Editörler :
22 Temmuz 2019 13:33

Stefan Hirsch
Aday Memur

"Argumentum ad hominem"

*

Ülkem adına üzüldüm, şurada benim dile getirdiğim argümanlara karşılık 3 mesaj yazmışsınız ve üçü de hakaret dolu. Yazık, birilerinin çocukları da bu gibi akademisyenlere emanet.

22 Temmuz 2019 16:39

enstante34
Aday Memur

ülkede her yer kokmuş zaten salla geç akademisyenin üniversiteden mezun edeceği çocukların hâli ortada işe gelse nolur gelmese nolur ben olsam evde sıcak yatağımdan kalkıp gitmem bile hükümet YÖK buna göz yumuyorsa kabullenmiş demektir sonuna kadar tadını çıkarın

23 Temmuz 2019 03:09

umbro26
Memur

Sırf şu başlığa cevap yazmak için üye oldum.

Her şeyden önce yazayım; akademisyenim, 8-5 okuldayım, 5'ten sonra bir iş olursa gece, sabah demem gece demem ona da bakarım. Hafta sonunda çalışmışlığım sayısız, kağıt okumaktır, sınav hazırlamaktır süre sınırı tanımadım. Babalık iznimin yarısını okula geçirdim. Yıllardır 10 gün üst üste tatil yapamadım. Devlet üniversitesinde çalışıyorum.

Her şeyden önce yazayım; kesinlikle, unvan-derece-kadro farketmeksizin tüm devlet memurlarının çalışıp da karşılığını aldıkları süre zarfında görev yerlerinde bizzat bulunmaları taraftarıyım. Umarım başlıkta bahsi geçen yazı en kısa zamanda okullara ulaşır.

*

Gelelim söylemek istediklerime, "free takılan" akademisyenler aldıkları ücreti hakettiklerini düşünüyorlar mı? Öğrenci görüşme saatleri uygulaması bir saçmalıktır, üniversitede öğrenci bir konuda -ki bu ders ile alakalı olabilir de olmayabilir de- kendinden tecrübeli ve bilgili bir kişiye danışmak istediğinde kilitli kapılarla karşılaşmak zorunda mıdır?

*

Bir hocamız yazmış, sabah gelirim, akşama kadar YouTube, devlet size evinizde makale yazın, kitap yazın diye mi ücret ödüyor? Akademik gelişiminizi sağlamak tamamen sizin öz görevinizdir. Eğer bu gelişimi sağlayamazsanız işinize son verilir. Yani şunu anlayın, size üniversitede hocalık yapın diye ücret ödenir, sizin kendinizi geliştirmeniz tamamen sizin sorumluluğunuzdur. Ne güzel bir düşünce, evimde oturayım, makalemi yazayım, haftada 10-15 saat dersime gideyim. Ondan hariç beni çağırırlarsa YouTube izlerim. Helal olsun.

*

Bir hocamız yazmış, hangi gelişmiş üniversitede mesai var? Makalesini yazıyorsa isterse tuvalette çalışır. Akademisyenliği makale yazmak gibi dar bir pencereye sıkıştırmaya çalışan bu anlayışa ne desek boş. Üstelik mesai yapmamayı, üniversitelerin gelişmişliği konusunda bir kriter olarak görmek de oldukça komik. Türk üniversitelerinin durumu ortadayken, evinde ya da tuvalette atomu parçalayan bu hocalarımız, söz konusu mesai kavramına gelince birden agresif bir tutum takınıyor.

Şimdi bu hocalarımıza desek, madem ki akademisyenlik makale yazmaktır, ders vermektir, sadece bu yaptıklarınızın ücretini yaptığınız kadar verelim. Büyük çoğunluğu isyan eder.

*

Maaş, belirli bir süre belirli bir yerde belirli bir faaliyet neticesinde size ödenen paranın adıdır. Mesaiye hayır diyorsunuz; ancak, teknik olarak onun karşılığına hayır demiyorsunuz. Performansa dayalı ücret desek, ilk siz karşı çıkarsınız.

*

Sonuç olarak;

1- Ya tüm devlet görevlileri, akademisyen-memur vs. farketmeksizin 8-5 mesai yapmalıdır.

2- Ya da akademisyenler "free" takılmalı, buna karşılık sadece yaptıkları işin karşılığını almalılar,bunun dışında bir maaş/ücret almamalıdırlar.

*

Bunların ikisi de evinde/tuvalette/ağaç altında yatıp asistanını gece-gündüz kullanan kimsenin işine gelmez.

Bunların ikisi de akademisyenliği sadece makale yazmakla eşdeğer görenlerin işine gelmez.

*

Saygılarımla.


Stefan Hirsch, 1 ay önce - Alıntıya git

Hocam gerçekten sizler gibi insanları anlamkta çok zorlanıyorum. dünya'dan bu kadar uzak, yazılanları anlamakta bu kadar aciz olmak için özle çaba sarf etmeniz gerek. Dünya'nın en iyi üniversitelrinde bulundum, hiçbirinde mesai yoktu, tek birinde bile.

sayın hocam, isteyen tuvaltte isteyen ede makale yazn diyen bendim. ve bu tamamen ironidir, sanırım ironiden çok haberiniz yok ya da gerçekten üst düzery makale nasıl yazılır pek kafanızda oturmuyor (uyduruk dergilerde yazılan makaleleri kaale almıyorum bile), bu tür makaleleri yazmak için çooook çalışmak gerekir. Burada ironiyi anlayamamışsınız sanırım, yoksa tuvalete makale yazılmayacağını herkes bilir. Nature dergisinde her sene bir makale yayınlayıp okula gelmeyen hocanın değeri hergün okula gelip hiç bir halte yaramayan hocadan bin kat fazladır.

kimse kusur bakmasın ama ülkemiz akademinin ne olduğundan habersiz insanlar ile dolu, hala sabah 8 akşam 5 mesaiden bahsetmek, hem de akademi için çok komik. Tekrar ediyorum dünyanın bir tane bile gelişmi üniversitesinde mesai yokken, bu mesaiyi mantıklı bulan akademisyenlerin makul gerekçesi nedir? dünyanın en iyi üniversitelerinin gözden kaçırdıkları neyi görmektedirler? sizler gibi dünyanın geldiği noktayı ve akademinin gelişmesinin özünü göremeyen meslektaşlarımızın olması çok üzücü.

sorumu tekrar ediyorum ve cevap vermenizi bekliyorum: DÜNYANIN EN İYİ ÜNİVERSİTELERİNİN GÖREMEDİĞİ NEYİ GÖRÜYORSUNUZ MESAİDE, LÜTFEN BUNA CEVAP VERİN..verin ki sizin gibi değerki akademisyenlerimizi harvardda gönderelim oraya bilim üretecek mesai saatlerini getirin.

23 Temmuz 2019 09:33

nickbulmakzorazizim
Şef

Bundan 50 yıl sonra dünyada üniversite kalmayacak, öğrenciler tez bile yazmayacaklar. Bilgisayar sizin için tüm makaleleri ve kitapları tarayarak istediğiniz konuda en son güncel kaynaklara göre özet metinler çıkartacak. Bilgi ve iletişim teknolojileri ile bilgiyi üretenler ve bu bilgiye erişenler şeklinde sınıflar oluşacak. Biz mesai tartışıyoruz hala. Dünyanın gelişimini maalesef tasavvur etme kapasitemiz düşük. Hep geriden gelme alışkanlığımız var. Şimdiden her yerde tabletler ve sınırsız internetler varken hangi binadan, hangi üniversiteden, hangi mesaiden bahsediliyor burada? Geçenlerde katıldığım kongrede adam Almanya'dan sunum yaptı kocaman ekranda. Binaya değil, ülkeye bile gelmedi. Gelecekte bu adam herhangi bir üniversite öğrencisine internetten dersini verecek. Hem de farklı ülkelerden farklı dillerde konuşan öğrencilere. ABD'de bir firma kulaklık çıkarttı, karşıdaki hangi dilde konuşursa konuşsun kulaklı sizin dilinizde tercüme yapıyor ve siz onu duyuyorsunuz. Alışmışlıklar ve gelenekler ilerlemenin önündeki en büyük engeldir. Akademisyenlerin dar kalıpları aşamadığı yerde sıradan insanlar ne yapsın...

Toplam 64 mesaj
 
ANKET
Sizce, memur zammının, Hakem Kuruluna kalması iyi mi oldu?