Editörler : yaralı-bir-öykü
«42434445464748495051525354
25 Aralık 2020 01:58

Metallurgist
Başbakan Müsteşarı

15.09.2020

Ellerimde Simsiyahıtr Gidişin (Nurullah Genç)

denizde sönen mumu ağlatıyor gözlerin

ağlıyor yüreğimde nakışların; ay ıssız

sahil kokan renkleri ıslanıyor denizin

alıyorum resmini nazenin aynalardan

bembeyazdır lâmbası isyanımdaki kızın

ey uzak limanların eskiyen aryaları

gemiler neden nazlı, ışıksız, elemlidir

memnûdur sevdaları dili tutuk anların

intihar mı sızıyor yorgun ayaklarına

nihavendine memnû gülümseyen canların

nergisler nümâyiştir dağların doruğunda

evhamını kalbinde unutuyor eşkıya

zâdegan diyarında akasyalar kurumuş

meylimi zehirliyor ışığın âhı, neden

yağmur acem âşirân cazibesiyle nârin

senin dudaklarında mayalandı düşlerim

simsiyahtır gidişin ellerimde; sessizce

ışıldıyor, üzgünüm, nağmeleri matemin

26 Aralık 2020 00:58

Metallurgist
Başbakan Müsteşarı

16.09.2020

Yüzük Parmağım (Çiğdem sezer)

kuşlardan kalma bir boşluk

adını hayat koy, uzun acısın

biz böyle içimizden iki kişi

bir dağcıymışsın ne kadar gitsen o kadar uzak

bende kar birikmiş bir zirve

unutmak kadar bir çukur sende

güz en çok teni acıtır

güz gibi bir leke gövdemizde

sana çıplaktım sen dağa dönük

pıhtı gibi düştüm kendime

bahçemdeki kâfur ağacı

kimse girmesin için büyüyor

ölümü çağırıyor siyah sesli müezzin

gökyüzü üstümüzde eskiyor

sus, cümle yetimler hatrına

ve yoksullar yoksun'lar

onca vahşi dans ediyor tepemizde

bu güz çok üşüdüm kuşlar da gitti

suskunluğu dil edindim

esmer bir çocuk büyüttüm sendendir diye

güzmüş yapraklar birikmiş

yüzük parmağım batmış kalbime

bahçem sana

dalgınlık ve kar

aramızda açılmış bir şarap

ve zalim bir rüya var

26 Aralık 2020 01:00

Metallurgist
Başbakan Müsteşarı

17.09.2020

Yazı-Tura (Çiğdem Sezer)

iki kalp bağışla bana

iki kış

hiç durmadan yağsın kar

duydum ölü geyiklerin sesiyle sustu

dedim baş dönmesidir geçer

oysa dönen dünya

kapıyla eşik arası kalmışlığıma

kaldım bir merak bir telaş bir daha

atları sal günü sıvazla dik dur

gece kesik bir baş gibi avuntunun koynuna

vanlı bir kilim gibi güneşini içime

ser istedim gövdende binbir mağara

unuttuğumu hatırlamaya

sonra bir infilak bir yarılma

kendimle çarpışıyorum kırılıyor ayna

verilmiş sözüm var zirvede iki çiçek

büyüyünceye...

bilensin ustura ağzında yaşamak

zordur paslı bir kilide anahtar olmak

turuncu kalpler çizerim suluboya gökyüzüne

ateş fırınında çömlekler

-içime baksam düşerim-

sirkeli bez anne eli dağ nergisi

çiçekli pazenden bir elbise geceye

ve uykusuzluğu bir masal

giydirebilirim

iki kalp bağışla bana

-yeter ki-

hem çırağım hem usta

burdan bakınca sır

ordan bakınca ayna

26 Aralık 2020 01:04

Metallurgist
Başbakan Müsteşarı

18.09.2020

Yaşama(ma)mak (Çiğdem Sezer)

sıradan şeyler olup bitiyor, dünyanın

her yerinde. ağacın biri esniyor

toprak geriniyor. gün

süzülüyor evlerimize

kap kacak börtü böcek naftalin

elbise dolap bana mısın demedin

ağacın esnemesi olağanüstüdür

şehvetle açılmış ağzından, gökyüzü

görünür

gerindikçe toprak, günün omuzlarından

yıldız tozu dökülür

eşiğin kapıyla sevişmesi olağanüstüdür

anahtarın dönmesi kilidin inlemesi

pencere pencere olduğunu bilir, ordan

bakınca görünür dünyanın gözleri

ya şu gemi... yelkeni ak, ne ülke ne bayrak

(deniz yok ki gemi nasıl yol alacak?)

(gemi için bir deniz... düş kurulacak!)

?ben bu derde hande derman...?

dedim, aşk

dedi; yalan

dedim, giden kim, neydi kalan

uyandın gibi bir sabah, kuşlar

havalanıyor dünyanın çatısından

bir yaşamaktır dövüp durdu kıyıları

ayağını değdirmedin

onca savaş onca ölüm onca kin

bana mısın demedin!

26 Aralık 2020 01:06

Metallurgist
Başbakan Müsteşarı

19.09.2020

Böyle Rüzgarlar (Gonca Özmen)

Böyle şeyler oluyor işte böyle rüzgarlar

Bu güz balkonu beni çağırıyor

Neyi dağıtıyor elin akşamda

Ben saçlarımı topluyorum ırmakları da

Sonra gidip bir şiirin önünde soyunuyorum

Bir çocuğu öpüyorum adı sevişmek oluyor

Her şey bizden ayrı

Her şey biz varken yan yana oluyor

Bu oluşa biraz keder ekliyorum

Ellerinde bir ağaç

Ellerinde telaşlı bir ağaca bakıyorum

Sen oturup şeftali yiyorsun

Otlar diyorum yürüyor görmüyorsun

Sıkıntılı bir yağmur geçiyor pencerelerden

Kendime sesleniyorum ses vermiyor

Ah sevgilim aramızda bir iğne

Beni sana dikiyor

26 Aralık 2020 01:07

Metallurgist
Başbakan Müsteşarı

20.09.2020

Kuytumda (Gonca Özmen)

Yüzüne bıraktığım orman yitirdi yankısını

Albümün tozunda darmadağın anılar

Aynalar mı yanlış, kendime benzerliğim mi?

Neye dokunsam çürüyorum kuytumda

Benimki bir iç kanama, bir bozkır sıkıntısı

Sözcükler dalgın ve upuzun üzüntü

Çiçeğin ruhu üşüyor gürültünden

Gölgen de kalmadı bak, o itiraz

Bekleyiş eritiyor buzdan sarayı

Nedense dili yok gecenin ağzında

Dal üstü bir konmak bizimkisi

Tanrılar bile baş edemedi işte sonsuzla

Zaman unuttu dipteki batıkları

Yollarda aynı kaygısızlık yine

Şimdi ancak karanlığımıza gidebiliriz

Boşluğunda dolaşıyor paslı bir hançer

Kahverenginin hüzün olduğu kalıyor geride

26 Aralık 2020 01:11

Metallurgist
Başbakan Müsteşarı

21.09.2020

Arayışın Türküsü (Nurullah Genç)

Ipıssız, kupkuru, nihandır dışım

İçimde ipekle sararım seni

Gönülden yanmışım ve inanmışım

Her gün saatimde kurarım seni

Toprağın verilmiş sözü var kanda

Zaman keskin bir diş; izi var canda

Bir tuhaf, bir derin sızı var tende

Çiçekler yurdunda ararım seni

Hayalin, rüyanın firarındayım

Revnaklı mevsimler diyarındayım

Mercan renkli bir göl kenarındayım

Kuştan, karıncadan sorarım seni

Yasemin kokulu bir rüzgâr eser

Zümrüt bakışlıdır yalnızlık, susar

Kalbimi bir tuba dalına asar

Kaybettiğim yerde bulurum seni

26 Aralık 2020 13:56

fatıma87
Aday Memur

Saçma ey göz eşkden gönlümdeki odlara su

Kim bu denli dutuşan odlara kılmaz çare su.

Ey göz! Gönlümdeki ateşlere su saçma.

Çünkü bu kadar tutuşan ateşe su çare olmaz.

Âb-gûndur günbed-i devvâr rengi bilmezem

Yâ muhît olmış gözümden günbed-i devvâra su.

Dönen kümbetin rengi su rengi midir bilmiyorum.

Yoksa gözümden çıkan su mu dönen kümbeti doldurmuştur.

Fuzúlî'nin en sevdiğim beytlerinden!

27 Aralık 2020 02:52

Metallurgist
Başbakan Müsteşarı

22.09.2020

Yaz Sevgilim (Hilmi Yavuz)

kuş uzuyor dizelerde

kalbimdir,

üretir

dinleyin:

bir zamanlardı, dağlar

ve onların ardı

ve yabanıl bir akarsu

gibi dadandın kalbime...

yaz! sevgilim!

yürürken kekiktin boydan boya

ve yüzün ne kadar gürdü

ah hiçliğe solan gülüm!

işte sürüp bulutlar

ve elmas

ağzından ölüm sözleri

üşürdün kalbime...

yaz! sevgilim!

ve sevda günleri ürettin boydan boya

gözlerin kimbilir ne kadar sürdü?

ah hiçliğe solan gülüm!

27 Aralık 2020 02:54

Metallurgist
Başbakan Müsteşarı

23.09.2020

Şimdi Nedense (Hilmi Yavuz)

şimdi nedense her şeyde

ansızın dağılan kelebek tadı

biliyorsun en bakımlı bahçe

sessizliktir

gülüşler oraya sürgün edildi

acıların kardeş olduğunu

kimse anlayamadı

sevdalarda olsun, ilkyaz ölümlerinde olsun

geçit vermeyen akarsu olmaz

gülün kendini işlemek için

çırağı ya da ustası yoktur

çocuklar! bağışlayın beni

sözlerimi boz üveyiklerin

hırçın tuzuna batırıp bakın

hüzünden daha kötü bir yol açıcı olabilir mi?

şimdiye kadar olmadı

ama şimdi, nedense, her şeyde

ansızın dağılan kelebek tadı

27 Aralık 2020 02:57

Metallurgist
Başbakan Müsteşarı

24.09.2020

Veda (Orhan Seyfi Orhon)

Hani, o bırakıp giderken seni

Bu öksüz tavrını takmayacaktın?

Alnına koyarken vedâ busemi,

Yüzüme bu türlü bakmayacaktın?

Hani, ey gözlerim bu son vedâda,

Yolunu kaybeden yolcunun dağda,

Birini çağırmak için imdada

Yaktığı ateşi yakmayacaktın?

Gelse de en acı sözler dilime,

Uçacak sanırım birkaç kelime...

Bir alev halinde düştün elime,

Hani, ey gözyaşım akmayacaktın?

27 Aralık 2020 02:58

Metallurgist
Başbakan Müsteşarı

25.09.2020

Annemle Hasbihal (Orhan Seyfi Orhon)

Anne, zannetme ki günler geçti de

Değişti evvelki hissim gitgide!

Bir hırçın çocuğum, değişmez huyum;

Seneler geçse de ben yine buyum!

Senden umuyorum teselli yine!

Bugün şefkatine, muhabbetine

Zanneder misin ki yok ihtiyacım?

Belki eskisinden daha muhtacım!

Dünyanın tükenmez kederlerinden

Kalbim kırılsa da böyle derinden,

Hayatım büsbütün ye'se kapılmaz.

Teselli bulurum içimde biraz

O derin sevgini hatırlarım da!

Her gece hıçkıran dudaklarımda

Hasretle anılan senin adın var.

Anne, hayatımda bir tek kadın var.

Beni aldatmadı, sevdi daima!

Gittikçe ruhumu saran bu humma

Başka sevgilerden yadigâr, anne!

Sevmeyen sevenden bahtiyar, anne!

Sorma ki başımdan çok şey geçti mi?

Ah... eğer anlatsam sergüzeştimi!

Nasıl terk edildim, nasıl atıldım;

Anne aldatıldım, ah aldatıldım,

Belki her zamandan fazla severken.

Bir lahza bahtiyar olayım derken,

Bilmezsin kaç gece böyle ağladım!

Şimdi tecrübem var, artık anladım:

Aşk, o bir masalmış, yalanmış meğer!

Seven bir kalp için sığınılacak yer

Yalnız o kucakmış, yalnız o dizmiş...

İnsanlar ne kadar merhametsizmiş.

27 Aralık 2020 03:00

Metallurgist
Başbakan Müsteşarı

26.09.2020

Gecede (Ülkü Tamer)

Kararmaya durdu mu ortalıklar

Büyük mor bir ışık yalın kat yüreğinde

Oysa birçokları yalnız gecede

Yaşar en ışıksız yerini bölünerek

Unuttuğu bir şey vardır başkalarının

Oysa bir yerlerde hepsini duyar

Üşür gecelerden bir ince yürek

Ama dağ başında bir yalnız diken

Ama tepelerde iri bir rüzgar

Yaşamazlar birçokları gecede

Karanlık gölgeler düşer yollara

Sonra geçip bütün korkulardan, karanlıklardan

Yiğitçe karşı koyar da bir ince yürek

Yansıyan duru ışıklar gibi iyimserliği

Geçer uzak güneşlerden, sulardan.

27 Aralık 2020 03:01

Metallurgist
Başbakan Müsteşarı

27.09.2020

Yazın Bittiği (Ülkü Tamer)

Yazın bittiği her yerde söylenir.

Böyle kırmızı kalkan görülmemiştir

Ölüleri örten yapraklardan başka.

Çünkü sahiden yaz bitmiştir,

Göle bakmaktan usanır insan,

Koru tutmaktan, yol gözlemekten;

Çadırlar toplanır, yaralar sarılır;

Durgun bir yolculuk, uzun bir şapka

Artık yaprakları beklemektedir.

Aşk mıdır kış gelince başlayan

Beyaz kılıçla yürüyen aşka...

Bırakmaz olur kuşlarını ülkeler,

Yazın her yerde bittiği söylenir;

Yorgunluklar çoğalır silahlardan sonra;

Kardan mezarları görülür ıssızlığın

Ölü öpüşlerin koyuluğuyla...

Aşk kalmıştır otlarda yılı götüren,

Cesur savaşçıları taşıyan kışa.

Her yerde yazın bittiği söylenir,

Çürür çiçeklere yapışan kanlar;

Belki uzaktan iki atlı yaklaşır,

Belki yakından iki yaprak kalkar;

Akşamın örtüsü derelerde yıkanır,

Gökyüzünü görünce gecenin devi

Çıkarıp şapkasından yıldızlar saçar,

Cüceler bunu bilir, gürgenler bilir,

Aşkın uyumadığı her yerde söylenir.

27 Aralık 2020 03:04

Metallurgist
Başbakan Müsteşarı

28.09.2020

Kim Susturabiilir (Yusuf Hayaloğlu)

Kim susturabilir bizim türkümüzü, kim?

Biz ki bu hasreti,

Semahların seyrinden alıp gelmişiz,

Biz ki onu sitemkar anaların

Kirpiğinden derlemişiz;

Süzülsün de acının derin izler bıraktığı

Gül yanaklardan,

Yere dökülsün istememişiz!

Bizim türkümüzü rüzgâr söyler her gece

Ay vurdukça parıldar,

Gün doğdukça hız alır.

Nevruz ateşleriyle sağaltarak

Çırpınan yarasını,

Can havliyle, kardaş,

Kan içinde bir kartal gibi,

Vadilere saldırır!

Türkülere ilişmeyin!

Türküler nehirdir, gecenin bağrına akar.

Fazla eşelemeyin kardaş,

Taşınca ne siperler kalır,

Ne dev barikatlar.

Deşmeyin diyorum... deşmeyin!..

Kim susturabilir bizim türkümüzü, kim?

Biz ki nice amansız badirelerde,

Serden geçmişiz.

Biz ki, ilmikler boynumuza takılıyken bile

Türkü söylemişiz.

Sonra ırmak boylarında gövertip,

Körpe otların serinliğinde,

Dağlara emanet etmişiz!

Biz ki her yangının külünden,

Diri canlar yaratmışız.

Biz ki mazlumların defterine

Kanlı resimlerle sıralanmışız.

Banaz yaylasından Kerbela'ya

Kar götürsün turnalar!

Ölürüz sanma kardaş,

Dostun attığı gülden yaralanmışız...

Türküleri dövmeyin!..

Türküler gökyüzüdür, karanlığa yıldızlar çakar..

Üstümüze gelmeyin kardaş,

Namuslu bir delikanlının

Alnında kavga ışıldar!

İncitmeyin diyorum... incitmeyin!..

Kim susturabilir bizim türkümüzü, kim?

Biz ki Karacaoğlan'ı aşkla,

Veysel'i toprakla yüceltmişiz...

Biz ki Köroğlu'nun narasıyla nice beyleri

Yere çökertmişiz!

Yine de masum bir bebek gibi,

Avuç-avuç sevdamızı,

Kalanlara vasiyet etmişiz...

Adam dediğin, sapına kadar yiğit olmalı,

Ne karıncayı incitmeli,

Ne de ozanları yakmalı...

Öyle sansar gibi pusu kurup

Punduna getirmek de neymiş?

Adam dediğin, kardaş,

Yüreği varsa eğer,

Getirip ortaya koymalı!..

Türküleri yakmayın!..

Türküler çiçektir, en umutsuz zamanlarda açar.

Kavgayı uzatmayın kardaş,

Yüzyıllardır tuz döke-döke

Çürüdü bu yaralar,

Kanatmayın diyorum... kanatmayın!..

27 Aralık 2020 03:05

Metallurgist
Başbakan Müsteşarı

29.09.2020

Yürek: Kutup Tan Vakti ( Nilgün Marmara)

Su ılık burada.

Yine göç kendiliğindendi,

Yine gözlerim açık.

Bu gizli alanda ne görürüm, böylesine

mavi ve saf, tek başına?

Ah! Bir oluk geceden acuna yönelmiş,

Bir ağaç, yeşil çığlığını aya vuran

yapraklarıyla.

Ben, buhar resitalini ya da buzulun

çağrısını düşlerim.

Göz gözü görmesin, irisler donsun ya da!

Ses boğulsun,

Boyum bu boy kalsın!

Yüreğim bu çifte olurlukta,

Ilığın en karşıtı, deli düşmanı,

Kutup tanının kendisi olmaya ant içerek,

Dilerse kardan, buzdan bir igloo olsun,

dilerse eritsin bu vücudu kendi iç şafağında,

yunsun gök taşında!

Su, şimdi aydınlık ve hafiftir,

Yüzeyi çok karanlıkla solmuş olsa da.

28 Aralık 2020 10:25

Metallurgist
Başbakan Müsteşarı

30.09.2020

Yarına (Afşar Timuçin)

Yakışmıyorum kim ne derse desin

Yakışmıyorum yalnızlığa

Sizde başlamadan bende bitmesin

Benim de olmasın sizin olmayacaksa

Çam kokusunu genzime çekişim

Sizin gülü sevmenize çok benzer

Bizde incinmesin bu dirilik

Bu yağmura dayanıklı saçlar

Bu ayakta durabilme sevinci

(Bu ölüm tiksintisi içimizden gitmesin)

Ben bir ağaç gibi dallarımın kırılıp

Toprağa batırıldığını görmek isterim

Dallarımın yepyeni ağaçlar olması

Tek yüceliğim tek kutsallığım benim

Bir başıma ne işe yararım

Dostum sevgilim kardeşim bacım

Neye yarar bir insan tek başına

28 Aralık 2020 10:27

Metallurgist
Başbakan Müsteşarı

01.10.2020

Hüsran Sokağı (A. Hicri İzgören)

Yakışmıyorum kim ne derse desin

Yakışmıyorum yalnızlığa

Sizde başlamadan bende bitmesin

Benim de olmasın sizin olmayacaksa

Çam kokusunu genzime çekişim

Sizin gülü sevmenize çok benzer

Bizde incinmesin bu dirilik

Bu yağmura dayanıklı saçlar

Bu ayakta durabilme sevinci

(Bu ölüm tiksintisi içimizden gitmesin)

Ben bir ağaç gibi dallarımın kırılıp

Toprağa batırıldığını görmek isterim

Dallarımın yepyeni ağaçlar olması

Tek yüceliğim tek kutsallığım benim

Bir başıma ne işe yararım

Dostum sevgilim kardeşim bacım

Neye yarar bir insan tek başına

28 Aralık 2020 10:29

Metallurgist
Başbakan Müsteşarı

02.10.2020

Çığlık (A.Hicri İzgören)

Bana kanlı mühürler kaldı

O tarih tacirinden

Uçurumlar çığlıklar ve ölüm tarifleri

Bildiğim tüm masallardan topladım acıları

Yakama iliştirdim

Yaşamak dedim adına sığınaklar emzirdim

Bütün sözcükleri yüzleştirdim ateşle

Anlatamadım günlerin cehennemini

Ajans haberlerinde kirleniyor insanlık

Bütün sevinçler çarmıhta hızla yaşlanıyor

Çocuklar

Bozguna uğramış aşk düşürmüş bayrağını

Geceler unutmuş sevişmeleri

Tanrılara bulaştırmak için bu cinneti

Deliyorum aşkın ambargosunu

Yeniden yollara vuruyorum kendimi

Teninden soyunsun artık çığlıklar

Şimdiki zaman'a çekiyorum bütün fiilleri

Bakışlarında köprüledim uçurumları

Uyak olup düşüyorum dünyanın gözlerine

Taze bir çığlığım artık bu kontra mevsiminde

Herkesin biraz "faili" olduğu

"Meçhul" bir cinayetim şimdi

Bana katliamlar kaldı

O tarih tacirinden

Ağıtlar sürgünler ve muhbir suretleri

Bütün yenilgilerimi temize çektim

Ölüm boy veriyor artık

Düşlerimle suladığım topraklarımda

Gözlerine ayarladım tüm imgeleri

29 Aralık 2020 10:50

Metallurgist
Başbakan Müsteşarı

03.10.2020

Uçak Yolculuğu (Cahit Külebi)

Bir uçağım olmalı benim,

Binip üstüne, binip üstüne,

Şu dünyayı gezmeliyim,

Gidip Akdeniz kıyılarına.

Merhaba demeliyim,

Sıcak sıcak denizlerde,

Çimen gemici çocuklara.

Bir uçağım olmalı benim.

Binip üstüne, binip üstüne,

Daha uzaklara gitmeliyim,

Ta Fransa'ya, Berlin'e

Selam demeliyim dört iklimden.

Özgürlük için dövüşmeye gelenler

Ölümlü günler bitti mi?

Ölen tüfekler sustu mu?

Kazanlarda sıcak aşlar pişti mi?

Bir uçağım olmalı benim,

Binip üstüne, binip üstüne,

Diyar diyar gitmeliyim...

Toplam 1075 mesaj
«42434445464748495051525354