Editörler : Lanet
05 Şubat 2022 15:44

akademisyen 64
Müsteşar Yardımcısı

Aynı fikirdeyim. Bu arada tez hipotez veya her neyse o da yazana ait. Çünkü araştırmayı, literatür taramayı öğrenci yapıyor ve elde ettiği bulgulardan bir sonuç çıkarıyor. Danışmanın verdiği başlık nasıl bir sonuca ulaşılacağının göstergesi değildir. Madem danışman başlıca yazar olarak görünecek, otursun tezi de kendisi yazsın.

05 Şubat 2022 23:54

mendoa84
Şef

Danışman yönettiği tezden üretilen makalede 1. yazar olarak yer alıyorsa ETİK İHLAL ve HAKSIZ YAZARLIK suçu işlenmiştir. YÖK'ün ve Üye Kadrosuna Başvuracağınız Üniversitenin Etik İhlal ve Haksız Yazarlık suçlarını inceleyiniz. Ayrıca Prof.Google'da onlarca mahkeme kararı ve üniversite başvurusu iptali var.

Danışman Tez'e somut katkı sundu ise; En fazla 2. yazar olabilir; o da Tez'in sahibinin onayı ile (.)


BakkalGazi86, 4 ay önce - Alıntıya git

Olur olmaz muallak fikirlerle insanları yanlış yönlendirmeyin. Hiç kimse danışman 1. yazar olmalı demedi zaten, ki etik olmayan bir durumdur bu da..

Buradaki mevzu, fikri mülkiyete sahip olan danışmanı o tez den çıkan yayına yazmak zorundasınız NOKTA. Yazmasanız, o etik kurul bu mahkeme uğraşır durursunuz.

06 Şubat 2022 09:40

akademisyen 64
Müsteşar Yardımcısı

Fikri mülkiyet derken? Danışmanın verdiği konu başlığı kendisine patentli mi?

06 Şubat 2022 13:32

mendoa84
Şef

Sadece konu başlığını değil, hipotez danışmanındir. Hipotez ve yöntemi, yani hangi bilimsel sorunsalı hangi yöntemi kullanarak analiz edeceğini i, danışman belirler.. Bunların dışında projenin bütçesi de danışman sayesinde (önceki çalışmaları vs.) baz alınarak kurumlarca (TÜBİTAK, BAP) desteklenir. Bu da, tek başına olmasa da, yadsınamaz bir katkıdır.

06 Şubat 2022 16:21

Hadi1212
Daire Başkanı

Gerçekten ilginç bir tartışma. Ve daha önce defalarca belirttiğim gibi alanlar arası farklılıklar çok net.

Öyle konuyu ver. Öğrenci taramasını yapsın. O yazsın sen oku yön ver. Ohh ne güzel bir alan bir daha dünyaya gelirsem (akademisyen olmam ama) söyleyin o alandan devam edeyim.

Benim alanımda biz öğrenciye konu değil bir proje veriyoruz. Sanırım tartışma buradan çıkıyor. Yani konuyu öğrenci getiriyor/ yada onu da danışman öneriyor. Sonra öğrenciyle birlikte bir araştırma tasarımı hazırlıyoruz. Çoğu analizi yapıyoruz. Tartışma vb. öneri getiriyoruz. Açık yazayım Danışmanın Yürütücü/araştırmacı olmadığı bir yüksek lisans tezinden bildiri bile zor çıkar bizde. Doktora tezi için o kadar iddalı konuşmayayım. Ama düzgün tezlerde çoğunlukla 2. danışman var. Niye alıyoruz 2. danışmanı? Birde o okusun diye mi? Eleştirsin fikir söylesin diye mi? Sedece onu yapacak olsa TİKe alırım zaten. Bir uygulamada, bir analizde uzman o yüzden 2. danışman oluyor.. Öyle paralı falan yaptırılan yapılan bir şeylerde değil. Günlerini gecelerini verecek. Yayına yasal mevzuata uygun şekilde ortak olması uygun değil 2. danışman değilse.

Şimdi Dr tezleriyle ilgili bizde gelen yayın koşulunu sağlayacak tezi Dr öğrencisi kendi kendine yapacak öyle mi? Koşul geldi geleli önceden Dr danışmanlığı diye gezinen taze Dr. Öğretim üyeleri ortadan kayboldu. Çünkü çoğunun kendinde o yayın yok. Niye yok? Çünkü danışman umursamamış tezin niteliğini.

Dr tezinden çıkacak yayınlara index koymak enstitülerin yaptığı ve yapacağı en iyi şey. Bilimsel üretimin niteliğini artırma adına. Ama O yayınları tek başına hazırlayacak öğrenci ya komşu alanda doktoralıdır yada dahi.

06 Şubat 2022 16:26

akademisyen 64
Müsteşar Yardımcısı

Sadece konu başlığını değil, hipotez danışmanındir. Hipotez ve yöntemi, yani hangi bilimsel sorunsalı hangi yöntemi kullanarak analiz edeceğini i, danışman belirler.. Bunların dışında projenin bütçesi de danışman sayesinde (önceki çalışmaları vs.) baz alınarak kurumlarca (TÜBİTAK, BAP) desteklenir. Bu da, tek başına olmasa da, yadsınamaz bir katkıdır.


mendoa84, 4 ay önce - Alıntıya git

Tez başlığını verdikten sonra, yöntem çok gelenekseldir, belirlenecek özel bir yöntem yok (benim alanım tarih bu arada) öğrenci arşiv belgelerini araştırıp okumaya, literatürü taramaya başlar. Bunun sonucunda bulgular ortaya çıkar. Tez ortaya konur. Danışman öğrencinin belgelerini tek tek okuyamaz ilgili literatürü tarayamaz dolayısıyla bir tez ve fikir ortaya çıkaramaz.Bu araştırmanın sonucunda arşiv belgeleri ve literatür taramayla sonuçlarını biraraya getiren öğrenci metni yazmaya başlar tezi ortaya koyar. Ayrıca Tübitak veya Bap projesi haline getirmeyiz tezleri. Çünkü harcamaları belgelemek ve faturalandırmak sosyal bilimlerde oldukça zordur. (Bap projesi yapıldığında fotokopicilerden naylon fatura alıp paranın bilgisayar alımlarında kullanıldığı görülür en fazla onu da hoca öğrenciye vermez zaten) O nedenle etik sorunu sosyal bilimlerde pek görülmez.

06 Şubat 2022 17:00

mendoa84
Şef

Gerçekten ilginç bir tartışma. Ve daha önce defalarca belirttiğim gibi alanlar arası farklılıklar çok net.

Öyle konuyu ver. Öğrenci taramasını yapsın. O yazsın sen oku yön ver. Ohh ne güzel bir alan bir daha dünyaya gelirsem (akademisyen olmam ama) söyleyin o alandan devam edeyim.

Benim alanımda biz öğrenciye konu değil bir proje veriyoruz. Sanırım tartışma buradan çıkıyor. Yani konuyu öğrenci getiriyor/ yada onu da danışman öneriyor. Sonra öğrenciyle birlikte bir araştırma tasarımı hazırlıyoruz. Çoğu analizi yapıyoruz. Tartışma vb. öneri getiriyoruz. Açık yazayım Danışmanın Yürütücü/araştırmacı olmadığı bir yüksek lisans tezinden bildiri bile zor çıkar bizde. Doktora tezi için o kadar iddalı konuşmayayım. Ama düzgün tezlerde çoğunlukla 2. danışman var. Niye alıyoruz 2. danışmanı? Birde o okusun diye mi? Eleştirsin fikir söylesin diye mi? Sedece onu yapacak olsa TİKe alırım zaten. Bir uygulamada, bir analizde uzman o yüzden 2. danışman oluyor.. Öyle paralı falan yaptırılan yapılan bir şeylerde değil. Günlerini gecelerini verecek. Yayına yasal mevzuata uygun şekilde ortak olması uygun değil 2. danışman değilse.

Şimdi Dr tezleriyle ilgili bizde gelen yayın koşulunu sağlayacak tezi Dr öğrencisi kendi kendine yapacak öyle mi? Koşul geldi geleli önceden Dr danışmanlığı diye gezinen taze Dr. Öğretim üyeleri ortadan kayboldu. Çünkü çoğunun kendinde o yayın yok. Niye yok? Çünkü danışman umursamamış tezin niteliğini.

Dr tezinden çıkacak yayınlara index koymak enstitülerin yaptığı ve yapacağı en iyi şey. Bilimsel üretimin niteliğini artırma adına. Ama O yayınları tek başına hazırlayacak öğrenci ya komşu alanda doktoralıdır yada dahi.


Hadi1212, 4 ay önce - Alıntıya git

Haklısınız, sosyal bölümlerle sağlık alanı oldukça farklı.. Dediğiniz gibi keşke sadece tez ve makale yazılması/okunması kadar kolay olsaydı bizde de işler..

06 Şubat 2022 18:09

akademisyen 64
Müsteşar Yardımcısı

Haklısınız, sosyal bölümlerle sağlık alanı oldukça farklı.. Dediğiniz gibi keşke sadece tez ve makale yazılması/okunması kadar kolay olsaydı bizde de işler..


mendoa84, 4 ay önce - Alıntıya git

Her bilim alanının kendine özgü zorlukları var. İyi bir sosyal bilimci olabilmek için kendi disiplinlerimiz yanında diğer sosyal bilim disiplinleri hakkında da bilgi sahibi olmamız gerekiyor, çünkü sosyal bilim alanında bilim dalları birbiriyle ilişkili ve birikim için yıllarca hiç bitmeyecek bir çalışma öğrenme süreci sözkonusu. O tezlerin, makalelerin ortaya konulması göründüğü kadar kolay değil, oturup şipşak makale yazılamıyor zannettiğiniz gibi, üstelik bireysel bir emek sarfediliyor öyle onlarca yazar bir makaleye imza atamıyor. Kaynak dilleri, yabancı dilleri öğrenmeyi de içine alan arka planında büyük bir emeğin olduğu bir alandır.

06 Şubat 2022 22:10

Hadi1212
Daire Başkanı

Haklısınız, sosyal bölümlerle sağlık alanı oldukça farklı.. Dediğiniz gibi keşke sadece tez ve makale yazılması/okunması kadar kolay olsaydı bizde de işler..


mendoa84, 4 ay önce - Alıntıya git

Bende sosyal bilimciyim. Amprik çalışan sosyal bilimlerde var...

07 Şubat 2022 09:27

Hadi1212
Daire Başkanı

Her bilim alanının kendine özgü zorlukları var. İyi bir sosyal bilimci olabilmek için kendi disiplinlerimiz yanında diğer sosyal bilim disiplinleri hakkında da bilgi sahibi olmamız gerekiyor, çünkü sosyal bilim alanında bilim dalları birbiriyle ilişkili ve birikim için yıllarca hiç bitmeyecek bir çalışma öğrenme süreci sözkonusu. O tezlerin, makalelerin ortaya konulması göründüğü kadar kolay değil, oturup şipşak makale yazılamıyor zannettiğiniz gibi, üstelik bireysel bir emek sarfediliyor öyle onlarca yazar bir makaleye imza atamıyor. Kaynak dilleri, yabancı dilleri öğrenmeyi de içine alan arka planında büyük bir emeğin olduğu bir alandır.


akademisyen 64, 4 ay önce - Alıntıya git

Hocam,

Sanırım yanlış anlaşıldı. Sizin çalışmalarınızın emek istemediğini iddia etmek ne haddime. Bilim hiçbir alanda kolay değildir. Hepsi ilmek ilmek büyük emek ister. Emeğin biçimi yönü farklıdır sadece.

Benim kastım sadece danışmanlık süreçleriyle ilgili. Alanın araştırma ve yayın yöntemleri, süreçleri ne gerektiriyorsa ona göre davranıyoruz. Siz fazlasını yapsanız oda bir başka etik kusur olur büyük olasılık. Öğrenciye tez hediye etmiş olursunuz. Ama ben daha azını yaptığımda ortaya bugünün dünyasında anlamlı bir çalışma çıkmaz.

Bu nedenle baştan beri alanın özelliğine ve geleneklerine göre değişir diyorum. Esasen ben ülkemizdeki doçentlik sistemine de üniversitelerin atama ve yükseltme ölçütlerine de bu nedenle karşıyım. Her ne kadar alanlara göre farklı kriterler olduğunu iddia etseler de o kadar çok ve birbirine benzemez alanı aynı potaya koyuyorlar ki bu sorun ve çelişkiler ortaya çıkıyor.

Bu arada alanların gelenekleri lafı da bazı arkadaşları rahatsız ediyor. Akademide gelenekler vardır. Ve temelinde alanın yapısı ve araştırma paradigmalarıyla harmanlıdır. Elbet paradigmalar da değişir. Ama siz yükarıdan böyle ölçütler tanımlarsanız ortaya ülkemizin içinde bulunduğu durum çıkar.

Akademik geleneklerine sahip çıkan ülkelerin üniversiteleri ile bizim durumumuz arasındaki fark ta herkesin malumudur.

Saygı ve muhabbetle

Toplam 50 mesaj