Editörler : yaralı-bir-öykü
17 Şubat 2019 23:15

Metallurgist
Müsteşar

Gittikçe Irayan (Ayten Mutlu)

buğulu bir camdan bakar gibisin

gözlerinde bu dalgın, bu yorgun bulut

yüreğimde güz kıyamet fırtınalar koparan

bu dargın bulut

yaban bir yağmur sonrası sesin

dallarına çekilmiş durgun bir çınar

gibi sakin

suskunluğu telâşsız sözlere sarıyorsun

yüreğim örselenmiş kırık kanatlarıyla

düşerken avucuna

anlamıyorsun

böyle mi biter aşklar

gün batımına uçan göçmen bir kuşun

yitivermesi gibi

bir rüyanın ansızın bitivermesi gibi

nasıl unutursun?

nasıl unutursun beni sevdin

harlı ateşler yaktın karanlığıma

aşkların haraç mezat satıldığı dünyada

yıldızları birer birer indirdin saçlarıma

seni sevdim

kocaman bir dağ gibi genişledi yüreğim

ne çok şeyimiz vardı anlatacak

kimsenin bilmediği ne çok şeyimiz

ne çoktuk, ikimizdik, ne çoktuk

ne güzeldik, hiç olmadığımız kadar

sen alır gelirdin kendini

beni getirirdin yüreğindeki

öyle anlardı, aşardık insanın yazgısını

nasıl unutursun?

giderdin

masamda söylenmemiş şiirleri bırakıp

sen gelinceye kadar

nasıl da yalnızlıktı yastığımda unuttuğun

ve artık hep yokluğun?

bir rüzgârdı, kapandı pencereler

son sesleri bunlar ezgimizin

duyuyor musun?

gidiyorum

kal, demiyorsun

şimdi bozkırlarda usul usul ağlayan

kahır yüklü ağır bir tren gibiyim

kimsesiz bir aşkın ayak izinden

uzak yıldızlara doğru yol alan

ve gittikçe ırayan

ve gittikçe ırayan

20 Şubat 2019 09:31

Metallurgist
Müsteşar

18.02.2019

Sevdiğini Düşünmek (Ayten Mutlu)

havuzlu bir bahçede

kuş sesleri gibi bir şey sevdiğini düşünmek

hapisten yeni çıkmış bir dostun

yanındaki iskemlede gülümseyen solgun yüzüne

dokunuvermek

düşünmek sevdiğini

çakıllara söylediğin o eskimeyen şarkı

yüreğinin en sıcak vuruşuyla

tutuşturmak sönen bir kıvılcımı

kaybolmuşken karanlığın içinde

çamurlarda bulduğun o yaralı kuş

yanıveren ışıklar uzak bir pencerede

yorgun ayaklarında düzlüğe varan yokuş

kalabalık sofralarda yerinin ayrılması

yalnız sana söylenmiş günahların

ağırbaşlı suskusu

akbardaklar kar altında uyurken

saçaktaki rüzgârın uğultusu

sevdiğini düşünmek

çekivermek denizden balıklı bir oltayı

çocukluğun gökkuşağı uçurtmasıyla

yakalamak en uzak yıldızları

tek başına bile kalsan yorgun kalabalıkta

bilmek haklı olduğunu

upuzun bir kavgada

ve anlamak ki sevmek

ilk ılık esintiye çiçeklerini açan

erik ağacı gibi kuşkusuz ve kaygısız

yüreğini serivermek

hayata

20 Şubat 2019 09:39

Metallurgist
Müsteşar

19.02.2019

Annemle İlgili Şeyler (Didem Madak)

Sevgili Anneciğim,

Binlerce kez açıldım, binlerce kez kapandım yokluğunda

Kocaman bir dağ lalesi gibi

Ve kapkara göbeğini dünyaya fırlatacakmış gibi duran.

Şimdi mucizevi bir yerdeyim

Muc'ın ucuz evinde

Sanki mürekkebi rutubet olan bir kalem

Duvarlara hep senin resmini çiziyor

di?li geçmiş zamanda birçok resim,

Hep gülümsüyorsun

Aklının ortasında mavi bir yıldız varmış gibi

Ve o yıldız karanlık bir şubat akşamında

Durmadan soluyormuş gibi

Hatırlar mısın?

Mavi saçlı bir tanrı gibi severdim Burdur Gölü?nü

O göl şimdi içimde kocaman bir anne ölüsü.

Vişne bahçeleriyle dolu,

Neşeli bir şehre benzerdi senin sesin.

Bazen ölmek istiyorum

Beni yeniden doğurman için

İri, ekşi bir vişne tanesi gibi.

Kış başında bir ton kömür yığarlardı kapıya

Bazen görülen rüyalar gibi kapkara

Bir ton rüya çıtırdarken

Sen kar yağmadan önce başkaydın,

Kar yağdıktan sonra bambaşka.

Sanki hep buluğ çağındaydım.

Kuşlar zaptederdi her yeri, sabahları

Binlerce kez söylerlerdi söyleyeceklerini

Bizim hiç anlayamayacağımız bir şeyi

Senin şarkıların aç kuşlara buğday saçardı

Kediler yusyuvarlak dururdu karın ortasında

Kar manzaralı bir resmin ortasında durur gibi

Gri kediler sarmıştı etrafımızı, gri dağlar...

Bir tek senin çocuklar üşüyecek rengi saçların vardı.

Ben bu eve Muc?ın ucuz evi diyorm

Yokluğunda böyle oldum.

Mucize öldükten sonra buraya taşındım.

Ve inan

Muc bu evi bana çok ucuza verdi.

Yaşasaydın, hayatının ortasına

Güller yığan bir adam olsun isterdim babam.

Sen bir çocuk romanı annesi ol isterdim.

Ölü mısır tarlaları hışırdıyordu

Ve kalbimde çıngıraklı yılan sürüleri

Diye başlayan bir çocuk romanında...

Şalına sarınırdın toprağa sarınır gibi

Erken öleceğini biliyordum bana bırakmak için,

Bu acımasız ölü anne sesini

Şimdi mucizevi bir yerdeyim

Zaman bir salyangozun vücudunda yaşıyor burada

Ve çok ağır ilerliyor.

Yüzümdeki çillerden başka

İsyan eden biri yok hayatımda.

NOT:

Ölen her kadın için bir şiir yazdım.

Onları Muc'a evin karşılığında verdim

Çok ucuza.

Artık bütün üzgün oluşlarımın adı:

ANNE!

Toplam 263 mesaj
 
ANKET
Binali Yıldırım'ın, İBB adaylığından dolayı, TBMM Başkanlığından istifa etmesini nasıl buluyorsunuz?