Editörler : yaralı-bir-öykü
«323334353637383940414243»
20 Mart 2020 22:58

Metallurgist
Başbakan Müsteşarı

Başkentin Ufkunda (Cemal Safi)

Vakit sensiz gecen günün ertesi,

Sustu tüm kuşların sen şakrak sesi,

Zevk sefa mevsimi, yas neyin nesi?

Nedendir matem durup dururken?

***

Titriyor şebnemler, gül üşür gibi,

Bülbüller derdimi bölüşür gibi.

Hayalin halime gülüşür gibi,

Kollarım boşluğu sarıp dururken

***

Bendim mutluluktan ucan güvercin,

Düşler ülkesinden gelen habercin,

Avcılardan uzak bir yuva için,

Toz pembe hayaller kurup dururken

***

Gel gör ki kaderin kara yelleri,

Yıktı gönlümdeki tüm emelleri,

Kapımın ecelin soğuk elleri,

Vakitli vakitsiz vurup dururken

***

Aşk ne imiş görsen de dönsen de geri!

Ah! Bir gizli girsen de içeri!

Hasretin elinden kanlı hançeri,

Üstüme üstüme varıp dururken!

***

Her aksam kaybolup gün batışında,

Beni arıyorum senin dışında,

Hasta kalbim hala her atışında,

Her nefeste seni sorup dururken!

***

İçtim derdalan'ın ilk bardağını,

Sıklamen süslerken Elmadağı'nı.

Görüyor gibiyim kor dudağını,

Başkentin ufkunda durup dururken

21 Mart 2020 10:41

Leylimyaren
Genel Müdür

'Hiçbir yere taşmıyorum, kendime sızıyorum yalnız.

Ben dediğim,koskocaman bir oyuk.'

21 Mart 2020 23:30

C Y C L O N E
Yasaklı

Anısı Biz Olalım Bu Sokakların (Ahmet Telli)

Anısı biz olalım bu sokakların

öpüşmediğimiz tek saçak altı

hiç bir otobüs durağı kalmasın

Biz yürüyelim kent güzelleşsin

gürültüsüz sözcükler bulalım

yeni sevinçlere benzeyen

Biz gelince bir yağmur başlar

yüzün çizilir buğulanan camlara

bir uzun karartma biter

akasyalar köpürür birdenbire

ve her avluda adınla anılan

çiçekler sulanır akşamüstleri

Bir arkadaş evine uğrarız yolüstü

bir fincan kahve içeriz, ısıtır bizi

başını sessizce omzuma koyarsın

gülüreyhan olur soluğun

Biz kalırız kuşlar dönüp gelir

her balkonda bir menekşe sesi

Belki yeniden güzelleştiririz

adları değiştirilen parkları

perdeleri hiç açılmayan evlerde

ışıklar yanar çocuk sesleri duyulur

tanıdık sevinçlerle dolar yeniden

kendi sesini kemiren alanlar

Anısı biz olalım bu sokakların

ve hiç durmadan yağmur yağsın

Biz gürültüsüz sözcükler bulalım

sarmaşıklar fısıldaşsın yine

Gidersek birlikte gideriz

yeni sevinçler buluruz hüzne benzeyen

22 Mart 2020 23:25

C Y C L O N E
Yasaklı

İkinin Şiiri (Yılmaz Odabaşı)

Bugün iki kez yağdı yağmur;

iki kez eskidim sanki.

***

İki ömrü kol kola yaşadım ben;

biri nergis bahçesi, diğeri mahşer yeri.

***

Hep iki şömine yandı yüreğimde;

birinde ateşti, diğerinde kül.

***

Ve iki kez âşık oldum;

bundandır iki kez ölmüşlüğüm.

***

Sonra bir serüvende ikiye böldüm ömrümü;

şimdi sömestrdeyim.

***

İlk iki kitabımdan sonra sıtmaya tutuldu coşkum;

daha depremlerleyim.

***

Ve iki kere iki,

kitabımda benim,

***

ya çok eder

ya sıfır...

23 Mart 2020 23:04

Metallurgist
Başbakan Müsteşarı

Seni Düşündüğüm Türkü (Afşar Timuçin)

Benim bin canla sevip bin özlemle andığım

Bari gölgeni bırak bana

Su çiçeklerinin en güzel yanı budur

Giderken gölgelerini verirler suya

Güz akşamları dal kıpırdamazken

Suda halkalanan gözleridir

Sen de gölgeni bırak bana

***

Gönlümün bin güzelliğiyle inanıp sevdiğim

Güzelliğini burada ince ince aratma

Bir kıyıya bir gün inen fırtına

Gibi birdenbire bir şeyler bırak

Bir şeyleri soğut bir şeyleri yak

Dağıt bir şeyleri bir şeyleri kur

Kendini hiç yokmuşsun gibi bırakma

***

Kafamın her yanıyla bir şeyler öğrendiğim

Sonsuza uzanan sevinç güzele vurgun tasa

En az bin yılda arayıp bulduğum

Bana aşk şiirleri yazdırma artık

Beni burada gölgen gibi bırakma

24 Mart 2020 23:02

Metallurgist
Başbakan Müsteşarı

Gelmiş Bulundum (Edip Cansever)

Ben mişim -neymiş?- su sesiymiş

Oymuş -cam kırıkları gibi gövdemi yakan-

Yanağında sardunya kokusuyla yazdan

Kimmiş o gelen ya giden kimmiş

Bir yabancı mı, yoksa bir ermiş

Değilmiş, bir çağrı bile yokmuş uzaktan.

Güneş mi batarmış bir özel isim bitirir gibi

Yanmış bir ağacın yaprakları mıymış kımıldayan

Ne kalmış bir önceden ya da bir sonradan

Kim koparmış dalından bu yabani incirleri

Ya kimmiş kıyıya çeken hayalet gemileri

Ne yazılmış nereye bu garip kargaşadan.

Yıldızlar, büyülü ülke, adımı unutturan

Bir kaya, bir ot, bir akarsu

Hangi yaz şarkıcılarının ürpertili korosu

Ki bütün ölüleri sığa çıkaran

Ve kenti bir ölüm derinliğine salan

Yani bir gül solarken bir gülün açma korkusu.

Şiirler yazdım, kitaplar okudum

Elime bir bardak aldım, onu yeniden oydum

Derinlerde kaldım böyle bir zaman

Kim bulmuş ki yerini, kim ne anlamış sanki mutluluktan

Ey yağmur sonraları, loş bahçeler, akşam sefaları

Söylesin benimle biraz bir kere gelmiş bulundum.

28 Mart 2020 23:00

Metallurgist
Başbakan Müsteşarı

24.03.2020

Bıraktım İpin Ucunu (Bahattin Karakoç)

Yitirdiğim bir şey var, sende arıyorum,

Yüreğim bir madenci feneri, yol uçurum

Yaklaşma diyorsan, peki umudum,

Bir daha kimseden sormayacağım seni;

-Söz olsun!

***

Akrep tutmuş gibi kirpiklerinin ucundan,

Beni görünce üşüyorsun, tamam

Uğramam bir daha kamçılasa da kan,

Sana kör bakacağım, görmeyeceğim seni;

-Söz olsun!

***

Dağlara doğru uçan kuşlarla,

Tüm sırları soyulmuş nemli düşlerle,

Öfke çiçekleri getiren kışlarla,

Korkma, yokuşlarda yormayacağım seni;

-Söz olsun!

***

Kurtlar gibi ulusa da gönlüm ardından,

Sormayacağım yüzünü, izini yollardan

Tüfeğimin namlusunun ucuna konan

Kınalı keklik olsan da vurmayacağım seni;

-Söz olsun!

***

Bir kuvvet iksiridir eski fotoğrafların,

Bakışların konuşur, kilitlense de dudakların.

Şimdi yol ayrımındayız, bakın

Af çıkmazsa eğer sarmayacağım seni;

-Söz olsun!

***

Elindedir, dönüştür bu ağıdı serenatlara,

Düş atları uçursun bizi bulutlara

İki kılıç gibi dövüşürken akla kara,

Adak olsan da kurban vermeyeceğim seni;

-Söz olsun!

28 Mart 2020 23:04

Metallurgist
Başbakan Müsteşarı

25.03.2020

Seni Sevdim (Gülten Akın)

Seni sevdim, seni birdenbire değil usul usul sevdim

"Uyandım bir sabah" gibi değil, öyle değil

Nasıl yürür özsu dal uçlarına

Ve günışığı sislerden düşsel ovalara

***

Susuzdu, suya değdi dudaklarım seni sevdim

Mevsim kirazlardan eriklerden geçti yaza döndü

Yitik ceren arayı arayı anasını buldu

Adın ölmezlendi bir ağız da benden geçerek

Soludum, üfledim, yaprak pırpırlandı Ağustos dindi

Seni sevdim, sevgilerim senden geçerek bütünlendi

***

Seni sevdim, küçük yuvarlak adamlar

Ve onların yoğun boyunlu kadınları

Düz gitmeden önce ülkeyi bir baştan bir başa

Yalana yaslanmış bir çeşit erk kurulmadan önce

Köprüler ve yollar tahviller senetler hükmünde

Dışa açılmadan önce içe açılmadan önce kapanmadan önce

Nehirlerimiz ve dağlarımız ve başka başka nelerimiz

Senet senet satılmadan önce

Şirketler vakıflar ocaklar kutsal kılınıp

Tanrı parsellenip kapatılmadan önce

Seni sevdim. Artık tek mümkünüm sensin

28 Mart 2020 23:15

Metallurgist
Başbakan Müsteşarı

27.03.2020

Ey Can (Abdurrahim Karakoç)

Ben sabit şeyleri sevmem ey can

Sen

Eğer beni dinlersen

Çağlayan ırmak ol...

Ve gönül gönderine çekilmiş

Nazlı nazlı dalgalanan

Bayrak ol...

***

Ben karanlığı hiç sevmem ey can

Vaktin her saatinde

Her zaman

Ağaran şafak ol...

Güneş ışıklarıyla ürperen çiçek

Seher yeliyle ırgalanan

Yaprak ol...

***

Ben bulanıklığı sevmem ey can

Sen

Yayla pınarlarından akan

Sulardan berrak ol...

Göl olma, gölet olma, baraj olma

Kaynak ol...Ben uykuları da sevmem ey can

Uykulardan uzak ol...

Kış günü karları yarıp çıkan

Beyaz bir gül

Mavi bir zambak ol...

***

Ben zaafları da sevmem ey can

Hakikatleri sarıp-sarmalayan

Zaaflardan ırak ol...

Geri dur geri dur ey can

Nefret sarayında sultan olmaktansa

İlim ocağında çırak ol...

***

Sana tavsiyemdir ey can

Zalimlerin boynunda süslü kravat olacağına

Var bir garip ölünün üstünde

Kefen ol,

Kimsesiz gelinlerin yüzünde

Duvak ol?

28 Mart 2020 23:22

Metallurgist
Başbakan Müsteşarı

Özlemedim Seni (Ahmet Telli)

Hiç özlemedim seni

Özlemek dostluktandır

dostluğundan öte bulmalıyım seni

***

Sıcaklığını bulmalıyım

dokunuşlarını, kenetlenişi

Terimizle sulanmalı yeryüzü

güneş terimizle ışıldamalı sabah olunca

***

Apansız fırtınalar çıkmalı

sarsılmalıyım

***

Özlemek

yanında olmak isteğidir

gülüşünü görmek biraz da

Hiç özlemedim seni

***

Saçlarına gül takmam

bir ırmak gibi akıtırım ovaya

soluğunla yanar

dudaklarımın bozkırı

***

Akkor halindeki ufuk

bakır bir tel gibi eriyip gider

kraterler ortasında kalırım

***

Toprak yarılır birden

su kirlenir

***

Ürpertir bu coğrafya

bu serüven

ikimizi bir anda

yaşadığımı duyarım

***

Hiç özlemedim seni

Özlemek dostluktandır

dostluğundan öte bulmalıyım seni

29 Mart 2020 23:31

Metallurgist
Başbakan Müsteşarı

Yıkılma Sakın (Ataol Behramoğlu)

Kötü şey uzakta olmak

Dostlarından, sevdiğin kadından

Yasaklanmak bütün yaşantılara

Seni tamamlayan, arındıran

Kapatıldığın dört duvar arasında

Sağlıklı, genç bir adam olarak.

***

Neler gelmez ki insanın aklına

Sevinçli, özgür günlere dair

Kalmıştır yüzlerce yıl uzakta

Onunla ilk kez öpüştüğün şehir

Acı, zehir zemberek bir hüzün

Kalbinden gırtlağına doğru yükselir.

***

Görüyorsun işte küçük adamları

Köhnemiş silahlarıyla saldıran sana

Kimi tutsak düşmüş kendi dünyasına

Kimisi düpedüz halk düşmanı

Diren öyleyse, diren, yılma

Yürüt daha bir inatla kavganı.

***

Babeuf'u hatırla, Nazım Hikmet'i

Bir umut ateşi gibi parlayan zindanlarda

Hatırla Danko'nun tutuşan kalbini

Karanlıkları yırtmak arzusuyla

Ve faşizme karşı, zulme, zorbalığa

Düşün acılar içinde vuruşan kardeşleri.

***

Elbette vardır bir diyeceği, bir haberi

Bir kaçağa çay sunan Kürt kadınlarının

Dağlar dilsizdir, yalçındır

Ama gün gelir bir diyeceği olur onların da

Ve dağlar, ıssız tarlalar başladı mı konuşmaya

Susmazlar bir daha, söz artık onlarındır.

***

Kötü şey uzakta olmak

Dostlarından, sevdiğin kadından

Yasaklanmak bütün yaşantılara

Seni tamamlayan, arındıran

Ama bir devrimciyi haklı kılan

Biraz da acılardır unutma.

***

Yıkılma sakın geçerken günler

Yaralayarak gençliğini

Onurlu, güzel geleceklerin

Biziz habercileri düşün ki

Ve halkın bağrında bir inci gibi

Büyüyüp gelişmektedir zafer.

30 Mart 2020 23:01

Metallurgist
Başbakan Müsteşarı

Yüzün (Metin Altıok)

Eskimiş bir konsolun

Çatlak aynasında durmadan,

Bir buluttur mehtabı inatla kovalayan.

Bir hüznü yansıtan alnının ortasında,

Yüzün müdür acaba yolumu dolaştıran?

Acının bu solgun haritasında,

Kendime yeni duraklar bulduğum.

Ulaştığım ıssız dağ doruklarında

Yüzün müdür hep sorular sorduğum,

Bakışının titrek aydınlığında?

***

Aslında ne bulunur bir gezginin yanında

Kendi yüzünden başka,

Hüzünle bileyen direncini.

Bir suyun ürpermiş aynasında

Apansız gözgöze geldiğim.

Ayakları ayaklarıma bitişik

Kımıltısız bir gövdeyle rüzgârın sildiği.

Bir bulup bir kaybettiğim

Yani bir gezginin hep gittiği,

Senin yüzün benim yüzüm değil mi?

31 Mart 2020 23:27

Metallurgist
Başbakan Müsteşarı

Bu Aşk Burada Biter (Ataol Behramoğlu)

Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim

Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver

Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim

Ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider

Bir hatıradır şimdi dalgın uyuyan şehir

Solarken albümlerde çocuklar ve askerler

Yüzün bir kır çiçeği gibi usulca söner

Uyku ve unutkanlık gittikçe derinleşir

Yan yana uzanırdık ve ıslaktı çimenler

Ne kadar güzeldin sen! nasıl eşsiz bir yazdı!

Bunu anlattılar hep, yani yiten bir aşkı

Geçerek bu dünyadan bütün ölü şairler

Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim

Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver

Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim

Ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider

01 Nisan 2020 23:49

Metallurgist
Başbakan Müsteşarı

Deli Gibi Uykum Var Nermin (Alper Gencer)

deli gibi uykum var Nermin

gözlerimi yumsam

mayınlar patlayacak çobanlarımda

kuzular geceye

kırık bir kaval gibi dizilecekler

elimden hiçbir şey gelmiyor inan

dünyasız kaldıkça böyle

aklıma seni düşürüyorum

karnıma bir tank giriyor

gibi seni düşünüyorum

alnımda harp

kaşlarıma basa basa yürürken

çehreme çalınmış hilal

kalbimden küllerle fışkıracak neredeyse

dönüp baksan ölümün elimden olacak

bir terazi bozacak eski bir teraziyi

morga mor çalacak pıhtılaşan kan

terlemeyen bir at patlayacak koşarken

dönüp baksan Şeddad'ı indirecek kıyamet!

tül

rüzgarla değil artık

güneş

bile battı

savrulan balyoz

içinden geçiyor buharın

tutan el

yarıyor suyu

kan zerk aleminde seninle dolanırken kuyumu

kıyıldı nikah

ölsem de durur nişanı

ben bir tek damarımı bilirim onun da adı Şah!

deli gibi uykum var Nermin

şuramda sen

gecenin üçünde çevirmeme girmişsin

o dakka telsizime

ela gözlü türküler çalmışlar

ve devletin dinlenmeden dinleyen dinlileri

dillerimi işkenceye sağmışlar

anlatamıyorum Nermin

bu dudak öpemez deyince bana inanmıyorlar

kimin içine değebilmiş bir dudak?

mühür verilmiş ateşe

ve erimemişse mühür

bülbül ne için ölsün ki güle?

o çekiç gözlü, bahçıvan mı sanıyormuş kendini?

bizi elindeki çivilerle mi döndürecekmiş çöle?

deli gibi uykum var Nermin

elimden hiçbir şey gelmiyor inan

ben her gün bir emevi asıyorum içimde

azalmıyorlar Nermin

omzumda bir gülünç ağrısı

nereye gitsem

varır varmaz arıyorum seni kendime

yapacak bir şeyim yok

çok sağanak yağdın zarlarıma

beni içime kadar ıslattın Nermin

zührevi bir felçsin arlarıma

şuramda sen

şuramda?

son sürat kan kaybediyorken

devrilen bir ambülansın içinde kadar şuramda?

açıp gösteremiyorum Nermin

yasal tedbir koymuşlar gözyaşlarıma

deli gibi uykum var Nermin

bir mengene

ile şakaklarımı

yeniden sipariş ettim kendime

urlarımı cellâdıma bahşiş bıraktım

zaten nereye uzansam ölüm

içime bir gardiyan kaçmış gibi ben

koğuşlarımdan sana daraltılmışım

ipin koptuğu yerden boşanan bir çığlığınsın

iki el sıksan havaya

iki kuş düşer verir kalbini

ama beni bir bahane bulup da...

kurbağaları tartmaktan dönen bir yılgınlığınsın

deli gibi uykum var Nermin

gözlerimi tankerler boşaltıyor

gözlerini gözlerimden al

beraber bir şeylere bakalım

elimden hiçbir şey gelmiyor inan

elimi çabuk tutman lazım

ben ki

böbreklerimle hayata bağışlanmışım

anlamak istemediğim bir şey var gülüşünde

istimlak edilmiş gövden

ne kadar da kanlı duruyor sermayenin dişinde

böyle ru be ru

böyle eli belinde müteyakkız

sittin sene geçse anlaşamayız

beraber bir şeylere bakalım Nermin

bakmayalım hiç birbirimize

deli gibi uykum var Nermin

gövdemi söküyor şafak

ipliğim çözüldükçe

içimde ağırlaşan bir ittifak

cebimde Marx

boynumda dükkan kapatan esnaf

dünya elindeki aynayla

açı kuruyor omuzlarımın ortasına

uyumuyorum Nermin

kustuğum kükürt soluduğum azotla akraba

birbirini bulan iki açık pencere

gibi cereyan yapıyoruz seninle hayata

artık kabullendim:

beni karşılamıyorsun burada!

ben senin uyuduğun yerlerde geziyorum

sen benim sürülerimi sürüyorsun bozkırlarına

deli gibi uykum var Nermin

elimden hiçbir şey gelmiyor inan

ben nasıl uyurum sen uyanmazsan

Allah biliyor hiçbir şeyim yok

sevilecek şeyler ağaçların arasından geçip gidiyor

seni sevmek de öyle orman!

yanınca bitiyor her şey yanınca bitiyor

kalanlarla avunmuyorum Nermin

sen yoksun her nasıl olmayacaksan

bu imtihan bu debi

o terli atın külündense bu kalp

çok sevinirim ya Rabbi

beni her yerimden kapatırsan

02 Nisan 2020 22:59

Metallurgist
Başbakan Müsteşarı

Yağmurda Unutulan Şarkı (Bekir Sıtkı Erdoğan)

Önce bir yağmur bir yağmur iki gözüm

Önce ıpıslak iki kuş

Sonra yıkılmış evrenler geçti vitrinlerden

Sonra insanlar iki gözüm

İnsanlar

Kahrolmuş

Islak senaryolar üstüne ta iç boşluktan

Boyut boyut yalnızlıklar ağıyordu

Öksüz anılar üstüne iki gözüm

Kırık ikindiler üstüne

Kuşkulu bir yağmur yağıyordu

İkişer üçer yitiriyordum seni kavşaklarda

Yollar ayak bileklerime dolanıyordu hep

Taş taş çöküyordu en kutsal yapılar

Yüzler karanlıktı iki gözüm

Düşünceler dar

Bir geçit bulamıyordum sana

Ellerim yordamlarını yitirmişti üstelik

Hep yabancıydı çaldığım kapılar

Oysaki, son çağrımdı bu ta can köşemden

Oysa yürek yürek son yeşermemdi

Çağ çağ, kanat kanat, sevgi, ışık, nur

Ah sonra o yağmur iki gözüm

Ah sonra o

Yağmur

Şimdi,

En kırık vaktidir uzak imbatların

Öykümüzün en yaralı yerinden

Damlar yüreğime ılık bir sızı

Sonra birden duyar gibi olurum

Hoyrat yağmurlar altında

Martı çığlıklarına karışıp giden

Çocuksu şarkımızı...

03 Nisan 2020 09:35

turkca
Genel Müdür

Yaşamaya Dair (Nazım Hikmet)

"...

yahut kocaman gözlüklerin,

beyaz gömleğinle bir laboratuvarda

insanlar için ölebileceksin,

hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,

hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,

hem de en güzel en gerçek şeyin

yaşamak olduğunu bildiğin halde.?

03 Nisan 2020 23:38

Metallurgist
Başbakan Müsteşarı

İstersen Al Götür Beni (Afşar Timuçin)

Ölümsüz gülüşünle başlıyorum

Her güzelliğe her sevince

Bir yağmur ince ince

Sürerken beni başka zamanlara

Zamanla yorgun hanlara

Dönüyor işte gördün her şeyim

Kuru topraklar gibi dağılıyor belleğim

Sınırsız bir boşluğu süre süre

Yorgunum çok uzaklardan geldim

Kaygılar sıkıntılar yaşadım uzun uzun

Korkuyu yakından tanıdım

Ölümsüz düşmanı oldum korkunun

Şimdi bakışınla bağlanıyorum

Kocaman bir dünyaya umutla

Bir akşam aşılmaz kaygılar

Çağırırken beni sonsuzluğuma

Sıcaklığın beni alıştırıyor

Soğuk ve yağmurlu akşamlara

Üşümüş bir kedi gibi sığınıyorum

Ellerine ayaklarına saçlarına

04 Nisan 2020 23:10

Metallurgist
Başbakan Müsteşarı

Yalnızca Kanatlarına Güven ( Akgün Akova)

aşkımız bir gün uçup giderse aramızdan sevgilim

sırt çantalı bir duman gibi

bir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz

bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi

istemediğimiz yerlere giderse aşkımız

sevgilim

yalnızca kanatlarına güven

***

kendi yarattığımız boşluğun ucunda

sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam

ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman

yürüdüğümüz yollar daralırken

çökerken altımızdaki merdivenler

sevgilim

yalnızca kanatlarına güven

***

sevdalılar bilir

bir kuş yağmurudur ilkbahar

sevmeyi beceremeyenlerin koyduğu yasaklar

çözülüp gider çocuk gölgelerinde yazın

ve ağzımızın içinde dağılır aşk

sapsarı bir şeker gibi erirken sonbahar

bitmeyen bir kıştan söz açılırsa sevgilim

sevgilim

yalnızca kanatlarına güven

***

elimi uzattığımda sana gemileri göstermek için

dümende kan kokusuyla bayılmış bir kaptan

ateşin yüreğine sürüklenen bir ülke ufukta

ve çekirge sürüleri yolcu bavullarından çıkan

sevgilim

dökülürken tüyleri

savaş uçaklarına çarpan güvercinlerin

her gün değişen atlasların içinde tara saçlarını

ve yalnızca kanatlarına güven

***

götürürlerse bir gün beni ellerim iplerle bağlı

şiirlerimin bilmediği yerlere ve hiç kimsenin

alnımdan fırlayacak göçmen bir kuş gibi dur

dünyanın paslanmış sırtında

ve bensizliğe havalanırken

korkma sevgilim

sevgilim

yalnızca kanatlarına güven

05 Nisan 2020 23:00

Metallurgist
Başbakan Müsteşarı

Aşk Bitti ( Ahmet Telli)

Bir aşk nasıl biterse öyle bitti bu aşk da

Uzun bir hastalık gibi

Aralıksız dinlediğim alaturka bir fasıl gibi

Gökyüzüne bakmayı, dostlara mektup yazmayı

Çiçekleri sulamayı unutmuşluğum gibi

Bitti.

Bir aşk nasıl biterse öyle bitti bu aşk da

Yürümeyi yeniden öğrenen felçli bir çocuk gibi

Sokağa çıkmalıyım şimdi ve çoktandır

İhmal ettiğim dostlara yeni bir adres bırakmalıyım

Pencereleri açmalı, kitapları düzenlemeliyim

Belki bir yağmur yağar akşama doğru

Yarıda bıraktığım şiirleri tamamlarım

Aşk da bitti diyordu ya bir şair

Aşk bitti işte tam da öyle

06 Nisan 2020 23:41

Metallurgist
Başbakan Müsteşarı

Kavuşma Günü (Ümit Yaşar Oğuzcan)

En güzel gülüşünle karşıla beni

İşte geldim yanına yorgun ve yitik

Yılmışım, yıkılmışım, kahrolmuşum

İçimde tarifsiz bir gariplik

***

Anlamaya çalış bir şey sormadan

Yaklaş yanıma, gözlerime bak

Dağıt saçlarını çocuklar gibi

Sonra başını omuzlarıma bırak

***

Dertliyim, kahırlıyım, efkarlıyım

Ağır, çaresiz hüzünlerle geldim sana

Birlikte ömür boyu yaşayacağımız

Perişan gecelerle, günlerle geldim sana

***

Paramparça hayallerim, umutlarım

Ne kalmışsa içimde kırık dökük

Al, yeniden yarat beni, ayıkla arıt

Baksana, bütün ışıklarım sönük

***

Pelte pelte karanlığım koyu, zifir

Göklerin üstüme abandığı gecelerdeyim

Dinle, sana bir şarkı söyleyeceğim özlem dolu

Dinle, bütün çalgıların sustuğu yerdeyim

***

Oysa ki sen aradığım, bulduğumsun benim

Oysa ki bu en güzeli kavuşmaların

Bakma şimdi böyle kahırlı olduğuma

En mutlu şiirleri söyleyeceğim sana yarın

***

Yeter ki mahşere dek beni özle beni sev

Zamanların en ölümsüzünde yaşat beni

İşte geldim yanına alev, alev dopdolu

Al dilediğin gibi yeniden yarat beni

Toplam 1075 mesaj
«323334353637383940414243»