Editörler :
07 Ekim 2016 16:09   


Anksiyete Bozukluğu

Önceki yazılarımızla ilişkili olarak bugün Anksiyete Bozukluğu üzerinde durmaya çalışacağız.

Hepimiz bir sorun ile karşı karşıya geldiğimizde belli ölçüde kaygı duyarız. Belli ölçüde dedim çünkü bu kaygılar eğer kişide yoğun ve hayatı zorlaştırıcı ve kısıtlayıcı şekilde ise burada Anksiyete Bozukluğu rahatsızlığına rastlanabilir.

Anksiyete dediğimiz rahatsızlık başlıca, endişe, korku, kuruntu, vesvese ve huzursuzluk olarak tanımlanabilir.

Birçok rahatsızlığı içinde barındıran anksiyete bozukluğunda, panik ataktantutun da stres bozukluğuna, bazı takıntılara, fobilere kadar birçoğunu içine alabilir. Bu görülen rahatsızlıklar farklı seviyelerde

olabilmektedir, fakat sınava girecek birinin yaşadığı normal kaygı veya birinden haber alınamadığında yaşanan kaygılar bu gruba girmezken, anksiyete bozukluğu yaşayanlarda bu kaygılar fazlasıyla yoğundur ve hayat kısıtlayan bir hal almıştır. Ayırt edilecek başlıca faktörler ise anksiyete bulunan kişide duygular daha yoğundur, etkisi uzun sürer, belli kaçınmalara sebep olabilir.

Belirleyici etkilere fizyolojik tepkilerde eklenmelidir. Yaşanan yoğun kaygı ve stres ile birlikte nefes almada güçlük, çarpıntı hissi, ateş basması, ellerin soğuması, baş dönmesi, gaz, ağız kuruluğu gibi

fizyolojik etkiler görülebilir.

Peki, hayatı kısıtlaması ne demektir. Örneğin bir annenin çocuklarının başına sürekli bir şey gelecek kaygısıyla hareket etmesi ve çocuklarının dışarı çıkmasına engel olması gibi veya uçak korkusu olan ve uçağa bindiğinde sürekli olumsuz bir şey olacak kaygısı yaşayan kişinin seyahat yapamaz hale gelmesi gibi, bu kişiler yaşanan yoğun kaygı ile birlikte hayatında bazı şeyleri kısıtlamış olacaktır.

Yaşanan kaygı hali, uykusuzluk, sürekli yorgunluk, odaklanma sorunu, beyinde yoğunluk gibi etkiler ile hayatı çekilmez hale getirebilmektedir.

Yapılan bazı araştırmalarda anksiyete bozukluğunun neden olabileceği konusuna değinilirken sürekli yaşanan stres ve kaygı hali beyinde bazı kimyasalların değişimine sebep olabileceği belirtiliyor.

Yine bu durumun genetik olabileceği konusunda açıklamalar da mevcut, anne ve babadan nasıl fiziksel özellikler geçebiliyorsa bu durumun da genetik olarak baş göstermesi mümkün. Ayrıca yaşanan büyük üzüntü verici ve travmatik bir olay sonucunda yatkınlığı olan kişilerde belirti gösterebilmekte ve artması kaçınılmaz olabilektedir.

Gece geç saatlerde çalan her telefonda yüreği hoplayan, gideceği her yere geç kalırım kaygısıyla sürekli erken çıkan, yaptığı gezide çocuklarının başına aman bir şey gelir stresiyle o geziyi çekilmez hale getiren,

yaşadığı yoğun kaygı ve stresten midesine ağrılar giren ve yorgunluk hisseden kişiler her zaman etrafımızda olmuştur. Yaşanan rahatsızlığın anksiyete bozukluğu seviyesinde olduğu doğru teşhis edilmeli ve kişiye tedavi yoluna gidilmelidir. Bu bahsettiğimiz rahatsızlıklara maruz kalan fakat farkında olmayan birçok kişi maalesef mevcut.

Sizlerde eğer benzer sorunları yaşıyorsanız çözüm adına birilerine danışabilirsiniz. Sürekli aynı etkileri yaşayarak hayatınızı kısıtlamaktan ve kaygılarınızdan kurtulabilirsiniz. Birçok kişi günümüzde bu sorunları maalesef birer kişilik özelliği zannetmekte ve öylece hayatına devam etmektedir. Fakat durumun böyle olmadığını, bunların aslında rahatsızlık olduğunu, size has bir özellik olmadığını fark etmeniz gerekiyor.

Başkalarına danışma konusuna değindik fakat bu tarz rahatsızlıkları olan kişiler yaşadıkları sıkıntının etkisiyle birilerine çözüm adına danışmakta ve tedavi yoluna başvurmada çekingen kalmaktadırlar.

Bu durum gayet normaldir, peki başka ne yapılabilir. Son zamanlarda insanlar rehber ve yardımcı takviyeler ile bu sorunlarına aşamalı olarak çözüm bulmaktalar. Seans tedavilerine yetecek bütçesi olmayan kişilerin uyguladıkları ve gayet iyi sonuçlar aldıkları yardımcı setler günümüzde mevcut. Bu setler sizin sorununuz olan konuyu tanımanıza nedenlerini fark etmenize yerdımcı olmakla birlikte çözüm yolun-da gayet iyi sonuçlar almanıza yardımcı olacaktır. Yazımızı okuduğunuz için teşekkür eder, daha fazla detay ve farklı konu başlıklarına ulaşmak için altta bulunan sitemize ulaşabilirsiniz.

www.ozguveneksikligi.com

 
ANKET
Sizce, Kurban Bayramı tatili 9 güne çıkarılmalı mı?