Editörler :
06 Haziran 2011 20:00   


Düşünce Dünyamızda Sinemanın Yeri

Bu başlığın amacı; sinemanın düşünce dünyamıza etkileri üzerinde dururken, paylaşımcıların önereceği film-leri seyrettikten sonra, filmden alıntılar, yorumlar ve filmin üzerimizdeki etkileri hakkında konuşmak...

İlk film benden olsun...

Bab'ı Aziz

Şimdiden keyifli seyirler...

06 Haziran 2011 20:02

_neden_
Müsteşar Yardımcısı

http://onlinefullfilmseyret.com/babaziz-full-online-izl.html

Bab'aziz

Yapım: 2005

Ülke: Almanya , Fransa , İngiltere , İran , İsviçre , Macaristan , Tunus

Tür: Dram , Müzikal

Yönetmen: Nacer Khemir

Senaryo: Nacer Khemir , Tonino Guerra

Yapımcı: Ali Reza Shoja-nuri , Cyriac Auriol

Görüntü Yönetmeni: Mahmoud Kalari

Görüntü Yönetmeni: Armand Amar

Süre: 1 saat 36 dk

Oyuncular: Golshifteh Farahani , Hamed Hassanipour , Hessam Hassanipour , Hossein Panahi , Kaveh Khodashenas

Yaşı ilerlemiş ve kör bir derviş olan Baba Aziz, çölde sufilerin her otuz yılda bir gerçekleştirdikleri toplantının bilinmeyen yerini aramaktadır. Küçük torunu Isthar da, ona yardım ve eşlik etmektedir. Hayat dolu olan ve dedesini çok seven Isthar, dervişlerin toplantı yerini asla bulamayacaklarından korkmaktadır. Çıktıkları uzun çöl yolculuğunda ilginç insanlarla karşılaşırlar ve Baba Aziz torununa hikâyeler anlatır. Derviş olmak için tahtından feragat eden prensin hikâyesi Aziz Baba?nın yol boyunca anlattığı hikâyeler arasındadır. Dervişlerin toplantı yerini bulduklarında ise, bu uzun yolculuk Baba Aziz için son bulmuştur.

08 Haziran 2011 20:18

_neden_
Müsteşar Yardımcısı

Konusu kadar müzikleri de etkileyici...

http://www.youtube.com/watch?v=bd0a5qZiHHo

Filmden yansıyanlar...

"Bu dünyadaki insanlar mum ateşi önündeki üç kelebek gibidir.

İlki ateşe yaklaşmış ve demiş ki: ben aşkı biliyorum.

İkincisi ateşe kanadıyla dokunmuş ve demiş ki: aşkın ateşinin nasıl yaktığını bilirim.

Üçüncüsü kendisini ateşin ortasına atıp, yanarak kül olmuş. Gerçek aşkı sadece olabilir."

08 Haziran 2011 22:19

oktkor
Yasaklı

Bu tür başlıklar altında çok fazla amerikan sineması önermiyorum nedense. Amerikan tüketici kültüründen olsa gerek :) Neyse konuyu fazla uzatmadan önereceğim ilk aklıma gelen film:

Hint-Amerikan ortak yapımı.

Black

Amitabh Bachchan ve Rani Mukherjee'nin baş rollerini paylaştığı bana göre izlediğim en güzel filmlerden. Hatta mükemmel. Hint filmi diye hemen aklınıza dans sahneleri gelmesin. Filmde dans adına bir şey yok. Hani bazı filmleri övmek adına gözyaşlarınızı tutmayacaksınız gibi sözler kullanılır. O açıdan söylemiyorum ama çok fazla yutkunacağınızdan eminim.

Kusursuz bir çalışma yapmış bana göre görüntü yönetmeni. İzlerken asla kalitesiz bir film hissine kapılmayacaksınız.

Filmin başından güzel bir kaç söz ile tanıtımıma son veriyorum. Düşünsel yönüne çok fazla girmek istemiyorum.

-Bu hikaye, benim ve

öğretmenim hakkındadır

-Tanrının kusurlu bıraktığı

iki insana dair bir hikaye..

-kaderle savaşan ve imkansızı mümkün kılan...

09 Haziran 2011 20:15

_neden_
Müsteşar Yardımcısı

Seyir defterime kaydediyorum Sn. oktkor...

Başlığı açarken ki düşüncem, amacım paylaşılan filmleri seyrettikten sonra bizdeki izdüşümleri üzerine konuşmak...

*

Müzik ile sözler, ancak bu kadar örtüşebilirdi diye düşünüyorum...

Sevinçli olduğumuz zaman ikimizin birleştiği zamandır.

Sen ve ben iki ayrı biçim ama tek bir ruh,

Senin ve benim unuttuklarımız, aynı eğlencenin neşesi,

Kibirli kelimelerin sakinliği ve özgürlüğü...

09 Haziran 2011 21:27

cemrekaan
Memur

_neden_

Tahmin ediyorum İran yapımı 'Cennetin Çocukları' ve 'Cennetin Rengi' tam size göre filimler.İkiside aynı yönetmene ait.İlgilenenler için söyleyim İran sineması tam bir hazine.

11 Haziran 2011 00:34

oktkor
Yasaklı

Düşünsel anlamda söyleyeceklerimi toplayamıyorum bugünlerde. Kafam biraz karışık.

13 Haziran 2011 16:55

rockybalboa
Yasaklı

YILMAZ GÜNEY UMUT

24 Haziran 2011 09:13

_neden_
Müsteşar Yardımcısı

Filmin Adı: Black

Yapım Tarihi:2005

Yapıldıgı Ülke: Hindistan

Tür: Dram

Yönetmen: Sanjay Leela Bhansali

Oyuncular: Rani Mukherjee, Amitabh Bachchan

Filmden;

Onu anlamaya çalışsana acı çekiyor, kendi karanlığında boğuluyor

Kayıp bir ruh, kaybolmuş; ona sözcüklerden bir kanat takacağım Bayan Nair, ona uçmayı öğreteceğim

Ne oldu, gözlerin mi acıyor?

Hayır, yüreğim acıyor. Zalim sözcüklerinizi duymak; acıtıyor, acıtıyor!

Ben karanlığımda bekliyordum, sen ise titreyen ışığı getiriyordun

Bu parmaklar Bay McNally; körlerin gözüdür, dilsizlerin sesidir, sağırların şiiridir? Kaldır! Kılıç olsun. Yumruk yap! Güç olsun. Seni doyurabilir ve tokatlayabilir.

Sizi Tanrı?ya da götürür, kapıya da?

Konusuna gelince; Zaten filmden yansıyan bir iki cümle konuyu ele veriyor...

Film, 7+ falan demeyip genel izleyici kitlesine hitap etse de, filmi özellikle benim gibi sabırdan yoksun olanlar ile engelli biriyle hayatının bir döneminde yolu kesişen anne-bana öğretmen ve ?her an engelli olmaya aday? herkes tarafından seyredilmesi gerektiği kanaatindeyim...

Teşekkür ediyoruz Sn. oktkor

24 Haziran 2011 16:23

basement
Kapalı

bab'aziz'i festivalde gösterildiğinde izlemiş, izlerken keyif almış olmakla birlikte vermeye çalışılan mesajı anlayamadığımı düşünmüştüm :)

Şimdi bu vesileyle tekrar izlemem gerektiğini hatırladım, Black'le birlikte listeme aldım :)

Ancak benim aklıma önerebileceğim bir film gelmiyor şu anda

24 Haziran 2011 21:21

_neden_
Müsteşar Yardımcısı

Sn.basement; filmlerden sonraki paylaşımlarınızı ve önerileriniz olursa, önerilerinizi ilgiyle bekleriz...

25 Haziran 2011 02:09

oktkor
Yasaklı

Rica ederim efendim.

Yeni film; İzlemiş olabileceğinizi düşündüğüm bir film.

12 Kızgın Adam

1957 yapımı siyah-beyaz bir Amerikan filmi.

1997'de tekrar uyarlanarak çekilmiştir. Hangisi diyecek olursanız mutlaka ilk filmi öneririm.

"Guilty, not guilty" sözleri filmde duyacağınız en belirgin repliktir. Film bir odadaki 12 kişi ile çekilmiştir. Tahminimce orta halli bir aile bütçesi ile çekilebilir. Tabi bu işin şaka yanı. Filmin bu kadar düşük bütçe ile çekilmesine rağmen önerilecek kadar iyi bir film olması hikayenin ne kadar sağlam olduğunun kanıtıdır bence. Evet efendim sinema sadece görsellik değildir.

- Elimi kaldırıp bir çocuğu ölüme göndermek benim için pek kolay değil

Küçücük bir önyargı belki bizim hayatımızda belki başkalarının hayatlarında çok büyük etkilere neden olabilir. Hayata biraz şüphe ile bakmak, biraz sorgulamak gerekir. Ve birazcık empati. Ne kaybettirebilir bize.

Saygılarla.

25 Haziran 2011 15:55

ec_el_
Aday Memur

Korkunc bır fılm -1

sınamada ızlemıstım , coluk cocuk aılece gelmıs mıllet fılme , fılm oyle cocukların ızlıcegı turden deıl kesınlıkle .

konu yok konuyu anlatamam ama gulmekten yanaklarım agrımıstı

kızın kuvette banyo sahnesı var , basrol , kuvette ossuruyor ve muthıs bı baloncuk cıkıyo , ondekı cocuk babasına soruyo ; baba o kız naptı kuvete

adamdakı cevap harıka : suyu kaynattı

:))))))))

25 Haziran 2011 16:06

Ş@h-in
Müsteşar

Filmlerde gaz çıkaranlara acaba kimler güler diye merak ederdim. Demek o sizdiniz.

Kadın gaz çıkarıyor, sizin de gülmekten yanaklarınız şişiyor, tam olarak böyle mi oldu?

25 Haziran 2011 19:53

Ay ve Wolverine
Yasaklı

hımm...

sinema benim da hayatımda etkili...

fight clup izlediğimde, çok fazla etkilenmiştim, keza v for vendettayı, tyler durden'ın cool hali hala üzerimde etkisi var..

.

26 Haziran 2011 22:10

Ş@h-in
Müsteşar

Filmin Adı: Dövüş Kulübü ( Fight Club)

Yapım Tarihi:1999

Yapıldıgı Ülke: ABD

Tür: Psikolojik kurgu (böyle bir tür var mı bilmiyorum)

Yönetmen: David Fincher

Oyuncular: Brad Pitt, Edward Norton, Helena Bonham Carter

Yapımcı: Arnon Milchan

Süre: 139 dk.

Monoton bir hayatı renklendirebilme çabalarına şahit olacaksınız. Adıyla pek ilgisi olmayan içeriği, Tutunamayanlar için son derece cazip diye düşünüyorum.

27 Haziran 2011 06:00

doğu bey
Aday Memur

-Casablanca, a short film about love , up, habla con ella, dalgaları aşmak:çıkarsız da sevilebileceğini gösterdiği için

-american beauty, scenes from a marriage, fatal attraction, iki kadın bir erkek, revolutionary road, the hours : erkek/kadın-çocuk ilişkileri ve toplum

-you don't know jack, the life of david gale, yeşil yol, law abiding citizen, gamer, no country for old men: ötenazi,idam,intikam\ölme-öldürme gibi etik çatışmalrı düşündürdüğü için

-the thirteent floor, dark city,matrix I, existenz,the science of sleep, truman show, mr nobody, sliding doors, the adjustment bureau,inception, hereafter: paralel evren, simulasyon/gerçek, kader, kuantum, zaman,ruh, ölüm ve sonrası gibi şeyleri düşündürdüğü için

27 Haziran 2011 22:01

Lancel,Ben ve Mayıs
Yasaklı

Düşünce dünyamı etkileyen filmler çok fazla.

Fight Clup, V for Vendetta, Beyond Rangoon, Forrest Gump, Green Street Holigan's gibi filmler beni fazla derinden sarstı, sanırım uzun süre etkisinden kurtulamadığım ama isimlerini hatırlayamadığım bir çok film daha var

2009 a kadar ki HEMEN HEMEN BÜTÜN filmleri izleyen bir sinema manyağı biri olarak bu filmleri öneririm.

04 Ağustos 2011 22:44

"bozkırkurdu"
Aday Memur

http://www.filmizledi.com/995/not-defteri-the-notebook.html

Film Adı: Not Defteri

Orjinal Adı: The Notebook

Yönetmen Adı: Nick Cassavetes

Yapımcı: Mark Johnson

Yılı: 2004

Film Türü: Dram, Romantik

*

Konusu: Genel konusu: Zengin kız, fakir oğlan

Özel konusu: Özellikle son üç bölüm; Hayattaki tercihlerimizi belirlerken ölçüt olabilir

"Şimdiyi demiyorum Elly 30-40 yıl sonrasını düşün"

"Aşkın en güzeli ruhu uyandıran ve bizi daha fazlasına doğru uzandırandır. Kalplerimize ateş ekip de akıllarımıza huzur verendir"

***

Daha önce önerilmiş olan Cennetin Rengi'nde de, duygusallık film içinde ince bir şekilde işlenmiş. Dikkat çeken özelliği ise, acıma duygularımızı kullanmadan bizi hüzünlendirirken düşündüren, aile kavramı ve onun için fedakârlığı yeniden hatırlatan bir film oluşu?

"Tanrıyı gözlerinle göremezsin ama parmak uçlarınla görebilirsin"

05 Ağustos 2011 00:52

emre se
Şef

Müthiş görüntüler eşliğinde çok damardan yapılmış bir film: Dolls

Kesinlikle izlemenizi öneririm.

Yönetmen: Takeshi Kitano

Oyuncular: Hidetoshi Nishijima, Miho Kanno, Tatsuya Mihashi, devamı...

Orijinal adı: Dolls

uzun metrajlı film Japonya . Tür: Dram

Süre: 114 dk Yapım yılı: 2002

Özet: Takeshi Kitano?dan unutulmaz bir başyapıt!

Hikayelerden ilkinde, ilişkilerinde trajedi dolu bir dönemden geçen genç bir adam ve kadın anlatılır. Bir diğeri, eski aşkına dönüş yapan bir yakuza?yı konuk ediniyor. Üçüncü film ise bir pop yıldızı ile televizyondan aracılığı ile ona aşık olan hayranı arasındaki ilişkiye odaklanıyor.

Üç ayrı hikaye, olağanüstü bir kurgu ve yumuşak geçişlerle günümüz Japonyası?na dair sonsuz aşklar anlatıyor.

Takeshi Kitano, kalp kırıklarıyla dolu, büyüleyici bir filme imza atmış. İçiçe geçmiş üç aşk öyküsü, ağır bir hüzün fonunda birleşiyor.

05 Ağustos 2011 00:58

emre se
Şef

Komedi ve aşk üzerine izlediğim en güzel filmlerden biridir ve çok eğlencelidir: My sassy girl (Hırçın sevgilim)

Bu film Hollywood versiyonu da var ama onu tavsiye etmiyorum.

Yönetmen: Jae-young Kwak

Oyuncular: Cha Tae-hyun, Gianna Jun, Mu-yeong Lee, devamı...

Orijinal adı: Yeopgijeogin geunyeo

uzun metrajlı film Güney Kore . Tür: Komedi , Romantik

Süre: 123 dk Yapım yılı: 2001

Özet: Kyun-woo bir akşam evine dönerken metroda güzel bir kıza rastlar. Ne var ki kız kör kütük sarhoştur ve ayakta bile duramamaktadır. Kız trenin önüne düşmekten kurtaran Kyun-woo, bindikleri trende de kıza destek olmaya çalışır.

Trendeki diğer yolcular baygın olduğu için onu taşıyan Kyun-woo?nun kızın erkek arkadaşı olduğunu düşünürler, bu nedenle çocuk da kızı bırakıp gidemez. Bu karar insanın da hayatında bir dönüm noktası olacaktır.

Ho-sik Kim?in internette yayınladığı kendi anılarına dayanan hikayelerinin kitap haline getirilen aynı isimli romanından uyarlanan film, Günye Kore?nin en iyi romantik-komedilerinden biri olarak kabul ediliyor.

Toplam 123 mesaj
 
ANKET
23 Haziran 2019 İstanbul BBB seçim sonuçlarını nasıl buldunuz?