Editörler : E.Kayı Han

trackermaker
Kapalı
02 Nisan 2021 13:01

Yol gosteren Aslan9090 nickli arkadas salt olarak sunu demek istiyor, sorusturmaya konu suc ornek vererek 01.01.2018 tarihinde islendi ve idarede bunu 01.07.2018 tarihinde ogrendi ce sorusturmaya basladi, su durumda zamanasimi tarihi 01.01.2020 mi oluyor yoksa 01.07.2020 mi oluyor.

Yol Gösteren, 5 yıl önce

Soruşturmaya başlanma süresi geçilmediği sürece, başka bir anlatımla idare suçu öğrendiği tarihten itibaren 6 ay süre içerisinde soruşturmayı başlattıysa ceza verme süresi 2 yılı da geçse ceza verme süresi geçmez.. Danıştay kararlarında ''soruşturma süresi geçilmemişse (6 ay) ceza verilir'' demekle birlikte ''bu sürelere uyulmamış olması, bu konuda görevli olanların kişisel sorumluluğu ile ilgili olduğundan, ceza verme yetkisini zamanaşımına uğratmayacağı, disiplin suçunu işleyen kişiye ceza verilmemesi sonucunu doğurmayacağını'' hükmetmiştir.

Örnek kararlar vereyim daha iyi anlaşılır...

Danıştay 12. Dairesinin 25/02/2015 tarihli ve E 2011/2941, K:2015/612 sayılı kararında Uyuşmazlığa konu olayda, davacının 07/07/2008 ? 15/07/2008 tarihleri arasında 9 gün göreve gelmediğinin kartlı geçişi sitemi ile sabit olduğu davalı idarece ifade edildiğinden son olarak 16/07/2008 tarihinden itibaren işlemeye başlayan zamanaşımı süresi geçtikten sonra 09/06/2009 tarihinde başlatılan soruşturmanın zamanaşımına uğramasına rağmen, davacının üç yıl süreli kademe ilerlemesinin durdurulması ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde ve bu işleme karşı davayı reddeden mahkemenin kararında hukuka uyarlık bulunmadığına hükmedilmiştir.

Danıştay 12. Dairesinin 27/10/2015 tarihli ve E: 2012/11481, K:2015/5579 sayılı kararında Öğretmen olarak görev yapan davacı hakkında 24/11/2008 tarihinde öğrencilerin eserlerini değerlendirmeyerek okuldan ayrıldığı gerekçesiyle okul müdürü, müdür yardımcısı ve iki öğretmen tutanak düzenlendiği, İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 26/12/2008 tarihli yazısıyla okul müdürü tarafından olayın incelenmesinin istendiği, okul müdürü tarafından yapılan inceleme sonucunda hazırlanan 20/01/2009 tarihli raporda İl Milli Eğitim Müdürlüğüne soruşturulmasının uygun olacağını belirttiği, davacı hakkında soruşturmanın 14/04/2009 tarihindeki görevlendirme emri üzerine başlatılan soruşturma sonucunda dava konusu kınama cezası ile tecziye edildiği ifade edilerek bu durumda, davacı hakkında okul müdürü, müdür yardımcısı ve iki öğretmen tarafından 24/11/2008 tarihinde tutulan tutanakta davacının disiplin cezasına konu fiili açıkça yazılmış olduğundan, bu tarihten itibaren soruşturmaya başlama süresi içinde soruşturma açılması gerekirken, bir aylık disiplin soruşturma zamanaşımı süresi geçirildikten sonra 14/04/2009 tarihinde görevlendirme emri üzerine başlatılan soruşturma sonucu tesis edilen disiplin cezası işleminde ve bu işleme karşı açılan davanın reddine ilişkin mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır şeklinde hüküm verilmiştir.

KARARLARDAN ANLAŞILACAĞI ÜZERİNE ÖNEMLİ OLAN KONU DİSİPLİN SUÇUNUN İDARE TARAFINDAN ÖĞRENİLDİĞİ TARİHTİR. ÖĞRENİLDİĞİ TARİHİN ÜZERİNE 6 AY SÜRE KOYACAKSIN.. BU SÜRE İÇERİSİNDE SORUŞTURMA BAŞLANDIYSA 2 YIL SÜRE AŞILSADA İDARE CEZA VEREBİLİR..

Danıştay, disiplin cezalarına ilişkin ceza zamanaşımı sürelerinin geçmiş olması durumunda dahi söz konusu disiplin suçunun işlenip işlenmediğinin tespitinin yapılması gerektiğine karar vermiştir.

Danıştay 5. Daire, 16.5.2017 tarih ve E. 2016/6751, K. 2017/12835 sayılı Karar.

Danıştay 5. Daire, 26.4.2017 tarih ve E. 2016/26628, K. 2017/11769sayılı Karar.

Söz konusu olayda İdare Mahkemesi, Disiplin cezaları için zamanaşımı süresinin dolduğunun saptanması halinde, salt bu saptamayla yetinilmesi ve fiilin sübuta erip ermediği hususu irdelenmeden dosyanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması gerektiğine karar vermiştir.

Temyiz üzerine Danıştay ise, Zamanaşımı sürelerinin ilgililer bakımından güvence niteliği taşıdığını, kamu düzenine ilişkin olmaları nedeniyle uyulması zorunlu süreler olduğunu zamanaşımının söz konusu olması halinde disiplin cezasının verilemeyeceğinin açık olduğunu bununla birlikte; soruşturma dosyasının, isnad edilen fiilin hiç işlenmediği gerekçesiyle işlemden kaldırılması ile zamanaşımı sebebiyle işlemden kaldırılmasının ilgili kamu görevlisi yönünden hukuki etki ve sonuçları birbirinden farklı olacağını hukuk aleminde var olmayan ve hiç gerçekleşmemiş bir fiil hakkında ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğramasının söz konusu olmayacağını ifade etmiştir.

Diğer taraftan Danıştay zamanaşımı süresinin geçip geçmediğinin belirlenebilmesi için fiilin işlenip işlenmediğinin işlendi ise hangi tarihte işlendiğinin tespitinin gerekli olduğuna karar verdi. Danıştay'a göre; disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin tespit edilerek ve bu tespit sonrası fiilin işlenip işlenmediği ortaya konularak, fiilin işlendiği tarihten itibaren olayda, zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırılmış dosya içeriği fiillerin davacı tarafından işlenip işlenmediği, fiil gerçekleşmiş ise hangi tarihte işlendiğinin ve bu fiillerin meslekten çıkarma cezasını gerektirip gerektirmediğinin, başka bir ifadeyle öncelikle, fiilin sübuta erip ermediğinin incelenmesi ve bu sonuca göre isnad edilen fiillerin işlendiğinin tespitinden sonra, fiilin işlendiği tarihin esas alınarak Disiplin Kurullarının ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı tespit edilerek karar verilmesi gerekmektedir.

DİSİPLİN SUÇUNUN İDARECE ÖĞRENİLDİĞİ TARİHTEN İTİBAREN 2 YIL İÇERİSİNDE CEZA VERİLMESİ GEREKMEKTEDİR... ANCAK SORUŞTURMA ZAMAN AŞIMI AŞILMADIĞI SÜRECE DANIŞTAY CEZA VERME YETKİSİNİNDE ZAMANAŞIMINA UĞRAMADIĞI YÖNÜNDE KARARLAR VERMİŞTİR.


azmah
Genel Müdür
02 Nisan 2021 13:02

2 yıl geçsede soruşturma zamanında açılırsa ceza verilir bir bilgi daha öğrendik teşekkürler yol gösteren, burda tartışmasız şu doğru bu doğru diyen yeni memur arkadaşlar hukuk derya deniz gibi bilgiler mevcut öğrenmekle bitmez bir yorum yazdığınızda nobran (kaba) davranışlarla değil bir bilgi öğrenmek yada paylaşmak için yazın nezaket dilinizi kaybetmeyin tartışmak bilgi paylaşmaktır kavga etmek değil

Yol Gösteren, 5 yıl önce

Soruşturmaya başlanma süresi geçilmediği sürece, başka bir anlatımla idare suçu öğrendiği tarihten itibaren 6 ay süre içerisinde soruşturmayı başlattıysa ceza verme süresi 2 yılı da geçse ceza verme süresi geçmez.. Danıştay kararlarında ''soruşturma süresi geçilmemişse (6 ay) ceza verilir'' demekle birlikte ''bu sürelere uyulmamış olması, bu konuda görevli olanların kişisel sorumluluğu ile ilgili olduğundan, ceza verme yetkisini zamanaşımına uğratmayacağı, disiplin suçunu işleyen kişiye ceza verilmemesi sonucunu doğurmayacağını'' hükmetmiştir.

Örnek kararlar vereyim daha iyi anlaşılır...

Danıştay 12. Dairesinin 25/02/2015 tarihli ve E 2011/2941, K:2015/612 sayılı kararında Uyuşmazlığa konu olayda, davacının 07/07/2008 ? 15/07/2008 tarihleri arasında 9 gün göreve gelmediğinin kartlı geçişi sitemi ile sabit olduğu davalı idarece ifade edildiğinden son olarak 16/07/2008 tarihinden itibaren işlemeye başlayan zamanaşımı süresi geçtikten sonra 09/06/2009 tarihinde başlatılan soruşturmanın zamanaşımına uğramasına rağmen, davacının üç yıl süreli kademe ilerlemesinin durdurulması ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde ve bu işleme karşı davayı reddeden mahkemenin kararında hukuka uyarlık bulunmadığına hükmedilmiştir.

Danıştay 12. Dairesinin 27/10/2015 tarihli ve E: 2012/11481, K:2015/5579 sayılı kararında Öğretmen olarak görev yapan davacı hakkında 24/11/2008 tarihinde öğrencilerin eserlerini değerlendirmeyerek okuldan ayrıldığı gerekçesiyle okul müdürü, müdür yardımcısı ve iki öğretmen tutanak düzenlendiği, İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 26/12/2008 tarihli yazısıyla okul müdürü tarafından olayın incelenmesinin istendiği, okul müdürü tarafından yapılan inceleme sonucunda hazırlanan 20/01/2009 tarihli raporda İl Milli Eğitim Müdürlüğüne soruşturulmasının uygun olacağını belirttiği, davacı hakkında soruşturmanın 14/04/2009 tarihindeki görevlendirme emri üzerine başlatılan soruşturma sonucunda dava konusu kınama cezası ile tecziye edildiği ifade edilerek bu durumda, davacı hakkında okul müdürü, müdür yardımcısı ve iki öğretmen tarafından 24/11/2008 tarihinde tutulan tutanakta davacının disiplin cezasına konu fiili açıkça yazılmış olduğundan, bu tarihten itibaren soruşturmaya başlama süresi içinde soruşturma açılması gerekirken, bir aylık disiplin soruşturma zamanaşımı süresi geçirildikten sonra 14/04/2009 tarihinde görevlendirme emri üzerine başlatılan soruşturma sonucu tesis edilen disiplin cezası işleminde ve bu işleme karşı açılan davanın reddine ilişkin mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır şeklinde hüküm verilmiştir.

KARARLARDAN ANLAŞILACAĞI ÜZERİNE ÖNEMLİ OLAN KONU DİSİPLİN SUÇUNUN İDARE TARAFINDAN ÖĞRENİLDİĞİ TARİHTİR. ÖĞRENİLDİĞİ TARİHİN ÜZERİNE 6 AY SÜRE KOYACAKSIN.. BU SÜRE İÇERİSİNDE SORUŞTURMA BAŞLANDIYSA 2 YIL SÜRE AŞILSADA İDARE CEZA VEREBİLİR..

Danıştay, disiplin cezalarına ilişkin ceza zamanaşımı sürelerinin geçmiş olması durumunda dahi söz konusu disiplin suçunun işlenip işlenmediğinin tespitinin yapılması gerektiğine karar vermiştir.

Danıştay 5. Daire, 16.5.2017 tarih ve E. 2016/6751, K. 2017/12835 sayılı Karar.

Danıştay 5. Daire, 26.4.2017 tarih ve E. 2016/26628, K. 2017/11769sayılı Karar.

Söz konusu olayda İdare Mahkemesi, Disiplin cezaları için zamanaşımı süresinin dolduğunun saptanması halinde, salt bu saptamayla yetinilmesi ve fiilin sübuta erip ermediği hususu irdelenmeden dosyanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması gerektiğine karar vermiştir.

Temyiz üzerine Danıştay ise, Zamanaşımı sürelerinin ilgililer bakımından güvence niteliği taşıdığını, kamu düzenine ilişkin olmaları nedeniyle uyulması zorunlu süreler olduğunu zamanaşımının söz konusu olması halinde disiplin cezasının verilemeyeceğinin açık olduğunu bununla birlikte; soruşturma dosyasının, isnad edilen fiilin hiç işlenmediği gerekçesiyle işlemden kaldırılması ile zamanaşımı sebebiyle işlemden kaldırılmasının ilgili kamu görevlisi yönünden hukuki etki ve sonuçları birbirinden farklı olacağını hukuk aleminde var olmayan ve hiç gerçekleşmemiş bir fiil hakkında ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğramasının söz konusu olmayacağını ifade etmiştir.

Diğer taraftan Danıştay zamanaşımı süresinin geçip geçmediğinin belirlenebilmesi için fiilin işlenip işlenmediğinin işlendi ise hangi tarihte işlendiğinin tespitinin gerekli olduğuna karar verdi. Danıştay'a göre; disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin tespit edilerek ve bu tespit sonrası fiilin işlenip işlenmediği ortaya konularak, fiilin işlendiği tarihten itibaren olayda, zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırılmış dosya içeriği fiillerin davacı tarafından işlenip işlenmediği, fiil gerçekleşmiş ise hangi tarihte işlendiğinin ve bu fiillerin meslekten çıkarma cezasını gerektirip gerektirmediğinin, başka bir ifadeyle öncelikle, fiilin sübuta erip ermediğinin incelenmesi ve bu sonuca göre isnad edilen fiillerin işlendiğinin tespitinden sonra, fiilin işlendiği tarihin esas alınarak Disiplin Kurullarının ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı tespit edilerek karar verilmesi gerekmektedir.

DİSİPLİN SUÇUNUN İDARECE ÖĞRENİLDİĞİ TARİHTEN İTİBAREN 2 YIL İÇERİSİNDE CEZA VERİLMESİ GEREKMEKTEDİR... ANCAK SORUŞTURMA ZAMAN AŞIMI AŞILMADIĞI SÜRECE DANIŞTAY CEZA VERME YETKİSİNİNDE ZAMANAŞIMINA UĞRAMADIĞI YÖNÜNDE KARARLAR VERMİŞTİR.


Yol Gösteren
Genel Müdür
02 Nisan 2021 13:15

657 sayılı Kanununda, disiplin cezaları için zamanaşımı düzenlemesi şu şekildedir:

Bu Kanunu'n 125'inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve

hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren

a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında

bir ay içinde disiplin soruşturmasına,

b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, başlanmadığı

takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl

içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

hükmü yer almaktadır.

DANIŞTAY KARARLARINDA

657 sayılı Yasa'nın 127. maddesindeki zamanaşımı süreleri, idarenin disiplin suçundan haberdar olmasından ilk defa disiplin cezası verilmesine kadar ki süreçte dikkate alınacak süreler olup, idare tarafından söz konusu sürelere riayet edilerek disiplin cezası vermesi halinde, idarenin zamanaşım sürelerine uyma yükümlülüğünü yerine getirdiğinin kabulü gerekmektedir.

SORUNUN CEVABI VERİLMİŞTİR UMARIM... KAL SAĞLICAKLA..

trackermaker, 5 yıl önce

Yol gosteren Aslan9090 nickli arkadas salt olarak sunu demek istiyor, sorusturmaya konu suc ornek vererek 01.01.2018 tarihinde islendi ve idarede bunu 01.07.2018 tarihinde ogrendi ce sorusturmaya basladi, su durumda zamanasimi tarihi 01.01.2020 mi oluyor yoksa 01.07.2020 mi oluyor.


trackermaker
Kapalı
02 Nisan 2021 13:23

Bilginize saglik yine dedigim gibi sucun islendigi tarih esas alinir, sorusturmaya baslanma tarihi 01.07.2018 olsa bile eger suc islenme tarihi 01.01.2018 ise her halukarda zamanasimi suresi 01.01.2020 tarihidir. Ogrenme tarihi olan 01.07.2018 tarihinde sorusturmaya baslanilmasi sucun ceza verme zamanasimini degistirmeyecektir.

Yol Gösteren, 5 yıl önce

657 sayılı Kanununda, disiplin cezaları için zamanaşımı düzenlemesi şu şekildedir:

Bu Kanunu'n 125'inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve

hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren

a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında

bir ay içinde disiplin soruşturmasına,

b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, başlanmadığı

takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl

içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

hükmü yer almaktadır.

DANIŞTAY KARARLARINDA

657 sayılı Yasa'nın 127. maddesindeki zamanaşımı süreleri, idarenin disiplin suçundan haberdar olmasından ilk defa disiplin cezası verilmesine kadar ki süreçte dikkate alınacak süreler olup, idare tarafından söz konusu sürelere riayet edilerek disiplin cezası vermesi halinde, idarenin zamanaşım sürelerine uyma yükümlülüğünü yerine getirdiğinin kabulü gerekmektedir.

SORUNUN CEVABI VERİLMİŞTİR UMARIM... KAL SAĞLICAKLA..


Turhan06
Daire Başkanı
02 Nisan 2021 13:24

Yol Gösteren; Bir memur 23.03.2019'da Disiplin Cezasını gerektiren bir eylem işledi diyelim ve idare bu eylemin meydana geldiğini 25.05.2021 tarihinde öğrendi. Yani 2 yıl 2 ay 1 gün sonra öğrendi. Yine de memur hakkında disiplin soruşturması başlatılabilir mi?
Yol Gösteren, 5 yıl önce

657 sayılı Kanununda, disiplin cezaları için zamanaşımı düzenlemesi şu şekildedir:

Bu Kanunu'n 125'inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve

hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren

a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında

bir ay içinde disiplin soruşturmasına,

b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, başlanmadığı

takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl

içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

hükmü yer almaktadır.

DANIŞTAY KARARLARINDA

657 sayılı Yasa'nın 127. maddesindeki zamanaşımı süreleri, idarenin disiplin suçundan haberdar olmasından ilk defa disiplin cezası verilmesine kadar ki süreçte dikkate alınacak süreler olup, idare tarafından söz konusu sürelere riayet edilerek disiplin cezası vermesi halinde, idarenin zamanaşım sürelerine uyma yükümlülüğünü yerine getirdiğinin kabulü gerekmektedir.

SORUNUN CEVABI VERİLMİŞTİR UMARIM... KAL SAĞLICAKLA..


trackermaker
Kapalı
02 Nisan 2021 13:26

SAMSUN

BÖLGE İDARE MAHKEMESİ

4. İDARİ DAVA DAİRESİ

ESAS NO: 2020/632

KARAR NO: 2020/1044

İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN (DAVACI):

VEKİLİ : AV. HANİFE TUĞÇE SÖYÜ - (E-Teb.)

KARŞI TARAF (DAVALI): İÇİŞLERİ BAKANLIĞI/ANKARA - (E-Teb.)

VEKİLİ: AV. FERHAT GÖZÜKARA - Aynı yerde

İSTEMİN ÖZETİ: Dava, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapmakta iken 701 sayılı KHK ile meslekten çıkarılan davacının, 7068 sayılı Kanun'un 8/6-(y) maddesinde tanımlanan "Menşei belli olmayan, bulundurulması ve taşınması yasak olan her çeşit silah, mühimmat ve benzerlerini bulundurmak" fiilini işlediğinden bahisle meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 03/07/2019 tarihli Bakan olurlu Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu'nun 02.10.2018 tarih ve K:2018/357 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.

Samsun 3. İdare Mahkemesi'nin 04/06/2020 gün ve E:2019/97, K:2020/354 sayılı kararıyla; davacının polis memuru olarak görevli bulunduğu olay tarihinde menşei belli olmayan, bulundurulması ve taşınması yasak olan 9x19 mm çapında 701 adet, 5,56x45 mm çapında 371 adet, 7,62x51 mm çapında 100 adet, 7,62x39 mm çapında 2 adet, 7,62x54 mm çapında 1 adet, 12,7x99 mm çapında 1 adet fişekten müteşekkil mühimmatı ve benzerlerini evinde bulundurduğu hususunun dosya kapsamında sabit olduğu anlaşıldığından, anılan fiilin karşılığı olarak meslekten çıkarma cezası ile tecziye edilmesine ilişkin tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddinekarar verilmiştir.

Davacı tarafından; disiplin işlemine konu olayın 23.10.2016 tarihinde gerçekleştiği, dava konusu işlemin ise 03.07.2019 tarihinde Bakan oluru ile tesis edildiği, ceza verme zamanaşımı süresinin dolduğu, iyi ve çok iyi değerlendirme puanı olduğundan bir derece hafif olan cezanın uygulanması gerektiği ileri sürülerek mahkeme kararının istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : İstinaf başvuru dilekçesine cevap verilmemiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Samsun Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi'nce dava dosyası 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi hükümleri doğrultusunda incelenerek işin gereği görüşüldü:

Dava, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapmakta iken 701 sayılı KHK ile meslekten çıkarılan davacının, 7068 sayılı Kanun'un 8/6-(y) maddesinde tanımlanan "Menşei belli olmayan, bulundurulması ve taşınması yasak olan her çeşit silah, mühimmat ve benzerlerini bulundurmak" fiilini işlediğinden bahisle meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 03/07/2019 tarihli Bakan olurlu Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu'nun 02.10.2018 tarih ve K:2018/357 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.

08/03/2018 tarih ve 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7068 sayılı

Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Disiplin Cezası Verilecek Fiiller" başlıklı 8. maddesinin altıncı fıkrasının (y) bendinde, ''Menşei belli olmayan, bulundurulması ve taşınması yasak olan her çeşit silah, mühimmat ve benzerlerini bulundurmak" fiili meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmış, 18. maddesinde, "Disiplin kurullarınca verilen kararlardan; a) İl polis disiplin kurulunun polis memurları hakkında verdiği meslekten çıkarma cezası dışındaki kararları valinin onayıyla; meslekten çıkarma cezası kararları Valinin önerisi, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü ve

Bakanın onayıyla,(...) kesinleşir..." kuralına yer verilmiştir.

Öte yandan, anılan Kanun'un 29. maddesinde; "... (2) Disiplin cezasını gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

(3) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği, zincirleme suçlarda ise son suçun işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar. ..." hükmü yer almaktadır.

Dava dosyasının incelenmesinden; Samsun İl Emniyet Müdürlüğü'nde görevli polis memuru iken, 701 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının, polis memuru olarak görevli bulunduğu 23.10.2016 tarihinde Samsun ili, Atakum ilçesi, Yenimahalle Aydınlık Caddesi üzerinde bulunan çöp konteynırına davacının eşi tarafından poşet içinde bırakılan ve hurda toplayıcısı tarafından konteynır içinde bulunan 9x19 mm çapında 701 adet, 5,56x45 mm çapında 371 adet, 7,62x51 mm çapında 100 adet, 7,62x39 mm çapında 2 adet, 7,62x54 mm çapında 1 adet, 12,7x99 mm çapında 1 adet fişek ile 9 mm çapında işaretleme fişeğinin nitelikleri itibariyle 6136 sayılı Kanun kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle davacı hakkında soruşturma başlatıldığı, yapılan soruşturma sonucunda hazırlanan raporda getirilen teklif doğrultusunda Samsun İl Polis Disiplin Kurulu'nun 11.07.2018 tarih ve 2018/61 sayılı kararıyla meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek Valinin önerisi ile dosyanın Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kuruluna tevdi edildiği, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu'nun 02.10.2018 tarih ve K:2018/357 sayılı kararıyla, davacının eyleminin "Menşei belli olmayan, bulundurulması ve taşınması yasak olan her çeşit silah, mühimmat ve benzerlerini bulundurmak" fiili kapsamında kaldığından 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 8/6-y maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın da 03.07.2019 tarihinde Bakan onayıyla kesinleşmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Mevzuatta düzenlenen ve ilgililer bakımından güvence niteliği taşıyan zamanaşımı süreleri, kamu düzenine ilişkin olup, uyulması zorunlu sürelerdir.

7068 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen, 18/a maddesi dikkate alındığında; İl Polis Disiplin Kurulunca verilen meslekten çıkarma cezasının kesin ve yürütülebilir bir işlem olmadığı, ancak Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu'nun görüşü ve Bakan'ın onayıyla kesinleşeceği, dolayısıyla disiplin cezası nihai olarak Bakanın onay tarihi itibariyle verilmiş olduğundan, ceza zamanaşımının da bu tarihe göre belirlenmesi gerekmektedir.

Olayda; davacıya isnat edilen "Menşei belli olmayan, bulundurulması ve taşınması yasak olan her çeşit silah, mühimmat ve benzerlerini bulundurmak" fiiline konu edilen, davacıya ait olduğu hususunda tereddüt bulunmayan ve 6136 sayılı Kanun kapsamı dışında kalan mermi, fişek ve benzeri mühimmatların 23.10.2016 tarihinde emniyet personelince teslim alındığı, dolayısıyla fiilin en son işlendiği tarih olarak tespit edilen 23.10.2016 tarihinden itibaren en geç iki yıl içerisinde disiplin cezasının verilmesi gerekirken, iki yıllık zaman aşımı süresi geçtikten sonra 03.07.2019 tarihli Bakan onayıyla dava konusu disiplin cezasının verildiği görülmektedir.

Bu durumda, disiplin cezası verilebilmesi için Kanun'da öngörülmüş olan iki yıllık zaman aşımı süresi geçirildikten sonra davacıya verilen disiplin cezasında hukuka uyarlık, işin esasına girilerek davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Samsun 3. İdare Mahkemesi'nin 04/06/2020 gün ve E:2019/97, K:2020/354 sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, dava ve istinaf aşamasına ait aşağıda dökümü yapılan toplam 730,05 TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya verilmesine, artan posta avansının karar kesinleştikten sonra re'sen davacıya iadesine, kararın tebliğini izleyen otuz (30) gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 20/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


trackermaker
Kapalı
02 Nisan 2021 13:29

Sorusturmaya baslamada sorun yok, sorusturma acilabilir ama ceza veremez bu konu ile alakali 2 yil gecmis islendigi tarihten itibaren kanun net.

Turhan06, 5 yıl önce
Yol Gösteren; Bir memur 23.03.2019'da Disiplin Cezasını gerektiren bir eylem işledi diyelim ve idare bu eylemin meydana geldiğini 25.05.2021 tarihinde öğrendi. Yani 2 yıl 2 ay 1 gün sonra öğrendi. Yine de memur hakkında disiplin soruşturması başlatılabilir mi?

Turhan06
Daire Başkanı
02 Nisan 2021 13:31

DMK 127. Madde "Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar." diyor; ama DANIŞTAY İdare ne zaman ögrendiyse o tarih geçerlidir diyor. Ben mi yanlış anladım. Örnek vermek gerekirse; Suç Tarihi: 01.08.2018; Olayın İdarece Öğrenilme Tarihi; 01.02. 2019; (Declet Memurluğundan Çıkarma için 6 ay) Disiplin Cezası Verme Zamanaşımı; 01.08.2020 mi 01.02.2021 mi? DANIŞTAY; İdarece olay ögrenildiği tarihten itibaren başlar diyor; DMK 127. Olayın Meydana geldiği tarih esas alınıyor. Hangisi doğru? Biz mi yanlış anlıyoruz.
trackermaker, 5 yıl önce

Bilginize saglik yine dedigim gibi sucun islendigi tarih esas alinir, sorusturmaya baslanma tarihi 01.07.2018 olsa bile eger suc islenme tarihi 01.01.2018 ise her halukarda zamanasimi suresi 01.01.2020 tarihidir. Ogrenme tarihi olan 01.07.2018 tarihinde sorusturmaya baslanilmasi sucun ceza verme zamanasimini degistirmeyecektir.


Yol Gösteren
Genel Müdür
02 Nisan 2021 14:02

SAMSUN BÖLGE İDARE MAHKEMESİ 4. İDARİ DAVA DAİRESİ kararı DANIŞTAY' a gidecek danıştay şimdiye kadar verdiği kararlarda ''idarenin disiplin suçundan haberdar olmasından ilk defa disiplin cezası verilmesine kadar ki süreçte dikkate alınacak süreler olup, idare tarafından söz konusu sürelere riayet edilerek disiplin cezası vermesi halinde, idarenin zamanaşım sürelerine uyma yükümlülüğünü yerine getirdiğinin kabulü gerekmektedir'' şeklinde kararlar vermiş olmakla birlikte İNŞALLAH DANIŞTAY İÇTİHAT DEĞİŞİKLİĞİNE GİDEREK BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARINI DOĞRU BULARAK ONAR... TÜM KALBİMLE DUA EDİYORUM...


Aslan9090
Şube Müdürü
02 Nisan 2021 14:05

Bu durumda 2011 da bir suç işleyen memur un eylemini , idare 2021 de öğrendiğinde dahi 6 ay içinde soruşturma ya başlayıp ceza verebilir sonucu ortaya çıkıyor...657 devlet memurları kanunu devre dışı kalıyor resmen..
Yol Gösteren, 5 yıl önce

SAMSUN BÖLGE İDARE MAHKEMESİ 4. İDARİ DAVA DAİRESİ kararı DANIŞTAY' a gidecek danıştay şimdiye kadar verdiği kararlarda ''idarenin disiplin suçundan haberdar olmasından ilk defa disiplin cezası verilmesine kadar ki süreçte dikkate alınacak süreler olup, idare tarafından söz konusu sürelere riayet edilerek disiplin cezası vermesi halinde, idarenin zamanaşım sürelerine uyma yükümlülüğünü yerine getirdiğinin kabulü gerekmektedir'' şeklinde kararlar vermiş olmakla birlikte İNŞALLAH DANIŞTAY İÇTİHAT DEĞİŞİKLİĞİNE GİDEREK BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARINI DOĞRU BULARAK ONAR... TÜM KALBİMLE DUA EDİYORUM...


Yol Gösteren
Genel Müdür
02 Nisan 2021 14:11

Üstat zaten sıkıntı 657 sayılı kanunda kanun Bu Kanunu'n 125'inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren hükmünde ''öğrenildiği'' ibaresi ile Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibarennihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde hükmünde ''işlendiği tarihten itibaren'' ibaresi arasında bana göre tezatlık var.. Yani Mahkemeler buna göre yorum ve takdir ediyor benim anladığım bu..

Aslan9090, 5 yıl önce
Bu durumda 2011 da bir suç işleyen memur un eylemini , idare 2021 de öğrendiğinde dahi 6 ay içinde soruşturma ya başlayıp ceza verebilir sonucu ortaya çıkıyor...657 devlet memurları kanunu devre dışı kalıyor resmen..

Turhan06
Daire Başkanı
02 Nisan 2021 14:15

Yani DANIŞTAY'ın bundan önceki ictihadları hep disiplin cezası gerektiren eylemin İdarece öğrenildiği tarihten itibaren başlar şeklindeydi. Yanlış anlamıyorum umarım. DMK 127. Maddeye aykırı değil mi Yol gösteren. Yani memur örneğin; 01.01.2020 tarihinde disiplin cezası gerektiren bir suç işlese, bunun zamanaşımı süresi DMK 127. maddeye göre 01.01.2022 tarihi olması gerekir; ancak DANIŞTAY, Disiplin cezası gerektiren eylemin idarece öğrenildiği tarihtrn itibarendir diyor. Yani olay 01.01.2020 tarihinde meydana gelmiş; ancak idare olayı 01.07.2020 tarihinde öğrense bile disiplin cezası verme süresi zamanaşımı DANIŞTAY'a göre idarenin fiili ögrendiği tarih olan 01.07.2020' tarihinde baslar ve zamanaşımı 01.07.2022'dir.. Umarım değişir. Ya biz okuduğumuz yönetmelik ve yasaları anlamıyoruz yanlış yorumluyoruz. Ya da DANIŞTAY memur aleyhine çalışıyor hep.
Yol Gösteren, 5 yıl önce

SAMSUN BÖLGE İDARE MAHKEMESİ 4. İDARİ DAVA DAİRESİ kararı DANIŞTAY' a gidecek danıştay şimdiye kadar verdiği kararlarda ''idarenin disiplin suçundan haberdar olmasından ilk defa disiplin cezası verilmesine kadar ki süreçte dikkate alınacak süreler olup, idare tarafından söz konusu sürelere riayet edilerek disiplin cezası vermesi halinde, idarenin zamanaşım sürelerine uyma yükümlülüğünü yerine getirdiğinin kabulü gerekmektedir'' şeklinde kararlar vermiş olmakla birlikte İNŞALLAH DANIŞTAY İÇTİHAT DEĞİŞİKLİĞİNE GİDEREK BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARINI DOĞRU BULARAK ONAR... TÜM KALBİMLE DUA EDİYORUM...


Turhan06
Daire Başkanı
02 Nisan 2021 14:23

DMK 127. Maddeyi kaldıralım o zaman. 10 yıl da geçse 20 yıl da geçse ceza verelim.
Aslan9090, 5 yıl önce
Bu durumda 2011 da bir suç işleyen memur un eylemini , idare 2021 de öğrendiğinde dahi 6 ay içinde soruşturma ya başlayıp ceza verebilir sonucu ortaya çıkıyor...657 devlet memurları kanunu devre dışı kalıyor resmen..

Yol Gösteren
Genel Müdür
02 Nisan 2021 14:33

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

PINAR ÇANKAYA ULAŞ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2018/9270)

Başvuru, öğretmen olan başvurucunun üyesi olduğu sendikanın çağrısı üzerine bir gün göreve gitmemesi nedeniyle aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasının örgütlenme özgürlüğünü disiplin soruşturmasına yasal süre içinde başlanmamasının da adil yargılanma hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.

26. Danıştay Beşinci Dairesinin disiplin soruşturmasına ilişkin bir kararında; ilk derece mahkemesi, soruşturmacı görevlendirme yazısının yazıldığı 18/11/2013 tarihinin idarece fiilin işlendiğinin öğrenildiği tarih olarak kabul edilmesi gerektiği ve soruşturma raporunda belirtilen 20/12/2013 tarihinin de soruşturmaya başlama tarihi olarak esas alınması gerektiğini belirterek disiplin soruşturmasına 657 sayılı Kanun'da belirtilen bir aylık sürede başlanmadığından işlemin iptaline karar vermiştir. Danıştay, davacı tarafından bir internet sitesinde 9/10/2013 tarihinde yayımlanan yazının davalı idarece öğrenilmesi üzerine idarenin 30/10/2013 tarihli yazısıyla 30/10/2013 tarihinde disiplin soruşturma sürecine başlanması karşısında Kanun'da öngörülen bir aylık soruşturma zamanaşımı süresinin geçirilmesinin söz konusu olmadığını belirterek söz konusu kararı bozmuş ve uyuşmazlığın esastan incelenmesi gerektiğine karar vermiştir (Beşinci Daire, 27/10/2016, E.2016/10216, K.2016/5148).

27. Danıştay Onikinci Dairesinin konuyla ilgili kararlarında ise özetle 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinde yer alan "fiillerin işlendiğinin öğrenildiği tarih" ibaresinden, disiplin cezası gerektiren bir fiil işleyen memurun bu fiilinin disiplin cezasını vermeye yetkili amirlerce somut delillerle öğrenildiği tarihin anlaşılması gerektiği açıktır. İhbar ve şikâyet yoluyla disiplin cezası gerektiren fiillerin yetkili amirlere duyurulması üzerine disiplin cezası vermeye veya soruşturma açmaya yetkili amirlerin fiilin suç niteliğini taşıyıp taşımadığı hususunda bir inceleme yapmaları veya yaptırmaları ve fiilin disiplin suçu vasfını taşıdığına kanaat getirmeleri üzerine de bizzat veya soruşturma emri ile tayin edecekleri muhakkikler yolu ile derhâl soruşturmayı başlatmaları gerekmektedir. Bu durumda soruşturmaya başlama zamanaşımı, fiilin suç vasfını taşıdığının öğrenildiği günden itibaren işlemeye başlayacaktır (Onikinci Daire, 12/2/2012, E.2009/5515, K.2012/4097; Onikinci Daire, 26/11/2013, E.2011/528, K.2013/8830; Onikinci Daire, 14/12/2012, E.2009/9266, K.2012/11130; Onikinci Daire, 30/5/2014, E.2013/7885, K.2014/4484).

Başvurucunun İddiaları

29. Başvurucu; somut olayda kendisinin göreve gitmemesi fiilinin eylem günü olan 29/12/2015 tarihinde idarece öğrenildiğinin tartışmasız olduğunu, Bölge İdare Mahkemesinin kanunun açık hükmüne rağmen MEB'in 29/12/2015 tarihli bilgi amaçlı yazısının tarihini soruşturma başlangıcı olarak kabul ettiğini ve disiplin soruşturmasına eylem tarihinden itibaren yasal süre olan bir ay içinde başlanmadığını belirterek soruşturmanın zamanaşımına uğradığını iddia etmiştir.

30.Başvurucu, eylem tarihinden itibaren incelemenin soruşturma açma süresi içinde tamamlanarak gerekiyorsa -bu süre dolmadan- soruşturmaya dönüştürülmesinin zorunlu olduğunu ve disiplin soruşturmalarında suç olan fiil için soruşturma emri verilmesinin zamanaşımını keseceğini belirtmiştir. Başvurucu; MEB'in Valiliklerden eyleme katılanların listesini istemesinin ise soruşturma zamanaşımını kesmeyeceği, yasal süre içinde disiplin soruşturmasına başlanmadığı ve eylem tarihinden altı ay sonra soruşturma oluru verildiği iddiasıyla adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

Değerlendirme

36. Somut olayda başvurucu hakkında aylıktan kesme disiplin cezası uygulanmıştır. 657 sayılı Kanun?un 127. maddesine göre aylıktan kesme cezasının bir ay içinde soruşturmanın başlatılması gereken disiplin suç tipi olduğu görülmektedir. Bir aylık soruşturmaya başlama zamanaşımı süresinin başvurucunun işe gelmediği tarihten itibaren işlemeye başlayacağı hususunda Bölge İdare Mahkemesi ile başvurucu arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. İhtilaf başvurucunun işe gelmediği tarihten itibaren bir ay içinde soruşturmaya başlanıp başlanmadığı noktasındadır.

37. Söz konusu cezanın verilmesi sürecinde MEB tarafından 29/12/2015 tarihli yazı ile Valilikten bilgi ve belge istenmiş, bu yazı Bölge İdare Mahkemesince soruşturmaya esas inceleme tarihi olarak kabul edilmiştir. Diğer bir deyişle derece mahkemesi MEB'in okullardan isim istemesini soruşturmaya başlama işlemi olarak yorumlamıştır. Oysa başvurucu; soruşturma oluru verildiği ve işe gelinmeyen günden altı ay sonrası bir tarih olan 14/6/2016 tarihinin soruşturma başlama tarihi olduğunu, bu tarihe kadar incelemenin soruşturmaya dönüştürülmediğini ve bu nedenle soruşturmanın zamanaşımına uğradığını iddia etmektedir.

38. Somut olaydaki meselenin zamanaşımının başlangıcıyla ilgili hukuk kurallarının yorumundan değil somut olgulardan hangisinin soruşturmaya başlama mahiyetinde olduğuyla ilgilidir. Uyuşmazlığa ilişkin maddi vakıaları değerlendirmenin, yorumlamanın ve nitelemenin derece mahkemelerinin takdirinde olduğunun altı çizilmelidir (bkz. § 34). İnceleme konusu olayda Bölge İdare Mahkemesi tüm ülkede eylem kararı alınan tarihte işe gitmeyen öğretmenlerin isimlerinin MEB tarafından Valiliklerden istenmesi vakıasını soruşturmaya başlama olarak yorumlamıştır. Bölge İdare Mahkemesinin bu yorumunun bariz takdir hatası veya keyfîlik içerdiği değerlendirilmemiştir. Bu nedenle somut başvuruda açık ve görünür bir ihlal bulunmamaktadır.

39. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

GÖRÜLDÜĞÜ ÜZERE YORUMLAMA VE NİTELEME MAHKEMELERİN TAKDİRİNDEDİR. ANAYASA MAHKEMESİ DİYOR BEN DEMİYORUM...


Turhan06
Daire Başkanı
02 Nisan 2021 18:30

DMK 127 Hava civa o zaman 2 yıl 3 yıl 5 yıl önceki olayları gündeme detirip dileyen dilediği gibi soruşturma acabilir. Tuz kokmuş tuz...
Yol Gösteren, 5 yıl önce

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

PINAR ÇANKAYA ULAŞ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2018/9270)

Başvuru, öğretmen olan başvurucunun üyesi olduğu sendikanın çağrısı üzerine bir gün göreve gitmemesi nedeniyle aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasının örgütlenme özgürlüğünü disiplin soruşturmasına yasal süre içinde başlanmamasının da adil yargılanma hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.

26. Danıştay Beşinci Dairesinin disiplin soruşturmasına ilişkin bir kararında; ilk derece mahkemesi, soruşturmacı görevlendirme yazısının yazıldığı 18/11/2013 tarihinin idarece fiilin işlendiğinin öğrenildiği tarih olarak kabul edilmesi gerektiği ve soruşturma raporunda belirtilen 20/12/2013 tarihinin de soruşturmaya başlama tarihi olarak esas alınması gerektiğini belirterek disiplin soruşturmasına 657 sayılı Kanun'da belirtilen bir aylık sürede başlanmadığından işlemin iptaline karar vermiştir. Danıştay, davacı tarafından bir internet sitesinde 9/10/2013 tarihinde yayımlanan yazının davalı idarece öğrenilmesi üzerine idarenin 30/10/2013 tarihli yazısıyla 30/10/2013 tarihinde disiplin soruşturma sürecine başlanması karşısında Kanun'da öngörülen bir aylık soruşturma zamanaşımı süresinin geçirilmesinin söz konusu olmadığını belirterek söz konusu kararı bozmuş ve uyuşmazlığın esastan incelenmesi gerektiğine karar vermiştir (Beşinci Daire, 27/10/2016, E.2016/10216, K.2016/5148).

27. Danıştay Onikinci Dairesinin konuyla ilgili kararlarında ise özetle 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinde yer alan "fiillerin işlendiğinin öğrenildiği tarih" ibaresinden, disiplin cezası gerektiren bir fiil işleyen memurun bu fiilinin disiplin cezasını vermeye yetkili amirlerce somut delillerle öğrenildiği tarihin anlaşılması gerektiği açıktır. İhbar ve şikâyet yoluyla disiplin cezası gerektiren fiillerin yetkili amirlere duyurulması üzerine disiplin cezası vermeye veya soruşturma açmaya yetkili amirlerin fiilin suç niteliğini taşıyıp taşımadığı hususunda bir inceleme yapmaları veya yaptırmaları ve fiilin disiplin suçu vasfını taşıdığına kanaat getirmeleri üzerine de bizzat veya soruşturma emri ile tayin edecekleri muhakkikler yolu ile derhâl soruşturmayı başlatmaları gerekmektedir. Bu durumda soruşturmaya başlama zamanaşımı, fiilin suç vasfını taşıdığının öğrenildiği günden itibaren işlemeye başlayacaktır (Onikinci Daire, 12/2/2012, E.2009/5515, K.2012/4097; Onikinci Daire, 26/11/2013, E.2011/528, K.2013/8830; Onikinci Daire, 14/12/2012, E.2009/9266, K.2012/11130; Onikinci Daire, 30/5/2014, E.2013/7885, K.2014/4484).

Başvurucunun İddiaları

29. Başvurucu; somut olayda kendisinin göreve gitmemesi fiilinin eylem günü olan 29/12/2015 tarihinde idarece öğrenildiğinin tartışmasız olduğunu, Bölge İdare Mahkemesinin kanunun açık hükmüne rağmen MEB'in 29/12/2015 tarihli bilgi amaçlı yazısının tarihini soruşturma başlangıcı olarak kabul ettiğini ve disiplin soruşturmasına eylem tarihinden itibaren yasal süre olan bir ay içinde başlanmadığını belirterek soruşturmanın zamanaşımına uğradığını iddia etmiştir.

30.Başvurucu, eylem tarihinden itibaren incelemenin soruşturma açma süresi içinde tamamlanarak gerekiyorsa -bu süre dolmadan- soruşturmaya dönüştürülmesinin zorunlu olduğunu ve disiplin soruşturmalarında suç olan fiil için soruşturma emri verilmesinin zamanaşımını keseceğini belirtmiştir. Başvurucu; MEB'in Valiliklerden eyleme katılanların listesini istemesinin ise soruşturma zamanaşımını kesmeyeceği, yasal süre içinde disiplin soruşturmasına başlanmadığı ve eylem tarihinden altı ay sonra soruşturma oluru verildiği iddiasıyla adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

Değerlendirme

36. Somut olayda başvurucu hakkında aylıktan kesme disiplin cezası uygulanmıştır. 657 sayılı Kanun?un 127. maddesine göre aylıktan kesme cezasının bir ay içinde soruşturmanın başlatılması gereken disiplin suç tipi olduğu görülmektedir. Bir aylık soruşturmaya başlama zamanaşımı süresinin başvurucunun işe gelmediği tarihten itibaren işlemeye başlayacağı hususunda Bölge İdare Mahkemesi ile başvurucu arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. İhtilaf başvurucunun işe gelmediği tarihten itibaren bir ay içinde soruşturmaya başlanıp başlanmadığı noktasındadır.

37. Söz konusu cezanın verilmesi sürecinde MEB tarafından 29/12/2015 tarihli yazı ile Valilikten bilgi ve belge istenmiş, bu yazı Bölge İdare Mahkemesince soruşturmaya esas inceleme tarihi olarak kabul edilmiştir. Diğer bir deyişle derece mahkemesi MEB'in okullardan isim istemesini soruşturmaya başlama işlemi olarak yorumlamıştır. Oysa başvurucu; soruşturma oluru verildiği ve işe gelinmeyen günden altı ay sonrası bir tarih olan 14/6/2016 tarihinin soruşturma başlama tarihi olduğunu, bu tarihe kadar incelemenin soruşturmaya dönüştürülmediğini ve bu nedenle soruşturmanın zamanaşımına uğradığını iddia etmektedir.

38. Somut olaydaki meselenin zamanaşımının başlangıcıyla ilgili hukuk kurallarının yorumundan değil somut olgulardan hangisinin soruşturmaya başlama mahiyetinde olduğuyla ilgilidir. Uyuşmazlığa ilişkin maddi vakıaları değerlendirmenin, yorumlamanın ve nitelemenin derece mahkemelerinin takdirinde olduğunun altı çizilmelidir (bkz. § 34). İnceleme konusu olayda Bölge İdare Mahkemesi tüm ülkede eylem kararı alınan tarihte işe gitmeyen öğretmenlerin isimlerinin MEB tarafından Valiliklerden istenmesi vakıasını soruşturmaya başlama olarak yorumlamıştır. Bölge İdare Mahkemesinin bu yorumunun bariz takdir hatası veya keyfîlik içerdiği değerlendirilmemiştir. Bu nedenle somut başvuruda açık ve görünür bir ihlal bulunmamaktadır.

39. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

GÖRÜLDÜĞÜ ÜZERE YORUMLAMA VE NİTELEME MAHKEMELERİN TAKDİRİNDEDİR. ANAYASA MAHKEMESİ DİYOR BEN DEMİYORUM...


Aslan9090
Şube Müdürü
03 Nisan 2021 10:35

Peki diyelim idare ve bölge idare mahkemesi, zamanaşımı var deyip mesleğe iade etti... Burda EGM kişiyi mesleğe dönderip mi Danıştay a itiraz etme durumunda, yoksa hiç başlatmadan Danıştay a itirazın sonucunu mu bekler? Yol gösteren bu konuda ki düşüncen hepimiz için önemli ?

Yol Gösteren
Genel Müdür
03 Nisan 2021 18:48

Anayasa?nın 138. maddesinin son fıkrasında yer alan Yasama ve yürütme organlarıyla idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez hükümle beraber 2577 sayılı İYUK?un 28/1. maddesindeki Danıştay, Bölge İdare Mahkemeleri, İdare ve Vergi Mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz (30) günü geçemezhükmü ile İYUK Madde 52/1 (Değişik: 5/4/1990-3622/21 md.) Temyiz veya istinaf yoluna başvurulmuş olması, hakim, mahkeme veya Danıştay kararlarının yürütülmesini durdurmaz'' hükümleri yer almaktadır.

Anayasanın 138. maddesinde yargı karalarının tüm devlet organları için bağlayıcı olduğu belirtilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda da, yargı karalarının yerine getirilmemesi durumunda sorumluluğun doğacağı düzenlenmiştir. İdari Yargılama Usulü Kanununun 28. maddesinin 3. ve 4. fıkralarına göre Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. Mahkeme kararlarının otuz gün içinde kamu görevlilerince kasten yerine getirilmemesi halinde ilgili, idare aleyhine dava açabileceği gibi, kararı yerine getirmeyen kamu görevlisi aleyhine de tazminat davası açılabilir. hükümleri yer almaktadır.

İDARENİN MAHKEME KARARI DOĞRULTUSUNDA GÖREVE BAŞLATMASI GEREKİR...

Aslan9090, 5 yıl önce
Peki diyelim idare ve bölge idare mahkemesi, zamanaşımı var deyip mesleğe iade etti... Burda EGM kişiyi mesleğe dönderip mi Danıştay a itiraz etme durumunda, yoksa hiç başlatmadan Danıştay a itirazın sonucunu mu bekler? Yol gösteren bu konuda ki düşüncen hepimiz için önemli ?

Aslan9090
Şube Müdürü
03 Nisan 2021 20:34

Teşekkür ederim, çok güzel bilgilendirme oldu buda
Yol Gösteren, 5 yıl önce

Anayasa?nın 138. maddesinin son fıkrasında yer alan Yasama ve yürütme organlarıyla idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez hükümle beraber 2577 sayılı İYUK?un 28/1. maddesindeki Danıştay, Bölge İdare Mahkemeleri, İdare ve Vergi Mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz (30) günü geçemezhükmü ile İYUK Madde 52/1 (Değişik: 5/4/1990-3622/21 md.) Temyiz veya istinaf yoluna başvurulmuş olması, hakim, mahkeme veya Danıştay kararlarının yürütülmesini durdurmaz'' hükümleri yer almaktadır.

Anayasanın 138. maddesinde yargı karalarının tüm devlet organları için bağlayıcı olduğu belirtilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda da, yargı karalarının yerine getirilmemesi durumunda sorumluluğun doğacağı düzenlenmiştir. İdari Yargılama Usulü Kanununun 28. maddesinin 3. ve 4. fıkralarına göre Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. Mahkeme kararlarının otuz gün içinde kamu görevlilerince kasten yerine getirilmemesi halinde ilgili, idare aleyhine dava açabileceği gibi, kararı yerine getirmeyen kamu görevlisi aleyhine de tazminat davası açılabilir. hükümleri yer almaktadır.

İDARENİN MAHKEME KARARI DOĞRULTUSUNDA GÖREVE BAŞLATMASI GEREKİR...


loneliness48
Aday Memur
03 Nisan 2021 20:58

uzun süredir yolgöstereni takip eder her yazdığını okurum ama ilk defa bir konuda muhalif kaldım. bende Jandarma Gn. K.lığı tarafından zamanaşımı süresi dolmasına rağmen ve salt HAGB ye dayanılarak ihraç edilen birisi olarak 657 sayılı kanunun 127. maddesini yanlış yorumladığınızı düşünüyorum ve bir karar ekliyorum

Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/2947 E. , 2020/3769 K.

"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y

ONİKİNCİ DAİRE

Esas No : 2020/2947

Karar No : 2020/3769

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : Vakıflar Genel Müdürlüğü

VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ?

KARŞI TARAF (DAVACI) : ?

İSTEMİN KONUSU : .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem : ? İli, ? Vakıf ? Hastanesi Döner Sermaye İşletmesi emrinde saymanlık müdürü kadrosunda muhasebe yetkilisi olarak görev yapan davacının, ihale komisyonu üyesi olarak usulsüz ihale yaptığı ve usulsüz hak ediş ödemesi yaptığından bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/C-(a) maddesi uyarınca 1/30 oranında aylıktan kesme cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün 18.09.2012 tarihli ve 18336 sayılı işleminin (a) bendine dair kısmının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare mahkemesince, Danıştay Beşinci Dairesinin 20/10/2016 tarihli ve E:2016/9926, K:2016/4715 sayılı bozma kararına uyularak; Olayda, davacının üyesi olduğu komisyonun ? tarih ve ? sayılı kararıyla ihalede pazarlık usulünün benimsendiği, ihale seçiminde hata yapıldığı, bu hatalı kararın zincirlemenitelik taşıyan diğer hukuki işlemlerin nedeni olduğu belirtilerek davacıya 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/C-a uyarınca 1/30 oranında aylıktan kesme cezası verilmiş ise de, söz konusu ihalede pazarlık usulünün benimsenmesi ile davacının muhasebe yetkilisi sıfatıyla imzaladığı ödeme emri arasında zincirleme bir ilişki bulunmamaktadır. Ödeme emrinin alınan bir hizmetin bedelinin karşılığı olduğu açık olup, söz konusu ödeme emrinin alınan hizmet karşılığı olmadığına veya muhasebe yetkili sıfatıyla davacının firmaya ödenmesi gereken tutardan daha fazla ödeme yaptığına ilişkin soruşturma dosyasında herhangi bir tespitin de bulunmadığı anlaşıldığından, bu durumda soruşturma konusu ihalenin 21.7.2010 tarihinde yapıldığı, davacıya ise 18.09.2012 tarih ve 18336 sayılı işlemle ceza verildiği açık olduğundan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Zamanaşımı" başlıklı 127. maddesinde öngörülmüş olan iki yıllık zamanaşımı süresi bakımından ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle dava konusu işlem aykırı bulunarak iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, soruşturma zamanaşımının başladığı günün disiplin fiilinin, diğer bir ifadeyle suç vasfının öğrenildiği gün olduğu, bu tarihin ise soruşturma onayının verildiği tarih olduğu, bu sebeple işlemin 657 sayılı Kanun'un 127. maddesin'de belirtilen soruşturma zamanaşımı süresi içinde tesis edildiği ileri sürülerek İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ?

DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50/4. maddesinde, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmiştir.

Temyizen incelenen kararda, İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,

2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4. Dosyanın anılan mahkemeye gönderilmesine,

5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 17/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

trackermaker, 5 yıl önce

Yol gosteren Aslan9090 nickli arkadas salt olarak sunu demek istiyor, sorusturmaya konu suc ornek vererek 01.01.2018 tarihinde islendi ve idarede bunu 01.07.2018 tarihinde ogrendi ce sorusturmaya basladi, su durumda zamanasimi tarihi 01.01.2020 mi oluyor yoksa 01.07.2020 mi oluyor.


Aslan9090
Şube Müdürü
03 Nisan 2021 21:04

Buda çok güzel Emsal olacak türden karar Peki siz zamanaşımı olmasına karşın ihraç olup tekrar mesleğinize dönebildiniz mi?
loneliness48, 5 yıl önce

uzun süredir yolgöstereni takip eder her yazdığını okurum ama ilk defa bir konuda muhalif kaldım. bende Jandarma Gn. K.lığı tarafından zamanaşımı süresi dolmasına rağmen ve salt HAGB ye dayanılarak ihraç edilen birisi olarak 657 sayılı kanunun 127. maddesini yanlış yorumladığınızı düşünüyorum ve bir karar ekliyorum

Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/2947 E. , 2020/3769 K.

"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y

ONİKİNCİ DAİRE

Esas No : 2020/2947

Karar No : 2020/3769

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : Vakıflar Genel Müdürlüğü

VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ?

KARŞI TARAF (DAVACI) : ?

İSTEMİN KONUSU : .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem : ? İli, ? Vakıf ? Hastanesi Döner Sermaye İşletmesi emrinde saymanlık müdürü kadrosunda muhasebe yetkilisi olarak görev yapan davacının, ihale komisyonu üyesi olarak usulsüz ihale yaptığı ve usulsüz hak ediş ödemesi yaptığından bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/C-(a) maddesi uyarınca 1/30 oranında aylıktan kesme cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün 18.09.2012 tarihli ve 18336 sayılı işleminin (a) bendine dair kısmının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare mahkemesince, Danıştay Beşinci Dairesinin 20/10/2016 tarihli ve E:2016/9926, K:2016/4715 sayılı bozma kararına uyularak; Olayda, davacının üyesi olduğu komisyonun ? tarih ve ? sayılı kararıyla ihalede pazarlık usulünün benimsendiği, ihale seçiminde hata yapıldığı, bu hatalı kararın zincirlemenitelik taşıyan diğer hukuki işlemlerin nedeni olduğu belirtilerek davacıya 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/C-a uyarınca 1/30 oranında aylıktan kesme cezası verilmiş ise de, söz konusu ihalede pazarlık usulünün benimsenmesi ile davacının muhasebe yetkilisi sıfatıyla imzaladığı ödeme emri arasında zincirleme bir ilişki bulunmamaktadır. Ödeme emrinin alınan bir hizmetin bedelinin karşılığı olduğu açık olup, söz konusu ödeme emrinin alınan hizmet karşılığı olmadığına veya muhasebe yetkili sıfatıyla davacının firmaya ödenmesi gereken tutardan daha fazla ödeme yaptığına ilişkin soruşturma dosyasında herhangi bir tespitin de bulunmadığı anlaşıldığından, bu durumda soruşturma konusu ihalenin 21.7.2010 tarihinde yapıldığı, davacıya ise 18.09.2012 tarih ve 18336 sayılı işlemle ceza verildiği açık olduğundan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Zamanaşımı" başlıklı 127. maddesinde öngörülmüş olan iki yıllık zamanaşımı süresi bakımından ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle dava konusu işlem aykırı bulunarak iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, soruşturma zamanaşımının başladığı günün disiplin fiilinin, diğer bir ifadeyle suç vasfının öğrenildiği gün olduğu, bu tarihin ise soruşturma onayının verildiği tarih olduğu, bu sebeple işlemin 657 sayılı Kanun'un 127. maddesin'de belirtilen soruşturma zamanaşımı süresi içinde tesis edildiği ileri sürülerek İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ?

DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50/4. maddesinde, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmiştir.

Temyizen incelenen kararda, İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,

2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4. Dosyanın anılan mahkemeye gönderilmesine,

5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 17/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Toplam 125 mesaj

Çok Yazılan Konular

Sözlük

Son Haberler

Editörün Seçimi