Editörler :
27 Ağustos 2015 13:21   


Kapalı
Ayetler ışığında Allahın rahmetinden umut kesmek ve olumsuzluklar ile ümidsizliğe düşmek

bir çok ayete Allahın rahmetinden ancak sapmışlar kafirler umutsuzluğa düşer denmektedir.üç kelime ayetlerde geçer

yeis

kanade

belese

yeis normal ümitsizliktir

bir şerre kötülüğüe olumsuzluğa maruz kala kala insanda pekişen şeydir

kanade yeisin daha şiddetli halidir.Allahın rahmetinden ümit kesmeyin derken bu kullanılır

belese yine ümit kesmek umudu kalmamak demek

iblis bu kökten gelmiş zira Allahın artık affetmeyeceğini ve tamamen rahmetinden ümidini kesmesi nedeni ile bu adı almıştır.

bir ayette günahkarların nefsinde haddi aşanların asla Allahın rahmetinden umut kesmelerini ve Allahın tüm günahları bağışlayacağını buyurur.

çoğu alim burda tüm günahlar dendiğine göre şirkte buna dahildir zira sahabelerden bazıları zina işlemiş bazıları şirk işlemiş bazıları alkol almış adam öldürmüş

islama girmeleri ve tövbe etmeleri ile hepsi affedilmiş denmektedir.10 cennetliklerden de puta tapanlar olduğuna göre demek tevbe ile şirk affedilmiştir.

zunuben cemia tüm günahlar demektir.

...

27 Ağustos 2015 14:14

seven sky
Kapalı

yine bir hadiste:günahlardan tövbe eden onu hiç işlememiş gibidir buyrulur.

yine bir hadiste amr bin as islama girerken biat ederken bir şart öne sürer:

der ki : geçmişteki günahlarımın bağışlanması

hz peygamber: ey amr islam kendinden öncekileri siler yok eder buyurur.

yeis kısır bir kadının çocuk doğuramayacağı hali için de kullanılır

yani en ufak bir ümit artık kalmamıştır.

yine ayetlerde hz ibrahime melekler bir çoccuk müjdelediklerinde: hz ibrahim kendisinin yaşlanmış karısının ise kısır ve ihtiyar biri olduğunu söylediklerinde melekler:Allahtan umut kesenler ancak kafirlerdir diyerek umutsuzluğa düşmemeleri için kanidin kelimesini kullanırla.r

kanade ümitsizliğin daha şiddetli halidir.

misal: bir adam bir binadan düşse ancak aşağıda branda olsa fazla ümitsiz olmaz

ancak kimse yoksa branda yoksa düşerken şiddetli bir ölüm korkusu ile düşer

veya paraşüt ile alayan biri ilk başta korkusuzdur

ancak atladıktan sonra paraşüt açılmazsa bir ürker geçici bir şok olur ancak tamamen ümitsiz değildir

sonra yedek paraşütü de açar şayet açılırsa paniği biter normal devam eder

ancak yedekte açılmayıp düşmeye başlarsa artık müthiş bir umutsuzluğa kapılır ki arık en ufak kurtulma emaresi dahi aklına gelmez ve tamamen öleceğini parçalanacağını düşünür,

işte kanidine bu andaki ümitsizlik gibi şiddetli ümitsizlik demektir

bu durum da dahi Allah umudunuzu kesmeyin demektedir.

daha sonra bukişi tamamen umudunu kesmiş kanidin olmuş iken düşme anında o açılmayan paraşütler ipler bir ağaca takılır adam asılı kalır ve ölmekten kurtulur

bu anda artık umudun tamamen geri gelmesi söz konusudur

ancak adam ya ağaçtan düşersem diye ufak bir korku yaşayabilir ancak bu artık yüksekten düşme gibi değildir en fazla bir kırık veya çıkık olur veya o bile olmaz

derken ipler sarkar aşağı doğru yavaşça iner ayakları yere basar işte bu artık tam emniyet tam ümittir

zümer 53 te la teknedu bu manadadır

adeta yüksekten düşüp yedeği dahi açılmayan paraşütçünün o yüksek umutluğununu

sanki ayakları yere sağlam basmışta hiç bir şey olmamış anındaki durumu telkin eder

gerçekten müthiş bir ümit aşılama pınarıdır bu ayet.

hz peygamber bu ayet için: dünya ve içindekilerden hiç bir şey bana bu ayet kadar sevimli gelmemiştir buyurur.

bazı cemaatler tarikatler ise hiç bu ayetten bahsetmez

etrafındakileri cehennemle kabir azabı ile korkutur ve ancak bu azablardan kendilerinin onları kurtacağını söyleyip adeta müridleri üzerinde firavunluk ilahlık taslamakta adeta rahman rahim sıfatları varmış gibi davranmaktalar

bu takiyyecilere uyan tam umutsuzluğa düşer.

29 Ağustos 2015 12:18

seven sky
Kapalı

bir çok müfessir günah ne kadar çok olursa deniz köpüğüne yapılan ibadet salih amelleri ise adeta suya benzetirler

köpük ne kadar çok olsa da kurur söner gider asl olan kalıcı olan sudur.

ama bazen günahlar köpüğü o kadar çoğalır denizin üzerini örter ki sanırsın ki hiç su yoktur

hep denizköpükten ibaret

bunu gören kişi yaptığı iyiliklerini görmez hep günahlarını görür düşünür ve onları büyütür

sonra da Allahtan umudunu keser ve asla bağışlanmayacağını söyler umudu kırılır iyice günaha dalar.

bir çok ilim ehli aslında kişinin kendi günahını büyük görmesi üzülmesi pişman olması bir nevi imanına işarettir ve tövbe yerine geçer günahları aff olur

ancak tamamen umut kesmek ise küfürdür.

zira nasıl ki inkar kafir işidir

Allahın rahmetinden umut kesmekte kafir işi sayılmıştır.

29 Ağustos 2015 12:43

seven sky
Kapalı

kanade şiddetli ümitsizlik olup yada ümitsizliğin şiddetli hali olup la teknadu diye la ile nefy ediliyor.nasıl ki kanade şiddetli yeis tir

la ise şiddetli nefydir yani şiddetli ümitsizliği şiddetli şekilde redder ümitsiz olmayın der.

yani nasıl bir öğretmen zil çalmadan sınıftan çıkan çocuğa şiddetli tepki gösterip zil çalmadan sakın sınıftan çıkma demek

aslında aynı şiddetle zil çaldığında sınıftan çık demektir. yani bir şeye şiddetli karşı çıkmak aslında onun zıddına da o şiddetle sahip çıkmak demektir.

kırmızıda geçmeye ne kadar karşı isen yeşilde geçmeye o kadar taraftar demektir.

şiddetli umutsuzluğu reddedip aslında şiddetli umuda teşviktir.

kanade suyu kesmek manasınada gelir.

rahmet Kur'an da yağmur manasınada gelir.

adeta la teknedu min rahmetillah demek adeta

gökte şarıl şarıl yağmur yağsa

o anda biri de dese ki yağmur yok hava ne kurak ekinler kurudu dese bu körlüktür nankörlükttür

o kadar yağmur altında ıslanmamayı savunmaktır

işte nasıl ki ki şiddetli yağmur altında ıslanmamak imkansız ise

yağmur gibi olan Allahın rahmetinden umut kesmek bağışlanmayacağını düşünmek adeta bu kadar körlüktür bu kadar muhaldir.

31 Ağustos 2015 20:10

seven sky
Kapalı

depresyonların ve intiharların temel sebebi umudsuzluktur.

zira kişi geçmişte yaşadığı olumsuzluklar ile geleceği karanlık ve umutsuz ve değiştirilmez görüyor

veya işlediği günahlar ile vicdanı rahatsız olmakta

günahları büyük görünmekte Allahın artık ve asla kendisini affetmez sanmakta

ve iyice karamsarlık cam kırığı misali dahada derinleşir adeta kökleşir

ölüm korkusu ve imani zafiyetten kaynaklanan ölüm ile tamamen toprak olup yok olma sonsuz bir yokluk düşünmekte bununla iyice şu dar ve fani dünya hayatı dahi elem ve kederlerler zehirlenmekte o kısacak ve rüzgar gibi geçen dünya hayatı dahi ölüm fikri ve yok olmak ve bütün sevdiklerinden tamamen ayrılma ve bir daha görüşememe düşüncesi iyice kişiyi buhranlara sevk etmekte

ümitsizlik dönen bir girdap gibi kişiyi sürükler ve daha derin noktalara daha çıkmaz bataklara sürükler karamsarlık adeta katlanır

oysa mümin ölümü sever korkmaz

ölüm ile asla yok olmayacağını geçiçi bir hayat sonrası diriliş ile ebedi msudane hayatı başlamakta ve bunu düşünüp sevinmektedir

her türlü bela ve felaketler ve hastalıkların kendi günahlarına kefaret

günahı yoksa sevap olarak defterine kaydelilmekte derecesi yükselmeltedir

mümin en zor şartlarda dahi Allaha olan imanı ile ümit bir filiz bir gonca gibi kalbinde açılmakta onu ayakta tutmaktadır

iman zaafiyeti ise en küçük olumsuzluk ile derhal karamsarlığa gark olur

ve olumsuzluk gözünde çığ gibi gölge gibi büyür adeta gölgesinden korkar hale gelir

intiharların temel nedeni karamsarlık ve ümitsizliktir

ümitsizlğin aslı da içinde bulunuğu kötü halin asla değişmeyeceği ve giderek kötüleşeceği

ve kendisinin buna asla engel olabilecek bir kuvvet ve güce sahip olmadığını düşünüp ümitsilik karanlıklarına sürüklenir ve gittikçe bu diğer olumsuzluklar ile katlanarak intihara kadar sürükler.

Allah bizi bu hallerden korusun

mümin zaten açık ayet ile intiharın en büyük günah olduğunu bilir.

bu ayet dahi onu intihardan tamamen kurtarır uzaklaştırır.

nasıl alkolden kumardan diğer bağımlılıklara bulaşmıyorsa

ümtisizlik ve intihar belasından daha uzak kalır.

22 Eylül 2015 11:45

seven sky
Kapalı

Kur'an da ümisizlik ile ilgili üç kelime geçer

üçüde ümitsizlik manasındadır ancak şiddetleri farklıdır

kanade

yeise

belese

misal:

15/55 te yaşlanmış piri fani olmuş hz ibrahime melekler gelip çocuk müjdelediklerinde

oda bu halimle mi müjdelersiniz dediğinde

meleklerin cevabı Allaha güven ancak sapmışlar Allahtan ümit keser burda rahmeti kullanıldığına göre demek çocuk evlat sahibi olmak dahi bir rahmeti rabbaniyedir

yine

30/36 da insana Allahın rahmetinden tatırıldığı zaman ferahlanıp sevindiği

kendi günahları yüzünden bir musibet bir kötülük isabet ettiğinde hemen ümitsizliğe düştükleri anlatılır

burdan ümitsizliğe düşmenin en birinci amili kötülük isabet etmesidir insan yaratılış olarak en ufak aksilikte işlerin ters gidişinde yada ilk denemede iş olmadığında hemence cik ümidini yitirir.

bu gün ülkemizin başında terör belası var şehitler geliyor

insan hemen ümidini yitirebilir.acaba hep böylemi gider veya bir daha düzelmeyecek mi gibi duygulara kapılır asla ve katta. bu hainler ya yok olacak ya tövbe edip dönecekler.başka çaresi yok.

39/53 te yine günahları sebebi ile Allahın rahmetinden umud kesenlere umut verilip umudunu kesmeyin Allah tüm günahları bağışlar diyerek ferahlandırılır

nasıl bir adamın bir çok insana borcu olsa ve borçu ödeyemez durumda iken tam ümidini kaybetmiş iken tüm borçluların toplanıp bu kişiye giderek: artık bize borcun yok tüm borçların silindi rahat ol dense nasıl ferahlanır nasıl rahatlar işte Allah adeta insana :sen yaptığın günahlardan dolayı cezalandırılmaktan korkuyorsun al işte tüm günahlarını bağışlıyorum korkma yaklaş demesi gibi bir şeydir bu ümit verme.

veya annesini sürekli kızdıran dediğini yapmayan yaramaz bir çocuğun annesinin artık kendisini sevmeyeceğini ve tutsa döveceğini cezalandıracağını düşünen bir çocuğa annesinin şefkatle korkma tüm kusurlarını affettim sana ceza vermeyeceğim yanıma gel demesi gibidir.

ümit işte böyle sihirli büyülü bir şeydir.

22 Eylül 2015 12:06

seven sky
Kapalı

42/28 de ümitsizlik manasında kanade kullanılmış yine şiddetli ümitsizlik demek

yağmur yağmaktan umudunu kesmiş iken her kes Allahın rahmetini gökten yağdırıp yerde yaymasını anlatır.insan bazen kurak zamanlarda bir damla su düşse gökten umuda kapılır.bu onun umutsuzluğunun göstergesidir.zira çok az en az bir şeye bile bel bağlamak umutsuzluğun işaretidir

bazen derler ki okyanus ortasında dev dalgalar arasında boğulmakta olan bir adam tüm ümidini yitirmişken su üzerinde yüzen bir saman çöpü görse fıtraten ona el atar onu tutmaya çalışır aslında bu şiddetli bir ümitsizliğin işaretidir.zira o küçük çöpe sarılacak dereceye gelmek onun zorluk ve ümitsizliğinin işaretidir.

işte gökte tek damla yağmura bile sevinecek insan tüm ümidini yitirmişken Allah sağanak sağanak yağmur yağdırır.rahmetini yeryüzüne yayar.

bazen komada olan günlerce aletlere bağlı yaşayan belki gözleri kapalı belki hareket edemiyen bir felçli gibi

bu durumda hasta yakınları müthiş ümitsizliğe düşer belki tamamen umudunu kesmişlerdir

ama komadakinin en küçük parmak hareketi veya gözlerini azda olsa bir anlık açması onları o kadar ümidlendirir ki tüm dünya onların olur.yeniden ümidleri yeşermeye başlar.

Allahım ümidin zerresi bile ne kadar müthiştir

ümidin damlası bile karnında okyanus taşıyor

ümidin atomu bile bünyesinde dünyalar saklıyor.

29 Ocak 2016 21:38

seven sky
Kapalı

evet nasıl ki yeis bir kıvılcım gibi büyür önlenemez bir yangına dönüşür

umut dahi bir kar topudur ki çığ olup büyür o yangının üzerine gider onu söndürür.

aslında bir derdin devası o derde benzer.

misal : havasızlıktan boğulma tehlikesi zehirlenme tehlikesinin devası temiz havadır yani yine aynı ortama temiz havanın dolması kirli zehirli olanı kovması ile derman olur

yeis öyle bir karanlıktır ki onu ancak ümit nuru yok eder.

ümitsizliğin şiddetinin emaresi en ufak şeye bel bağlamak yada en küçük şeye sarılmak veya en ufak emarede umutlanmaktır.

nasıl ki bir annenin çocuğu kaybolsa

günlerce haber alınmazsa

aransa taransa bulunmazsa

en ufak kapı çalmasında hemen o geldi sanır öyle umud eder öyle ister

veya en ufak kayıp bulundu haberinde hemen oğlu bulundu diye hemen o habere sarılır

esasen ümitsizlikte böyledir.ümitsizlikte en ufak kötü durumda hemen karamsarlığa üzüntüye yeise kapılmaktır.

misal : oğlu asker de olan bir anne her şehit haberinde oğlu şehit oldu sanır telaşlanır

veya karanlıkta ormanda kışın yolunu şaşırmış fırtına içinde kalmış bir adam çaresizçe ilerlerken

umutuzca yolda gidergen çok uzakta dahi olsa bir minik bir ışık görse hemen sevinir ona doğru gider.giderken de ümidini toplamış enerjisi artmış vaziyettedir

ümit ışıktır

yeis karanlıktır

aslında iman nura küfür karanlığa benzetilmiştir

bu yüzden imanlı olan yeise düşmez demek nur ile karanlık bir arada cem etmez biri geldimi diğeri gider manasındadır.kalbinde iman nuru olan kimsenin semtine yeis karanlığı uğramaz

o yüzden ayetlerde ancak kafirler Allahın rahmetinden umudunu keser diyerek yeis kafir hasası sayılmıştır.bunun tersi: umutlu olanlar sadece imanlı olanlardır ifadesidir.

28 Şubat 2016 16:52

seven sky
Kapalı

hayret oğuzçağ bu başlığı göremedi demek

hiç eksi verilmemiş:)

haydi gör bu başlığı ve eskile oğuzçağ.

05 Mart 2016 15:35

seven sky
Kapalı

11/9:"Eğer insana tarafımızdan bir rahmet (nimet) tattırır da, sonra bunu ondan çekip alırsak, şüphesiz o ümitsiz ve nankör oluverir."

11/10:"Ama kendisine dokunan bir sıkıntıdan sonra, ona bir nimet tattırırsak mutlaka, ?Kötülükler benden gitti? diyecektir. Çünkü o, şımarık ve böbürlenen biridir."

41/49:"İnsan, hayır (mal, mülk, genişlik) istemekten usanmaz. Fakat başına bir kötülük gelince umutsuzluğa düşer, yıkılır."

41/50:"Başına gelen sıkıntıdan sonra, kendisine katımızdan bir rahmet tattırsak: "Bu benim hakkımdır; kıyametin kopacağını sanmıyorum. Rabbime döndürülürsem, O'nun katında and olsun ki, benim için daha güzel şeyler vardır" der. İnkar edenlere, işlediklerini, and olsun ki bildireceğiz. Onlara and olsun ki çetin bir azap tattıracağız."

42/48:"Eğer yüz çevirirlerse bilsinler ki, Biz seni onlara bekçi göndermedik; sana düşen sadece tebliğdir. Doğrusu Biz insana katımızdan bir rahmet tattırırsak ona sevinir; ama elleriyle yaptıkları yüzünden başlarına bir kötülük gelirse işte o zaman görürsün ki insan gerçekten pek nankördür."

*******

burda hemen hemen tüm haller sıralanmıştır.

iyilik yapılır sonra o iyilik kesilirse yeise düşer nankör olur.

arabası olup aynı yöne giden diğer kişiyi her gün arabasına alıp istediği yerde indirse bu iyidir

ama bir gün unutsa veya yapmaza veya başka işi çıksa onu bırakmazsa hemen nankörlüğe sapar

acaba beni niye almadı bırakmadı.

mecbur değil ki.seni karşılıksız o kadar bırakmış ona yaptıkları o kadar iyilik için teşekkür edeceğine bir kez bırakmadı diye şikayet eder nankörlük edersen işte tamda bu psikoloji oluşur.

diğer hal: zorluktan sonra nimet tatırmak sonrası hemen şımarır sanki kendi yapmış gibi davranır.

ramazanda fakirin halini anlar ona yardım eder.

ama ramazan biter her şeyi unutur.o gariban adama bu sefer bakmaz bile.

veya amansız hastalığa yakalanır.Allatan şifa ister iyileşir. iyileşinceye kadar içten dualar samimi yalvarmalar. iyileşir her şeyi unutur.sanki hiç hasta olmamış gibi.

diğer hal ise iyilik ister çok iyilik görür bunun farkında değildir.

ama başına bir kötülük gelir başlar sızlanmaya nankörlüğe ve umutsuzluğa düşmeye.

anlatırlar: bir kişi ayakkabısı olmadığı için üzülür çıplak ayakla yürür.sonra ayakları kesilmiş sürünen birini görür haline şükr eder.

sürekli hava açıktır güneş vardır.bunu görmez. bir kez hava kapansa yağmur yağsa şikayete başlar

her gün güzel yemekler hazırlayan sıcak yemekler hazılayan biri bir kez yemek yapamamış olsa şikayete başlar.

diğer durum kendi elli ile kendi başına felakette bile suçu başkasına atması nankör davranması.

yağmur rahmettir.ekine bitkiye hayvana insana hayat verir.ama sen evini dere kenarına yapıp sele kaptırırsan bu senin kendi hatandır yağmuru yağdıranda değildir.

bir yandan ekinler kurumasın diye yağmura sevinirsin diğer yandan senin yüzünden evin sele kapıldı diye yağmura kızman gereksizdir.

05 Aralık 2016 23:17

Bilinmiyor
Şube Müdürü

ye's ile iman yan yana gelmez

ateş ile su gibidir.biri geldimi diğeri gider.

tertemiz şeffaf buz gibi bir denizin kıyısında susuzluktan ölmekten korkmak ne derece abes ise

sonsuz rahmet merhamet kudret ilim basar sem irade sahibi olan Allahtan umut kesmekte bundan daha abestir.

başımıza ne gelirse ümitsizlikten gelir

ümit ise insanın manevi kalbini besleyen atardamar gibidir.sürekli ruhu besler.diri tutar.

Toplam 10 mesaj