Editörler : =hayatM00NB0W
«456789101112131415»
22 Eylül 2006 15:40

gül-i_ruhsar
Genel Müdür

tavanaaaaaaaaaaaaaaaaaaa

22 Eylül 2006 23:13

adige_60
Genel Müdür

yukarı, yukarıııı

25 Eylül 2006 10:05

güvenlikçiler
Müsteşar

yukarııııııııııııııııııııııııııı

29 Eylül 2006 13:57

güvenlikçiler
Müsteşar

haynapeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee

29 Eylül 2006 14:40

güvenlikçiler
Müsteşar

bu ne yoğunluk böyle sayfalarda yaaaa........insanlar acıktı galiba öyle klavye tuşlarını yiyorlar.....

29 Eylül 2006 14:44

ŞAH&MAT
Memur

Bir zamanlar üç arkadaş varmış

Aşk,Dostluk ve Güven

Üçü bir arada oldumu

Harikaymış herşey.

Gün gelmiş aşkın işi çıkmış.

Eh meslek bu kolay mı?

Ama dostlarından ayrılmadan söz vermiş onlara

Beni özlediğinizde gelin demiş;uzaklarda olmayacağım.

Nerede gözleri arzuyla dolu birbirlerine bakan bir çift görürseniz

ben ordayım.

Ve ayrılmış yanlarından.

Peki demiş Dostluk Güvene;

Madem öyle bende yoluma düşeyim.

Görev çağırır...

Ama merak etme

Nerde birlikte ağlayan iki insan görürsen bil ki ben ordayım...

Güven ağzını açmış veda etmek için ama

Dostluk ayrılmış arkadaşının yanından onun sözünü

dinlemeden...

Ve gitmiş uzaklara...

Güven sessizce içinden geçirmiş elinde olmadan...

Beni kaybederseniz bir daha asla bulamazsınız!...

30 Eylül 2006 23:58

çerkezz
Kapalı

ya adigeler neden burda kimse yok. ne zaman gelsem kimseyi bulamıyorum.inanın üzülüyorum. yeni adige arkadaşlarla tanışmak ve sohbet etmek istiyorum ama. nerdeler bilmem ki

02 Ekim 2006 11:20

çerkezz
Kapalı

en sopn 30 eylülde yazmıştım. benden sonra giren olmamış yani. bu forumu kim açtıysa niye sahip çıkmıyor bakalım:))

03 Ekim 2006 09:22

güvenlikçiler
Müsteşar

arkadaşım ben açtım ve önceki sayfalara bakarsan çıldırıyorum hadi yukarıya diye ama bizimkilerden tık yok. yani...

03 Ekim 2006 09:23

free scorpion
Kapalı

Türkiye'de devlet organları arasında giderek artan bir uyumsuzluk söz konusu. Son olarak Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın dün yaptığı konuşma bunun açık örneği.

Beklenenin aksine sakin bir konuşma yapan Büyükanıt, Cumhurbaşkanı Sezer gibi, Başbakan Erdoğan'ın "İrtica tehlikesi yoktur" sözlerini tekzip etti.

Yani bugün ülkemizde irtica konusunda devletin üst kademesi bir yanda, toplumun geniş kesimleri ve hükümet bir yanda olmak üzere bir görüş farklılığı oluşmuş durumda.

Devletin silahlı bürokrasisi ve Cumhurbaşkanı, bölücü terörle birlikte böyle bir tehlikenin varolduğunda ısrarlı.

Askeri bürokrasi böyle bir görüşteyken ve irticanın gelişmesinin sorumlusu olarak iktidarı gördüğünü açıkça işaret ederken AB ile uyumlu bir çizgi izlemesi beklenemez.

Çünkü, hükümetten kaynaklanan bir irtica tehlikesinin olduğunu savunan komuta kademesi, ordunun sivil siyasette etkin hatta belirleyici bir rol oynamayı sürdürmesini de isteyecektir.

Genelkurmay Başkanı'nın konuşmasının önemli bir bölümünde doğrudan AB'yi hedef alması, bu gerilimin en açık örneğidir.

Türkiye, Şemdinli İddianamesi'ne kadar demokratik reformları gerçekleştiren, AB yolunda ilerleyen bir ülke görünümündeydi.

Şemdinli bir kırılma noktası oldu ve iktidar o noktadan itibaren anti-Avrupa, anti-reform bir çizgiye geldi.

Bugün itibariyle Avrupalılarca reform konusundaki samimiyetinden kuşku duyulan, içeride de komutanların giderek artan çıkışları nedeniyle manevra alanını kaybeden bir durumda.

Bu bir gerçek.

Bu gerçeği Cumhurbaşkanı'nın konuşması doğrultusunda değerlendirirsek ülkeyi bekleyen tehlikeyi açık biçimde görürüz.

Sayın Sezer, temel hak ve özgürlüklerin "laik cumhuriyeti korumak için kısıtlanabileceğine" değindi.

Hürriyet gazetesi bu gelişmeyi 12 Mart dönemine atıfla "Şal hatırlatması"na benzetti.

1982 Anayasası, temel hak ve özgürlükler açısından zaten arızalı bir metin. Bu anayasa, Doç. Dr. Tahsin Fendoğlu'nun tespitiyle "Batıdaki anayasal gelişmelere aykırı olarak hazırlanmış, bireyin devlet karşısında korunmasını amaçlamamıştır."

Yine Fendoğlu'dan alıntıyla "Tepki anayasası olan ve özgürlüklerin teröre neden olacağı varsayımından çıkış yapan, hiyerarşik yöntemle hazırlanan bu anayasa, birey karşısında devleti kutsayan bir yapıdadır.

Devlete sahip olanlar, sivil topluma ve sivil toplum kuruluşlarına adeta kuşkuyla bakabilmektedir."

Cumhurbaşkanı Sezer, Çankaya'ya çıktıktan sonra terk ettiği özgürlükçü yaklaşıma karşı çıkışının en büyük örneğini Meclis açış konuşmasında vermiştir.

Türkiye, anayasanın 13'üncü maddesine dayanarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile taban tabana zıt bir modeli uygulamak isterse, ki Sezer bunun ilk işaretini verdi, bambaşka sulara yol almak zorunda kalacaktır.

Bu yolun ülkeye ve bizlere huzur ve refah getireceği ise kuşkuludur.

SABAH

03 Ekim 2006 11:36

güvenlikçiler
Müsteşar

dostum yazdıklarında belki haklısın ama bizim konumuz değil maalesef

03 Ekim 2006 16:02

çerkezz
Kapalı

bakın kimse yoksada destek için girip her gün bişeyler yazayım bari . yoksa yukarılara çıkamıcaz. haynape ya adigeler. gelin şuraya da sohbet edelim.

05 Ekim 2006 12:05

çerkezz
Kapalı

geldim ve yine kimseyi bulamadım olsun elbet bi gün geleceksiniz ben ısrarla her gün gelecem.sevgiler saygılar

05 Ekim 2006 13:40

gül-i_ruhsar
Genel Müdür

ahanda geldim

abimin emanetine sahip çıkim bare :)

ya abi kusura bakma ya geç kaldım :(

05 Ekim 2006 13:42

ballad
Kapalı

çerkez mi ben çerkezleri severim ama türküm ben

05 Ekim 2006 13:44

gül-i_ruhsar
Genel Müdür

ya ballad bu başlığı güvenlikçi abi bana emanet ettiydi

taa geçen gün söz verdim gelcem die

unutmuşum

:(

beni döfse yeridir demi

05 Ekim 2006 13:47

ballad
Kapalı

adige çerkez mi demek türkiyede nerde bulunurlar bunlar

05 Ekim 2006 13:53

gül-i_ruhsar
Genel Müdür

evet ballad çerkez demek

türkiyenin her yerinde bulunur balladcım :)

05 Ekim 2006 13:54

ballad
Kapalı

yoğun olduğu yerler

05 Ekim 2006 13:59

gül-i_ruhsar
Genel Müdür

ımm mesela kayseri pınarbaşı dedin mi akla ilk kabardeyler gelir :)

kabardeyler çoğunluktadır buralarda

sonra karsta vardır

nevşehir yıldızaeli

sonraa burdur yolağzı köyü

Toplam 7410 mesaj
«456789101112131415»