Editörler : metin_alkan
05 Ekim 2019 02:07

himen2000
Memur

Ben bu sonucu "Akademik Hukuk" web sayfasında gördüm ve sizlere ilettim, onlara da 3 soru

sordum, asagıya sordugum soruları ve cevaplarını yazıyorum hocam:

SORU:

? Bu mahkeme kararından sonra ÜAK tarafından davacının hakları verilmiş yani ÜAK mahkeme kararına uymuş mudur?

? Mahkemeye başvurmak için öncelikle ÜAK a itiraz sürecinin tamamlanması mı gerekmektedir, yoksa itiraz etmeden (çünkü bu yolla sonuç alan şu ana kadar yoktur) doğrudan mahkemeye başvurulabilir mi?

? Bahsi geçen davacı adayın süreci ne kadar sürmüştür?Saygılarımla.

CEVAP:

Mahkeme kararını uygulamaları için yaklaşık 1 ay önce verdik henüz cevap gelmedi.

Eser incelemede başarısızlık kararına itiraz 2 ay kaybettirmektedir. Zira yüzde yüz ret kararı

çıkmaktadır.

Kararın alınması yaklaşık 6 ay sürmüştür.


DoktorGC, 1 yıl önce - Alıntıya git

6 aysa iyi. Ve kimse bu arkadaşı tebrik ediyorum. Ben mahkemenin 1-2 sene sürdüğünü duyuyordum. ÜAK, şartlarda olmayan kriter koyanları engellemeli. Ama nerde?

05 Ekim 2019 23:47

Umut-N2017
Şef

6 aysa iyi. Ve kimse bu arkadaşı tebrik ediyorum. Ben mahkemenin 1-2 sene sürdüğünü duyuyordum. ÜAK, şartlarda olmayan kriter koyanları engellemeli. Ama nerde?


himen2000, 1 yıl önce - Alıntıya git

Hocam, mahkemeye vermeden önce itiraz dilekçesi ile itiraz ediliyor. Dilekçenize olumsuz dönüş yapılırsa mahkeme yolu açılıyor. Şansınız açık olsun...

16 Ekim 2019 23:46

nickbulmakzorazizim
Genel Müdür

"Ben 2018 Ekim döneminde başvuru yaptım ve sonucum ne yazık ki BAŞARISIZ olarak açıklandı. (Hem de Yüksek lisans öğrencisi yetiştirmemiş, tübitak projesi yapmamış gerekçesiyle)"

Yazık gerçekten. Kriterde olmayan iki gerekçe ile adayı başarısız saymışlar. Çok yazık.

16 Ekim 2019 23:58

nickbulmakzorazizim
Genel Müdür

aynı şekilde jüriler bende de haksız yorum ve yönetmeliğin dışında değerlendirme yaptı ben jürilerden ikisini şikayet ettim ve üak jürileri listemden çıkarttı ve jüriler hakkında soruşturma açtı. beni de yeniden jüri sürecine dahil etti. size tavsiyem bir gün yolum düşer, yüz yüze bakarız kötü bir davranış içinde olmayayım kuyumu kazar gibi düşüncelerle pasif kalmayın zaten haksızlıklara kayıtsız kalındığı için bu kendini birşey sanan aslında içleri boş ve korkak kitle böyle davranıyor.


mythomania, 2 yıl önce - Alıntıya git

hocam ne gerekçeler bulmuşlardı size? ve hangi yolla ÜAK'a şikayette bulundunuz?

28 Ekim 2019 11:46

doç2017
Memur

Doçentlik juri üyeleri ÜAK kriterlerinde bulunmayan, kendi geniş hayal dünyalarından bir takım kriterler uydurup adaylara ret veriyorlar...bu kriterleri herhangi bir standart dahilinde olmayan, adaydan adaya karaları değişebilen nitelikte oluyor. Örneğin ÜAK'ın belirlediği asgari kriter 10 ise...juri üyesi bunun daha fazla olması gerektiğini (kafasındaki sınırı da belirtmeden) iddia edip bırakıyor adayı....ya da asla kriterde olmayan saçmasapan bir kriter üretiveriyor ve "bence bu da olmalı" diye iddia ediyor....Fabrication yani....Kötülüğü yapan mı suçludur yoksa kötülüğün yapılmasına izin verenler ve kötülere destek olanlar mı suçludur? Hepsi suçludur....izin veren de kötülere destek olanlar da hepsi suçludur...

31 Ekim 2019 21:32

çilebülbül
Aday Memur

Sayın Doçent Adayı Dostlarım, Aralık 2017 başvurusu 10 ay sonra asgari koşulları karşılamamıştır şeklindeki sonuçla iptal edilen ve Ekim 2018'de ikinci kez başvuran tam 13 ay sonrada 5/5 Başarılı sonucunu alan eski bir doçent adayı, yeni kadın hastalıkları ve doğum doçenti olarak sizi sevgiyle selamlarım. Burdan çıkan sonuç daha evvelde defaten yazdığım gibi, biz güçlüyüz ve haklıyız. Isracı olunca, sabredince, yeterince bekleyince ve şanssızda değilseniz (yada sanslıysanız) sonuç illaki, öyle yada böyle başarılı olacak. Söylemek kolay ama ne olur canınızı sıkmayın moralinizi bozmayın, sizi bu dosyalarla en fazla geciktirirler ama engeleyemezler. Ben bu forumu ve DBS yi binlerce kez tıkladım bu 23 ay boyunca. Artık tıklamayacağım. İnşallah herkes en kısa sürede hayırlı ve mutlu sonucuna kavuşur.

Saygılar Selamlar....

05 Kasım 2019 13:28

escheri
Aday Memur

Arkadaşlar sizlere bir soru sormak istiyorum, Etik incelemelerde zamanaşımı için ÜAK yönergesinde intihal, sahtecilik ve çarpıtma dışındaki diğer etik incelemelerde 10 yılı aşmışsa etik inceleme yapılamaz deniliyor. Ancak YÖK yönetmenliği zamanaşımında madde 2547'nin - 53C içinde intihal için 6 yıl, diğer etik incelemeler için 2 yıl geçmiş ise disiplin cezası verilemez. Şimdi bu bir karmaşa değil mi? hangisine göre yorum yapılacak. örneğin etiğe kalmış birisine hangisi için yaptırım uygulanacak. Birde doçentlik etik durumundan dolayı öğretim elemanı meslekten çıkarılma, başka bir kuruma memur olarak mı atanmadır, bu madde de açıklayıcı değil.

Bir diğer sorum aynı yönetmeliklerde akademik terfilerde, atamalarda kullanılırsa eser zamanaşımı süresi yeniden başlar diyor, örneğin özgeçmiş dosyasında varsa ancak beyannameye eklenmese yani puan talep edilmese zamanaşımına dahil oluyor demek mi?

26 Kasım 2019 21:05

nickbulmakzorazizim
Genel Müdür

"İlk başvurumda gece gündüz çalışıp her şeyi ile üstlendiğim (hipotez/bütçe/laboratuvar/normalizasyon/yazım/gönderim/düzeltme/kabul) toplamda üç koca yılıma mal olan 3 adet tek yazarlı çalışmamı (etki değeri üç ve üstü) genel raporu başarısız olan hoca performans açısından takdir ederken, ikinci başvurumda bir başka jüri bunları bana aday multidisipliner çalışamaz diyerek eleştiride bulunmakta,

İlk başvurumda jüri üyeleri KADROSU itibari ile lisansüstü tez yönetememiştir derken, ikinci başvurumda kadrom görmezden gelinerek ağız birliği ile 5 jüri üyesi de aday lisansüstü hiç tez yönetmemiştir ve bu çok büyük bir eksikliktir diyebilmekteler (sanırım kendileri direk uzaydan Prof kadrosunda bulundukları bölümlere ışınlandıkları için Öğretim Üyesi kadrosu haricinde lisansüstü tez yönetilemediğini bilmemekteler veya bilmek istememek işlerine gelmemektedir)

Hatta ikinci başvurumda adayın PATENTİ YOKTUR diyerek başvurumu başarısız gören bir jüri üyesi dahi vardı, (allahınız aşkına her dönem Doçentliğe başvuran adayların kaçında merak ediyorum PATENT vardır da bu bir red kriteri olmaktadır)"

27 Kasım 2019 15:11

ariffffff
Aday Memur

"Ben 2018 Ekim döneminde başvuru yaptım ve sonucum ne yazık ki BAŞARISIZ olarak açıklandı. (Hem de Yüksek lisans öğrencisi yetiştirmemiş, tübitak projesi yapmamış gerekçesiyle)"

Yazık gerçekten. Kriterde olmayan iki gerekçe ile adayı başarısız saymışlar. Çok yazık.


nickbulmakzorazizim, 1 yıl önce - Alıntıya git

jüri raporlarından örnekler

1. Jüri -Sonuç olarak; adayın çalışmaları ve yayın yapmış olduğu dergiler nitelik yönünden yeterli olarak görülmemiş ve aday BAŞARISIZ olarak değerlendirilmiştir. (YAYınlara ilişkin bir cümle yok. Jürinin görevi yayın yapılan dergileri mi incelemek)

2. Jüri -Aday, eser incelemesi sonucunda asgari başvuru şartlarını sağlamış olduğu görülse bile eserlerin nitelik açısından incelenmesi sonucunda ilgili alana katkı anlamında yetersiz olduğu düşüncesiyle, BAŞARISIZ olduğu kanaatindeyim. (Jürinin yazdığı gerekçeli raporun tamımı bu kadar)

3. Jüri -Adayın ülkenin saygın ve tüm camia tarafından kabul gören sempozyum ve konferanslarında sunduğu herhangi bir çalışmasının olmaması akademisyenliğin gereğini yerine getirmediği kanısı uyandırmıştır. (Jüri bildiri olarak sunduğum 21 adet uluslararası Konferansları beğenmemiş.).

Akademik tecrübenin önemli göstergelerinden birisi olarak sayılabilecek Lisansüstü Tez Yönetimi konusunda da adayın herhangi bir tecrübesinin olmaması da bu aşamaya gelmiş bir aday için önemli bir eksikliktir. (Prof ve Doç lerden Dr. Öğr. Üyelerine tez danışmanlığı mı düşüyor)

Sonuç olarak; aday her ne kadar asgari kriterleri sağlamış olsa da, yukarıda değinilen tüm hususlar dikkate alınarak 2019 Mart Dönemi Doçentlik Başvurusu Eser İnceleme aşamasından BAŞARISIZ bulunmuştur. (yayınlara ilişkin bir cümle bile yok)

Diğer iki jüri başarılı demiş.

ÜAK kriter belirlemek için boşa uğraşıyor, her jüri kendi kriterinin kendi belirliyor.

16 Aralık 2019 13:19

nickbulmakzorazizim
Genel Müdür

Buradaki örnekleri bir dernek, eğitim sendikası vs derleyip ÜAK, YÖK, Cumhurbaşkanlığı nezdinden gündem yaratacak bir çalışma yapmaz ise biz daha çok bu keyfi kriterlere maruz kalırız maalesef. Adaylar da çekindikleri için jüri kararlarını mahkemeye taşımıyorlar. Halbuki tahmin ediyorum bu keyfi kriterlerin en az %70'i mahkeme tarafından bozulur ve yeni bir bilirkişi atanır.

12 Ocak 2020 00:36

nickbulmakzorazizim
Genel Müdür

Jüriler, ÜAK kriterlerine göre değerlendirme yapmadığı, kendi keyfi kriterlerine göre değerlendirme yaptıkları sürece doçentlik süreci sıkıntı olmaya devam edecektir. Buna yoğunlaşmalıyız arkadaşlar, sorunumuzun kaynağı burası.

27 Ocak 2020 10:44

nickbulmakzorazizim
Genel Müdür

"Hocam gecen dönem 150 den fazla puanına rağmen asgari şarttan bırakıldım. Ama beni juri bıraktı, yayınlarımı begenmemiş, 6 adet yayınımı elemiş, sonrasında asgari sartı sağlamıyor demiş, jurinini raporunu kime gösterdiysem inanamadılar, mahkemeye versen kaybetme ihtimalin sıfır dediler. jürinin tez hocamla husumeti vardı, o sebeple bıraktıgını ima etmiş zaten, birkac yıl daha beklesin demiş arkamdan bazı hocalara. İtiraz dilekcesi yazdım hicbri sonuc cıkmadı ÜAK tan."

24 Kasım 2020 19:58

nickbulmakzorazizim
Genel Müdür

Her açıklanan sonuçta mağdur edilen adayları görüyoruz. Birileri jürilerin bu zulmüne dur demeli!

24 Kasım 2020 21:17

adaydoçent
Şef

Her açıklanan sonuçta mağdur edilen adayları görüyoruz. Birileri jürilerin bu zulmüne dur demeli!


nickbulmakzorazizim, 3 ay önce - Alıntıya git
Yayın yapılan dergiler alan dışıdır diyebilir mi hocam? Yayınlar birebir başvuru alanı ile ilgiliyken multidisipliner bir dergide yayınlanması sorun mu?
24 Kasım 2020 22:55

skywalk11
Daire Başkanı

1- Atiflar doktora sonrasi olmakla birlikte doktora oncesi yayinlara yapilmistir bu sebeple puan kirilmistir.

2- aday kendi gelistirdigi olcegi daha sonra bir baska calismada kullanmistir. Uygunsuz durum.

3- Adayin tezden cikan kitabi ile tezdeki analizleri benzerdir (sayin jurim benzer degil aynidir. Cunku dedigin gibi tezden cikan kitaptir)

4- Adayin yasi docentlige uygun degildir.

5- aday hep ayni yas gruplari ile calismistir. Tum yayinlar da yas gruplari benzerdir... Nabalim alanimiz bu yasi iceriyor olabilir mi acaba=).

6- Adayin bildirisi genisletilmis ve makale haline getieilmistir. Ancak bildiride orneklem 73 iken makalede 96 olmustur. Etik sorun teskil etmektedir. Yuh artik...

7- Adayin 2 yayininin konusu benzerdir. (anahtar kavram disina cikinca da laf ediyon sayin jurim)...

Bitmez bunlar...

24 Kasım 2020 23:15

Muannit12
Şef
19 SCI/SCI expanded yayın, 8 TR Dizin ulusal makale, 8 uluslararası kitap bölümü, 66 ulusal ve uluslararası bildiri, 600 civarı SCI atıf, 1 doktora ve 7 yüksek lisans öğrencisi danışmanlığı, 3 ulusal proje görevi, 6 Bap projesi yürütücüsü, yaklaşık 10 yıl lisans ve lisansüstü ders ile başvurduğum Mart 2020 doçentlik başvurum, asgari şartları sağlamadığım gerekçesi ile iptal edildi. Gerekçe bulmak için hiç uğraşmamış jüri üyesi. Hatta alışkanlık haline getirmiş olmalı ki önceden yazdığı raporlardan yararlandığı için başvurumu Ekim 2020 olarak yazmış (büyük ihtimalle önceki yıllarda Ekim ayında başvuran bir adayın raporuydu). ÜAK da yürürlükten kaldırılan yönetmeliğin 4/3 maddesine dayandırarak eklemiş raporu, o da uğraşmamış. Yani jüri keyifli, ÜAK keyifli. Bu keyfiyet haline kelimeler kifayetsiz.
26 Kasım 2020 13:34

etik abone
Aday Memur

Hep benzer hikayeleri yaşıyoruz ne yazık ki !!! Ne yapabiliriz acaba ?Sistemin kesinlikle tekrar gözden geçirilmesi gerekli... Ben kendi adıma CİMER de dahil olmak üzere yazdım. Gerçi cevap sıradan cümleler içeriyordu ama bir nebze içim ferahladı. Yine UAK özel kalemine başıma gelenleri ve sistemin aksayan yönlerini içeren mail attım. Ve bu durumda olan kişinin sadece ben olmadığımı da bildirdim. Ve şaşırtıcı bir şekilde UAK Genel Sekreteri tarafından arandım. Çok ince bir davranıştı. Ancak UAK Genel Sekreteri göreve yeni atandığı için henüz işleyişe pardon işleMEyişe hakim değildi.

04 Aralık 2020 15:58

doktorcivan38
Aday Memur

ETİK İHLAL VE MAHKEME SÜRECİ İLE İLGİLİ AŞAMALARINI PAYLAŞMAK İSTEDİM..FAYDALI OLUR.

İDARİ DAVA AÇMAK YENİDEN BAŞVURMAYA ENGEL DEĞİL, 3. DÖNEM SONRA YENİDEN BAŞVURABİLİRSİNİZ.

2018 doçentlik sağlık alanında başvurum asgari şart ve etik yönden başarılı bulundum. juri üyelerinin subjektif şartları nedeniyle başarısız bulundum gerekçeleri;

1-XXX derneğin yeterlilik sınavına girmemem

2-Tez danışmanlığım olmaması nedeniyle 4/1 başarısız bulundum.

Karara dava açabilmeniz için önce UAK? e itiraz başvurusu yapıyorsunuz. Fakat inceleme komitesi olmadığı için herkese standart bir ret kararı postalanıyor. (Sonra kamu denetci kurumuna başvurabilirsiniz ama bir şey çıkmaz.)

Uak İtirazınız ret kararı size tebliğ edildikten 30 gün sonra ancak idare mahkemesine dava açabilirsiniz.

bende idari mahkemeye başvurdum ve bilirkişi incelemesi istedim.. mahkeme 3 bilirkişi atıyor. Bilirkişileri sizede bildiriyor bilirkişileri kabul edebilirsiniz veya gerekçeniz varsa değiştirilmesini talep edebilirsiniz. (bilirkişinin inceleme dava konusunu tam belirtin . yoksa bende olduğu gibi etik yönden başarılı olduğum halde bilirkişi yeniden etik ve gereksiz etik inceleme yapmış kasıtlı olarak.)

Bilirkişiler dava konusunu incelemek yerine beni etİk olarak gereksiz yere tekrar inceleme yaparak 20 yayınımdam 15'ini etik ihlal verdi. Dava konusu maddelere ise bilirkişiler şöyle cevap yazdı " xxx derneğinin yeterlilik sınavını YÖK şu an kabul etmiyor ama ileride kabul etmek zorunda kalacak " diye bir hukuksuz ifade kullandılar. tez danışmanlığı olmaması konusuna ise açıklama yapamadılar.mahkeme bilirkişi görüşüne göre karar veriyor ve başvurum reddedildi. UAK bilirkişi raporuna istinaden etik savunmamı istedi, savunma sonucu suçsuz bulundum yani, bilirlkişiler 15 yayını haksız yere etiğe vermişler. ETİK olarak suçsuz olduğum UAK kararını istinaf mahkemesine sundum kararın lehimize çıktı. (dava ortalama 6 ay -12 ay sürüyor.)

Yani bilirkişiler de aynı juriler gibi benzer hocalardan oluştuğu için mağdur olabilirsiniz.fakat bu her şeyin sonu değil.

BU ARADA 1,5 YIL geçtiği için 2020 mart dönemine de başvurdum burada da juriler etik ve asgaride bir sorun bulmadılar neticede 3/2 başarılı oldum.

Mahkemeye vermeyin diyenlere katılmıyorum çünkü dava açmadan da 3. Dönem başvurabilirsiniz fakat juriler aynı sebeplerden dosyanızı yine red verebilirler. Yani aynı haksızlıkları defalarca yapabilirler. Dava açmakla bir şey kaybetmedim. Neticede dava açtığım halde 3. Dönem başvurabildim ve doçentliğimi kazandım . aynı zamanda davamda sonuçlandı onuda kazandığım için , doçentlik ünvanı dava açtığım 2018 yılı itibariyle verilecek.

Dava açmayıp ve bekleyip 3. Dönem başvuran ve aynı sebeplerle dosyası yine reddedilen bir çok mağdur var.

DOSYANIZA GÜVENİYORSANIZ, ETİK YÖNDEN HAKLIYSANIZ KESİNLİKLE DAVA AÇIN ?

bu konuda başka sorularınız varsa özelden mesaj atabilirsiniz.

herkese bu sıkıntılı süreçte başarılar diliyorum

selamlar

04 Aralık 2020 16:02

doktorcivan38
Aday Memur

ETİK İHLAL VE MAHKEME SÜRECİ İLE İLGİLİ AŞAMALARINI PAYLAŞMAK İSTEDİM..FAYDALI OLUR.

İDARİ DAVA AÇMAK YENİDEN BAŞVURMAYA ENGEL DEĞİL, 3. DÖNEM SONRA YENİDEN BAŞVURABİLİRSİNİZ.

2018 doçentlik sağlık alanında başvurum asgari şart ve etik yönden başarılı bulundum. juri üyelerinin subjektif şartları nedeniyle başarısız bulundum gerekçeleri;

1-XXX derneğin yeterlilik sınavına girmemem

2-Tez danışmanlığım olmaması nedeniyle 4/1 başarısız bulundum.

Karara dava açabilmeniz için önce UAK? e itiraz başvurusu yapıyorsunuz. Fakat inceleme komitesi olmadığı için herkese standart bir ret kararı postalanıyor. (Sonra kamu denetci kurumuna başvurabilirsiniz ama bir şey çıkmaz.)

Uak İtirazınız ret kararı size tebliğ edildikten 30 gün sonra ancak idare mahkemesine dava açabilirsiniz.

bende idari mahkemeye başvurdum ve bilirkişi incelemesi istedim.. mahkeme 3 bilirkişi atıyor. Bilirkişileri sizede bildiriyor bilirkişileri kabul edebilirsiniz veya gerekçeniz varsa değiştirilmesini talep edebilirsiniz. (bilirkişinin inceleme dava konusunu tam belirtin . yoksa bende olduğu gibi etik yönden başarılı olduğum halde bilirkişi yeniden etik ve gereksiz etik inceleme yapmış kasıtlı olarak.)

Bilirkişiler dava konusunu incelemek yerine beni etİk olarak gereksiz yere tekrar inceleme yaparak 20 yayınımdam 15'ini etik ihlal verdi. Dava konusu maddelere ise bilirkişiler şöyle cevap yazdı " xxx derneğinin yeterlilik sınavını YÖK şu an kabul etmiyor ama ileride kabul etmek zorunda kalacak " diye bir hukuksuz ifade kullandılar. tez danışmanlığı olmaması konusuna ise açıklama yapamadılar.mahkeme bilirkişi görüşüne göre karar veriyor ve başvurum reddedildi. UAK bilirkişi raporuna istinaden etik savunmamı istedi, savunma sonucu suçsuz bulundum yani, bilirlkişiler 15 yayını haksız yere etiğe vermişler. ETİK olarak suçsuz olduğum UAK kararını istinaf mahkemesine sundum kararın lehimize çıktı. (dava ortalama 6 ay -12 ay sürüyor.)

Yani bilirkişiler de aynı juriler gibi benzer hocalardan oluştuğu için mağdur olabilirsiniz.fakat bu her şeyin sonu değil.

BU ARADA 1,5 YIL geçtiği için 2020 mart dönemine de başvurdum burada da juriler etik ve asgaride bir sorun bulmadılar neticede 3/2 başarılı oldum.

Mahkemeye vermeyin diyenlere katılmıyorum çünkü dava açmadan da 3. Dönem başvurabilirsiniz fakat juriler aynı sebeplerden dosyanızı yine red verebilirler. Yani aynı haksızlıkları defalarca yapabilirler. Dava açmakla bir şey kaybetmedim. Neticede dava açtığım halde 3. Dönem başvurabildim ve doçentliğimi kazandım . aynı zamanda davamda sonuçlandı onuda kazandığım için , doçentlik ünvanı dava açtığım 2018 yılı itibariyle verilecek.

Dava açmayıp ve bekleyip 3. Dönem başvuran ve aynı sebeplerle dosyası yine reddedilen bir çok mağdur var.

DOSYANIZA GÜVENİYORSANIZ, ETİK YÖNDEN HAKLIYSANIZ KESİNLİKLE DAVA AÇIN ?

bu konuda başka sorularınız varsa özelden mesaj atabilirsiniz.

herkese bu sıkıntılı süreçte başarılar diliyorum

selamlar

27 Aralık 2020 03:09

nosferatu82
Aday Memur

Keşke bu başlığı her aday dosya hazırlama aşamasında baştan sona okusa...

Benim Finans alanında 2020 Mart dönemi başvurum 4-1 başarılı olarak sonuçlandı. Bu sonuca rağmen bir doçent adayı ne yaparsa yapsın belirli jürileri memnun etmenin imkanı olmadığını daha iyi anladım. Faydası olması ümidiyle dosya hazırlama sürecimi ve başarısız veren jüri raporunu özetliyorum.

Yıllarca alanımın en eski hocaları ile çalıştığım için mesleğin başında bile birçok doçentlik dosyasını gördüm, değerlendirmede nelere dikkat ediliyor az buçuk şahit oldum. Bu nedenle kısmen kendimi şanslı hissediyordum. Ayrıca bu ilk başvurum öncesinde ailemde ve alanda tanıdığım tüm akademisyenlere her aşamayı tek tek danıştım.

Öncelikle toplam puanı göz ardı ederek, dosyamı olabilecek en temiz/şeffaf şekilde hazırlamaya çalıştım. Bununla birlikte asgari koşula takılmamak için her bir kısıtta en az iki katı puan almak üzere çalışmalarımı dizayn ettim. Puanlamada da buna dikkat ettim (ancak atıflarda sorun oldu).

*Örneğin başvurunun dosya yükleme aşamasında endeksleri kontrol ederken, yayınlama dönemimde "submission fee" alan ancak ilerleyen yıllarda bunu "publication fee" olarak değiştiren iki makalemi puanlamaya dahil etmedim.

*Yüksek lisans tezinden ürettiğim bir makaleyi, ilgili dönem endeksinden emin olamadığım için puanlamaya dahil etmedim.

*Sunumun ardından eleştiriler doğrultusunda makaleye veya kitap bölümüne geliştirdiğim hiç bir özet bildiriyi puanlamadım, ancak hepsini ilişkilendirdim.

*Daha önceden bu aşamalarda canı yanan hocalarımızın tavsiyeleri ile aldığım ödüllerden, katıldığım eğitimlere kadar hepsini tek tek sistemde belirttim.

*Son olarak; zorunluluk olmamasına ve risk taşımasına rağmen tavsiyeler üzerine özgeçmişimde bulunan ancak puanlamaya dahil etmediğim tüm eserleri diğer kategorisine aktardım.

Değerlendirme sonuçlarına göre bu şekliyle dosya hazırlamanın hem avantaj hem dezavantajları olduğunu gördüm. Başarılı veren dört jüriden üçü satır satır bütün dosyayı okumuş ve hiç beklemediğim şekilde uzun açıklamalar ile (6-9-7 sayfa) bir jüri ise yaklaşık bir sayfa ile raporları tamamlamış. Ayrıca detaylı olarak rapor giren jürilerin her birinde yaklaşık bir sayfalık genel değerlendirme kısmı bulunmakta.

*Öncelikle başarılı raporu veren her jüri dosyayı şeffaflık açısından övmüş, ikisi ise puanlamaya dahil etmediğim eserler için ayrıca tebrik etmiş.

(Italik kısımlar doğrudan jürilerin cümleleri)

*Verdiğim lisans/yüksek lisans dersleri başarılı veren jüriler açısından "Bu durum adayın öğretim üyeliği deneyimi kazandığınaişaret etmektedir" şeklinde değerlendirilmiş.

*Neredeyse tüm çalışmalarımda uyguladığım analizler ile başarısız veren jüri dahil olmak üzere "bilim dalında görgül analizleri ile ön plana çıkmaktadır", "sayısal yöntemlerden yararlanması alana sundugu çalısmalarda...", "adayın ekonometrik analizlere hakim oldugu..." cümleleri ile değerlendirilmiş.

*Yaklaşık 40 puana denk gelecek şekilde girdiğim kısıtlı atıflar üç jüri tarafından güncellenmiş. "Basvuru tarihi itibariyle adayın xxx yayınına toplam yyy atıf yapılmıstır. Bu raporun yazıldıgı tarih itibariyle ise..."

*Katıldığım eğitimler ""aday gelistirme cabası icinde...", " bilgilerini güncellemek üzere" şeklinde beklemediğim şekilde dikkate alınmış ve olumlu değerlendirilmiş.

*Temel olarak yayın performansım ise "adayın eser üretiminin süreklilik gösterdigi", "çalışmaları süreklilik arz etmektedir" şeklinde değerlendirilmiş.

Bu özetlediğim kısımlar zaten bir mantık çerçevesinde beklenebilecek değerlendirmeler. Bu başlığa yazma nedenim olan kısım ise başarısız veren jürinin raporuna ait. Hani çok saçma gerekçe gördüm, duydum diyordum ama böylelerine pes artık...

İlgili jüri verdiğim dersler ve çalışmalarda uyguladığım analizlere bağlı olumlu görüşler yazdıktan sonra 180 derece dönmüş;

*"Adayın çalısmalarının aldıgı atıflara bakıldıgında, xxx yayının atıf almıs oldugu görülmektedir, yetersizdir" Kime göre neye göre yetersiz? En az 20 puan için sadece 40 puana denk gelecek kadar puanladım. Ama burada kendim kaşındım, tek pişman olduğum kısım burası...

Bundan sonrası ise inanılmaz, sanki bilimsel bir çalışma nasıl yapılmaz özetler şekilde aktarmış. Rapordan sırasıyla doğrudan kopyalıyorum; ..

"ortaya konulan ampirik soruların tatmin edici seviyede bir derinlige sahip olmadıgı", "çalısmalardaki literatür taramasının yeterli olmadıgı", "çalısmaların sınırlı veri setine sahip oldugu" ,"kullanılan ekonometrik yöntemlerin günümüz gelismis tekniklerinin gerisinde oldugu",

Yahu zamanında tek maaşla ev geçindirirken yemedim içmedim 2010 yılından itibaren her yaz (varsa kış dönemi) en güncel yöntemleri öğrenmek üzere eğitimlere katılmak üzere Türkiye'nin dört bir köşesine gittim. Yeri geldi bu eğitimler için yıllardır atıl bulunan yurt ve benzeri yerlerde toz içinde yattım (Yanlış anlamayın utanarak değil gururla söylüyorum bunu, hep mesleğimin gereği olduğunu düşünerek hareket ettim). Diğer yandan çalışmalarımda en geniş veri setini kullanabilmek için (bilenler bilir Thomson Reuters Datastream veritabına bağlanabilmek üzere) Bilkent ve Boğaziçi kütüphanelerine defalarca gittim geldim.

Esas cümle "uluslararası düzeyde önemli olarak nitelenebilecek dergilerde yayınının bulunmadıgı.."

Ne tesadüf ki puanlamadığımı belirttiğim iki çalışmanın yayınlandığı dergilerde bu jürinin de yakın zamanda yayınları var! Ayrıca dün tebrik etmek üzere arayan bir hocamdan bu jüri üyesi ile ortak yayınlarım olan bir hocamın kavgalı olduğunu öğrendim. Zamanında bir konferansta sunum sonrası uzun bir tartışma yaşanmış. Tebrik eden hocam rapordan bahsedince, güldü ve bu olayı anlattı.

İşin özü eski bir tartışmanın sonucu çimen olarak ezilmek mi istendim yoksa puanlamadığım yayınlar neticesinde jürinin damarına mı bastım bilmiyorum. Ancak başarısız verme gerekçeleri gerçekten kanımı dokundu.

Bu şekilde değerlendirme yapan iki jüri daha olsa adayın ağzıyla kuş tutsa başarılı olabilmesi mümkün değil. Üstelik artık yeni başvurularda eski değerlendirmeleri jüriler görebiliyor. Kopyala-yapıştır gitsin...

Toplam 63 mesaj