Editörler : Lanet
31 Ocak 2022 22:58

Hadi1212
Daire Başkanı

Yazılı olarak kural nerede var gösyerebilir misiniz? Kuralsa tüm bilim dallarında olmalı değilse birinde kural olmuş diğerinde değil.


akademisyen 64, 5 ay önce - Alıntıya git

Hocam bu konu defalarca tartışıldı. Alanlara göre oturmuş gelenekler var. Ama alan içini geçtim insanların kendisiyle tutarlı olması da gerekmez mi?

Doçentlikte temel kriterleri sağlayan eserde danışmanı olduğu öğrencinin tezinden yazılan makale puanlanabiliyor.

Bu konuda çok yazdım. Tam elimdeki dosyaya ara vermiştim. Yine bu başlığı gördüm.

Şimdi elimdeki dosyada tez öğrencileriyle yazdığı makaleleri çıkarsak aday ne uluslararası nede uluslararası yayın koşulunu sağlayamıyor. Asgariye takılılıyor. Ama kendi dr den yayınında danışmanın ismi yok. Bende soruyorum bu etse kedi nerede bu kediyse et nerede. Eğer yayınlar öğrencininse seninkiler nerede eğer danışmanın yazarlık hakkı varsa senin danışmanın adı nerede?

01 Şubat 2022 02:22

akademikfen
Aday Memur

Zamanaşımı

MADDE 12 - (1) İntihal, sahtecilik ve çarpıtma şeklindeki etik ihlallerinde inceleme

başlatılması herhangi bir süre sınırlamasına tabi değildir. Ancak bunların haricindeki etik

ihlallerinde eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra etik inceleme

yapılamaz.

2012de mi yayınlanmıştı makaleniz? 2022 de zamanaşımı olur mu hocalarım ne dersiniz?

01 Şubat 2022 05:39

Mythman
Memur

Zamanaşımı

MADDE 12 - (1) İntihal, sahtecilik ve çarpıtma şeklindeki etik ihlallerinde inceleme

başlatılması herhangi bir süre sınırlamasına tabi değildir. Ancak bunların haricindeki etik

ihlallerinde eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra etik inceleme

yapılamaz.

2012de mi yayınlanmıştı makaleniz? 2022 de zamanaşımı olur mu hocalarım ne dersiniz?


akademikfen, 5 ay önce - Alıntıya git
Hocam sizi neyle suçladılar?
01 Şubat 2022 13:36

akademikfen
Aday Memur
Hocam sizi neyle suçladılar?
Mythman, 5 ay önce - Alıntıya git

baychem

Doçentlik ve makalede danışman ismi sorunu

Değerli üyeler,

Durumumu ve sorunumu özetle yazmak isterim. Önerilerininiz bana yol gösterecektir.

2009 yılında bir üniversitenin Fen Edebiyat fakültesi altında bir bölümden doktora ünvanımı aldım. Doktoram bitince tahsisli kadrom da düştü. Akademik puanım epey yüksek olmasına rağmen üniversite kadromu daimiye çevirmeyince işime son verildi. Danışmanım benimle pek ilgilenmezdi, tez boyunca da bir kaç kez ders yapmıştık, o da benim için pek uğraşmadı. 2020'ye kadar farklı sektörlerde çalışsam da akademik çalışmalardan kopmadım ve bu sürede SCI kapsamına giren epey makalem oldu. Nitekim 2020'de bir üniversiteye Dr. öğretim üyesi kadrosuna epey maceralı bir şekilde, alınmak istenen adayı tabiri caizse "akademik puanımla ezerek" girebildim. Şu an üniversitedeyim ve bu dönem doçentliğe başvuracağım.

Sorunum şu: Doktora ünvanından ve tahsisli kadroma son verildikten sonra, 2012'de, tezimin bir kısmını da kapsayan ancak tezin aynısı olmayan bir SCI makale yayınladım. Akademi dışındaydım, o dönem doktora danışmanıma e-posta ile ulaşmaya çalıştım ancak kesinlikle dönüş yapmadı. Makaleye nokta bile koymadı. Katkısı olmadığı için, etik olarak, ben de makaleye onun ismini yazmadım, sadece kendi ismimi yazdım. Bu makale başvuruda etik sorun yaratır mı? Forumdan da okuyoruz ilginç durumlar etik kurula takılabiliyor. Jüriye derdimi nasıl anlatabilirim?

Puanım doçentlikte istenenin neredeyse iki katı, puan sorunum yok. Bu makaleyi başvuruda tez ile ilişkilendirmemeyi ve puanlamaya (beyannameye) katmamayı düşünüyorum. Yine de sorun olur mu? Bu konuda bana ne önerirsiniz?

Şimdiden teşekkür ederim.

Ben bu probleme istinaden yazmıştım o "zamanaşımı" maddesini, ben henüz öğrenemedim neden etiğe verildiğimi, fen etik kurulu henüz toplanmadı

01 Şubat 2022 14:04

Hadi1212
Daire Başkanı

Zamanaşımı

MADDE 12 - (1) İntihal, sahtecilik ve çarpıtma şeklindeki etik ihlallerinde inceleme

başlatılması herhangi bir süre sınırlamasına tabi değildir. Ancak bunların haricindeki etik

ihlallerinde eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra etik inceleme

yapılamaz.

2012de mi yayınlanmıştı makaleniz? 2022 de zamanaşımı olur mu hocalarım ne dersiniz?


akademikfen, 5 ay önce - Alıntıya git

Zamanaşımı

MADDE 12 - (1) İntihal, sahtecilik ve çarpıtma şeklindeki etik ihlallerinde inceleme

başlatılması herhangi bir süre sınırlamasına tabi değildir. Ancak bunların haricindeki etik

ihlallerinde eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra etik inceleme

yapılamaz.

(2) İntihal, sahtecilik ve çarpıtma haricindeki diğer etik ihlallerinde, etik ihlal teşkil eden

eylemin öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl içinde etik inceleme başlatılmaması halinde etik

ihlal iddiası incelenemez.

(3) Eserin tamamen veya kısmen tekrar yayımlanması ile akademik atama ve yükselmelerde

kullanılması halinde yukarıda belirtilen zamanaşımı süreleri yeniden işlemeye başlar.

Doçentlik başvurusunda kullanılan eserde zaman aşımı yeniden başlıyor.

02 Şubat 2022 00:57

akademikfen
Aday Memur

Zamanaşımı

MADDE 12 - (1) İntihal, sahtecilik ve çarpıtma şeklindeki etik ihlallerinde inceleme

başlatılması herhangi bir süre sınırlamasına tabi değildir. Ancak bunların haricindeki etik

ihlallerinde eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra etik inceleme

yapılamaz.

(2) İntihal, sahtecilik ve çarpıtma haricindeki diğer etik ihlallerinde, etik ihlal teşkil eden

eylemin öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl içinde etik inceleme başlatılmaması halinde etik

ihlal iddiası incelenemez.

(3) Eserin tamamen veya kısmen tekrar yayımlanması ile akademik atama ve yükselmelerde

kullanılması halinde yukarıda belirtilen zamanaşımı süreleri yeniden işlemeye başlar.

Doçentlik başvurusunda kullanılan eserde zaman aşımı yeniden başlıyor.


Hadi1212, 5 ay önce - Alıntıya git

yanlış yorumlamışım bu maddeyi, umarım kimseye umut vermemiştir

02 Şubat 2022 14:14

baychem
Aday Memur

Herkese merhabalar,

Cevaplarınız ve önerileriniz için teşekkürler.

Kişisel fikrim, bedeli ne olursa olsun bir makalede katkısı olmayan birinin yazar olarak asla yazılmaması. Bu genel etik bir kuraldır. Yazılı olmayan kurallar, gelenekler gibi yuvarlak kavramlar bu gerçeği değiştiremez.

Benim durumumda en büyük handikap şu: "Danışmanın makaleye hatta teze katkısı olmadığı nasıl kanıtlanır?" Belli ki bunun için zamanında davranıp danışman değiştirmeliydim ya da görevini yapmayan danışmana karşı yasal yollarla hakkımı aramalıydım. Geç farkına vardım ve aslında o zaman şartlar da pek mümkün değildi.

Bugün akademiye tekrar döndüğümde görüyorum ki imza atmaktan başka bir işlevi olmayan, öğrencisine en azından yönetmeliğin belirttiği kadar bile zaman ayırmayan danışmanlar hala mevcut. Geçmişi değiştiremeyeceğime göre bu durumun bir ana önce sonlanmasını dilemekten başka seçeneğim kalmıyor. Olur da bir gün danışman olursam öğrencimin danışmanlık ve yazarlık konusunun içine sindiğinden, defalarca olurunu alarak emin olacağım.

02 Şubat 2022 14:54

akademisyen 64
Müsteşar Yardımcısı

Herkese merhabalar,

Cevaplarınız ve önerileriniz için teşekkürler.

Kişisel fikrim, bedeli ne olursa olsun bir makalede katkısı olmayan birinin yazar olarak asla yazılmaması. Bu genel etik bir kuraldır. Yazılı olmayan kurallar, gelenekler gibi yuvarlak kavramlar bu gerçeği değiştiremez.

Benim durumumda en büyük handikap şu: "Danışmanın makaleye hatta teze katkısı olmadığı nasıl kanıtlanır?" Belli ki bunun için zamanında davranıp danışman değiştirmeliydim ya da görevini yapmayan danışmana karşı yasal yollarla hakkımı aramalıydım. Geç farkına vardım ve aslında o zaman şartlar da pek mümkün değildi.

Bugün akademiye tekrar döndüğümde görüyorum ki imza atmaktan başka bir işlevi olmayan, öğrencisine en azından yönetmeliğin belirttiği kadar bile zaman ayırmayan danışmanlar hala mevcut. Geçmişi değiştiremeyeceğime göre bu durumun bir ana önce sonlanmasını dilemekten başka seçeneğim kalmıyor. Olur da bir gün danışman olursam öğrencimin danışmanlık ve yazarlık konusunun içine sindiğinden, defalarca olurunu alarak emin olacağım.


baychem, 5 ay önce - Alıntıya git

Ben danışmanlık yapıyorum ve danışmanlığın öğrenciye yol gösterme yol yordam öğretme olduğuna inanıyorum. Yazıp getirdiğinde düzeltme ve önerilerde bulunarak danışmanlık görevimi yerine getirdiğime inanıyorum. Ama bu benim tez yazımına katkım değil danışmanlık görevim. Tez onu yazan öğrencime aittir ve asla kendim yazmadığım bir şeye adımı koymam. Bu da benim görüşüm.

02 Şubat 2022 15:27

angel1987
Şef

Herkese merhabalar,

Cevaplarınız ve önerileriniz için teşekkürler.

Kişisel fikrim, bedeli ne olursa olsun bir makalede katkısı olmayan birinin yazar olarak asla yazılmaması. Bu genel etik bir kuraldır. Yazılı olmayan kurallar, gelenekler gibi yuvarlak kavramlar bu gerçeği değiştiremez.

Benim durumumda en büyük handikap şu: "Danışmanın makaleye hatta teze katkısı olmadığı nasıl kanıtlanır?" Belli ki bunun için zamanında davranıp danışman değiştirmeliydim ya da görevini yapmayan danışmana karşı yasal yollarla hakkımı aramalıydım. Geç farkına vardım ve aslında o zaman şartlar da pek mümkün değildi.

Bugün akademiye tekrar döndüğümde görüyorum ki imza atmaktan başka bir işlevi olmayan, öğrencisine en azından yönetmeliğin belirttiği kadar bile zaman ayırmayan danışmanlar hala mevcut. Geçmişi değiştiremeyeceğime göre bu durumun bir ana önce sonlanmasını dilemekten başka seçeneğim kalmıyor. Olur da bir gün danışman olursam öğrencimin danışmanlık ve yazarlık konusunun içine sindiğinden, defalarca olurunu alarak emin olacağım.


baychem, 5 ay önce - Alıntıya git

Hocam tezi bitirince sonuçta kendi kendize jürileri ayarlayıp bitirmediniz. Hocanız bitirmenizi uygun görmüş, katkısı olmuş olmamış bunu kanıtlayamazsınız ancak etik olarak danışman adını yazmanız gerekir. Bunu hiçbir şekilde kanıtlayamazsınız. Makale için erratum yazıp danışmanınızı ekletmenizi öneririm.

02 Şubat 2022 16:21

Ser.es
Aday Memur

Hocam tezi bitirince sonuçta kendi kendize jürileri ayarlayıp bitirmediniz. Hocanız bitirmenizi uygun görmüş, katkısı olmuş olmamış bunu kanıtlayamazsınız ancak etik olarak danışman adını yazmanız gerekir. Bunu hiçbir şekilde kanıtlayamazsınız. Makale için erratum yazıp danışmanınızı ekletmenizi öneririm.


angel1987, 5 ay önce - Alıntıya git

Danışmanın kendisi "ilgili çalışmaya benim hiçbir katkım olmadı diye" yazarsa ispatlamış olmaz mı?

Bunun üzerine kim ne diyebilir ki?

02 Şubat 2022 16:22

Ser.es
Aday Memur

Herkese merhabalar,

Cevaplarınız ve önerileriniz için teşekkürler.

Kişisel fikrim, bedeli ne olursa olsun bir makalede katkısı olmayan birinin yazar olarak asla yazılmaması. Bu genel etik bir kuraldır. Yazılı olmayan kurallar, gelenekler gibi yuvarlak kavramlar bu gerçeği değiştiremez.

Benim durumumda en büyük handikap şu: "Danışmanın makaleye hatta teze katkısı olmadığı nasıl kanıtlanır?" Belli ki bunun için zamanında davranıp danışman değiştirmeliydim ya da görevini yapmayan danışmana karşı yasal yollarla hakkımı aramalıydım. Geç farkına vardım ve aslında o zaman şartlar da pek mümkün değildi.

Bugün akademiye tekrar döndüğümde görüyorum ki imza atmaktan başka bir işlevi olmayan, öğrencisine en azından yönetmeliğin belirttiği kadar bile zaman ayırmayan danışmanlar hala mevcut. Geçmişi değiştiremeyeceğime göre bu durumun bir ana önce sonlanmasını dilemekten başka seçeneğim kalmıyor. Olur da bir gün danışman olursam öğrencimin danışmanlık ve yazarlık konusunun içine sindiğinden, defalarca olurunu alarak emin olacağım.


baychem, 5 ay önce - Alıntıya git

Buna yüz de yüz katılıyorum.

03 Şubat 2022 12:31

angel1987
Şef

Danışmanın kendisi "ilgili çalışmaya benim hiçbir katkım olmadı diye" yazarsa ispatlamış olmaz mı?

Bunun üzerine kim ne diyebilir ki?


Ser.es, 5 ay önce - Alıntıya git

Bunu öğrenci mezun etmeden önce vermesi gerekirdi. Ben öğrenciyle ilgilenemiyorum öğrenci başka danışmana geçsin diye. Sonuçta tezden üretilmiş bir yayın. Normal yayın sürecinde bile kişi kendisi hakkından feragat eden yazı yazıp etik kuruldan vs çıkıyor. Yayın olduktan sonra sizin katkınız yoktu bir yazı verin denilemez. Çünkü katkısının olmaması düşüncesi öğrencinin yorumu belki danışman kendince benim yeterince katkım var diye düşünüyordur. Bu arada yayında hakkı olmayan birinin yazılması görüşünü tabi ki savunmuyorum sadece yazılı etik kurallara uygun hareket edilmesi gerektiğinin düşünüyorum

03 Şubat 2022 17:20

BakkalGazi86
Şef

Gerçekten hayretler içerisinde konu başlığına ait yorumları okudum arkadaşlar;

BİR YAYINA SOMUT KATKISI OLMAYAN HİÇ KİMSE O YAYININ YAZARI DEĞİLDİR!

Danışmanlık Lisansüstü Mevzuatı kapsamında zorunlu bir iş yükü/hizmet alımıdır.

Danışmanlık tezler veya sanat eserleri raporları için TEK BAŞINA somut bir katkı değildir.

(Yayında 1. veya 2. yazar olarak isminin kullanılması: Anabilim dalı / Anasanat dalı özelinde; Danışmanın Somut katkısı; özgün yorumu, düzenleme; yani tez'e ve ya rapor'a metinsel veyahut eleştirel olarak -direkt etkisi- bağlamında değerlendirlecek bir durumdur).

Şahsi fikrim; geleneklerin normlaştığı ve kabul görüldüğü süreçleri acilen terk etmemiz gerekmekte.

03 Şubat 2022 21:05

mendoa84
Şef

Şahsi görüşüm, danışman isminin kati surette tez deki hipotezle ilgili çıkan tüm çıktılara (bildiri, yayın gibi) yazılması gerektiğidir. Sebebi ise, o danışman olmasaydı o (hipo)tez olmayacaktı (entelektüel katkı somut katkılardan çok daha değerli bir katkıdır, bknz. fikir hırsızlığı).

04 Şubat 2022 10:52

BakkalGazi86
Şef

Şahsi görüşüm, danışman isminin kati surette tez deki hipotezle ilgili çıkan tüm çıktılara (bildiri, yayın gibi) yazılması gerektiğidir. Sebebi ise, o danışman olmasaydı o (hipo)tez olmayacaktı (entelektüel katkı somut katkılardan çok daha değerli bir katkıdır, bknz. fikir hırsızlığı).


mendoa84, 5 ay önce - Alıntıya git

Bence, sence diyen arkadaşlarıma;

YÖK'ün mevzuatında yer alan "HAKSIZ YAZARLIK" Suçunu araştırmanızı öneriyorum.

Üniversitelerin Etik kurullarında Prof. ve Doç. atamalarında bu kriterler değerlendiriliyor. Danışmanlığını yaptığı tezlerden çıkan yayınlar hakkında ekstra bilgi-belge-savunma isteniyor.

Aklı başına bir danışmanın (Prof ve Doç ataması bekleyen) inanın kendi başını yakmak istemez.

Etik durumu bundan ibarettir.

04 Şubat 2022 18:47

Hadi1212
Daire Başkanı

Bence, sence diyen arkadaşlarıma;

YÖK'ün mevzuatında yer alan "HAKSIZ YAZARLIK" Suçunu araştırmanızı öneriyorum.

Üniversitelerin Etik kurullarında Prof. ve Doç. atamalarında bu kriterler değerlendiriliyor. Danışmanlığını yaptığı tezlerden çıkan yayınlar hakkında ekstra bilgi-belge-savunma isteniyor.

Aklı başına bir danışmanın (Prof ve Doç ataması bekleyen) inanın kendi başını yakmak istemez.

Etik durumu bundan ibarettir.


BakkalGazi86, 5 ay önce - Alıntıya git

Danışmanın ismini yazmadı diye etik kurula giden duydum, hatta doğrudan bu durumu şikayet eden danışman duydum, danışmanım ismini bana kızgınlığından makaleye koydurmuyor, tek yazarlı yayınlarsam ilerde etiğe giderim bir çare diyeni duydum ama tez öğrencisiyle yapılan yayın nedeniyle etiğe gideni hiç duymadım.

Hatta söyle söyleyeyim. Tek yazarlı SSCI yayın şartı vardı ben doçent olurken. Tez öğrencisinin tezinden yapılan yayın tek yazarlı sayılıp koşulu sağlıyordu. Şimdi arkadaşlar hoşunuza gitse de gitmese de bu konuda mahkeme kararı var.

" Tezlerden üretilen yayınlarda asıl olarak 1. İsim hakkı tez yazarına aittir. Tez danışmanı/danışmanları 2?nci ve devam eden yazarlık haklarına sahiptirler.

ANKARA 1.İDARE MAHKEMESİ, 2008/1008 E., 2009/119 K. Sayılı ilamı.

Dahası Tez danışmanı tez ve tezden yapılan makalede ki etik ihlalden sorumludur.

Tez süreci devam ederken danışman değişikliği yapılırken eski danışman muvaffakat vermezse tez konusu değiştirilir. (Aksi durumlar için kazanılmış mahkemeler var)

Tez öğrencisi olarak üniversite etik kuruluna başvurursanız danışman yürütücü, öğrenci araştırmacı gözükür. BAP tada da aynı durum geçerlidir.

Şimdi ben öğrencimin de kendimin de başımın ağrımasını asla istemem. Öğrencimi hiç bir aşamada zaten kendi başına bırakmam. Öğrencilerimin makalelerine isim koyuyorum. Ben hiç bundan dolayı utanmıyorum. Her satırını okuyor ve düzeltiyorum. İsim koymadan yayın yapan olsa kendi bilir derdim. Kendi sorunu. Nerelerde ne kadar aşıran oldu emeğimi onlarla bile uğraşmadım. kendi öğrencimle mi uğraşıcağım?

04 Şubat 2022 20:32

mendoa84
Şef

Bence, sence diyen arkadaşlarıma;

YÖK'ün mevzuatında yer alan "HAKSIZ YAZARLIK" Suçunu araştırmanızı öneriyorum.

Üniversitelerin Etik kurullarında Prof. ve Doç. atamalarında bu kriterler değerlendiriliyor. Danışmanlığını yaptığı tezlerden çıkan yayınlar hakkında ekstra bilgi-belge-savunma isteniyor.

Aklı başına bir danışmanın (Prof ve Doç ataması bekleyen) inanın kendi başını yakmak istemez.

Etik durumu bundan ibarettir.


BakkalGazi86, 5 ay önce - Alıntıya git

Danışmanının kendi yönettiği tez den haksız yazarlık ithamı ve cezası görülmüş duyulmuş değildir, eşyanın tabiatına aykırıdır.

Varsa hukuki bir karar görelim.

Haksız yazarlık durumu tez dışındaki yayınlarda söz konusudur.

Elma ile armudu karıştırmayalım..

05 Şubat 2022 12:45

BakkalGazi86
Şef

Herhangi bir eserde yazarlık hakkı verilmesinde olduğu gibi lisansüstü Tezlerden Üretilen Yayınlarda Danışmanın Yazar Olarak Yer Alabilmesi için de aktif olarak katkı sunması gerekmektedir. Bu husus ise 3 yönden mercek altına alınabilir;

Danışmanın, tez yazılırken yazarlık hakkı sağlayabilecek şekilde katkı sunup sunmadığı Tezden üretilen yayınlarda, danışmanın yazarlık hakkı sağlayabilecek şekilde katkı sunup sunmadığı Bilim alanlarına göre yapılagelen farklı araştırma ve tez yazma süreçlerinden kaynaklanan durumlar Üniversitelerde her tezin hazırlanma sürecinde öğrenciye bir ?danışman? atanmaktadır. Da­nışmanın, teze katkısı tartışmasızdır. Tezin hazırlanma süreci, danışmanın kontrolü ve idaresi altında olmaktadır. Danışman, bu süreçte konu seçiminden, yönteme kadar çok çeşitli basa­maklarda katkıda bulunmaktadır. Danışman tezle ilgili olarak öğrenciyi eğittiği gibi ona bi­limsel-akademik destekte de bulunmaktadır. Bununla birlikte öğrencinin yararlandığı kişiler yalnızca tez danışmanıyla sınırlı değildir. Tez süresince öğrenci birçok kişinin danışmanlığına başvurmaktadır.

Örneğin,tez izleme komitesi de bunlar arasındadır. Ayrıca belirtmek ge­rekir ki uygulamada, danışmanların tezlerle ilgili yaklaşımı farklı düzeylerde olmaktadır. Öğ­rencisine sınırsız saat ayıran, kendi tezi gibi sarılan öğretim üyeleri olduğu gibi zar zor ulaşılan, fazla katkı sağlamayanlarda bulunmaktadır.

Bir akademisyenin, akademik birincil görevi eğitim ve araştırma üzerinedir. Üniversitelerde eğitim lisans ve lisanüstü düzeylerde yürütülür. Bir akademisyenin eğitici kimliği her iki düzey için de geçerlidir. Lisans düzeyinde eğitici olmakla, master/doktora düzeyinde eğitici olmak arasında fark yoktur.

Danışmanlık, eğitimciliği değiştiren bir olgu değildir. Öğretim üyesi nasıl bir konuda öğrencisini bilgilendiriyor ise aynı şekilde tezin oluşması sürecinde de onu bilgi­lendirmekte ve eğitmektedir. Tezin nasıl hazırlanacağı, hangi yöntem uygulanacağı, içeriğine ilişkin çeşitli katkılar, nerelere başvurulacağı gibi bilgi ve yönlendirmeler eğitimden başka nasıl algılanabilir ki? ?Danışmanlık müessesinin? anlamı budur.

Danışman olmak ortak bir ça­lışmaya başlamak değildir. Bu görev öğretim üyesinin asli görevidir; tercih meselesi bir görev de değildir. Dolayısıyla danışmanların emek ve katkılarını, tez ortağı olarak yorumlamak doğ­ru değildir. (3)

Yazar olarak yer alabilmek için bir makalede bazı temel noktalarda katkı sağlayıcı rolde ol­mak gerekir: Örneğin konu fikrinin oluşması, tasarım, bulguların analiz ve yorumu, entelek­tüel kapsamda makale taslağının hazırlanması ya da eleştirel biçimde gözden geçirilmesi; yayınlanacak yazının son şeklinin uygun görülmesi gibi.. (2) Konumuzla ilgili günümüzdeki bir başka nokta da şudur: Tıpta etik kurullar, araştırma fonları gibi son yıllarda yeni süreçlerin oluşması bu konuda danışmanları sanki ?haklı? çıkartır şekle dönüşmektedir. Örneğin, etik kurullar ?sorumlu araştırmacı? istemektedirler. ?Danışman? kavramının olmadığı bu değerlen­dirme alanında, ?danışman? sorumlu araştırmacı olarak yer almaktadır. Böylece danışmanın, araştırmadaki payı sanki ?belgelenmiş? olmakta, araştırmacı olduğu iddiası güçlenmekte ve yayınlar konusunda hak iddia etmesi kolaylaşmaktadır. Oysa, tez için yapılan etik kurul başvu­rusundaki sorumlu araştırmacı ifadesinin danışmanları koşulsuz ?gerçek araştırmacı? haline sokmadığını bilmeliyiz. Danışman olmak, öğretim üyesine tez üzerinde özel haklar doğurmaz. O seviyeye gelmiş birinin öğrencilerinin eserlerine ?ortak olma? arzusundan vazgeçmesi ge­rekir.(3)

Pratikte yaşananların teorik/sosyal bilimler ile tıp, vd. uygulamalı bilimlerde farklı seyirler iz­lediği söylenebilir. Birinci alanlarda danışman ile öğrenci arasındaki tezle ilişki düzeyini be­lirlemek ve aradaki çizgiyi çizmek daha kolaydır.

Fakat, örneğin, laboratuvar çalışması ya da hasta üzerinde araştırma yapılan alanlarda danışmanın tezle ilişkisini belirlemek daha güç olmaktadır. Tıpta olduğu gibi, farklı kişi ya da disiplinin katılımını gerektiren bir araştırmanın tez konu yapılması halinde çok yazarlı yayınlar yapmak kaçınılmaz olabilir. Danışman da böyle bir katılımcı ise yayında yer alabilir. Fakat, bu danışman olmaktan değil araştırmacı olmaktan doğan bir haktır. (Aynı şekilde danışmanın bir laboratuvar, vb. yerin yöneticisi olması da yazar­lık hakkını doğurmaz). Aksi takdirde, bu bir ?yazarlık ikramı? olur. (3)

Kaynaklar

Bulger RE. The work of the academic-scientist. The

Ethical Dimensions of the Biological and Health Sci­ence. Eds. Bulger

RE. Heitman E, Reiser SJ. Cambridge University Press. New York, 2002.

247-54.

Loue S. Textbook of Research Ethics. Kluwer Academic/Plenum Publishers. New York, 2000. 154

Erdem AYDIN ?Tez, Tez Danışmanlığı Ve Yayında Etik? Türk Tıp Dizini, Sağlık Bilimlerinde Süreli Yayıncılık ? 2006 S.112-114

*** Bu yazı ?Erdem AYDIN ?Tez, Tez Danışmanlığı Ve Yayında Etik? Türk Tıp Dizini, Sağlık Bilimlerinde Süreli Yayıncılık ? 2006 S.112-114? dan alınmıştır.

___________________________________________________

İTÜ, Hacettepe, Boğaziçi, ODTÜ gibi üniversiteler Üye kadro şartlarından 2018'den bu yana Tezden üretilen Makale zorunluluğu getirdiler. Daha önce etik konusunda sıkıntı yaşanan olaylar üniversitenin etik kurullarında gerçekleşmiştir. Her bilim ve sanat alanı aynı olmadığı için farklı uygulamalar kararlar çıkmıştır. Gayet basit bir araştırma ile neden ve sonuçlarına ulaşabilirsiniz.

Elma ile Armut karıştırmak değil YÖK elma ise Üniversiteler Armut. Beğensekte beğenmesekte kendi iç işleyişleri bakımından özerkler.

Taşra üniversitelerden bu durum önemsiz ve üstü kapatılım geçiştirilebilir. Ancak kendi kurumum olan Hacettepe'de bu konu ile ilgili en az 3 tane sorun yaşayan arkadaşım oldu ve Etik kurula savunma verdiler. 2 tanesi kabul edildi bir tanesi ise olumsuz sonuçlandı. Kadro başvuru şartlarını sağlayamadığı için se kadroya geçişi yapılmadı.

Herkese başarılar dilerim.

05 Şubat 2022 12:50

BakkalGazi86
Şef

Danışmanının kendi yönettiği tez den haksız yazarlık ithamı ve cezası görülmüş duyulmuş değildir, eşyanın tabiatına aykırıdır.

Varsa hukuki bir karar görelim.

Haksız yazarlık durumu tez dışındaki yayınlarda söz konusudur.

Elma ile armudu karıştırmayalım..


mendoa84, 5 ay önce - Alıntıya git

Danışman yönettiği tezden üretilen makalede 1. yazar olarak yer alıyorsa ETİK İHLAL ve HAKSIZ YAZARLIK suçu işlenmiştir. YÖK'ün ve Üye Kadrosuna Başvuracağınız Üniversitenin Etik İhlal ve Haksız Yazarlık suçlarını inceleyiniz. Ayrıca Prof.Google'da onlarca mahkeme kararı ve üniversite başvurusu iptali var.

Danışman Tez'e somut katkı sundu ise; En fazla 2. yazar olabilir; o da Tez'in sahibinin onayı ile (.)

05 Şubat 2022 13:56

Berksoydan
Aday Memur

Danışman yönettiği tezden üretilen makalede 1. yazar olarak yer alıyorsa ETİK İHLAL ve HAKSIZ YAZARLIK suçu işlenmiştir. YÖK'ün ve Üye Kadrosuna Başvuracağınız Üniversitenin Etik İhlal ve Haksız Yazarlık suçlarını inceleyiniz. Ayrıca Prof.Google'da onlarca mahkeme kararı ve üniversite başvurusu iptali var.

Danışman Tez'e somut katkı sundu ise; En fazla 2. yazar olabilir; o da Tez'in sahibinin onayı ile (.)


BakkalGazi86, 5 ay önce - Alıntıya git

Hocam sağolun. Buralar öğrencilerinin tezinden makale çıkaran ve kendini aklamaya çalışan danışmanlarla dolmuştu. Umarım daha da yazmazlar!

Burada yok o yanlış yok bence bu doğru diye algı oluşturmaya gerek yok. Bu, hocayla öğrenci arasında geçen bir durum. Hoca onay verdiyse öğrenci istediğini yapabilir! Kimseye de laf söylemek düşmez! Biz ne yaşandığını nerden bilebiliriz?!?

Bu süreç hepimiz için hayırlı olsun. Umarım insaflı ve egosuna yenik düşmeyen jüriler çıkar karşımıza. Saygılar.

Toplam 50 mesaj