Editörler :
27 Kasım 2020 11:46   


Eğitim herkesin hakkı peki isteyen, istemeyen herkese eğitim aldırılmalı mı?

Arkadaslar bence bu konuda bakanlığın etkin çalışma yapması gerekli.

sonuçta eğitim sistemimiz ihtiyaca göre düzenlenmemiş bence. neden derseniz ,şimdi liseden sonra boş kalan öğrenci bu bilgilerini pek kullanamıyor. bırakın liseyi üniversşte eğitimi almış kimse de iş bulamıyor.

bence istemeyen kişiye eğitim aldırmak doğru değil.

eğer bu konuda batı hata yapıyorsa biz de takip etmek zorunda mıyız ,tabi sistemlerini bilmiyorum ama bence herkese eğitim aldırmak doğru değil. sonra biz öğretmenlerde toplumda ailede cefasını çekiyor.

sınıfta her türlü yaramazlığı yapan öğrenci ,ailesine faydalı olamayan o öğrenci ve topluma da faydalı olamayan yine o öğrenci.

öğretmende hiç mi kabahat yok. vardır ama bu konu ayrı , benim söylemek istediğim eğitim almak istemeyen , okumak istemeyen öğrencinin de eğitim almamasının da yine bir hak olacağı.

27 Kasım 2020 21:27

Kagiş
Şef

Günümüzde geçerli olan eğitim felsefelerinin(ilerlemecilik ve yeniden kurmacılık) kaynağını pragmatizmden yani faydacılıktan aldığını görüyoruz. Bu durumda eğitimde hümanist bir bakış açısı oluşur, yani her insan gereğince, olduğu kadar, eğitilmelidir, eğitilmeye değerdir. Sen yaramazsın okumamamalısın! , senin kafan almıyor sen de okumamalısın! gibi ifadeler yukarıda söylediğim eğitim akımlarına terstir!? Her birey eğitime layıktır ve eğitim almalıdır. Önceden daimici ve esasici eğitim felsefeleri vardı ve bunlar geleneksel akımlardı(okuyan okur, okumayansa başının çaresine bakar misali) ama günümüzde artık bu eski anlayışlarla devam edemeyiz!

27 Kasım 2020 21:35

rodiva
Şef

Günümüzde geçerli olan eğitim felsefelerinin(ilerlemecilik ve yeniden kurmacılık) kaynağını pragmatizmden yani faydacılıktan aldığını görüyoruz. Bu durumda eğitimde hümanist bir bakış açısı oluşur, yani her insan gereğince, olduğu kadar, eğitilmelidir, eğitilmeye değerdir. Sen yaramazsın okumamamalısın! , senin kafan almıyor sen de okumamalısın! gibi ifadeler yukarıda söylediğim eğitim akımlarına terstir!? Her birey eğitime layıktır ve eğitim almalıdır. Önceden daimici ve esasici eğitim felsefeleri vardı ve bunlar geleneksel akımlardı(okuyan okur, okumayansa başının çaresine bakar misali) ama günümüzde artık bu eski anlayışlarla devam edemeyiz!


Kagiş, 2 ay önce - Alıntıya git

ben akılcılık / rasyonalizmden bahsediyorum. Eğitim tercih meselesi olmalı.

zeki olmayan , emek vermeyen zaten öğrenemeyecek...

27 Kasım 2020 23:16

Kagiş
Şef

Ben de diyorum ki eğitim tercih meselesi olmaktan çıktı! Hatta çıkalı çok oldu. Mobilize bir eğitim herkesi, her yeri sardı ve durdurabilene aşk olsun! İki gün haber bülteni izlemediğin zaman otuz yıl geriye gitmişsin gibi oluyor. Kişisel gelişim, mesleki gelişim, hizmet içi, çevrimiçi, uzaktan, açıktan derken olayın boyutları çok genişledi. Bundan kaçamıyoruz.!?

27 Kasım 2020 23:35

usakli64tr
Aday Memur
Aynı düşüncedeyim. Zorunlu eğitim 4-5 yıl olmalı. Gerisi sınavla yönlendirilmeli... Meslek ve o mesleğe çırak ihtiyacı çok fazla. Liseye kadar çocuk biraz kaba olacak ama kartıyor. Ağaç yaşken eğilir. İstek ve yeteneğe göre eğitim tekrar gözden geçirilmeli...
28 Kasım 2020 00:21

memurolm
Daire Başkanı

Egitim dedigin nedir gülüm ?

Mesleki eğitim mi teknik bilgi mi ? Olacagi meslegin egitimini herkes alsin amma velakin ki bir kac saat önce bir haber gördüm üniversite mezunu bir anne bebegini soğukda çöp kutusuna atmış. Bu ne demek bu ülke manen kara bulutlar altında. Buda egitimle çözülür. Güzel ir müfredatla saglam öğretmenlerle manevi yönden güçlü teknik bilgiyede sahip cocuklar insallah tek temennimiz gelecegimiz istikbalimiz

Öğrencilere karne veriyoruz ortadan ikiye katlanmis sol taraf teknik bilgiler sag taraf edep haya güzel ahlak kısmı

2 kanatlı bir sarı kartal

Bu kusu ucurmak uc uc karınca demek hepimizin görevi arz ederim

28 Kasım 2020 12:16

rodiva
Şef
Aynı düşüncedeyim. Zorunlu eğitim 4-5 yıl olmalı. Gerisi sınavla yönlendirilmeli... Meslek ve o mesleğe çırak ihtiyacı çok fazla. Liseye kadar çocuk biraz kaba olacak ama kartıyor. Ağaç yaşken eğilir. İstek ve yeteneğe göre eğitim tekrar gözden geçirilmeli...
usakli64tr, 2 ay önce - Alıntıya git

evet mevcut sistemde gençlerimiz harcanıyor birde böyle bakmak lazım diye düşünüyorum.

kalkınmak için daha güçlü olmak için belki alışkanlıklarımızı değiştirmek gerekli.

arkadas her gün haberler izlemekten dem vurmuş ve haberleri sadece okuyarak öğrenirim çoğu zaman en azından geçtiğimiz 7 yıl boyunca böyle yaptım ve hiç pişman değilim tam tersine çok memnunum arada bir izleme de yapılmalı elbette ..neyse burası da farklı bir tarafa gitmesin..

ben gençlermizin harcanmaması , yeteneklerine ve yapabileceklerine göre yönlendirilmelerini savunuyorum.

mevcut sistemde liseden özellikle düz liselerden mezun olan öğrenci hiçbir şey yapamıyor.

teknk liseler deki öğrencilerle "sen çok daha az çalışıyorsun" diyerek belki küçümsedikleri belki dalga geçtikleri bu öğrencilerden bile dezavantajlı.

peki kaç tane düz lisemiz (anadolu liseleri dahil) var buna bi bakmak lazım.

diğer taraftan mesleki ve teknik okullarda bir manada revize olmalı gibi ,aslında buralara iyi öğrenciler alınmalı gibi düşünüyorum çoğu zaman. ama işte iyilik kriterlerimizde biraz gözden geçirilmeli bence.

ayrıca şunu belirteyim bu kovid 19 bir fırsat olarak değerlendirilebilir belki . revizyon için.

baksanıza arkadas eğitim her yanı sarmış diyor ama sarmaşıklar pek güçlü değil bence.

covid 19 la zaten o sistem mahfoldu.

....

özetle bence revize olması gereken bir sistem var. ama şuna da eminim düşünmeden yapılan bir revizyon revizyon olmaz refailing olur anca.

28 Kasım 2020 12:22

rodiva
Şef

Günümüzde geçerli olan eğitim felsefelerinin(ilerlemecilik ve yeniden kurmacılık) kaynağını pragmatizmden yani faydacılıktan aldığını görüyoruz. Bu durumda eğitimde hümanist bir bakış açısı oluşur, yani her insan gereğince, olduğu kadar, eğitilmelidir, eğitilmeye değerdir. Sen yaramazsın okumamamalısın! , senin kafan almıyor sen de okumamalısın! gibi ifadeler yukarıda söylediğim eğitim akımlarına terstir!? Her birey eğitime layıktır ve eğitim almalıdır. Önceden daimici ve esasici eğitim felsefeleri vardı ve bunlar geleneksel akımlardı(okuyan okur, okumayansa başının çaresine bakar misali) ama günümüzde artık bu eski anlayışlarla devam edemeyiz!


Kagiş, 2 ay önce - Alıntıya git

zaten bizde eğitim herkesin hakkı diyoruz burda bir sorun yok yine evet herkes eğitime layıktır diyoruz.

fakat biz birde şunu söylüyoruz biliyoruz ve görüyoruz.

belli bir saatten sonra eğitim almak istemeyene zoraki eğitmeye çalıştığımız için sorunlar ortaya çıkıyor.

evet belli bir yerden sonra kesinlikle tercih meselesi olmalı. istemeyen , istemediğini ikrar ede ede belli eden öğrenci okumamalı ve onun kendi yeteneğine uygun bir alana bir yere veya bir işe gitmesine izin verilmeli.

türkiye bu değişime evet demeli.

28 Kasım 2020 15:10

hugo.almeida
Genel Müdür

Eğitim sadece o birey için değil toplum için de zorunluktur. 10 kişi bir araya gelseniz ve hepiniz okumuş olsanız hayatla ilgili bir problemi yarım saat içinde çözüme kavuşturursunuz. Bunlar okumamış olursa muhtemelen yarım saat içinde birbirlerini boğazlamaya başlar. Elbette bu verdiğim örnek aşırı abartı ve biraz mizahi. Ancak anlatmak istediğim şey bir toplum içinde eğitim almış kişilerin sayısı ne kadar çoğalırsa o ülkenin çok daha yaşanılası bir yer olacağı inkar edilemez bir gerçek. Buradan da eğitim almamış kişiler şiddete meyillidir, kavgacıdır gibi bir ifade çıkarmazsınız umarım. :)

Bence eğitim zorunlu olmalı ama okul zorunlu olmamalı. Lise eğitimini tamamlamak vatandaşlık görevi olmalı ve lise eğitimini tamamlayamayan kişiler vatandaşlık görevini tamamlamadığı için yaptırımlara maruz kalmalı.

Biz eğitimcilerin özellikle yakındığı konu okumak istemiyor diye tanımladığımız çocukların okula ve okuldaki diğer öğrencilere verdiği zarar. Sınıfta 1-2 tane bu tip örencilerden olması bile o sınıfı oldukça etkiliyor. İşin kötüsü geçmişte bu öğrencilere uygulanan yaptırımlar da ortadan kaldırıldığı gibi öğretmenlerin ve okul idaresinin eli kolu bağlanıyor. Ne sağlıkta ne başka bir yerde kamu görevini yürütenlere uygulanan şiddete karşı devletin ciddi yaptırımları olmadıkça da bu hukuksuzluktan yüz bulanlar şiddet eylemlerini arttırırken öğretmenler ve idareciler sindiriliyor.

Biz yurtta kaldığımız dönem ceza puanı alırdık mesela. yatağı toplamayan öğrenci 5 ceza puanı, ikinci kez toplamayan 10 ceza puanı, kavga eden 50 ceza puanı, izinsiz gece gelmeyen 30 ceza puanı falan. İlkokuldan itibaren böyle bir sistem bile uygulanabilir. Belli sebeplerle okul kültürüne uyum sağlamakta zorluk çeken çocuklar puan ya da disiplin kurulu kararları ile okul dışına çıkarılarak açık öğretime alınabilir. Okul dışına çıkarılamayan öğrenciler ise rehberlik hizmetleri veya psikolojik danışma hizmetleri ile rehabilite edilebilir.

Ayrıca ortada bir sorun varsa bu sorundan öğrencinin etrafındaki tüm etkenler sorumlu olmalıdır. Başarısız bir çocuk neden başarısız sorusunun cevabına odaklanmadan sorumluluğu çocuğun üzerine yıkmak da çok doğru değil. Öncelikle ailesi, sonra öğretmenleri, sonra okul idaresi ve en son çocuklarla ilgili aktif bir sorumluluk sistemi getirilmelidir. Verdiğim 10 ödevden 9'unu yapmadan okula geliyorsa öğrenci birilerinin anasını babasını çağırıp: "hesap sormalıdır"

Kısacası bizde herkes sorumlu ama kimsenin başarısızlıkta sorumluluğu yok durumu yıkılmalı. Sorunlu öğrenciler okuldan uzaklaştırılmalı eğitimden değil.

Toplam 8 mesaj