Editörler :
11 Temmuz 2012 06:16

detail
Başbakan Müsteşarı

Bunun askerisi sivili yok...

Bütün inşaatlarda kuraldır...

Siz istisna oluşturdu iseniz ayrı... En azından vakti zamanında sahil güvenlik komutanlığı binasının inşaatı sırasında levha önündeydi...

Ha, Ankarada Asıp karakolda asmama gibi bir gelenek oluşturduysanız ayrı...

Her inşaat bunu asar...

O levhalar ölümlü bir kaza olduğunda ne işe yaradıkları da belli olur..

Sizde istisna müteahitin taşeronunun işçisinin makinesinin yanması vs nedeni ile iş durdu ise...

Söyleyin jandarmaya güvenlik sağlasın...

Bu arada yapılan biten karakollarda var...

Onlar nasıl bitirmiş gidin bi öğrenin bakalım...

11 Temmuz 2012 07:53

pusuda
Yasaklı

sahil güvenlik inşaatlarını içişleri bakanlığı koordine eder.bu nedenle olabilir.msb tarafından kontrolluğu yapılan binalarda böyle levha olmaz.

11 Temmuz 2012 16:44

ChordSolo
Müsteşar Yardımcısı

pusuda;

hayır bu kez detail doğru söylüyor.bir dönem vardı zaten inşaatın önünde ama arazi şu bu, harfiyatta yıktılar, bir daha da görmedim...

çok da üzerinde durmadım açıkcası...

detail;

özel mesaj atıyorum...

11 Temmuz 2012 18:37

detail
Başbakan Müsteşarı

ChordSolo:

PETA da tanıdıklar var...

Özelden verdiğinde bizden kimse kalmamış...

Aradım bir kaç arkadaşı...

Olmadı direkt arar sorarım...

Onlarda fena müşavir firmalar değildir...

Aslını astarını öğrenmeye çalışalım...

Kurumsal olarak müracat daha faydalı olur da...

Ben bireysel bir bakcam..

TOKİ nin sitesine girersen zaten, müşavir firma sayısı sınırlıdır...

Olaki ulaşamadım...

Meramınızı iletin ya açıklamasını alırsınız yada size yol gösterebilirler...

Sonuçta müşavir müteahiti değil TOKİ ve sizi kollayacaktır...

Bir netice alırsam size özelden bilgi veririm...

22 Temmuz 2016 10:18

ChordSolo
Müsteşar Yardımcısı

Bu konuyu güncelleyelim...

Birileri anladı mı şimdi ne demek istediğimizi?

TSK daki emir komuta yapısı altüst edilirse...

Bir ülkede hukuk işlemezse ...

Atatürk Türkiyesi yıkılırsa neler olabileceğini...?

Konuyu güncelliyorum çünkü adam sandığınız meczupların ne mal olduklarını hepiniz görün...!!!

Bu şerefsizler TSK ne kurulan kumpaslara alkış tutan şuursuz adamlardır...

Yemeyip içmeyip TSK nde meydana gelen herşeye umarsızca eleştiri yapıp bu konularda algı yaratan bu detail gibi tipler ne hikmetse 1 hafta önce darbe girişiminden sonra şuraya bir satır dahi yazmamış...!

Sebebi belli...!!

Kendisinin ya yüzü yok...

Yada zaten bu işlerle görevlendirilmiş bir troll idi...

Emareler ikinci seçeneği işaret etse de

Yine de umarım ilkidir...!!!

Ch.

05 Kasım 2019 15:17

ChordSolo
Müsteşar Yardımcısı

Şu konuya @detail için bir güncelleme yapıyorum, zihnimiz tazelensin...

Ch.

07 Kasım 2019 18:06

M Can
Şube Müdürü

Şu konuya @detail için bir güncelleme yapıyorum, zihnimiz tazelensin...

Ch.


ChordSolo, 1 ay önce - Alıntıya git

El bombasının pimini çekip bırakmışsınız, sonra da gel bombanın üzerine otur demişsiniz resmen :)))

10 Kasım 2019 22:38

detail
Başbakan Müsteşarı

Masumiyet karinesi...

Hım...

Hukuk...

Mantık diye de bir bilim dalı var... Yalnız...

TSK hiç darbe yapmadı...

Darbe girişimi yapmış olmaları mümkün değildir...

Yargılanmamaları gerekir...

Değil mi?


detail, 8 yıl önce - Alıntıya git

Söz konusu başlıktaki ilk mesajım...

Bunun üzerinde bir mesajım yok yine bakarız...

Yargılanmalarında sakınca gören?

Yargılansınlar demek, yedi sülalesini terörist ilan edin demek değildir. Değil mi?

Bu arada şu ufacık notu da hatırlatayım...

Örnek salıverilme ve beraat şartlarına bakabiliriz...

Dava şartlarının oluşmaması nedeniyle dava şartlarının oluşmaması...

Bu da şu demektir, izin alınmadan dava açıldığı için davası düşen eski bir genel kurmay başkanımız beraat etti demek çok doğru değildir...

Özetle esastan değil usulden dava düşmüştür...

Fetö darbe süreci olmasa idi düşer miydi ne durumda olurlardı o da ayrı tartışma konusu...

Asıl altı çizilen darbeye yatkınlık konusu idi...

Her ne kadar, siyasal bakıp şucu yada bucu demek suretiyle darbeciler dışsallaştırılsa da...

Bir darbe teşebbüsü 15 temmuzda yaşandı...

Bu da tarihe yeni bir sabıka olarak kaydedildi...

Hatta hala emir komuta zincirinde bir darbe girişimi değildi denilerek, sanki emir komuta zinciri içerisinde bir darbe girişimi olsa idi yasal olacaktı gibi cahiliye döneminden kalma garip bir yaklaşım da ortalıkta konuşabiliyor...

Daha uzunca yazabilirim...

Sonuç değişmeyecek, yargılamalara karşı değilim...

Ama diğer taraftan şunu da unutmamak gerekir...

Yargının adil yaklaştığı varsayımı ile...

O dönemin firari yargı erkleri, bu işin de doğru işlemediğini göstermekte...

Benzer şekilde...

Eğer birilerinin damadı, cd ve vaaz kasetleriyle yakalanınca sadece sempatizan olabiliyorsa, malum bankadaki hesabı durağan kabul edilerek beraat edebiliyorsa, diğerleri ise hala tutuklu ise şu anda bu işler çok normal gidiyor diyemeyiz...

Ama isabet olan bir kaç nokta ve ileride düzelmesi gerektiğine inandığım bir kaç nokta daha var...

Ordusuna sahip çıkamayan, personeline sahip çıkamayan (burada sahip çıkmak hem korumak hem de zapt etmek anlamında) o dönem de bu dönemde ordu için büyük tehlike olacaktır...

Hala da bu konuda değişen bir durum olmamıştır...

Her darbe girişiminde halkın sokağa çıkarak bu işin durdurulabileceği mantığı doğru değildir...

Artık planlar bu faktör de göze alınarak farklı yollarla işleyebilecektir...

Geldiğimiz noktada büyük travma atlattık (yani umarım atlatmışızdır)...

TSK ya özgü değil, tüm kurumlar sarsıldı, bazı kurumların deneyimli personeli başıma bir şey gelmesin diye emekli oldu bıraktı, deneyimsiz personel çok...

Bir kısmı fetö nedeniyle firari...

Kalanlarlar ise benden Müslüman, benden Atatürkçü geziyor...

Açıkçası inancımı ve siyasi görüşümü işlerime hiç karıştırmadığım için çok da olayların ortasında kalmadım...

Ama bir çok kurum şu an başı belaya girmesin diye karar almaktan çekinecek pasif bir halde...

Bu travma henüz atlatılmadı...

Her aşaması maksatlı planlanmış olaylara maruz kalıyoruz...

Her şeyden önce, yargının güvenilirliği artırılmalı...

Askeri mahkemelerle ilgili zamanında ne kadar yazsam da şükür şu an yoklar...

Anlaşıldı ki, arkadaşlar oralara da sızmış ve adam kayırmışlar...

Sivil yargıda da benzer durum kabak gibi ortaya çıktı...

Bu güven tesis edilmeden diğerleri düzeltilmez...

Girişim başarısız oldu diye de kaçıp ortadan kaybolduklarını düşünmemek gerekir...

Yani karşı tarafın henüz yeni hamlesini görmedik...

Bu kadar çabuk pes edip kaybolacak bir yapıdan bahsetmiyoruz...

Yani önümüzde yeni bir tiyatro olmadığına itimadım kalmadı...

Bu nedenle ve açıkcası TSK ile ilgili artık çok ilgim kalmadığı için sık gelip yazmıyorum...

Sivil normal, insan yaşamıma devam ettiğimden çok da artık odaklanıp canımı sıkmak istemiyorum...

Burada yazıştığım çoğu insan ile karşıt fikirlerde kaldım çoğunlukla...

Ama şahsileştirmedim ve kızmadım...

Benim beklentim hep TSK nın düzelmesi üzerineydi...

Ama her işi elimize alıp siyasal baktığımız gibi buna da siyasal bakılıyor...

Ben her türlü darbe işine karşı iken...

Kimileri zamanında ordu göreve diyordu... (ch ile coldblade ve bir kaç kişiyi tenzih ederim)...

İşte sonu bu...

Herkes kendi siyasi fikrine titrine göre bazan darbeyi mazur görebiliyordu...

60 a da karşıydım 80 darbesine de...

Ama biri diğerini, diğeri birini mazur görebiliyordu...

Bunların hepsi yanlıştı hala da yanlış...

Terör örgütleri için de (Bu PKK da olabilir Fetö'de) sempatizanla militanı karıştırmayın diye altını çizmiştim...

Sempatizanı zorlarsanız, militana dönüştürürsünüz demişimdir...

Maalesef terörle mücadelede de aynı hatalar devam edebiliyor...

Sempatizanları, militan yapmak istiyorsalar doğru yoldalar...

Ama ele başları nerede deyince ise herkes susuyor...

Önce elebaşları alınmalı hesap sorulmalı...

Her neyse yine uzadı...

Açıkçası keyfim yok...

Burada noktalayayım şimdilik...

10 Kasım 2019 23:45

Son detail bükücü
Şube Müdürü

Söz konusu başlıktaki ilk mesajım...

Bunun üzerinde bir mesajım yok yine bakarız...

Yargılanmalarında sakınca gören?

Yargılansınlar demek, yedi sülalesini terörist ilan edin demek değildir. Değil mi?

Bu arada şu ufacık notu da hatırlatayım...

Örnek salıverilme ve beraat şartlarına bakabiliriz...

Dava şartlarının oluşmaması nedeniyle dava şartlarının oluşmaması...

Bu da şu demektir, izin alınmadan dava açıldığı için davası düşen eski bir genel kurmay başkanımız beraat etti demek çok doğru değildir...

Özetle esastan değil usulden dava düşmüştür...

Fetö darbe süreci olmasa idi düşer miydi ne durumda olurlardı o da ayrı tartışma konusu...

Asıl altı çizilen darbeye yatkınlık konusu idi...

Her ne kadar, siyasal bakıp şucu yada bucu demek suretiyle darbeciler dışsallaştırılsa da...

Bir darbe teşebbüsü 15 temmuzda yaşandı...

Bu da tarihe yeni bir sabıka olarak kaydedildi...

Hatta hala emir komuta zincirinde bir darbe girişimi değildi denilerek, sanki emir komuta zinciri içerisinde bir darbe girişimi olsa idi yasal olacaktı gibi cahiliye döneminden kalma garip bir yaklaşım da ortalıkta konuşabiliyor...

Daha uzunca yazabilirim...

Sonuç değişmeyecek, yargılamalara karşı değilim...

Ama diğer taraftan şunu da unutmamak gerekir...

Yargının adil yaklaştığı varsayımı ile...

O dönemin firari yargı erkleri, bu işin de doğru işlemediğini göstermekte...

Benzer şekilde...

Eğer birilerinin damadı, cd ve vaaz kasetleriyle yakalanınca sadece sempatizan olabiliyorsa, malum bankadaki hesabı durağan kabul edilerek beraat edebiliyorsa, diğerleri ise hala tutuklu ise şu anda bu işler çok normal gidiyor diyemeyiz...

Ama isabet olan bir kaç nokta ve ileride düzelmesi gerektiğine inandığım bir kaç nokta daha var...

Ordusuna sahip çıkamayan, personeline sahip çıkamayan (burada sahip çıkmak hem korumak hem de zapt etmek anlamında) o dönem de bu dönemde ordu için büyük tehlike olacaktır...

Hala da bu konuda değişen bir durum olmamıştır...

Her darbe girişiminde halkın sokağa çıkarak bu işin durdurulabileceği mantığı doğru değildir...

Artık planlar bu faktör de göze alınarak farklı yollarla işleyebilecektir...

Geldiğimiz noktada büyük travma atlattık (yani umarım atlatmışızdır)...

TSK ya özgü değil, tüm kurumlar sarsıldı, bazı kurumların deneyimli personeli başıma bir şey gelmesin diye emekli oldu bıraktı, deneyimsiz personel çok...

Bir kısmı fetö nedeniyle firari...

Kalanlarlar ise benden Müslüman, benden Atatürkçü geziyor...

Açıkçası inancımı ve siyasi görüşümü işlerime hiç karıştırmadığım için çok da olayların ortasında kalmadım...

Ama bir çok kurum şu an başı belaya girmesin diye karar almaktan çekinecek pasif bir halde...

Bu travma henüz atlatılmadı...

Her aşaması maksatlı planlanmış olaylara maruz kalıyoruz...

Her şeyden önce, yargının güvenilirliği artırılmalı...

Askeri mahkemelerle ilgili zamanında ne kadar yazsam da şükür şu an yoklar...

Anlaşıldı ki, arkadaşlar oralara da sızmış ve adam kayırmışlar...

Sivil yargıda da benzer durum kabak gibi ortaya çıktı...

Bu güven tesis edilmeden diğerleri düzeltilmez...

Girişim başarısız oldu diye de kaçıp ortadan kaybolduklarını düşünmemek gerekir...

Yani karşı tarafın henüz yeni hamlesini görmedik...

Bu kadar çabuk pes edip kaybolacak bir yapıdan bahsetmiyoruz...

Yani önümüzde yeni bir tiyatro olmadığına itimadım kalmadı...

Bu nedenle ve açıkcası TSK ile ilgili artık çok ilgim kalmadığı için sık gelip yazmıyorum...

Sivil normal, insan yaşamıma devam ettiğimden çok da artık odaklanıp canımı sıkmak istemiyorum...

Burada yazıştığım çoğu insan ile karşıt fikirlerde kaldım çoğunlukla...

Ama şahsileştirmedim ve kızmadım...

Benim beklentim hep TSK nın düzelmesi üzerineydi...

Ama her işi elimize alıp siyasal baktığımız gibi buna da siyasal bakılıyor...

Ben her türlü darbe işine karşı iken...

Kimileri zamanında ordu göreve diyordu... (ch ile coldblade ve bir kaç kişiyi tenzih ederim)...

İşte sonu bu...

Herkes kendi siyasi fikrine titrine göre bazan darbeyi mazur görebiliyordu...

60 a da karşıydım 80 darbesine de...

Ama biri diğerini, diğeri birini mazur görebiliyordu...

Bunların hepsi yanlıştı hala da yanlış...

Terör örgütleri için de (Bu PKK da olabilir Fetö'de) sempatizanla militanı karıştırmayın diye altını çizmiştim...

Sempatizanı zorlarsanız, militana dönüştürürsünüz demişimdir...

Maalesef terörle mücadelede de aynı hatalar devam edebiliyor...

Sempatizanları, militan yapmak istiyorsalar doğru yoldalar...

Ama ele başları nerede deyince ise herkes susuyor...

Önce elebaşları alınmalı hesap sorulmalı...

Her neyse yine uzadı...

Açıkçası keyfim yok...

Burada noktalayayım şimdilik...


detail, 1 ay önce - Alıntıya git

"" Girişim başarısız oldu diye de kaçıp ortadan kaybolduklarını düşünmemek gerekir...

Yani karşı tarafın henüz yeni hamlesini görmedik...

Bu kadar çabuk pes edip kaybolacak bir yapıdan bahsetmiyoruz... ""

Katılıyorum

""Yani önümüzde yeni bir tiyatro olmadığına itimadım kalmadı... ''''

Katılmıyorum

Yeni ?

Eskiden kasıt , 15 temmuz ?

Tiyatro dediğiniz olay 250 şehide mâloldu, 250 aziz şehitlerimizin kemikleri sızladı

3 güzel paragraf ancak bu kerte berbat bir dördüncü paragraf ile bağlanabilirdi

Sayın büyüğüm bu bir savrulmadır

Gidiş yolu sağlam fakat bulunan ulaşılan sonuç, berbatötesi

Demokrasi anlayışınız bu mu ?

Hukuk konusuna hiç girmiyorum zira anlamamakta direniyorsunuz sayın büyüğüm

Keşke bugün şakirtlere gösterdiğiniz toleransın binde birini ergenekon ve balyoz tiyatrolarında göstermiş olsaydınız

İnandırıcı değilsiniz

11 Kasım 2019 12:18

ChordSolo
Müsteşar Yardımcısı

Söz konusu başlıktaki ilk mesajım...

Bunun üzerinde bir mesajım yok yine bakarız...

Yargılanmalarında sakınca gören?

Yargılansınlar demek, yedi sülalesini terörist ilan edin demek değildir. Değil mi?

Bu arada şu ufacık notu da hatırlatayım...

Örnek salıverilme ve beraat şartlarına bakabiliriz...

Dava şartlarının oluşmaması nedeniyle dava şartlarının oluşmaması...

Bu da şu demektir, izin alınmadan dava açıldığı için davası düşen eski bir genel kurmay başkanımız beraat etti demek çok doğru değildir...

Özetle esastan değil usulden dava düşmüştür...

Fetö darbe süreci olmasa idi düşer miydi ne durumda olurlardı o da ayrı tartışma konusu...

Asıl altı çizilen darbeye yatkınlık konusu idi...

Her ne kadar, siyasal bakıp şucu yada bucu demek suretiyle darbeciler dışsallaştırılsa da...

Bir darbe teşebbüsü 15 temmuzda yaşandı...

Bu da tarihe yeni bir sabıka olarak kaydedildi...

Hatta hala emir komuta zincirinde bir darbe girişimi değildi denilerek, sanki emir komuta zinciri içerisinde bir darbe girişimi olsa idi yasal olacaktı gibi cahiliye döneminden kalma garip bir yaklaşım da ortalıkta konuşabiliyor...

Daha uzunca yazabilirim...

Sonuç değişmeyecek, yargılamalara karşı değilim...

Ama diğer taraftan şunu da unutmamak gerekir...

Yargının adil yaklaştığı varsayımı ile...

O dönemin firari yargı erkleri, bu işin de doğru işlemediğini göstermekte...

Benzer şekilde...

Eğer birilerinin damadı, cd ve vaaz kasetleriyle yakalanınca sadece sempatizan olabiliyorsa, malum bankadaki hesabı durağan kabul edilerek beraat edebiliyorsa, diğerleri ise hala tutuklu ise şu anda bu işler çok normal gidiyor diyemeyiz...

Ama isabet olan bir kaç nokta ve ileride düzelmesi gerektiğine inandığım bir kaç nokta daha var...

Ordusuna sahip çıkamayan, personeline sahip çıkamayan (burada sahip çıkmak hem korumak hem de zapt etmek anlamında) o dönem de bu dönemde ordu için büyük tehlike olacaktır...

Hala da bu konuda değişen bir durum olmamıştır...

Her darbe girişiminde halkın sokağa çıkarak bu işin durdurulabileceği mantığı doğru değildir...

Artık planlar bu faktör de göze alınarak farklı yollarla işleyebilecektir...

Geldiğimiz noktada büyük travma atlattık (yani umarım atlatmışızdır)...

TSK ya özgü değil, tüm kurumlar sarsıldı, bazı kurumların deneyimli personeli başıma bir şey gelmesin diye emekli oldu bıraktı, deneyimsiz personel çok...

Bir kısmı fetö nedeniyle firari...

Kalanlarlar ise benden Müslüman, benden Atatürkçü geziyor...

Açıkçası inancımı ve siyasi görüşümü işlerime hiç karıştırmadığım için çok da olayların ortasında kalmadım...

Ama bir çok kurum şu an başı belaya girmesin diye karar almaktan çekinecek pasif bir halde...

Bu travma henüz atlatılmadı...

Her aşaması maksatlı planlanmış olaylara maruz kalıyoruz...

Her şeyden önce, yargının güvenilirliği artırılmalı...

Askeri mahkemelerle ilgili zamanında ne kadar yazsam da şükür şu an yoklar...

Anlaşıldı ki, arkadaşlar oralara da sızmış ve adam kayırmışlar...

Sivil yargıda da benzer durum kabak gibi ortaya çıktı...

Bu güven tesis edilmeden diğerleri düzeltilmez...

Girişim başarısız oldu diye de kaçıp ortadan kaybolduklarını düşünmemek gerekir...

Yani karşı tarafın henüz yeni hamlesini görmedik...

Bu kadar çabuk pes edip kaybolacak bir yapıdan bahsetmiyoruz...

Yani önümüzde yeni bir tiyatro olmadığına itimadım kalmadı...

Bu nedenle ve açıkcası TSK ile ilgili artık çok ilgim kalmadığı için sık gelip yazmıyorum...

Sivil normal, insan yaşamıma devam ettiğimden çok da artık odaklanıp canımı sıkmak istemiyorum...

Burada yazıştığım çoğu insan ile karşıt fikirlerde kaldım çoğunlukla...

Ama şahsileştirmedim ve kızmadım...

Benim beklentim hep TSK nın düzelmesi üzerineydi...

Ama her işi elimize alıp siyasal baktığımız gibi buna da siyasal bakılıyor...

Ben her türlü darbe işine karşı iken...

Kimileri zamanında ordu göreve diyordu... (ch ile coldblade ve bir kaç kişiyi tenzih ederim)...

İşte sonu bu...

Herkes kendi siyasi fikrine titrine göre bazan darbeyi mazur görebiliyordu...

60 a da karşıydım 80 darbesine de...

Ama biri diğerini, diğeri birini mazur görebiliyordu...

Bunların hepsi yanlıştı hala da yanlış...

Terör örgütleri için de (Bu PKK da olabilir Fetö'de) sempatizanla militanı karıştırmayın diye altını çizmiştim...

Sempatizanı zorlarsanız, militana dönüştürürsünüz demişimdir...

Maalesef terörle mücadelede de aynı hatalar devam edebiliyor...

Sempatizanları, militan yapmak istiyorsalar doğru yoldalar...

Ama ele başları nerede deyince ise herkes susuyor...

Önce elebaşları alınmalı hesap sorulmalı...

Her neyse yine uzadı...

Açıkçası keyfim yok...

Burada noktalayayım şimdilik...


detail, 1 ay önce - Alıntıya git

Yahu detail;

Dilini eşşek arısı soksun emi... d: d:

Mesajının tamamını okudum ama ve de lakin 11nci satırdan öteye gidemiyorum...

"Darbeye yatkınlık" nedir yahu?

Sorun şu ki, bu yorumla hukukun işletilmesini nasıl beklersin?

Anlayamadığınız şey işte bu...

Silahlı Kuvvetlerin geçmiş yıllarda darbe yapmış olması yapacağı anlamına mı geliyor?

Senin bu mantıkla her Genelkurmay Başkanını potansiyel darbeci diye içeri atman gerekir o halde...

Hatta işi bir tık ileri götüreyim...

Biz, alayımız aynı kaynaktan geliyoruz...

Harp Okulları ve askeri liseler...

Hepimizde darbe yapma potansiyeli var...!!!

İşte tam da bu noktada, hukuk devreye giriyor...

Kendimi tekrara gerek yok, lütfen geçmişteki tartışmalarımızda işin hukuki boyutu üzerine yaptığımız tartışmaları hatırla...

Neden bunun bir dava konu olamayacağını, delillerin nasıl bir garabetle toplandığını yada türetildiğini...

Hatırlayamazsan darlanma, ben bir özet geçerim...

Hatta ve dahi,

Halen şu anda sahip olduğun "yargılanmalılar" hükmene nereden vardın?

Bu konudaki hükmün o dönemde başta Taraf gazatesi olmak üzere üzerinde algı oluşturulan delillerden(!) ibaret...

Sizlere kızıyoruz çünkü buradaki tabloyu doğru okuyamıyorsunuz...

Mesele yargılanmak yada yargılanmamak değil, suçun maddi delilleri oluşmuş her kim olursa olsun, yargılanır, yargılanmalıdır, sorunumuz bununla ilgili değil...

Bu noktada halen diyorsun ki;

"Bu da şu demektir, izin alınmadan dava açıldığı için davası düşen eski bir genel kurmay başkanımız beraat etti demek çok doğru değildir.."

Ne sen söyle ne biz duyalım...

Yanlış anlamışsın tamamen...

İlker Başbuğ ve arkadaşları için isnat edilen suçlar "delilsiz" ve "dayanaksız" kaldığı için İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 01 Temmuz 2019 tarihli kararı ile ?beraat? kararı verildi...

Bu kapsamda; Mahkemenin vermiş olduğu bu karar nedeniyle 11 Temmuz 2019 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Makamınca Sayın İlker Başbuğ?a isnat edilen suçların 'delilsiz' ve 'dayanaksız' kaldığı anlaşıldığından 'İşleme Konulmama Kararı' alındı...

Buradaki yorum; aslında zaten olması gerektiği şekilde G.Kurmay Başkanının yüce divanda yargılanması esasen davadan beraati şeklinde yorumlanmalı olmalıdır...!!!

Bu kadar basit...

Mesajın tamamına demem aslında şu deme;

Demişsin ki, "Benim beklentim hep TSK nın düzelmesi üzerineydi.."

TSK planlı olarak yıpratılıp, itibarsızlaştırılırken bunun nasıl olmasını bekliyorsun, kusura bakma da...!!

Aslında, bu garabetlere en çok sizler karşı çıkmalıydınız...!!

Kişisel bir takım düşünceler, hırslar hatta kompleksler ile bu şakirtleri izlemekle yada alkışlamayı seçtiniz...!!!

Bu olanların bedeli, hem TSK da hemde diğer kamu kurumlarında çok ağır oldu maalesef...

Ve;

Artık TSK ile ilgim kalmadı, deyip kaçmaca yok... d:

Daha konuşacağız, daha sık gel...

Ch.

15 Kasım 2019 03:15

detail
Başbakan Müsteşarı

Yahu detail;

Dilini eşşek arısı soksun emi... d: d:

Mesajının tamamını okudum ama ve de lakin 11nci satırdan öteye gidemiyorum...

"Darbeye yatkınlık" nedir yahu?

Sorun şu ki, bu yorumla hukukun işletilmesini nasıl beklersin?

Anlayamadığınız şey işte bu...

Silahlı Kuvvetlerin geçmiş yıllarda darbe yapmış olması yapacağı anlamına mı geliyor?

Senin bu mantıkla her Genelkurmay Başkanını potansiyel darbeci diye içeri atman gerekir o halde...

Hatta işi bir tık ileri götüreyim...

Biz, alayımız aynı kaynaktan geliyoruz...

Harp Okulları ve askeri liseler...

Hepimizde darbe yapma potansiyeli var...!!!

İşte tam da bu noktada, hukuk devreye giriyor...

Kendimi tekrara gerek yok, lütfen geçmişteki tartışmalarımızda işin hukuki boyutu üzerine yaptığımız tartışmaları hatırla...

Neden bunun bir dava konu olamayacağını, delillerin nasıl bir garabetle toplandığını yada türetildiğini...

Hatırlayamazsan darlanma, ben bir özet geçerim...

Hatta ve dahi,

Halen şu anda sahip olduğun "yargılanmalılar" hükmene nereden vardın?

Bu konudaki hükmün o dönemde başta Taraf gazatesi olmak üzere üzerinde algı oluşturulan delillerden(!) ibaret...

Sizlere kızıyoruz çünkü buradaki tabloyu doğru okuyamıyorsunuz...

Mesele yargılanmak yada yargılanmamak değil, suçun maddi delilleri oluşmuş her kim olursa olsun, yargılanır, yargılanmalıdır, sorunumuz bununla ilgili değil...

Bu noktada halen diyorsun ki;

"Bu da şu demektir, izin alınmadan dava açıldığı için davası düşen eski bir genel kurmay başkanımız beraat etti demek çok doğru değildir.."

Ne sen söyle ne biz duyalım...

Yanlış anlamışsın tamamen...

İlker Başbuğ ve arkadaşları için isnat edilen suçlar "delilsiz" ve "dayanaksız" kaldığı için İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 01 Temmuz 2019 tarihli kararı ile ?beraat? kararı verildi...

Bu kapsamda; Mahkemenin vermiş olduğu bu karar nedeniyle 11 Temmuz 2019 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Makamınca Sayın İlker Başbuğ?a isnat edilen suçların 'delilsiz' ve 'dayanaksız' kaldığı anlaşıldığından 'İşleme Konulmama Kararı' alındı...

Buradaki yorum; aslında zaten olması gerektiği şekilde G.Kurmay Başkanının yüce divanda yargılanması esasen davadan beraati şeklinde yorumlanmalı olmalıdır...!!!

Bu kadar basit...

Mesajın tamamına demem aslında şu deme;

Demişsin ki, "Benim beklentim hep TSK nın düzelmesi üzerineydi.."

TSK planlı olarak yıpratılıp, itibarsızlaştırılırken bunun nasıl olmasını bekliyorsun, kusura bakma da...!!

Aslında, bu garabetlere en çok sizler karşı çıkmalıydınız...!!

Kişisel bir takım düşünceler, hırslar hatta kompleksler ile bu şakirtleri izlemekle yada alkışlamayı seçtiniz...!!!

Bu olanların bedeli, hem TSK da hemde diğer kamu kurumlarında çok ağır oldu maalesef...

Ve;

Artık TSK ile ilgim kalmadı, deyip kaçmaca yok... d:

Daha konuşacağız, daha sık gel...

Ch.


ChordSolo, 4 hafta önce - Alıntıya git

sn ChordSolo...

Konular hep aynı tekraren yazıyoruz...

Kısa kısa geçeceğim...

Eşek arısı sokacak kısma geri döneriz...

Önce özellikle yandaş medyadan bir link vereyim...

https://www.haberturk.com/son-dakika-aym-den-ilker-basbug-karari-2536076

Anayasa mahkemesi kararı...

Yani burada şunu anlamalı mıyım?

Delillerin yetersiz olduğuna, hükümetler karar verip izin vermedikten sonra hukuk yargılama yapamaz.

Peki hükümetler delil yetersizliğine karar verme yetkilisi midir?

Delil yetersiz, yargılanmasına izin vermedim, bu nedenle de yargılamaya yer yokken dava geçersizdir denip sanki dava düşmüş gibi geliyor bana...

Muhakeme şartı gerçekleşmediğinden iptal...

Dikkat edin, isnat edilen suçun içeriğine dair bir gerekçe değil...

Usulden, iptal edilen bir karar...

Size bu karar yeterse siz bilirsiniz...

Darbeye yatkınlık şudur...

Örneklerini verdim tekrarlayayım..

80,60 darbeleri bir kaç muhtıra...

Her dönem çeşitli fraksiyonların kendince gerekçeleri ile "kötü gidişe dur demek" maksadıyla yönetime el koyma hastalığı...

Burada bireysel girişimler olduğu varsayımı ile dahi olsa, yapan kurum adı değişmiyor ise kurumu lekeleyen ve yıpratanlar bu girişimlerde bulunanlardır...

Ben değil...

Açıkcası, A fraksiyonu teşebbüs etmese, B ediyorsa, B etmese C ediyorsa burada zaten aksayan konu budur...

Kendinize itiraf edemeseniz de; Eğer şu son darbe girişimi olmasa idi, ergenekon, balyoz davalarının düşeceğine inandığınızı sanmıyorum...

Yada siz çok iyimsersiniz...

Ben kötümserim...

TSK nın planlı yıpratılması konusuna gelirsek...

Daha önce de konuştuk...

Eksik yönlerini konuşup düzelmesini istemekle mi yıpranır yoksa içine sızıp darbeye kalkışmakla mı yıpratılır takdir sizin...

İçine sızmaya değil de, dışına çıkmaya eğilimli olduğumu düşünürseniz... Tarafımı zaten anlarsınız..

Ha belki gemiyi önce fareler terk eder de diyebilirsiniz ama, ben düzeltemeyeceğime ikna olduktan sonra, beni bari bozmasın diye dışında kalmayı tercih ettim...

Bu gün patigöç'ün bir iki post it notu servis edildi basına...

Kafa hala aynı kafa...

Bu hangi ...daş bilmiyorum...

https://www.aydinlik.com.tr/turkiye/2017-mart/mehmet-partigoc-un-esine-yazdigi-darbe-itirafi-delil-oldu

"Kötü gidişe dur demek bize düştü"...

Buda bir başka kötü gidişe dur deme metni...

https://t24.com.tr/haber/kenan-evrenin-turkiyeyi-karanliga-tasiyan-darbe-aciklamasi,296157

"Sevgili Vatandaşlarım,

İşte bütün bunlar ve buna benzer sayılabilecek ve hepiniz tarafından yakinen bilinen daha birçok sebeplerden dolayı Türk Silahlı Kuvvetleri ülkenin ve milletin bütünlüğünü, milletin hak, hukuk ve hürriyetini korumak, can ve mal güvenliğini sağlayarak korkudan kurtarmak, refah ve mutluluğunu sağlamak, kanun ve nizam hakimiyetini, diğer bir deyimle devlet otoritesini tarafsız olarak yeniden tesis ve idame etmek gayesiyle devlet yönetimine el koymak zorunda kalmıştır."

Bu da bir başka kötü gidişe dur deme bildirgesi...

https://t24.com.tr/haber/tsknin-27-mayis-1960-bildirisi,7371

"Bugün demokrasimizin içine düştüğü buhran ve son müessif hadiseler dolayısıyla ve kardeş kavgasına meydan vermemek maksadıyla, Türk silahlı Kuvvetleri memleketin idaresini eline almıştır."

Yani açıkcası, kafalarda her türlü, yönetime el koyma hastalığı olduktan sonra, kötü gidiş bulmak kolay...

Darbeciler bu gün de yargılansın, önceden de yargılanmalıydı...

Sorun şu ki, teşebbüs edip, hatta etmeden, suç işlenmeden önce suçlamak karmaşık bir süreç...

Hepsini tek tek ele alıp incelemek lazım konuyu...

Ama şunu da diyemiyorum...

Şu an yapılan biraz farklı gibi...

Ergenekon balyoz vs döneminde...

Darbe ile suçlananlarla bağlatısı var diye, öğretmen, hemşire vs kimse atılmadı bildiğim kadarıyla varsa hatırlatın...

Şu dönem ise, birileri terörist ilan edildi, ki bence bir sakıncası yok, geçmişe dönüp iltisak gerekçesi ile bir çok kişi atıldı...

Yine bence sakıncası yok...

Ama pardon denilip geri alınıyorsa acayip bir durum var demektir...

Alparslan kuytul diye, anlamadığım, tanımadığm furkan vakfı adında bir oluşumun enteresan tespitleri var internette videoları var... Fetö ile ilgili...

O da farketmiş demekki...

Attıysan attın neden geri topluyorsun?

Zaten yargı ile atmadın...

Zaten yargı ile de değil, komisyon kararı ile geri getiriyorsun...

Bunlar sadece bana mı ilginç geliyor?

Burada takıldığım şu...

Düzgün yargı olduğu varsayımı ile her dönem yargılamaya açık olmalı kurumlar...

Var sayımı sonra konuşabiliriz...

Ama şu an kamu kurumları alt üst edildi...

Yapıyı kurumlara sokan ben değilim...

Çıkaracak olan da...

Ama ne böyle sokulur ne böyle çıkarılır...

Çıkarılan da nasıl tekrar sokulur neyin kafası anlamadım...

Bu nedenledir ki çok da dönüp ilgilenmiyorum konularla...

Yol tek...

Adil yargı...

O dönemde bu dönem de bu işler yargı üzerinden düzgünce yürümeli...

Bazı terör partisi olduğu iddia edilen partileri (ki madem öyle neden oradalar tartışılır) Ve hatta hısımı akrabası abisi kardeşi dağda olan adamları içine sindirebilirken...

Şimdi bir başka terör örgütü idiasında iltisak iltihap ne varsa paketlemekteki çelişkiyi çözemedim...

Bunun yanı sıra... Birinin evinde CD lerle ele başı vaazları bulunduğunda sadece sempatizan derken ve beraat ettirilirken, ki kendisi devlet büyüklerimizden birinin damadı olması vecihi ile alakası olmamakla beraber, bir diğeri içeride yargı sırası bekliyorsa...

Bu tezgahı (burada tezgah şu anki durumu değil, büyük resmin ne olduğunu anlatmak için, henüz o planı anladığımı düşünmüyorum...) kuranın rastgele çalıştığını da düşümüyorum...

Ha diğer taraftan dönelim dilimin eşşek arısı kısmına...

Söz bir daha kurum içinden yönetime el koyma teşebbüsü yaşanmaz, gereken her türlü tedbir alındı derseniz saygı duyarım...

Ama örneklediğim üzere, bu konuda tedbir almak yerine, yeltenenler bir grup deyip olayı dışsallaştırdığınız sürece asla çözüm ile ilgili tedbir oluşmayacağını da biliyorum...

Üzerine yine tekrarlıyorum...

Bir dahaki sefere, halkın daha meydanlara çıkabileceği riski de düşünülerek teşebbüs edilebileceğinden iş nerelere varacak düşünmek dahi istemiyorum...

Ha garanti , her türlü tedbir alındı bir sıkıntı asla olmaz derseniz...

Saygı duyarım...

21 Kasım 2019 11:59

ChordSolo
Müsteşar Yardımcısı

sn ChordSolo...

Konular hep aynı tekraren yazıyoruz...

Kısa kısa geçeceğim...

Eşek arısı sokacak kısma geri döneriz...

Önce özellikle yandaş medyadan bir link vereyim...

https://www.haberturk.com/son-dakika-aym-den-ilker-basbug-karari-2536076

Anayasa mahkemesi kararı...

Yani burada şunu anlamalı mıyım?

Delillerin yetersiz olduğuna, hükümetler karar verip izin vermedikten sonra hukuk yargılama yapamaz.

Peki hükümetler delil yetersizliğine karar verme yetkilisi midir?

Delil yetersiz, yargılanmasına izin vermedim, bu nedenle de yargılamaya yer yokken dava geçersizdir denip sanki dava düşmüş gibi geliyor bana...

Muhakeme şartı gerçekleşmediğinden iptal...

Dikkat edin, isnat edilen suçun içeriğine dair bir gerekçe değil...

Usulden, iptal edilen bir karar...

Size bu karar yeterse siz bilirsiniz...

Darbeye yatkınlık şudur...

Örneklerini verdim tekrarlayayım..

80,60 darbeleri bir kaç muhtıra...

Her dönem çeşitli fraksiyonların kendince gerekçeleri ile "kötü gidişe dur demek" maksadıyla yönetime el koyma hastalığı...

Burada bireysel girişimler olduğu varsayımı ile dahi olsa, yapan kurum adı değişmiyor ise kurumu lekeleyen ve yıpratanlar bu girişimlerde bulunanlardır...

Ben değil...

Açıkcası, A fraksiyonu teşebbüs etmese, B ediyorsa, B etmese C ediyorsa burada zaten aksayan konu budur...

Kendinize itiraf edemeseniz de; Eğer şu son darbe girişimi olmasa idi, ergenekon, balyoz davalarının düşeceğine inandığınızı sanmıyorum...

Yada siz çok iyimsersiniz...

Ben kötümserim...

TSK nın planlı yıpratılması konusuna gelirsek...

Daha önce de konuştuk...

Eksik yönlerini konuşup düzelmesini istemekle mi yıpranır yoksa içine sızıp darbeye kalkışmakla mı yıpratılır takdir sizin...

İçine sızmaya değil de, dışına çıkmaya eğilimli olduğumu düşünürseniz... Tarafımı zaten anlarsınız..

Ha belki gemiyi önce fareler terk eder de diyebilirsiniz ama, ben düzeltemeyeceğime ikna olduktan sonra, beni bari bozmasın diye dışında kalmayı tercih ettim...

Bu gün patigöç'ün bir iki post it notu servis edildi basına...

Kafa hala aynı kafa...

Bu hangi ...daş bilmiyorum...

https://www.aydinlik.com.tr/turkiye/2017-mart/mehmet-partigoc-un-esine-yazdigi-darbe-itirafi-delil-oldu

"Kötü gidişe dur demek bize düştü"...

Buda bir başka kötü gidişe dur deme metni...

https://t24.com.tr/haber/kenan-evrenin-turkiyeyi-karanliga-tasiyan-darbe-aciklamasi,296157

"Sevgili Vatandaşlarım,

İşte bütün bunlar ve buna benzer sayılabilecek ve hepiniz tarafından yakinen bilinen daha birçok sebeplerden dolayı Türk Silahlı Kuvvetleri ülkenin ve milletin bütünlüğünü, milletin hak, hukuk ve hürriyetini korumak, can ve mal güvenliğini sağlayarak korkudan kurtarmak, refah ve mutluluğunu sağlamak, kanun ve nizam hakimiyetini, diğer bir deyimle devlet otoritesini tarafsız olarak yeniden tesis ve idame etmek gayesiyle devlet yönetimine el koymak zorunda kalmıştır."

Bu da bir başka kötü gidişe dur deme bildirgesi...

https://t24.com.tr/haber/tsknin-27-mayis-1960-bildirisi,7371

"Bugün demokrasimizin içine düştüğü buhran ve son müessif hadiseler dolayısıyla ve kardeş kavgasına meydan vermemek maksadıyla, Türk silahlı Kuvvetleri memleketin idaresini eline almıştır."

Yani açıkcası, kafalarda her türlü, yönetime el koyma hastalığı olduktan sonra, kötü gidiş bulmak kolay...

Darbeciler bu gün de yargılansın, önceden de yargılanmalıydı...

Sorun şu ki, teşebbüs edip, hatta etmeden, suç işlenmeden önce suçlamak karmaşık bir süreç...

Hepsini tek tek ele alıp incelemek lazım konuyu...

Ama şunu da diyemiyorum...

Şu an yapılan biraz farklı gibi...

Ergenekon balyoz vs döneminde...

Darbe ile suçlananlarla bağlatısı var diye, öğretmen, hemşire vs kimse atılmadı bildiğim kadarıyla varsa hatırlatın...

Şu dönem ise, birileri terörist ilan edildi, ki bence bir sakıncası yok, geçmişe dönüp iltisak gerekçesi ile bir çok kişi atıldı...

Yine bence sakıncası yok...

Ama pardon denilip geri alınıyorsa acayip bir durum var demektir...

Alparslan kuytul diye, anlamadığım, tanımadığm furkan vakfı adında bir oluşumun enteresan tespitleri var internette videoları var... Fetö ile ilgili...

O da farketmiş demekki...

Attıysan attın neden geri topluyorsun?

Zaten yargı ile atmadın...

Zaten yargı ile de değil, komisyon kararı ile geri getiriyorsun...

Bunlar sadece bana mı ilginç geliyor?

Burada takıldığım şu...

Düzgün yargı olduğu varsayımı ile her dönem yargılamaya açık olmalı kurumlar...

Var sayımı sonra konuşabiliriz...

Ama şu an kamu kurumları alt üst edildi...

Yapıyı kurumlara sokan ben değilim...

Çıkaracak olan da...

Ama ne böyle sokulur ne böyle çıkarılır...

Çıkarılan da nasıl tekrar sokulur neyin kafası anlamadım...

Bu nedenledir ki çok da dönüp ilgilenmiyorum konularla...

Yol tek...

Adil yargı...

O dönemde bu dönem de bu işler yargı üzerinden düzgünce yürümeli...

Bazı terör partisi olduğu iddia edilen partileri (ki madem öyle neden oradalar tartışılır) Ve hatta hısımı akrabası abisi kardeşi dağda olan adamları içine sindirebilirken...

Şimdi bir başka terör örgütü idiasında iltisak iltihap ne varsa paketlemekteki çelişkiyi çözemedim...

Bunun yanı sıra... Birinin evinde CD lerle ele başı vaazları bulunduğunda sadece sempatizan derken ve beraat ettirilirken, ki kendisi devlet büyüklerimizden birinin damadı olması vecihi ile alakası olmamakla beraber, bir diğeri içeride yargı sırası bekliyorsa...

Bu tezgahı (burada tezgah şu anki durumu değil, büyük resmin ne olduğunu anlatmak için, henüz o planı anladığımı düşünmüyorum...) kuranın rastgele çalıştığını da düşümüyorum...

Ha diğer taraftan dönelim dilimin eşşek arısı kısmına...

Söz bir daha kurum içinden yönetime el koyma teşebbüsü yaşanmaz, gereken her türlü tedbir alındı derseniz saygı duyarım...

Ama örneklediğim üzere, bu konuda tedbir almak yerine, yeltenenler bir grup deyip olayı dışsallaştırdığınız sürece asla çözüm ile ilgili tedbir oluşmayacağını da biliyorum...

Üzerine yine tekrarlıyorum...

Bir dahaki sefere, halkın daha meydanlara çıkabileceği riski de düşünülerek teşebbüs edilebileceğinden iş nerelere varacak düşünmek dahi istemiyorum...

Ha garanti , her türlü tedbir alındı bir sıkıntı asla olmaz derseniz...

Saygı duyarım...


detail, 4 hafta önce - Alıntıya git

@detail;

Konuyu kavrayamıyorsun maalesef...

Genelkurmay Başkanı, Başbakan, Cumhurbaşkanı v.s...

Bu adamlar alelade insanlar değiller...

Önüne gelen mahkemeye çıkaramaz bu adamları...

Yoksa işin suyu çıkar...

Bu çocuk oyuncağı değil...

Fetö yargı eliyle operasyon çekti bu memlekette...

Mekanizma doğru işleseydi, daha başlamadan biterdi bu iş...

Mesele bundan ibaret, kafan karışmasın...

Elma,armut hikayesi...!

Ch.

Toplam 232 mesaj