Editörler :
22 Eylül 2011 15:46   


Yasaklı
Hayat İnsanı Nasıl Büyütür?

Güzel bir söz paylaşayım:

Çingenenin dünyada güvendiği bir tek babası varmış,

onu da annesini öperken yakalamış

dünyası başına yıkılmış... :)

e hayatın gerçekleri böyle böyle öğrenilir.eşekten düşmüş karpuza dönersin.inandığın bildiğin şeylerin sadece seni kandırmak avutmak için uydurulduğunu anlayınca önce inanamazsın şok geçirirsin yıkılırsın.gözlerini kapatamamışsan eğer bunlar gelir başına.

sonra toparlanmaya başlar bunu doğal ve normal kabul edersin.

sonra sen de baban gibi olursun karını öpersin.

hatta sen babandan daha ilerde olursun.öpmeyi öpüşmeyi herkese tavsiye edersin.''bu insanlar neden öpüşmüyor öpüşülmezse bu dünya anlamsız olur'' dersin...

bilmekle düşünmekle yapılan devrimler böyledir işte.insanı büyütür.insana doğayı ve kendini öğretir...

insanı şaşırtmayan şok geçirtmeyen hayatına etki etmeyen kuru bilgi insanı büyütmez...

22 Eylül 2011 18:38

hayal14
Şef

evet bazen yıllardır güvendiğimiz,doğru bildiğimiz şeylerin gerçek doğrular olmadığını öğreniriz canımız yanar evet ,çok yanar hemde

bunun sonucunda yeni doğrular buluruz

kimbilir...

bir gün bu dpğru bildiklerimiz de yaşantımızla yalanlanacak

kimbilir???

22 Eylül 2011 20:30

tarihci09-82
Yasaklı

evet gene de şüpheci olmak lazım.

az önce verdiğim o örneği devam ettireyim;

hani öpüşmenin kötü değil normal bişey olduğunu anladı ve toplumda bunu tavsiye etti ya büyüyünce,

ama bu sefer de insanlar bu öpüşme işini abartıp sırf öpüşmüş olmak için öpüşmeye başlarlarsa,her işi unutup herşeyi unutup,sevgiyi aşkı unutup da böyle yaparlarsa hatta para ile alınıp satılan bir hizmet haline getirilmeye başlanırsa,hastalıklara sebep olmasına dikkat etmezlerse,

işte o zaman bazı şeylerin tekrar gözden geçirilmesi gerekir.buna yalanlama denemez ama.faydalı olan doğru ölçüyü aramak denir...

işte o zaman biraz daha büyümüş olur insan...

insanın zayıflığını düşkünlüğünü daha da görmüş olur.ama gene de insanların kandırılmaması ve özgürlüğünün kısıtlanmaması gerektiğini ve bu uyarıların her insana küçüklüğünden beri öğretilmesi gerektiğini savunmaya başlar...

22 Eylül 2011 21:19

didem_26
Şube Müdürü

hayat he zaman bir tecrübedir

bu tecrübeler sağlar

hayatı tanımamızı

22 Eylül 2011 22:11

j-j-j-j-j
Şube Müdürü

Hayat insanı tecrübelerle büyütür.

24 Eylül 2011 14:56

tarihci09-82
Yasaklı

Zordur benimle yürümek.

Bunu benimle yola çıkanlar bilir, hepsi yarı yolda gittiler.

Suç kimde (?)

Ben zoru seviyorum, onlar sevmiyor.

Yapacak bi şey yok.

Suçum var mı ? tabi ki var.

"Zor yola, kolay kişilerle çıkmak en büyük hatam" .

Bukowski

24 Eylül 2011 15:53

didem_26
Şube Müdürü

ne kolay ki hayat kolay olsun

ama yaşladıkça ne kadar çok bilmediğimizin olduğunu

meğer geçmişte çok üzülüp göz yaşı dökyüğümüz şeylerin nasıl boş olduğunu

şu anda üzüldüklerimiz için belkide gelecektede bu şekil düşünebişleceğimizi hissediyoz

24 Eylül 2011 15:59

tarihci09-82
Yasaklı

Albert Einstein çoğu insan tarafından dahi olarak görülür. Şu ana kadar yaşamış en etkili bilim insanı olmanın yanında teorik fizikçi, filozof ve yazardı. Bilime birçok katkı sağlamış Einstein?ın başarı sırlarını merak ediyor musunuz?

İşte Einstein?dan 10 hayat dersi?

1. Merakınızın peşinden gidin

... ?Benim özel bir yeteneğim yok. Yalnızca tutkulu bir meraklıyım.?

Sizin merakınızı çeken nedir? Neyi en çok merak ediyorsunuz? Benim merak ettiğim neden bazı insanların başarılı olup bazılarının olamadığıdır. Bu yüzden yıllarca başarı üzerine çalıştım. Merakınızın peşinden giderseniz başarıya ulaşırsınız

2. Azim paha biçilmezdir

?Çok zeki olduğumdan değil, sorunlarla uğraşmaktan vazgeçmediğimden başarıyorum.?

3. Bugüne odaklanın

? Güzel bir kızı öperken düzgün araba kullanan birisi, öpücüğe hak ettiği dikkati vermiyor demektir.?

İki atı aynı anda süremezsiniz. Bir şeyler yapabilirsiniz ama her şeyi yapamazsınız. Şimdiye odaklanın ve bütün enerjinizi şu anda yaptığınız işe verin.

4. Hayal gücü güç verir

?Hayal gücü her şeydir. Sizi bekleyen güzelliklerin önizlemesi gibidir. Hayal gücü bilgiden daha önemlidir.?

Hayal gücünüz geleceğinizi belirler. Einstein şöyle der: ?Zekanın gerçek göstergesi hayal gücüdür, bilgi değil?. Bu yüzden hayal gücünüzün hantallaşmasına izin vermeyin.

4. Hayal gücü güç verir "Hayal gücü her şeydir. Sizi bekleyen güzelliklerin önizlemesi gibidir. Hayal gücü bilgiden daha önemlidir."

5. Hata yapın

?Hiç hata yapmamış bir insan yeni bir şey denememiş demektir.?

Hata yapmaktan korkmayın. Eğer nasıl okuyacağınızı bilirseniz hatalar sizi daha iyi bir konuma getirebilir. Başarılı olmak istiyorsanız yaptığınız hataları üçe katlayın.

6. An?ı yaşayın

?Ben geleceği hiç düşünmem, ne de olsa gelecektir.?

Geleceği ayarlamanın tek yolu olabilidiğiniz kadar şimdide olmaktır. Şu anda dünü ya da yarını değiştiremezsiniz. Önemli olan tek an şimdidir.

7. Değer yaratın

? Başarılı olmaya değil, değerli olmaya çalışın.?

Zamanınızı başarılı olmak için harcamayın, değerler yaratın. Eğer değerli olursanız başarı kendiliğinden gelecektir.

8. Farklı sonuçlar beklemeyin

?Delilik: Aynı şeyleri tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemek.?

Hergün aynı rutinde yaşayarak farklı görünmeyi bekleyemezsiniz. Hayatınızın değişmesini istiyorsanız kendinizi değiştirmelisiniz.

9. Bilgi deneyimden gelir

? Bilgi malumat değildir. Bilmenin tek yolu deneyimlemektir.?

Bir konuyu tartışabilirsiniz ama bu size sadece felsefi bir anlayış kazandırır. Bir konuyu bilmek istiyorsanız onu deneyimlemelisiniz.

10. Kuralları öğrenin, daha iyi oynayın

? Oyunun kurallarını öğrenmek zorundasınız. Böylece herkesten iyi oynayabilirsiniz.?

Yapmanız gereken iki şey var. Birincisi oynadığınız oyunun kurallarını öğrenmek. İkincisi ise oyunu herkesten iyi oynamayı istemek. Bu iki şeyi yaparsanız başarı sizinle olur!

24 Eylül 2011 17:32

tarihci09-82
Yasaklı

"Yüzyıllardır oynanmasına rağmen, hiçbir seyirci sahneye fırlayıp da Romeo'nun ...zehirli iksiri içmesine engel olmamıştır. Sonunda geminin batacağı bilindiği hâlde, "Titanic" defalarca izlenmiştir... Biteceği korkusuyla aşktan kaçarsan, hayattan hiçbir tat alamazsın! Çünkü Romeo ölmeli, Titanic batmalı; ama aşk, her şeye rağmen yaşanmalı!.."

*"Olasılıksız" İsimli Kitaptan Alıntıdır.

,

İnsan memleketini niye sever? Başka çaresi yoktur da ondan. Ama biz bilirizki ...bir yerde mutlu mesut olmanın ilk şartı orayı sevmektir. Burayı seversen, burası Dünya'nın en güzel yeridir. Ama Dünya'nın en güzel yerini sevmezsen, orası Dünya'nın en güzel yeri değildir...

* ''Vizontele'' isimli filmden...

24 Eylül 2011 17:39

tarihci09-82
Yasaklı

Balıkların çoğu yaşlandıkları zaman ömürlerini boşu boşuna geçirdiklerinden yakınırlar. Sürekli sızlanır, lanet okur, her şeyden şikayet ederler. Ben bilmek istiyorum; gerçekten de yaşamak dediğimiz şey şu bir avuç yerde yaşlanıncaya kadar dolaşıp durmaktan mı ibaret; yoksa dünyada başka şekilde yaşamak da mümkün mü?

Samed Behrengi-Küçük Kara Balık

28 Eylül 2011 17:14

tarihci09-82
Yasaklı

Elimizde bir çiçek varken; "Gözümüze yalnızca dikenleri görünür,"

Uzaklarda ise bir diken vardır; "Gözümüz hep çiçeğini görür!"

Friedrich Nietzsche

28 Eylül 2011 17:18

tarihci09-82
Yasaklı

Bazı Günler Uygun Değildir Aslında

Günlerin demini alamadığı zamanlar vardır.

Güneş doğar gece karanlık perdesini çekmeyi unutur şehrin üstünden.

Günaydınlar , bir başka güne ertelenir.

İnsanların neşeli sesleri akşama kadar dolduramazlar caddeleri.

Böyle günler uygun değildir aslında başlamaya.

... Ama başlarız.

...............

Günlerin neredeyse hiç yürümediği zamanlar vardır

Bir ağustos sıcağının her yeri kaplayıp kurutması gibi durur hayatın akıntısı.

Sadece , bir ağustos böceğinin sesini işitiriz , uzaktan , belli belirsiz.

Devranın döndüğünü unutmamak için , derin nefesler alırız.

Böyle günler , uygun değildir aslında sürdürmeye

Ama sürdürürüz.

..............

Günlerin ağırlıkları kaldıramadığı zamanlar vardır.

Sözler dibe vurur ; hiçbir maviliğin kaldıramayacağı bir ağırlığa ulaşır.

Sessizlik , seslerin ötesinde bir hayalet gemi olur.

Gider , en gidilmez limanlara demirler.

Böyle günler , uygun değildir aslında konuşmaya.

Ama konuşuruz.

...................

Günlerin surat asmaktan hoşlandığı zamanlar vardır

Hüzün düşer yüzümüzden ; parçalanır , bin parça sıkıntıya sığınır parçaları.

İçimizdeki her şey , kendini tene vurmanın bir yolunu arar.

Acıyı tırnaklarımızda bile hissederiz.

Böyle günler , uygun değildir aslında gülümsemeye.

Ama gülümseriz.

.............

günlerin pembe kıvılcımlar çıkarttığı zamanlar vardır.

İçimizde startını vermediğimiz baharla yeşerdiğini görür , şaşırırız.

Kalbin doğruları , aklın yanlışlarına galebe çalar.

Bu heyecan , bu akıl almaz körlük , bir koşuya sürükler bedenimizi.

Bağrımıza saplanan gerçeklerle uyanırız.

Böyle günler , uygun değildir aslında sevmeye.

Ama severiz.

............

Günlerin ince sarsıntılar uydurduğu zamanlar vardır.

Neden olduğunu bilmediğimiz kırgınlıklarla açarız gözlerimizi dünyaya.

Bütün titreşimler bir yerimizi acıtır mutlaka.

Bütün , izler bilmediğimiz bir ateş tutuşturur bir köşemizde.

Çaresiz teslim oluruz.

Böyle günler , uygun değildir aslında kırılmaya.

Ama kırılırız.

........................

Günlerin diğer günlere benzemediği zamanlar vardır.

Elimize aldığımız her şey pörsüyüp söner.

Biriktirdiğimizi sandığımız geçmiş , ufalanıp gider avuçlarımızda.

' sonra ' da kaybeder anlamını ' önce ' nin ardından.

Bir mum ışığımdan yansıyan gölgeye dönüşürüz.

Böyle günler , uygun değildir aslında yaşamaya.

Ama yaşarız.

...............

Günlerin sona ermediği zamanlar vardır.

Kelebeğin ateşe yakalandığı gibi yakalanırız.

Hiçbir şey anlamadan...

Akreple yelkovanın bu nedensiz duruşundan hiçbir anlam çıkaramadan...

İpi yeniden bağlayamadan ve çözemeden....

Böyle günler , uygun değildir aslında ölmeye.

Ama ölürüz.

Gökhan Özcan

29 Eylül 2011 20:14

tarihci09-82
Yasaklı

Teninle Konuşmak-Bülent Ortaçgil

Parmak uçlarım tanımak istiyor seni

Dokunmak istiyor çocuklar gibi

Önümde uzayıp aksın bir su gibi

Merak ettiğim gövden

Ateşte çaydanlık, camda yağmur

Bahçede ıhlamur

Masamda incir rakısı, yatağımda ten kokusu

Teninle tanışmanın zamanı

Teninle konuşmanın zamanı

Senin tenin sıcak

Benim içimde bir kedi

Yumdu gözlerini "işte aşk" dedi

29 Eylül 2011 21:19

tarihci09-82
Yasaklı

Herkes ölümden sonra bir hayatın olup olmadığını tartışıyor, şunu merak eden yok mesela; ölümden önce bir hayat var mı acaba ?

"Ferhan Şensoy"

29 Eylül 2011 23:03

&&&,06neslihan06,&&&
Yasaklı

Hiç hata yapmamış bir insan yeni bir şey denememiş demektir.

Hiç hata yapmamış var mı?

Hayat insanı kendi içinde yaprak gibi savurarak büyütüyor,gerçeklerle yüzleşmekten korkanlar için hayatın fırtınasına karşı durmak zor tabii ki ama insanlar bu fırtınaları savuştururken hem büyüyor hemde kendisinden veriyor pekihayat insana ne veriyor?

30 Eylül 2011 00:44

selin3545
Genel Müdür

ilk kaybediş, ilk yenilgi, ilk yalan, ilk düşüş, ilk aşk, ilk öpücük, ilk başarı, ilk kazanç, ilk hayal kırıklıgı.. hiç geçmeyecekmişcesine acıtır insanı, yada hiç olmadıgı kadar heyecanlandırır..Sonra bi bakarsın ki aynı şeyleri tekrar yaşıyorsun ne ilki gibi acı veriyor artık ne de ilki gibi heyecan..Demek ki artık büyüyorsun..

30 Eylül 2011 02:12

tarihci09-82
Yasaklı

İkimize - Murat Yılmazyıldırım

http://www.dailymotion.com/video/xj2bfk_murat-yylmazyyldyrym-ykimize_music

Başladığımız yerdeyiz ikimizde

Yolların ayrıldığı ve kaybolduğu

Akla kara gibiydik zaten

Yeni cevabı yok soruların

Bazen bulanık bir su

Bazen berrak gibi görünen bir dünyaydık yanlızca

Artık oyun oynamaya hiç mecalim yok

Yaradılışıma aykırıydı herşey

Gözyaşlarım beklerdi hep bir kenarda

Farklarımız okadar çok ki geceyi gündüz yapamam

Öyle büyük uçurumlar doğurdun ki geçecek bir köprü kuramam

Aynı başlangıçlar artık düşlerin ayrılıp kaybolduğu

Akla kara bir arada durmaz

Hüzün gelir sonra hayatımıza

Yalanlardı oysa bütün oyunlarımız

Hep mutlu gibi görünen büyümüş oyuncaklardık aslında

Artık uyku uyumaya hiç mecalim yok

Yaradılışıma aykırıydı herşey

Gözyaşlarım avuturdu beni hep bir kenarda

Farklarımız okadar çok ki geceyi gündüz yapamam

Büyük uçurumlar doğurdu ki kanatlanıp uçamam

30 Eylül 2011 22:30

tarihci09-82
Yasaklı

Sen daha çocuksun..Konuştuğun şeyler hakkında en ufak bir fikrin yok..Sana kadınları sorsam bana tercihlerini sıralayabilirsin..belki bir kaçıyla birlikte oldun.

Sevdiğin bir kadının yanında uyanmanın gerçek mutluluk olduğundan söz edemezsin.. zor çocuksun? belki sana savaşı sorsam bana Shakespere?in sonelerinden biriyle karşılık verirsin.

Sen bir savaş yaşamadın. En iyi arkadaşını kollarında kaybetmedin. Son nefesini verirken onu seyretmedin..Sana sevgiyi sorsam şiirle karşılık verirsin. Bir kadının gözlerinin içine hiç bakmamışsındır. Kendini çaresiz hissetmemişsindir.

Senin hiç bir şeyi sevecek kadar cesur olduğunu sanmıyorum !

Kimse duygularının derinliğini bilemez, ama sen sadece bi resme bakıp benim hakkımda herşeyi bildiğini sandın ve hayatımı yorumladın!

Sen hiçbir şey bilmiyorsun dostum...

Good Will Hunting (1997) / Can Dostum

30 Eylül 2011 22:38

tarihci09-82
Yasaklı

Osho - Sevilmek

Bir çocuk doğduğunda, hisseden bir varlıktır. Bazı şeyleri hisseder, henüz düşünen bir varlık değildir. Doğadaki doğal olan herhangi bir şey gibi doğaldır,tıpkı bir ağaç ya da hayvan gibi.

Fakat onu biçimlendirmeye, işlemeye başlarız. Duygularını bastırmak zorundadır; çünkü duygularını bastırmadıkça, sürekli sıkıntı çeker. Ağlamak istediğinde ağlayamaz, çünkü anne babası onu onaylamaz. Ayıplanacak, kıymeti bilinmeyecek, sevilmeyecek. Olduğu gibi kabul edilmez. Belirli bir ideolojiye, ideallere uygun davranmak zorundadır, anca o zaman sevilir.

Mevcut doğal haliyle sevgi görmez. Ancak belirli kurallara uyarsa sevilebilir. Bu kurallar dayatılır; doğal değildir. Doğal varoluş bastırılmaya başlar ve doğal olmayan, gerçekdışı ona dayatılır. Bu gerçekdışı zihnindir ve bir an gelir, bölünme, köprüleri yıkabilecek kadar artar.

Gerçek doğanın geçmişte yada şimdi ne olduğunu unutmaya devam edersin. Sen sahte bir yüzsündür, özgün yüz kaybolmuştur. Özgün olanı hissetmeye korkarsın, çünkü onu hissettiğin an tüm toplumu karşına alırsın. Böylece kendin de gerçek doğanın karşısında yer alırsın.

Bu, son derece nevrotik (doğal hayattan bir hayli uzaklaşmış modern bireyin, hayatını sürdürebilmek için edinmek zorunda kaldığı bir takım takıntı ve saplantılar içeren kişiliğine verilen isim) bir durum yaratır. Ne istediğini bilmezsin, kendi gerçek, asıl ihtiyaçlarını bilmezsin. Sonra da insan sahici olmayan ihtiyaçları için çabalar, çünkü yalnızca hisseden kalp sana sezgi, yön sağlar. Gerçek ihtiyacın nedir? O bastırıldığında, sembolik ihtiyaçlar yaratırsın.

Örneğin, yedikçe yersin, gövdeni yiyecekle doldurursun ve asla doygunluk hissetmeyebilirsin. İhtiyaç duyduğun şey sevgidir, yiyecek değil. Fakat yiyecek ve sevgi derinden ilişkilidir. Bu yüzden, sevgi ihtiyacı hissedilmediğinde yada bastırıldığında, sahte bir yemek ihtiyacı doğar. Yemek yemeyi de sürdürebilirsin. Bu ihtiyaç sahte olduğundan, asla giderilemez.

Sahte ihtiyaçlarla yaşıyoruz; hiç giderilmemelerinin nedeni budur.

Sevilmek istersin, bu, temel, doğal bir ihtiyaçtır. Fakat yanlış bir boyuta yöneltilebilir!

örneğin, sevgi, sevilme ihtiyacının, başkalarının ilgisini üzerine çekmeye çalıştığında, sahte bir ihtiyaç olduğu hissedilebilir. Diğer insanların sana ilgi göstermesini istersin. Siyasi bir lider olabilirsin, büyük kalabalıklar sana ilgi gösterir, fakat gerçek temel ihtiyacın sevilmektir. Bütün dünya sana ilgi gösterse bile, bu temel ihtiyaç giderilemeyebilir. Bu temel ihtiyacı seni seven tek bir insan bile, sevgisi nedeniyle, sana ilgi göstererek giderebilir. Birini sevdiğinde, ona ilgi gösterirsin. İlgi ve sevgi derinden ilişkilidir. Sevgi ihtiyacını bastırırsan, sembolik bir ihtiyaca dönüşür, diğer insanların ilgisine ihtiyaç duyarsın. Bunu elde edebilirsin, ama o zaman da tatmin olmazsın. İhtiyaç sahtedir; temel, doğal ihtiyaçtan ayrıdır. Kişilikteki bu ayrılma nevrozdur(gerçek benlik ile ideal benlik arasındaki çatışmadan oluşur)

01 Ekim 2011 02:13

tarihci09-82
Yasaklı

"Tutkularımıza karşı koyabiliyorsak, bu irademizin gücünden çok, o tutkularımızın zayıflığındandır."

La Rochefoucauld

Benim şaka tarzım doğruyu söylemektir. Doğru dünyadaki en komik şakadır.

George Bernard Shaw

"Dünya yanlış rolleri oynayan insanların ortada dolaştıkları bir sahnedir."

Oscar Wilde

"En insani davranış, bir insanın utanılacak duruma düşmesini önlemektir."

Friedrich Nietzsche

İnsanların %10'u yaşar. Geri kalanlar sadece vardır.

Oscar Wilde

''İnsan beklentisi kadar mutludur. Formül: Sıfır beklenti, sonsuz mutluluk ..''

Robin Sharma - Ünvansız Lider

Düşünebilen herkesin insan olması; insan olan herkesin düşünebildiği manasına gelmiyor ne yazık ki.

Sigmund Freud

Başarı kolay elde edilir, zor olan başarıyı hak etmektir.

Albert Camus

İnsanların hayatlarındaki en büyük pişmanlıklar, fırsat olduğunda yapmadıkları şeylerdir.

Helen Rowlands

Bugünün gerçeklerine göre yaşamak zorundayız ve yarın bunları hatalı bulmaya alışmalıyız.

William James

''Bir insana onu sevdiğini hissettirirsen, onun gözünde senin dışındaki her şey değer kazanır.''

Charles Bukowski - Pis Moruğun Notları

Davranışlar kelimelerden daha fazla konuşur,daha çok şey ifade eder.

Oscar Wilde

"İnsanların az bir kısmı mutlu, bir o kadarı ise mutsuzdur. Geri kalanların tümü; mutlu gibi görünen mutsuzlardır.''

Oscar Wilde

Hiçbir şey, kaçırılmış bir fırsat kadar pahalı değildir...!

H. Jackson Brown

01 Ekim 2011 14:12

tarihci09-82
Yasaklı

FİLOZOF VE ÇOCUK

Filozofun bilmediği şey yoktu

Tepeye doğru çıktı çocuk ve filozof

Bak dedi çocuk

Güneş doğuyor

Çocuğa döndü filozof

Güneş doğmaz doğurmaz

Sadece dünya güneşin etrafında döner

Yürüdüler

Bak dedi çocuk

Pamuk gibi beyazları göstererek

Bak dedi bulutlar bize neler anlatıyor

Yok dedi filozof

Onlar sadece buhar birazdan yağmur yağar

Yağmur dedi çocuk

Yağar gökler ağlayınca

Sus dedi filozof atmosfer olayını bana anlatma

Yürüdüler çocukla

Çiçekler açmıştı

Rüzgârla savrulan

Bak dedi çocuk bizi selamlıyor tabiat

Filozof bir şey demedi bıkmıştı

Döndü çocuk konuşmadığı için filozofa

Neden sustun dedi

İnanmıyor musun sen bana?

Peki, aşk var mı dünyada

Biyolojik olduğunu söyledi filozof

Her şeyi biliyordu filozof

Ama mutlu değildi

Çocuk neşeli bir kaplan gibiydi

Çocuğa baktı filozof

Konuştu sonunda içini dökercesine

Ya sen susma ben susayım

Mutluluk bilmek değildir yaşamaktır hayal yada düş olarak

Anlat dedi

Güneşin doğuşunu

Göklerin ağlayışını

Çiçeklerin selamlayışını

Anlat hadi

Aşkı anlat

Ben bilmiyorum mutluluğu

Bana mutluluğu anlat

Toplam 29 mesaj
 
ANKET
Sizce, Kurban Bayramı tatili 9 güne çıkarılmalı mı?