Editörler :
17 Temmuz 2015 03:15   


Veysel Karani ve Üveyslik Yolu

Veysel Karani Hazretleri 555-560 tarihleri arasında Yemen?de bulunan Karen?de doğdu. İslam'da anne sevgisinin büyüklüğüyle anlamlandırılmış bir din büyüğüdür. Hazreti Peygamber döneminde yaşamasına rağmen annesine verdiği sözden dolayı, Peygamber Efendimiz?i göremediği için sahabeden sayılmaz. Peygamber Efendimiz, kendisine armağan olarak hırkasını göndermiştir.

Üveys garip biridir. Dünyadadır, ama ne dünyalığı vardır, ne de dünyalık gibi bir kaygısı. Güttüğü develer için ücret istemez. Verenden alır, vermeyene sormaz bile. Adı üzerine çobandır işte, fakirdir. Ama iş cömertliğe geldi mi onunla yarışmak kimsenin harcı değildir. Paylaşacak çok şeyi yoktur, ama hayırda daima başı çeker.

Üveys, bizim bildiğimiz ismi ile Veysel Karani Hazretleri mütevazı yaşar. Ama halinden memnundur. Sessiz, dostları arasında yalansız, dolansız bir hayat sürer. Issız vadilerde, kaya kovuklarında ibadet eder. İnsanlar ona hep divane gözüyle bakarlar, ama aldıran kim?

Mübareğin çok yaşlı bir annesi vardır. Hem kör, hem de kötürümdür. Veysel Karani onun eli ayağı, gözü kulağıdır. Yedirir, içirir, yıkar, paklar. Kadıncağıza bebek gibi bakar. Ne derse, ama ne derse yapar. En olmayacak arzularını bile ikiletmez. Bir yüz ifadesinden bin mânâ çıkarır ve hepsini de getirir yerine. Tabiri caizse, anasına kölelik eder.

Veysel Karani Hazretleri haram bilmez, yalan söylemez. Hoş, sahrada bir başına dolanan böylesi bir insanın günaha girme şansı da azdır ya. O, gün boyu zikreder, af diler. Ümmet-i Muhammede dua eder. Ama en bilinen özelliği Allah ve Resulüne duyduğu tarifsiz aşktır. Veysel Karani?nin tek arzusu vardır. Yüzü suyu hürmetine kainatın yaratıldığı Server?i görebilmek. Efendimizi düşündükçe burnunun direği sızlar, yüreği bir hoş olur. Yumruk iriliğinde bir şeyler gelir, oturur boğazına. Hani o, anlaşılamayan ve anlatılamayan şeyler.

Ve gün gelir muhabbet ve Muhammed kelimeleri yüreğinde buluşur, dışarı taşar. Efendimizin hasreti kor olur, ciğerini yakar. Onu bir kez, ama bir kez görebilse, bir solukluk olsun sohbetinde bulunabilse ve adına sahabe denilen kutlu kadroya katılabilse...

Annesi itiraz etmese de, bu yolculuğa razı değildir. Omuzlarını kaldırıp boynunu büker. Mahzun bir üslupla ?İstiyorsan git!? der, ?Git bakalım, beni kime emanet edeceksen?? Doğrusu onu bırakabileceği kimse yoktur. Bu yaşlı kadına incitmeden kim bakabilir ki? Onun nazını kim çeker sonra?

Üveys hasretini yüreğine gömer. Bir daha bu konuda tek kelime etmez. Ama o günden sonra daha fazla ağlar, daha fazla yalvarır. Aşkını kayalara, kumlara, anlatır. Kuşlarla, develerle dilleşir, serin seher yeliyle selâmlar yollar Haremeyn?e. Ve ufuklar perde perde açılır, dağlar çekilir aradan. Artık o günboyu ibadet eder, sürüyü melekler bekler. Hayvanlar mı? İnanın muma döner.

Evet Üveys, Allah Resulünün muhteşem sohbetine (madde planında) erişemez, ama mânâ aleminde çok şeye kavuşur. Efendimizle aralarında imrenilecek bir dostluk başlar. Hoş onlar için mesafelerin ne önemi vardır. Öyle ya alan uygun, veren olgun olduktan sonra ?feyz? nehir olur akar.

Yine Efendimiz buyururlar ki: ?Ümmetimden bir kimse vardır ki, Kıyamet günü Rabia ve Mudar kabilelerinin koyunlarının kılları adedince insana şefaat edecektir.? (ki bu iki kabile sürülerinin çokluğu ile tanınırlar)

Eshab-ı kiram sorar:

- Ya Resullallah kimdir bu nasipli?

- Allahın kullarından biri.

- Peki adı nedir?

- Üveys!

- Ya memleketi?

- Karen!

- O sizi gördü mü?

Efendimiz mânâlı mânâlı gülümser, ?Baş gözü ile hayır!? derler. Sahabeden ?Hayret!? diyenler olur, ?Size böylesine aşık olan biri nasıl oluyor da koşmuyor huzurunuza?? Efendimiz izah eder: - Onun gelmemesi de bana olan bağlılığındandır. İhtiyar bir annesi vardır. İman etmiştir. Ancak gözleri görmez, hareket edemez. Üveys gündüzleri deve çobanlığı yapar, kazandığını annesine harcar?.

İşte bu güzel Allah ve peygamber dostu mübarek insanın zamanından beri Üveyslik yolu açıktır. Allah'a sevgili olmak,aşıklardan dervişlerden olmak için iki türlü yoldan geçilir. Bunlardan birinci yol tarikat yolu, tekkeler,dergahlar... Abdülkadir Geylani,Mevlana,Yunus Emre,Hacı Bektaş Veli,Niyazi Mısri,Hacı Bayram Veli,Üftade Hazretleri, Aziz Mahmud Hüdai gibi güzel insanların ve daha nicelerinin geçtiği yol. Bunlardan birçoğu aynı zamanda üveystir. İkinci yol ise herhangi bir tarikata bağlı olmadan Allah tarafından verilen öğretmenlerden ders alma yoludur, yani üveyslik yoludur. Mesela Veysel Karani'nin,Ladikli Ahmet Efendi'nin öğretmeni Hızır A.s'dır. Veysel Karani Hz. peygamberimizi maddi alemde hiç görmemiş fakat mana aleminde onun sohbetine katılmış,efendimizden ders almıştır. Tarikatlarda mürşidi kamiller bu dünyada yaşayan Allah dostları iken, Üveyslik yolunda mürşidi kamiller daha önceden maddi alemde hocalık yapmış,öldü zannettiğimiz aslında görevlerine hala devam eden mübarek zatlardır. Elbette her canlı ölümü tadacaktır.

Allah Teala Zümer suresi 42.ayette mealen, "Allah, ölenin ölüm zamanı gelince, ölmeyenin de uykusunda iken canlarını alır da ölümüne hükmettiği canı alır, ötekini muayyen bir vakte kadar bırakır. Şüphe yok ki, bunda iyi düşünecek bir kavim için ibretler vardır." buyuruyor.

Yani Rabbimiz bazı kulların ruhlarını kıyamete kadar bırakıyor,bu nedenle Üveyslere Hızır A.s.,Mevlana,Yunus Emre,Eyüp Sultan, Aziz Mahmud Hüdai gibi Allah dostları ders veriyor.

Günümüzde tarikatların nasıl bozulduğunu,yalancı şeyhlerin nasıl hızla türediğini göz önüne aldığımızda en güzel ve doğruluğundan emin olunan yolun Üveyslik Yolu olduğu anlaşılmaktadır. Daha önceden üveyslerin kendini ve yaptıkları zikri bildirmeleri yasak iken ahir zamanda olduğumuz için Rabbimiz herkesin bilmesini istemekte ve bu güzel yola, marifet makamına insanları davet etmektedir. Bu zikirde Rabbimiz misk kokuları,salih rüyalar, çok güzel tecelliler gibi birçok lütuf vermekte, ayetler söylerek uykudan uyanma,namaza Rabbimiz tarafından kaldırılma,kalbimizdeki o muhteşem huzur,bütün işlerimizin kolaylaşması,türbe ziyaretlerinde duyulan muhteşem kokular gibi birçok hediyeyi çok kısa zamanda üveyslere yaşatmaktadır,daha fazlasını yaşayan da birçok kardeşimiz var.

Ama asıl amacımız bunlar değil, Rabbimize kul,şanlı peygamberimize ümmet olabilmektir tek gayemiz.

Hem cennetten hem dünyadan geçip yalnız Rabbimizin aşıklarından olmak,O'nun sevdiklerinden,razı olduklarından olmak, O güzeller güzelinin cemalini her daim seyredenlerden olmak isteriz. Üstte yazdıklarım Rabbimizin bize hediyesi,ister verir ister vermez,dilediğine bol verir,dilediğine kısar. Bu zikre başlayan kimi kardeşimize Rabbimiz 1-2 gün içinde kimine 3 ayda kimine 1 yılda vs. yaşatıyor bu güzellikleri,bunlar Rabbimizin takdiri. Ama şunu çok iyi bilin ki. Üveys zikrini sabah akşam düzenli bir şekilde yapıp da bu güzellikleri yaşamayan yok,zamanı geldiğinde Rabbim daha fazlasını da yaşatıyor dilediğine.

Burda tarikat yok,burda cemaat yok,yalnızca Rabbimize kul olmaya çalışmak var,aracıya gerek olmadan,kuldan değil yalnız Rabbimizden yardım istemek var.

Şimdi Üveys Zikri Nasıl Yapılır Onu açalım:

Günün aydınlığında ve akşamın karanlığında olmak üzere günde 2 kere yapılır..

*Bir kere Euzu besmele cekip 100 kere tevbe estagfurullah diyoruz.

* Besmelesiz en az 132 defa salat-şerife okuyoruz ( sayı sınırı yok dilediğiniz kadar arttırabilirsiniz ) 2000 çeşit salavat var kısası uzunu farketmez nasıl kolayınıza geliyorsa onu okuyunuz kısasında da uzununda da her salavatta 10 rahmet vardır.

Daha sonra 11 ihlas ve 1 fatiha okuyup şu duayı yapıyoruz: Allah'ım senin rızan ve izninle okuduğum salavatların ve okuduğum surelerin sevaplarını Yüce Peygamber Efendimiz SAV ruhuna tüm ashabının alinin sahabelerinin ehlibeytinin ruhlarına salih kulların ruhlarına hızır a.s ve sevdiği tüm evliyaların ruhlarına şehitlerin ve sıddıkların ruhlarına bizden önceki ümmetlere gönderilen tüm peygamberlerin ve nebilerin ruhlarına mana alemindeki tüm öğretmenlerin ruhlarına ve dünyadaki öğretmenlerimizin ruhlarına ve üveys kardeşlerimizin ruhlarına hediye ettim hediye ettim hediye ettim sen kabul buyur ya Rab. Amin. diyip duamızı ediyoruz.

Sonra tek euzu besmele ile en az 100 olmak kaydıyla LA İLAHE İLLALLAH yani kelime-i tevhid söylüyoruz ( sayısı sınırı yok dilediğiniz gibi arttırabilirsiniz )

Allah zikrinizi daim etsin.

17 Temmuz 2015 03:18

üveysi gülleri
Aday Memur

Burası ilk mesajda çok açık olmadı tekrar yolluyorum.

ÜVEYS ZİKRİ NASIL YAPILIR?

Hazırlık:

1- Sessiz olmalıdır. (Yüksek sesle değil, kendi duyacağın kadar sesle olmalı?)

2- Yalnız olunmalı?

3- Kimin huzurunda olduğunu unutmadan, edepli-terbiyeli olunmalı?

4- Mutlaka abdestli olunmalı?

5- Mutlaka şu saatte yapılacak, diye zaman belirtilmez? Kişi kendini hazır hissettiği zamanda gerçekleştirilir? Ama yatarken ve sabah namazın öncesi ve sonraları en uygun zamanlardır? Herkesin uykuda olduğu bir zamanda Rabbimiz ? kulum herkes gaflette iken Beni ve Resulumu andı? der ve zikir sahibini çok sever? Gündüzün aydınlığında ve akşamın karanlığında olmak üzere günde 2 kez yapılır..

Bir kere euzu besmele çekip 70 kere veya 100 kere TEVBE ESTAĞFURULLAH çekiyoruz..

Sonra besmelesiz en az 132 defa( sayı sınırı yok daha fazla okunabilir ) salat-ı şerife okuyoruz.. ( yaklaşık 2000 çeşit salavat var kolayınıza geleni okuyunuz.. ' Allahümme salli ala seyyidina Muhammed VEYA Allahümme Salli ve Sellim ve Barik ala seyyidina Muhammedin ve ala ali seyyidina Muhammed tavsiye ettiğimiz salavatlardan )

Salavatlarımızı okuduktan sonra 11 ihlas ve 1 Fatiha okuyup şöyle dua ediyoruz:

Allah'ım senin rızan ve iznin ile okuduğum salavatların sevabını ve okuduğum surelerin sevaplarını Yüce Peygamber efendimiz SAV ruhuna tüm ashabının ehlibeytinin sahabelerinin âlinin ruhlarına salih kulların ruhlarına hızır a.s ve sevdiği tüm evliyaların ruhlarına şehitlerin ve sıddıkların ruhlarına Hz. Adem AS dan Şanlı Peygamber efendimiz SAV a kadar tüm peygamberlerin ve tüm nebilerin ruhlarına mana alemindeki öğretmenlerimizin ruhlarına dünyadaki öğretmenlerimizin ruhlarına üveys kardeşlerimizin ruhlarına ( hediye bölümüne istediğiniz kişileri ismen ekleyebilirsiniz ailenizi ölmüş akrabalrınızı vs vs.. ) hediye ettim hediye ettim hediye ettim sen kabul buyur ya Rab! amin diyoruz ve hediyelerimizi gonderiyoruz..

En son bir kere euzu besmele cekip LA İLAHE İLLALLAH en az 100 kere ( sayı sınırı yok daha fazla tevhid söyleyebiliriz )

NOT: Tevbe estagfurullah 70 kere veya 100 kere okuyoruz daha fazla değil.. ama salavat ve tevhidi çekebildiğimiz kadar çekebiliyoruz sayı sınırı yok burdaki ölçü Rabbinin seni ne kadar anmasını istiyorsan sende O nu o kadar an..

17 Temmuz 2015 15:01

pus@t
Yasaklı

Ne sacmalik ama. Hangi din bu

17 Temmuz 2015 17:13

cıtakk
Aday Memur

Arkadaşlar memurlar net siyasi ve dini konular formu

bitmiştir her iki formda toplam 10 kişi sohbet etmiyor .sahtekarın biri belki

bu editörde olabilir siteyi kurtarmak için değişik nickler alıp kendi kendine

sohbet ediyor hata bazen başkalarının

nicine benzer nicler alıp o kişinin adına sohbet ediyor mesala ÇITAK 06 NIN

nickini Ankaralılı çıtak yada çıtakkkk nicklerini alıyor fazilet_86 nın nickini

fazilet-86 olarak alıyor bu sahtekarı nasıl anlayacaksınız ? gerçi birkaç kez

bu sitede sizleri uyardık ve kendiside uyandı aynı hatayı yapmamaya çalışıyor

ama gerzeğin teki zaman zaman aynı hatayı yapıyor yerli yersiz cümlelerin sonuna ünlem(!)

işareti koyuyor??

19 Temmuz 2015 05:07

üveysi gülleri
Aday Memur

Ne sacmalik ama. Hangi din bu


pus@t, 6 yıl önce - Alıntıya git

Ayrı bir dinden bahsetmiyorum, Allah'a kul,peygamberimize ümmet olmaktır amacımız ve bu güzel yol AŞIKLAR YOLU,kendin de yaparsan yaşayarak göreceksin inşallah. YAŞA VE GÖR

20 Temmuz 2015 11:45

B.Bilal
Kapalı

Ne sacmalik ama. Hangi din bu


pus@t, 6 yıl önce - Alıntıya git

Antik mısır pagan dini'ne giden yol.

-

Farklı yollardan gider,

ama aynı sona çıkar.

Paganizm.

-

Kuran'dan başka her yol,

putperestliktir.

20 Temmuz 2015 19:00

üveysi gülleri
Aday Memur

Bilal kardeş bu yazdığım zikrin neresi Kuran dışı imiş, söyle de biz de bilelim. Tövbe mi, salavat mı, tevhid mi, okunan dualar mı, hangisi Kuran'da yok gösterebilir misin, bu zikri ben uydurmadım, benim öğrenmeme bir kardeş vesile oldu, bazıları ise direkt Allah'tan öğrendi. Yıllarca bu zikri üveyslerin zikri olduğunu bilmeden yaptılar, mis gibi kokular, salih rüyalar, ayetlerle uyandırılmalar, harika tecelliler, nefsini görme gibi birçok lütuflar yaşadılar. Hamdolsun ben de bunları yaşayanlardanım. Bu zikri yapıp da bu güzellikleri yaşamayan yok. Sen de yap ve kendin gör diyorum, neyden korkuyorsun, Allah kuluna kafi değil mi?

21 Temmuz 2015 12:44

B.Bilal
Kapalı

Bilal kardeş bu yazdığım zikrin neresi Kuran dışı imiş, söyle de biz de bilelim. Tövbe mi, salavat mı, tevhid mi, okunan dualar mı, hangisi Kuran'da yok gösterebilir misin, bu zikri ben uydurmadım, benim öğrenmeme bir kardeş vesile oldu, bazıları ise direkt Allah'tan öğrendi. Yıllarca bu zikri üveyslerin zikri olduğunu bilmeden yaptılar, mis gibi kokular, salih rüyalar, ayetlerle uyandırılmalar, harika tecelliler, nefsini görme gibi birçok lütuflar yaşadılar. Hamdolsun ben de bunları yaşayanlardanım. Bu zikri yapıp da bu güzellikleri yaşamayan yok. Sen de yap ve kendin gör diyorum, neyden korkuyorsun, Allah kuluna kafi değil mi?


üveysi gülleri, 6 yıl önce - Alıntıya git

Antik Mısır'da da,

Osiris rahipleri,

müridlerini inisiye ediyorlardı.

İnisiye olmuş adaylar da,

aynen senin yaşadıklarını yaşıyorlardı.

Günümüzde isimler değişmiş,

paganizm her devirde aynıdır.

Bana Allah yetiyor,

ben almayım,

sağol.

04 Eylül 2015 15:30

meb v.h.k.i
Kapalı

Bana da dua edermisiniz Üveysi Gülleri

06 Aralık 2016 21:25

alikasikka
Aday Memur

Selamün aleyküm kardeşlerim , Bu zikri yapan biri olarak elimden geldiği kadarıyla bu konuyu bu mesajımda anlatmaya çalışayım.

Siz Rabbini andıkça Allah ı tanımaya ve sevmeye başlıyorsunuz. Ben bu zikri çekiyorum. Rabbimi anıyorum. Herhangi bir yere bağlıda değilim. Dediğim gibi anıyorum ve Rabbim de zaten Kuranında ki bir çok ayette beni anın diyor. Rabbim andığıyla beraberdir. Siz Allah ile beraber oldukça , Rabbinizi anarken aslında Rabbiniz tarafından da anıldıksıra , Allah ın sevgililerine hediye ettikçe ve o alem tarafından tanınıp , sevilip koruma altına alındıkça sizde iyiden yana güzelden yana bir şey başlıyor. Gerçekten yaşamadan bilemiyorsunuz.

Birincisi bu tesbihatı yapan , yani Rabbi anan insanlar herhangi bir yere , bir tarikata bağlı değiller. Herhangi bir yere bağlı olmaksızın kendi evlerinde , kendi başlarını yapıyorlar bu tesbihatı. Biz ona ulaşmada arayı Hacı yı hoca yı katmadan Rabbi anan kişileriz. Ve zaten de Rabbim kuranında ki bir çok ayetinde beni anın diyor.

Ben ve bu zikri çeken diğer kardeşlerim bu zikri çektikçe ,okuduğu sure ve salavatları hediye ettikçe aklımızın hayal dahi edemiyeceği güzellikler yaşıyoruz. Bu zikirle Allah cc. ? ı andıkça Rabbi tanımaya ve sevmeye başlıyoruz.

Sizin kapınıza birisi sabah ve akşam yiyecek , içecek , erzak vs. bıraksa siz bunları bana kim bırakıyor diyip merak etmez misiniz? Zamanla onu sevip sizde elinizden geldiği kadarıyla iyilik etmek , karşılık vermek istemez misiniz? Peki sen bu zikirle her sabah ve akşam okuduğun sureleri ve salavatları Peygamberimize , ehli beyte , evliyalara , şehitlere , ashaba , Salihlere hediye edersin de onlar sana karşılığını vermezler mi?

Zamanla biz hediyelerimizi gönderdikçe o mübarekler diyor ki : Rabbim bunları bizlere kim gönderiyor ? Bizi tanıyorlar seviyorlar , koruma altına alıyorlar. Sizde iyiden yana güzelden yana bir şey başlıyor. Aklınızın hep hayrette kalacağı güzelliklerle karşılaşıyorsunuz. Allah tarafından , o alem tarafından sevilmeye başlanıyorsunuz.

Bu mesajı bu konunun altına yazıyotum . Çünkü Ey Allah ın kulları sizde bizim yaşadığımız bu güzellikleri yaşayın , sizde Rabbi anın ve siz Allah ı andıkça Allah tarafından anılın. Sizde onu bilin sevin ve o alem tarafından sevilin istiyoruz.

Rabbim i andıkça ve Rabbim de beni andıkça , Kelime i tevhid ile onun kalesine girdikçe , o alem tarafından tanınan biri oldukça başıma ne gelebilir ki. Ben bu Rabbi anma ve hediye ile Peygamber efendimizi gördüm. Bir sürü evliya yı gördüm. Yaşadıklarım arasında şer miş gibi görünen olayların içindeki hayrı gördüm. Bu yalnızca bir kaçı. Bu Zikir yanlış olsa idi ben bu güzellikleri yaşar mıydım? Peygamber efendimiz , Hızır as. rüyama girer miydi?

06 Aralık 2016 21:30

alikasikka
Aday Memur

KARDEŞİMİZİN ÜVEYS ZİKRİNDE YAŞADIKLARINI KENDİ SESİNDEN DİNLİYORUZ..

https://www.youtube.com/watch?v=FAbjoIPaew0

Toplam 10 mesaj