Editörler : hopaliSafak Vaktii
24 Nisan 2019 18:43   


Açığa alınma!

üç -beş velinin dilekçesini toplayıp psikolojisi bozuk diye ara raporla görevden uzaklaştırma vermişler. Savcılığa gönderip akli denge adli heyet raporu istemişler. Tabi bu çok kapsamlı, örgütlü bir çalışma tahmin edersiniz. muayene olmak istemiyorum dememe rağmen kendi kendilerine rapor çıkartmışlar. Ne olduğunu bana göstermiyorlar. İlçe milli eğitimin işi. Bazı suçlular var etrafımda organize. amaç bunları kurtarmak sanırım. Nereye başvurulur yasal mıdır yaptıkları? öyle bir öğretmen seçip psikolojisi bozuk diyerek attırabiliyorlar mıymış?

24 Nisan 2019 20:10

Evlenmek Gerek
Şube Müdürü

Siz muayene olmadan nasıl rapor çıkartmışlar? Hekimler muayene etmeden rapor yazmaya mı başlamış?

24 Nisan 2019 20:11

memoserif
Şef

İftira davası ve tazminat davası açın hocam

24 Nisan 2019 20:33

kapuera
Aday Memur

hakarette var. öncelik ilçe milli eğitim öğretmenini koruyacak. ayrıca işten atılma gibi bir durum söz konusu olamaz. ki öyle bir şey varsa dahi malülen emekliye ayırırlar :)

24 Nisan 2019 20:46

dehneliler
Daire Başkanı

Psikolojisi bozuk diye işten attırılmaz Hocam ancak malulen emekli edilir. Bence uzman yardımı almalısınız. Sendikanız varsa eğer sendikanız ile görüşün yoksa da konunun uzmanı bir avukata danışın.

25 Nisan 2019 15:09

fiatpalio1983
Şube Müdürü

Hocam boşverin malülen emekli olsanız bu sistemde inanın daha şanslısınız.En azından artık yapılması çekilmez hale gelen bu meslekten kurtulmuş olursunuz.Meb de çalışmak artık tam bir eziyete dönüşmeye başladı.Benim başıma öyle bir durum gelse malülen emekli olmanın yollarını ararım.En azından ömrünüzün geri kalanında emekli olarak huzurlu bir vakit geçirirsiniz.Şimdi bırakın şikayet edilmeyi artık şikayet bile hafif bir olay haline geldi.Artık kafası bozuk velilerden dolayı can güvenliğimiz tehlikede.Bazıları hiç şikayete başvurmuyor direk tehdit ediyor.Şimdi birinin çocuğuna birşey yapsan adamın kafası bozulup okula gelse çekip vursa ne yapacaksın?Bu memlekette ana muhalefet partisnin liderini bakanlar,il müdürleri milletvekilleri ordu mensupları,polis birliklerinin içinde linç etmeye kalktılar.Bunu ona yapan gariban öğretmene ne yapmaz.Düşünün türk milletinin psikolojik durmunu.Allah yardımcımız olsun.Can güvenliği kalmadı bu memlekette.

25 Nisan 2019 21:21

Moliere
Memur

Ben hayatımda böyle saçmalık görmedim. Sabır diliyorum...

26 Nisan 2019 09:33

alparslan...
Genel Müdür

akli denge heyet raporu istemişler ise gidin alın raporu gözlerine sokun. sonra da iftira vb. hususular ile ilgili dava açın.

daha önce açtığınız konulara bakınca buralarda yazmadığınız çok şey var gibi geliyor. 8 yıl önce ilk açtığınız konu "öğrenciler beni tehdit ediyor". daha sonra bir çok başlıkta "idare bana iftira attı, öğretmenler aleyhimde yalancı şahitlik yapıyor, veliler organize olmuş yalan beyanda bulunuyor, İlçe Milli Eğitim benimle uğraşıyor" vs. buralarda olaylar hep tek taraflı anlatıldığı için sağlıklı bir yorum yapmak zor geliyor. farklı yer ve okullarda farklı idareci, öğretmen, veli, öğrenci, Milli Eğitim vb. kişiler ders saati de az olan, haftada bir kaç gün okula gelen (teknoloji tasarım öğretmeni olduğunuzu yazmışsınız) bir öğretmene neden bunları yapıyor? bu kadar insan sorunlu olabilir mi?

30 Nisan 2019 21:09

tattu
Şef

hakim hastanede gözlem altına alınmama karar vermiş. olmayan muayene raporuna istinaden. Şizofrenler herhalde.

01 Mayıs 2019 16:23

tattu
Şef

Savcıyı şikayet etmek istiyorum. Benim şikayetçi olduğum bir konuda beni suçlu çıkarttı. Psikolojimin bozuk olduğunu iddia etti ve adli tıbba yönlendirdi. Bunun yüzünden görevden uzaklaştırıldım. Muayeneyi reddetmeme rağmen gözlem altında tutulmama yönelik rapor çıkartmış psikiyatrist. Üstelik adli tıp bile değil devlet hastanesi. Hakkımda suç işleyen bin kişi var soruşturma dosyasında ve üstü örtülmek isteniyor. Mesleğim de tehlikeye giriyor. Lütfen yardım!

02 Mayıs 2019 12:43

shalke-04
Aday Memur

Yani psikiyatr ve savcı bir karar aldılarsa bir sorun vardır ortada. Burada senün aleyhinde olacak bazı şeyler yaşanacak böyle giderse. Madem sorun yok diyorsun o halde git hastaneye ve gözlem altında tutul. Dedüğün gibi ise gider sonradan raporun ile karşı dava açarsın

04 Mayıs 2019 15:38

Evlenmek Gerek
Şube Müdürü

Aşağıdaki haberde bahsedilen öğretmen, bu konuyu açan kişi mi?

https://odatv.com/yolsuzlugu-ortaya-cikaran-ogretmenin-basina-neler-geldi-04051955.html

15 Mayıs 2019 01:28

nekeb
Aday Memur

akli denge heyet raporu istemişler ise gidin alın raporu gözlerine sokun. sonra da iftira vb. hususular ile ilgili dava açın.

daha önce açtığınız konulara bakınca buralarda yazmadığınız çok şey var gibi geliyor. 8 yıl önce ilk açtığınız konu "öğrenciler beni tehdit ediyor". daha sonra bir çok başlıkta "idare bana iftira attı, öğretmenler aleyhimde yalancı şahitlik yapıyor, veliler organize olmuş yalan beyanda bulunuyor, İlçe Milli Eğitim benimle uğraşıyor" vs. buralarda olaylar hep tek taraflı anlatıldığı için sağlıklı bir yorum yapmak zor geliyor. farklı yer ve okullarda farklı idareci, öğretmen, veli, öğrenci, Milli Eğitim vb. kişiler ders saati de az olan, haftada bir kaç gün okula gelen (teknoloji tasarım öğretmeni olduğunuzu yazmışsınız) bir öğretmene neden bunları yapıyor? bu kadar insan sorunlu olabilir mi?


alparslan..., 2 ay önce - Alıntıya git

Bilmeden konuşmak bu kadar kolay olmamalı.

Evet, öğretmenin yaşadıkları gerçekten inanılır gibi değil. Ama tüm bu olanların yakınında olduğunuzda ve hatta şahit olduğunuzda inanmak istemediğiniz her şeyin gerçek olduğunu görüyorsunuz.

Bu öğretmen, 2016 yılından açtığı tüm mesajlarda ne yazdıysa hepsine tanığım. Onun bu kadar bahtsızlığı yaşadığı okuldaydım ben de. O okulda hayal edemeyeceğiniz karakterlerde çeteleşmiş ve mafya niteliği taşıyan bir bayan öğretmen grubu vardı. 10-15 bayandan oluşan birbirine kenetlenmiş çeteden bahsediyorum. Yeni gelenleri öğütemediklerinde her şeyi yapabilen bir çete.

Gelelim bu öğretmenin o okuldaki olayına:

Okulun rehber öğretmeni, daha konuyu açan öğretmen gelmeden herkesin içinde ''Arkadaşlar, yeni gelen öğretmen şunu yapmış bunu yapmış, dosyasına baktım, öyle olmuş böyle olmuş.''

Sonra bu öğretmenimiz ne zaman onların yanından geçse derin bir kahkaha korosu başlardı. Gittikçe psikolojik tacize dönüştü. Kaç kere bunun yanlış olduğunu söylemeye çalıştım, beni de karşılarına aldılar.

Bir gün velileri çağırıp bu öğretmeni şikayet etmeleri gerektiğini söylediler. Ayrıntılarını bilmediğim onca problem yaratıldı. Ve veli ayağı tamamlandı. Sonra bahsettiğim çete dilekçeler yazdı. Okul müdürü ayrı şekilde yazdı. ( O da bayandı ve çetenin muhafızıydı.)

Bir gün yine aynı rehber öğretmeni ''Arkadaşlar, muhakkikler gelince hepimiz aynı şeyleri söyleyelim, ağız birliği olsun ki sonuç çıksın.'' dedi. Birbirlerine uydurdukları şeyleri o kadar çok tekrarladılar ki ben bile onlara inanır hale geliyordum. (Hem de ilk uydurma anlarına şahit olduğum halde.)

Sonra bir gün ben müdürün odasındaki fotokopi makinesini kullanmak isterken odada muhakkkikleri ve bu öğretmeni gördüm. Muhakkiklere ''Hocam, bu öğretmene karşı bir çete var. Ağız birliği ile dilekçe verdiler. İzin verin bildiklerimi anlatayım.'' dedim.

Muhakkikler adımın dosyada hiçbir yerde geçmediğini, beni dinleyemeceklerini söylediler.

Tabi çete bunları duydu, o günden sonra yeni düşmanları ben oldum.

Bu öğretmenimiz, hileyle başka okula gönderildi.

Ve çetenin elinde ben kaldım. İki yıl boyunca onlara direndim. Benimle baş edemeyince önceki taktikleri denediler, tutmadı. Çağırdıkları velileri kandıramadılari, veliler onları şikayet etti.

Okulda zaten her türlü illegal uygulama vardı. Çocukları bir sürü kritere göre gruplandıran, seviye sınıfları yaptıran, çocukları velilerine göre önemli önemsiz gören bir anlayış. Kendi çocukları için de özel sınıflar oluşturmuşlardı. Ve ben aynı zamanda bu yapıyla savaşıyordum.

Öyle bir okul düşünün ki bir öğretmenin kitabı en kaliteli yayınevinden çıkıyor ama o kitap okula giremiyor. Çocukların elinde gördüklerinde ''Bu kitap yasak, okuyamazsın.'' diyecek kadar tuhaf bir topluluk. Kitabımdan dolayı kaç kere hakkımda soruşturma açtırmaya çalıştılar. Birinde başardılar da. Engelli bir çocuk için düzenlediğim imza günü için okul müdürü beni şikayet etti. İmza günü, dersimin olmadığı gündü, başka okuldaydı, şikayet eden müdürümüzle alakası yoktu. Ama kadının arkası sağlam, o istedi diye hemen açıldı soruşturma.

Neyse, olay ben değilim. Demek istediğim bu öğretmenin ortak çalıştığımız okuldaki tüm anlattıkları eksik bile. Onun bile bilmediği daha neler oldu onunla ilgili.

Bu okul dağıtılmalı, o öğretmen çetesi kesinlikle farklı okullara gönderilmeli. Okul müdürü zaten hakkındaki tonlarca şikayetlerden dolayı korunmaya alındı ve ilçeye çekildi. Yerine geçen eski çırağı da aynı düzeni sürdürüyor.

Şu an okuldaki düzen aynen devam ediyor. Hiçbir şikayet bu yapıyı bozmaya yetmiyor. Tersine doğruluk için savaşanlar gitmek zorunda kalıyor.

Benim bu dönem sonu gitmek zorunda kalacağım gibi.

Çünkü öğretmenler, benimle de ilgili de dilekçe verip organize oldular. Ve filmin 2. serisi başlıyor.

Ben 3 yıldır bu okuldayım. Kimbilir bizden önce daha kimlere ne yaptılar da bu kadar bilendiler.

Bu yazıları okuyan bir bakanlık müfettişi ya da yetkili okur da bu okula uğrar diye umut ediyorum.

Buraya yazmadığım akla hayale gelmeyecek ne dolaplar dönüyor o okulda, belki ortaya çıkartılır bir gün.

15 Mayıs 2019 10:48

alparslan...
Genel Müdür

Bilmeden konuşmak bu kadar kolay olmamalı.

Evet, öğretmenin yaşadıkları gerçekten inanılır gibi değil. Ama tüm bu olanların yakınında olduğunuzda ve hatta şahit olduğunuzda inanmak istemediğiniz her şeyin gerçek olduğunu görüyorsunuz.

Bu öğretmen, 2016 yılından açtığı tüm mesajlarda ne yazdıysa hepsine tanığım. Onun bu kadar bahtsızlığı yaşadığı okuldaydım ben de. O okulda hayal edemeyeceğiniz karakterlerde çeteleşmiş ve mafya niteliği taşıyan bir bayan öğretmen grubu vardı. 10-15 bayandan oluşan birbirine kenetlenmiş çeteden bahsediyorum. Yeni gelenleri öğütemediklerinde her şeyi yapabilen bir çete.

Gelelim bu öğretmenin o okuldaki olayına:

Okulun rehber öğretmeni, daha konuyu açan öğretmen gelmeden herkesin içinde ''Arkadaşlar, yeni gelen öğretmen şunu yapmış bunu yapmış, dosyasına baktım, öyle olmuş böyle olmuş.''

Sonra bu öğretmenimiz ne zaman onların yanından geçse derin bir kahkaha korosu başlardı. Gittikçe psikolojik tacize dönüştü. Kaç kere bunun yanlış olduğunu söylemeye çalıştım, beni de karşılarına aldılar.

Bir gün velileri çağırıp bu öğretmeni şikayet etmeleri gerektiğini söylediler. Ayrıntılarını bilmediğim onca problem yaratıldı. Ve veli ayağı tamamlandı. Sonra bahsettiğim çete dilekçeler yazdı. Okul müdürü ayrı şekilde yazdı. ( O da bayandı ve çetenin muhafızıydı.)

Bir gün yine aynı rehber öğretmeni ''Arkadaşlar, muhakkikler gelince hepimiz aynı şeyleri söyleyelim, ağız birliği olsun ki sonuç çıksın.'' dedi. Birbirlerine uydurdukları şeyleri o kadar çok tekrarladılar ki ben bile onlara inanır hale geliyordum. (Hem de ilk uydurma anlarına şahit olduğum halde.)

Sonra bir gün ben müdürün odasındaki fotokopi makinesini kullanmak isterken odada muhakkkikleri ve bu öğretmeni gördüm. Muhakkiklere ''Hocam, bu öğretmene karşı bir çete var. Ağız birliği ile dilekçe verdiler. İzin verin bildiklerimi anlatayım.'' dedim.

Muhakkikler adımın dosyada hiçbir yerde geçmediğini, beni dinleyemeceklerini söylediler.

Tabi çete bunları duydu, o günden sonra yeni düşmanları ben oldum.

Bu öğretmenimiz, hileyle başka okula gönderildi.

Ve çetenin elinde ben kaldım. İki yıl boyunca onlara direndim. Benimle baş edemeyince önceki taktikleri denediler, tutmadı. Çağırdıkları velileri kandıramadılari, veliler onları şikayet etti.

Okulda zaten her türlü illegal uygulama vardı. Çocukları bir sürü kritere göre gruplandıran, seviye sınıfları yaptıran, çocukları velilerine göre önemli önemsiz gören bir anlayış. Kendi çocukları için de özel sınıflar oluşturmuşlardı. Ve ben aynı zamanda bu yapıyla savaşıyordum.

Öyle bir okul düşünün ki bir öğretmenin kitabı en kaliteli yayınevinden çıkıyor ama o kitap okula giremiyor. Çocukların elinde gördüklerinde ''Bu kitap yasak, okuyamazsın.'' diyecek kadar tuhaf bir topluluk. Kitabımdan dolayı kaç kere hakkımda soruşturma açtırmaya çalıştılar. Birinde başardılar da. Engelli bir çocuk için düzenlediğim imza günü için okul müdürü beni şikayet etti. İmza günü, dersimin olmadığı gündü, başka okuldaydı, şikayet eden müdürümüzle alakası yoktu. Ama kadının arkası sağlam, o istedi diye hemen açıldı soruşturma.

Neyse, olay ben değilim. Demek istediğim bu öğretmenin ortak çalıştığımız okuldaki tüm anlattıkları eksik bile. Onun bile bilmediği daha neler oldu onunla ilgili.

Bu okul dağıtılmalı, o öğretmen çetesi kesinlikle farklı okullara gönderilmeli. Okul müdürü zaten hakkındaki tonlarca şikayetlerden dolayı korunmaya alındı ve ilçeye çekildi. Yerine geçen eski çırağı da aynı düzeni sürdürüyor.

Şu an okuldaki düzen aynen devam ediyor. Hiçbir şikayet bu yapıyı bozmaya yetmiyor. Tersine doğruluk için savaşanlar gitmek zorunda kalıyor.

Benim bu dönem sonu gitmek zorunda kalacağım gibi.

Çünkü öğretmenler, benimle de ilgili de dilekçe verip organize oldular. Ve filmin 2. serisi başlıyor.

Ben 3 yıldır bu okuldayım. Kimbilir bizden önce daha kimlere ne yaptılar da bu kadar bilendiler.

Bu yazıları okuyan bir bakanlık müfettişi ya da yetkili okur da bu okula uğrar diye umut ediyorum.

Buraya yazmadığım akla hayale gelmeyecek ne dolaplar dönüyor o okulda, belki ortaya çıkartılır bir gün.


nekeb, 1 ay önce - Alıntıya git

siz aynı zamanda çocuk kitabı yazarısınız değil mi?

15 Mayıs 2019 12:42

tattu
Şef

Bilmeden konuşmak bu kadar kolay olmamalı.

Evet, öğretmenin yaşadıkları gerçekten inanılır gibi değil. Ama tüm bu olanların yakınında olduğunuzda ve hatta şahit olduğunuzda inanmak istemediğiniz her şeyin gerçek olduğunu görüyorsunuz.

Bu öğretmen, 2016 yılından açtığı tüm mesajlarda ne yazdıysa hepsine tanığım. Onun bu kadar bahtsızlığı yaşadığı okuldaydım ben de. O okulda hayal edemeyeceğiniz karakterlerde çeteleşmiş ve mafya niteliği taşıyan bir bayan öğretmen grubu vardı. 10-15 bayandan oluşan birbirine kenetlenmiş çeteden bahsediyorum. Yeni gelenleri öğütemediklerinde her şeyi yapabilen bir çete.

Gelelim bu öğretmenin o okuldaki olayına:

Okulun rehber öğretmeni, daha konuyu açan öğretmen gelmeden herkesin içinde ''Arkadaşlar, yeni gelen öğretmen şunu yapmış bunu yapmış, dosyasına baktım, öyle olmuş böyle olmuş.''

Sonra bu öğretmenimiz ne zaman onların yanından geçse derin bir kahkaha korosu başlardı. Gittikçe psikolojik tacize dönüştü. Kaç kere bunun yanlış olduğunu söylemeye çalıştım, beni de karşılarına aldılar.

Bir gün velileri çağırıp bu öğretmeni şikayet etmeleri gerektiğini söylediler. Ayrıntılarını bilmediğim onca problem yaratıldı. Ve veli ayağı tamamlandı. Sonra bahsettiğim çete dilekçeler yazdı. Okul müdürü ayrı şekilde yazdı. ( O da bayandı ve çetenin muhafızıydı.)

Bir gün yine aynı rehber öğretmeni ''Arkadaşlar, muhakkikler gelince hepimiz aynı şeyleri söyleyelim, ağız birliği olsun ki sonuç çıksın.'' dedi. Birbirlerine uydurdukları şeyleri o kadar çok tekrarladılar ki ben bile onlara inanır hale geliyordum. (Hem de ilk uydurma anlarına şahit olduğum halde.)

Sonra bir gün ben müdürün odasındaki fotokopi makinesini kullanmak isterken odada muhakkkikleri ve bu öğretmeni gördüm. Muhakkiklere ''Hocam, bu öğretmene karşı bir çete var. Ağız birliği ile dilekçe verdiler. İzin verin bildiklerimi anlatayım.'' dedim.

Muhakkikler adımın dosyada hiçbir yerde geçmediğini, beni dinleyemeceklerini söylediler.

Tabi çete bunları duydu, o günden sonra yeni düşmanları ben oldum.

Bu öğretmenimiz, hileyle başka okula gönderildi.

Ve çetenin elinde ben kaldım. İki yıl boyunca onlara direndim. Benimle baş edemeyince önceki taktikleri denediler, tutmadı. Çağırdıkları velileri kandıramadılari, veliler onları şikayet etti.

Okulda zaten her türlü illegal uygulama vardı. Çocukları bir sürü kritere göre gruplandıran, seviye sınıfları yaptıran, çocukları velilerine göre önemli önemsiz gören bir anlayış. Kendi çocukları için de özel sınıflar oluşturmuşlardı. Ve ben aynı zamanda bu yapıyla savaşıyordum.

Öyle bir okul düşünün ki bir öğretmenin kitabı en kaliteli yayınevinden çıkıyor ama o kitap okula giremiyor. Çocukların elinde gördüklerinde ''Bu kitap yasak, okuyamazsın.'' diyecek kadar tuhaf bir topluluk. Kitabımdan dolayı kaç kere hakkımda soruşturma açtırmaya çalıştılar. Birinde başardılar da. Engelli bir çocuk için düzenlediğim imza günü için okul müdürü beni şikayet etti. İmza günü, dersimin olmadığı gündü, başka okuldaydı, şikayet eden müdürümüzle alakası yoktu. Ama kadının arkası sağlam, o istedi diye hemen açıldı soruşturma.

Neyse, olay ben değilim. Demek istediğim bu öğretmenin ortak çalıştığımız okuldaki tüm anlattıkları eksik bile. Onun bile bilmediği daha neler oldu onunla ilgili.

Bu okul dağıtılmalı, o öğretmen çetesi kesinlikle farklı okullara gönderilmeli. Okul müdürü zaten hakkındaki tonlarca şikayetlerden dolayı korunmaya alındı ve ilçeye çekildi. Yerine geçen eski çırağı da aynı düzeni sürdürüyor.

Şu an okuldaki düzen aynen devam ediyor. Hiçbir şikayet bu yapıyı bozmaya yetmiyor. Tersine doğruluk için savaşanlar gitmek zorunda kalıyor.

Benim bu dönem sonu gitmek zorunda kalacağım gibi.

Çünkü öğretmenler, benimle de ilgili de dilekçe verip organize oldular. Ve filmin 2. serisi başlıyor.

Ben 3 yıldır bu okuldayım. Kimbilir bizden önce daha kimlere ne yaptılar da bu kadar bilendiler.

Bu yazıları okuyan bir bakanlık müfettişi ya da yetkili okur da bu okula uğrar diye umut ediyorum.

Buraya yazmadığım akla hayale gelmeyecek ne dolaplar dönüyor o okulda, belki ortaya çıkartılır bir gün.


nekeb, 1 ay önce - Alıntıya git

sağolun hocam. Dokuz köyden kovuluyoruz. Keşke çocuk kitabı olsa !

15 Mayıs 2019 22:17

nekeb
Aday Memur

siz aynı zamanda çocuk kitabı yazarısınız değil mi?


alparslan..., 1 ay önce - Alıntıya git

Evet, zaten yazımın içinde de buna değinmiştim.

Kitabım, 4 ay içinde 3. baskıya ulaştı ama okulumdaki çocuklarda görüldüğünde kıyamet kopuyor.

Asıl yazmak istediğim bu değildi. Okuldaki ortamı yansıtmaktı.

Bu okulda deneme sınavlarında ülke genelinde sınıflarımı ilk üçe koyardım. İdare buna sevineceğine ''Hocam az sevinin. Hatırlı sınıflarımız çok üzülüyorlar, veliler beni sürekli arıyor. Koridorda öğrencileriniz başardıklarını falan söylemesinler artık.'' diyordu.

Öğrencilerimle bölgesel ve ulusal yarışmalara katılırdık. Çoğunda kazandık. Ödül törenlerinden dönerdik. Çetenin elemanı olan zümrem ''Bu adam yüzünden her şey bana vazife gibi görüyorlar. Ben uğraşamam yarışmayla şunla bunla. O da katılmasın. Yeter!'' diyordu. İsteği anında bize iletiliyordu. ( O zümrede hatırlı(!) sınıflar vardı. )

Okulda hafta sonu kursu için öğrenciler öğretmen seçer. Okuldaki her 100 öğrenciden 80'i benim adımı işaretler, bana 10 saat onlara 2- 4 saat kurs düşerdi. Bana saldırırlardı bütün dönem boyunca. Öğrencilerin neden kendi öğretmenlerini seçmediğini kurcalamak yerine başarma yöntemleri buydu.

Velilere ve öğrencilere beni kötülemeye başlarlardı. Benden soğusunlar, sevmesinler diye. :) ( Ciddiyim, komik ama gerçek) . Öğrenciler ve veliler onları şikayet etmeye başladı. Şikayetlerden bu sefer beni sorumlu tuttular.

Ders verdiğim sınıflarda sesimi asla yükseltmeden sınıfta istediğim huzur ortamını sağlardım. Onlar bağıra çağıra aynı sınıfları kontrol edemezdi. Kabahat yine benimdi. 'Bu adam onları şımartmış. '' derlerdi. Oysa asıl mesele zaten benim dersimde en düzgün halde durmalarıydı.

Yyaınevleri bana editörlük teklif ettiğinde yayınevine bir mektup gönderildi. ''Ben bu öğretmenle aynı okuldayım, ondan daha iyi yapabilirim. '' diye. Bunu inanılmaz buldum. Ama yapıldı.

Kitabımı gezidkleri AVM'lerde raflarda gören bir öğretmenin o kitabı alıp rafın arkasına gizlediğini kendi kızı anlattı. Çocuk, tabi annesinin neden bunu yaptığını bilmiyordu.

Okulda bir rehber öğretmen var. Mesaisinin tümü okul bahçesi yanındaki sigara bölümünde ve öğretmenler odasında geçer. Ve hiçbir zaman susmaz. Sürekli o odada onlarca yabancı insan çekiştirilir.( Bana göre yabancı, onlar tanıyor konuştuklarını.) .

...

...

...

Bu noktalara absürd olabilecek her şey yazılabilir. Çünkü daha fazlası var.

Ve böyle bir okulda eğer gerçekten bir karakteriniz varsa, onlar uymazsanız, onlar gibi davranmazsanız yandınız. Ben, erkek olarak zaten onların potansiyel düşmanıydım. Çünkü önemli bir kısmı erkek düşmanı dul.

Uzatmayayım, konu çocuk kitabı yazarı olmamdan çok daha öte.

Neden çözülmüyor, neden bir çözüm olmuyor?

Çünkü onların muhafızı eski müdür , şu an soruşturmalardan sorumlu şef.

Size bunları yazarken bile bu okuldaki öğretmenler hakkında en az 10 soruşturma dosyası var.

Ama ne olacak? Hiçbir şey.

Ta ki bir gün gerçekten bakanlık müfettişi gelirse ...Önceki yazımda da bunu demiştim.

15 Mayıs 2019 23:54

dehneliler
Daire Başkanı

Gereksiz bir söylem olabilir de okulu merak ettim. Neyse yazılanlar doğruysa Allah yardımcınız olsun.

17 Mayıs 2019 23:42

nekeb
Aday Memur

Gereksiz bir söylem olabilir de okulu merak ettim. Neyse yazılanlar doğruysa Allah yardımcınız olsun.


dehneliler, 1 ay önce - Alıntıya git

Okulun adını söylemek sakıncalı da Allah kimseyi buraya düşürmesin. Ben de İnşallah haziranda il dışına tayın isteyip kurtulacağım.

Bugün de çocuklara Seçmeli Okuma dersinde 5 çocuk kitabı önerdiğim ve tanıttığım için soruşturma açtılar.

Neymiş, çocuklara kitap tanıtma hakkına sahip değilmişim. Okuma Becerileri dersinde halay mı çekeceğiz çocuklarla?

Her gün ayrı bir aksiyon.

İşin tuhafı, bu okul sanki yabancı ülke toprağında. Hiç mi ilgi çekmiyor bu gariplikler?

18 Mayıs 2019 00:35

dehneliler
Daire Başkanı

Böyle bir nedenden insana soruşturmamı açılırmış Hocam?? İlginç valla, bunu üst amirler görmüyor mu? Ben olsam kendime güvenir, üstesinden gelirim derim ama empati yapınca yerinizde olmak istemezdim, zor valla. Tam tahsil cehalet alır meselesi

18 Mayıs 2019 13:12

fiatpalio1983
Şube Müdürü

Okulun adını söylemek sakıncalı da Allah kimseyi buraya düşürmesin. Ben de İnşallah haziranda il dışına tayın isteyip kurtulacağım.

Bugün de çocuklara Seçmeli Okuma dersinde 5 çocuk kitabı önerdiğim ve tanıttığım için soruşturma açtılar.

Neymiş, çocuklara kitap tanıtma hakkına sahip değilmişim. Okuma Becerileri dersinde halay mı çekeceğiz çocuklarla?

Her gün ayrı bir aksiyon.

İşin tuhafı, bu okul sanki yabancı ülke toprağında. Hiç mi ilgi çekmiyor bu gariplikler?


nekeb, 1 ay önce - Alıntıya git

Hocam şu okulun adını yazsanız en azından birisi yanılıp yazılıp tercih yapmazdı.Genelde bu tür olaylar şehir merkezinde kalabalık personeli ve öğrencisi olan okullar oluyor.Okulda entrikalar almış başını gidiyor.Hocam özelden de yazabilirsiniz.

23 Mayıs 2019 13:22

tattu
Şef

Hocam şu okulun adını yazsanız en azından birisi yanılıp yazılıp tercih yapmazdı.Genelde bu tür olaylar şehir merkezinde kalabalık personeli ve öğrencisi olan okullar oluyor.Okulda entrikalar almış başını gidiyor.Hocam özelden de yazabilirsiniz.


fiatpalio1983, 4 hafta önce - Alıntıya git

Okulla ilgili bir durum değil hocam. Her gittiğim okulda mimlenmiş şekilde yürütülen bir örgütlü sistematik saldırı. Kamuda çalışınca nereye gitseniz durum devam eder.

Toplam 22 mesaj