Editörler :
«456789101112131415»
27 Kasım 2011 14:16

Dark.Knight
Kapalı

hataları önemsiz gibi görüp bodruma kaldırmamakta...

onlardan ders çıkarmakta saklı...

27 Kasım 2011 16:10

_bruce_16
Yasaklı

Mutsuzlukla tanımlıyorum 23 aybala.

Mutluluğu başkalrında değil, kendinde aramalı kişi yoksa büyük hayalkırıkları yaşıyor.

Öncelik beklentilerin sayısını azaltmak olmalı.

28 Kasım 2011 09:19

M Ekinci
Aday Memur

-Mutluluk nedir?

-Mutluluk mutsuzluğu yenmek için savaşmaktır.

-Mutlu olmadan mutsuzluk nasıl yenilebilir ki?

-Diyelim ki mutsuzluk senin düşmanın, sana zarar veriyor, onu yok etmek istiyorsun.

-Evet

-Düşmanını yok etmek için ne yaparsın? Onu tanırsın.

-Nasıl?

-Düşmanını tanıman için kendini tanıman gerekir. Neye sahip olduğunu bilmezsen neye ihtiyacının olduğunu da bilemezsin.

-İnsanın elindekiler sahip oldukları, elinde olmayanlarda ihtiyaçları değil midir?

-Hayır. İnsan öyle bir mahluktur ki, ona verilen en kıymetli şeyleri hemen unutur, sahip olduklarını ve ona bunu vereni unutur. Bunların farkına varmadan başkalarındakini de istemeye başlar. Benim olsun benim olsun diye işte mutsuzluk budur.

-Unutmamak için ne yapmak gerekir.

-Hatırlamak. Sahip olduğun şeyler için teşekkür etmek en büyük hatırlamadır. Teşekkür etmenin de tek bir yolu vardır. Sevgini ve saygını muhafaza edebilmek için çalışmak.

-Peki mutluluğu kim belirliyor. Tanrı mı insan mı?

-Yaradan kullarını onu hatırlasınlar, onu ansınlar ve ona teşekkür etsinler diye yaratmış. Eğer bunları yaparsan mutluluğun resmini sen çizersin. O resimde bir ağaç vardır. Ağacın meyveleri vardır. Aksi takdirde resmin içinde ot, çalı ve diken vardır. Gördükçe sana batar, seni rahatsız eder, işte o zaman mutluluğunu nasıl sen belirliyorsan, mutsuzluğunu da sen belirlersin.

28 Kasım 2011 10:27

_bruce_16
Yasaklı

Mutluluk; "geçmişte kalan acı dünü" unutmak...

29 Kasım 2011 15:11

mesut1745
Aday Memur

sevdiğn kişiyle yaşlamaktır...

29 Kasım 2011 15:34

Biradam06
Yasaklı

?ÖZEL? MİSİN KIYMETİNİ BİLİN...

Sizi sizin kadar tanıyan biri, sizi düşünen, düşünmeyi öğrenmiş, sakin, uslu, efendi oturmayı kalkmayı bilen, sevmeden edemediğiniz biri... Size sizi anlatmayı seven, sizi başkalarına anlatmayı herşeyden çok seven, sizin için çok şey yapmaya hazır biri...Bazen biraz fazla konuştuğundan yakındığınız ama ne söylediğini bildiğinden emin olduğunuz, sizi tanıdığı kadar kendini ve yaşamı da tanıyan biri... Yalnızca eşinize anlatabileceğiniz gizlerini anlatmaktan çekinmediğiniz, kimi zaman düşüncesine şiddetle gereksinim duyduğunuz biri...Sabahın üçünde?Ayıp olurmu ?? diye kuşkulanmadan arayabildiğiniz ve saatin üçüne, beşine bakmadan size duymanız gerekenleri söyleyen gecenin o karalığında kalkıp ışığı yakan, masanın başına geçen biri.. Kaleminiz, kağıdınız, aynanız, saatiniz kimi zaman da gölgeniz olan biri.. Ve kimi zaman da vicdanınız, eh kimi zaman da uykusuz bıraktığınız için vicdan azabınız olan biri...Yaşamınızda böyle biri varmı ? Varsa kıymetini bilin. Kulağınıza küpe olsun... Böylesini bulmak herkese kısmet olmaz. Bulur da kaybederseniz, dikkat dikkat. Yenisini bulma şansınız belki de hiç olmaz. Çünkü o kişi bir kardeşten de. Bir eşten de, bir aşıktan, bir sevgiliden de çok çok ötede bir kişidir... Okişi, sizin yalnızca sizin için ?Özel Bir Kişi?dir. Varsa eğer yaşamınızda sizin için ?Özel? olan ve sizin de yalnızca onun için ?Özel? olduğunuz ?Özel Bir Kişi? kıymetini ve ?Özelliğini? bilin ve koruyun o ?Özel Bir Kişi?nizin .

01 Aralık 2011 01:08

tarihci09-82
Yasaklı

http://www.youtube.com/watch?v=ZbHUJj40_Qs&feature=related

01 Aralık 2011 20:56

tarihci09-82
Yasaklı

Durakta üç kişi

Adam kadın ve çocuk

Adamın elleri ceplerinde

Kadın çocuğun elini tutmuş

...

Adam hüzünlü

Hüzünlü şarkılar gibi hüzünlü

Kadın güzel

Güzel anılar gibi güzel

Çocuk

Güzel anılar gibi hüzünlü

Hüzünlü şarkılar gibi güzel

Cemal Süreya

01 Aralık 2011 21:13

intaniyeci
Yasaklı

herşey bakış açısından ibaret;

güzel gören,güzel düşünür...güzel düşünen yaşamından zevk alır...olay bundan ibaret bana göre.....

03 Aralık 2011 11:25

Levent114
Şef

Boyle bir toplumda, gorulebilecek guzel bir tek seye ornek verseniz..

Dun sabah kalktim.

Gazeteleri okuyorum, ilgimi ceken bir yazi okudum.

Bakalim bu yaziyi okuduktan sonra,kac kisi bir cicegi guzel gorecek..

******************

'Meşe kütükleri ile 10 yaşındaki çocukları öldürdük'

Has Parti Genel Başkan Yardımcı ve İstanbul İl Başkanı Profesör Doktor Mehmet Bekaroğlu "Dersim Katliamı" tartışmalarına bundan 14 yıl önce KTÜ Tıp Fakültesi'nde öğretim üyesiyken bir hastanın kendisine anlattıklarıyla katıldı. Bekaroğlu, Dersim harekâtına katılan kişinin yaşananları "...Meşe kütükleri ile vurmaya başladık. Vura vura 10 yaşındaki çocukları öldürdük" sözleriyle anlattığını dile getirdi.

Bekaroğlu twitter?dan şunları yazdı:

Bundan 14 yıl önce KTÜ Tıp Fakültesi'nde öğretim üyesiyken gördüğüm bir hastanın bana anlattıklarını açıklama zamanı geldi gibi.

70'ini aşmış bir erkek hastaydı. İntihar girişiminde bulunmuştu; depresyon tanısı ile takibini ve tedavisini yapıyorduk.

Bir seansta Dersim harekatına katıldığını öğrendim; görüşmenin devamında ağlayarak özetle şunları söyledi:

"Komutan mermi pahalı kullanmayın dedi, kadınlara, çocuklara dipçikle vuruyorduk. Sonra tüfekler zarar görüyor dendi.

Bundan sonra meşe kütükleri ile vurmaya başladık. Vura vura 10 yaşındaki çocukları öldürdük".

Evet, bunları söylemişti, hıçkıra hıçkıra ağlayarak.

Öncelikle bu hasta sırrıydı; kimlik belirterek anlatmam mümkün değildi. Daha öncede "bir hasta" diyerek bazı toplantılarda açıklamıştım. Şimdi Dersim tartışmalarına katkı olur diye burada yeniden açıklıyorum.

Hastamla ilgili bilgiler soruluyor. Meslek etiği gereği daha fazla bilgi vermem mümkün değil. Ancak şunu ifade edeyim: Depresyonunun nedeni Dersim'de yaşadıklarıdır diye bir kesin tespit mümkün değil ama bu, hastalığında önemli bir faktör olduğu kesin.

Depresyon gerçeği değerlendirme yeteneğinin kaybolduğu bir hastalık değil. Ayrıca psikiyatrik görüşmeden anlatılanların yalan olması uzak ihtimal.

http://haber.gazetevatan.com/mese-ku...14931/1/Gundem

03 Aralık 2011 22:05

glnz.ilk.mat
Kapalı

Hayatın getirdiklerine pozitif bakabilmek!

Mesela;Ya biliyorum size çok acaip ve saçma gelecek ama;ben insanlara bakmaktan rahatsız oluyorum. Yolda yürürken birinin bana baktığını görmek beni rahatsız ediyoo. Zaman sonra,gözlerim bozuldu ve çevredeki insanları net görememeye başladım.O zaman Allah'ım sana şükürler olsun dedim ve çok mutlu oldum. Artık sokakta çok rahat yürüyorum. Bana bakanları pek göremiyorum çünkü..:)))

05 Aralık 2011 23:00

burcuburcuburcu
Müsteşar

glnz ilk mat

ben de sizin gibi birilerine bakmayı sevmem yolda. Birileri baktımı acayip uyuz olurum. Böyle durumlarda soğuk bir şekilde önlerinden geçer giderim .

Ben daha çok yerde bulduğu yiyecek kırıntısını didikleyen kuşlara bakınca mutlu oluyorum. Çok tatlılar bir de kocaman pofuduk oluyorlar kışın. Koşup öpesim geliyor :)

06 Aralık 2011 12:23

ZDEMİREL
Kapalı

Bakar gör olmaktır..

06 Aralık 2011 13:16

Tecessus
Kapalı

mutluluğun sırrı sahip olmama duygusudur.

sahiplenme iç güdüsünü besledikçe mutluluğun azalır.

06 Aralık 2011 22:26

kererning
Yasaklı

zor çok zor

08 Aralık 2011 01:15

viptastan
Aday Memur

yakalayan varsa söylesin..

09 Aralık 2011 00:34

ncieslihanbini
Kapalı

mutluğun sırrı para bence o varsa mutlu oluyor insan yoksa...dünya kararıyor aniden herşey cehennemi hatırlatıyor

09 Aralık 2011 01:42

tarihci09-82
Yasaklı

Yılların bana öğrettiği şeylerden biri de bu oldu;

Mutluluğu yakalamışsan sorgulama...

Charles Bukowski

Facebook Filozoflar Şehri sayfasından alıntıdır...

09 Aralık 2011 01:46

ncieslihanbini
Kapalı

ya yakaladığında sen bırakmasanda o zorla eliden kaçarsa onada bir şey demiş mi ünlü düşünür

09 Aralık 2011 02:06

tarihci09-82
Yasaklı

Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır.

Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan "Bu kuşun kanadı neden beyaz değil?" diye bir soruyla bile karsılaşabilirsin.. iki ucu keskin bıçaktır bu işin. Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi halin cezanda indirim sağlamaz.

Sen, "Ama senin için şunu yaptım" derken o, "şunu yapmadın" diye cevap verecektir. Ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındır. Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın.Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın. "Peki o ne yaptı" deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için? Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın.

Her zamanki gibi yaşayacaksın sen. Acılara tutunarak yaşamayı öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani, yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki....

Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor.Kitap okurken de mutlu oluyorsun unuttun mu? Kentin hiç görmediğin sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif verecek sana.Yine içeceksin rakını balığın yanında. Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası....

Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun aslolan yürektir.Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yasadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...

Hayatı ıskalamaya lüksün yok senin.....

NAZIM HİKMET RAN

Toplam 376 mesaj
«456789101112131415»
 
ANKET
İşçilere yönelik toplu iş sözleşmesinde anlaşma sağlandı. Nasıl buldunuz?