Editörler :
16 Ekim 2012 14:09   


Kapalı
Kuran ı Kerim in Türkçe açıklamasını okumak istiyorum

Kuran ı Kerim in Türkçe açıklamasını okumak istiyorum.Sizce en doğru kaynak hangisidir,yayın evi yada yazar ismi alabilirmiyim.

16 Ekim 2012 14:22

kacak812
Aday Memur

elmalılı hamdi yazar her yerde aynıdır yada internetten oku hatta ezberleyebildiklerini ezberle paran yoksa adresini ver ben sana göndereyim

16 Ekim 2012 14:25

naamutedilalbatros
Yasaklı

Okuyun ancak kesinlikle "işte budur" demeyin. Yani, hiçbir mealin, Kur'ân-ı Kerîm'in yerini tutmayacağını bilin. Çünkü Kur'ân, öyle bir kitaptır ki, içinde yüzbinlerce ciltlik hakikatleri barındıran bir çeşit zip dosyasıdır. Her âlim, her müfessir, her mütercim, bu zip dosyasını kendi kabiliyetine göre açar, kendi ufku kadar görür, kendi çapı kadar anlayacağını anlar ve ancak o kadarını yazar. Zaten aklı başında hiçbir müfessir veya mütercim "Kur'an'ın tam manasını ben anladım ve tercüme ettim/tefsir ettim" demez.

Bu nedenlerle sadece Ali Ünal'ın (define yayınlarından çıkan) mealini tavsiye ederim.

16 Ekim 2012 14:40

p00r
Kapalı

Okumayın. Kesinlikle tavsiye etmem. Bir fıkıh kitabı okuyun, islâm ahlâkı kitabı, ilmihâl okuyun.

16 Ekim 2012 14:52

ben bulutum
Kapalı

poor neden okumayayım ,yada önderdiğin kitap hangisi link atabilirmisin,

16 Ekim 2012 14:56

p00r
Kapalı

İslâm Ahlâkı kitabı tavsiyem:

http://www.hakikatkitabevi.net/book.php?bookCode=003

Neden okumayayım sorusunun cevabı muhteliftir. Bugün hangi ateist sitesine girerseniz girin, size önerilen ilk şeylerden birisi "meal okuyun" olacaktır. En masum meali bile okusanız gerekli fıkıh ve ilmihâl bilgilerini bilmiyorsanız bunun size faydası değil zararı dokunacaktır.

İlmihâl kitaplarında tuvalete bile nasıl girilip çıkılacağı yazıyorken, meal kitabından ne öğrenmeyi umuyorsunuz? Zaten ilmihâl ve fıkıh kitapları Kur'ân-ı Kerîm'in mânâlarını açıklayarak yazılmıştır, bizim anlayabileceğimiz seviyeye indirgenmiştir.

Doktor olmayan birisi ileri düzey bir tıp kitabını okuyabilir mi? Bırakın tıp kitabını faydamıza yazılmış reçeteyi okuyamıyoruz. Okusak da anlamıyoruz. Kendi kendimize ilaç alsak bu bizi zehirleyip öldürebilir.

Yanlış ilaç alan yalnızca ölür, fakat yanlış dîni bilgileri öğrenen ebedî cehennemde (ATEŞTE) kalabilir.

16 Ekim 2012 15:18

ben bulutum
Kapalı

tşk poor.zaten benim pek bilgim yok öğrenmek için okumak istiyorum.

sırasıyla okumak daha iyi olacak sanırım benim için

16 Ekim 2012 15:33

yiğido1907
Genel Müdür

okusun yav, niye okumasın diyorsunuz ki? bence önce meali baştan sona oku, sonra da fıkıh kitaplarından ayrıntılara geçersin.

16 Ekim 2012 15:38

mstfgrgn
Şef

o zaman yüce allah yalan mı söylüyor ben bu kitabı apaçık indirdim herkes anlasın diye çok açık ve net indirdim hemen her surede tekrarlamış bunu

16 Ekim 2012 15:46

sivilay
Kapalı

meal kesinlikle okumalısın kardeşim

kuranı kerim bize mezarda ölülerimize okuyalım diye gönderilmedi

okuyup anlayalım diye gönderildi

poor endişelerini anlıyorum lakin buradaki 3-5 ateistin absürt yorumları yüzünden meali okuma dediysen arkadaşa emin ol o ateist sitelerindeki çarpıtılmış meallerden çok daha farklı ve açıklayıcı piyasadaki mealler

onlar kasıtlı olarak yalan yanlış işlerine göre ekleme çıkarma değiştirme ypıyorlar

ayrıca düzgün bir mealde kuranın mucize ayetlerini bile açıkca görmek mümkün...

meal tefsir okumaktan korkmayın arkadaşlar

16 Ekim 2012 15:54

p00r
Kapalı

kimseyle tartışmayacağımı belirteyim.

sivilay, 3-5 ateistle ilk defa bu forumda karşılaşmadık. Bu fikirler 1-2 dakikalık, 5-10 yıllık düşünüşün ürünleri de değildir. 1400 küsur yıllık ehl-i sünnetin itikadıdır. İslâmiyetin özüdür. Kesinlikle bana ait değildir.

16 Ekim 2012 16:05

sivilay
Kapalı

sizin kadar dini bilgiye sahip değilim

lakin bir müslümana meal okuma-masını tavsiye etmenizi kendi çapımda çok anlamlı bulmadım

yıllardır okurum meal hiç bir zararını görmedim bilakis faydası olmuştur hayata bakışımda,Allaha bağlılığımda ve imanımın kuvvetlenmesinde

mazur görün sizin yorumlarınızı ilk kez gördüm ve çok şaşırdım

16 Ekim 2012 16:09

bana mı dedin
Kapalı

http://forum.memurlar.net/konu/1508356/?page=1

(Kur?ân-ı Kerimi , meallerden daha geniş bir perspektifle ele almak gereklidir)

http://forum.memurlar.net/konu/1509927/?page=1

(Arapça'yı bilmeyen birisi Kur'an'ı açıp mealinden okusa ve ayetleri anlayıp,yorumlayabilir Mi acaba)

16 Ekim 2012 16:10

p00r
Kapalı

Doğrudur. Şaşırmanızı yadırgamadım. Olabilir.

Şu sayfayı çok rica etsem bir kez okurmusunuz?

http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=4767

16 Ekim 2012 20:27

hakan karagöz 01
Kapalı

dini fıkıh kitaplarından okuyanlar kurtulmuşlar mı ki?onların sapmadığını nasıl kanıtlarsınız?

aman meal okumayın ateist olursunuz,hatta arapça bilen birisi arapçasından okuyup anlamasın,belki o da ateist olur,fıkıh kitabı okumak zorunda gibi sanki,

böyle korkularla insanları kurandan uzaklaştırmak olmaz,

mealler dikkatli yazıldığı müddetçe kuranın mesajını verir,sadece bazı ayrıntılarda yanlış anlaşılabiliyor,onları da biraz araştırmakla anlarız,keşke arapça bilsek arapçasından okusak,kuran bir ilimle arapça gönderilmiş,meal biraz etkisini kaybettiriyor,ne kadar da olsa allahın mesajını anlayabilyoruz,

bir kaç kişinin kuran okuyup ateist olmasını örnek gösteriyorsanız,fıkıh kitaplarını okuyup yanlışa düşen bir sürü insan var,

ateistler tabi ki kuranı okuyup yanlış arar,başka din kitaplarının yanlışlarını arasalar bir ton yanlış bulurlar,onlar zor ve imkansız olanı başarmak istiyorlar

16 Ekim 2012 20:29

yagmur_ağlıyoo
Kapalı

Elmalılı hamdinin cep kitapçığı şeklinde kitabı var tavsiye ederim. Ben şuan onu okuyorum . yanında da taşırsınn yolda otobüste falan

16 Ekim 2012 20:41

tarihci.0982
Yasaklı

al sen şu ayetleri ve hadisleri incele.bak bakalım akla mantığa sığıyormu?

ondan sonra istediğin dilde oku. belli mi olur belki tercümanlar hiç bi halttan anlamıyordur(!) belki de hiç alakasız cümleler kurmuşlardır(!)

istersen tefsircilerin ve fıkıhçıların kıvırıp kurtarmaya çalıştıkları kitaplarına da bakabilirsin tabi...

KURANDAN AYETLER:

NİSA Suresi 3.Ayet: Eğer (kendileriyle evlendiğiniz takdir de) yetimlerin haklarına riayet edememekten korkarsanız beğendiğiniz (veya size helâl olan) kadınlardan ikişer, üçer, dörder alın. Haksızlık yapmaktan korkarsanız bir tane alın; yahut da sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için en uygun olanıdır.

NİSA Suresi 4.Ayet: Allah size, çocuklarınız hakkında, erkeğe, kadının payının iki misli (miras vermenizi) emreder. (Çocuklar) ikiden fazla kadın iseler, ölünün bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer yalnız bir kadınsa yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa, ana-babasından her birinin mirastan altıda bir hissesi vardır. Eğer çocuğu yok da ana-babası ona vâris olmuş ise, anasına üçte bir (düşer). Eğer ölenin kardeşleri varsa, anasına altıda bir (düşer. Bütün bu paylar ölenin) yapacağı vasiyetten ve borçtan sonradır. Babalarınız ve oğullarınızdan hangisinin size, fayda bakımından daha yakın olduğunu bilemezsiniz. Bunlar Allah tarafından konmuş farzlardır (paylardır). şüphesiz Allah ilim ve hikmet sahibidir.

NİSA Suresi 24.Ayet: (Harp esiri olarak) sahip olduğunuz cariyeler müstesna, evli kadınlar da size haram kılındı. Allah?ın size emri budur. Bunlardan başkasını, namuslu olmak ve zina etmemek üzere mallarınızla (mehirlerini vererek) istemeniz size helâl kılındı. Onlardan faydalanmanıza karşılık kararlaştırılmış olan mehirlerini verin. Mehir kesiminden sonra (bir miktar indirim için) karşılıklı anlaşmanızda size günah yoktur. Şüphesiz Allah ilim ve hikmet sahibidir.

NİSA Suresi 34.Ayet: Erkekler, mallarından (kadınlar için mehir ve nafaka olarak) harcamaları sebebiyle ve Allah'ın, onların bir kısmını, diğerlerine üstün kılmasından dolayı, kadınların üzerinde daha çok kâimdirler (koruyup gözetici, idare edicidirler). Bu bakımdan salih amel (nefs tezkiyesi) yapan kadınlar itaatkârdırlar, Allah'ın (onların haklarını ve iffetlerini) korumasıyla, onlar da gaybde (kocalarının yokluğunda hem kendilerini, hem kocalarının mal ve şerefini) koruyucudurlar. İtaatsizliklerinden (baş kaldırmalarından) korktuğunuz (kadınlara) ise (önce) nasihat ediniz.Ve (sonra da) yataklarında yalnız bırakınız.Ve ( hâlâ itaat etmezlerse) onlara vurunuz. Bundan sonra eğer size itaat ederlerse, artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Muhakkak ki Allah Âli'dir (yücedir), Kebîr'dir (büyüktür).

NİSA Suresi 129.Ayet: Üzerine düşüp uğraşsanız da kadınlar arasında âdil davranmaya güç yetiremezsiniz; bâri birisine tamamen kapılıp da diğerini askıya alınmış gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir, günahtan sakınırsanız Allah şüphesiz çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.

BAKARA Suresi 106. Ayet; Biz herhangi bir ayetin hükmünü yürürlükten kaldırır veya onu unutturur (ya da ertelersek), yerine daha hayırlısını veya mislini getiririz. Allah?ın gücünün her şeye hakkıyla yettiğini bilmez misin?

BAKARA Suresi 223.Ayet: Kadınlarınız sizin için bir tarladır. Tarlanıza nasıl dilerseniz öyle varın. Kendiniz için önceden (uygun davranışlarla) hazırlık yapın. Allah?tan korkun, biliniz ki siz O?na kavuşacaksınız. (Yâ Muhammed!) müminleri müjdele!

AHZAB Suresi 50.Ayet: Ey Peygamber! Mehirlerini verdiğin hanımlarını, Allah?ın sana ganimet olarak verdiği ve elinin altında bulunan cariyeleri, amcanın, halanın, dayının ve teyzenin seninle beraber göç eden kızlarını sana helâl kıldık. Bir de Peygamber kendisiyle evlenmek istediği takdirde, kendisini peygambere hibe eden mümin kadını, diğer müminlere değil, sırf sana mahsus olmak üzere (helâl kıldık). Kuşkusuz biz, hanımları ve ellerinin altında bulunan cariyeleri hakkında müminlere neyi farz kıldığımızı biliriz. (Bu hususta ne yapmaları lâzım geldiğini onlara açıkladık) ki, sana bir zorluk olmasın. Allah bağışlayandır, merhamet edendir.

AHZAB Suresi 51.Ayet: - Onlardan dilediğini geri bırakır, dilediğini de yanına alıp-barındırabilirsin; ayrıldıklarından, istek duyduklarına (dönmende) senin için bir sakınca yoktur. Onların gözlerinin aydınlanıp hüzne kapılmamalarına ve kendilerine verdiğinle hepsinin hoşnut olmalarına en yakın (en uygun) olan budur. Allah, kalplerinizde olanı bilir. Allah bilendir, halimdir.

EN?AM Suresi 92.Ayet: Bu indirdiğimiz, kendinden öncekileri doğrulayan, Mekkelileri ve etrafındakileri uyaran mübarek Kitap?dır. Ahirete inananlar buna inanırlar,

NUR Suresi 58.Ayet: Ey müminler! Ellerinizin altında bulunan (köle ve cariyeleriniz) ve içinizden henüz ergenlik çağına girmemiş olanlar, sabah namazından önce, öğleyin soyunduğunuz vakit ve yatsı namazından sonra (yanınıza gireceklerinde) sizden üç defa izin istesinler. Bunlar, mahrem (kapanmamış) halde bulunabileceğiniz üç vakittir. Bu vakitlerin dışında ne sizin için ne de onlar için bir mahzur yoktur. Birbirinizin yanına girip çıkabilirsiniz. İşte Allah âyetleri size böyle açıklar. Allah, (her şeyi) bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

ŞÛRA Suresi 51. Ayet: Allah bir insanla ancak vahiy yoluyla veya perde arkasından konuşur, yahut bir elçi gönderip izniyle ona dilediğini vahyeder. O yücedir, hakîmdir.

NEML Suresi 88. Ayet: Sen dağları görürsün de, yerinde durur sanırsın. Oysa onlar bulutun yürümesi gibi yürümektedirler.

KAF Suresi 7. Ayet: Yeryüzünü de döşedik ve ona sabit dağlar koyduk. Orada gönül açan her türden (bitkiler) yetiştirdik.

SECDE Suresi 5.Ayet: Allah, gökten yere kadar her işi düzenleyip yönetir. Sonra (bütün bu işler) sizin saya geldiklerinize göre bin yıl tutan bir günde O'nun nezdine çıkar.

MEARİC Suresi 4.Ayet: Melekler ve Rûh (Cebrail), oraya, miktarı (dünya senesi ile) elli bin yıl olan bir günde yükselip çıkar.

NAHL Suresi 101. Ayet: ?Biz bir ayetin yerine başka bir ayeti getirdiğimiz zaman ?ki Allah, neyi indireceğini çok iyi bilir- ?Sen ancak bir iftiracısın? dediler??.

KEHF Suresi 83.Ayet: Sana Zulkarneyn'i sorarlar, "Onu size anlatacağım" de. 84. Doğrusu biz onu yeryüzüne yerleştirmiş ve herşeyin yolunu ona öğretmiştik. 18/85. O da bir yol tuttu. Kehf/18/86. Sonunda günesin battığı yere ulaşınca onu, kara balçıklı bir suda batıyor gördü.

RAHMAN Suresi 72.Ayet: Otağlar içinde sahiplerine tahsis edilmiş hûriler vardır.

NEBE? Suresi 33.Ayet: Göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar,

TUR Suresi 20.Ayet: " Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanarak "Onları,ceylan gözlü hûrilerle evlendirmişizdir:

DÜHÂN Suresi 54.Ayet: İşte böyle. Bunun yanısıra biz onları, iri gözlü hûrilerle evlendiririz.

HADİSLER:

Allah ahirette Peygamberlere kimliğini kanıtlamak için bacağını açıp baldırını gösterir.? (Müslim İman 302, Buhari 97/24,10/29, Müsned, 3/1)

"Allah benimle görüştü ve el sıkıştı. Elini iki omuzum arasına koydu. öyle ki parmaklarının soğukluğunu iki göğsüm arasında hissettim.? Hanbel 5/243

"Dünya balığın üzerindedir. Balık başını sallayınca Dünya'da depremler olur.? (İbni Kesir Tefsiri 2/29 68/1)

"Siz (müslümanlar), küçük gözlü, basık burunlu, yüzleri kalkan gibi, derisi üst üste binmiş olan toplumla(Türklerle) öldürüşmedikçe kıyamet kopmayacaktır." (Buhari, e's-SAhih, Kitabu'l-Cihad/96; Müslim, e's-Sahih, kitabu'l-Fiten/62 hadis no: 2912; Ebu Davud, Sünen, hadis no: 4304; Tirmizi, h. no: 2251; İbn Mace, h. no: 4096-4099)

16 Ekim 2012 21:04

tarihci.0982
Yasaklı

poor endişelerini anlıyorum lakin buradaki 3-5 ateistin absürt yorumları yüzünden meali okuma dediysen arkadaşa emin ol o ateist sitelerindeki çarpıtılmış meallerden çok daha farklı ve açıklayıcı piyasadaki mealler

onlar kasıtlı olarak yalan yanlış işlerine göre ekleme çıkarma değiştirme ypıyorlar

sivilay

----------------------------

sivilay rumuzlu üye forumdaşları yanlış bilgilendirmesin.

ateistler meal işiyle uğraşmaz.hiçbir dini kitabın mealini yazayım diye uğraşmaz.

bizim okuduklarımız zaten diyanetin yada önde gelen ilahiyatçıların meali.biz sadece berrak bir akılla okuyup cesurca sorgularız her kelimesini! ve redderiz öyle ilkel kitapları!

eğer çarpıtan ve işine geldiği gibi yorumlayıp ekleme çıkarma yapanlar varsa onlarda ilahiyatçılardır bunu böyle bilin sağa sola laf atmayın. bilmeden sallamayın!

sizin mucize gibi algıladığınız ayetler de iilahiyatçıların ıkınarak çarpıtarak yanıltarak yaptığı çevirilerdir!

kuranı okuyan akıllı biri tek bir satırının mucize olmadığını anlar. ve her satırının ilkel bir insan aklının ürünü olduğunu da anlar!

eskiden biz de sizin gibi dindardık. ama okuyunca düşününce bilim felsefeden nasibini alınca insan müslümanlık sadece anılarda kalıyor.

sanki mealci ve tefsircilerin çevirilerinin arasında çok büyük fark varmış gibi göstermeye kalkmayın. bizim okuduğumuz mealleri sanki biz kendimiz uyduruyormuşuz gibi iftira atmayın.alın işte büyük mucizelerle(!) dolu ayetler paylaşıyorum gene.

NİSA 4/3:(Diyanet İşleri) Eğer, velisi olduğunuz mal sahibi yetim kızlarla evlenmekle onlara haksızlık yapmaktan korkarsanız onlarla değil, hoşunuza giden başka kadınlarla iki, üç ve dörde kadar evlenebilirsiniz; şayet, aralarında adaletsizlik yapmaktan korkarsanız bir tane almalısınız veya sahip olduğunuz ile yetinmelisiniz. Doğru yoldan sapmamanız için en uygunu budur.

NİSA 3:(diyanet vakfı) Eğer (kendileriyle evlendiğiniz takdir de) yetimlerin haklarına riayet edememekten korkarsanız beğendiğiniz (veya size helâl olan) kadınlardan ikişer, üçer, dörder alın. Haksızlık yapmaktan korkarsanız bir tane alın; yahut da sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için en uygun olanıdır.

Nisa 3: Ali Bulaç ;Eğer yetim (kız)lar konusunda adaleti yerine getiremeyeceğinizden korkarsanız, bu durumda, (onlarla değil) size helal olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikahlayın. Şayet adaleti sağlayamayacağınızdan korkarsanız, o zaman bir (eş) ya da sağ ellerinizin malik olduğu (cariye) ile (yetinin). Bu sapmamanıza daha yakındır.

Nisa 3 : Elmalılı Hamdi Yazır;eğer yetimlerin haklarını gözetemiyeceğinizden korkarsanız size halâl olan kadınlardan ikişer, üçer, dörder nikâh edin ve eğer bu surette adalet yapamıyacağınızdan korkarsanız o zaman bir tane veya milkiniz cariye alın, ağmamanız için bu daha muvafıktır

16 Ekim 2012 21:10

sivilay
Kapalı

poor tavsiye ettiğin siteyi ve diğer arkadaşın linklerini okudum

çok güzel bilgilendirmeler var,sağol

yinede Allah a iman konusunda kafasında soru işareti olmayanların okumasında bir mahzur görmüyorum,teşekkür

16 Ekim 2012 22:19

kmy46
Genel Müdür

şunu belirteyim fıkh öğrenmeden meal okumak tamamen iflastır.hemde öyle bir iflas ki dünyanın tamamını kaybetmekten daha çok çok daha büyük iflas..Bir müslüman kuranı kerimden namazda kıraat edecek kadar ezberledikten sonra hemen fıkh öğrenmeli...Çünkü din fıkh kitaplarından öğrenilir..fıkh daki bilgiler kuranı kerim-hadisi şerif-icma-kıyastan ibarettir...din ve iman hırsızlarına kanmayın..Eğer bunu diyen bir prof. ise o büyük ihtimalle bunu hainliğine yapıyor.

16 Ekim 2012 23:02

kmy46
Genel Müdür

şunu lütfen insaflı e dikatli bir şekil de okuyun

Sual: Dinimizi hangi tefsir ve hadis kitabından öğrenmem daha kolay olur?

CEVAP

En kıymetli tefsir, Beydavi tefsiridir. En kıymetli hadis kitapları Kütüb-i sitte denilen altı hadis kitabıdır. Fakat bizim gibilerin dinimizi bu kitaplardan öğrenmesi mümkün değildir. Muhammed Hadimi hazretleri buyuruyor ki:

Tefsir, kelam-ı ilahiden murad-ı ilahiyi anlamak demektir. Kendi görüşü ile tefsir caiz değildir. Hadis-i şerifte, (Kur?an-ı kerimi, kendi görüşü ile açıklayan, doğru olsa dahi, hata etmiştir) buyuruldu. Hadisleri de, hadis kitaplarından değil, İslam âlimlerinin fıkıh, ahlak kitaplarından naklederek söylemek veya yazmak gerekir. (Berika)

İmam-ı Şarani hazretleri buyuruyor ki:

Hadis-i şerifler Kur?an-ı kerimi açıklar. Mezhep imamları hadis-i şerifleri açıklamıştır. Din âlimleri de, mezhep imamlarının sözlerini açıklamışlardır. Tahareti, namazların kaç rekat olduklarını, rüku ve secdelerde okunacak tesbihleri, bayram ve cenaze namazlarının nasıl kılınacağını, zekat nisabını, orucun ve haccın farzlarını Kur?an-ı kerimden çıkarmak mümkün değildir.

İmran bin Husayn hazretleri, (bize yalnız Kur?andan söyle) diyene, (Ey ahmak, Kur?an-ı kerimde, namazların kaç rekat olduğunu bulabilir misin) buyurdu. Hazret-i Ömer?e de, farzların seferde kaç rekat kılınacağını Kur?an-ı kerimde bulamadık, dediklerinde buyurdu ki:

Allahü teâlâ, bize, Muhammed aleyhisselamı gönderdi. Biz, Kur?an-ı kerimde bulamadıklarımızı, Resulullahtan gördüğümüz gibi yapıyoruz. O, seferde dört rekatlık farzları iki rekat olarak kılardı. Biz de öyle yaparız. (Mizan-ül-kübra)

Abdülgani Nablüsi hazretleri buyuruyor ki:

Fıkıh bilgilerini derin âlimler, âyet-i kerimlerden ve hadis-i şeriflerden çıkarmışlardır. Bunlar ancak fıkıh kitaplarından öğrenilir. Fıkıh kitapları varken, din bilgilerini tefsirlerden öğrenmeye kalkışmak, nafile ibadet olur. Farz-ı ayn olan fıkıh kitaplarını okumayı bırakıp, nafile olan tefsir okumak caiz değildir. Zaten müctehid olmayanların tefsirden fıkıh bilgisi öğrenmesi imkansızdır.

Cehenneme gidecekleri bildirilen yetmiş iki fırkanın âlimleri tefsirlerden yanlış mana anladıkları için sapıttılar. Âlimler sapıtınca âlim olmayanların tefsir okuması felaket olur. Tefsir kitaplarını anlayabilmek için, kolları olan seksen ilimle birlikte yirmi ana ilmi öğrenmek gerekir.

Toplam 49 mesaj
 
ANKET
Mecliste kabul edilen sosyal medya düzenlemesi hakkında ne düşünüyorsunuz?