Editörler : muhtesem32
10 Temmuz 2018 16:54

ayrıksı ruh
Memur

1984

Cesur Yeni Dünya'dan daha meşhur olan bir ütopya varsa o George Orwell'e aitti.

1984'te Dünya, üç süper devlete ayrılmıştı; Okyanusya, Avrasya ve Doğuasya. Okyanusya; Britanya, Kuzey ve Güney Amerika, Atlas Okyanusu adaları, Avustralya ve Afrika'nın güneyinden müteşekkildi.Avrasya; Avrupa ve Rusya'yı ve Asya anakarasının tüm kuzeyini içine alıyordu.Bunlara nazaran daha küçük bir devlet olan Doğuasya'da ise, Çin ve güneyindeki memleketler, Japonya, Moğolistan ve Tibet bir araya gelmişti.

Bu üç süper devlet ideolojik olarak birbirlerine benzemesine rağmen devamlı savaş halindeydi. Fakat birbirlerinin ana topraklarına dokunmuyorlardı. Çünkü savaşın asıl maksatı, toprak kazanmak değil, makineleşme ve teknolojinin ilerlemesi neticesinde ortaya çıkan sarfiyat fazlasını yok etmek ve cemiyetin mevcut şeklini korumaktı. Bu yok edilmediği takdirde dünyada fakir kalmayacak ve proleterler geçim derdi yerine okuma yazma ile uğraşacak, düşünmeye başlayacak ve neticede başlarında asalak gibi yaşayan imtiyazlı azınlığı yok edecekti.

.

.

Yeni Dünyanın Kurtları - Mehmet Hasan Bulut

10 Temmuz 2018 16:59

ayrıksı ruh
Memur

1984 (Devam)

Roman, Okyanusya'nın Londra Şehri'nde yaşayan Winston adında bir adamın başından geçenleri anlatıyordu. Okyanusya, başında Büyük Birader'in bulunduğu sosyalist bir "Parti" tarafından idare ediliyordu. Bir ihtilal neticesi iktidarı ele geçiren Parti, şahsi mülkiyeti kaldırmıştı.

Her şey Parti'ye aitti ve onun kontrolü altındaydı. Lord Milner'in kurduğu gizli cemiyete benzeyen Parti, iç ve dış olmak üzere iki kısımdan müteşekkildi. İç Parti devletin beyni, Dış Parti ise eli ve koluydu. Winston, Dış Parti mensubuydu ve piramit şeklinde parlak beyaz bir betondan yapılmış olan Hakikat Nezareti'nde çalışıyordu.

Okyanusya'daki her nezaret, adı ile zıt işler yapıyordu;

Sulh Nezareti savaşları organize ediyor,

Sevgi Nezareti korku salarak kanunların tatbikini ve nizamını sağlıyordu.

Aynı şekilde, Winston'un çalıştığı Hakikat Nezareti'nin vazifesi de Parti'nin arzuları doğrultusunda hakikatleri yok etmekti.

Parti'nin sloganı, "Geçmişi kontrol eden, geleceği kontrol eder; bugünü kontrol eden, geçmişi kontrol eder" idi.

Romana göre, kayıtlar ve hafızalar neyi kabul ediyorsa geçmiş oydu. Kayıtlar değiştirilince ve insanların zihinleri kontrol altında tutulunca geçmiş değişiyordu. Parti bu şekilde hakikatleri değiştirerek geleceği kontrol ediyordu.

.

.

Yeni Dünyanın Kurtları - Mehmet Hasan Bulut

10 Temmuz 2018 17:05

ayrıksı ruh
Memur

1984 (Devamı)

Hakikat Nezareti'nde çeşitli daireler vardı. Okyanusya vatandaşlarının, yani Parti mensupları dışındaki proleterlerin okuyacağı gazeteler, ders kitapları, romanlar, izleyecekleri filmler, programlar, dinleyecekleri müzikler vs. buralarda hazırlanıyordu. Bu neşriyatın muhteviyatı tamamen halkı uyuşturmak üzere dizayn edilmişti; spor, cinsiyet haberleri, hisli şarkılar, pornografik mecmualar, seks sahneleriyle dolu filmler vs.

Nezaretin bir diğer vazifesi de eski kelimelerin yerine yenisini uydurmaktı. Bu sayede eski edebiyatı ortadan kaldırıyorlardı. Meydana getirdikleri bu yeni dille "Yenikonuşma" (Newspeak) deniyordu.

Aynı nezarette bu işle uğraşan, Winston'un arkadaşı Syme, "Yenikonuşma" lügatinden şöyle bahsediyordu: "Yenikonuşmanın tüm maksatının, düşüncenin ufkunu daraltmak olduğunu anlamıyor musun? Sonunda tüm düşünce suçunu imkansız kılacağız, çünkü onu dile getirecek tek bir kelime bile kalmayacak. İhtiyaç duyulabilecek her mefhum, manası kesin olarak ifade edilmiş, tüm yan manaları yok edilmiş ve unutulmuş tek bir kelimeyle dile getirilecek.. Kelimeler her yıl biraz daha azalacak, şuur sahası her yıl biraz daha daralacak."

.

.

Yeni Dünyanın Kurtları - Mehmet Hasan Bulut

10 Temmuz 2018 17:08

ayrıksı ruh
Memur

Günümüz dünyasını analiz eden Amerikalı münekkit (kritikçi) Neil Postman, kurulmakta olan Yeni Dünya hakkında Huxley'in Orwell'e göre daha doğru tahminlerde bulunduğunu yazmaktadır;

Orwell, Yeni Dünya'nın liderlerinin kitap okumayı yasaklayacağını söylüyordu; Huxley ise kitapları yasaklamanın bir manası olmadığını, Yeni Dünya'da zaten kimsenin kitap okumayacağını (Aslında Huxley de eski kitapların yasaklandığını ve yenilerin Denetçilerin kontrolünden geçtiğini söylüyordu)

Orwell insanların bilgiden mahrum bırakılacağını söylüyordu; Huxley, hakikatin alakasız bilgiler denizinde kaybolacağını.

Orwell kültürün baskı altına alınacağını söylüyordu; Huxley, zevk verilerek kontrol edileceğini.

Kısacası, Orwell'e göre insanları korktukları şey mahvedecekti, Huxley'e göre sevdikleri şey..

.

.

Yeni Dünyanın Kurtları - Mehmet Hasan Bulut

10 Temmuz 2018 17:10

ayrıksı ruh
Memur

Huxley, Cesur Yeni Dünya'nın Soma'sında olduğu gibi, hükümetin LSD gibi bir uyuşturucu vasıtasıyla insanları kontrol altında tutabileceğine inanıyor ve buna "son ihtilal" diyordu.

.

.

Yeni Dünyanın Kurtları - Mehmet Hasan Bulut

10 Temmuz 2018 17:12

ayrıksı ruh
Memur

Huxley, Cesur Yeni Dünya'yı yazdıktan yaklaşık otuz yıl sonra, bu romandaki tahminlerinin ne kadar doğru çıktığını ortaya koyan Cesur Yeni Dünya'ya Dönüş (Brave New World Revisited) adında başka bir kitap yazdı.

Huxley'e göre, dünya tahmin ettiğinden daha hızlı bir şekilde Cesur Yeni Dünya'ya doğru yol alıyordu. Ayrıca Yeni Dünya'nın idarecileri için artık çok daha çeşitli uyuşturucular mevcuttu. Hatta uyuşturucu dinin yerini bile alabilirdi.

.

.

Yeni Dünyanın Kurtları - Mehmet Hasan Bulut

10 Temmuz 2018 17:17

ayrıksı ruh
Memur

Günümüzde bir çok entellektüel, Huxley'in Cesur Yeni Dünya'da bahsettiği ve hükümetin halkı sessiz ve sakin bir şekilde tutmasına yarayan "Soma" adlı uyuşturucunun, fiiliyatta radyo, TV ve gazeteler olduğunda hemfikirdir.

Bunlara fuhuş, müzik, internet, bilgisayar oyunları, futbol, festivaller vs. gibi diğer uyuşturucuları da eklemek mümkün. "Kitle Kültürü" olarak ifade edilen bu uyuşturuculara maruz kalarak sürü psikolojisiyle hareket eden insanlar, adeta Yeni Çağ (New Age) mecmuası yazarlarından Wyndham Lewis'in tabiriyle "halüsinasyon gören makineler"e dönüşmüş vaziyetteler.

.

.

Yeni Dünyanın Kurtları - Mehmet Hasan Bulut

10 Temmuz 2018 17:21

ayrıksı ruh
Memur

1908 İhtilalinde büyük rol oynayan Macedonia Risorta mason locasının üstadı Emmanuele Carosso, kendisine Türkiye ile ne yapacakları sorulduğunda şöyle demişti:

"Siz hiç hamur yoğuran bir fırıncı gördünüz mü? Bizi ve Türkiye'yi düşündüğünüzde fırıncı ile hamuru gözünüzün önüne gelmeli. Biz fırınıyız, Türkiye de hamur. Fırıncı hamuru evirir çevirir, hızla çarpar ve tokatlar, yumruğu ile döver... Ta ki pişirme kıvamına gelene kadar. Bizim yaptığımız da budur. Bir ihtilâl yaptık, sonra bir karşı ihtilâl, sonra başka bir tane ve hamur kıvama gelinceye kadar muhtemelen yapmaya devam edeceğiz. Sonra onu pişireceğiz ve onunla besleneceğiz.

( Henry Wickham Steed, "Trough Thierry Years 1892-1922: A Personel Narrative" Doubleday, Page&Comp, New York 1924, Cilt: 1, s. 374-379)

11 Temmuz 2018 15:24

çok.eskiden
Memur

21 Mayıs 2012 14:08 sidass

Yasaklı

Ve ben, bir şarkının titrek ve gözyaşı yüklü mısralarında, okuduğum bir kitabın hasret kokulu sayfalarında yaşarım hasretin dayanılmaz sıcaklığını. Ve üşürüm sensizliğin soğukluğunda.

Hasret türküsü hep uzaktakilere mi yakılır? Yoksa omzuna başımı dayadığım, gözlerinde gözlerimin hasretini dindirdiğim yakın hasretlere de türküler yakmalı mıyım?

Gündüzünde gözyaşı bestelediğim, gecesinde hıçkırıklar eşliğinde Rabbime sunduğum, gecenin asudeliğine hasretim...

Bazen hasretimden yanar gözlerim, bazen prangalar eskitir yüreğim.

Gecenin maviliğinde düşlerin misafirine, gündüzün beyazında hayallerimin vefasına hasretim.

Gözyaşının yalnızlıklar ülkesindeki saltanatıdır hasret.

13 Temmuz 2018 09:35

ayrıksı ruh
Memur

Parmaklarıyla çocuğunun saçlarını tarayan o anne var ya... Üç şey var o annenin kalbiyle parmakları arasında. Biri sevinç, biri umut, biri hüzün. Üçü de soluk soluğa akarlar, annenin kalbiyle parmakları arasında.

.

.

Yıldızlı Atlas - Burhan Eren

13 Temmuz 2018 10:24

ayrıksı ruh
Memur

Çok sevdiğimiz birini yitirdiğimizde, içimizde akıp giden müzik duruverir sanki. İçimizin tellerinden biri kopar gibi olur. Bir adımız hüzün olur böyle zamanlarda. Uzun zaman bu adımızla dolaşırız sokakları. Bu adımızla geçeriz sessiz odalardan, sessiz kapılardan...

.

.

Yıldızlı Atlas - Burhan Eren

13 Temmuz 2018 12:04

ayrıksı ruh
Memur

Annemiz saçlarımızı tararken umuttur bir adımız. Bu adı annemiz koyar bize. O hiç bir şey söylemese de, bir ara gözlerimiz gözlerine takılır ve bir adımızın da umut olduğunu anlarız.

.

.

Yıldızlı Atlas - Burhan Eren

13 Temmuz 2018 12:05

ayrıksı ruh
Memur

İçinde beyaz bir ırmak akar dururdu senin. Ve sen o ırmağın hangi yöne aktığını hiç kimseye söylememiştin.

.

.

Yıldızlı Atlas - Burhan Eren

13 Temmuz 2018 12:07

ayrıksı ruh
Memur

- Bir kuş tut içinden.

- ... uçuyor, tutamıyorum..!

.

.

Yıldızlı Atlas - Burhan Eren

13 Temmuz 2018 12:13

ayrıksı ruh
Memur

Ben bir İstanbul olsaydım eğer, üç satırlık da olsa, bir mektubun içine sığar, senin yanına gelirdim. Çünkü İstanbul'u ne denli sevdiğini bilirdim.

Ben sana yazılan bir mektup olsaydım, sana ne söyleyeceğimi, neler anlatacağımı yine bilemez, sözün tam burasında biterdim...

.

.

Yıldızlı Atlas - Burhan Eren

13 Temmuz 2018 12:19

ayrıksı ruh
Memur

Bir kuş uçumu kadar bir uzaklık var seninle benim aramda.

Ama yüzlerce kuş nereden bilsin bunu;

Gelir ve yoruluncaya kadar kanat vurur aramızda..

.

.

Yıldızlı Atlas - Burhan Eren

13 Temmuz 2018 15:01

ayrıksı ruh
Memur

Güzel insanlar tanıdım bu dünyada.. Anlarlardı, telleri kırık şemsiyelerin dilinden.

Dalıp giden gözlerin nereye bakmadığını anlarlardı.

Güzel dostlarım oldu. Umutsuzluğumu ikiye bölüp, büyük olanını kendileri alırlardı.

Güzel mektuplar aldım. Yüz defa okunur mu bir mektup?.. İşte ben yüz defa okunan mektuplardan aldım...

.

.

Yıldızlı Atlas - Burhan EREN

13 Temmuz 2018 15:05

ayrıksı ruh
Memur

Ya mektuplar... İki dost arasındaki yolun en zarif yolcularıdır, mektuplar...

.

.

Yıldızlı Atlas - Burhan EREN

13 Temmuz 2018 15:08

ayrıksı ruh
Memur

Geçenlerde yaşadığım bir şey, şunu öğretti bana: İstese de çok uzağına gidemiyor insan kendisinin. Hangi trene binse, içindeki bir adrese varıyor sonunda. Hangi rüzgara tutunsa kendine savruluyor. Hangi denize açılsa yine kendi kıyılarında buluyor kendini...

.

.

Yıldızlı Atlas - Burhan EREN

Toplam 199 mesaj
 
ANKET
Bedelli askerlikte, 25 yaş ve 15 bin TL bedel, sizce nasıl?