeler dizmek yerine ölmeden önce değer verelim.

08 Şubat 2011 17:00

kayıboylu
Şef

Yaşayan bilgelerden,değerli Şair-Düşünür,Yavuz Bülent Bakiler'den,sanırım toplumun çok fazlaca haberi yok.

Kamus Namustur sözünden hareketle,bu yaşayan büyük çınarın Türkçemizi güzel kullanma hususunda yaptığı özverili çalışmalardan,ilgili olanlar haberdardır.

''Biz, ölenleriyle birlikte yaşayan bir milletiz. Yaşayanlar arasında olduğu gibi, gidenlerin arasında da binlerce yıldan beri yolumu aydınlatanlar; fikirleriyle, yaşayışlarıyla bize güzeli, doğruyu, faydalıyı gösterenler var''diyerek,ruhu canlı kalmışları anlattığı bir eseri var üztadın,kendisininde ne kadar canlı kalacağının işaretidir aslında..

12 Şubat 2011 20:14

'Nilüfer
Aday Memur

"Felsefe tartışması yoktur, filozofların tartışması vardır." diyen Ömer Naci Soykan.

Sıra dışı kişiliği ve hocalığı, Schelling felsefesine dair çalışmaları, harika çevirileriyle ülkemizin kıymetlilerinden biri.

Yayımlanmış birçok kitabının yanında "Türkiye'den Felsefe Manzaraları" başlıklı nehir kitapları çok güzel.

Ortaya koyduğu metotlarla edebiyatçı ve sosyologların da yakından takip ettikleri bir aydın.

12 Şubat 2011 21:47

_neden_
Müsteşar Yardımcısı

"Yaşayan Badem Gözlüler" güzelliğin ölçüsü nedir bilmem ama bana göre güzel bir başlık olmuş... İnsan başlığı okuyunca ister istemez, yaşayan çınarlara dönüyor yönünü...

Yaşayan ve yaşamasını dilediğimiz çınarlar çoktur ama benim yine de aklıma ilk gelen; Oruç Aruoba? Bir ara dilime dolamıştım; ?bu sizin köpeğiniz mi?? sorusuna, ?hayır ben onun insanıyım? cevabını verişini?

01 Mart 2011 13:26

englshtchr
Genel Müdür

Ahmet Turan Alkan... Yıllar önce yazılmış yazılarını okuyorum, 28 Şubat zamanındaki makalelerine bakıyorum, nasıl da güzel tahliller yapmış, yanılmışım diyeceği bir yazısı yok yazarın... Bugün de hala oldukça güzel yazan; zekası, kalemi ve donanımıyla kıymetini bilemediğimizi düşündüğüm kişilerden biri...

01 Mart 2011 14:32

ya umutlarda biterse
Editor

Sezai Karakoç...

Şair, yazar, mütefekkir ve siyasetçi...

?Onlar sanıyorlar ki,

Biz sussak mesele kalmayacak...

Halbuki;

Biz sussak tarih susmayacak!..

Onlar sanıyorlar ki,

Bizden kurtulsalar mesele kalmayacak...

Halbuki;

Bizden kurtulsalar, vicdan azabından kurtulamayacaklar...

Vicdan azabından kurtulsalar,

Tarihin azabından kurtulamayacaklar...

Tarihin azabından kurtulsalar,

Tanrı'nın gazabından kurtulamayacaklar!..?

03 Mart 2011 21:01

Türkçeci0505
Başbakan Müsteşarı

Neşet Ertaş.

05 Mart 2011 15:55

kudretsolmaz
Kapalı

güzel teşbih " yaşayan badem gözlüler". Türk Sanat Müziğinde de son zzamanlarda yaşayanların kıymetini bilme dönemi başladı. Ya da insanlar çark etti. En somut örneği, Alaaddin Yavaşça. Son yıllarda o kadar çok anılır oldu ki onun adına konserler bile düzenlendi. Tabi "yaşayan çınarlar" için mutluluk verici bir durum.

Gözler kör olduktan sonra badem ya da boncuk göz ne fark eder.

06 Mart 2011 00:44

'Nilüfer
Aday Memur

Ahmet İnam

Yaşayan "şen profesörler"den.

ODTÜ felsefe bölümünün sıra dışı hocası. Çok çeşitli konularda yazdığı kitaplarının yanı sıra birçok makale ve bildirinin de sahibi. Konferanslarında, seminerlerinde anlaşılır, samimi, esprili bir dille konuşmasıyla biliniyor.

İyinin ve Kötünün Ötesinde, Ahlakın Soykütüğü Üzerine gibi en iyi Nietzsche çevirileri de onun kaleminden çıkıyor.

06 Mart 2011 18:39

sekans
Şef

İhsan Oktay Anar. Henüz Türk edebiyatında eşine benzerine rastlamadığım aşmış yazar. Yazdıkça yazsın zira okudukça okuyasım geliyor.

29 Temmuz 2011 13:08

mimesis2
Kapalı

İoanna Kuçuradi

Bizzat tanışma ve dinleme fırsatı bulduğum Türk felsefesinin yaşayan duayeni.

"Etik" ve "insan hakları" konularında yaptığı çalışmalar ve felsefeye sanatçı duyarlılığı yaklaşımıyla tanınıyor.

Kişiye farklı davranmanın bir çeşit insan hakları ihlali olduğunu savunuyor.

30 Temmuz 2011 17:33

berfin*meb
Kapalı

Kendim.

Ne düşünür ne aydınım, ne filozof ne de bilim adamıyım.

Kızmayınız ama birinci olarak kendim diyorum.

Nedeni ve açıklaması da şudur ;

Kendini değerli bulmayan insan başkalarını da değerli bulmaz ve önemsemez.

İyisi mi biz kendimize hayattayken değer verelim. Öldükten sonra çok geç ve imkansız olabilir.

02 Ağustos 2011 19:09

berfin*meb
Kapalı

Latife bir yana gelelim benim badem gözlülerime. Bu arada başlık gerçekten çok hoş sayın Ş@h-in editörüm. Teşekkür ederiz.

Kemanın hayatımda önemli bir yeri olduğu için badem gözlüleri keman virtüözlerinin arasından seçtim.

İranlı kerman virtüözü Farid Farjad.

Bizden de Suna Kan ve Cihat Aşkın.

***

Cihat Aşkın***Kız Belin İncedir

http://www.dailymotion.com/video/x5b8fp_cihat-aykyn-mehru-ensari-kyz-belin_music

09 Ağustos 2011 23:55

gokalpbey84
Kapalı

konu hoş ancak orha pamuk isabetli bir örnek değil.kanaatimce o bir badem gözlü değil.eserlerini de hiç beğenmedim hep aynı tarzda ona gelinceye kadar kimler var kimler.Nazım Hikmet için badem gözlü diyebilirim.

10 Ağustos 2011 10:53

berfin*meb
Kapalı

Nazım Hikmet'i 3 Haziran 1963'de kaybettik ne yazık ki.

"Yaşayan Badem Gözlüler"imizden olamasa da "Yaşamayan Badem Gözlüler"imizin en önemlilerinden birisidir.

10 Ağustos 2011 13:08

Ş@h-in
Müsteşar

@gokalpbey84,

Bu memlekette ölen herkes badem gözlüdür zaten. Nazım Hikmet de ölmüş olduğuna göre verdiğiniz örneğin geçerliliği yoktur. Biz yaşyan değerlerden bahsediyoruz.

Orhan Pamuk ile alakalı görüşlerinize katılamıyorum maalesef. Ben bu konunun ilk iletisinde Orhan Pamuk'u badem gözlü yapan gerekçeleri yazdım. Siz de badem gözlü olmamasının gerekçelerini yazarsanız bunun üzerine bakış açımızı genişletebiliriz.

10 Ağustos 2011 15:51

tırıs
Memur

yaşayan körlerin ölünce badem gözlü olduğu gibi...

yaşayan badem gözlüler ölünce kör olur mu?

11 Ağustos 2011 00:38

gokalpbey84
Kapalı

pekala, yazayım yaşayan badem gözlülerimden bazılarını:Cemal Safi,Müzeyyen Senar,Sezai Karakoç,Halil İnalcık,Abdurraim Karakoç...

Gelelim Pamuk meselesine:Yazarlıktan öte siyaset yaparak, bu millet üzerinde kötü emelleri olan dış güçlere prim veren bir yazara zerre kadar saygım olamaz bu şahsı Necip Fazılların, Tanpınarların, Atilla ilhanların, Tarık Buğraların oturduğu koltuğa asla oturtamam isterse mükemmel yazar olsun ki asla mükemmel değil. varlığının bana ve milletimize bir yararı olduğunu düşünmüyorum.Devletimizin sülalesinden,babasına ve kendisine değin yetiştirdiği beslediği bir yazar gün gelip vatanı aleyhine yalan yanlış konuşur mu soruyorum size.Yazarlığına gelince bizde nice yazar daha 12sinde 14ünde yazmaya başlamıştır mesela Ahmet Mithad Efendi, Halit Ziya?Orhan Pamuk 30undayken yazdığı kitaplar satmamaktadır ancak ne olduysa Amerikada bir kursa gitmesi ve abisi Şevket Pamukun da katkısıyla önce Amerika?da tanınır ve kitapları Amerikadan başlayıp yurt dışında bolca satılır sonra da sıra bize gelir.Yazdıklarını da doğru dürüst bilmese ya da araştırmasa gerek İstanbul Ansiklopedisinin yazarı Reşad Ekrem Koçu için eşcinsel damgası vurmuştur, neye dayanarak ansiklopedideki resimlere bakarak.Ayrıca onun eserlerini okumak bana çok zor geliyor okuyamıyorum başlıyorum sürdüremiyorum.Anlatım bozukluğu dolu olan,noktası gelmeyen uzun cümlelere tahammül edemiyorum?Pamuk yaşasa da ölse de benim için bir şey ifade etmiyor badem gözlüm değil yani.

09 Ekim 2011 13:09

Ş@h-in
Müsteşar

Bu aralar son moda tarz Steve Jobs'a hayran olmak ve ona tüm insanlık adına teşekkür etmekmiş, google'ın emmioğlu facebook öyle diyor. Yaşarken adamın adını bile duymamış olmanız önemli değilmiş, ona teşekkür etmek modasına kapılmanın dayanılmaz bir cazibesi varmış. Face'ten ona teşekkür etmesen ve onu beğenmesen bile en azından Google'dan onu aratıp wikipedia'dan okumalıymışsın ve okurken de "vay bee, ne iyi adamdı, ışıkların içinde uyusun" demeliymişsin. Bunları yapmazsan duyarsız ve anti-sosyal sayılıyormuşsun. Benden söylemesi...

Ha bir de adam kanserden ölmüş, kanserden ölenlere acımak gerekirmiş, hele de dünya çapında meşhur biriyse bunu es geçmek olmazmış. Bununla birlikte onkoloji hastanelerinde 1 yaşından 80 yaşına kadar değişik yaşlarda, garip, kimsesiz, parasız kanser hastalarının varlığını bilmeye bile gerek yokken Steve Jobs'un bu hastalığı hiç hissetmeden yaşamış olması dillere destan edilmeliymiş.

Tüm insanlık adına teşekkür edenler, lütfen o genellemenin içinden beni çıkarın. Ben banka hesabında 500 milyar dolar biriktirmiş birine değil teşekkür etmek selam bile vermem.

09 Ekim 2011 18:09

Türkçeci0505
Başbakan Müsteşarı

Selam verilir ya da verilmez ama en azından bilişim teknolojisine yaptığı katkılar da görmezden gelinemez. Jobs'un çok zengin olması, insanlığa yapmış olduğu katkıları gölgeleyemez.

Ayrıca Jobs'un hayyattayken, "ben öldükten sonra adımı altın harflerle dünya insanlık tarihine kazıyın" gibi bir söylemde bulunduğunu duymadım.

09 Ekim 2011 21:36

Ş@h-in
Müsteşar

Ben Steve Jobs'un bilmem hangi alanda bilmem kaç tane tablet pc üreterek insanlığa çok çok büyük(!) katıkılarını inkar edelim demiyorum. Bunu takdir edecekseniz neden önceden dillendirmiyordunuz diyorum. Evet, size de soruyorum bunu, uzun zamandan beri yazışırsınız forumda, madem insanlığa (insanlığa mı parası olanlara mı?) böylesine büyük katkılarda bulunmuştu bizi neden haberdar etmediniz. Bu katkıları yarın da hatırlayacak mısınız? Onun ölümüyle insanlığa artık kimse katkıda bulunmayacak mı sizce?

Bir insanın dağ gibi para biriktirmesi hiçbir şeyi gölgelemez, her şeyi su yüzüne çıkarır. İnsanlığa katkı mı demiştiniz, insanlık eğer Steve Jobs'un umurunda olsaydı onlar için karşılıksız bir şeyler de yapardı. Telefon tasarlamak kaç kişiye hitap eden bir hizmet alanıdır? Dünyada hala açlıktan, salgın hastalıklardan insanlar ölürken, yer kürenin ciğerleri orman ve ağaçlar yok edilirken, hayvanların yaşam alanları kısıtlanırken telefon tasarlayıp 500 milyar dolar biriktirmek insanlığa katkı yapmak mı oluyor yani? Peki hangi insanlığa ya da kaç insana? Bence hizmet ettiği tek şey kapitalizmdir, yarın hiç kimse adını bile hatırlamayacaktır.

Toplam 25 mesaj
 
ANKET
Sizce, Kurban Bayramı tatili 9 güne çıkarılmalı mı?