Editörler : Lanet
14 Mart 2021 15:59   


Editör
Şair Sultanlar

Osmanlı Padişahları, Osmanlı İmparatorluğu'nun kuruluşundan itibaren şairleri ve bilim adamlarını desteklemişler, özellikle Türk dilinin gelişmesinde çok büyük rol oynamışlardır.

Şair ve bilim adamlarıyla çok sıkı bir ilişki içinde olmuşlar, pek çok Arapça ve Farsça eserin Türk kültürüne kazandırılmasında bizzat önderlik etmişlerdir.

Osmanlı Sultanlarının, II. Murad'dan başlayarak İslam kültür ve edebiyatını da çok iyi bildiklerini ve hemen hemen hepsinin şair olduğunu görmekteyiz. Osmanlı Sultanları da diğer şairler gibi mahlas kullanmışlardır. Pek çoğunun da divanı bulunmaktadır.

Gelelim Sultanların şiirlerinde kullandıkları mahlaslara.

II. Murad; Muradi ( İstenerek, ümit ederek beklenen )

(Fatih S. Mehmet'in Babası)

Fatih Sultan Mehmet; Avnî ( Yardıma ait yardıma dair )

I.Bayezid; Adli ( Adalet mensubu, adaletle ilgili )

I.Selim ( Yavuz ) Selimi

Kanuni S. Süleyman; Muhibbi ( Seven, sevgi besleyen anlamında )

II.Selim,Selim ve Selimi;

III.Murad, Murad ve Muradi

III.Mehmed, Mehmed ve Adli;

I.Ahmed; Bahti ( Uğur, alın yazısı, kısmet )

II.Osman; Farisi ( Acemce, Farsça )

IV.Murad; Muradi;

II.Mustafa,; İkbali ( Kısmet, gelecek, alın yazısı )

III.Mustafa; Cihangir ( Cihanı fetheden)

III.Ahmed; Necib;

I.Mahmud, Sebkati; (İlerleme, geçme. Geçmek, Önde bulunmak )

III.Selim, İlhami;

II. Mahmud, Adli;

V. Mehmed; Reşad

Romantik Sultan Şair II. Murad

Elimizde şiirleri olan ilk sultan şair II. Murad' dır.

II. Murad, ince, hassas, ve eğlenceye düşkün, romantik kişiliğiyle vurgulanır.

Romantikliğinin altında Mara'ya olan tutkusu bilinir. Ona duygulu şiirler yazar.

Saki, getür, getür yine dünki şarabumı

Söylet dile getür yine çeng ü rebabumı

Ben var iken gerek bana, bu zevk ü bu safa

Bir gün gele kim görmeye kimse türabumı

( Ey şarap sunan güzel, yine dünkü şarabını getir, yine çeng ve rebahımı

söylet de gönlüm neşelensin. Bu zevk ve safa ben hayatta iken gereklidir.

Bir gün (nasıl olsa) kimse toprağını bile görmeyecek] diyebilmiş bir padişahtır.

İstanbul Aşığı Fatih

Elde Divan'ı bulunan ilk şair sultan, Fatih Sultan Mehmed'dir.

İyi bir şair olmakla birlikte yer yer çok güzel beyitler söyleyen Fatih,

kimliğini ve duygulannı söylemekte bir sakınca görmemiş; sevdiği kadına kul olduğunu

" Bir şaha kulam ki kulı sultan-ı cihandır " diyerek hiç de kolay söylenmeyecek bir mısra-ı berceste yazmıştır.

Lirik şiirlerin yanı sıra kendisini bir hayli yoran Karamanoğlu için şu beyti yazmaktan kendini alamamıştır:

Bizümle saltanat lafın idermiş ol Karamani

Huda fursat virürse ger kara yire karam anı

İstanbul'un ve Galata'nın güzelliğini bir beytiyle bize bildiriyor Fatih:

Bağlamaz Firdevse gönlünü Kalata'yı gören

Servi anmaz anda serv-i dil-arayı gören

Fatih, edebiyata gösterdiği ilgiyi ve sevgiyi ve edebi çevreleri korumasını bilim sahasında da sürdürmüş, ünlü astronom ve matematikçi Ali Kuşçu'yu İstanbul'a getirtmiş, bilim adamları ile kendi huzurunda münakaşalar ettirmiş, eserlerinin şerhini yaptırmıştır.

Ayrıca küçük Beliini'nin İstanbul'a gelerek onun portresini yaptığı da malumdur.

Fatih'in ölümünden sonra taht kavgaları başlamış Cem Sultan ve Bayezid birbirine düşmüştür.

Nitekim Bayezid tahta geçmiştir.

Kardeşler Atışması

Bayezid, Cem hacca gidip döndükten sonra da saltanat davasını edince ona,

Çün rûz-ı ezel kısmet olınmış bize devlet

Takdire rıza vermeyesin buna sebeb ne?

Haccü'l-haremeynem diyüben da'vi kılursın

Bu saltanat-ı dünye içün bunca taleb ne?

demiştir.

Cem de kendisine,

"Sen gül yastıklarda coşku içinde mutlu bir şekilde gününü geçiriyorsun. Cem'in ayrılıkla dikeni yastık edinmesine sebep ne?"

diyerek aynı vezin ve kafiyede bir beyit göndermiştir.

Sen bister-i gülde yatasın şevk ile handan

Cem hecrile bâlin edine hârı sebeb ne ?

Sofu veya Bayezid-i Veli olarak tanınan II. Bayezid okumaya çok meraklı idi.

Her okuduğu kitabın başına ve sonuna şahsi mührünü bastığı gibi elyazısı ile de

eserin ismini sayfanın başına yazardı. Süleymaniye Kütüphanesi'nde bunun pekçok örneği mevcuttur. Gazellerinden bir örnek:

Ey felek dayim beni sen na-murad itmek neden

Bini gamgin eyleyüp ağyarı şad itmek neden

Dad elünden ey felek her gün bana cevr eyleyüp

Ol rakib-i kâfire adl ile dad itmek neden

Cahilün virüp felek maksâdın ehl-i danişün

Na-murad olmasını dayim murad itmek neden

Hûra benzer ol sanem sûretde gerçi ey felek

Sen bu hüsn ile anı kâfir-nijad itmek neden

Nimet-i vaslı felek virüp rakibe zehrini

Kasesini pür idüp adl ile zad itmek neden

Kederli Baba Cem Sultan

Cem Sultan, kardeşi ile olan olaylardan sonra artık İstanbul'da kalamayacağı aşikar olduğundan çevresindeki şairlerin bir kısmı ile birlikte kaçmıştır.

Nis ve Fransa daha sonra da İtalya'da özlem içinde buruk bir hayat yaşamıştır.

Şairliği hem babasından, hem de kardeşinden üstün olan Cem, şiirlerinde ülkesine, arkasında bıraktığı annesine ve çocuklarına olan özlemini dile getirmiştir.

Hele oğlu Oğuz'un Bayezid tarafından öldürülmesi onda derin yaralar açmış, ve sevgili oğlu için fevkalade duygu yüklü 33 beyitlik bir mersiye yazmıştır.

Yakamı yırtup elünden nicesi ah itmeyem

Canumı odlara atdı derd-i Oğuz Han felek

Ağlamakdan ol ciğer-gûşem firakından müdâm

Kara kara kanlara boyandı bahristan felek

Bir kılına virseler virmezdüm Oğuz Hanumun

Genc-i Karûn ile bin bin milket-i Osman felek

Ah u vaveyla dirig u hasret ü sad derd ü ah

Kim Oğuz Hanım dahı görmeğe yok imkan felek

İşid elden Şah Oğuz'un şehid olduğunu

Derd ile oldı Fergistan'da Cem mecnûn felek

Cem, sadece Türkçe şiir yazmamış, bir de Farsça divan meydana getirmiş, aynca babası Fatih Sultan Mehmet adına Cemşid u Hurşid adlı bir de mesnevi yazmıştır.

Yavuz Sultan Selim,

Osmanlı Sultanlannın dokuzuncusu olan Yavuz Sultan Selim edebi alanda çok yetkindir

Sanma şâhım / herkesi sen / sâdıkane / yâr olur

Herkesi sen / dostun mu sandın / belki ol / ağyâr olur

Sadıkâne / belki ol / âlemde bir / serdar olur

Yâr olur / ağyâr olur / serdar olur / didâr olur

Tebriz seferinden dönerken İstanbul'a beraberinde getirmiş olduğu sanatkarlar,

musikişinaslar, hasılı kültür adamlan kısa sürede ürünlerini vermiştir. Selim'in

Türkçe şiirler söylediğine dair rivayetler varsa da Aşık Çelebi'nin de dediği gibi

Farsça şiirler söylemeye daha meyyal idi. Şiirde Selim veya Selimi mahlaslarını

kullanırdı.

Muhteşem Yüzyıl, Muhteşem Şair Sultan Süleyman

Osmanlı saltanatı Kanuni Sultan Süleyman'la altın devrini yaşamış, edebiyat, mimari tıp, astronomi ve diğer

sanatlar da Kanuni ile birlikte doruğa çıkmıştı. Osmanlı ordusu, denizde ve karada inanılmaz bir biçimde zaferden zafere koşarken

edebiyat çevrelerinde Baki, Hayali, Taşlıcalı Yahya Bey, Fuzuli, Lamii gibi, şiirde kendi çapında bir zirve teşkil eden şairler yetişmişti.

Şiirde Muhibbi mahlasını kullanan Kanuni'nin

" Halkın nazarında devlet en çok itibar edilen bir şeydir, ama bu dünyada gerçek devlet bir nefes

sağlıktır" anlamında söylediği beyit bugün bile dillerde darbımesel olarak söylenir:

Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi

Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi

Kanuni'nin Hürrem'e olan aşkı malumdur, en güzel şiirlerini de ona yazmıştır.

Kanuni Nesimi'den etkilenmiş hatta ona nazire de yazmıştır. Bu nazire de Hürrem'e olan aşkını dile getirmiştir.

Celis-i halvetüm, varum, hablbüm, mah-ı tabanum

Enisüm, mahremüm, varum, güzeller içre sultanum

Hayatum, hasılum, ömrüm, şarab-ı Kevserüm, Adnüm

Bahılrum, behçetüm, ruzum, gülüm, ey verd-i handanum

Neşâtum, işretüm, bezmüm, çerâgum, neyyirüm, şem'üm

Turunc u nâr u nârencüm ben üm şem-i şebistânum

Nebâtum, şekkerüm, gencüm, bu alem içre bi-rencüm

Azizüm, Yusufum, varum, gönül mısrındaki hanum

Sitanbulum, Karamanum, diyar-ı milket-i Rumum

Bedehşânum u Kıpçagum u Bagdadum Horasanum

Saçı vavum kaşı yayum gözi pür-fitne birnilrum

Ölürsem boynma kanum meded hey nii-müselmânum

Kapunda çünki meddilhem seni medh iderem daim

Yürek pür-gam gözüm pür-nem Muhibbi'yem hoş-elhanum.

Talihsiz, Genç Sultan..

Osmanlı Sultanlarının belki de en bahtsızı Yedikule' de hunharcasına daha on dokuz yaşındayken öldürülen II. Osman'dır. Genç Osman olarak da bilinir.

Farisi adı ile oldukça sade şiirler bırakmıştır arkasında.

Cana kar eyledi güzel sitemün

Olmadı zerrece bana keremün

Gerçi bağlandı dil o kalkülüne

Beni divane etdi gonca femün

Çok güzel sevdim alem içre bugün

Görmedim böyle derdini serimün

Gayriye bezlidersin ihsanun

Bana kaldı çekmeğe elemün

Farisi aşk ile yatur hasta

Lutf ile hanesine bas kademün

Bir beytinde başına geleceklerden sanki haberdardır:

Niyyetim hizmet idi saltanat u devletüme

Çalışur hasid ü bed-hâh benüm nekbetime

Kabakçı isyanı ile tahttanindirilen III. Selim, İlhami mahlası ile şiirler yazmış ve Divan tertip etmiştir. Sultan şairler arasında Cem Sultan'dan ve Kanuni Sultan Süleyman'dan sonra şiirleri üzerinde durulması gereken padişahlar arasındadır.

Neler çektim bu dünyada ben ol gözü elâlardan

Usandım gayrı bizarım sitemli merhabalardan

Padişahlar dışında, hanedana mensub şehzadelerde şiir yazan, edebiyat ve sanatla ilgilenen şairler vardır, Cem Sultan dışında, Kanuni'nin oğlu Bayezid Şahi mahlasını kullanmıştır. II. Bayezid'in oğlu Korkut, Haremi mahlası ile eserler vermiştir. Yine II. Mahmud'un kızı Adile Sultan.

Adile Sultan, duygusal, samimi ve dini şiirler yazmış Divan sahibi sultandır.

Osmanlı Padişahları'nın devrin edebiyat ustaları ile boy ölçüşecek derecede şairlik yanlarının olması, kültür ve sanatta hiç de küçüksenmeyecek derecede ileri olduklarını gösterir.

Düşünün ki devrin ustaları, Baki'ler, Fuzuli'ler, Zati'ler, Nefi'ler ve daha birçok şiir sultanları.

14 Mart 2021 21:48

berfin-meb
Müsteşar Yardımcısı
14 Mart 2021 21:53

berfin-meb
Müsteşar Yardımcısı
15 Mart 2021 01:32

Lanet
Editor

Teşekkürler berfin, ben yazılı, sen görsel, konuyu tamamlıyoruz:)

15 Mart 2021 18:14

berfin-meb
Müsteşar Yardımcısı

Asıl biz teşekkür ederiz sayın editör..

Sayenizde bir sürü bilgi öğreniyoruz..

Toplam 4 mesaj
 
ANKET
Koronavirüs konusunda ne kadar endişelisiniz?