Editörler :
03 Kasım 2013 17:01

Total Gerçeklik
Kapalı

Tartışmayı başlatan sizsiniz.Ben siyasetten uzak durmalı demişim ve ardından sizin ''direnin işçiler lalala lololo...'' şeklindeki parçanız gelmiş.İtalyan halk şarkısı diye de bunu paylaşmışsınız.Acaba bu yaklaşım şekliyle fetvayı ben mi vermişim siz mi vermişsiniz,ona bakmak lazım.Yani bir bilinç(!) abidesi olarak ortaya çıkmaya çalışan sizsiniz.Benim başlığımda siyaset yapan sizsiniz.Üstelik alaycı bir üslupla ''Adı üstüne,İtalyan halk şarkısı'' deyip bizi aklınızca küçümseyip ahmak yerine koyan da sizsiniz.Hiç bir tepki vermek zorunda değildiniz.

Cezaevi meselesine gelince;evet, fikrimin arkasındayım.Çünkü siz aktivist fikirleri savunuyorsunuz ve bunlar da masabaşında,klavye başında İtalyan halk şarkıları yayınlamakla olmuyor.

Sol'un nesnelliğinden ne anladığımıza bağlı bu konu.Materyalizm ve pozitif ateizmin nesnelliğinden bahsedilebilir ama bu felsefi anlayışın uzantısı olarak en genel anlamdaki sol her zaman tartışmalıdır,özneldir,kişiye göredir,ülkeye göredir v.s.Şartlardan bağımsız bir nesnellikten bahsedelimez.

03 Kasım 2013 23:37

Fer.Fecir
Kapalı

"Siyasetten uzak durup bira içiyoruz" gibi ironik ifadeler vardı...Ben de şarkıyı atarak kendimce katıldım bu ironiye...Küçümseme,alay vs yoktu...Öyle bir algıya neden olmuşsam daha önce söyleyebilirdiniz bunu...Bende özür dilerdim...

Şarkının üzerine sizin yorumunuz geldi,okudum ve sizin istediğiniz gibi tepki vermedim...

Nesnellik ve sol üzerine yaptığınız yorumdan sonra cevap yazdım...Ki sorgulama amaçlı bir cevaptı...O cevap ve sonrasındaki üsluba bir daha bakın bence...Alaycılık,tepedencilik kimde?

Burada kimsenin kimseye kendini ispatlama gibi bir zorunluluğu yok...Neyin,nasıl,nerede yapılacağı konusu da dahil...

Son olarak,son yorumunuzun son paragrafına katılıyorum...Zaten küçük burjuvazinin halet-i ruhiyesi örneğinide o nedenle vermiştim...

Herneyse...Herşeye rağmen keyifliydi...Sağlıcakla...

04 Kasım 2013 00:38

Total Gerçeklik
Kapalı

Amacım kırmak dökmek değildi.Bunu belirteyim.Üslup dediğimiz şey kişilerden(ses,mimikler,yaklaşım v.b insani unsurlar) bağımsız metinler olunca bazen olduğundan daha sert algılanabiliyor.Kırdıysam ben de özür dilerim.

Sağlıcakla...

05 Kasım 2013 20:35

Mayıs Lanceli
Genel Müdür

naçizane bir tespitim vardır,

"Sol, insanlığa yakışmayaçak kadar iyi bir ideolojidir".

05 Kasım 2013 20:42

Mayıs Lanceli
Genel Müdür

Yıllarça felsefenin ne olduğunu anlamak için aradım, çabaladım, uğraştım.

bir türlü uğraşlarım kâr etmedi. ne olduğunu bulamadım.

yeni yeni farkettim ki "her" aramaya koyulduğum anda, felsefeyi öldürüp, bilimi buluyormuşum karşımda".

* * *

07 Kasım 2013 20:41

Total Gerçeklik
Kapalı

Ya varlar ya yoklar...

Sen ne kadar benzetmeye, dönüştürmeye çalışsan da böyle ''başka''nın kaderi.Varoluşun anlamlanmasının tek yolu olan ''başka'' anlamsızlığın da menşei aynı zamanda.Paradoksal mı?Hayır.Sadece trajikomik.

18 Kasım 2013 20:45

Total Gerçeklik
Kapalı

Gurur özlemle kavga içinde

Kısır döngü

Sanırım aynı ''an'' da his üretmek zor

Hangisi galip gelirse gelsin yalnızlık iyice büyüyor

19 Kasım 2013 19:49

Total Gerçeklik
Kapalı

Galibiyet-mağlubiyet ikilemine dönüşmüş bir ilişki biçiminden ne beklenebilir ki?

Beraber mağlup olmak ya da beraber galip gelmek...Bazılarının lugatında hiç esamesi okunmaz.

Oldurabilen,olmakta olan,olan,olmayan,olmalı,olması gereken...

Üretim durmuş.Kepenkleri indirin.

19 Kasım 2013 22:22

Total Gerçeklik
Kapalı

Bir Buğu

Bir İnsan

Bir Anlam

Bir Bağlam

Bir ''An''

Tekillik

İnsan bunu aşamaz.

23 Kasım 2013 00:43

Total Gerçeklik
Kapalı

Hiç bir şey yok

Sadece tamamlanmak için yalvarıp duran insanlar var

Şişirin bu bencillerin egolarını

Şişirin ki zavallı bedenleri hayat bulsun

24 Kasım 2013 00:14

Total Gerçeklik
Kapalı

Ya büyük hissediceksin ya da küçük

Bir öyle bir böyle olmuyor

24 Kasım 2013 00:26

gri cizqi
Müsteşar Yardımcısı

Aynen öyle

24 Kasım 2013 22:06

Total Gerçeklik
Kapalı

Ne hüzün kaldı ne mutluluk

Ot gibiyim...

25 Kasım 2013 00:47

Total Gerçeklik
Kapalı

Ne yazık sonunda ele karıştın...

http://www.youtube.com/watch?v=MrmgcWMIA7o

26 Kasım 2013 22:52

Total Gerçeklik
Kapalı

Nefret sevgiden, aşktan gelir derler

Sevgi kırıntısı kalmışsa katılınabilir

Peki ya sevgi yoksa?

O zaman olsa olsa öfke

26 Kasım 2013 23:04

_neden_
Müsteşar Yardımcısı

Bireysel bir soru; insanın sevdiği birine sevgi duyması normal olan... Yerine göre nefret ve öfke duyması da normal... Peki sevmediği birine neden nefret ya da öfke duysun ki, yok saymak varken?..

27 Kasım 2013 00:08

Total Gerçeklik
Kapalı

Bireysel bir soru; insanın sevdiği birine sevgi duyması normal olan... Yerine göre nefret ve öfke duyması da normal... Peki sevmediği birine neden nefret ya da öfke duysun ki, yok saymak varken?..


_neden_, 6 yıl önce - Alıntıya git

''Yok saymak'' bir anlamda nötr kalmak gibi.Yapılanın yanına kar kalması da denebilir.Halbuki nefret ceza kesmektir.Faturanın ödenmeyeceğini bilsenizde o ceza kesilir.İçiniz soğur.Soğuma yavaş yavaş gerçekleşir.İşte o zaman bir idea olarak ''yok saymak'' kademesine çıkılır.

Bütün bunlar fedakarlık ve vefakarlık hatta cefakarlık gibi uzun uzun süreçlerin tortuları aslında.

Hissizlik en güzeli aslında.Tabii oraya çabuk varabilenler için.Olayın kökeni yine felsefi bir soruya indirgeniyor kendiliğinden;

Neden önemseriz?

27 Kasım 2013 00:18

_neden_
Müsteşar Yardımcısı

"Neden önemseriz?" güzel soru... Ama ondan önce; "... nefret ceza kesmektir..." doğru...

Peki nefret kime ceza kesmektir?..

27 Kasım 2013 00:31

Total Gerçeklik
Kapalı

Bir dönem sevilen ama daha sonra bir türlü sevilemeyen (''karakter aşınması'' bunda bir mesuliyetiniz olmadığını bilerek,nerdeyse 180 dereceye varan dönüşler neticesinde) o kişiye ceza kesmektir.

Eyleme dökülmüş,dökülecek olan bir nefret değil bu.Tamamen kişiye özgü.Ama öylesine etkili ki bundan sonraki yaşam hakkında sizin de 180 derece dönmenizi sağlayacak kadar.

İnanç kaybı...Duygusuz ve hissiz felsefelere karşı tek kozun ortadan kaybolması ve kendi varlığınla mutlu olabilmeyi öğrenmek,öğrenmeye çalışmak.

27 Kasım 2013 01:21

_neden_
Müsteşar Yardımcısı

Birine ya da bir şeye bağlı olarak 180 derece dönülen yaşam çizgisi... Çok istendik ve kalıcı olur mu?..

Yine bireysel; içimi yokluyorum: Benden nefret eden var mı?..

Cevap: Bu cevapla ilgilenmiyorum...

Benim nefret ettiğim var mı?..

Cevap: Yukarıdaki cevabı veremediğim dönemlerde iki kişiden nefret etmiştim... Nefretin nasıl bir duygu olduğunu biliyorum... Bir daha birinden nefret ederek kendime aynı duyguyu yaşatmak mı?!.

Şu durumda nefretin hâlâ kime ceza olduğunu kestirebilmiş değilim...

Toplam 82 mesaj
 
ANKET
Hükümetin, Memur Sen'e önerdiği memur maaş zam oranını nasıl buldunuz? (2020 yılı için %3,5+%3 ile enflasyon farkı)