Editörler :
07 Kasım 2020 18:50

cnkd
Şef

Din kursu ne ya.Din den kurs mu olur.Gidene de acana da ne demeli.

09 Kasım 2020 18:39

besyo123
Genel Müdür

dyk lar hepten kapatılmalı.Kusura bakmayın da bir okul da coğrafya ,felsefe dyk olmayıp

beden,müzik dyk oluyorsa kimse masal anlatmasin.Yok öğrenci tercih ediyormuş.O işlerin

nasıl olduğu malum.O zaman üniversite sınavında yapılamayan coğrafya felsefe vs.

sorularının hesabını bedenci falan verir.

Sisteme göre dyk sadece matematik Türkçe edebiyat olur.Gerisi hikaye.

Adamlar dinden,bedenden, müzik ve resimden dyk açmış.Saka gibi.

Dahasi velilerde bunlara yolluyor çocukları.Demiyorlar ki temel dersler nerde

.Kafalara bak


cnkd, 4 hafta önce - Alıntıya git

Beden Eğitimi hariç tüm dersler var şimdi DYK lar amacına hizmet ediyordur.

10 Kasım 2020 22:33

msim
Memur

Linke paylaştığım anasayfa görüşümü arzedeyim.

Dyk, tam adiyla Destekleme ve Yetiştirme Kurslarının; tabiri caiz şirazesinin kaydığı, istikametinden şaştığı, gözükürde öğrenci seçimi adi altında rant odaklı uygulamalara sahne olduğu, verim anlayışının sıfırı tükettiği, öğrencilerin önüne fotokopi-kah test dağıtılarak "yaptım-oldu" mantığına hapsedildiği- "hadi çözedurun bu esnada diğer fotolarınızı çekiyorum " mantalitesine mahkum edildiği, ücret polemiği dahil ekseriyet yandaş kulvardaki idareci ve öğretmenlerin elini yağladığı malumun beyanı sorun ve aşılmayı bekleyen polemiklerdir. MEB saha gerçekleri ve gerekçelerinden yoksun kalmıştır. O bakımdan Devlet artık bu sorunu acilen kendisi sonlandırmalıdır. Resim-müzik-beden eğitimi-Din kültüründen bir defa sınava yönelik bir yetiştiricilik mevzubahis dahi değildir ve haliyle bu alanlar kursun kapsamından çıkarılmalıdır. Görüşlerdeli ortak fikir birliği de budur. 2.ci bir ortak fikir birliği, okul yöneticilerinin kurs vermesine acilen nokta konulması gerçeğidir. 3. temel ve en önemli husus: Kurslarda, EBA sistem sorunundan dolayı öğrenci seçimi olanaksız olup, RANTIN da kaynağı, idareler eliyle alınan dilekçeler vasıtasıyla temelde bu noktadadır. Çünkü okullarda yeniden iş-barışı hakim kılınmalıdır. Çünkü kurslar nedeninden birbirine küsmedik öğrenci-öğretmen-idareci profilinin haddi hesabı yoktur(!) Kurs yerine okuldaki eğitimi önceleyen ve önemini dikkate alan yeni ve olumlu adımlar atılabilir. Maddi bakımdan bazı getirileri var buna kabül, yeri geldi kendimde kurs verdim. Arkadaşların alınmasına da hak verebilirim, lakin ilgili kursların ACİLEN REHABİLİTESİ GEREKMEKTEDİR. Söz konusu neşter çare ve çözümden uzaktır.

MEB DYK sorununu çok amaçlı bir şekilde ve şöyle çözebilir:

Şube bazlı öğrencilere yapacağı dönemlik performans sınavı ile bu sorun aşılabilir. Oradan alınacak başarım ölçütüne göre öğretmenlere dyk görevlendirmeleri yapılırsa sorun kalmaz. Bu aynı zamanda "Performans Teşvik Sistemi" olup, alınan ölçme ve değerlendirme sonucu başarılı öğretmenlerin ek ders ücretlerine %50 oranında iyileştirme yapılabilir. Aksi halde aslı zatında ekonomisi batan devletin sırtında çok ciddi bir kambur ve külfet olan ilgili kurslar kesinlikle kaldırılmalıdır. Üstelik dershane karşıtı bir öğretmen ve ayrıca öğrenci velisi olarak aynı görüşteyim. 7/8 saat dersin arkasına kurs olmaz. Haftasonu ise en az saat 10:00 ile başlanılması icap eder ki öğrenci bıktırılmasın dinlenebilsin. Şu an yapılanın içi ne yazık ki bomboştur... Ayrıca özel (okul) eğitim saçmalığı son bularak, Anayasada hakim kılınan Fırsat ve İmkan Eşitliği ilkesine sadık kalınmalıdır. Diğer yanda Zorunlu eğitim saçmalığı ilkokul sonu 8 sınıf itibariyle bıçak sırtı gibi kesilip atılmalı, Sınıf geçme yönetmeliği elden geçmeli, disiplin ve disipline paravan niteliğe büründürülmüş rehberlikler, kozmik oda mantalitesinden arındırılmalıdır. Her rehber öğretmen 2 haftada bir sınıf öğretmenliği sistemindeki gibi kendi alan uzmanlığını yansıtma amaçlı dersine/etkinliğine kendisi girmelidir... Özellikle ve öncelikle salgın ve sağlık sorununun baş gösterdiği şu süreçte, okullarda 'Ortak Yaşam Alanı' ve geçirilen süreyi önceleyen bir kısım köklü reformlar kaçınılmazdır. Bakanlığın son 2 döneminde sözü verilen ders saati sayıları azaltılması yanında, başta ilkokullar olmak üzere tüm okulların ders saati süreleri ivedilikle 30 dk.ya çekilmeli, süresin ilerisinde ise aynı kalması camianın olduğu kadar öğrencilerimizin ortak talep ve beklentisidir. Etkili ve yetkili otoriteler buradaki görüş ve yorumları kulak arkası etmeye son vermeli, eğitimde 20 sene önce hangi başarı noktasında isek en azından bunu yakalamalayız. Yazık günah, okulları diploma fabrikası gördüren OECD eğitim verileri uğruna koca bir nesil heba edildi.. Her yeri yüksekokul ve üniversite ile doldurmak çare değil. Maalesef yeni nesil; işsiz-aşsız-hedefsiz-kimliksiz-görece kişiliksiz ve daha vahimi yarınından umutsuz bırakılmış vaziyettedir.! Eğitim, hükümetin yumuşak karnıdır ve illaki gereken tedbir alınmazsa sonun başlangıcı kapıdadır.

Uygulayıcıların dikkatine sunar saygılar dilerim.


selamdar, 1 ay önce - Alıntıya git

Çözüm önerileriniz henüz beklenilen seviyeye ulaşmasa da, üzerinde çalıştığınızda seçenekleri geliştireceğinize eminim. Yıllardır bu siteye üyeyim. İlk kez bir meslektaşımın anlaşılır cümleler ile soruna yönelik akılcı vurgular yaptığına şahit oldum. İlkokul seviyesinde basit, çocukça menfaatlere dayanan ve hiç bir bakış açısı sunmayan onlarca yazıdan sonra ilk kez bir meslektaşımı takdir ettim. Selametle.

Toplam 23 mesaj
 
ANKET
Bir kamu çalışanı olarak öğlen yemeği yiyor musunuz?