Editörler : gubaz
08 Temmuz 2020 23:57   


Mobing davası hakkında

arkadaşlar birkaç sorum olacak,bilen varsa cevaplarsa sevinirim. bir davanın kazanılmasında avukatın rolü yüzde kaçtır acaba..?doğru bir soru mudur bu bilemiyorum ..

..

normal bir insana mobbing uygulamakla,atıyorum kanserli olduğu bilindiği halde bir insana mobing uygulamak aynı cezayı mı gerektirir..bu bir yorum mudur ? diyelim adam sürekli hastanelerde uğraşıyor,bu biliniyor amirince ,kanserle cebelleşiyor ama mobinge devam ediliyor ve adamın tüm vücudunu kanser sarıyor,ölüyor...ya adam ölmezse suç hafifler mi peki ? cinayete teşebbüs sayılabilir mi ya da işkence sınıfında bir suç sayılabilir mi bu? mobingin cezası hapis olabilir mi,yoksa sadece manevi tazminat mı olur?

..

mobing davası açıcaz..neler tavsiye edersiniz..kanıtlarım yok,şahitlerim yok,tek başına ne kadar başarılı olabilirim..avukat tutmayı tavsiye eder misiniz,tek başına halledebilr miyim?

..

ayrı ayrı dava açmak mı gerekir peki..hakaret ve aşağılama için ayrı dava mı açmak gerekir mesela..teknik olarak açılabilir mi ?mobbing için ayrı ,cana kast etmekle ilgili ayrı,hakaret ve aşağılama için ayrı vs..

09 Temmuz 2020 01:36

Yol Gösteren
Şef

Anayasanın Hak arama hürriyeti başlıklı 36. maddesine göre herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hukuk sistemimizde, İstisnai durumlar hariç, avukat tutma mecburiyeti bulunmamaktadır.

Uygulamada, avukata verilecek ücreti gereksiz masraf olarak gören, avukatın yapabileceği işi bizzat yapabileceğini düşünen ve davasını, kendileri yürütenler, genelde, telafisi mümkün olmayacak hak kayıplarına uğramaktadırlar.

Kimileri, davasını bizzat açtıktan sonra, işin düşündüğü kadar kolay olmadığını görüp avukat arayışına gitmekte, ancak asillerin yaptığı usuli hatalar, zamanında verilmeyen delil listeleri, karşı tarafın muvafakati olmadan yapılamayacak işlemler nedeniyle, çoğu zaman durum, sonradan davaya dahil olan avukat tarafından da toparlanamamaktadır.

Avukat tutmayıp davasını bizzat yürütmeye çalışan birinin durumunu, iddialı bir müsabakaya çıkması gereken ancak kendi yerine uygun bir ücret karşılığı dilediği kişiyi seçme hakkı olan birinin, bu hakkını kullanmayıp, müsabakaya bizzat çıkmak istemesine benzetmek mümkündür. Bunun bir boks müsabakası olduğunu ve karşı tarafın, bu hakkını profesyonel bir boksör tutarak kullandığını varsayarsak, maça bizzat çıkarsanız, sağlam bir dayak yer oturursunuz.

Eğer

Usul hukukunu biliyorsanız, görevli ve yetkili mahkemeyi tayin edebilecek, dava dilekçenizi, delil listenizi, beyan dilekçelerinizi, usul kurallarına göre hazırlayabilecek, karşı tarafın usul hatalarını görebilecek ve buna zamanında müdahale edebilecek yetiye sahip olduğunuzu düşünüyorsanız,

Karşı taraf profesyonel destek alarak kendini bir hukukçu ile savunurken, siz mevcut bilginizle bunun altından kalkabileceği inancındaysanız,

Davayı kaybetmeniz halinde uğrayacağınız zarar, avukata ödeyeceğiniz vekalet ücretinden daha azsa,

Hürriyeti bağlayıcı bir ceza alma riskiniz bulunmuyorsa,

Duruşmaları, keşifleri bizzat takip edebilecek durumdaysanız, anayasal bu hakkınızı elbette ki bizzat kullanabilirsiniz.

Ancak unutmamalısınız ki, davanın aleyhinize sonuçlanması halinde uğrayabileceğiniz zarar, çoğu zaman, avukata ödemekten imtina edeceğiniz tutardan çok daha büyük olacaktır.

YUKARIDA YAZILANLAR AVUKAT TUTMALIMISIN SORUSUNUN CEVABI.. İSTER TUT İSTER TUTMA..

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Amir durumunda olan devlet memurlarının görev ve sorumlulukları başlıklı 10 uncu maddesinde, amirin maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranacağı ve amirlik yetkisini kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslar içinde kullanacağı, düzenlenmiştir.

19/03/2011 tarih ve 27879 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan İşyerlerinde Psikolojik Tacizin (Mobbing) Önlenmesi konulu Başbakanlık Genelgesinde, kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör işyerlerinde gerçekleşen psikolojik tacizin çalışanların itibarını ve onurunu zedelediği, verimliliğini azalttığı ve sağlığını kaybetmesine neden olarak çalışma hayatını olumsuz etkilediği, kasıtlı ve sistematik olarak belirli bir süre çalışanın aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması, yıldırılması ve benzeri şekillerde ortaya çıkan psikolojik tacizin önlenmesi, iş sağlığı ve güvenliğinin ve çalışma barışının geliştirilmesi için bazı tedbirlerin alınması gerektiği, işyerinde psikolojik tacizle mücadelenin öncelikle işverenin sorumluluğunda olduğu, işverenlerin çalışanların tacize maruz kalmamaları için gerekli bütün önlemleri alacakları, bütün çalışanların psikolojik taciz olarak değerlendirilebilecek her türlü eylem ve davranışlardan uzak duracakları, belirtilmiştir.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 21/02/2014 tarih ve E. 2014/2157 K. 2014/3434 sayılı kararı Hukuk yargılamasında ve özellikle de MOBBİNG e dayanan iddialarda yüzde yüzlük bir ispatın aranmadığı, şüpheden uzak delil aramanın ceza yargılamasına ait olduğu, özel hukuk ve iş hukuku yargılamasında vicdani kanaatin oluşmasına yetecek kadar bir ispatın yeterli olduğu, taraflarca ileri sürülen delillerin sıhhat ve kuvvetinde tereddüt edilmesi halinde işçi lehine yorum ilkesinin uygulanması gerektiği, mobbing gibi diğer dava türlerine göre ispatı nispeten daha zor olan bir konuda kesin ve mutlak bir ispatın aranmayacağı, bu konuda işçi lehine ispat kolaylığı göstermenin hakkaniyet ve adalete daha uygun olacağı kanaat ve sonucuna varılmıştır denilmiştir.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 27/12/2013 tarih ve E. 2013/693 K. 2013/30811 sayılı kararı Mobbingin varlığı için kişilik haklarının ağır şekilde ihlaline gerek olmadığı, kişilik haklarına yönelik haksızlığın yeterli olduğu, ayrıca mobbing iddialarında davacı işçinin, kendisine işyerinde mobbing uygulandığına dair kuşku uyandıracak olguları ileri sürmesinin yeterli olduğu, işyerinde mobbing gerçekleşmediğini ispat külfetinin davalıya düştüğü belirtilmiştir.

Bursa Bölge İdare Mahkemesinin 07/11/2014 tarih ve E. 2014/4053 K. 2014/3839 sayılı kararı Mobbing bir veya birkaç kişinin bir diğer kişiye uyguladığı, düşmanca ve ahlaka, etiğe aykırı yöntemlerle uygulanan sistematik psikolojik bir baskı olarak ifade edilebilir. Aslında mobbing kelimesinin anlatmak istediği şey iş yerindeki duygusal taciz, psikolojik şiddet, dışlama, aşağılama, rahatsız etme, çalışma motivasyonunu, özgüvenini kırma ve mutsuz etmedir. Mobbing uygulamalarını ispat etmenin çok zor olduğu kabulüyle mobbing e karine teşkil edebilecek delillere dayanılarak yargılama yapılmasını benimsemek zorunludur. denilmiştir.

MOBBİNG İÇİN KANITIM YOK ŞAHİDİM YOK DEMİŞSİN YUKARIDA YAZILANLARDA MOBBİNG İLE İLGİLİ SANA FİKİR VERİR...

MOBBİNGİ OLUŞTURAN EYLEMLER AYNI ZAMANDA TÜRK CEZA KANUNUNDA SUÇ SAYILAN HAKARET, İFTİRA, GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA, EZİYET vb. FİİLLERDEN DOĞMUŞ İSE HER BİR SUÇ İÇİN TÜRK CEZA KANUNUNDA ÖNGÜRÜLMÜŞ OLAN CEZA ZAMANAŞIMI SÜRESİ İÇERİSİNDE DAVA AÇILABİLİR...

09 Temmuz 2020 02:24

hector34
Şube Müdürü

çok teşekkürler yolgösteren..özelden soru sorabilir miyim ?

09 Temmuz 2020 02:28

hector34
Şube Müdürü

bu zorlama bir yorum mudur mobing için yoksa olabilir mi ?

Ayrıca Türk Ceza Kanunun İşkence başlıklu 94'üncü maddesi ise "Madde 94- (1) Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur." şeklinde olup vaynı zamanda zaman aşımınada tabii değildir. Mobing uygulanan tüm kardeşlerime duyurulur.

14 Temmuz 2020 20:56

hector34
Şube Müdürü

var mı arkadaşlar söylemek istedikleri olan ?şahidim ve kanıtım olmadan dava açayım mı görüşleriniz neler?

24 Temmuz 2020 22:33

hector34
Şube Müdürü

mobbing davası açmak istersen en az 2 tane sağlam şahit bulman gerek dedi bir arkadaş; yoksa boşuna yorulursun dedi..yani şimdi bu yaptıkları yanına kar mı kalacak müdürün ve yandaşlarının..dava açılınca işyerindeki herkesin ifadesi mi alınıyor yoksa sadece ilgili kişilerin mi? eğer sadece ilgili kişilerinse hepsi birbirini tutacak,ortak ifade verecekler..yok eğer herkesi dinlerlerse belki biri cesaretini toplayıp bişeyler anlatabilir bi ümit..habire soruşturma açıpceza yemekten,laf sokmalardan,yıldırma politikalarından bıktım.

Toplam 5 mesaj